1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Cmt 13 Ağu 2022, 19:21
Yeryüzünde Kötülük Odakları
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
"Yeryüzünde Kötülük Odakları" Zübeyir Yetik tarafından hazırlanıp, yayınlanmış olan 10 kitaplık bir serinin adıdır.
Yeryüzünde Kötülük Odakları kitap serisinin isimleri şu şekilde :
1- Belam iktidar dininin sesi
2- Şeytan ilk ve en büyük düşman
3- İnsan eşrefi mahlukat
4- Kabil ilk kan ilk cinayet ilk katil
5- Nemrut sivrisineğin öldürdüğü zorba
6- Firavun kazıklar sahibi
7- Karun kibrin yok ettiği zenginlik
8- Samiri altın buzağı mucidi
9- Yahudi israiloğullarının metamorfozu
10- Ebu cehil cahilliğin babası
Bu başlık altında bu kötülük odakları hakkında bilgiler paylaşacağım.
Bununla birlikte günümüzde "Kötülük ODAĞI" olarak tanımlanabilecek kişiler / kurumlar / kavramlar hakkında da görüşler belirtilirse memnun olurum.
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Cmt 13 Ağu 2022, 19:23
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Belam
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
https://islamansiklopedisi.org.tr/belam-b-baura linkinde verilen bilgilerden özetle :
| Alıntı: |
BEL‘AM b. BÂÛRÂ
Tevrat’ta ve İslâm kaynaklarında, önceleri iyi bir mümin iken daha sonra Hz. Mûsâ ve kavmi aleyhine hile tertiplediği için cezalandırıldığı rivayet edilen kişi.
Kur’ân-ı Kerîm’de ismi zikredilmeksizin, “Onlara şu adamın kıssasını anlat: Ona âyetlerimiz hakkında bilgiler verdik ve o -bunlara önce uyduğu halde- daha sonra bunlardan tamamen sıyrılıp uzaklaştı; şeytan onu peşine taktı ve bu suretle azgınlardan biri haline geldi.
Biz dileseydik o kişiyi âyetlerimizle yüceltirdik; fakat o dünyaya sımsıkı sarıldı, ihtiraslarına uydu.
-Allah’ın âyetleriyle bilgilendirdiği, fakat tabiatının kötülüğü yüzünden bu bilgileri daima dünya menfaatlerine âlet eden- bu adamın durumu, kovsan da kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp durmadan soluyan köpeğin durumuna benzer.
İşte âyetlerimizi yalanlayanların hali budur.
Bu kıssayı anlat, belki düşünür, öğüt alırlar”
(el-A‘râf 7/175-176) ifadeleriyle kendisinden söz edilen kişi, müfessirlerin çoğunluğuna göre Bel‘am b. Bâûrâ’dır.
Kaynaklarda bu kişi Bel‘am (بلعم), Bel‘âm (بلعام), Bel‘âm b. Bâurâ (بلعام بن باعرا), Bel‘am b. Eber (بلعم بن أبر) veya Bel‘âm b. Bâûrâ (بلعام بن باعوراء) şeklinde kaydedilir (Taberî, Tefsîr, IX, 82; Kurtubî, VII, 319).
|
Mutasavvıflar ise Bel‘am b. Bâûrâ’yı, kibir ve dünyevî arzular sebebiyle sapıklığa düşenlerin bir örneği olarak takdim etmektedirler.
ÖZETLE : Hak ve hakikati gördükten sonra onu bırakıp şeytanın peşine düşenler kötülük odağıdır. Günümüzden BELAM örnekleri : F. Gülen, Adnan Oktar
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Cmt 13 Ağu 2022, 19:24
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Şeytan
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Şeytan, “hayırdan ve rahmetten uzaklaşmış yaratık; yanıp helâke mâruz kalmış varlık” demektir.
ŞEYTANIN YOLDAN ÇIKARMA YÖNTEMLERİ
1) Şeytan Günahları Güzel Gösterir :
“Şeytan onlara amellerini güzel gösterdi…” (Neml, 27/24)
2) Şeytan Boş Kuruntularla Oyalar
“…Ve onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntularla oyalayacağım…” (Nisa, 4/119)
3) Şeytan Demagoji Yapar
Şeytan, aldatıcı cümleler kurmasını iyi bilir. Tabir yerindeyse, tam bir laf ebesidir.
