1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Fırat Muhsin Atlı
11 ay önce - Cum 09 Eyl 2022, 21:18
Azerbaycan-İsrail iliskileri
Azerbaycan-İsrail iliskileri
SSCB’nin çöküşünden sonra 15 devlet bağımsızlığını ilan etti. SSCB dağıldıktan sonra bağımsızlığını ilan eden 15 devletten biri olan Azerbaycan'ı Türkiye'den sonra tanıyan ikinci ülke İsrail olmuştur. Sovyet sonrası dönemin başlangıcı, İsrail'e yeni ekonomik ve politik alanlarda aktif etkileşim için tarihi bir fırsat verdi. Ancak daha önceki tarihsel dönemlerde de zaten yüzyıllardır Yahudilerle,Musevilerle ortak değerleri,ortak yaşantıları olan bölge ülkeleri ve halkları vardı. Bu ülkelerden başında Azerbaycan bulunmaktadır. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri dışında dünyanın tek Yahudi kasabası olduğuna inanılan Kırmızı Kasaba ya da Krasnaya Sloboda, Azerbaycan'ın Kuba rayonunda bulunmaktadır. Avrupa’daki sinagoglardan da büyük bir sinagogun, 9 Mart 2003’te Bakü’de açılmış olması da Azerbaycan’da Yahudilere bakışı gösteriyor. Azerbaycan dünyadaki Yahudilerin ABD'den ve İsrail'den sonra özgürce Yahudiyim diyebildiği üçüncü ülkedir,tabi Gürcistan ve Ukrayna'da da özgürce Yahudiyim deseler de ABD ve İsrail'den sonra Azerbaycan bu konuda dünya üçüncüsüdür. Azerbaycan’da bulunan Yahudi topluluğu Cuhuro, Aşkenazi ve Gurjim olarak ifade edilen alt kimlik
gruplarına göre tanımlanmaktadırlar. Aşkenaziler aslında Rus Çarlığının kendi kültürlerini
empoze etmek maksadıyla bölgeye yerleştirdikleri gruptur. Bu grubun dışında bir diğer Aşkenazi topluluğu ise II. Dünya Savaşı esnasındaki Nazi zulmünden kaçarak Azerbaycan’a gelmiştir. Bugün
ülkede sekiz Yahudi cemaat olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Bunlar; Bakü Dağ Yahudileri, Bakü Avrupa Yahudileri, Gürcistan Yahudileri, Sumgayıt Yahudileri, Kuba Kırmızı Kasaba Yahudileri, Azerbaycan Yahudileri, Gence Yahudileri ve son olarak Oğuz Yahudileridir. Yahudilerin Azerbaycan topraklarını yurt edinişleri ile ilgili olarak genel kanı Kudüs’te ikinci tapınak ortadan
kalktıktan sonra onların önce Babil’e daha sonra ise İran ve Azerbaycan topraklarına gittiklerine ilişkindir. Kafkaslarda görülen en eski Yahudi topluluğu Kuba’ya yerleşenler ise Dağ Yahudileridir. Milattan sonra beşinci yüzyılda bu bölgeye yerleştikleri düşünülen Dağ Yahudileri Farsça ve İbranicenin bir karışımı olan Juhuri dilini konuşmaktadır. Azerbaycan’da Yahudi toplumuna verilen değer ülkede yaşanan bazı önemli gelişmelerde de görülebilmektedir. Örneğin Azerbaycan hükümeti iki milyar dolar harcama yaparak bir sinagog inşa etmiştir ve bu bir hükümet tarafından yapılan ilk sinagog olma özelliğini haizdir. zerbaycan’da Yahudiler önemli görevlere de
yükselmekte ve toplumda saygın bir konumda bulunmaktadırlar. Örneğin 2017 yılında Eşkanazi Yahudisi olan Tatyana Goldman Alexander 39 üyeli Yüksek Mahkemenin yedi kadın üyesinden biri olarak yer alabilmiştir. Tatyana Goldman Alexander her ne kadar Yahudi olup, İsrail devletinin Yahudilerin anavatanı olduğunu kabul etse de, kendi vatanını Azerbaycan olarak görmekte ve köklerinin Bakü’de olduğunu vurgulamaktadır. Yeni Azerbaycan Partisi üyesi olan ve Kırmızı Kasaba Dağ Yahudilerinden olan Yevda Sasunovich Abramov ise 2005 ile 2019 yıllarında Kuba rayonunu temsilen Azerbaycan parlamentosuna seçilmiştir. Abramov aynı zamanda parlamento
liderliği ve Azerbaycan Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcılığı görevi üslenmiştir.
Abramov konuyla ilgili açıklamalarında Yahudi cemaatinin hiçbir zaman Azerbaycan’da sorun yaşamadığına dikkat çekmekte ve hatta Yahudilerin akademisyen, öğretmen, mühendis olabildiklerini belirtmektedir. Abramov özellikle Azerbaycan’daki Dağ Yahudilerinin ve Yahudi işadamlarının Rus ekonomisinde de önemli roller üslenerek, Azerbaycan ekonomisinin gelişmesine katkı sunduklarını belirtmektedir. Öte yandan Azerbaycan’da Yahudiler tarafından kurulan sivil toplum kuruluşlarının ya da İsrail’de bulunanların da iki ülke arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesinde katkıları vardır. Azerbaycan’da bulunan Hayfa-Bakü Dostluk Derneği ve Aziz Azerbaycan-İsrail Cemiyeti ve İsrail’de bulunan Avrupa-Asya Yahudi Kongresi bu kuruluşlara örnek teşkil etmektedir. 1992’de Azerbaycan İsrail Dostluk Derneği Hayfa’da bir toplantı düzenlemiş ve açıkça İsrail’in, Ermenistan’a karşı Azerbaycan’ın verdiği mücadelede onlara destek olmasını istemiştir. Bu sivil toplum kuruluşu başka zamanlarda da Yahudilik inancı ile ilgili festivaller düzenleyerek sürece aktif katılım sağlamıştır. Azerbaycan bürokratları Eylül 1992’de İsrail’e ziyarette bulunmaya başlamış, iki ülke arasında düzenli uçuşlar sağlanarak iki ülke vatandaşlarının teması için de ortam yaratılmıştır. Yıllar
içerisinde İsrail ve Azerbaycan iktisadi ilişkilerini de geliştirmiş ve Azerbaycan’ın liberal ekonomik politikaları yürürlüğe koyması Modcom Sistem, Elta Ssitemleri, Bezeq, Maccabee Bira Fabrikası, Soltam ve Tadrian İletişim gibi İsrail şirketlerinin bu ülkeye yönelmesine vesile olmuştur. İsrailli firmalar hizmet sektörünün yanı sıra tarım, teknoloji ve telekomünikasyon alanlarında Azerbaycan’a yatırım yapmıştır. Azerbaycan’daki ilk cep telefonu operatörü olan Bakcell, 1994 yılında İsrail ile Azerbaycan İletişim Bakanlığı arasında yapılan işbirliği ile oluşturulmuştur ve bugün hala ülkede telekomünikasyon alanında önde giden marka olarak yer almaktadır. 1999 ile 2014 yılları arasında iki ülke arasında diplomatik temsilcilerin yan yana
geldiği yirmi sekiz temasın olması ikisinin de bu ilişkilere verdiği kritik önemi göstermektedir. Üstelik
2007 yılında İsrail Azerbaycan’a verdiği değeri gösterebilmek maksadıyla Knesset’te ülkenin cumhuriyet günü kutlamaları ile ilgili bir tören bile düzenlemiştir. srail Azerbaycan’ı “kilit stratejik ülke ve ekonomik partner” olarak nitelendirmiştir.
Öte yandan İsrail ile Azerbaycan bu süreçte istihbarat alanında da işbirliği yapmaya başlamıştır. MOSSAD Azerbaycan’da çeşitli projelerde görev alıyor. Azerbaycan istihbaratçılarına eğitimi vererek tecrübelerini meslektaşlarıyla paylaşıyorlar. Stratejik konumların, mekanların ve etkinliklerin güvenliğinde MOSSAD da yer alıyor. İsrail istihbaratının desteği ile Azerbaycan 2008’de Hizbullah’ın yer aldığı bir terör saldırısı girişimini gerçekleşemeden engelleyebilmiştir. 2012 Eurovision şarkı yarışması sırasında MOSSAD ajanlarından özel bir tim, Hazar denizinde yaptıkları operasyonla Azerbaycan sınırlarını ihlal eden bir grup İran vatandaşını yakalayarak Azerbaycan yetkililerine teslim etmişti.
25 Aralık 1991'de İsrail Azerbaycan'ın bağımsızlığını resmen tanıdı, 7 Nisan 1992'de Azerbaycan ile diplomatik ilişkiler kuruldu. Ağustos 1993'te İsrail Büyükelçiliği açıldı. İki devlet arasındaki ilişkilerin temelleri, Azerbaycan’ın hiç güvenmediği Rusya'nın ve İran'ın ağırlıklı dış politika yerine alternatiflere yönelmesi paralelinde gelişti. 1997’de dönemin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Asya turunun ardından Azerbaycan’a yaptığı ziyaret ilk üst düzey görüşme olması açısından önemliydi.
1998'de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ile görüştüğü Bakü'ye kısa bir gece ziyaretinde bulundu. Netanyahu’nun bu ziyaretlerini 2009’da dönemin Başbakanı Şimon Peres’in ziyareti izledi. İsrail Dışişleri Bakanı Avigador Lieberman 2010, 2013, 2014’te Bakü’ye geldi. 2013’te Azerbaycanlı mevkidaşı Elmar Mammadyarov bir heyetle İsrail’i ziyaret etti. 2016’da Başbakan Netanyahu yeniden Bakü’deydi. İki devlet arasındaki karşılıklı ilişkiden yalnızca kendileri değil, eski SSCB devletlerinin Rusya’nın yanında toplanmasına engel olmak isteyen ABD de memnundu. Nitekim Azerbaycan-İsrail ilişkisindeki seyir 2008’de Rusya-Gürcistan savaşı sonrasında Gürcistan’ın dahline kapı açtı. Türkiye’nin de bu grupta yer alması isteniyor olsa da Türkiye, hem İsrail ile ilişkilerinde yaşanan sorunlar hem de Rusya’yı yer yer ABD’ye ve NATO’ya karşı koz olarak kullanması nedeniyle gruba dahil ol(a)madı. Bu üst düzey ilişki ağının İran’dan Karabağ’a oradan savunma ve petrole uzanan boyutları ilişkilerin bilinen derinliklerine örnek verilebilir.
Azerbaycan-İsrail Jeopolitik İttifakı İran'a Karşı Çok Sağlam
Azerbaycan ile İsrail arasında üst düzey ziyaretlere uzanan ilişkilerin bir ayağında jeopolitik bir ayağında ekonomi var. Jeopolitik düzeyde iki devleti ortaklaştıran en önemli unsur İran. Azerbaycan İran ile komşu ancak iki ülkenin ilişkileri pek iyi değil. Azerbaycan İran’ı ülkesinde sayıları 20 milyonu bulan Azeri nüfusa zulüm etmekle suçlarken, Tahran da Bakü’yü bu nüfusu kullanarak iç politikasına karışmakla itham ediyor. İsrail ile İran ilişkileriyse 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana kötünün de ötesinde düşmanca. İşte bu durum iki ülkenin yer yer İran’a karşı ortak stratejiler belirlemesine ön ayak oluyor. Örneğin İsrail özel kuvvetleri sınırda da görev yapan Azerbaycan kuvvetlerine bu konuda eğitimler verdi, savunma şirketleri Azerbaycan’a İran’ı gözetlemesini sağlayacak hem teknik teçhizat hem de insani istihbarat desteği sağlıyor. İki devletin istihbarat konusundaki işbirliği dikkate alındığında Azerbaycan İran’ın gözetlenmesini sağlayan bir 'kule' işlevi de üstleniyor. Tahran, Bakü-Tel Aviv yakınlaşmasını kendisi açısından büyük bir tehdit olarak görüp bunu engellemek için her türlü aracı kullanmaya çalıştı ama Karabağ Sorunu’ndaki duruşu ve Ermenistan’a yaptığı yardımlar tam tersi bir etki yaratarak Azerbaycan’ı İsrail’e yakınlaştıran bir unsur haline geldi.
