Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
turgutkuzan

1 yıl önce - Cmt 13 Ağu 2022, 19:21
Yeryüzünde Kötülük Odakları




turgutkuzan

1 yıl önce - Cmt 13 Ağu 2022, 19:23
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Belam


Alıntı:
BEL‘AM b. BÂÛRÂ

Tevrat’ta ve İslâm kaynaklarında, önceleri iyi bir mümin iken daha sonra Hz. Mûsâ ve kavmi aleyhine hile tertiplediği için cezalandırıldığı rivayet edilen kişi.

Kur’ân-ı Kerîm’de ismi zikredilmeksizin, “Onlara şu adamın kıssasını anlat: Ona âyetlerimiz hakkında bilgiler verdik ve o -bunlara önce uyduğu halde- daha sonra bunlardan tamamen sıyrılıp uzaklaştı; şeytan onu peşine taktı ve bu suretle azgınlardan biri haline geldi.
Biz dileseydik o kişiyi âyetlerimizle yüceltirdik; fakat o dünyaya sımsıkı sarıldı, ihtiraslarına uydu.
-Allah’ın âyetleriyle bilgilendirdiği, fakat tabiatının kötülüğü yüzünden bu bilgileri daima dünya menfaatlerine âlet eden- bu adamın durumu, kovsan da kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp durmadan soluyan köpeğin durumuna benzer.
İşte âyetlerimizi yalanlayanların hali budur.
Bu kıssayı anlat, belki düşünür, öğüt alırlar”
(el-A‘râf 7/175-176) ifadeleriyle kendisinden söz edilen kişi, müfessirlerin çoğunluğuna göre Bel‘am b. Bâûrâ’dır.
Kaynaklarda bu kişi Bel‘am (بلعم), Bel‘âm (بلعام), Bel‘âm b. Bâurâ (بلعام بن باعرا), Bel‘am b. Eber (بلعم بن أبر) veya Bel‘âm b. Bâûrâ (بلعام بن باعوراء) şeklinde kaydedilir (Taberî, Tefsîr, IX, 82; Kurtubî, VII, 319).


Mutasavvıflar ise Bel‘am b. Bâûrâ’yı, kibir ve dünyevî arzular sebebiyle sapıklığa düşenlerin bir örneği olarak takdim etmektedirler.
ÖZETLE : Hak ve hakikati gördükten sonra onu bırakıp şeytanın peşine düşenler kötülük odağıdır. Günümüzden BELAM örnekleri : F. Gülen, Adnan Oktar


turgutkuzan

1 yıl önce - Cmt 13 Ağu 2022, 19:24
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Şeytan




turgutkuzan

1 yıl önce - Pzr 14 Ağu 2022, 15:18
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Şeytan - 2




turgutkuzan

1 yıl önce - Pzr 14 Ağu 2022, 15:19
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : İnsan


Alıntı:
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.


Tîn Suresi 5. Ayet meali :

Alıntı:
Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.


Allah’ın kendilerine yüklediği bu sorumlulukları kabullenip hayatlarında kesintisiz sürdüren kişi, ahsen-i takvim üzere olan kişidir.
Dünyada Allah’ın kendilerine verdiği bu üstün özelliklerini kaybedip, sorumluluklarından kaçıp kulluk görevlerini yerine getirmeyenler de esfel-i safiline yuvarlanmış insanlardır.

SEYYİD KUTUP Fi Zilalil Kuran tefsiri :

Alıntı:
Burada insanın ruhsal özelliklerine ağırlık verilmektedir.
İnsan fıtratın doğru yolundan ayrılınca ve fıtrata paralel olan iman yolundan sapınca aşağıların aşağısına baş aşağı düşen, bu "ruhsal özellikleri" dir.
Çünkü gayet açıkça bellidir ki insanın bedensel yapısı aşağıların aşağısına düşmez.
İnsanın yapısındaki üstünlük İşte bu ruhsal özelliklerden ortaya çıkmaktadır.
İnsan meleklerin ulaştıkları yerlerin çok daha yükseğine erişebilecek yetenekte yaratılmıştır.
Nitekim mirac olayı bunun delilidir. Orada Cebrail bir noktaya gelince durmuş, (bir insan olan Abdullah oğlu Muhammed) daha yüce makama yükselmiştir.
Öte yandan insanoğlu, doğru yoldan çıkınca hiçbir yaratığın inemiyeceği çukurlara yuvarlanmaya da yatkındır.
"Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.." Çünkü bu durumda hayvanlar insandan daha üstündürler ve izledikleri yol daha doğrudur.
Çünkü hayvanlar fıtratlarının doğrultusunda hareket ederler, Rabblerini "tesbih etme" içgüdüsünden ayrılmamışlardır, yeryüzünde görevlerini doğru yol üzere yaparlar.