4) Şeytan Abes İşlerle Meşgul Eder
“…Onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar...” (Nisa, 4/119)
5) Şeytan Fıtrata Müdahale Etmek İster
“…Onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler...” (Nisa, 4/119)
6) Şeytan, Batıl Mabutlara Taptırır
“Onun ve kavminin, Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için doğru yolu bulamıyorlar.” (Neml, 27/24)
7) Şeytan Namazda Vesvese Verdirir
“…Namazı kıl. Şüphesiz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut, 29/45)
8 ) Şeytan Esnetir
Esnemek gevşekliğin ve tembelliğin göstergesidir. Peygamber Efendimiz “Esnemek şeytandandır.” buyurur. (Müslim, Zühd, 56)
9) Şeytan Secde Ettirmemeye Çalışır
“Onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar ve kendilerine Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar?” (İnşikak, 84/20-21)
10) Şeytan Yanlış Zaviyeden Baktırır
11) Şeytan, “Tarafsızlık” Perdesi Altında İnsanları Dalalete Sevk Eder
12) Şeytan Taklide Sevkeder
“Onlara: ‘Allah’ın indirdiğine tabi olun!’ dendiği zaman, ‘Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa, ona tabi oluruz.’ derler. Ya şeytan onları cehennem azabına çağırıyorsa, yine onlara mı uyacaklar?” (Lokman, 31I21)
13) Şeytan Yaldızlı Sözler Söyler
“Biz böylece, her peygambere ins ve cin şeytanlarını düşman yaptık.
Bunlar birbirini aldatmak için yaldızlı sözlerle vesvese verirler.
Rabbin dileseydi onu yapamazlardı.
Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak.
Bir de ahirete iman etmeyenlerin kalpleri, o yaldızlı söze kansın, ondan hoşlansın ve işledikleri suçları işlemeye devam etsinler diye böyle yaparlar.” (En’am, 6/112-113)
14) Şeytan Değer Ölçülerini Alt Üst Eder
İnsanları, Allah (c.c.) değer ölçülerine göre değil, BAZI İNSANLARIN belirlediği değer ölçülerine göre yaşamaya teşvik eder.
Örnek : Allah (c.c.) katile kısas cezası uygulanmasını emrettiği halde, BAZI İNSANLAR kısas cezasını anayasaya aykırı olduğunu gerekçe göstererek uygulamaz.
15) Şeytan İnsanların Arasını Açar
“Mümin kullarıma söyle, en güzel olan sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Şüphesiz şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.” (İsra, 17/53)
16) Şeytan Korkutur
”Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve çirkin işlere teşvik eder.” (Bakara, 2/268)
“İki ordu karşılaştığında içinizden dönenler var ya; yaptıkları bazı şeyler yüzünden şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Bununla beraber, Allah onları bağışladı. Şüphesiz Allah, Gafur’dur, Halîm’dir.” (Al-i İmran, 3/155)
“(Size o haberi getiren) ancak şeytandır, o sadece kendi dostlarını korkutabilir. Onlardan korkmayın, eğer mümin iseniz benden korkun.” (Al-i İmran, 3/175)
17) Şeytan, İnsana Kusurunu İtiraf Ettirmez
“Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah’a istiğfar et. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.” (Muhammed, 47/19)
18 ) Şeytan Yüzüstü Bırakır
“O zaman şeytan, onların (Mekke müşriklerinin) yaptıklarını allayıp, pullayıp şöyle demişti:
‘Bugün, insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım.’
Fakat iki ordu karşı karşıya görününce, arkasını dönüp kaçarak dedi:
‘Ben kesinlikle sizden uzağım. Çünkü ben, sizin göremeyeceğiniz şeyleri (melekleri) görüyorum.
Ben Allah’tan korkarım. Allah’ın azabı çok şiddetlidir.’“ (Enfal, 8/48)
19) Şeytan İçki ve Kumara Teşvik Eder
“İçki, kumar, putlar, fal okları şeytanın amelinden bir pisliktir. Bundan kaçının ki kurtulasınız. Şüphesiz şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?” (Maide, 5/90-91
20) Şeytan Unutturur
“O kimseler gibi olmayın ki, onlar Allah’ı unuttular, Allah da ceza olarak nefislerini onlara unutturdu.” (Haşr, 59/19)
21) Şeytan Hedefine Adım Adım Gider
“Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın! Her kim şeytan adımlarına uyarsa, şüphe yok ki o şeytan çirkin ve merdud şeyler emreder...” (Nur, 24/21; Bakara, 2/168, 208; En’am, 6/142)
Devam edecek...
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Pzr 14 Ağu 2022, 15:18
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Şeytan - 2
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
ŞEYTANIN YOLDAN ÇIKARMA YÖNTEMLERİ devam
22) Şeytan Peygamberlerle de Uğraşır
“Oğlu, yanında koşacak yaşa gelince: ‘Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?’ dedi. Çocuk da: ‘Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın’ dedi.” (Saffat, 37/102)
23) Şeytan Âlimleri de Aldatır
“Onlara o herifin kıssasını oku ki, ona ayetlerimizi sunmuştuk da o onlardan sıyrıldı çıktı.
Derken onu şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu.
Eğer dileseydik biz onu o ayetlerle yükseltirdik.
Lakin o, yere (süfli şeylere) saplandı ve hevasının ardına düştü.
Artık onun meseli, o köpeğin meseline benzer ki, üzerine varsan dilini salar solur, bıraksan yine dilini salar, solur.
İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan kimselerin meselidir.” (A’raf, 7/175-176)
24) Şeytan Bazı Doğrulardan Yola Çıkıp Yanlış Sonuçlara Vardırır
“Allah buyurdu: ‘Sana emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan nedir?’ İblis dedi: ‘Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.’” (A’raf, 7/12)
25) Şeytan Uçuruma Sürükler
“De ki: Hiç biz Allah’ı bırakır da, bize ne fayda ne zarar veremeyecek nesnelere mi yalvarırız?
Ve Allah bizi hidayetine kavuşturmuş iken gerisin geriye ardımıza mı döneriz?
O kimse gibi ki, arzda şaşkın şaşkın dolaşırken kendini şeytanlar ayartıp uçuruma çekmekte.
Beride ise arkadaşları var, ‘Bize gel’ diye onu doğru yola çağırıp duruyorlar...” (En’am, 6/71)
26) Şeytan Dört Yönden Yaklaşır
“Öyleyse, beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onlar için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.
Sonra önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.” (A’raf, 7/16-17)
27) Şeytan İnsanın İmanını Çalmaya Çalışır
28) Şeytan, Ateşe Sevk Eder
“Her kim Rahmanın zikrinden yüz çevirirse, biz ona bir şeytan musallat ederiz.
Artık o şeytan onun yakın dostudur.
Şüphesiz ki bu şeytanlar onları yoldan çıkarırlar.
Ama onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
Nihayet kıyamet günü huzurumuza gelince, arkadaşına: 'Keşke seninle benim aramda doğu ile batı kadar bir uzaklık olsaydı. Sen ne kötü arkadaşmışsın!' der.
Onlara: ‘Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zulmettiniz.
Şimdi de hepiniz azapta ortaksınız.’ denir.” (Zuhruf, 43/36-39)
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Pzr 14 Ağu 2022, 15:19
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : İnsan
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Tîn Suresi 4. Ayet meali :
| Alıntı: |
| Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. |
Tîn Suresi 5. Ayet meali :
| Alıntı: |
| Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik. |
Allah’ın kendilerine yüklediği bu sorumlulukları kabullenip hayatlarında kesintisiz sürdüren kişi, ahsen-i takvim üzere olan kişidir.
Dünyada Allah’ın kendilerine verdiği bu üstün özelliklerini kaybedip, sorumluluklarından kaçıp kulluk görevlerini yerine getirmeyenler de esfel-i safiline yuvarlanmış insanlardır.
SEYYİD KUTUP Fi Zilalil Kuran tefsiri :
| Alıntı: |
Burada insanın ruhsal özelliklerine ağırlık verilmektedir.
İnsan fıtratın doğru yolundan ayrılınca ve fıtrata paralel olan iman yolundan sapınca aşağıların aşağısına baş aşağı düşen, bu "ruhsal özellikleri" dir.
Çünkü gayet açıkça bellidir ki insanın bedensel yapısı aşağıların aşağısına düşmez.
