Bir trafik kazası sonrasında şunların yapılması tavsiye ediliyor:
Önce sakin olun çevrede önlem alın
Kaza ve felaketlerde yardımsever insanların profesyonel ekipler gelene kadar kazazede ve felaketzedelere yardım etmeye çalışmaları çevremizde sık karşılaştığımız bir hadisedir. Ancak kendi güvenliğini sağlamayan ya da sağlayamayan bir insanın problemi azaltmak şöyle dursun, yeni problemlere zemin hazırlaması da kaçınılmaz bir durumdur. Yine olay yerinde kişisel ve çevresel güvenliği sağlamadan müdahale edildiğinde yeni kurbanlar ortaya çıkması her zaman mümkündür.
Güvenli ilk yardım için:
- Sakin ve telaşsız olmalı, hastayı ve yakınlarını sakinleştirmelidir. Güvenli ve kararlı bir konuşma tarzı olmalı, kullanacağı ses tonu ve kelimeleri iyi seçmelidir. Sürtüşmeye meydan vermemelidir. Hastanın yatmasını ya da oturmasını sağlamalı, gereksiz hareket ettirmemelidir.
- Çevreyi değerlendirip süren bir tehlike olup olmadığını belirlemeli, hasta veya kazazedenin emniyetini sağlamalıdır.
- Kendi can güvenliğini tehlikeye atmamalı. Bir kahraman olmadığını bilmelidir.
Patlama ve zehirlenmeleri önleyin
- Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontağı kapatılmalı, el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası varsa kapatılmalıdır.
- Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmelerin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.
- Muhtemel patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmesi önlenmelidir.
- Ortam havalandırılmalıdır.
- Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarının kullanılmasına izin verilmemelidir.
- Olay yeri yeterince görünebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına diğer araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için kaza yeri 150 metreden görülecek şekilde kaza yapan aracın önü ile arkasına birer reflektör konulmalı, dörtlü flaşör yakılmalıdır.
- Olay yerinde yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek meraklı kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır.
- Yolun ortasında yatan yaralılar varsa, tekniğine uygun bir şekilde yolun kenarına alınmalıdır.
- Olay yerinde tekrar değerlendirme yapılmalı, kaza olma riskini ortadan kaldırmalıdır.
- Güvenlik ve ilk yardım için faydalı olabilecek kişiler saptanarak gerekli yardımı sağlamak amacıyla görevlendirmelidir.
Arkadaşlar bugün basında gösterilen kazaları sizlerle paylaşmak istedim başka TV kanalları yorumsuz adıyla gösterdiler. Görüntülerden azda olsa anlaşılacağı gibi hız ve durmama sorunlarından kaynaklanan nedenlerde var. İşte o nedenlerden oluşan kazalar.
Bir durup düşünelim "çocuklar" ( evlerden ırak ) ımızın davranışlarını. Sadece gözüne baktığınızda ya da çıkardığınız bir olumsuz mırıltıya aldığınız cevap nedir.!!
ben eğitimsizlik diyorum...çünki bakkaldan ekmek alır gibi ehliyet alınıyor...ehliyet sınavları biraz daha zorlaştırılsa trafik kazaları günümüzdeki kadar olmaz...
Eğitimsizlik, fenni gerçekleri umursamazlık, araçların sağlıklı olmasını da engelliyor. Araç muayenelerinin özele geçmesi iyi olmuş, bakın haberde ne acı gerçekler var:
Alıntı:
Araçlar sınıfta kaldı
Yılbaşından buyana özel şirket tarafından yürütülen muayene hizmetinde, araçların üçte biri ağır kusurları nedeniyle muayeneden geçemedi.
Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen, ''Araç Muayene İstasyonları'nın Yenilenmesi Projesi'' kapsamında araç muayene hizmeti, ihale ile Doğuş Otomotiv, Akfen ve TÜV-SÜD ortaklığı ile kurulan Tüvtürk şirketine verildi.
Araç muayene hizmetine ilk olarak 11 Ocak'ta Elazığ'da hizmete açtığı muayene hizmeti ile başlayan şirket, bugüne kadar 46 ilde, 109 sabit ve 46 gezici istasyon kurdu. 552 milyon dolar özelleştirme bedeli olmak üzere toplam 850 milyon dolar yatırımla bin 800 kişiye istihdam sağlamayı planlayan Tüvtürk, yıl sonuna kadar 81 ilde, 189 sabit ve 80 gezici araç muayene istasyonunu faaliyete geçirmeyi hedefliyor.
Tüvtürk'ün yaklaşık 10 aylık sürede yürüttüğü muayene hizmeti, Türkiye'deki araçların güvenliği ile ilgili ipucları da verdi.
-ARAÇLARIN ÜÇTE BİRİ AĞIR KUSURLU VE EMNİYETSİZ-
Tüvtürk gezici ve sabit muayene istasyonlarında, 11 Ocak'tan 24 Ekim'e kadar olan sürede 566 bini aşkın araç muayeneden geçirildi. Bu araçların 360 bin 726'sı normal periyodik muayene zamanı geldiği için muayeneden geçerken, 162 bin 169'u ilk muayeneden geçemediği için yeniden muayeneye girdi. 39 bin 78 araç, modifiye edildiği veya fabrika çıkışından sonra herhangi bir tadilata uğradığı için, 4 bin 47'si ise güvenlik güçleri gerekli gördüğü için zorunlu muayeneden geçirildi.
Muayene edilen 566 binden fazla aracın 17 bin 199'u ''emniyetsiz'' olarak nitelendirildi. Bu araçlar için emniyetsiz raporu düzenlenerek, araçların can ve mal güvenliğini tehdit edebileceği görüşü ile emniyet güçlerine bilgi veriliyor.
Emniyetsiz olarak rapor edilen araçların 11 bin 734'ünü şasi numarası yanlış veya eksik olan, bin 814'ünü şasi numarası bulunamayan ve bin 445'ini şasi numarası okunamayan araçlar oluşturdu. Bu araçların geri kalan kısmı da frenleme kusurları nedeniyle muayeneden geçemedi.
157 bin 401 araç ise muayenede ''ağır kusurlu'' olarak belirlendi. Ağır kusurlu olarak nitelendirilen bu araçlara, eksikliklerinin giderilmesi için 1 aylık süre tanınıyor.
Ağır kusurlar nedeniyle muayeneden geçemeyen araçların 53 bin 225'ini uzun far ayarı bozuk, 32 bin 658'ini frenleme etkisi yüzde 30'dan fazla azalmış, 23 bin 116'sını yangın söndürme tüpü bulunmayan, 40 bine yakını frenle ilgili kusurları bulunan araçlar oluşturuyor. 9 bin 138 araçta ise emniyet kemerinin bulunmadığı tespit edildi.
Emniyetsiz veya ağır kusurlu olarak nitelendirilen ve muayeneden geçirilmeyen araç sayısı 174 bin 600 araca ulaştı. Böylece muayeneye giren araçların yaklaşık üçte biri, emniyetsiz olduğu veya ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle sınıfı geçemedi.
-48 BİN ARAÇ KUSURSUZ-
Muayeneye giren 566 bin aracın 342 bin 855'inde hafif kusurlar belirlendi. Kısa far ayarı bozuk, motorda yağ kaçakları bulunan, aydınlatma sorunları bulunan, sis farı hataları bulunan, ikaz işareti veya reflektörü bulunmayan araçlar hafif kusurlu olarak nitelendirildi. Kusurları muayeneden geçmesine engel teşkil etmeyen bu araçların, sahiplerine araçlarının hataları hakkında bilgi verildi.
Muayeneden geçen araçların sadece 48 bin 601'i kusursuz bulundu. Böylece, muayeneye giren araçlarda kusursuz olarak tespit edilen araç oranı yüzde 8,5'te kaldı.
Marifetmiş gibi anlatılırken duymuştum: İki araba var, birinin lastikleri berbat durumda. İyi durumdaki araç muayeneden geçtikten sonra iyi lastikleri diğer arabaya takıyorlar, ertesi gün de o girip geçiyor.. Yahu canın o 4 lastiğin temas ettiği yere bağlı, nasıl bu kadar umursamaz olabilir insan?