Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ülkemizdeki Trafik Kazaları ve Nedenleri
« önceki   123 ... 678 ... 565758   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 7

Ülkemizdeki trafik kazalarının başlıca nedeni nedir?
Aşırı hız 7.8%  7.8%  [72]
Alkol 3.0%  3.0%  [28]
Yolların yetersizliği(bozuk yollar,vs.) 3.4%  3.4%  [31]
Dikkatsizlik 6.1%  6.1%  [56]
Kural ihlalleri(hatalı sollama,şerit ihlalleri,vs.) 17.2%  17.2%  [158]
Eğitimsizlik/Bilgisizlik 15.5%  15.5%  [143]
Uykusuzluk(yorgunluk) 0.5%  0.5%  [5]
Yukarıdaki şıkların hepsi 46.5%  46.5%  [428]
Toplam Oy : 921

ELIF_74
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 18:50



erincar
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:46

Alıntı:
Aksaray’da çoğu çocuk 33 kişinin hayatını kaybetmesi sonrası kaza öncesi ve sonrası ile birlikte sorumluların kimler olduğuna ilişkin TTDER sekreteri ve TOF Genel Sekreteri Nusret Ertürk bir değerlendirme yaptı.

Turizm Taşımacıları Derneği (TTDER) sekreteri ve Tüm Otobüsçüler Federasyonu (TOF) Genel Sekreteri Nusret Ertürk’ün kazaya ilişkin çarpıcı değerlendirmesi şöyle:

Sorumluluktan kaçamayız, hepimiz suçluyuz

İzmir Konak Zafer İlköğretim Okulu öğrencilerini Kapadokya gezisine götüren, sürücüsü belirlenemeyen 45 HA 158 plakalı yolcu otobüsü, Aksaray'ın Eskil ilçesi Bozcamahmut Köyü yakınlarında, Adnan Ölmez yönetimindeki 42 AFM 32 plakalı kamyonla çarpıştı. 33 Ölü 29 Yaralı haberi duyunca hepimiz şok olduk. Bu kaza değil cinayet.

Gencecik fidanlarımızı dün gözyaşları içinde toprağa verdik. Elim kazada hayatını kaybeden çocuklarımıza öğretmenimize, meslektaşımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Kazada hayatını kaybeden çocuklarımızın, öğretmenimizin aile bireylerine, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Yaralı olarak kurtulan yavrularımıza ve aile bireylerine acil şifalar diliyorum.

Ateş düştüğü yeri yakar, kolay değil sabret demesi. Böyle bir kaza sonrası kader, takdiri ilahi, demek ve tevekkül ile durup isyan etmemek çok zor.

Ulaştırma Bakanlığı suçludur

“Kader Tedbirin bittiği yerde başlar” Bizler sorumluluğumuz kadar gerekli tedbirleri almadığımız için bu kaza oldu, onun için suçluyuz. Başta Ulaştırma Bakanlığı suçludur; Kaçak taşımacılığa, yetki belgesiz taşımacılığa izin ve müsamaha gösterdiği için suçludur.

İl Valileri suçludur; Kanun ve Yönetmelikler çerçevesinde yapılması gereken bu türde taşımacılığa hülle yolu ile de olsa delinmesi imkanı sağladığı için sadece formalite izini verdiği için, gerekli denetimi yapmadığı için suçludur.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü de suçludur; Verdiği müsaadenin uygun araç ile yapılıp yapılmadığını, verilen iznin başka bir araç ile kullanılabileceğini yani hülle yapılacağını tahmin edemediği ve verdiği iznin takipçisi kontrol mekanizmasını kuramadığı için de suçludur.

Okul Müdürü de suçludur; Bu turun düzenlenmesine izin veren gerekli izin ve müsaadeleri alan kişi kendisidir Seyahat acentesi ile bu gezinin organizasyonunu ve sözleşmesini yapan kendisidir.

Turun iptal edilmesi gerekirdi

Seyahat Acentesi tarafından bu gezi için tahsis edilen aracın kiralanması, marka, modeli otobüs işletmesinin Yolcu Taşımacılığı Yetki Belgesinin olup olmadığını isteyecek, belgelerini kontrol edecek, yetkili kişi kendisidir. İzin ve müsaadeleri aldıktan sonra yapılacak değişiklik durumunda risk olabileceğini görerek bu turu iptal etmesi gerekirdi.

46 kişi kapasiteli bir otobüs 66 kişi ile nasıl yola çıkarılabilir buna nasıl izin verilebilir. tek cevap ticari menfaat için okul aile birlikleri ile müşterek düzenlenen bu tür kültür turları ve geziler okul yönetimleri için bir gelir kapısıdır. Burada sigortasız, yetki belgesiz otobüs ile ulaşım toplam tur maliyetini düşürdüğü kar marjını arttırdığı için tercih sebebidir. Her alınan fazla yolcu da karı arttırmak içindir. Bu nedenler ile okul müdürü de suçludur.

Gelelim bu turu düzenleyen Seyahat Acentesine. Burada gazetelerden okuduğum kadarı ile açıklık getirilmesi gereken birçok soru var.

Cevap bekleyen sorular

Acente Aydın’da faaliyet gösteriyor. Dört ay önce kime devredilmiş? Okul İzmir’de tur İzmir’den başlıyor, Okul Müdürüne ve Okul Aile Birliği’ne sormak lazım; İzmir’de bu tur organizasyonunu yapacak acente yok mu? Neden Aydın’da faaliyet gösteren bir Acente’yi tercih ettiler.

Burada menfaat ve ahbap çavuş, dost ilişkilerine bakmak lazım. Her halde bir sebebi vardır!

Hadi diyelim acente Aydın’da olsun bir engelimi var kanunen bir suç mu teşkil ediyor Aydında olması, hayır.

Suç teşkil etmiyor ama bir takım menfaat ilişkilerini akla getiriyor.

Acente her şeyi ile düzgün bir Seyahat Acentesi işi ihale ile almış deneyimli daha önce de bu okulun işlerini başarı ile yapmış ta olabilir. Bu nedenle tercih edilmiş olabilir. Ucuz Fiyat vermiş de olabilir. Maliyeti düşürmek amacıyla en çok tercih edilen uygulama, eski model şehirlerarası yolcu taşımacılığında iş bulması mümkün olmayan, Turizm Taşımacılığında ise 8 yaştan daha yaşlı olması nedeniyle Seyahat Acenteliği yönetmeliği çerçevesinde turizm taşımalarında kullanılması mümkün olmayan bir ucuz araç tahsis edilmiştir. Dikkatinizi çekerim bu tür araçlar artık şehir içi personel taşımacılığında kullanılıyor.

Niçin yapılmıştır; menfaat uğruna üç kuruş fazla kazanmak uğruna gencecik yavrular şehit edilmiştir.

Burada kanunlar yönetmelikler çiğnenmiş hülle yapılmış her kes kandırılmış ama ortada bir gerçek var.

Maalesef bu kaza vuku bulmuş canlar kaybedilmiş yürekler yanmıştır ve Anne ve Babalar açısından yanmaya bir ömür devam edecektir.

Analize devam ediyoruz. Sorumlular daha bitmedi

Seyahat Acentesi 1. derecede suçludur. Nedeni de, tüm seyahat organizasyonunun sorumluluğu kendisindedir.

Kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde araç tahsis etmesi sözleşme yaptığı aracı denetlemesi D2 İşletme Yetki belgesinin olup olmadığını, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortası ile Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası olup olmadığını kontrol etmelidir. Ayrıca Şoförlerin Ehliyetlerini, Sağlık ve Pisikoteknik Raporlarının olup olmadığını, taşıma şirketinden veya bireysel taşımacıdan istemeliydi. Tüm bunları yapmadığı için suçludur.