Oysa en güzel bir biçimde yaratılan insanoğludur.
Ama Rabbini inkar etmektedir, heveslerine uyarak hayvanların bile düşemiyeceği alçaklığa düşmektedir, yuvarlanmaktadır.
"Biz insanı en güzel şekilde yarattık."
Biz insanoğlunu fıtrat ve yetenek açısından en güzel bir biçimde yarattık...
Sonra, insanoğlu, bu fıtratı ile, yüce Allah'ın kendisine gösterdiği, açıkladığı ve iki yoldan birisini seçsin diye özgür bıraktığı çizgiden sapınca, biz de "Onu aşağıların en aşağısı kıldık."
"Yalnız inanan iyi işler yapanlar hariç."
Çünkü fıtratın doğrultusunda kalanlar, fıtratı imanla ve iyi işler yapmakla zirveye çıkarıp mükemmel hale getirenler ve bu fıtratla kendisi için planlanan zirveye yükselenler ve sonunda mükemmellik yurdunda mükemmel bir hayata bu fıtratla ulaşanlar İşte onlardır.
"Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır." Sürekli ve arkası hiç kesilmeyen bir mükafat vardır.
Fıtratları ile doğru yoldan ayrılıp aşağıların en aşağısına düşüp de onunla dibe yuvarlananlar ve sonunda da en dibte duranlar orada cehennemdedirler.
Orada insanlıklarını ayaklar altına almıştır.
Kendileri ise cehennemin dibinde çırpınıp durmaktadırlar.
Bu ve o, başlangıç noktasının doğal iki sonucudurlar...
Ya sağlam fıtrat yolunu tutmak ve bu fıtratı iman ile iki olgunluğa erdirmek ve iyi amel ile yüceltmek...
Ki bu yol sonunda nimet yurdu olan ölümsüz hayata zirvesine ve en olgun noktasına ulaşır.
Ya da sağlam ve doğru fıtrattan sapmak, başaşağı düşmek ve ilahi soluktan ayrılmaktır...
Ki bu yolda sonunda cehennem hayatındaki fıtrat için kararlaştırılmış dibe ulaşır...
Böylece insan hayatında imanın değeri ortaya çıkmaktadır.
İman öyle bir zirve ki, doğru ve sağlam fıtrat orada olgunluğunun son noktasına ulaşmaktadır. iman, fıtratla yaratıcısı arasına uzatılmış bir iptir.
İman, sonsuzluğa ermişlerin ve şerefli insanların hayatlarına yükselen yokuşta, fıtrata adımlarını atacağı yerleri gösteren bir ışıktır.




turgutkuzan

1 yıl önce - Pts 15 Ağu 2022, 18:01
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Kabil


Alıntı:
27. (Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti.
Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.
28. “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
29. “Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.”
30. Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
31. Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi.
“Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.


"Zulüm ile öldürülen her insanın kanı(nın günahı)ından, mutlaka Âdem'in ilk oğluna da yazılır. Çünkü insan öldürme çığırını ilk açan odur" (Buharî, Cenâiz, 33; İbn Mâce, Diyât, 1).


turgutkuzan

1 yıl önce - Sal 16 Ağu 2022, 11:50
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Nemrut


Alıntı:
258. Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi?
Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti.
(Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı.

Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.


Enam suresi 80-81 ayet mealleri :

Alıntı:
80. Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”
81. “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.”


Saffat suresi 97-99 ayet mealleri :

Alıntı:
97. Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.
98. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
99. İbrahim, şöyle dedi: “Ben Rabbime (O’nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir.”



Bir yaratığın “Rab” lık davasında bulunması,
bir insanın “Allah’ dan başka “Rab veya Rabler edinmesi veya edinilmesine yol açması,
bir insanın Allah’ın elçilerinden birini öldürmek istemesi, girişimde bulunması,
hatta bu elçiyle savaşması ona karşı durması, dahası onun getirdiklerini inkar etmesi.
Bir kimsenin , hatta “zulmen” herhangi bir kimseyi öldürmesi, bunlar hep “Nemrud” u “Nemrud” yapan öğelerdir.
Asıl “Nemrud” u “Nemrud” yapan ise Allah’a giden yolları tıkayıcı düzenlemelerde bulunmasıdır.


turgutkuzan

1 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2022, 16:48
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Firavun




sedattekin

1 yıl önce - Prş 18 Ağu 2022, 11:56



turgutkuzan

1 yıl önce - Prş 18 Ağu 2022, 15:32
Yeryüzünde kötülük odağı olarak : Karun


Alıntı:
76. Şüphesiz Kârûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.”

77. “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.”

78. Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi.
O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu?
Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).

79. Kârûn, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Kârûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.

80. Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.

81. Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah’a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!

82. Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak” demeye başladılar.


ANKEBUT suresi 39. ayet meali :

Alıntı:
39. Kârûn’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.


MÜ’MİN suresi 23-24 ayet mealleri :

Alıntı:
23,24. Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a gönderdik. Onlar ise; “Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler.


Günümüzün Karunlarının en belirgin özelliği :
“Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” demeleridir.
Karun vasıflı insanlar, kendilerine verilen nimetlerin İMTİHAN olduğunu idrak edemezler.



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET