1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Pzr 01 May 2022, 10:36
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
Eğer önce gönlü geliştirmezseniz, işte o zaman Nazi Almanya'sında olduğu gibi bir nesil çıkartırsınız.
Bilgi anlamında mükemmel bilim adamlarından oluşan ama bu üstün bilgileriyle savunmasız Yahudileri gaz odalarında zehirleyerek öldürüp, savaş sonrasında çıktıkları mahkemede, hakimin:
- Nasıl yapabildiniz bütün bunları?
sorusuna
- Efendim şöyle ki, metre kareye düşen insan sayısı ile içeri girmesi gereken gaz miktarı oranını...
şeklinde cevap verebilecek ölçüde garip bilim adamlarından oluşan bir nesil.
|
Ek bilgi : Bu nesil bilim adamlarının büyük bir kısmı Nazi Almanya'sının yıkılmasından sonra ABD iltica etmiştir.
ABD'nin 2. Dünya savaşından sonraki bilim adamları iltica eden Alman bilim adamları tarafından yetiştirilmiştir.
ABD yaptıkları hatanın farkına vardığında iş işten geçmişti.
Bir hatırlatma daha yapmakta fayda var :
- Aynı nesil Alman bilim adamlarının küçük bir kısmı da Türkiye'de görev almıştır. Ülkemizde yaptıkları tahribatın boyutları hakkında pek bir bilgimiz yok.
Müslümanlar ABD'yi Büyük Şeytan olarak tanımlar.
Üzerinde "Güneş batmayan" imparatorluk Büyük Britanya imparatorluğu (İngiltere) sömürge ülkelerindeki zulümleriyle bilinir.
Almanya ise "NAZİ" kavramıyla anılır.
Tüm bu ülkeler "MEDENİ" Batı'nın öncü ülkeleridir.
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Pts 02 May 2022, 11:09
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
İyi kuklacı, tek kuklayla yapabileceklerinin sınırlı olduğunu bilir.
En az iki kuklayla yapar gösteriyi. Kuklalar kavgacıdır.
Oysa onları yönlendiren sağ ve sol el ayrı olsa da, söylemeleri gerekenleri söyleyen bir ağız, gösteriyi sunan bir kişi vardır sadece.
Bazen kuklalar değişse de gösteride, ne o eller, ne de o ellerin sahibi değişir perde gerisinde.
|
...
| Alıntı: |
Uluslararası ilişkilerden zerre kadar anlayan herkes bilir ki; devletlerin dostu değil, çıkarları vardır.
Öyleyse, "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" ne anlama geliyordu?
Sanki Almanın Almandan başka, Japon'un Japon'dan başka, İran'ın İran'dan başka dostu var mıydı?
|
...
| Alıntı: |
"İyi de Ermeni soykırımı diye tutturan Ermenistan'la, Kıbrıs'ı almak isteyen Yunanistan'la, Irak'ın Kuzeyinde bilmem ne yapmak isteyenlerle nasıl İYİ ilişki kurabildiniz?
Doğrusu buna benim inanasım gelmiyor.
|
...
| Alıntı: |
Bir kere bu saydığın ülkelerin hepsi, daha 150 yıl önce beraber yaşadığımız ülkeler. Oradaki insanlarla, yani Araplar, Ermeniler hatta Yunanlarla bile aslında o kadar ortak yönümüz, o kadar kaynaşmışlığımız var ki...
Ama bir takım güçler bu toprağın insanlarını birbirine farklı tanıttı. Bize Arapları pis ve kalleş, Ermenilerle bizi barbar, Araplara da bizi eli sopalı jandarma olarak gösterdiler.
|
...
| Alıntı: |
Yani Türkiye'de bir zamanlar şöyle bir hastalık vardı. Sanki Ermenistan'da yaşayan insan değil, onun beyni yok ve biz ne yaparsak yapalım oranın insanı bize hep düşman olacaktır düşüncesini kastediyorum.
İşin aslı böyle değil. Burada onlara şirin görünmek için, sürekli garip garip tavizler vermemiz gerektiği sonucunu çıkarmayın sakın.
Buradan kastettiğim; sen oranın İNSANINA, devletine ve hükümetine eğer kendini anlatamaz ve onlarla olan ilişkini yönlendiremezsen, onların mutlaka başkaları tarafından yönlendirileceğini BİLMEMİZ gerekliliğidir.
|
...
| Alıntı: |
Sen 1999'da Ermeni MECLİSİNE silahlı saldırganların girip, Ermenistan başbakanı ile sekiz üst düzey yetkiliyi öldürdüğü suikastı bilmezsin, çünkü basın yayınımız bu tür konuların üzerinde durmazdı o zamanlar.
Eminim Vazgen Sarksiyan ismini duymamışsındır bile.
|
https://en.wikipedia.org/wiki/Turkic_peoples
linkinde yayınlanan Türk nüfus hakkındaki bilgileri paylaşmayı faydalı görüyorum.
Türkiye 57,500,000–61,500,000
Özbekistan 25,200,000
İran 15,000,000
Rusya 12,300,000
Kazakistan 12,009,969
Çin 11,647,000
Azerbaycan 9,047,000
Avrupa Birliği 5,876,318 (Henüz birliğe üye değiliz. Üye olan bazı ülke nüfusları alt kısımdadır.)
Türkmenistan 4,500,000
Kırgızistan 4,500,000
Afganistan 3,500,000
Irak 1,500,000
Tacikistan 1,200,000
Amerika Birleşik Devletleri 1,000,000
Pakistan 500,000
Kıbrıs 298,862
Avusturalya 293,500
Gürcistan 284,761
Ukrayna 275,300
Suudi Arabistan 224,460
Suriye 100,000–200,000
Moldova 158,300
Moğolistan 106,955
Makedonya 77,959
https://en.wikipedia.org/wiki/European_Union linkinde yer alan bilgilere göre bazı Avrupa birliğine üye ülkelerinin nüfusları :
Malta 429,344
Lüksemburg 562,958
Kıbrıs 847,008
Estonya 1,313,271
Letonya 1,986,096
Slovenya 2,062,874
Litvanya 2,921,262
Hırvatistan 4,225,316
İrlanda 4,625,885
Slovakya 5,421,349
Finlandiya 5,471,753
Danimarka 5,659,715
Farklı ülkelerdeki Türk nüfuslar ülkenin toplam nüfusuna oranı olarak değerlendirilmelidir.
Bu nüfus bilgileri dikkate alındığında hangi ülke ile İYİ ilişkiler kurmakta zorlanabiliriz?
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Sal 03 May 2022, 11:32
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
Satrançta, daha büyük taşı almak için, küçük taşın feda edilmesine gambit denir. Örneğin; birkaç hamle sonra, rakibin kalesini alabilmek için piyonu, vezirini almak için fili veya mat edebilmek için veziri vermektir.
|
...
| Alıntı: |
"Turkish Gambit" diye Rus yapımı bir film var. 2005'te çekilen bu film, Rusya'nın o döneme kadar yapılmış en büyük bütçeli yapımıydı. Nedense Türkiye'de gösterime girmedi.
|
https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Hamlesi
http://www.vizyonfilmizle.com.tr/3514-turkish-gam ...-izle.html
...
| Alıntı: |
ABD, biz iktidara geldiğimizde her zaman yaptığı şeyi yine yaptı ve Sözde Ermeni Soykırımı yasasını kendi senatosuna getirdi.
Tabii ki Türkiye'de hemen gündemi bu yapmaya çalıştılar.
Biz ne yaptık? Koca bir hiç, Amerika Demokles'in Kılıcı gibi o yasa tasarısını orada tutuyordu ve ne zaman Türkiye'ye bir şeyler yaptırmak isterse gündeme taşıyordu.
Bizimkiler de yiyordu ne yazık ki.
|
...
| Alıntı: |
Şunu da asla unutmadık: Her yapıda, güçten önemli bir şey vardır. O da güçler dengesidir.
Sistemin içinde ne kadar güçlü olduğundan ziyade, dengeleri nasıl lehine kullandığın önemlidir.
Biz de, hep güçler dengesini arkamıza almaya çalıştık dış siyasetimizde. Ne kimsenin güdümüne girdik, ne de kimseye düşman olduk.
|
Amerika artık "Demokles'in Kılıcı" nı kullanamıyor.
Günümüzde HAYALİ "Demokles Kılıçları" kullanılmaya devam ediyor.
Hayal ile gerçeği ayırt edebilmek ancak Kur'an-ı Kerim'i anlamaya başlamakla mümkün olabiliyor.
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Çrş 04 May 2022, 12:11
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
... bir yapının kuruluşunu ne kadar karmaşıklaştırırsanız, o kurumda hizmetin yapılması o kadar zorlaşır.
|
Nitelik ve nicelik olarak büyümek ister istemez karmaşayı beraberinde getiriyor.
Karmaşayı düzeltmek için bürokrasi devreye giriyor.
Bürokrasi, yönetim ile yönetilerin arasına mesafe koyuyor.
Bir yapıyı sade tutabilmek, en az büyütebilmek kadar zordur.
...
| Alıntı: |
Şimdi bu Marsa Gitme Partisi nasıl bir parti? Yani sağcı mı, solcu mu, muhafazakar mı, demokrat mı, cumhuriyetçi mi?
Çünkü şu ana kadar anlatılanlardan, hem birçoğunu kapsadığını , hem de hiçbiri gibi olmadığı şeklinde garip bir sonuç çıkardım.
...
Evet, güzel soru. Çünkü bu konunun açıklığa kavuşturulması önemli. Bir kere bu kavramlar tamamen İNSANLARI fikri açıdan bölmek için ortaya atılmıştır.
Cemil Meriç'in dediği gibi: İzmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleri. İtibarları menşe'lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.
|
...
| Alıntı: |
Biz hiç bir ideolojiyi benimsemedik. Biz şuna inanıyoruz: HEDEFİMİZ belli, HAYALİMİZ belli, DEĞERLERİMİZ de belli.
Öyleyse sağcı, solcu, dinci-laik, demokrat-cumhuriyetçi demenin ne anlamı var.
Biz HİZMET İÇİN ne gerekiyorsa onu yaptık, yapıyoruz.
|
Gerçekten önemli olan HİZMET MİDİR?
Türk insanı, seçim yaparken kim daha iyi HİZMET eder diye değerlendirme yaparak mı seçimini yapıyor?
Türk insanı seçimini yaparken 2 husustan birine dikkat eder :
1. Hangisini seçmek ÇIKARIM için daha uygundur?
2. Hangisini seçmek DEVLETİMİN / MİLLETİMİN BEKASI için daha uygundur?
Çıkarını düşünenler, seçimleri kazansa bile KAYBETMEYE MAHKUMDURLAR.
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Prş 05 May 2022, 12:16
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
Yeni hükümdarımız: Piyasamız
Mübarek soyumuzun, sinsice asri bir dinin emrine girdiğinin farkında mısınız?
Tapınağımız, her sabah bir çan sesiyle "ibadete" açılıyor.
Bu amentünün ardından ekrana yapışıp kitlesel bir tapınma töreninin totemi sayılan ışıklı panoya kilitleniyoruz.
Biçare bir putperest gibi kaderimizi arıyoruz, totemin telaşla akıp giden rakamlarında...
Risaleler yerine, kırmızı, yeşil oklarda okumaya çalışıyoruz istikbalimizi...
İşlem gören şirket isimlerini imanla zikrederek ve kapanışta hangisinin yükseleceğine dair vahiy bekleyerek tüketiyoruz günümüzü...
Dolar - mark paritesini, günah - sevap dengesinden çok önemseyerek, brokırlarımıza imamlar kadar itikat ederek ve paramızı göğsümüzde mukaddes bir muska gibi gizleyerek, nehirlerinden şıkır şıkır akçe akan bir yeryüzü cennetine gitmeyi umuyoruz.
Piyasamız, yeni tanrımız!..
Ona bir mücahit saflığında iman ediyoruz.
* * *
Modern çağın tanrısı hiç sıkıntıya gelmiyor. Her şeyin en doğrusunu biliyor. Serbesti seviyor.
O kadar narin, o kadar nazenin ki, Kaf dağının ardında azıcık rüzgar esse hemen hapşırmaya başlıyor.
