Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4
memq14
1 yıl önce - Cmt 09 Tem 2022, 09:05



mehmeterden198
1 yıl önce - Cmt 09 Tem 2022, 09:15



Tugrul Can Aktas
1 yıl önce - Cmt 09 Tem 2022, 09:31



memq14
1 yıl önce - Cmt 09 Tem 2022, 21:29



mafakyanc

1 yıl önce - Cmt 09 Tem 2022, 23:24

Alıntı:
Araba kiraladığın zaman aracın bakımı kime aittir. Bununda öyle düşünelim.


Yanlış bir yaklaşım.

Her taşıt aracı kiralanması, araç sahibinin bakım, onarım ve sigortayı üstlenmesini gerektirmez. Evet, oto kiralamalarında dediğiniz gibi oluyor zira bir otonun bir takvim yılı içinde 100 ayrı kişi tarafından kiralanma olasılığı dahi söz konusu. Ama işin içine gemi, uçak gibi uzun hatta çok uzun dönemli kiralanan (1 yıldan tutun da 10-15 yıla kadar gidin...) taşıt araçlarında bakım ve sigorta dahil herşey kiralayan tarafından karşılanır. Örneğin uçaklarda, uçaklar nasıl teslim alındıysa (bakımları tam yapılmış olarak teslim alınır; bazı durumlarda dış gövde boyaması hariç tutulur... bu kiralayıcı ile kiralayan arasındaki anlaşmaya göre belirlenir...) aynen öyle ve tam bakımları da yapılmış olarak kiralayıcıya teslim edilir.

@ Sn. Süha:

Yukarıdaki uzun ve oldukça açıklayıcı (ancak bana göre bazı açıklamalara da yer verilmemiş...) mesajınızı birkaç kez okudum. Eğer toplam çizgisinin altına bakacak olursak bu 2 geminin mülkiyeti İBB'de olduğundan ve bunları satacak olan da İBB olduğundan ve satışları halinde büyük olasılıkla başka bir ülkeye gidecek olmalarından dolayı mevcut İBB'nin ileriyi yeterince görememek (yani vizyonsuzluğu) vurgulanmakta.

Sonuçta bu 2 geminin Türk halkının paraları ile alınmış olduğu gerçeği karşısında, bunların hele hele yabancı bir ülkeye satılmasına benim de içim hiç elvermemekte.

Konuya bana göre çok daha hakim olduğunuz varsayımıyla aşağıdaki soruları cevaplandırırsanız sevinirim:

1) Kadir Topbaş döneminde İDO'nun İBB tarafından özelleştirilme koşulları nelerdi? Anladığım kadar bu özelleştirme belli bir süre için "işlet - devret" esaslı olsa gerek...
a) Ne kadarlık bir bedel karşılığında, ne kadarlık bir süre için?
b) Kullanım (işletme) hakkı olarak tüm gemileri ve iskeleleri mi kapsıyor, yoksa bazı istisnalar var mı?
c) Aralarında mülkiyet hakkı devredilenler var mıdır?

2) Yakınca geçmişte, biraz daha yaşlı olan Turgut Özal feribotu bir Yunan firmasına satıldı ve "Thunder" ismini aldı. Daha öncelerinde de galiba 2 deniz otobüsü Ertürk isimli bir diğer özel Türk şirketine satılmış... Bu 3 gemiyi yeni sahiplerine İDO mu, İBB mi sattı? (Bu konuda hep İDO'nun adı geçiyor medya haberlerinde ama medya'nın herşeyi, özellikle hukuki durumları, tam olarak bilmediği de malumumuz! )

3) Bu 2 gemiye gelene kadar, İDO filosundaki sair tüm gemilerin bakım-onarımını İDO mu, İBB mi yapmış ve yapmakta? (en azından yaptıran İDO olsa da bedelleri İBB tarafından mı ödenmekte?) Buna zaman içinde iskelelerdeki tamirat ve tevsiatları da ilave etmek mümkün!

Son söz: Şimdi, İDO filosundaki o kadar gemi arasında bakım-onarım bedelleri konusunda sadece bu 2 gemiyi hariç tutup İBB'ye yükleyen bir anlaşma yapılmış o zaman ben bu anlaşmanın arkasında iyi niyet ve hukuksal bütünlük haricinde birtakım al gülüm-ver gülüm durumları aramaya başlar ve bunun da faturasını ister istemez eski (Kadir Topbaş dönemi) İBB Yönetimine çıkartırım...

Bu vesile ile herkese İyi Bayramlar; sağlık ve esenlikli günler diliyorum.



En son mafakyanc tarafından Cmt 09 Tem 2022, 23:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Tugrul Can Aktas
1 yıl önce - Cmt 09 Tem 2022, 23:44



Enis Sever
1 yıl önce - Pzr 10 Tem 2022, 13:26



Tugrul Can Aktas
1 yıl önce - Prş 14 Tem 2022, 12:44



mafakyanc

1 yıl önce - Prş 14 Tem 2022, 13:27



Süha
1 yıl önce - Prş 14 Tem 2022, 14:05

Alıntı:
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ''Bu, İDO'nun tamamının satışı anlamına gelmiyor, yani 30 yıllık kullanma hakkını almış oluyorlar'' dedi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Tepe-Akfen-Souter-Sera Ortak Girişim Grubunun, İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin yüzde 100 oranındaki hissesinin özelleştirilmesi ihalesini kazanmasına ilişkin, ''Bu, İDO'nun tamamının satışı anlamına gelmiyor, yani 30 yıllık kullanma hakkını almış oluyorlar'' dedi.

Topbaş, Gülhane Parkı'ndaki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Büyükşehir Belediyesi olarak ilk defa böyle bir özelleştirmeyi şeffaf ve açık bir şekilde yaptıklarını söyledi.

Sürecin oldukça rekabetçi bir şekilde gerçekleştiğini belirten Topbaş, ihaleye ciddi firmaların katıldığını ve firmalar arasında çekişmelerin yaşandığını kaydetti.

Topbaş, deniz işletmeleri olarak İDO'yu ikiye ayırdıklarını aktararak, şunları söyledi:

''Şehir Hatları A.Ş diye ayrı firma kurduk, o firmaya yüzde 60'ını ayırdık. Şu anda satışı yapılan İDO hattı zatında bir satış değil, bir noktada 30 yıl kullanma hakkını verdik. Diğer taraftan 85 iskelenin 35'i İDO kapsamında kaldı, 50 iskele diğer tarafa, yani Şehir Hatları A.Ş'ye geçti ve Şehir Hatlarında kaldı. 35 iskeleyle ilgili de zaten 30 yıllık kullanma hakkını alan firmanın bu iskele yerlerine ilişkin ayrıca ilgili kurumlara bir bedel, bir kira ödemesinin söz konusu olduğunu ifade etmek istiyorum. Burada tabii ki özellikle İstanbul'da güzel bir hizmet verilecek ve bizim de yakından takip edeceğimiz şekilde bir aksama olmayacak.''

Bunun nihai bir sonuç olmadığını dile getiren Topbaş, bundan sonraki aşamanın Rekabet Kurulunda olduğunu, daha sonra ihale satışının Büyükşehir Meclisine geleceğini ve burada nihai kararın verileceğini ifade etti.

Topbaş, ''Meclisimiz bunun satışını onayladığı zaman da artık neticelenmiş olacak. Değerler tespitlerinde bugün basına yansıyan veya daha önce üzerinde yorum yapan finans çevrelerince bahsedilenin üzerinde bir rakam belirlendi. Burada belediyenin karlı çıktığını görüyoruz'' diye konuştu.

Kadir Topbaş, Meclis satışı uygun gördükten sonra paranın hemen kasalarına girmesini istediklerini kaydetti.

Topbaş, 861 milyon dolarlık teklifi nasıl değerlendirdiği sorusuna, kendilerinin hiçbir şekilde rakam telaffuz etmediklerini belirterek, şöyle konuştu:

''Niyetimiz şeffaf ve rekabetçi bir ortamı hazırlamak ve ciddi katılımları sağlamak. İlk defa bir belediye olarak da böyle bir özelleştirme ihalesi yapılıyor. Bu da çok önemli. Bu firmalar ciddi anlamda her şeyi değerlendirerek bu bedelleri ödüyorlar. Bu, İDO'nun tamamının satışı anlamına gelmiyor, yani 30 yıllık kullanma hakkını almış oluyorlar. Böylece 52 gemi, 31 iskele ve 18 hattın 30 yıllık kullanma hakkını aldılar. Olayı böyle görmek lazım, tamamen mülkiyeti, her şeyi verilmiş gibi değil.''

Topbaş, şehir hatlarındaki 34 gemi, 49 iskele ve 14 hat üzerinden daha çok şehir içine yönelik hizmet verilmeye devam edileceğini dile getirerek, ''Bizim nostaljilerimiz olan gemilerimiz, Şehir Hatları A.Ş'de İstanbul'a hizmet vermeye devam edecek'' dedi.

-''ÖDEME PEŞİN''-

Ödeme koşulları ve bunun belediyenin yatırımlarına yansımasıyla ilgili Topbaş, ödemenin peşin yapılacağını belirterek, ''Uzun vadeli satış düşüncemiz yoktu. Daha sonra İGDAŞ'da da aynı şartları koyacağız. Özelleştirmelerin bize oluşturacağı kaynağı ulaşım ağırlıklı kullanacağız. İstanbul'un kendi değerlerini, kendi ekonomisini kendi içinde üretmeye çalışıyoruz. Benzer bazı şirketler yine devreye girecek, yeni şirketler de oluşturmak istiyoruz. Böylece ekonomik bir değer ortaya çıkaracağız İSPARK'ta olduğu gibi, hiç yoktan çok ciddi bir kaynak ortaya çıktı'' şeklinde konuştu.

Topbaş, ''30 yıl sonra yine mi bir ihale söz konusu olacak?'' şeklindeki soruyu, ''30 yıl sonra yine buradaysak, inşallah o zaman kararımızı açıklarız'' diye yanıtladı.

Bir başka soru üzerine de Topbaş, ''Ambarlı-Bandırma arasında bir Ro-Ro hattı oluşturmak için çok çalıştık ve içine katmak istedik. Ancak sonra gördük ki bu ayrı bir şey, o dışarıda kaldı. Bununla ilgili farklı bir çalışma daha sonra yapılır, farklı bir şekilde değerlendirilir'' değerlendirmesinde bulundu.

Topbaş, fiyat tarifelerinin belediyenin kontrolünde olup olmayacağının sorulması üzerine, ''Tabii ki. Burada 'Alın, ne isterseniz uygulayın' diye bir serbestlik yok'' dedi.

İGDAŞ ile ilgili Topbaş, ''İGDAŞ ile ilgili ciddi anlamda yurt dışından büyük firmalar, konsorsiyumlar, bizi devamlı takip edenler var, inceleyenler var. İGDAŞ ile ilgili gerekli kriterleri ileride ilan edeceğiz'' ifadelerini kullandı.

Topbaş, İstanbul'un ve belediyenin değerlerini, kaynaklarını en iyi şekilde kullanmak zorunda olduklarını vurgulayarak, amaçlarının İstanbulluları mağdur etmemek olduğunu kaydetti.

Kaynak: https://www.bloomberght.com/haberler/haber/871565 ...ki-satildi

Kaldı 19 Yılları 2041 Yılında - İDO eğer İBB'ye geri verilirse İDO ilk kurulduğu gibi elinde hızlı feribotu hiç bulunmayan fakat elde 10 parmağı geçmeyecek Deniz Otobüsleri ile geri verecek. Bu araçların yokluğunun sıkıntısını bizim çocuklarımız ve torunlarımız çekecek.



sayfa 4
ANA SAYFA -> ULAŞIM