1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Niyazi Bahadırgil
11 ay önce - Prş 01 Eyl 2022, 22:55
Ermenistan-İran iliskileri
Ermenistan-İran iliskileri
SSCB’nin çöküşünden sonra 15 devlet bağımsızlığını ilan etti. 28 yıldan uzun bir süre boyunca, İran İslam Cumhuriyeti, bu devletlerin her biriyle ayrı ayrı ilişkiler kurdu ve bazıları ile farklı alanlarda bu ilişkilerini sıkılaştırdı. Sovyet sonrası dönemin başlangıcı, İran’a yeni ekonomik ve politik alanlarda aktif etkileşim için tarihi bir fırsat verdi. Ancak daha önceki tarihsel dönemlerde de zaten yüzyıllardır İran’la yakın ilişkide olan bölge ülkeleri vardı. Bu ülkelerden birisi de Ermenistan’dır. Ermeni halkı, Ortadoğu halklarının büyük bir kısmıyla, özellikle de İran ile daima çok yakından kültürel, ekonomik ve politik ilişkiler içerisinde olmuştur.
İran ile Ermenistan, hem tarihi, hem de coğrafi bağlarla birbirine çok yakındır. Bu nedenle, iki ülke halkları arasında çok sıkı bir ilişki vardır. İran Ermenisi Garnik Asatryan’ın da belirttiği gibi, Ermenistan ve Ermeniler, İran ulusal düşüncesinde önemli bir yer tutuyor. Aynı zamanda, Ermeni sosyopolitik düşüncesinin en belirgin özelliği, İran’ın Ermeni devletinin kurulması ve güçlendirilmesindeki pozitif rolünün hatırlanmasıdır. İranlı vatanseverlerin zihninde, Ermenistan, her zaman belirli bir “Aryan” antik hatırasına karışmış bir ülke olarak ve Ermeniler, paradoksal olarak, İslam öncesi İran’ın geleneksel tarihsel değer sisteminin taşıyıcıları olarak hareket etmiştir. Pratik olarak, Ermeni kitle bilincinde, ortak tarih olaylarından kaynaklanan İran’a karşı bir düşmanlık duygusu yoktur. Derin ve dilsel ilişkiler nedeniyle Ermenice’nin gelişiminin farklı aşamalarında Farsça’dan çok fazla etkilenmesinin temel nedeni de budur. Ancak 19. yüzyılın başında Güney Kafkasya’nın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra aradaki irtibat kısmen de olsa kesilmeye başlamış, Sovyetler Birliği’nin kurulmasıyla da iki ülke arasındaki ilişkiler neredeyse tamamen kopmuştur. Ermenistan SSCB’nin bir parçası olduktan sonra Transkafkasya Federasyonu’nda ve daha sonra doğrudan bir birlik Cumhuriyeti haline geldiğinde ise ilişkiler tamamen durmuştur. İlişkiler, bu dönemlerde sadece diyaspora seviyesinde kaldı; çünkü İran’da yeterince büyük bir Ermeni diyasporası var olmaya devam etti ve Ermenistan’la ilişkileri asla tam anlamıyla kesintiye uğramadı.
İran-Ermenistan İlişkileri Tarihi
İran Açısından Ermenistan’ın Önemi
İran ve Ermenistan arasında yüzyıllardır süren çeşitli bağlar var. Bunlardan ilki, İran’da Ermenilerdir. Bugün İran’daki Ermeni diyasporası yaklaşık 120 bin kişidir. İran’ın azınlıklarla ilgili yasasına göre, Ermeniler, inançlarını ve buna uygun ibadetlerini özgürce uygulama ve Meclis (İran parlamentosu) ve Yerel Konseylerde garantili temsil olma hakkına sahiptirler.
Ermeni Hıristiyan topluluğu, İran’ın en büyük Hıristiyan topluluğudur. 2011 yılı tarihli İran resmi devlet kurumlarının bilgisine göre, ülkede toplam 117.704 Hıristiyan var.Resmi olarak kabul olunmayan 15-20 bin civarı Gürcü de ülkede yaşıyor.Ülke çapında 40 Ermeni Kilisesi faaliyet göstermektedir.İran Anayasası’nın resmi dil, yazı, takvim ve ülke bayrağını düzenleyen ikinci bölümünün 15. maddesine göre, İran’ın resmi dili ve yazısı ve halkının lingua francası Farsça’dır. Resmi belgeler, haberleşme, basılı metinler-kitaplar bu dilde ve yazıda olmak zorundadır. Bununla birlikte, bölge ve kabile dillerinin basında, kitle medya organlarında ve bu dillerin edebiyatlarının öğretilmesi amacıyla, Farsça ile birlikte okullarda okutulmasına izin verilmektedir. Anayasanın 19. maddesine göre, hangi etnik gruba ve kabileye ait olursa olsun, bütün İran vatandaşları eşit haklara sahiptir. Renk, ırk, dil vb. unsurlar bir ayrıcalık öğesi değildir. Aynı bölümün 16. maddesine göre, Arapça’nın ilköğretimin ikinci kademesinden itibaren okutulması zorunludur.Ermenilerin kendi dilinde eğitim alabilmek hakları da vardır. Ülkede zaten Ermeni okulları mevcuttur.
İran ile Ermenistan arasındaki yakınlaşmaya katkıda bulunan ikinci önemli faktör, iki ülkenin jeopolitik konumlarıdır. SSCB’nin çöküşünden sonra, Güney Kafkasya, Avrasya’daki iki ana jeopolitik vektörün kesiştiği son derece hassas bir nokta oldu: Rusya ve İran tarafından uygulanan Kuzey ve ABD, Avrupa ve Türkiye tarafından desteklenen Batı vektörleri. Eğer Batılı vektörün işletmecileri stratejik politikalarını Azerbaycan üzerinden yürütürlerse, o zaman Rusya ve İran da benzer amaçları için Ermenistan’ı kullanırlar. Ortak bir toprak sınırının yokluğunda, Ermenistan bölgesi, doğrudan temas noktası olarak Moskova ve Tahran için çok yüksek bir değere sahiptir. Buna ek olarak, İran, Ermenistan ile ilişkilerine özel bir önem atfetmektedir; çünkü bu, Azerbaycan ve Türkiye işbirliğinin önüne geçebilmek için önemli bir alternatiftir.İran-Ermenistan ilişkileri, İran’ın özellikle Azerbaycan ve Türkiye ile yaşadığı sıkıntılar çerçevesinde daha da anlam kazanmaktadır. Bu ilişki ayrıca İran için dünya genelindeki Ermeni lobisinin olanaklarından faydalanma amacına da hizmet etmektedir.Kafkasya coğrafyasının bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak bu coğrafyada varlığını hissettirmesi İran’ı rahatsız etmiştir. Batı’nın, Sovyetler Birliği sonrası dönemde Sovyet modeline alternatif olarak Avrasya coğrafyasında ortaya çıkan güç boşluğunu doldurmak için “İran modeli” yerine “Türk modeli”ni daha avantajlı görmesi, İran’ı endişelendirmiştir. Bu bağlamda Batı ile iyi ilişkileri olan Türkiye ile Azerbaycan’ın stratejik ortaklığını bir tehdit olarak algılayan İran, Ermenistan’ı tampon devlet olarak görmüş ve Türkiye-Azerbaycan ittifakına karşın İran-Ermenistan ittifakını geliştirmiştir.
Ermenistan-İran stratejik ortaklığının ilerlemesinde İran'ı korkutan gittikçe milliyetçilik akımının yükseldiği Güney Azerbaycan Türkleri etkili olmuştur. İran, bölgedeki Türk etnik yapısının kendisine tehdit oluşturma ihtimaline karşılık, Ermenistan ile iş birliğini kuvvetlendirmektedir.Tahran yönetimi, Kuzey ve Güney Azerbaycan kavramsallaştırmasıyla ortaya çıkan jeopolitik gerilimden duyduğu endişe nedeniyle Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ı en önemli dengeleyici unsur olarak görmeye başlamıştır. İran’ın kuzey bölgeleri için kullanılan “Güney Azerbaycan” tabiri, coğrafi bir niteleme olması ötesinde, zaman zaman Azerbaycan’la birleşme senaryolarının tartışılmasına da yol açmaktadır. Bu tartışmalar İran’ın Ermenistan ile daha yakından ilgilenmeye başlamasında etkili olan unsurlardan biri olmuştur. İki ülke, Ermenistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra, çok erken denilebilecek bir dönemde -1992 yılında- ikili dostluk ve ekonomik iş birliği anlaşması imzalamıştır.
Komşularıyla sorun yaşayan İran ve Ermenistan arasındaki ilişkide şüphesiz Türkiye-Azerbaycan arasında hızla gelişen enerji iş birliğinin de önemli bir etkisi vardır. Özellikle Azerbaycan’ın Hazar Havzası enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara nakledilmesinin İran’ı mutlu ettiği söylenemez. Bu nedenle İran’ın bölgesel stratejisinde Ermenistan’la geliştireceği enerji iş birliği önemli bir başlık oluşturmaktadır. Mayıs 2007’de İran-Ermenistan doğal gaz boru hattının açılması, bu ittifakın en somut örneğidir. Bu projeyle Ermenistan ekonomik ve siyasi olarak Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak için fırsat bulurken İran da Ermenistan üzerinden Avrupa pazarına açılmayı hedeflemiştir.
Özetle; iki ülke arasında şimdiye kadar Hazar Denizi’nin statüsünün belirlenememesi, İran nüfusu içindeki 20-30 milyon civarındaki Azeri Türk’ün potansiyel tehlike olarak görülmesi, Türkiye ile Azerbaycan yakınlaşması gibi unsurların varlığı, Tahran yönetimi ile Ermenistan arasındaki sıcak ilişkilerin temel motivasyonları olarak görünmektedir.
Ayrıca Ağustos 2008’de yaşanan Rusya-Gürcistan savaşından sonra ve Gürcistan hakimiyetindeki Samtshe-Caveheti(Ahılkelek)bölgesindeki ayrılıkçı Ermenilerin sürekli Gürcistan'dan ayrılıp Ermenistan'a bağlanmak istemesiyle Gürcü-Ermeni ilişkilerinin her zaman pamuk ipliğinde olması Gürcistan yolunun Ermenistan için büyük ölçüde kapanması da bu ülke için İran’ın önemini artırmıştır.
İran’ın Ermenistan ve genel olarak Kafkasya’ya yönelik politikasında şüphesiz ki Rusya'nın belirleyici bir aktör olmaya devam ettiğine değinmeden olmaz. Rusya, İran’ın Kafkasya bölgesindeki etkinliğini artırmasından rahatsızlık duysa da “ortak düşmanları” olan ABD’nin bölgedeki etkisini kırmak için İran’la iş birliği yapmayı gerekli görmüştür. Rus baskısını Batı dünyası ile ilişkilerini güçlendirerek dengelemek isteyen Azerbaycan ve Gürcistan karşısında ise İran, bölgede Rusya’ya yakın duran Ermenistan’la stratejik iş birliği yapmaktadır. Nitekim Kafkasya’da ortaya çıkan Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan ittifakı karşısında Rusya-İran-Ermenistan ittifakı şekillenmiştir. Özetle hem Rusya’nın hem de İran’ın bölgedeki ortak çıkarları Ermenistan’ın önemini artırmaktadır.
İran’ın Sovyet ardılı coğrafyada güçlenmesi Rusya'yı rahatsız etse de Rusya açısından ölgede Türkiye’nin ve batının dengelenmesi bakımından faydalı. Bu bağlamda İran’ın Kafkasya ve Orta Asya ülkeleri ile Güney Türkistan’da yoğun propaganda faaliyetleri de yürüterek, Rusya'nın gizli stratejik ortağı olarak, Türkiye’nin konumunu ve işlevini üstlenmeye çalıştığı da görülüyor. İran’ın 90’ların başından bu yana bölge ülkelerine yönelik yürüttüğü faaliyetler Rusya'yı rahatsız etmedi.
Bir de İran’ın Ermenistan ile diyalogu aktif olarak geliştirmesi için önemli olan bir diğer neden, dünyadaki diaspora bağlarıdır. Bildiğiniz gibi, Ermeni lobisi Batı’da, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Fransa’da önemli etkiye sahiptir. Erivan ve Washington, Ermenistan’daki Amerikan Ticaret Odası’na göre, bu ülkeyi Kafkasya’da ABD’nin ekonomik politikasının bir koalisyonu olan bölgenin merkezi haline getiren bir ekonomik anlaşma sistemi ile bağlıdırlar. İran ise, özellikle son birkaç yıldır uluslararası toplumun kendisine karşı güvensizlik ve düşmanlık bağlamında yaklaşımına karşı bu tür temaslarla son derece yakından ilgilenmektedir. Tahran, ülkedeki Ermeni diyasporası için çok rahat koşullar sağladığından, diaspora kanalları aracılığıyla Ermenistan’dan karşılıklı desteğe de güvenebilir.Dünya genelinde güçlü bir diasporaya sahip olan Ermenistan, bu gücünü dış politikasında etkin olarak kullanmaktadır. Ermeni diasporasının önemli merkezlerinden biri olan İran’da Ermeniler diğer azınlıklardan daha ayrıcalıklı bir konumdadır. İran’ın azınlıklarla ilgili yasasına göre Ermeniler, inançlarını ve buna uygun ibadetlerini özgürce uygulama ve meclis (İran parlamentosu) ve yerel konseylerde garantili temsil hakkına sahiptir.
Ermenistan Açısından İran’ın Önemi
Ermenistan’ın İran’a duyduğu siyasi ilgi de bir takım siyasi ve ekonomik etkenlerden kaynaklanıyor; ancak aralarında en güçlüsü belki de İran’ın Dağlık Karabağ çatışması konusundaki tutumudur. Ermenistan’a Türkiye ve Azerbaycan tarafından uygulanan ekonomik abluka koşullarında, İran’la ekonomik ilişkiler Ermenistan için çok yararlı oldu. İran, Ermenistan Cumhuriyeti’nin devlet bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biriydi. Resmi tanınma 25 Aralık 1991 tarihine kadar uzanmaktadır. İran’ın başkenti Tahran’da 9 Şubat 1992’de iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulması ve ilişkilerin amaç ve ilkeleri hakkında resmi bir deklarasyon imzalanmış ve tarafların dostluk ilişkileri kurma niyeti teyit edilmiştir.Aynı yıl, İran ve Ermenistan’ın ilk diplomatik elçilikleri açılmış; Nisan 1992’de İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin açılış töreni Bahram Kasemi’nin Başkanlığında Erivan’da gerçekleşmiş ve Aralık ayında Tahran’da Ermenistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği açılmıştır.
İkinci neden ise jeopolitiktir. Ermenistan’ın coğrafi konumu ve Türkiye ve Azerbaycan sınırlarının yakınlığı göz önüne alındığında, Erivan’ın dış dünyaya erişimi tamamen İran ve Gürcistan transit yollarına bağlıdır. Ermenistan için, İran’ın siyasi imajı mümkün olduğu kadar pragmatiktir. İranlılar, ideolojik olarak İslam Cumhuriyeti’nin başarılarını Ermenistan’da yaymaya çalışmıyorlar, kültürel ve medeniyet uçurumunun çok büyük olduğunu ve Ermeni Hıristiyanların İslam Devrimi fikrini kabul etmeye hazır olmadığını anlıyorlar; çünkü Ermenistan’da bunun kültürel ve dini bir zemini yoktur.
Üçüncü olarak, iki ülkenin işbirliği, benzer stratejik çıkarlarına dayanmaktadır. İran, NATO’nun bölgesine girmesi konusundaki muhalefetini defalarca dile getirdi. Aslında Ermenistan da tam anlamıyla Batı karşıtı bir devlet olmasa da, bu konuda İran’la dayanışma içindedir. Aynı zamanda Ermenistan’ın Azerbaycan ile olan ihtilafı ve Türkiye ile ilişkilerinin yarattığı huzursuzluk da bu noktada dikkate alınmalıdır. Bu aşamada, Ermeni-İran ilişkileri, en yüksek düzeyde ziyaretlerin yoğunluğu ile karakterize olmaktadır. Ermenistan Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı olan Levon Ter-Petrosyan, 1992’den beri Tahran’ı üç kere, Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bir kere ve sonra Robert Koçaryan da bir kere ziyaret etmiştir. Ülkenin Başbakanları Hrant Bagratyan ve Tigran Sarkisyan, Dışişleri Bakanları, parlamento ve hükümet üyeleri ve diğer siyasi ve devlet yetkilileri resmi ziyaretlerde defalarca Tahran’ı ziyaret etmiştir. İranlı Cumhurbaşkanları Seyit Muhammed Hatemi, 2004 yılında Moskova’yı ve Mahmut Ahmedinejad’ı 2007’de iki kez ziyaret etmiştir. 2011 yılında ise İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Kamal Harrazi, Manuçehr Muttaki ve Ali Ekber Salehi ile diğer İran devleti ve siyasi rakamları birçok kez Erivan’ı ziyaret ettiler.
İkili Anlaşmalar
Son 20 yılda, Ermeni-İran ilişkilerinin sağlam bir yasal temeli geliştirilmiş ve uygulanmıştır. 1992 yılında imzalanan temel belgelerle, ikili ilişkilerin kurulması konusundaki deklarasyon, ortak bildiri, işbirliği ve dostluk ilişkileri hakkında Konsolosluk konularında işbirliği anlaşması, ticari, iktisadi, teknik işbirliği ve bilimsel konularla başlamıştır. 1993’ten bu yana, ulusal ekonominin çeşitli alanlarında işbirliği konusunda bir anlaşma paketi oluşturulmuştur. Ticaret ve iletişim (1993), sınır ticareti, bilim, kültür, eğitim, spor, turizm (1994), tarım, Araz nehri üzerinde ortak bir hidroelektrik santrali inşaatı, İran ve Ermenistan arasında yüksek voltajlı bir elektrik hattı inşaatı gibi alanları kapsamaktadır. Uluslararası yük taşımacılığı (1995), sağlık ve gümrük servisi (1996), doğa koruma, yol inşaatı, akademik derecelerin karşılıklı tanınması ve üniversitelerin mezuniyet sertifikaları (2001), enerji alanında (2003), tarım sektöründeki bölgesel işbirliği (2004), eğitim (2005), eğitim ve kültür merkezlerinin oluşturulması, medeni hukuk ve ceza kanunu alanında hukuki işbirliği, vatandaşların karşılıklı iadesi (2006). Ermeni-İran teknik ve ekonomik işbirliğinin en büyük ve en önemli olanakları arasında Araz nehri sınır köprüsü ve 1996 yılında görevlendirilen İran-Ermenistan doğalgaz boru hattı da sayılabilir. Bu doğalgaz boru hattı, iki ülkenin Cumhurbaşkanlarının katılımıyla Mart 2007’de açıldı. Devreye alınmasıyla eşzamanlı olarak, nehirdeki hidroelektrik santrallerinin inşaatı ve işletilmesi konusunda işbirliği konusunda ikili bir anlaşma imzalandı. Tahran ve Erivan, ilişkilerin uzun zamandır gerçekleşmemiş askeri-politik potansiyelini oluşturmanın yollarını aramaya başladılar.