En ufak sözden, en küçük jestten nem kapıyor, altüst oluyor.
Bir kez altüst oldu mu, o da ortalığın altını üstüne getiriyor.
Nabzı düşüyor, ateşi yükseliyor, öfkeleniyor.
O öfkeyle kurban istiyor. Prenslerini deviriyor, ümmetini cezalandırıyor; kavmine yoksulluk yağdırıp eziyor kullarını...
O yüzden biz de ürkütmemeye çalışıyoruz onu...
Aleyhine laf söyleyeni, "Durun düşünün" diyeni derhal derdest ediyoruz.
"Durgun"laştı mı, endişeyle gözünün içine bakıyoruz.
Hasta mı oldu, taa Amerikalardan doktor getirtiyoruz.
Aman o sakin olsun, "dalgalanmasın", nabzı düzgün atsın, canlansın diye çırpınıyoruz.
Her programın başına "Onun dediği olur" yazıyoruz.
* * *
Yeni tanrımızın görünmeyen mübarek eli bazen şefkatle seviyor müritlerini, bazen hiddetle dövüyor.
Şuursuzca itaat ediyoruz.
Himmetine sığınırsak, bize refah dağıtacağını söylüyor mürşitler... ayinde vaaz dinler gibi dinliyoruz onları ekranda...
Dertlerimizin devası, her hastalığın şifası onda; biliyoruz.
"Yasa" hakimiyetinden çok, "piyasa" hakimiyetine inanıyoruz.
"Özgürlük", satın alabilme özgürlüğü; "kardeşlik" hissedarlık...
Birer mümin değiliz artık... hissedarız; hisse senedinden oylarımız...
Borsa meclisimiz; tavan yapan liderimiz...
Her gün gazaya koşar gibi koşuyoruz gözde tahvillere...
Devirdiğimiz eski putumuz "devlet"in devasa molozuna basarak ve "para"dan başka pusula, "borsa"dan gayrı ilahi güç tanımayarak bir uçtan diğerine savruluyoruz.
Piyasa hazretleri, cümlemizi ıslah etsin!
Amin!..
|
Kitapta yer alan yazı Can Dündar'a aittir. Yayın Tarihi : 02.06.2001
Borsaların her seansının çan sesi ile açılmasının hikmetini anlayabilmiş değilim. Bilen birileri varsa paylaşabilir mi?
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Cum 06 May 2022, 10:16
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
Türkiye hayatında mikroçip üretmiş midir sizce? Ama biz elbette mikroçiplere odaklanmadık çünkü onlar ömrünü doldurmuştu ve dünyayı geriden takip etmememiz gerektiği açıktı.
Nanoçipleri üretmeye odaklandık.
Mars'a gitmemiz için de zaten buna ihtiyacımız vardı.
Mars'a gitmek için alternatif enerjide gelişmeye ihtiyacımız vardı.
Mars'a gitmek için çok gelişmiş yazılımlara ihtiyacımız vardı.
|
...
| Alıntı: |
... borsaların asıl kurulma sebebi, sermayeyi tabana yaymaktır.
Yani sermayenin sadece bazı ellerde değil de, bütün halka yayılmasına aracılık etmektir.
Fakat borsalar öyle bir yer haline geldi ki; bırakın sermayeyi tabana yaymak görevini, aksine tabanın elinde olan sermayesini de almaya başladı.
Çünkü oturduğu yerden para kazanmak gibi büyüleyici bir etki yaratmıştı halk üzerinde.
|
...
| Alıntı: |
2000'li yılların başından beri, dünyanın en zengin adamı Bill Gates olarak bilindi yıllarca.
Zenginliği hesaplanırken de sadece Microsoft'taki yüzde 25 payı hesaplanırdı.
Dikkat et yüzde 25.
Adam kurduğu şirketin sadece dörtte birine sahip ama dünyanın en zengin adamıydı.
Sonraki yıllarda ise bu pay çok daha düşük rakamlara indi.