İnsanın yapısındaki üstünlük İşte bu ruhsal özelliklerden ortaya çıkmaktadır.
İnsan meleklerin ulaştıkları yerlerin çok daha yükseğine erişebilecek yetenekte yaratılmıştır.
Nitekim mirac olayı bunun delilidir. Orada Cebrail bir noktaya gelince durmuş, (bir insan olan Abdullah oğlu Muhammed) daha yüce makama yükselmiştir.
Öte yandan insanoğlu, doğru yoldan çıkınca hiçbir yaratığın inemiyeceği çukurlara yuvarlanmaya da yatkındır.
"Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.." Çünkü bu durumda hayvanlar insandan daha üstündürler ve izledikleri yol daha doğrudur.
Çünkü hayvanlar fıtratlarının doğrultusunda hareket ederler, Rabblerini "tesbih etme" içgüdüsünden ayrılmamışlardır, yeryüzünde görevlerini doğru yol üzere yaparlar.
Oysa en güzel bir biçimde yaratılan insanoğludur.
Ama Rabbini inkar etmektedir, heveslerine uyarak hayvanların bile düşemiyeceği alçaklığa düşmektedir, yuvarlanmaktadır.
"Biz insanı en güzel şekilde yarattık."
Biz insanoğlunu fıtrat ve yetenek açısından en güzel bir biçimde yarattık...
Sonra, insanoğlu, bu fıtratı ile, yüce Allah'ın kendisine gösterdiği, açıkladığı ve iki yoldan birisini seçsin diye özgür bıraktığı çizgiden sapınca, biz de "Onu aşağıların en aşağısı kıldık."
"Yalnız inanan iyi işler yapanlar hariç."
Çünkü fıtratın doğrultusunda kalanlar, fıtratı imanla ve iyi işler yapmakla zirveye çıkarıp mükemmel hale getirenler ve bu fıtratla kendisi için planlanan zirveye yükselenler ve sonunda mükemmellik yurdunda mükemmel bir hayata bu fıtratla ulaşanlar İşte onlardır.
"Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır." Sürekli ve arkası hiç kesilmeyen bir mükafat vardır.
Fıtratları ile doğru yoldan ayrılıp aşağıların en aşağısına düşüp de onunla dibe yuvarlananlar ve sonunda da en dibte duranlar orada cehennemdedirler.
Orada insanlıklarını ayaklar altına almıştır.
Kendileri ise cehennemin dibinde çırpınıp durmaktadırlar.
Bu ve o, başlangıç noktasının doğal iki sonucudurlar...
Ya sağlam fıtrat yolunu tutmak ve bu fıtratı iman ile iki olgunluğa erdirmek ve iyi amel ile yüceltmek...
Ki bu yol sonunda nimet yurdu olan ölümsüz hayata zirvesine ve en olgun noktasına ulaşır.
Ya da sağlam ve doğru fıtrattan sapmak, başaşağı düşmek ve ilahi soluktan ayrılmaktır...
Ki bu yolda sonunda cehennem hayatındaki fıtrat için kararlaştırılmış dibe ulaşır...
Böylece insan hayatında imanın değeri ortaya çıkmaktadır.
İman öyle bir zirve ki, doğru ve sağlam fıtrat orada olgunluğunun son noktasına ulaşmaktadır. iman, fıtratla yaratıcısı arasına uzatılmış bir iptir.
İman, sonsuzluğa ermişlerin ve şerefli insanların hayatlarına yükselen yokuşta, fıtrata adımlarını atacağı yerleri gösteren bir ışıktır. |
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Pts 15 Ağu 2022, 18:01
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Kabil
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Mâide Suresi 27-31 ayet mealleri :
| Alıntı: |
27. (Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti.
Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.
28. “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
29. “Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.”
30. Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
31. Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi.
“Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu. |
"Zulüm ile öldürülen her insanın kanı(nın günahı)ından, mutlaka Âdem'in ilk oğluna da yazılır. Çünkü insan öldürme çığırını ilk açan odur" (Buharî, Cenâiz, 33; İbn Mâce, Diyât, 1).
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Sal 16 Ağu 2022, 11:50
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Nemrut
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Hz. İbrahim döneminde tevhid inancının karşısındaki siyasal otoriteyi simgeleyen efsanevi kral.