Ekim 2016’dan bu yana, ayrıca iki ülkenin üst düzey askeri liderlerinin toplantıları ve müzakereleri düzenli olarak gerçekleşmeye başlamıştır. Bu sürecin sonucu, Ermenistan Savunma Bakanı Vigen Sargsyan’ın Şubat 2017’de Tahran’a yaptığı ziyaretti. İran ve Ermenistan’ın işbirliği yapmayı kararlaştırdığı iki temel yön, Ermeni hava savunma sistemlerinin gelişmesi ve Ermeni ordusunun tedarikinde İranlı savunma işletmelerinin katılımıdır.Bu, 2014-2016 döneminde aktif İran-Ermeni yakınlaşmasının mantıksal sonucudur. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin 21 Aralık 2016’da Ermenistan’a yaptığı ilk resmi ziyaret, görüşmelerin ana teması olan Karadeniz-İran Körfezi ve Kuzey-Güney ulaşım koridorları da dahil olmak üzere ortak altyapı projelerinin uygulanmasıydı. Hasan Ruhani, İran ile AB’nin ilişkilerini arttıracak bir serbest ticaret bölgesi yaratma bağlamında Ermenistan’daki ekonomik ve politik ilgisinin sürdüğünü teyit etti ve ikili ticareti önemli ölçüde arttırma ihtiyacını gösterdi. Ermenistan hükümetinin 30 Mart 2017 tarihli toplantısında, İran sınırında bir serbest ticaret bölgesi oluşturulmasına ilişkin bir yasa tasarısı kabul edildi.Nitekim İran’ı Araz nehri boyunca sınırlayan Syunik bölgesinde bulunan Mehri kenti etrafında, ortak bir serbest ticaret bölgesi yaratılmıştır. Serbest ticaret bölgesi açmanın en önemli hedeflerinden biri, İran ile Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) arasındaki yakınlaşmayı sağlamak için elverişli koşulların oluşturulmasıdır. Böylelikle, Ermenistan hükümetinin İran sınırında bir serbest ticaret bölgesi kurulmasına ilişkin çalışmalara başlaması kararı, 28 yıldan uzun bir süredir Ermenistan ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihinin mantıklı bir sonucudur.
Sovyetlerin dağılmasından sonra Azerbaycan’ın Türkiye, Gürcistan ve İsrail ile tesis ettiği stratejik ilişkilere karşılık Ermenistan da Rusya ve İran ile kurduğu benzer nitelikte münasebetler kurarak bunların üzerinden oluşturduğu bölgesel denge, Güney Kafkasya jeopolitiğini anlamak açısından önem taşımaktadır.
Tahran yönetimi her fırsatta gelişen İsrail-Azerbaycan iş birliğinden duyduğu rahatsızlığı vurgulamakta ve bu ülkeyle olan sınırı dolayısıyla da Azerbaycan-İsrail arasındaki ilişkiyi kendi güvenliğine doğrudan bir tehdit olarak algılamaktadır. Nitekim Azerbaycan’ı İsrail ile askerî ilişkiler geliştirmekle suçlayan İran, bu konu üzerinden hem Azerbaycan’a baskı kurmaya çalışmakta hem de Ermenistan ile askerî alanda iş birliği yapmaktadır.Hatta İran’da yaşayan Türk azınlığa kendi dillerinde eğitim alma hakkı tanınmazken Ermeni halkın kendi dilinde eğitim alması da diasporanın Ermenistan-İran ilişkilerine etkisinin en açık örneğidir.
İran’ın Ermenistan ile giderek derinleşen ilişkileri oldukça dikkat çekicidir. İki ülkenin stratejik yakınlaşmasını tetikleyen çok farklı unsurlar bulunmaktadır. Büyük bir Azeri nüfusu barındıran İran’ın, bu sebeple Bakü karşısında kendini kırılgan hissettiğine ise kuşku yoktur. Bunun yanı sıra bölgesel jeopolitik çekişmede Azerbaycan’ın farklı ülkelerle geliştirdiği ilişkiler de İran’ın bölgesel mücadelesinde çekindiği bir diğer unsurdur. Dolayısıyla İran için Ermenistan, stratejik önemini korumaya devam edecektir. Ermenistan açısından ise Dağlık Karabağ problemi nedeniyle Türkiye-Azerbaycan sınır kapısının kapalı olması, Erivan yönetiminin İran ile siyasi, ekonomik ve askerî iş birliğini devam ettirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu noktada İran’ın Ermenistan’ı Azerbaycan’a baskı uygulayabilmek için bir müttefik olarak gördüğünü, Ermenistan’ın ise İran’ı içinde bulunduğu izolasyondan kurtulmak için âdeta tek çare olarak değerlendirdiğini söylemek mümkündür.
Ermenistan'daki Katoliklerin ve Protestanların sayısı, Ortodokslara kıyasla çok az. Çoğunluk Gregoryen Ortodoks. M.S. 301 yılında, Ermenice Surp Krikor Lusavoriç olarak anılan ve adını Havari Aydınlatıcı George'dan (St. George the Illuminator) esinlenerek alan Aziz Aydınlatıcı Gregor'un, dünyada ilk kez bir ülkede (Ermenistan'da) devlet inanışı olarak Hıristiyanlığın kabul edilmesinde çok gayret göstermiş olması nedeni ile Ermeniler hem dünya üzerinde ilk Hıristiyanlığı kabul eden ülke olarak bilinirler, hem de dinleri Gregoryen Ortodoks olarak tanımlanır. Ermenistan günümüzde ekonomik olarak "İflas" konumuna çok yakın bir yerdedir.