Bunun böyle olmasının şirket kurucularına faydası şu; bir kere şirketiniz küçük olsun büyük olsun, çalışanlarınızı şirketin geleceğine ortak etmediğiniz sürece ne yaparsanız yapın, verimliliğiniz düşer.
|
...
| Alıntı: |
Aksi durumda çalışanlarınız, sizin olmadığınız her ortamda kaytarabilir, sizin paranızı fark etmediğiniz sürece çarçur edebilir ve büyük emeklerle yetiştirdiğiniz bir çalışanınız sizi terk edip başka bir kuruma geçebilir çok rahatça.
Siz istediğiniz kadar uğraşın, çabalayın veya anlatın, onları geleceğinize ortak etmediğiniz sürece başarıyı yakalayamazsınız.
|
Kitap 10-15 yıl önce yazılmış.
Her alanda olduğu gibi sermayenin taban yayılması için yapılması gerekenlerde değişiyor / değişmek zorunda.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=8754294#8754294
linkindeki açıklamalarım bu konuda fikir vermek içindir.
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Cmt 07 May 2022, 10:27
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
Hüsnü Özyeğin, 1944 yılında doğdu. Robert Koleji'ni bitirmeyi müteakip Amerika'da İnşaat Bölümünü bitirdi.
Sonra finansa ilgisinin olduğunu fark etti. Türkiye'ye döndüğüne iş arıyordu ve iş için başvurduğu şirket, Robert Koleji'nden arkadaşı Mehmet Emin Karamehmet'indi.
Bunu fark ettiklerinde Karamehmet "seni bırakmam" dedi ve birlikte yıllarca çalıştılar lise arkadaşları. Özyeğin, Pamukbank'ın sonra da Yapı Kredi'nin başına geçti.
Artık mesleğinde zirveye ulaşmış bir insandı ve onu isteklendirecek başka şeylere ihtiyacı vardı.
Karamehmet'e bankaya ortak olmak istediğini söylediğinde, olumsuz yanıt aldı.
Bunun üzerine Yapı Kredi'den ayrıldı ve sadece 1 milyon dolarla Finansbank'ı kurdu.
Aradan yaklaşık 15 yıl geçtiğinde Finansbank'ın toplam değeri 6 milyar dolar olacak şekilde %46'sı Yunan Ulusal Bankası NBG'ye satıldı.
15 yılda 600.000 büyüme sağlamıştı Özyeğin.
Aynı dönemlerde Pamukbank artık yoktu, Yapı Kredi ise 6 milyar doların çok çok altında bir değere, Koç-Unicredito ortaklığına satılmıştı.
Karamehmet, güvendiği, başarılı ve işinin uzmanı arkadaşını ortak etmedi ve rakamlar her şeyi söylüyor.
|
15 yılda yaşanan büyümeyi sadece kişisel başarıya bağlamak HATALI sonuç üretmeye sebep olsa da verilen örnek oldukça anlamlıdır.
Günümüzde de "Tek adam" söylemiyle başarıları / başarısızlıkları bir kişiye yükleme HATASI yapılmaya devam ediliyor.
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Pzr 08 May 2022, 11:08
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
Aslında siz söyleyince düşündüm de, kredi kartları da aynı şeyi yapıyor değil mi?
Yani yaptığın her harcamadan bir kar elde ediyor kredi kartı.
Ama sana para-puan vererek karına seni ortak etmiş oluyor.
Böylece sen de kredi kartıyla harcama yaparken bir şeyler KAZANDIĞIN bilinciyle kredi kartını daha fazla kullanıyorsun. Değil mi?
...
Evet haklısınız. Ancak biz tüketim konusunda bunu yapıyorduk.
Tüketiciyi ortak ederseniz tüketim artar, üreticiyi ortak ederseniz ise üretim.
Bizden de herhalde o yıllarda üretmememiz, sadece tüketmemiz isteniyordu ki, şirket sahipleri çalışanlarını ortak etmiyor, ama kredi kartları tüketiciyi ortak ediyordu.
|
Bir gün bir kart alarak, ÜRETİME ORTAK olmamız mümkün olur mu?
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Pts 09 May 2022, 10:52
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
İkinci değerimiz : Hakkaniyet. Hakkaniyet yani adalet toplumların temel direğidir.
...
Hakkaniyet hayatın her aşamasında karşınıza çıkar.
