Çok kalabalık olduk. Şehirlerde nefes alacak yer kalmadı. Yeşil alanları, ovaları ufak ufak imara açıyoruz. 10 yıl önce rahat rahat gezdiğimiz tatil yöreleri bile insan ve araç trafiğinden geçilmiyor. Sakin şehir kavramı kalmadı. İnsan yüzü görmek istemiyorum bazen, o kadar sıkıldım şehirden
İktidar seninle aynı fikirde değil demekki her yıl 2-3 milyon mülteci alıyor , 300-400 bin arasında vatandaşlık veriyor .
Türkiye'de 2020 yılında %93 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2021 yılında %93,2 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı %7'den %6,8'e düştü.
Büyükşehir yasası nedeniyle bir çok köy ve belde Mahalle statüsüne geçtiği için ilçede yaşıyor gibi görünüyor.
Nüfusun artış hızı korkutucu. Şuanki gençlere ve nüfusa istihdam yaratamıyorken, her sene 1 milyon küsür üremek akla zarar arkadaşlar kusura bakmayın ama..
Latin amerika ülkeleri gibi olacağız yakında. Bol nüfus, çok işsiz ve rahat yürünemeyen güvenliksiz sokaklar.
Çok kalabalık olduk. Şehirlerde nefes alacak yer kalmadı. Yeşil alanları, ovaları ufak ufak imara açıyoruz. 10 yıl önce rahat rahat gezdiğimiz tatil yöreleri bile insan ve araç trafiğinden geçilmiyor. Sakin şehir kavramı kalmadı. İnsan yüzü görmek istemiyorum bazen, o kadar sıkıldım şehirden
Biz bir şeyi yanlış yapıyoruz. Toplumu şehirleşmeye zorluyoruz. Sonrada tüm kaynaklarımızı bu korkunç şehirleşmenin altyapısı, trafiği, enerjisi için harcayarak heba ediyoruz.
Ben Bursa'da yaşıyor ve çalışıyorum. Mecburen de bu şehirde ikamet etmek zorundayım. Bursa'nın hemen biraz dışında kendime ait 3 dönüm bir arazim var. Bağ bahçe işleri ile hem eve katkı sağlıyorum, hem de şehir yaşantısından ve stresinden uzaklaşıyorum. Ama bir sorun var. Tarla vasfında olduğu için yasal bir şekilde bir bağ evi yada yaşam alanı inşaa edemiyorum. Hemen etrafımda benim gibi bağı bahçesi olup da şehirde yaşayan komşularım var. Derme çatma konteynerler ile en azından hafta sonu 1-2 gece kalabilecek bir şeyler yapıyoruz ona da belediye müsaade etmiyor, kaldırtıyor. Oysa ki izin verilmiş olsa. Ben ve çevremdekiler ruhsatlı, denetimli hatta belirlenecek olan yerel mimariye uygun evler yapıp tamamen burada yaşayabilecek, hem şehre yük olmayacak hem de şehrin stresinden uzak kalarak belkide daha mutlu, daha üretken bireyler olacağız.
Şimdi denilecek ki tarım arazisine ev yapılmamalı, tarımı öldürüyor vs.. Bir kere 1-2-3 dönüm arazi tarım arazisi olmaz. Bu kadar küçük yerde zaten tarım yapılmaz. Buralar esasında daha önceden çok daha büyük arazilerken yıllar içerisinde miras yolu ile bölüne bölüne tarım yapılamayacak kadar küçük hale getirilmiş. Buralardan ancak bağ, bahçe olur. Ona da izin verilmeli ki insanlar en azından bu kadar küçük arazilerde ikamet edebilsin, Şehirlere yığılmak, tıkılmak zorunda kalmasın.
Bakın bu uydu görüntüsü Hollanda'dan. Her tarlanın, arazinin içerisinde bir ev yada çiftlik var. Avrupanın pek çok yerinde durum böyle. İnsanlar kendi arazilerine özgürce evler inşaa edebiliyorlar. Bu insanlar şehirlere tıkışıp mutsuz bireyler olmuyor. Şehirlerde çalışıp kırlarda, bahçelerde yaşıyorlar. Ama bu durum bizim ülkemizde yasak. Tarlana, bağına, bahçene ev yapamazsın. Şehirde yaşamak zorundasın. Şehirlere yük olup ülke kaynaklarını korkunç şehirleşme altyapısı için heba etmeye mecbur bırakılıyoruz. Çok saçma düzen. Şehir yaşantısı stres, mutsuzluk ve yoksulluktan başka bir şey getirmiyor.
Bakın bu uydu görüntüsü Hollanda'dan. Her tarlanın, arazinin içerisinde bir ev yada çiftlik var. Avrupanın pek çok yerinde durum böyle. İnsanlar kendi arazilerine özgürce evler inşaa edebiliyorlar. Bu insanlar şehirlere tıkışıp mutsuz bireyler olmuyor. Şehirlerde çalışıp kırlarda, bahçelerde yaşıyorlar. Ama bu durum bizim ülkemizde yasak. Tarlana, bağına, bahçene ev yapamazsın. Şehirde yaşamak zorundasın. Şehirlere yük olup ülke kaynaklarını korkunç şehirleşme altyapısı için heba etmeye mecbur bırakılıyoruz. Çok saçma düzen. Şehir yaşantısı stres, mutsuzluk ve yoksulluktan başka bir şey getirmiyor.
Hocam bende bursadayım. ben hasanağa kayapa tarafında oturuyorum. bursanın merkezinde oturan arkadaşlar bana acıyan gözlerle bakıyor neymiş merkezden uzaktaymışım. bu cahil kafa ile baş etmek zor.
oysa haftasonu çıkıyorum doğa içinde yürüyüş yapıp, yakınlardaki gölete araba ile 2 dakika içinde gidip çayımı yemeğimi yapıp keyfime bakıyorumm ohhhh bu arkadaşlarda eve gitmek için 2 saat harcıyor
Nüfusun artış hızı korkutucu. Şuanki gençlere ve nüfusa istihdam yaratamıyorken, her sene 1 milyon küsür üremek akla zarar arkadaşlar kusura bakmayın ama..
Yorum yazarken önce bu 1 milyon küsur artışın nedenini inceleyip öyle yazın,nüfus o kadar üremiyor iktidar çok kolay yabancılara oturma izni verdiğinden 500 bin ürüyorsa 500 binde yabancı nüfus artıyor.Doğumlarla nüfus artışı korkutucu değil yabancı nüfus artışı korkutucu, kendi vatandaşımıza iş olanağı yaratamazken bu kadar yabancının ülkeye alınması korkutucu.
Yorum yazarken önce bu 1 milyon küsur artışın nedenini inceleyip öyle yazın,nüfus o kadar üremiyor iktidar çok kolay yabancılara oturma izni verdiğinden 500 bin ürüyorsa 500 binde yabancı nüfus artıyor.Doğumlarla nüfus artışı korkutucu değil yabancı nüfus artışı korkutucu, kendi vatandaşımıza iş olanağı yaratamazken bu kadar yabancının ülkeye alınması korkutucu.
Bu konuda veri koy önümüze de görelim kardeşim. Ben bu kadar kişiye vatandaşlık verildiğini düşünmüyorum.
Ayrıca enflasyon neden artıyor diyorlar ya? Bu kadar nüfusa meyve sebze mi yeter arkadaş.
Hocam bende bursadayım. ben hasanağa kayapa tarafında oturuyorum. bursanın merkezinde oturan arkadaşlar bana acıyan gözlerle bakıyor neymiş merkezden uzaktaymışım. bu cahil kafa ile baş etmek zor.
Gerçekten bu kafa hem vatandaşta hem devlet yönetiminde yerleşik düzen haline gelmiş. Şehirde yaşamak ülke kaynaklarına ihanettir. Dünyada nereye baksam şehirlerin dışında bireysel yaşayabiliyor insanlar. Ama bizde yasak. Yaşayamazsın. İlle de şehirlerde sıkış tepiş yaşayacaksın. İzin verilse, ruhsat verilse bir kendi arazime bir ev inşaa edip orada yaşayacağım. Ama izin yok. Şehir nüfusuna yük olmaya devam.