Azerbaycan’ın, İran’ın komşusu olması da İsrail’in gözünde Azerbaycan’a verilen ehemmiyeti artıran bir unsur. İsrail ve Yahudi lobisinin etkili olduğu Amerikan basınının Azerbaycan’dan bahsederken sıklıkla “İran’ın komşusu” sıfatını kullanmaları “İran” faktörünün İsrail açısından önemine işaret ediyor. Zira, Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile birlikte İsrail’in İran’ı çevrelemek için bu ülkenin komşuları ile yakın ilişki kurması yani “Yeni Çevre Stratejisi” İsrail’in İran politikasının en önemli parçalarından biri.
İsrail’in İran’ın nükleer faaliyetlerine karşı müdahale etmesi gerekirse diye Azerbaycan’da hava üssü
satın aldığına ilişkin Foreign Policy dergisinin internet sitesinde 28 Mart 2012’de Mark Perry imzası ile
“Israel’s Secret Staging Ground-İsrail’in Gizli Hava Üssü” başlıklı bir yazı yayımlanmıştır. Perry ismi
belirtilmeyen bir ABD’li uzmandan aldığı bilgiye göre bu haberi yaptığını belirtmiş ve “bu durum İran’a karşı savaşta onları bir adım daha mı yaklaştırıyor?” sorusunu ortaya atmıştır. Bu soru ve ısrarla deşilen savaş senaryoları, Azerbaycan ve İsrail’in ortak güvenlik kaygıları yaşadığını göstermiştir. Kendi sınırı kardeş gördüğü Türkiye ile doğrudan olmayıp ancak kendine bağlı özerk Nahçıvan ile bağlı ve çok kısa olan ve Türkiye'nin yanı sıra iyi ilişkiler geliştirdiği ama oldukça zayıf ve savunmasız durumda olan ve 2008'deki savaşta zor durumda kalan Gürcistan'ın dışında kendisine korku verecek biçimde çevrelendiğini düşünen Azerbaycan; kuzeyden Rusya,güneyden İran ve batıdan da Ermenistan tarafından çevrelendiğini hissettiği için sınır komşusu olmamasına rağmen birçok yönde ilişkisinin olduğu İsrail'le ilişkilerini geliştirerek bu soruna çözüm yaratmaya çalışmış, İsrail Azerbaycan sayesinde İran’a olası bir saldırı durumunda uzun uçuş yapma sorununu ortadan kaldırabileceğini düşünmüştür.
Kuzey Karabağ konusunda İsrail Ermenistan ile ilişkilerde dengeleri gözetmekle beraber genellikle Azerbaycan’a örtük bir destek sağladı. Nitekim 2020’deki Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’ı zafere götüren askeri araç ve dronların önemli bir kısmı İsrail’den alınmıştı. İsrail’in Azerbaycan’a desteği savaş sırasında ve sonrasındaki iki olayda görünür oldu. İlki Ermenistan’ın Ekim 2020’de iki hafta önce atadığı İsrail Büyükelçisi’ni geri çekmesinde. İkincisi, savaş sonrasındaki kutlamalarda Azerbaycan ile Türkiye bayraklarının yanında görünür olan İsrail bayrağında. Karabağ savaşı sonrası Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin seyri şu an net değilse de İran konusu olduğu gibi duruyor, buysa en azından jeopolitik düzeyde Bakü-Tel Aviv hattında işbirliğinin süreceğini gösteriyor.
Azerbaycan ve İsrail'in siyasal, ekonomik ve askeri işbirliğinde olmaları Ermenistan ve İran’ı
rahatsız etmektedir. Bu işbirliğini kırmak için Ermenistan İsrail ile yakınlaşmaya çalışmakta, İran ise
Azerbaycan’ı korkutarak İsrail ile ilişkileri yüzünden bu ülkeyi uyarmaktadır. 2020 yılında yaşanan
ve kırk dört gün süren Dağlık Karabağ Savaşı’nda Ermeni bürokratlar İsrail’i silah sevkiyatları
nedeniyle ağır bir şekilde suçlayan bir dil kullanmıştır. İran ise Azerbaycan’ı Hazar Denizi’nde
Pakistan ve Türkiye ile birlikte yaptığı askeri tatbikattan sonra aynı şekilde eleştirmiştir. Bu
çalışmanın amacı Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin seyrini ve İran ve Ermenistan’ın onların ilişkisini nasıl
yorumladığını ortaya koymaktır. Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin stratejik boyutunun araştırıldığı bu
çalışmada İran ve Ermenistan’ın çeşitli manevralar ile bu iki ülke arasındaki işbirliğini kırmaya
çalıştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Her ne kadar Ermenistan ve İran rahatsız olsa da Azerbaycan ve
İsrail stratejik işbirliği yapmaya devam etmektedir. Doğalgaz iletimi ve askeri malzeme tedariki iki
ülkeyi birbirine bağımlı hale getirmektedir.
Ekonominin Çarkları:Bakü Petrolüne Karşı Tel-Aviv Silahları
Azerbaycan’ın bağımsızlığı ertesinde İsrail yalnız diplomatik açıdan değil, ekonomik yatırımlarla Azerbaycan’ı yakın markaja aldı. Özellikle telekomünikasyon ve savunma alanı İsrailli şirketlerin hedefinde oldu. Bugün Azerbaycan’da faaliyet gösteren iki telekomünikasyon şirketinde İsrailli şirketlerin önemli bir payı var. Savunma alanındaki ilişkilerde, Karabağ konusunda Rusya’nın ve İran'ın Ermenistan yanlısı tutumu, Azerbaycan’ı güvenmediği Rusya’nın ve İran'ın dışında yeni şirketlerle iş birliği yapmaya yöneltti.
Azerbaycan’da 7 bin civarındaki Yahudi nüfus, özellikle Bakü’de yaşayanlar, İsrail ile ilişkiler konusunda kolaylaştırıcı rolü üstleniyor. Azerbaycan açısından İsrail’i cazip kılan petrol karşılığında savunma/askeri ekipman alımının kolaylaşması. ABD Enerji Dairesi raporuna göre İsrail’in petrol talebinin yüzde 40'ı Azerbaycan tarafından sağlanıyor. Azerbaycan bu anlamda İsrail için 1973 petrol krizindeki gibi bir duruma karşı emniyet sibobu.
2012’de Azerbaycan’ın İsrail’den askeri ekipman alımı 1.6 milyar doların üzerine çıktı. Aynı yıl İsrail Dışişleri Bakanı, Bakü’de, “İsrail için Azerbaycan ile ilişkiler Fransa ile ilişkilerden daha önemli” dedi. 2016’ya gelindiğinde Bakü’ye İsrail’den sevk edilen silahların tuttuğu meblağ 6 milyar dolara çıktı. Silah satışının yanında İsrailli şirketler Azerbaycan kuvvetlerine özel eğitimler verdi, Azerbaycan’da istihbarat toplama gibi konularda çalışmalar yaptı. Bakü Havalimanı’nın korumalarını eğiten ve güvenlik ekipmanını sağlayan şirket yine Tel Aviv’den geldi.
2017’de İsrail Turizm Bakanı Yariv Levin basın konferansında ülkelerine gelen yabancı yatırımdan bahsederken Aliyev çiftinin 6 milyon dolara aldığı villayı örnek gösterdi. Aliyev ailesinin sağlıktan borsa kadar İsrail’de 600 milyon dolara yakın yatırımı olduğu Hareetz'de haber oldu. Aynı haberde Aliyev’in hastalığı döneminde İsrailli doktorların kontrolünde olduğunun altı çizildi. Benzer biçimde Mihriban Aliyeva’nın (Aliyev’in eşi) başında olduğu Haydar Aliyev Yardım Vakfı’nın son yıllarda İsrailli yardım kuruluşlarıyla ortak çalışmaları yine dikkat çeken başlıklardan.
Ocak 2004'te Azerbaycan Parlamentosu Anayasa Fonu başkan yardımcısı Alimamed Nuriyev, Azerbaycan'ın her zaman Yahudilere karşı dostça davrandığını, cumhuriyette hiçbir zaman anti-Semitizm olmadığını söyledi. Başbakan, ülkenin liderliğini, siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda İsrail ile işbirliğini genişletmeye çağırdı.
Bununla birlikte, İran'ın yakınlığı ve herhangi bir Müslüman ülkenin İsrail'le işbirliğine karşı tutumu göz önüne alındığında, siyasi alanda yakınlaşma çok yavaştır. Özellikle İsrail'deki Azerbaycan Büyükelçiliği hiç açılmadı. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres Mayıs 2009'da Azerbaycan'ı ziyaret etmesine rağmen, İsrail'e üst düzey ziyaretler de yoktu. Azerbaycan İsrail'in terörizmle mücadeledeki konumunu desteklese de, Müslüman ülkelerin olası tepkilerini dikkate almak zorundadır. Buna ek olarak, İsrail ile ilişkilerin yoğunlaşması, İsrail'in Filistin-İsrail çatışması üzerindeki konumunu eleştiren iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi milletvekilleri tarafından yapılan bazı ifadelerle ve 2010'da Mavi Marmara feribotuna yapılan saldırıdan sonra Türkiye-İsrail diplomatik ilişkilerdeki soğuklukla da kısıtlanıyor. Azerbaycan’ın Gazze saldırıları konusunda İsrail’e dönük 'suskunluk' stratejisinin gerisinde ise yıllara yayılan güçlü ilişkiler var. Müslüman bir devlet olmasına rağmen İsrail ile dostluk sağlayan Azerbaycan’a karşı, Ermenistan da İran ile yakın politikalara sahip. Bu sebeple jeopolitik ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra bugüne kadar Azerbaycan doğrudan İsrail yanlısı bir tutum almaktan kaçındı. Bunun en önemli nedeni Bakü’nün Müslüman dünyasından göreceği tepkiden çekinmesiydi. Zaten Arap dünyasında da Azerbaycan’a karşı bir tepki mevcut. Bu yüzden İslâm İşbirliği Teşkilatı’nda Filistin yanlısı tasarı ve önerilere de destek verdi. Ancak İsrail, Azerbaycan’ın bu konuda stratejik davranmasını sorun etmiyor olmalı ki Netanyahu 2016’daki Bakü seyahatinde Müslüman dünyasıyla ilişkilerine Azerbaycan ile ilişkilerini örnek verdi. Hatta 2020’de İsrail ile Körfez ülkeleri arasında başlayan yakınlaşmaya Azerbaycan örnek oluşturdu.
Tam da bu hamleler ve Karabağ savaşı sonrasında İsrail, şimdi Azerbaycan’ın ülkesine elçi atamasını bekliyor. Aliyev elçi atama konusunda aceleci değilse de yalnızca görünen kısmında dahi bu kadar derin ilişkilerinin olduğu İsrail ile Gazze saldırıları da dahil doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçınsa da Temmuz 2021’de Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov’un ve İsrail Turizm Bakanı Yoel Razvozov’un yer aldığı bir tören düzenlenerek, Tel Aviv’de Ticaret ve Turizm Temsilciliği açılabilmişti. Azerbaycan uzun yıllar İsrail ile temasını resmi olmayan yollardan, Azerbaycan Havayollarının İsrail ofisleri üzerinden yürütmüştür.
“Azerbaycan ile İsrail’in ilişkileri göründüğünde çok daha derin, tıpkı buzdağı gibi.” Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in bu sözleri, ABD’nin Bakü’deki büyükelçiliğinden Washington’a çekilen bir telgrafla ortaya çıktı. Telgrafı ortaya çıkaransa meşhur Wikileaks belgeleriydi. Aliyev’in bugüne kadar bu sözleri yalanlamaması doğru olma ihtimalini güçlendiriyor.
Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı İsrail için de büyük öneme sahip. İsrail’deki petrolün %40’ını Azerbaycan’dan sağlanıyor. Bu enerji ihtiyacı iki ülke arasındaki pazar payını yükseltiyor. Mühendislerin eğitiminde de ziraat alanında da iki devlet arasındaki etkileşim kuvvetli.