Nemrud , kelimenin tam anlamıyla “efsaneleşmiş” bir kimliktir.
Bizim konumuz açısından “Nemrud” kelimesinin bir tek kişinin veya tüm Babil hükümdarlarının özel adı veya ünvanları olması arasında hiçbir fark yoktur.
“Azgınlık” ta önde gelen “Nemrud” bizim odak noktamızı oluşturmaktadır.
Kuran-ı kerim’de “Nemrud” diye birinden sözedilmez, yalnızca ilahlık davasına kalkışan, Hz. İbrahim’in getirdiği dine karşı çıkan ve Hz. İbrahim’i ateşe atma girişiminde bulunan “birisi” sözkonusu edilir.
“Nemrud” adına ancak “Tevrat” ta rastlarız. Onun kudreti, iyi avcı oluşu ve Babil kralı olarak kentler kurması anılır.
Bakara suresi 258. ayet meali :
| Alıntı: |
258. Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi?
Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti.
(Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı.
Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. |
Enam suresi 80-81 ayet mealleri :
| Alıntı: |
80. Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”
81. “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.” |
Saffat suresi 97-99 ayet mealleri :
| Alıntı: |
97. Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.
98. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
99. İbrahim, şöyle dedi: “Ben Rabbime (O’nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir.” |
Bir yaratığın “Rab” lık davasında bulunması,
bir insanın “Allah’ dan başka “Rab veya Rabler edinmesi veya edinilmesine yol açması,
bir insanın Allah’ın elçilerinden birini öldürmek istemesi, girişimde bulunması,
hatta bu elçiyle savaşması ona karşı durması, dahası onun getirdiklerini inkar etmesi.
Bir kimsenin , hatta “zulmen” herhangi bir kimseyi öldürmesi, bunlar hep “Nemrud” u “Nemrud” yapan öğelerdir.
Asıl “Nemrud” u “Nemrud” yapan ise Allah’a giden yolları tıkayıcı düzenlemelerde bulunmasıdır.
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2022, 16:48
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Firavun
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
FİRAVUN
Eski Mısır krallarının unvanı
Eski Mısır inancında firavun hem kral hem de ilahtır.
Aynı zamanda yeryüzündeki düzenin muhafaza ve devamından sorumlu olduğu gibi dini hayatında en önemli ve yetkili kişisiydi. Ülkenin bütün mabetlerinde ibadet onun adına yapılıyordu.
Bütün Mısır onundu ve idari, adli, askeri ve dini yetkileri onun elindeydi. Firavunlar ve sülalesi bizim asıl konumuz olmayıp Kur’an da anlatılan ve Musa (a.s.)’ın mücadele ettiği Firavundur.
Kur’an-ı Kerim’de firavun kelimesi sadece Hz. Musa dönemindeki Mısır kralını ifade etmekte olup Hz. Yusuf devrindeki kral için “rab” ve “melik” kelimeleri kullanılmaktadır.
Kur’an’da yetmiş dört yerde gecen Firavun Hz. Musa’nın karşısında yer alan, büyüklük taslayan, böbürlenen,
“Sonra onların ardından da Firavun ve toplumuna Musa ile Harun’u mucizelerimizle gönderdik, fakat onlar kibirlendiler ve günahkâr bir toplum oldular.”{YUNUS 10/75}
“Kendileri de bunlara yakînen inandıkları halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduğuna bir bak!” {NEML 27/14}
İlahlık iddiasında bulunacak kadar kendini beğenen,
“Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.” {NAZİAT 79/24}
Musa’nın ilahına ulaşmak için kuleler yaptıracak kadar taşkınlık gösteren, halkını küçümseyip zayıfları ezen, gerçeklere sırt çeviren bir kral olarak tasvir edilmektedir.
Çeşitli ayetlerin, Firavun’u fert olarak ele almaktan çok onu erkânıyla birlikte zikretmesi dikkat çekicidir.
Birçok ayette Firavun’un ailesi , avanesi {mele}, kavmi ve askerleriyle {cünud} birlikte anılması onun tek bir kişi olmaktan ziyade bir sembol olarak takdim edildiğini göstermektedir.