Çocuğunuza davranışınızdan tutun, işyerinde çalışırken hizmet verdiğiniz insanlara kadar, ticaretten tutun, siyasete kadar her konuda karşımıza çıkan ve mutlak süratle uygulanması gereken bir değerdir.
Hakkaniyet eşitlik değildir. Hak edene, hak ettiğini vermektir.
|
Zaman zaman "hakkımız verilince kadar", "... verilen haklar bize de verilinceye kadar" vb. kelimeler içeren mesajlar okuyorum.
Bu sözleri sarfedenler herkese, her işlerinde hakkaniyetli davrandıklarına inanıyorlar mı?
Hakkaniyet değerine sahip olmayanların, başkalarından hakkaniyet beklentisinde olması ne kadar acı...
| Alıntı: |
Toplumuzda en fazla şikayet edilen konular nelerdi?
Torpil, rüşvet, adam kayırma, vesaire, vesaire.
Peki, bütün bunlar esas sorun mu, yoksa asıl sorunun belirtileri miydi?
Elbet asıl sorunun belirtileriydi.
Biz bu belirtileri çözmeye uğraşırken, asıl sorunu yani hakkaniyet değerinin toplumda yok edildiğini anlayamıyorduk nedense.
|
Sorunu tespit ettik, peki çözüm?
Çözüm az sonra
|
 |
turgutkuzan
1 yıl önce - Sal 10 May 2022, 11:03
Domatesin fiyatını konuşan forumdaşlarıma soruyorum domatesin DEĞERİ nedir?
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Marsa Gitme Partisi isimli kitaptan alıntı :
| Alıntı: |
Üçüncü değerimiz : Kişisel Bütünlük. Kişisel bütünlüğü kısaca, özü sözü bir olmak veya içi dışı bir olmak olarak tanımlayabiliriz.
...
Halk devletine, devlet halkına güvenmiyordu. Çünkü ne devlet kendini olduğu gibi gösteriyor halkına, ne de halk devletine.
...
Yine vatandaşın yastık altında onlarca milyar doları varken, devlet Dünya Bankası'nda borç dilenmek zorunda kalmıştı çünkü vatandaş da devletine güvenmiyordu, borç bile vermek istemiyordu.
Çünkü devlet olduğu gibi davranmıyordu, açık ve net değildi vatandaşına karşı.
|
...
| Alıntı: |
Dördüncü değerimiz: İnsan onuruna saygı.
...
1980 öncesi vatandaşlarımız saçma sapan sebeplerden birbirine düşman oluyordu.
1980 sonrası Diyarbakır Cezaevi'nde bir işkence vahşeti yaşanıyordu.
İnsanlara işkence yapılıp yapılıp, serbest bırakılıyordu.
Sonra bu bırakılan adamlar terör örgütü PKK'nın en azılı teröristleri oluyordu.
Sanki birileri bunu bilinçli yaptı. Bir terör örgütü kurulacaktı ve insani duygularını kaybetmiş canilere ihtiyaç vardı.
|
...
| Alıntı: |
Beşinci değerimiz : Hizmet.
...
Altıncı ve son değerimiz ise sevgi'dir.
...
- Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar, BİREY OLARAK içlerindekini, birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez.
- Çok doğru!
- Bu sözü bir kamu kuruluşunda GÜNÜN SÖZÜ olarak asar mısın?
- Asarım tabii...
- Bu söz, Kur'an-ı Kerim'in Rad suresinin 11. ayeti.
- Hımmm.. o zaman düşünmem lazım.
- Neden?
- Çünkü dini bir anlamı var.
- Yani bu söz Vinsaton Churchill'e ait olsaydı asardın.
- Ya evet. Sanırım öyle olurdu.
- Ne kadar komik değil mi? Söylenen sözün gerçekliğinden ziyade takıldığımız şeye bak. Çünkü "Gerçeğe Saygı" kalmamış.
|
Oscar Wilde atfedilen şu söz anlamlıdır:
- Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyor, fakat hiçbir şeyin değerini bilmiyorlar.
Domatesin fiyatını konuşan forumdaşlarıma soruyorum domatesin DEĞERİ nedir?
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|