Bu resmi belgelerden her hangi birinin eksik ve noksan olması bu tur organizasyonunu riskli hale getirebileceğini görebilmeli ve meslek ahlakı gereği sorumluluk duygusu ile bu turu iptal etmeli veya bu şartlara haiz araç ve şoför tahsis etmeliydi.

Tüm bu sorumlulukları yapmadığı bu işi gayri ciddi tuttuğu için suçludur. Maddi ve vicdani sorumluluğundan kurtulamayacaktır.

Gelelim araç ve taşıma şirketine; Yaptığım araştırma sonucunda Aracın İzmir’de Sanayi sitesinde faaliyet gösteren bir tamirciye ait olduğunu öğrenmiş bulunuyorum.

Otobüs tüzel kişiliği olmayan bireysel bir taşımacıya aittir. Teknik noksanlıkları var mı yok mu bilemiyorum.

Olaya işletim ve tedbirler açısından baktığımız için D2 İşletme Belgesinin olmadığı ve bu belge ile ilgili herhangi bir işletme belgesi altında kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Geçerli trafik muayenesinin yapıldığı, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortasının olduğu, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Yönetmeliği çerçevesinde mecburi olan Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası poliçesinin olmadığı kaza raporunda belirtilmiş bulunmaktadır. Kazada direksiyonda olan hayatını kaybeden şoförün tecrübeli olduğu uzun yıllardan beri Otobüs Şoförlüğü yaptığını öğrenmiş bulunuyorum.

Yedek Şoförün Aydın’lı olduğu, uzun yıllardan beri otobüs kullandığı ve hatta Aydın spor kulübünü uzun yıllar deplasmanlara, götürdüğü anlatılıyor ve yazılıyor.

Otobüs sahibi de suçludur. Bu aracın bu seyahati teknik açıdan yapıp yapamayacağını izin ve müsaadesiz sigortasız yetki belgesiz yola çıkılmayacağını bilen kendisidir. Ama menfaat galip gelmiştir. Kanun, yönetmelik, izin, müsaade, insan hayatı hiçe sayılıp yola çıkılmış her kes kandırılmış. 46 kişilik yolcu taşıma kapasitesi olan bir otobüse 66 kişinin binmesine göz yumulmuş, karşı çıkılmamış, teklif reddedilmemiştir. Ne uğruna, menfaat için.

Gelelim şoförlere; Burada şoförün sorumluluğu fazladır. Bir aracın kaptanı bir gemi kaptanına benzer, biri denizde diğeri karada. Şoför ne derse o olur, karar verme yetkisi seyahat süresince şofördedir. İşin kiralama detayları şoförü ilgilendirmez, ona araç sahibi işi bulur şoförün o işi en iyi şekilde yapması istenir.

Aracın emniyetli sürüş ile yolcularının can ve mal emniyetini sağlaması kendisinden istenir.

Şoför başta bu seyahatin 66 kişi ile yapılamayacağını tur hareket yerinde başta mal sahibi acente yetkilisi Okul Müdürü ve Tur Sorumlusu Öğretmene bildirmesi gerekirdi ve hatta hareket etmemeliydi.

Yasal izin ve müsaadelerin alınmış olması belki kendisinin sorumluluğunu almış olarak değerlendirmiş olabilir. Bu bilgilerin ve izin kağıtlarının ne kadarı kendisine verildi bilemeyiz, bilse bile bunu kendisini yola çıkmaya zorlayan maddi ve manevi sebeplerin neler olduğunu bilmemize imkan yok.

Sorumluluk yasal eksik, hülle kapasitesinin üzerinde yolcu alınması ile ortaya çıkan sonuç nedeniyle hareket etmemesi gerekirdi. Yola çıkmış olması nedeniyle bu sorumluluğu taşımadığı ve diğer şoför ile birlikte taşımadıkları anlaşılmaktadır.

Ayrıca seyahat süresince araç içinde öğrencilerin ayakta oldukları serbestçe gezindikleri medyaya yansıyan haber ve resimlerden görmekteyiz. Bu da yolculara ve Tur sorumlusu Öğretmenlere gerekli uyarıların yapılmadığı yolcuların can ve mal güvenliklerine dikkat edilmediği görülüyor.