İran'daki Sünnilerin ve Bahailerin sayısı, Şii Müslümanlara kıyasla çok daha az. İran, Şeriat Kanunlarına dayalı İslami Devlet kurallarına uygun bir idari sistemle idare ediliyor. Başta ABD olmak üzere tüm Hıristiyan Avrupalı devletlerini "şeytan" olarak tanımlıyor İranlı yöneticiler. Şah Pehlevi iktidarının son yıllarında İran'ı petrol gelirlerinden dolayı dünyanın en zengin ve en gelişmiş 5. ülkesi olarak gösterirken, günümüzde İran, ABD'nin uyguladığı ekonomik ambargo nedeni ile enflasyonun yüzde yüzleri geçtiği, ihracatının neredeyse sıfırlandığı bir ülke konumunda.
Neredeyse "İflas" etmekten öteye hiç bir ortak noktası olmayan bu iki ülke, son zamanlarda büyük bir dayanışma içine girdi.
İran Ermenistan'a mali ve ayni olarak yardım edip, Hocalı katliamı gibi Ermenistan'ın suçlandığı konularda siyaseten yanında yer alırken Ermenistan da 18 Kasım 2011’de BM’de yapılan toplantıda Suudi Arabistan diplomatının öldürülmesi ile ilgili İran’ın suçlandığı zaman BM kararının aleyhine oy kullanmıştır.İran buna karşılık Ermenistan’a şükranlarını bildirmekte fazla geç kalmış sayılmaz.
İran-Ermenistan arasındaki enerji dayanışmasına da değinmeden olmaz.İran ihraç edemediği ve para kazanamadığı petrolünü/ doğalgazını, koyacak ve depolayacak yeri olmadığından Ermenistan'a sıfır faiz, çok uzun vadeli kredi ile satıyor, daha doğrusu hibe ediyor.Ermenistan da ihtiyacından artan doğalgazı elektriğe dönüştürüp İran'ın elektrik ihtiyacını karşılıyor.
Ermenistan ise, başta sınırlarını çevreleyen ülkeler olmak üzere bölgede hiç bir dostu olmadığından ve de sıfır faiz ve çok uzun vadeli, daha doğrusu neredeyse beleşe petrol ve gıda alabildiği için İran ile dostluğunu pekiştirmek yolunda.Zaten Ermenistan 1991’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra sınır komşusu olan devletlerden sadece İran İslam Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler içerisindedir.Ermenistan İran’ı ‘pencere’ olarak görmüş ve bu ‘pencere’ her zaman Ermenistan’a temiz hava akımını sağlamıştır.Erivan sokaklarında da İran'a duyulan sevginin ve saygının yeri başka.Öyle ki Birinci Karabağ Savaşı'nda Ermenistan ordusunda yüzbaşı olarak görev yapan Arakelyan Kamo, son Karabağ Savaşı'nda "hem toprak kaybettiklerini hem çocuklarını yitirdiklerini" belirterek "Toprak kaybı olduğu için tabii ki çok üzüntü yaşıyoruz. 18-20 yaş arası gençleri kaybettik. Bir jenerasyon yok oldu. Çok hüzünlü bir durum. Bölgede Azerbaycan ve Türkiye aynı tarafta. Şunu biliyorum, bizim dostumuz İran. Gürcistan bile dostumuz değil. Rusya da bizim dostumuz değil." ifadelerini kullanacak kadar İran'a ayrı parantez açıyordu.Hatta öyle ki Hristiyan Ermeniler yapmış oldukları gösterilerde ne zaman Ermenistan bayrağı dışında başka bayraklar da açmaya kalksalar ABD,Rusya ve Fransa bayraklarının yanı sıra İran bayrağıyla da poz veriyorlar.
İran eski CB Ahmedinejad da yine iki ülke arasındaki ilişkileri değerlendirirken, ‘Ermenistan bağımsızlığını ilan ettikten sonra bizim işbirliğimiz her geçen gün bir az daha genişlemektedir. Biz aynı kültürün taşıyıcılarıyız; halklarımız arasında adalet, hümanizm ve dostluk yüksek değerlendirilmektedir. Bu gün ilişkilerimizi engelleyecek hiç bir şey yoktur.’ derken Fars molla Hasan Aktari de ''biz Ermenilerle iki devlet tek milletiz'' demiştir.Ermenistan-İran ilişkileri 1990’lı yıllardan beri olumlu bir seyir halindedir. Hatta İranlılar “Aryan” kimliği söylemi üzerinden Ermeniler ile ortak bir bağ kurmakta ve Perslilerin ve Ermenilerin ortak kökenden geldiklerini söylemektedirler.Bu anlayışa göre
Ermeniler “Pan-İran” düşüncesine dâhil edilmektedirler.
Bu iki ülke şimdi siyaseten de birbirlerine yanaşmaya başladılar. İran'da az da olsa nüfusları 60-70 bin civarında olan bir Ermeni cemaati var ve bu cemaatin temsilcileri mevcut anayasaya göre İran Meclisinde iki sandalyeye sahip. İran'daki ekonomik durum nedeni İranlı Ermeniler, son zamanlarla kitleler halinde ABD ve Kanada'ya göç etmeye başladılar.Lakin yurtdışındaki Ermeni diasporasının gücünden yararlanmaya oldukça hevesli İran gerçeği söz konusudur.
Bu arada İran liginde mücadele eden Ararat Futbol Takımından da söz etmeden geçmek olmaz.
|
 |
Fırat Muhsin Atlı
11 ay önce - Pzr 04 Eyl 2022, 15:39
| Alıntı: |
Ararat Futbol Takımından da söz etmeden geçmek olmaz.
|
Ararat futbol takımının özel stadı bile var
Ararat stadyumu diye
hatta dünyanın dört bir yanından gelen Ermeniler İran Ararat stadyumunda olimpiyat oyunları bile oynuyor
|
 |
Timur Han
11 ay önce - Sal 20 Eyl 2022, 15:20
| Alıntı: |
O muhabbetti yurtdışında iran devrimi sonrası kaçan aşırı ırkçı milliyetçi İranlılar yapar. |
İran İslam Devrimi'nden sonra İran'dan kaçan aşırı milliyetçi Farslar/Acemler çoğunlukla ABD'ye kaçtı ve Washington Ermenistan büyükelçiliği üzerinden genelde faaliyet yürütüyorlar
gerçi o aşırı milliyetçi Farsların/Acemlerin kaçtığı molla yönetimi de aynı kafada
|
 |
Timur Han
11 ay önce - Sal 20 Eyl 2022, 15:29
Rusya bile İran kadar Ermenistancı değil keza 2016'daki Dört Gün Savaşı'nda Ermenistan'a katkı sunmadığı gibi 2020'deki Karabağ savaşında ateşkes masasını kurana kadar da sesini çıkarmadı
İran alttan alta Ermenistan'a cansuyu oldu
şimdi Zengezur'daki gelişmelere Rusya destek verirken İran karşı çıkıyor
Ermenistan sokaklarında Rusya tarafından kandırılma duygusu varken,Rusya'ya karşı tepki varken,Rus kuklası olmaktansa Türklerin köpeği olmayı seçeriz diyenlerin sayısında artış varken,Türkler Ruslardan bin kat yeğdir diyenler çoğunluktayken,İran'a karşı minnet duyguları hakim
Ermenilere bir referandum sunulsa,Ermenistan yıkıldığında Rusya'ya mı yoksa İran'a mı bağlı olmak istersiniz diye sorulsa Ermeniler Rusya'dan fazla İran'a bağlanmak ister
işler bu durumda yani
İşte Birinci Karabağ Savaşı'nda Ermenistan ordusunda yüzbaşı olarak görev yapan Arakelyan Kamo, "Bölgede Azerbaycan ve Türkiye aynı tarafta. Şunu biliyorum, bizim dostumuz İran. Gürcistan bile dostumuz değil. Rusya da bizim dostumuz değil." ifadelerini kullandı.
|
 |
İclal Aydeniz
11 ay önce - Çrş 28 Eyl 2022, 12:59
Ermenistan Hükümeti’nin, “Tebriz’de bir başkonsolosluk açma” talebini İran Hükümeti’nin onaylanmasından yıllar sonra İran da Ermenistan'da bir başkonsolosluk açarak başkonsolosluk açma tercihini Kapan'dan yana kullandı,tamda Zengezur Koridoru'na yakın bir muhitte
Diplomatik çevreler, nüfusunun çoğunluğunu Azerilerin oluşturduğu Tebriz’de Ermenistan Başkonsolosluğu’nun açılmasının çok büyük sıkıntılar yaratacağına dikkat çekerken diğer taraftan Ermenistan ise İran sınırlarında kalan Güney Azerbaycan’a giriş yapıp burada tutunmaktan vazgeçmek niyetinde değil...
Hatta mollaların stratejik ortağı Ermenilere, Erdebil’de ‘Alomina’ (Alominium Oxide) adlı madeni çıkartma ve bilahare aşırı soğuğa dayanıklı çimento üretecek bir fabrika kurma izni verdiği de öne sürülüyor.
Savunma işbirliği alanında imzalanan anlayış muhtırası, doğalgaz boru hattı inşası, demiryolu projesi ve İran inşaat şirketlerinin, işgal altındaki Karabağ bölgesinde yürüttüğü taahhüt işleri İran-Ermenistan işbirliğini gözler önüne seriyor.
güya Ermenistan'ı Karabağ'da işgalci olarak nitelendirmesine rağmen Ermenistan'ın resmen tanımasa da yavruvatan gibi alttan alta koruyup kolladığı illegal Artsakh idaresine İran da alttan alta destek veriyor
İran yalnızca, Ermenistan devleti ile yakın ilişki içerisinde olmayıp ülkesindeki Ermeni azınlığa da sonsuz haklar tanıyor. Ermeni asıllı şahıslara mecliste sandalye, kendi dillerinde eğitim ve basın özgürlüğü tanıyor, ayrıca, diğer ülkelerdeki Ermeni diasporasına da ilgiyle yaklaşıyor.
İran sınırlarındaki Ermeni diasporasına tanıdığı bu hakları Güney Azerbaycan Türklerine,Kaşkay Türklerine,Musevi cemaatine ve Kürt vatandaşlarına bile tanımış değil
İran, Ortadoğu ülkelerine yönelik dış politikasında dini esasları ön planda tutarken, Kafkasya ve Orta Asya’da bu yaklaşımını tümüyle değiştirmekte, ulusal çıkar ve stratejik hesaplarına göre hareket etmektedir. Irak'ta,Suriye'de ve Filistin'de sözde ümmet bilincini herkesten çok sahiplendiği iddiasında olan İran,mevzu bahis Kafkaslar ve özellikle Karabağ olunca Ari ırkı demekte,Ermenilerle soydaşlık iddiasında bulunmakta
Irak'ı,Suriye'yi Şiileştirip Filistin'in İsrail'e karşı yürüttüğü mücadelenin ağabeyliğini yaparak Filistin'deki ağırlığını,etkinliğini artırmaya çalışan ve Filistinlilerin gönlünde taht kurmaya çalışan İran,Suriye'yi IŞİD/DAEŞ ve YPG,HTŞ,ÖSO gibi faktörlere bırakmama bahanesiyle Esad'ı iktidarda tutup yıkılan Sünni mahallelerin ve camilerin yerine hızla Esad vasıtasıyla Şii mahalleler ve camiler inşa ettirip buraya dünyanın dört bir yanından getirttiği paralı Şii milisleri yerleştirirken,ABD ve İsrail bahanesiyle Suriye'yi ve Esad'ı iyice avuçlarının arasında sıkı sıkı tutarken,Irak'ta Şii siyasetçilere destekler verirken Kafkaslarda,Karabağ'da ne ümmetçilik ne de mezhepçilik dinleyip Aryan ırkı bahanesiyle soydaşçılık oynuyor
durum böyle olunca eski Sovyet uydusu olmasından,asırlardır Rusların amaçlarına hizmet ettiğinden dolayı bide Ruslarla din kardeşliğinin yanında İran'la olan Ari ırkı ortaklığı bahaneleri de olunca Ermenistan'ın Rusya'dan sonraki ikinci tutunduğu dal İran olmuştur.
Ermenistan, ABD açısından İran’a en yakın merkez durumundadır. Olası bir askeri operasyon durumunda ABD’nin Ermenistan’dan faydalanmaya çalışacağı ortadadır. Durumun farkında olan İran, hayati önem taşıyan yardımlarla Ermenistan’ı kendine bağlamaya çalışmaktadır. Ülkesindeki ve diaspora Ermenilerini kullanan İran, tüm dünyaya ve özellikle ABD’ye dinler arası diyalog mesajı vermeye, diğer dinlere mensup halkla bir sorununun olmadığını ispatlamaya çalışmaktadır.
Ayrıca Ermeni lobisinin gücünü kullanarak ABD ve Batı'nın kendisine karşı hasmane tavırlarını bertaraf etme çabasındadır
|
 |
Oğuz Kınay
10 ay önce - Cum 07 Ekm 2022, 21:40
İran`ın desteğini arkalarında gören Ermeniler, din unsurunu Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı Batı kamuoyunda sıklıkla kullanagelmişlerdir. Özellikle 11 Eylül 2001 New York saldırısından sonra Ermenilerin ABD ve Batı`da hıristiyanlık konusundaki suistimalleri gittikçe artmaktadır. 1991’de Sovyetler Birliğinin yıkılmasından sonra İran İslam Cumhuriyeti sürekli olarak Ermenistan’ın yanında yer almıştır.Zaten Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıktan sonra kurulan bağımsız devletlerden biri olan Ermenistan'ın bağımsızlığını hızla ilk tanıyan ülkelerden biri olan İran İslam Cumhuriyeti,ivedilikle ve sevinçle Ermenistan'ın bağımsızlığını tanıdığı gibi aynı ivediliği ve sevinci Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanımakta göstermeyerek hatta başlangıçta Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıma noktasında da tereddütlü tavırlarda bulunmuştur.
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan Ermenistan Devleti ve Siyaseti başlıklı kitabın önsözünde, “…İran, Ermenistan devletinin yaslanabileceği ve güvenebileceği devletlerden biridir.” denilmektedir. (Roshendel ve Kulipur, 1994: I)
İran-Ermenistan yakınlığı yalnız günümüz İran molla hükümetiyle sınırlı değil, 1920‘lerde Paris’te yayınlanan Turşak adlı Ermeni gazetesinde yer alan “İran ve Turan” başlıklı yazıda yazar, İran Ermenilerin ikinci vatanı ve İran milletini ırkdaşları olarak takdim etmekte ve Ermenilerle Farsları birleştiren tarihi etkenleri şöyle açıklamaktaydı: “Bu iki milleti daima bir dış düşman tehdit etmiştir. Ortak ve genel bir düşman bu iki milletin hayat ışığını söndürmeğe çalışmış vr bununla bu iki millet birleşmiştir. Bu düşman da Türk milletidir.”ve aynı gazetede, “Ankara Turanizme merkez olduğu gibi Tahran ve İsfahan da Ari ırkının kardeş ve ittifak menşesi, İranizmin merkezi olmalıdır. İran’da “Aryan ocağı” veya “Aryan merkezi” teşkil edebiliriz. Bu ocak ve merkez etrafında necip Fars ve İranlılar, çalışkan ve açık göz Ermeniler, Afganlar, ve bütün Ari ırkından milletler toplanmalı ve birleşmelidir ve bu yol ile Aryanizm ocakları yapmalıyız”. denilmekte. (Mehmetzade, 1927: 13) Aynı şekilde İran mollaları Ermenistan ve onun Taşnaksutyunu partisini Türkiye ve Azerbaycan`a karşı para ve başka yardmlarla güçlendirmekte ve kullanmaktadır.
Dahası, Lübnan`ın Başkenti Beyrut`un Aşrefiye mahallesi ve çevresi bazı Ermeni ırkçılarının özellikle Ermeni terör örgütü ASALA`nın yaşadığı yerlerdir. Bu bölgelerde İran mollalarının ajanları ve terör grubu olan Kudüs güçlerinin bu gruplarla ilişki içinde oldukları bilinmekte ve bu ilişkiler Lübnan savaşından günümüze kader devam etmektedir.
Bu arada şunu da belirtmek lazımdır ki günümüz İran`ın nüfusunun çoğunluğunu oluşturan ve kendi topraklarında yaşayan, Azerbaycan Türkleri, Beluçlar, Türkmenler, kürt ve Arap etnikleri baskı ve şiddete maruz kalırken, Ermeni azınlık tüm haklarına sahip durumdalar. Ermenilerin her yıl 24 Nisan`ı sözde”Ermeni Soykırımı” günü olarak dünya kamuoyuna duyurulmasında her ne kadar 24 Nisan tehcirini sözde soykırım olarak resmen tanımasa da İran İslam Cumhuriyeti en rahat davranabilcekleri ülkelerden birisi olarak görülmektedir. İran İslami Devrimi’den sonra, burada yaşayan etnik gruplar içerisinde, İslam rejiminin desteğini arkasında her zaman hisseden tek topluluk Ermeniler olmuştur. İran’la Türkiye arasındaki rekabet zemininde İran, Ermenistan’ın çıkarlarını ve Azerbaycan`ın işgal olunmuş toprakları olan sözde ve illegal “Artsakh Cumhuriyetini” gizli bir şekilde desteklemektedir.
İlaveten İran'dan Azerbaycan'a geçişlerde vize ve pasaport gerekirken İran-Ermenistan arası geçişlerde artık vize kalkarken böyle giderse sıra pasaport şartının da kaldırılmasına gelecektir
Ayrıca Zengezur muhitlerinde yaşanan gelişmeler İran'ı Ermenistan'ın Kapan bölgesinde konsolosluk açmaya zorlamış ve İran, Ermenistan'la arasındaki sarsılmaz bağı iyice tahkim etmiştir.
|
 |
crypton
10 ay önce - Cum 21 Ekm 2022, 22:46
İran, Azerbaycan'ı Nahçivan'a bağlayacak stratejik Zengezur Koridoru yakınlarında konsolosluk açtı
İran, Azerbaycan'ı Nahçivan'a bağlayacak Zengezur Koridoru'nun öngörülen güzergahı yakınlarında yer alan Ermenistan'ın Kapan kentinde Başkonsolosluk açtı.
Ahmet Dursun 21.10.2022 Ankara
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Kapan Başkonsolosluğu, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın katıldığı törenle açıldı.
Açılış töreninde konuşan İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, ülkesinin Kapan'da Başkonsolosluk açma kararının, İran ve Ermenistan halkı arasındaki uzun süreli ve tarihi ilişkilerin derinliğini gösterdiğini söyledi.
Abdullahiyan, konuşmasının devamında, "İran, Ermenistan'ın güvenliğini bölgenin güvenliği olarak görmektedir. Politikamız, Ermenistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermektir." ifadelerini kullandı.
İran'ın Kapan Başkonsolosu olarak atanan Murteza Abidin Veramin'in Ermenistan'daki görevine başladığı belirtildi.
İran hükümeti Aralık 2021'de Dışişleri Bakanlığının Kapan'da bir Başkonsolosluk açılması önerisini onaylamıştı.
Ermenistan'ın güneyinde, İran sınırı yakınlarında yer alan Kapan kenti, Azerbaycan'ı Nahçivan'a bağlayacak Zengezur Koridoru'nun öngörülen güzergahı yakınlarında bulunuyor.
- Zengezur koridoru
Zengezur, bir zamanlar Müslüman Türk nüfusun yaşadığı tarihi Azerbaycan toprağı olsa da 1920'li yıllarda Sovyetler Birliği'nce Ermenistan'a bağlandı ve bugün de Ermenistan sınırları dahilinde bulunuyor. Zengezur'un Ermenistan'a verilmesiyle Azerbaycan Nahçıvan'la kara bağlantısını kaybetti.
Nahçıvan ile Azerbaycan'ın batı kısımları arasında doğrudan kara bağlantısının olmaması Bakü yönetimine her zaman zorluk yaşattı. Azerbaycan'ın Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ'ı kurtardığı 2020'deki 44 günlük savaş sonrasında imzalanan ateşkesin 9. maddesi bölgede kurulacak ulaşım koridorlarıyla ilgili oldu.
Ermenistan ise çeşitli bahaneler öne sürerek Zengezur Koridoru'nu uygulamaktan kaçınıyor. Tahran yönetimi de bu konuda Ermenistan'a destek veriyor.
Azerbaycan ise kara ve demir yolu ulaşımının yapılacağı Zengezur koridorunun hayata geçmesi için kendi topraklarında başlattığı projeleri sürdürüyor.
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-azerbaycani-n ...ti/2717923
|
 |
crypton
9 ay önce - Sal 01 Ksm 2022, 17:10
İran: Ermenistan ile Basra Körfezi arasında transit koridoru oluşturmaya hazırız
İran Yol ve Şehircilik Bakanı Rüstem Kasımi, Ermenistan ile Basra Körfezi arasında yeni bir transit koridoru oluşturmaya hazır olduklarını söyledi.
Ahmet Dursun 01.11.2022 Ankara
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Kasımi, başkent Tahran'da Ermenistan Bölgesel Yönetimi ve Altyapı Bakanı Gnel Sanosyan ile bir araya geldi.
Görüşmeye ilişkin açıklama yapan Kasımi, Ermeni mevkidaşı ile İranlı şirketlerin Ermenistan'da tünel, yol ve konut inşa etmesi konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.
Kasımi, "İran'ın konut inşası alanında iyi bir tecrübeye sahip olduğu göz önüne alınarak, Ulusal Konut Hareketi kapsamında İranlı inşaat şirketlerinin Ermenistan'da faaliyete geçirilmesine karar verildi." dedi.
Ermenistan üzerinden yeni bir kuzey-güney koridorunun oluşturulması konusunun da görüşmede ele alındığını aktaran Kasımi, Doğu Azerbaycan eyaletinin Nurduz bölgesi üzerinden Ermenistan'ı Basra Körfezi'ne bağlayacak yeni bir transit geçiş koridoru oluşturmaya hazır olduklarını ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, 21 Ekim'de Ermenistan'a yaptığı ziyaret sırasında Basra Körfezi'ni Karadeniz'e bağlaması planlanan transit koridoru için İran, Hindistan ve Ermenistan arasında üçlü bir mekanizma kurmak istediklerini söylemişti.
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-ermenistan-il ...iz/2726566
|
 |
Havva Fiğan
9 ay önce - Prş 03 Ksm 2022, 20:12
| Alıntı: |
Bu ilişki ayrıca İran için dünya genelindeki Ermeni lobisinin olanaklarından faydalanma amacına da hizmet etmektedir.Kafkasya coğrafyasının bağımsızlığını kazanmasının |
İsrail ve ABD ile ilişkileri çok bozuk olan İran, dünya kamuoyunda politikalarını ve "davasını" anlatmakta yaşadığı sorunları güçlü bir propaganda gücüne sahip olan Ermeni diasporası sayesinde aşmayı ve Yahudi lobisine karşı Ermeni lobisinin desteğini kullanmayı düşünmektedir.
|
 |
Havva Fiğan
8 ay önce - Cum 02 Arl 2022, 13:19
| Alıntı: |
Bu ilişki ayrıca İran için dünya genelindeki Ermeni lobisinin olanaklarından faydalanma amacına da hizmet etmektedir.Kafkasya coğrafyasının bağımsızlığını kazanmasının
İsrail ve ABD ile ilişkileri çok bozuk olan İran, dünya kamuoyunda politikalarını ve "davasını" anlatmakta yaşadığı sorunları güçlü bir propaganda gücüne sahip olan Ermeni diasporası sayesinde aşmayı ve Yahudi lobisine karşı Ermeni lobisinin desteğini kullanmayı düşünmektedir. |
Ermeni azınlığın İran’da temel hak ve özgürlüklere
sahip olduğu ve genel olarak hayatından memnun olduğu söylenebilir. İran için Ermeni nüfusu hem ABD ve Avrupa Birliği’nde etkin olan Ermeni
diasporasıyla ilişkilerini geliştirmek ve kendisine
yönelen insan hakları ihlalleri suçlamalarını hafifletmek hem de özellikle ABD’deki nüfuzlu Yahudi örgütlenmesini Ermeni lobisi yardımıyla biraz
olsun kontrol altına almak açısından önemlidir.İran anayasasının 64. Maddesine göre Ermeniler kuzey ve güney bölgelerden birer tane olmak üzere İran meclisine iki milletvekili gönderme hakkına sahiptirler.Ermenilerin İran’da ibadet özgürlüğü
mevcuttur, ülkede 200’den fazla kilise
bulunmaktadır. Alkol kullanımının serbest
olduğu, spor ve dans gibi sosyal faaliyetlerin
yapıldığı kendilerine ait klüpleri de bulunmaktadır. Ermenilerin İran’da kendilerine ait basın yayın organları da vardır. 1931’den beri günlük Alik
gazetesi İran’da Ermenice olarak yayınlanmaktadır, ayrıca Arax adında haftalık edebiyat ve kültür gazetesi ve Louys adında aylık bir dergi de basılmaktadır.
İran, Ermenilerin arzusu hilafına 24 Nisan’ı soykırım günü olarak tanımasa da Ermenilerin Türk temsilcilikleri önünde protesto gösterileri düzenlemelerine göz yummaktadır ve İran'da sözde Soykırım anıtı da bulunmaktadır.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|