Musa insanlık tarihinde hak, adalet ve sağduyuyu temsil eden nübüvvet zincirinin halkasını oluştururken Firavun, Haman ve taraftarları bunun karşısında yer alan bir zihniyeti temsil etmektedirler.
Bu anlayışın daha önceki temsilcileri Nuh, Ad, Semud ve Lut kavimleri, Eykeliler, Res ashabı ve Tubba’ milletidir.
Hz. Musa’nın tebliği sadece Firavun’a değil onun etrafında bulunan kişilere de yönelik olmuştur.
Kur’an-ı Kerim bunların zaman zaman Firavun’u Musa ve ashabına karşı kışkırttıklarını haber vermekte,
“Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki:
Musa’yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksın? {Firavun}:
«Biz onların oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz» dedi.” {A’RAF 7/127},
bunların kotu akıbetlerini örnek olarak göstermektedir,
FİRAVUNUN YAPTIĞI ZALİMLİKLERİ
1) Erkek çocuklarının kesilmesi ;
“Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, {fenalık için} kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı.
Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.” {BAKARA 2/49}
“Hani Musa kavmine demişti ki: «Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı {kızlarınızı} bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.»” {İBRAHİM 14/6}
“Firavun, {Mısır} toprağında gerçekten azmış, halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.” {KASAS 28/4}
2) Taşa gömülerek öldürme tehdidi ;
“Ben, beni taşlamanızdan, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a sığındım.” {DUHAN 44/20}
3) Ellerin ve ayakların çaprazlama kesilmesi ;
“Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!” {A’RAF 7/124}
“{Firavun} Şöyle dedi: Ben size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi! Hakikat şu ki o, size büyü öğreten ulunuzdur.
Şimdi elleriniz ile ayaklarınızı tereddüt etmeden çaprazlama keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım!
Böylece, hangimizin azabının daha şiddetli ve sürekli olduğunu iyice anlayacaksınız.” {TAHA 20/71}
“Firavun, {kızgınlık içinde} dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Demek ki size sihiri öğreten büyüğünüzmüş o!
Ama şimdi {size yapacağımı görecek ve} bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım!” {ŞUARA 26/49}
Firavun karakteri :
Firavunluk, yeryüzünde azmak, hakkı olmayanı elde etmek için güç kullanmaktır.
Allah Teâlâ‘yı, peygamberlerini yalanlamaktır.
Kendine zulmetmek, ebedî cehennemde kalacak işler yapmaktır.
Mü‘minlere hoş bakmamak, onları düşük görmektir.
Allah‘a ve Peygamber‘ine söz verip sözünde durmamaktır.
Sadece dünyayı görebilmek, ölümü ve ölümden sonrasını görememektir.
Kibirlenmek, insanları hor görmektir.
Zulmetmektir.
Allah‘ın dininin yayılmaması, Allah‘a secde edilmemesi için uğraşmaktır.
Zulüm altındaki mü‘minlerle alay etmek onları basit görmektir.
Çirkinliğin ve ahlâksızlığın yayılması için çalışmak, ifsada kalkışmaktır.
Bütün anlamlarıyla israf etmektir.
İsyan, baş kaldırmadır.
Irkçılık ve kendi kavmini üstün görme, ikinci ırkı hor görmedir.
İlahlık iddiasıdır.
|
 |
sedattekin
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Prş 18 Ağu 2022, 15:32
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Karun
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
KARUN
Zenginliği ile tanınan, Hz. Musa ve Harun’un şahsında Allah’ın emirlerine karşı çıktığı için cezalandırılan kişi.
Karun adı üç ayrı surede geçmektedir.
KASAS suresi 76-82 ayet mealleri :
| Alıntı: |
76. Şüphesiz Kârûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.”
77. “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.”
78. Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi.
O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu?
Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
79. Kârûn, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Kârûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.
80. Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.
81. Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah’a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
82. Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak” demeye başladılar. |
ANKEBUT suresi 39. ayet meali :
| Alıntı: |
| 39. Kârûn’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı. |
MÜ’MİN suresi 23-24 ayet mealleri :
| Alıntı: |
| 23,24. Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a gönderdik. Onlar ise; “Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler. |
Günümüzün Karunlarının en belirgin özelliği :
“Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” demeleridir.
Karun vasıflı insanlar, kendilerine verilen nimetlerin İMTİHAN olduğunu idrak edemezler.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|