Bakü Devlet Üniversitesi’nde İbranice bölümü açıldı ve çok sayıda Azeri öğrenci de İsrail’in teknik üniversitelerinde eğitim görüyor.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkesinin İsrail’le ilişkilerini değerlendirirken ilişkileri buz dağına benzeterek: “Kamuoyunda bilinenler ilişkilerimizin görünen tarafı ve ancak onda biridir; onda dokuzu ise su altındadır” demiştir.
Azerbaycan-İsrail ilişkilerinden anlaşıldığı üzere Türklük ve Müslümanlık; İsrail ile dost olmaya ve çevresi düşmanlarıyla dolu bu iki ülkenin de elini güçlendirmesine engel değil.
Ayrıca Bakü – Tel Aviv ilişkilerinin bir ayağında da Azerbaycan’ın Ermeni lobisini dengeleme ihtiyacı var. ABD'deki Ermeni lobisinin Azerbaycan aleyhine hamlelerine karşı Yahudi lobisi Azerbaycan için bir emniyet sibobu. 1992 tarihli ve ABD’nin eski Sovyet cumhuriyetlerine yardım yapmasını öngören “Özgürlükleri Destekleme Yasası”ndan Ermeni lobisinin etkisiyle Azerbaycan çıkarılınca Bakü, Türkiye’nin de teşvikiyle Ermeni lobisini dengelemek için Yahudi lobisi ile yakın ilişki kurulması yönünde bir politika izlemeye başladı.
Yahudi lobisinin küresel enerji piyasasındaki ve savunma sanayisindeki gücü de Azerbaycan için önemli oldu. Örneğin, Azerbaycan’ın bağımsızlığından itibaren petrolün Batı’ya ulaştırılması için ortaya atılan birçok proje arasından Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın seçilmesinde de Yahudi lobisi ve Yahudi finans kuruluşları etkili oldu.
Hatta sözde Ermeni soykırım yalanını ilk tanıyan ülke olan Uruguay'ın 2020'de yönetimi sağ cumhuriyetçi kökenli ve evanjeliklerin desteğini aldığı için Ermenistan-Azerbaycan gerilimine uzak durmuştur.
Çünkü Ermeni diasporası Latin Amerika ve Uruguay'da daha çok sol parti ve kolektiflerin içinden yer aldığından ideolojik bir cephenin diğer tarafını oluşturuyor. Dolayısıyla Uruguay'ın agresif Ermenistan siyaseti ve lobiciliği etki göstermemektedir.
Zaten Latin Amerika'da Sağ-Cumhuriyetçiler ve Evanjelik toplum, Ermenilere mesafelidir. Özellikle 2015-2016 yıllarından itibaren Latin Amerika'nın 10'dan fazla ülkesinde iktidar veya iktidar ortağı olan Evanjelik koalisyonlar; daha çok İsrail ve ABD yörüngesinde dış politika yürütmüşlerdir.
Neredeyse Latin Amerika ülkeleri İsrail menfaatlerini göz ardı etmeden politika icra edememiş veya karşısında olmamıştır.
Bu bağlamda Hazar Denizi'nden ve Azerbaycan'dan çıkan doğalgaz ve petrolün uluslararası piyasalara taşınması İsrail-ABD şirketlerinin büyük bir rolü var.
Dolayısıyla Ermenistan ile Azerbaycan çatışmasında İsrail, Azerbaycan'ın yanında yer almış Yahudi lobisinin seçtirdiği Trump liderliğindeki ABD ise uzaktan izleyerek aslında ikircikli bir politika izlemektedir.
Nitekim Latin Amerika ülkelerinden Brezilya, Şili, Meksika, Uruguay, Peru, Paraguay, Kolombiya, Ekvador ve Orta Amerika ülkelerin evanjelik tabanlı hükümetleri, önceki Sol hükümetlerin aksine İsrail ve ABD karşıtı bir siyaset izlememişlerdir.
Ermeni diasporasının Karabağ çatışmasında etkili olamaması uluslararası konjonktürden ve Azerbaycan'da faaliyet gösteren Yahudi işadamlarına uluslararası medya ve hükümetlerin karşısında yer almamasından kaynaklanmaktadır.
Son tahlilde Ermeni diasporası Latin Amerika'da Türkiye ve Azerbaycan karşıtı yeni bir cephe açmaya çalıştı. Ancak ideolojik ve dinsel nedenlerden ötürü başarılı olamadı. En azından karşılık bulamadı.
Ancak bu diasporanın etkisini değersizleştirmez. Bugün Latin Amerika'da sağ-milliyetçi evanjelik hükümetler, siyasi ve ticari nedenlerden ötürü İsrail ve ABD'li şirketlerin Azerbaycan'daki menfaatlerine zarar gelmesin diye uluslararası bir basınç oluşturmadılar.
Yani aslında Yahudi lobisi, Yahudi iş adamları ve Yahudi diasporası Azerbaycan için başta Ermeni lobisi ve Ermeni diasporasına karşı kalkan görevi görme durumu olmak üzere gerek diplomaside,gerek ekonomide, gerek ticarette, gerekse diğer başlıklarda nefes borusudur.
Azerbaycan’ın İsrail ile geliştirdiği bu ilişkiler onun aslında aynı zamanda ABD ile ilişkilerinin de ilerlemesine yol açmıştır. Azerbaycan bu sayede Amerikan kongresinde aktif siyaset yürüten Yahudi lobisinin de desteğini almayı başarmıştır. Bunun dışında Azerbaycan sadece Türkiye faktörü sayesinde değil aynı zamanda Yahudi lobisinin tesir ettiği ABD sayesinde de NATO’nun da dikkatini bölgeye çekebilmiştir. NATO ile Azerbaycan arasında bir anlaşma yapılmış ve ülkede askeri ve güvenlik alanlarında devlet kurumlarının inşası gerçekleştirilmek istenmiştir. NATO, Azerbaycan’ın askeri kuvvetlerinin geliştirilmesinde yardımcı olmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Azerbaycan’ın NATO üyesi Türkiye'nin dışında iyi ilişkiler kurduğu İsrail ve Yahudi lobisinin tesir ettiği ABD ile olan ilişkileri onun Batılı ülkeler ve kurumlar ile ilişkilerini geliştirebilmesine olanak sağlamaktadır.
|
 |
Timur Han
11 ay önce - Sal 13 Eyl 2022, 22:36
| Alıntı: |
Allah'tan ermeniler kafalarını kullanıpta Ermenistan'a direk yardım yapmayıp ABD'de lobi yapıyorlar
Bu adamlara akıttıkları parayla orduyu yenileselerdi Azerbaycan'ın çilesi katlanırdı. |
ermeniler kafasını kullanmazken Azerbaycan hem orduya yatırım yaptı hemde Yahudi lobisinin kapı gibi desteğini aldı
| Alıntı: |
Ayrıca Bakü – Tel Aviv ilişkilerinin bir ayağında da Azerbaycan’ın Ermeni lobisini dengeleme ihtiyacı var. ABD'deki Ermeni lobisinin Azerbaycan aleyhine hamlelerine karşı Yahudi lobisi Azerbaycan için bir emniyet sibobu. 1992 tarihli ve ABD’nin eski Sovyet cumhuriyetlerine yardım yapmasını öngören “Özgürlükleri Destekleme Yasası”ndan Ermeni lobisinin etkisiyle Azerbaycan çıkarılınca Bakü, Türkiye’nin de teşvikiyle Ermeni lobisini dengelemek için Yahudi lobisi ile yakın ilişki kurulması yönünde bir politika izlemeye başladı.
Yahudi lobisinin küresel enerji piyasasındaki ve savunma sanayisindeki gücü de Azerbaycan için önemli oldu. Örneğin, Azerbaycan’ın bağımsızlığından itibaren petrolün Batı’ya ulaştırılması için ortaya atılan birçok proje arasından Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın seçilmesinde de Yahudi lobisi ve Yahudi finans kuruluşları etkili oldu.
Hatta sözde Ermeni soykırım yalanını ilk tanıyan ülke olan Uruguay'ın 2020'de yönetimi sağ cumhuriyetçi kökenli ve evanjeliklerin desteğini aldığı için Ermenistan-Azerbaycan gerilimine uzak durmuştur.
Çünkü Ermeni diasporası Latin Amerika ve Uruguay'da daha çok sol parti ve kolektiflerin içinden yer aldığından ideolojik bir cephenin diğer tarafını oluşturuyor. Dolayısıyla Uruguay'ın agresif Ermenistan siyaseti ve lobiciliği etki göstermemektedir.
Zaten Latin Amerika'da Sağ-Cumhuriyetçiler ve Evanjelik toplum, Ermenilere mesafelidir. Özellikle 2015-2016 yıllarından itibaren Latin Amerika'nın 10'dan fazla ülkesinde iktidar veya iktidar ortağı olan Evanjelik koalisyonlar; daha çok İsrail ve ABD yörüngesinde dış politika yürütmüşlerdir.
Neredeyse Latin Amerika ülkeleri İsrail menfaatlerini göz ardı etmeden politika icra edememiş veya karşısında olmamıştır.
Bu bağlamda Hazar Denizi'nden ve Azerbaycan'dan çıkan doğalgaz ve petrolün uluslararası piyasalara taşınması İsrail-ABD şirketlerinin büyük bir rolü var.
Dolayısıyla Ermenistan ile Azerbaycan çatışmasında İsrail, Azerbaycan'ın yanında yer almış Yahudi lobisinin seçtirdiği Trump liderliğindeki ABD ise uzaktan izleyerek aslında ikircikli bir politika izlemektedir.
Nitekim Latin Amerika ülkelerinden Brezilya, Şili, Meksika, Uruguay, Peru, Paraguay, Kolombiya, Ekvador ve Orta Amerika ülkelerin evanjelik tabanlı hükümetleri, önceki Sol hükümetlerin aksine İsrail ve ABD karşıtı bir siyaset izlememişlerdir.
Ermeni diasporasının Karabağ çatışmasında etkili olamaması uluslararası konjonktürden ve Azerbaycan'da faaliyet gösteren Yahudi işadamlarına uluslararası medya ve hükümetlerin karşısında yer almamasından kaynaklanmaktadır.
Son tahlilde Ermeni diasporası Latin Amerika'da Türkiye ve Azerbaycan karşıtı yeni bir cephe açmaya çalıştı. Ancak ideolojik ve dinsel nedenlerden ötürü başarılı olamadı. En azından karşılık bulamadı.
Ancak bu diasporanın etkisini değersizleştirmez. Bugün Latin Amerika'da sağ-milliyetçi evanjelik hükümetler, siyasi ve ticari nedenlerden ötürü İsrail ve ABD'li şirketlerin Azerbaycan'daki menfaatlerine zarar gelmesin diye uluslararası bir basınç oluşturmadılar.
Yani aslında Yahudi lobisi, Yahudi iş adamları ve Yahudi diasporası Azerbaycan için başta Ermeni lobisi ve Ermeni diasporasına karşı kalkan görevi görme durumu olmak üzere gerek diplomaside,gerek ekonomide, gerek ticarette, gerekse diğer başlıklarda nefes borusudur.
Azerbaycan’ın İsrail ile geliştirdiği bu ilişkiler onun aslında aynı zamanda ABD ile ilişkilerinin de ilerlemesine yol açmıştır. Azerbaycan bu sayede Amerikan kongresinde aktif siyaset yürüten Yahudi lobisinin de desteğini almayı başarmıştır. Bunun dışında Azerbaycan sadece Türkiye faktörü sayesinde değil aynı zamanda Yahudi lobisinin tesir ettiği ABD sayesinde de NATO’nun da dikkatini bölgeye çekebilmiştir. NATO ile Azerbaycan arasında bir anlaşma yapılmış ve ülkede askeri ve güvenlik alanlarında devlet kurumlarının inşası gerçekleştirilmek istenmiştir. NATO, Azerbaycan’ın askeri kuvvetlerinin geliştirilmesinde yardımcı olmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Azerbaycan’ın NATO üyesi Türkiye'nin dışında iyi ilişkiler kurduğu İsrail ve Yahudi lobisinin tesir ettiği ABD ile olan ilişkileri onun Batılı ülkeler ve kurumlar ile ilişkilerini geliştirebilmesine olanak sağlamaktadır. |
ermeni lobisi Azerbaycan'ın cezalandırılmasını isterken yahudi lobisi bariyer gibi durdu
|
 |
Timur Han
11 ay önce - Pts 19 Eyl 2022, 19:31
| Alıntı: |
Israilin yarisi Eskinazdir , Eskinazlar Hazar Turkudur .Osmanlida Eskinazlara sahip cikmistir nitekim cumhuriyeti kurarkende Eskinazlar bize yardim ettiler bugun Selanik mubadelesinde vatandaslarimizin bir kismida Eskinazdir . Unutmayalim Turkiyede Azerbaycanli onemli bir petrol firmasinin sahibide Eskinaz yahudisidir .
Hitlerin oldurdugu yahudiler buyuk cogunlugu Eskinazdi (Allah Rahmet Eylesin )
Not: Eskinazlarin asli ebrani degil kipcak turkudur |
Azerbaycan Türkleri ve Zafer Partililer de senle hemfikir bu konuda
neredeyse İsrail'i Türk devleti ilan edecek durumdalar,sen de aynen öylesin
|
 |
İclal Aydeniz
10 ay önce - Cum 30 Eyl 2022, 21:06
| Alıntı: |
İran, Ermenistan' ın en büyük müttefiki neredeyse. Azerbeycan' da bu olaylara karşılık en güzel cevabı verdi bence. |
Ermenistan-İran ittifakına ancak Azerbaycan-İsrail ittifakıyla karşılık verilebilirdi zaten
|
 |
İclal Aydeniz
10 ay önce - Cum 30 Eyl 2022, 21:15
İsrail ile iyi ilişkiler, Azerbaycan’a uluslararası arenada da yardımcı oluyor. Aynı zamanda dünyaca ünlü Yahudi lobi teşkilatları da Azerbaycan’ın küresel arenadaki çıkarlarını sağlamak için çalışıyorlar.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yahudi lobisi de her zaman Azerbaycan’ın çıkarlarını savundu. Dolayısıyla, İsrail-Azerbaycan ilişkilerinin temelinde, gelecekteki gelişmeye ve karşılıklı ilgiye dayalı derin ve iyi düşünülmüş bir politika var. Yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı, Azerbaycan ile Yahudi lobisi arasındaki mevcut işbirliği Ermenileri korkutan ana faktörlerden biridir.
Bu şartlar altında da dünyada Ermenilerin etkili olduğu ülkelerde İsrail'e sıcak mesajlar veren sağ evanjelik hükümetler başa geçince de bu hükümetler İsrail'in,Yahudi lobisinin ve dünya Siyonistlerinin istemediği işlerden kaçınıyorlar keza kaçınmazsa bunların tesiriyle ABD'yle ilişkilerinin bozulmasından çekiniyorlar.
Elbette şu da söylenmeli ki, Azerbaycan Türkleri ile Yahudiler arasındaki tarihsel dostluk ve kardeşlik ilişkileri, Azerbaycan-İsrail işbirliğinin gelişmesinde büyük rol oynamaktadır. Aynı zamanda şu anda Azerbaycan’da binlerce Yahudi cemaati ve İsrail’de onbinlerce Azerbaycan asıllı Yahudi var.
Yine Azerbaycan'da faaliyet gösteren Yahudi iş adamları var.
Azerbaycan halkı ülkede yaşayan Yahudileri hiçbir zaman yabancı olarak görmediler, ayrıca Yahudiler Azerbaycan’ın sosyo-politik yaşamında her zaman aktif rol oynadılar.
|
 |
İclal Aydeniz
10 ay önce - Cum 30 Eyl 2022, 21:25
| Alıntı: |
TÜRK-AZERİ İLİŞKİLERİ DE ETKİLENİR
Uzmanlar, Azerbaycan'ın İsrail'e hava üssü vermesinin Türk-Azeri ilişkilerini de olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. |
Ama Türkiye-Azerbaycan ilişkileri etkilenmediği gibi Türkiye-İsrail arasını düzelten iki faktörden biri Türkiye Hahambaşısıyken diğeri de Azerbaycan oldu
|
 |
Havva Fiğan
8 ay önce - Cum 02 Arl 2022, 12:47
| Alıntı: |
İsrail ile iyi ilişkiler, Azerbaycan’ın uluslararası arenada da elini güçlendiriyor.Aynı zamanda dünyaca ünlü Yahudi lobi teşkilatları da Azerbaycan’ın küresel arenadaki çıkarlarını sağlamak için çalışıyorlar.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yahudi lobisi de her zaman Azerbaycan’ın çıkarlarını savundu. Dolayısıyla, İsrail-Azerbaycan ilişkilerinin temelinde, gelecekteki gelişmeye ve karşılıklı ilgiye dayalı derin ve iyi düşünülmüş bir politika var. Yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı, Azerbaycan ile Yahudi lobisi arasındaki mevcut işbirliği Ermenileri korkutan ana faktörlerden biridir.
Bu şartlar altında da dünyada Ermenilerin etkili olduğu ülkelerde İsrail'e sıcak mesajlar veren sağ evanjelik hükümetler başa geçince de bu hükümetler İsrail'in,Yahudi lobisinin ve dünya Siyonistlerinin istemediği işlerden kaçınıyorlar keza kaçınmazsa bunların tesiriyle ABD'yle ilişkilerinin bozulmasından çekiniyorlar. |
Azerbaycan
Ermeni lobisini bertaraf etmek için ABD’de çok güçlü ve etkin olan
Yahudi lobisinden istifade etmektedir. Bu
bağlamda Yahudi lobisinin ABD Kongresi’nde
Azerbaycan’a yardımları 1992 yılından beri
engelleyen 907 sayılı maddenin 2002 yılında
ABD Başkanı George Bush tarafından
durdurulmasında etkisi olmuştur.
|
 |
Havva Fiğan
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 19:50
| Alıntı: |
ha keza İran'ı da karıştırdılar sayılır bundan sonra sıranın kime geleceğini tahmin etmek güç değil İsrail bu coğrafyanın kanser tümörüdür |
Irak ve Suriye bölünme işini tamamladıktan sonra Türkiye ve İran kalmıştı!
İran için düğmeye basıldı şimdi. Biden” İran’ı özgürleştireceğiz” dedi bile.
Açıkça ifade etmeliyim ki İran, Azerbaycan yerine Ermenistan’ın yanında durarak, kendi ayağına sıkmıştır. İran, kendi içinde barındırdığı milyonlarca Türk’ü kırmıştır. İran’a kırılan Türkleri şimdi, aleyhinde kullanmak isteyen, bir ABD var. Ne Türkiye, ne de Azerbaycan, bu oyuna gelmemelidir ama Türkiye İran konusunda Türkiye ABD'nin taleplerine sıcak bakmasa da Azerbaycan İsrail ve ABD lehine İran aleyhine bir askeri hareketlenme olursa buna destek olabilir zaten Azerbaycan'daki eski Sovyet üsleri şu an İsrail'in emrindedir.İran'a karşı olası bir saldırıya Türkiye hava sahasını açmasa da Azerbaycan açabilir ve ABD-İsrail ittifakı İran'ı vurursa Azerbaycan'ın hava sahasını kullanarak yapabilir. Zaten İsrail'de 30 yıldır İran korkusundan büyükelçilik açamayan Azerbaycan İlham Aliyev'in liderliğinde Tel-Aviv'de İsrail-Azerbaycan ilişkilerini büyükelçilik açarak zirveye taşıyarak İran'ın ilk defa ciddi ciddi nasırına basmaya başladı ve İlham Aliyev İsrail'e güvenerek İran'ı bundan sonra daha fazla karşısına alacak gibi görünüyor.
Ayriyeten son zamanlarda İran'a hayli kafa tutmaya başlayan ve 2006'da İran'ın baskısıyla Azerbaycan'a giriş yasağı koyduğu Çehraganlı'ya yasağı kaldırdığı iddia edilen İlham Aliyev sırf bundan kelli koruyucusuyuz dediği Güney Azerbaycan için İran'ı ciddi ciddi karşısına alacak gibi
|
 |
Havva Fiğan
7 ay önce - Prş 12 Oca 2023, 20:59
Türkiye'nin ardından Azerbaycan'dan kritik 'İsrail' hamlesi
Azerbaycan, ikili ilişkilerin 30 yıldır devam ettiği İsrail'e ilk büyükelçisini atadı. Muhtar Memedov'un İsrail Büyükelçisi olarak atandığı cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından imzalandı.
Azerbaycan, sürekli Ermenistan'a arka çıkıp durmakta olan İran'la yaşanan gerginliğin gölgesinde, ikili ilişkilerin 30 yıldır devam ettiği İsrail'e ilk büyükelçisini atadı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev çarşamba günü, daha önce dışişleri ve eğitim bakanlıklarında görev alan Muhtar Memedov'u İsrail Büyükelçisi olarak atadığı cumhurbaşkanlığı kararnamesini imzaladı.
1990'lı yıllardan beri Azerbaycan başkenti Bakü'de elçilik bulunduran İsrail, Ermenistan ile Dağlık Karabağ konusunda yaşanan anlaşmazlıkta Azerbaycan'a diplomatik destek veriyor.
İsrail'in petrol ithalatının yüzde 40'ı Azerbaycan tarafından karşılanıyor. Cumhurbaşkanı Aliyev ile İsrail Başkanı Binyamin Netanyahu, sürekli olarak iki ülke arasındaki güçlü ilişkileri vurguluyor.
İsrail'deki Azerbaycan Büyükelçiliği, yabancı delegasyonların çoğunluğunun bulunduğu Tel Aviv kentinde yer alacak.
Türkiye de İsrail'e dört yıl sonra büyükelçi atamıştı. Türkiye'nin yeni İsrail Büyükelçisi Şakir Özkan Torunlar oldu.
İsrail, Azerbaycan’ın Tel Aviv’de büyükelçilik açma kararından memnun
İsrail, Azerbaycan Meclisi’nin Tel Aviv kentinde büyükelçilik açma yönündeki kararını memnuniyetle karşıladı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Azerbaycan’ın İsrail’de büyükelçilik açma kararı “tarihi” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, "Bu, Şii çoğunluğu ve Şii hükümeti olan bir ülkenin İsrail'deki ilk büyükelçiliği olacak." ifadeleri kullanıldı.
İsrail 1991'de Azerbaycan'ı tanıyıp 1992"de Bakü'de büyükelçilik açmasına rağmen Bakü, Tahran'dan duyduğu kuşku ve 2009'daki Davos ve 2010'daki Mavi Marmara'dan ötürü Tel-Aviv'le gerilim yaşayan Türkiye'yi kırmamak için İsrail'de yıllarca diplomatik temsilcilik açmamıştı. Ancak Azerbaycan Karabağ zaferini getiren askeri desteğin Türkiye'den sonra İsrail'den gelmesiyle ve İsrail'den bunun üzerine büyükelçisini geri çeken Ermenistan'a ve Ermenistan'ın en büyük destekçisi İran'a karşı daha cesur bir hamlede bulunarak 2021 yılı temmuz ayında Tel Aviv’de ticaret temsilciliği ve 2022 mart ayında ise turizm ofisi açtı.
Son süreçte Ermenistan'ın Zengezur yakınlarındaki Kapan şehrinde İran'ın başkonsolosluk açması ve Azerbaycan aleyhine İran cephesinden tehdit içerikli mesajlar Azerbaycan'ın İsrail'le diplomatik ilişkilerinde atağa geçmesine sebep oldu.
Neticede Filistin'de temsilcilik, İsrail'de de büyükelçilik açma kararı alan Azerbaycan, Tel-Aviv'e ilk büyükelçisini atadığı kararnameyi onayladı.
Bundan sonra Ermenistan-İran cephesinden gelecek karşılık merak konusu
Herhalde Ermenistan da Tebriz'de başkonsolosluk açarak İran'la ilişkilerinde bir diplomatik atılımda bulunur.
Zaten Azerbaycan'ın İsrail'den aldığı HERON marka İHA'lara karşılık Ermenistan'ın da İran'dan ŞAHİD marka İHA'ları alacağı aşikar
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|