Kazada hatalı sollama ve şerit ihlali var

Kaza sonrasında tutulan raporun Aksaray Cumhuriyet Savcılığınca açıklandığına göre otobüsün aşırı süratli olduğu önündeki aracı solladığı ve bu sırada kontrolü kaybettiği geçişi tamamlamasına rağmen direksiyon hâkimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiği ve karşı yönden gelen kamyon ile kafa kafaya çarpıştığı açıklanmış bulunuyor. Teknik bir kusur olduğunu zannetmiyorum tamamen şoför kusuru olduğu edindiğim bilgiler ışığında anlaşılıyor. Neden ve sebeplerini bilirkişi raporları ile öğreneceğiz bunu zaman gösterecek.

Tam bir facia, yürekler acısı bir durum hayatını kaybetmesine rağmen şoför sorumludur. Allah taksiratını affetsin.

Her ölümlü kazadan sonra söyleriz, yazarız ama ders almayız. Gelelim velilerin sorumluğuna acıları büyük Allah sabırlar ve tahammül versin. Onlar okul yönetimine Öğretmelere güvendiler ama bu güvenin getirdiği rahatlıkla bu konuda rahat davrandılar.

Yolcu Taşımacılığı Konusunda mevzuatı bilmedikleri için organizasyonun kanunlar çerçevesinde kurulmuş bir seyahat acentesi tarafından yapıldığı düşüncesi ile rahat oldular. İzin ve müsaadelerin Okul Müdürlüğü tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Valilik tarafından verilmiş olması onların bu konuda rahat olmalarına sebep oldu. Yalnız Tur hareketinde otobüsün görünümü, marka ve modeli şoförlerin durumu, otobüse binen yolcu sayısının fazlalığı hiç mi endişeye sebep olmadı? Bir anne-baba olarak nasıl böyle bir müsamaha gösterdiler merak ediyorum. Hatta bazı velilerin çocukları ile birlikte otobüste oldukları da anlaşılıyor. Acaba bu güvensizliğin sonucunda mı otobüse bindiler, çocukları ile beraber olmak istediler.

Yapılması gereken bu turun iptalini isteyebilirler, bu kadar uzun mesafeli bir seyahatin bu vasıfta bir araç ile kapasitesinin üzerinde her koltuğa 1 yolcu hesabı ile 46 kişinin üzerindeki kapasite ile yapılamayacağını görerek ve endişe ederek otobüse çocuklarını bindirmeyeceklerdi. Kendileri de binmeyecekler ve turun iptalini sağlayacaklardı. İlgili kurumlar nezdinde şikayette bulunacaklardı.

Bunları yapmamış olmakla ailelerde sorumludur bunun vicdan azabını ne yazık ki ömür boyu çekeceklerdir. Acıları her trafik kazası haberinde tazelenecektir. Allah sabırlar versin.

Toplum hafızası vicdanı çok çabuk unutur bu kazada unutulacaktır.

Konu ile ilgili çok yazılar yazdık eleştirilere cevap verdik. Taşıma Şirketlerini belge almaları konusunda uyardık, duyurular yaptık. Konuyu birçok toplantıda dile getirdik, çözüm önerileri sunduk. Ama maalesef başarılı olmadık. Mücadelemiz devam ediyor.

En büyük sorun denetim eksikliğidir. Kaçak Taşımacılıktır.

Denetim ve kaçak taşımacılık üzerinde neden bu kadar fazla duruyoruz?

4925 Sayılı Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği Yolcu taşıma faaliyetlerine bir düzen getirmekte mali yeterlilik, sorumluluk, mali yeterlilik şarları istenmektedir. Araçlar ile ilgili, öz mal kapasite kiralama şartları ve araçlarda sigorta şartları getirmektedir. Bu şartları yerine getiremeyen işletmeler ve bireysel taşımacılar Yolcu Taşımacılığı yapamazlar.

Peki bu kanun ve yönetmelik müeyyidelerini kim denetleyecek? Başta Ulaştırma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İl Valileri, Trafik Denetleme Şube Md ile Jandarma Genel Komutanlığı yapacak. Maalesef bu yapılmıyor yapılsa da yetersiz.

Ulaştırma Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk. ‘Lütfen bu denetimleri yapın, belgesiz taşımacılık bu ülkede yapılmasın bu sadece kâğıt üzerinde kalmasın’ dedik, sonuç ortada.

TURSAB Seyahat Acentelerini, Karayolu Yolcu Taşımacılığı ve Yönetmelikler konusunda bilgilendirdiğini yazılar ve duyurular gönderdiğini biliyorum ama hala kaçak taşımacılık faaliyetine Bu olayda olduğu gibi bir takım seyahat acenteleri aracılık ediyor.

Bu Ülkede Kanun ile Seyahat Organizasyonu Yetkisi Seyahat acentelerine verilmiş ise Acenteler önce yolcu taşımacılığı yetki belgesi olmayan taşıma şirketleri ile ve bireysel taşımacılar ile çalışılmayacak. Taşıma işletmesinden D2 işletme belgesi sorulacak Öz mal ve Kiralık Araç kapasiteleri belgeleri ile istenecek Taşıma Sözleşmesi yapılacak, tahsis edilen izin ve müsaadesi alınan araç değiştirilmeyecek, hülle yoluna gidilmeyecek. Şoförlerin Pisikoteknik ve sağlık raporları gerekir ise istenecek, yasal araç sigorta poliçeleri kontrol edilecek. Bunların tamamı tedbirdir.

Tüm bu sorumlulukları ve belgeleri Yolcu Taşıma Faaliyetleri yapan her işletme vermek zorundadır. Bunları vermiyor ise bu işletmelerle çalışılmayacaktır. Sorumluluk budur.

Ne yazık ki bunların hiçbirini ne ferden ne işletmeler nede kamu olarak yapmıyoruz. Ondan sonrada işin kolay yönüne gidip kazaya karışan şoföre atıp sorumluluktan kaçıyoruz.

Bir noktadan başlayarak üzerimize düşen görevleri sorumluluk bilinci ile yapalım her kes görevini yapsın, sorunlar kısa vadede olmasa da çözülecektir.

Trafik Güvenliği sadece bir kurumun bir işletmenin görevi olmayıp hepimizin görevidir.

Saygılarımla.

Nusret ERTÜRK

Turizm Taşımacıları Derneği (TTDER) Dernek Sekreteri, TÜM OTOBÜSÇÜLER FEDERASYONU (TOF)Genel Sekreteri.



Yavuz Erel
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:53



Kerim Besler

16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 22:06
Suçlu kim...




Banu Erkal
16 yıl önce - Sal 17 Nis 2007, 15:45



sengulb

16 yıl önce - Sal 17 Nis 2007, 17:11



Tunc

16 yıl önce - Çrş 18 Nis 2007, 12:34
Acılı ailelere sigorta şoku....


Alıntı:
Firma asıl otobüsü Ankara'ya mitinge gönderince, D2 belgesi olmayan korsan otobüs yola çıktı. Bu yüzden ailelere 60'ar bin yerine 5 bin YTL ödenecek..

Kazada çocukları ölen ailelere sigorta darbesi

Firma asıl otobüsü Ankara'ya mitinge gönderince, D2 belgesi olmayan korsan otobüs yola çıktı. Bu yüzden ailelere 60'ar bin yerine 5 bin YTL ödenecek..

Aksaray'da 33 kişinin ölümüyle sonuçlanan gezide, firmanın okulla sözleşme yaparken D2 yeterlilik belgesine sahip 09 DA 555 plakalı otobüsü tahsis ettiği, ancak bu otobüs Ankara'daki Cumhuriyet mitingine gittiği için, D2 belgesi olmayan 45 HA 158 plakalı otobüsü gönderdiği belirlendi. Bu otobüsün, 23 Eylül 2003 tarihli Milli Eğitim İl Müdürlüğü Genelgesi'nde yer alan 10 yaş sınırına da uymadığı ortaya çıktı.

İzmir Ulaştırma Bölge Müdürü Ömer Tekin, kaza yapan otobüsün uzun yol için zorunlu olan "D2" yetki belgesini almadan korsan taşımacılık yaptığını tespit ettiklerini; bunun da suç olduğunu söyledi. D2 yetki belgesini alan her kişi ya da firmanın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasını yaptırmak mecburiyetinde olduğunu belirten Tekin, "Bu tür kişiler, ne zaman iş çıkarsa o zaman taşımacılık yapıyor, ya da otobüsünü firmalara kiralıyor. Ortaya çıkan tablo da bu oluyor. Eğer otobüstekilerin zorunlu koltuk ferdi kaza sigortaları yapılmış olsaydı vefat edenlere sigorta şirketi tarafından 60'ar bin YTL ödenecekti" dedi.

DİSİPLİN SORUŞTURMASI
Şirketin ise yeterlilik belgesi olmayan otobüs için 46 yolcuyu adam başı 1'er YTL primle sigorta yaptırdığı, bu sigortaya göre ölenler için 5'er bin YTL, yaralılar için de 500'er YTL ödeneceği öğrenildi. Bu arada önceki gün Zafer İlköğretim Okulu'na taziye ziyaretine giden ve çiçek bırakan Beştepeler Lisesi'nden 48 öğrenci hakkında disiplin soruşturması açıldı.

Sabah



Bence Aileler Dava Acmali, Geziyi duzenleyen okula ve yetkililere,Hem Ilgili Sirket e ve Trafikten Sorumlu olanlara (Yasayi koyan ve uygulayanlara Devlete)

Cunki Burada herkez Sucludur.. Devlet Sucludur, Gerekli denetimleri yapmayip izinsiz olan bu ve bu gibi araclari Trafikten men etmedigi icin, (Ister Cip taktirsin Ister Baska Birsey, Ne olursa olsun Bu aracin Boyle isler icin trafige cikmasini engellemek ilgili Kurumlarin gorevidir diye dusunuyorum..

Ilgili Firmanin da suclu oldugunu dusunuyorum, Yasa ve Kanunlara uymadigi icin, Korsan arac kullandigi icin....

Ilgili okul ve geziyi Duzenleyenlerin de suclu oldugunu dusunuyorum, Ogrencilerin Guvenligini saglayacak kalitede, servis saglamadigi ve gerekli onlemleri almadigi icin..

Aslinda Burada Valilik de Kolaycilik yaparak Sorunu Cozmek yerine, Gezileri yasaklamistir, Burada Cok Buyuk Hata Yapmis oldugunu Dusunuyorum....

Yetkililerin Gorevi, Kanunlari , Yasalari Herkeze Uygun Cikartmak ve denetlemek, Dunyanin Her tarafinda, var  Bu sekilde geziler, Zaman zaman baska yerlerde de kaza oluyor, Gonul isterki hic olmasin, Ama Bu gezileri iptal etmek cok sacma,

Bu Ogrenciler, Anitkabir i, Ziyaret etmeli, Muzeleri Ziyaret etmeli, Canakkale yi, Oren yerlerini, Tarihi Yerleri, Saraylari, Herseyi, v.s.  Bu Ogrenimin Bir Parcasi. Insallah Bu Yanlistan donerler..

Sevgilerimle..


busegül

16 yıl önce - Çrş 18 Nis 2007, 12:48



suataksoy

16 yıl önce - Çrş 18 Nis 2007, 13:47
"Trafikte İletişimsizlik cinayetleri ve kavgaları"...




m.ertug
16 yıl önce - Cum 20 Nis 2007, 11:52



sayfa 7
« önceki   123 ... 678 ... 565758   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM