Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Bülent
12 yıl önce - Pzr 30 Ekm 2005, 17:36
İzmir Ekonomi Haberleri - [EKONOMI]


Capital dergisinde yayinlanan bu güzel yazida cok enteresan bilgiler var, okumanizi tavsiye derim...

Alıntı:
1 Eylül2005 , Reşat Yörük

İzmir’deki Hareketin 8 Önemli İşareti

Aslında herkesin dikkatini çekmiştir. Son dönemde İzmir’de büyük bir hareket yaşanıyor. Yabancı ziyaretçi sayısı artıyor, yeni yatırımlar gerçekleşiyor. Ortaklıklar, yeni havayolu oluşumu, güç birlikleri ve birleşmeler… Capital, bu hareketliliğin resmini çekmek için bir çalışma hazırladı. Yabancı yatırımcıdan yerel işadamlarının planlarına, yeni yatırımlardan yerel yatırımlara, ortaya büyük hareketi gösteren 8 önemli işaret çıktı. İzmirli işadamı ve yöneticileri gelecek için umutlandıran bu 8 önemli gelişmeye, önümüzdeki günlerde yenilerinin de eklenmesi bekleniyor.

1. YABANCI İLGİSİ DEVAM

İzmir’e yönelik yabancı ilgisi son dönemde de devam ediyor. Son birkaç yılda çok sayıda şirket yabancılar tarafından satın alındı. Bunlar arasında ilk akla gelenler şunlar:

-Ağırlıklı hisseleri Akgerman Ailesi ile Gürel Ailesi’ne ait olan Çimentaş, 227 milyon dolara İtalyan Caltagirone Ailesi’ne ait Cementir’e satıldı.

-Danimarkalı Carlsberg Türk Tuborg’u 135 milyon dolara, İngiliz Tesco Kipa’yı 156 milyon dolara satın aldı. Belçikalı Deceuninck, 20 milyon karşılığında Mazhar Zorlu Holding şirketlerinden Ege Profil’e sahip oldu.

-Dünyanın çeşitli ülkelerinde 43 fabrikası bulunan ABD’li ünlü otomotiv tedarikçisi Hayes Lemmerz International, İzmirli jant üreticisi Jantaş’taki ortaklık payını yüzde 60’a çıkardı.

-General Motors (GM) da, İzmir’e yatırım yapan önemli yabancı sermaye grupları arasında yer alıyordu. Ancak, 2000 yılında Avrupa'da hayli sıkıntılı günler geçiren ve 427 milyon euro zarar eden Opel'deki tasarruf tedbirleri çerçevesinde, İzmir'in Torbalı İlçesi'ndeki dev fabrika kapatıldı. Yıllık 10 bin Vectra üretim kapasiteli fabrika, 2001 yılındaki bu operasyonun ardından, 6 milyon dolarlık yatırımla yedek parça deposu haline getirildi. Opel’in İzmir’de yeniden üretime geçmesi konusunda talepte bulunan İzmir işadamlarına GM’den gelen yanıt herkesi şaşırttı. Çünkü, GM yetkilileri, ilk fırsatta İzmir’deki üretimi yeniden başlatmak istediklerini açıklıyordu.

Yunan sermayesinin İzmir aşkı

Yunan sermayesinin İzmir’deki yatırımları da son dönemde hız kazandı. Bu yatırımların ilk adımı, Yunanistan’ın ünlü gruplarından Mihalides’in, Borovalı Ailesi ile 1999 yılında kurduğu Boromik adlı şirket ile atıldı. Buna şimdi yenileri ekleniyor. Kentteki diğer Yunan serayeli şirketler arasında ise Albatros Dış Ticaret, Amiral Dış Ticaret, Asos İç ve Dış Ticaret, Atko Dış Ticaret ve Fioritex Tekstil’i saymak mümkün.

Türkiye’nin ilk misina fabrikasını, İzmir Organize’de, İzmirli Hisar Balıkçılık ile Yunanlı Maroungas firması kuruyor.

Ayrıca, Foça’da yolda 350 ton çipura ve levrek üreten bölgenin önemli balık çiftliklerinden birine sahip olan Elektrosan Deniz Ürünleri şirketi de Yunan Koronıs firması tarafından satın alındı.

2. İZMİR’İN HIZLI ŞİRKETLERİ

ARKAS’IN HIZLI ÇIKIŞTI İzmir’in son dönemde adından en çok söz ettiren şirketi, hiç kuşkusuz Arkas Holding. 1902 yılında Gabriel J. B. Arkas tarafından kurulan ve üçüncü kuşaktan Lucien Arkas’ın 1964 yılında yönetime geçmesiyle önemli atılımlar yapan şirket, uluslararası taşımacılıkta bir ekol olarak kabul ediliyor. Arkas’ın asıl büyük hamlesi ise 2000'li yılların başında Arkas Holding'in kurulmasıyla başladı.

Grubun bugün 32 şirketi ve 3 bin 500 çalışanı var. Filosunda 17 gemisi bulunuyor. Holding’in 2004 yılı cirosu 519 milyon dolar idi. Bu büyümede, 868 bin TEU olan deniz taşımacılığı rakamını 1 milyon 172 bine çıkarması etkili oldu. Kara taşımacılığındaki sevkıyat hacmini 11 bin 082 TIR'la 157 bin 562 tona yükseltti Aynı dönemde, hava taşımacılığında yüzde 15 büyüdü.

Arkas Holding’in son aylarda yoğunlaştığı en önemli gündem maddesi ise İzmir Limanı’nın özelleştirilmesi… Bu amaçla İzmirli işadamlarıyla bir araya gelerek çok ortaklı bir oluşum kurma çalışmalarını sürdüren Arkas Grubu, İzmir limanının en önemli taliplisi konumunda.

ÖZKAN AİLESİ’NE DİKKAT Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın 2004 yılı üretimden satış rakamlarına göre belirlediği “en büyük sanayi kuruluşları” listesinde en iyi çıkış yapanların başında Özkan Demir Çelik geliyor. 2003 yılında listede 26. sıradayken, geçtiğimiz yıl 11 basamak birden yükselerek 15. sıraya yükselen Özkan Demir Çelik Sanayi A.Ş…

İzmir’in başarılı aile şirketlerinden birisi. Profil çelik üretiminde Türkiye’nin önemli kuruluşları arasında yer alıyor. 53 yıl önce baba Kenan Özkan tarafından kuruldu. Üç erkek kardeşin temsil ettiği üçüncü jenerasyon, 1980’li yıllardan itibaren yönetimi üstlenmeye başladı. 40’ı aşkın ülkeye ihracat gerçekleştiren Özkan Demir Çelik’in dış ticaret hacmi 50 milyon dolar.

EGEKOOP’UN BAŞARISI İzmir ekonomisine sıcak para girişi sağlayan ve son dönemde büyük çıkış yapan kuruluşlardan birisi hiç kuşkusuz Ege-Koop.

1984 yılında kurulan ve o tarihten bu yana kentte 15 bine yakın konut yapan bu kooperatifler birliği, her ay ortalama 1 trilyon 200 milyar liralık harcama yapıyor. Kriz dönemlerinde bile projelerine ara vermeyen Ege-Koop, şimdi de Avrupalı emeklilere pazarlamak üzere Seferihisar’da yeni bir proje için çalışıyor.

Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, yılda ortalama 15 trilyon liralık harcama yaparak inşaat sektörü ve 200 yan sektöre katkı sağladıklarını söylüyor. Halen 850 işçi çalıştırdıklarını belirten Aslan, “Sektör dibe çökeren biz tavan yapıyoruz” diye konuşuyor.

3. İZMİR HAVAYOLLARI’NIN 1 MİLYON HEDEFİ

İzmir Ticaret Odası’nın öncülüğünde kurulan İzmir Havayolları, aslında İzmirli sanayici ve işadamlarının THY tarifesine tepkisinden doğdu. İzmir’e uçuşlarını azaltan ve dış hatlara direkt seferleri kaldıran THY’ye karşılık “yerel” havayolu şirketini kurma yoluna gittiler. Böylece, kendi ihtiyaçlarına yönelik yurtiçi ve yurtdışı sefer düzenlemeyi planlıyorlar.

Avrupa’nın potansiyel merkezlerine uçmak için 5 orta büyüklükte, yurt içi için de yolcu sayısı daha az olan uçaklar almayı planlayan İzmir Havayolları, bu amaçla Kadanalı uçak şirketi Bombardier ile 10 uçak alımına ilişkin 275 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Aktarmasız uçuşlar ile İzmirli yolculara kolaylık sağlayacağı açıklanan İzmir Havayolları’nın bölgedeki hava kargo taşımacılığından önemli bir pay alması planlanıyor.

hedİzmir Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, dış hatlarda, Londra, Paris, Frankfurt, Münih, Berlin, Hamburg, Moskova, Viyana, Milano, Tel Aviv, Atina, Amsterdam, Düsseldorf, Brüksel ve Zürih’e uçuş düzenleyeceklerini belirtiyor ve “İlk seferimiz Atina’ya olacak” diyor. Demirtaş, iç hatlarda ise İstanbul, Adana, Gaziantep, Trabzon, Antalya, Ankara ve talep gelecek diğer illere uçacaklarını belirtiyor. Demirtaş, “Yılda yaklaşık 8 bin 500 sefer yapmayı, 1 milyon yolcu ve 2 bin ton kargo taşımayı planlıyoruz” diye konuşuyor.

Ekrem Demirtaş, “Pazardan veya rakiplerden pay almak gibi bir ticari amacımız yok. Ege’nin dünya ekonomi merkezleri ile doğrudan ulaşımını sağlamayı hedefliyoruz. Amacımız, bunu, ekonomik ve iyi bir tarzda gerçekleştirebilmek” diyor.

Hazırlanan plana göre, Kanadalı Bombardier firmasından alınacak 3 adet 75 kişilik CRJ 900 ile 2 adet 70 kişilik Q400 Turbo Profits Jet, 2006 yılının Nisan – Mayıs aylarında İHY’ye teslim edilecek. Diğer 5 uçak ise Bombardier tarafından yeni üretilecek olan C Serisi uçaklar olacak. Kısa mesafe uçakları ile Airbus – Boeing tipleri arasında yer alan yaklaşık 130 kişilik bu yeni modellerin denemesi 2008’de başlayacak, teslimatı ise 2010 yılında tamamlanacak.

İzmir Havayolları A.Ş.’nin, aralarında Hüsnü Özyeğin, Gürel Ailesi, Hüseyin Özdilek, Ege Serbest Bölgesi ESBAŞ, Elda İçecek, İşbirliği Holding, TÜRSAB, Dalan Kimya, İdol, İnci Holding ve Ahmet Küçükbay (Orkide Yağları) ile önemli nakliyat firmalarının yer aldığı 100 ortağı bulunuyor.

4. GÖZLER İZMİR LİMANI’NDA

Uzun süredir İzmir iş dünyasının gündeminde olan “limanın özelleştirilmesi” işinin önümüzdeki Kasım ayında sonuçlanacak olması, kentteki sermaye hareketlerine hız kazandırdı. Özellikle Kipa’nın İngiliz Tesco’ya satışından elde ettikleri gelirle yeni yatırım alanları arayan İzmirli sanayici ve işadamları, liman ihalesi için iki ayrı oluşum birden başlattı.

Türkiye’nin ikinci büyük limanı olarak dikkatleri üzerinde toplayan İzmir Limanı'nın özelleştirilmesinde en güçlü adaylardan birisi, Arkas'ın da içinde bulunduğu Egeli sanayici ve işadamlarının oluşturacağı konsorsiyum. Bu çalışmayı, Erdemir ihalesine hazırlanan yerli sanayici ve ihracatçıların oluşturduğu ortak girişim hareketine benzetmek mümkün.

Kipa Yönetim Kurulu Başkanı Şinasi Ertan’ın başı çektiği Alsancak Liman İşletmeleri A.Ş.’nin en büyük destekçisi, şirkette yüzde 25 paya sahip olan Arkas Holding. Alsancak Liman İşletmeleri’nin kuruluşunda Kipa modelini örnek aldıklarını söyleyen Şinasi Ertan, “Kurucu ortaklar, yönetim kurulunu seçme yetkisine sahip olacaklar ve böylece bütün ortaklar arasından farklı seslerin çıkması sağlanacak” diye konuşuyor.

Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Geza Dologh ise “Bu iş İzmir’de kalmalı” diyor. İzmirlileri liman konusunda birlik beraberlik içinde olmaya çağıran Dologh, “Bugüne kadar bankalarımızı, EGS gibi büyük kuruluşlarımızı kaybettik. Limanımızı da elimizden kaçırmayalım” diye konuşuyor.

TİM’le işbirliği yapan İzmirli bir grup ihracatçının ise İzmir Limanı konusunda Hong Kong merkezli Hutchison Whampoa ile ortaklık görüşmeleri sürüyor. TİM İcra Kurulu Başkan Vekili Eli Alharal, Mersin Limanı ihalesini kaybeden bu dev şirketin, İzmir’e gelmesinin çok büyük bir olasılık olduğunu ve grubun Türkiye yatırımları için önemli bir basamak sayılacağını belirtiyor.

İzmir Limanı için adı geçen diğer yabancı kuruluş Dubai Port. Birçok ülkede liman işletmesi gerçekleştiren ve filosunda 900 geminin yer aldığı Japon sermayeli NYK Grubu da, bir süre önce İzmir Limanı ile ilgilendiğini açıkladı. Firmanın Türkiye acenteliğini yapan Catoni Deniz İşleri A.Ş'nin Genel Müdür Vekili Serdar Ayırtman, “NYK Grubu, başta İzmir Limanı olmak üzere, özelleştirmesi gündemde olan bütün limanlarla ilgileniyor” diye konuşuyor.

Ayrıca Hollandalı Rotterdam Liman İşletmesi ve İngiliz P&O’nun bu limanına uzunca bir süredir ilgi duyduğu biliniyor.

5. EGS’YE DENİZ AŞ FORMÜLÜ

Bir zamanlar İzmir’in ve Ege bölgesinin gururu olarak tüm dünyada konuşulan EGS modeli, TMSF’nin 9 Temmuz 2001 tarihli kararından sonra, yani EGS Bank’ın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) devredilmesiyle çökmüştü. Aradan geçen birkaç yıllık süreçte, EGS görüşmelerinde devletin karşısına “muhatap” olarak çıkan Deniz A.Ş. (Denizli İzmir Giyim Sanayicileri Dış Tic. A.Ş.), TMSF yönetimine sunulan çeşitli protokol tekliflerinden henüz olumlu bir yanıt alamadı.

Bu arada İzmir’deki KOBİ’lere kol kanat gerecek yeni ve etkin bir sektörel dış ticaret sermaye şirketine duyulan ihtiyaç da giderek arttı. Deniz A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Mısırlı, TMSF ile yeni bir protokole imza atılması durumunda, bu ihtiyacın rahatlıkla karşılanabileceğini açıkladı.

1980’lerin sonunda peş peşe ortaya çıkan sektörel dış ticaret şirketlerinin, “ortakları KOBİ’lere ağabeylik etmek, onların ihracatlarını ve pazarlarını geliştirmek” şeklinde özetlenebilecek kuruluş amaçlarından uzaklaştığını hatırlatan Fikret Mısırlı, “EGS dışındaki sektörel dış ticaret şirketleri, bu amaca hizmet etmedi. Zaten EGS de farklı alanlara girince bu yapısını muhafaza edemedi. Aynı durum bugün de geçerli. Sektörel dış ticaret sermaye şirketlerinin bugün yaptıkları şey, ihracattaki yüzde 18’lik KDV’nin KOBİ’lere geri verilişinde komisyon almak ya da kredilendirmek… Yani KOBİ’ler tarafından oluşturulan bir güç, yine KOBİ’lerin kendi öz alacakları olan bir parayı öderken komisyon alıyor. Aslında varlık nedenleri bu değil” dedi.

Bu şirketlerin, sadece KDV’nin geri ödemesinde bir takım imtiyazları olduğu için bu avantajdan yararlandıklarına dikkat çeken Mısırlı, KDV’nin yüzde 8’lere inmesi durumunda ya da nakit iadesinin olduğu bir dönemde, bu şirketler varlıklarını sürdüremeyeceklerini iddia etti. Asıl amacına uygun davranmayan dış ticaret şirketleri yüzünden sektörün ve KOBİ’lerin zarar göreceğini belirten Mısırlı şöyle devam etti:
“Deniz A.Ş. çıkışımız, işte bu sıkıntının ortadan kaldırılmasında bir alternatif olacaktı. Ancak, İzmir’deki çok ortaklı oluşumların yaşadığı olumsuzluklardan dolayı, bu sistemi yeniden tesis etmek zaman alıyor. Çünkü, bu iş güven unsuru. Gerçek anlamda hizmet verecek bir sektörel dış ticaret şirketinin yeniden hayata geçirilmesi imkansız değil, ama zor. Eğer EGS Holding, TMSF ile yeni bir protokole imza atarsa, bu işler hız kazanır. Deniz A.Ş. formülü işte o zaman devreye girer. İpekyolu Serbest Şehri’ne ilişkin dava bizim lehimize sonuçlandı. Protokol bu şirket üzerinde yapılabilirse, daha mantıklı olur. İşte o zaman, KOBİ’lerin özlemini duyduğu güçlü bir sektörel dış ticaret sermaye şirketine sahip olabiliriz. Sektören EGS olayındaki mağduriyetini bir ölçüde telafi edebiliriz.”

6. İzmirli sanayiciler “organize” oluyor

İzmir’de 5’i faal, 2’si inşaat, 4’ü proje ve 5’i de etüt aşamasında olmak üzere toplam 16 organize sanayi bölgesi bulunuyor. Bunlar içinde en büyük ve tek özerk olanı ise İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB)…

İAOSB, kentin kuzeybatısında 7 milyon metrekarelik bir alana kuruldu. Bölgede 318 adet büyük, 177 adet de küçük sanayi parseli yer alıyor. Bu parsellere ilave olarak, bölgenin güneyinde imara açılan yeni sanayi alanında 100 sanayi parseli daha tahsis edildi. Bu parsellerin üretime geçmesiyle bölgedeki tesis sayısı 595’e ulaşacak. Bölgedeki dış ticaret hacmi yılda 2 milyar doların üzerinde. Bölge tesislerinde istihdam edilen işçi sayısı ise 25 bin. Bölge tam kapasite ile faaliyete geçtiğinde 40-50 bin kişinin istihdamının sağlanacağı tahmin ediliyor. İzmir çevresindeki KOBİ’lerin yüzde 6’sını bünyesinde barındıran bölge, toplam İzmir işgücünün de yüzde 2’sini oluşturuyor.

Gıda, tekstil, kağıt ve zeytinyağı sektörlerinin yoğunluklu olarak yer aldığı Tire Organize Sanayi Bölgesinde doluluk oranı yüzde 58’e ulaştı. Aralarında Batıçim, British American Tobacco, ve Güçbirliği Tekstil’in de bulunduğu 23 firma faaliyete başladı. Avusturya firması Mayr-Melnhof Graphia İzmir Kutu Sanayii ve Naturel Food gibi firmaların da içinde bulunduğu 14 kuruluş ise yatırımını sürdürüyor.

Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki firmaların dağılımı içinde ilk sırada makine imalatçıları (yüzde 14) geliyor. Onu sırayla maden, gıda ve tarım ile otomotiv yan sanayii izliyor. Coca Cola, Pepsi, Schneider, Tetrapak, Socotab, Rultrans ve Constar gibi yabancı yatırımcıların yer aldığı bölgenin 650 Milyon dolarlık ithalat hacmi, 950 Milyon dolarlık da ihracat hacmi bulunuyor.

Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı EBSO eski başkanı Atıl Akkan’ın üstlendiği Aliağa Organize Sanayi Bölgesi de, İzmir’in son dönemde öne çıkan merkezlerinden birisi. Üç yatırımcının Eylül ayından itibaren faaliyete geçmesini bekleyen bölgede ODC ve Ersa Döküm olmak üzere yabancı sermayenin ortaklığında iki firma bulunuyor. Bölgenin yatırımcıları arasında NKM Dış Ticaret, Lio Yağ, M.S.A İlaç, Delta Cıvata, Löher ve Öz Cıvata gibi firmalar bulunuyor.

Halen parselasyon çalışmaları devam eden Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi ise hayli iddialı projeleriyle dikkat çekiyor. Yönetim Kurulu Başkanlığını yine EBSO’nun eski başkanlarından biri olan Salih Esen’in üstlendiği bölgenin en büyük avantajları olarak, güçlü alt yapısı ve plastikçilerin hammadde sağladıkları Petkim’e yakınlığı gösteriliyor. İlk etapta 80-100 fabrikanın faaliyet göstermesi ve 3 bin kişilik istihdam yaratması beklenen bölgenin, üç yıl içinde “sektörün silikon vadisi” haline geleceğini söyleyen Salih Esen, “Sanayicilerimiz yıllardır özlemle bekledikleri bu projeye sahip çıktı. Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi, İzmir’in kalkınma hamlesine büyük bir ivme kazandıracak” die konuştu.

7. BÜYÜME, VERGİLERDEN DE GÖRÜNÜYOR

İzmirli müteşebbislerin yılardır beklettikleri yatırımlar, Türk ekonomisinde esen olumlu rüzgarlara paralel olarak, yeniden hız kazandı. Uzunca bir süredir kabuğuna çekilen İzmirli sanayici, işadamı ve yatırımcılarının peş peşe kurdukları yeni güçbirliği oluşumları, bu hızlı çıkışın lokomotifi oldu.

Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kasalı, “O yüzden Anadolu’daki gibi yatırıma hızlı yönelme ve hızlı kaçış bizde olmaz” dedi.

İzmir ekonomisindeki hareketliliğin, son dönemde Türkiye ortalamasının çok üzerine çıktığını belirten ESİAD Başkanı şunları söyledi:

“2004 sonunda yayınlanan vergi tabloları, Türkiye’deki oranların yüzde 7-8’lerde gezerken, İzmir’de yüzde 30’un üzerine çıktığını gösteriyor. İstanbul gibi çok büyük bir ekonominin mutlak değer olarak artışı bile İzmir’in gerisinde kaldı. 5-6 yıl öncesine kadar 5-6 milyon dolarlık üretim yapanlar, bugün 50-60 milyon dolarları yakaladı. Kentteki bu büyüme artarak devam edecek. AB sürecinde yabancı sermayenin İzmir’e daha büyük ilgi göstereceğini umuyorum.”

Mehmet Ali Kasalı, “çok ortaklılığın” İzmir’in ticari gelenekleri içinde önemli bir özellik olarak öne çıktığını hatırlataak, Cumhuriyet sonrasındaki oluşumların çoğunda bu özelliğin görüldüğünü belirtti ve “O yüzden (İzmirliler ferdi davranır, hep zeybek oynar) türündeki eleştirileri kabul etmiyorum. Türkiye için çok önemli güçbirliği örnekleri bu kentten çıktı. Yenileri başarılı olursa, önümüzdeki dönemde bu model yeniden popüler olacak ve çığ gibi büyüyecek” dedi.

8. ZİYARETÇİ SAYISI ARTIYOR

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, İzmir’in yurt dışından gelecek müteşebbise ve sermayeye ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Uygun iş alanları bulunduğunda, İzmirli sanayicilerin yeni yatırımlara girişebileceğini kaydeden Taşkın, “Örneğin otomotiv sanayinin başarısı ve ihracat potansiyeli, ülkemizi Avrupa, Ortadoğu ve Afrika için üretim ve ihracat üssü yapıyor. Şu anda Türkiye’de bulunmayan otomobil fabrikaları var. Onları İzmir’e çekmenin yollarını arıyoruz” diye konuşuyor

Otomobil fabrikalarının Bursa ve Kocaeli’nde yoğunlaştığını, İzmir’de ise sadece BMC’in bulunduğunu hatırlatan Taşkın şöyle devam etti:
“Örneğin ülkemizde büyük pazarı olan Volkswagen, Türkiye’ye yatırım imkanlarını araştırıyor. Onu İzmir’e kazandırabilirsek, ihracat gücümüz de artar, istihdam olanaklarımız da… İzmir’de teknik açıdan çok iyi yetişmiş, dil bilen kalifiye eleman çok fazla. İzmir’i bu yönüyle pazarlamaya çalışıyoruz.”

Bugüne kadar yurt dışından gelen heyetlerin, İstanbul dışındaki kentlerle fazla ilgilenmediğine de dikkat çeken EBSO Başkanı, “Birçok büyük girişimci sadece İstanbul’u görüp gidiyordu. Ama bu dönem artık kapandı. Şimdi İzmir’e de çok sayıda heyet ve yatırımcı geliyor. Sanayici arkadaşlarımızla bölgemizin tanıtımı konusunda etkin çalışmalar yapıyoruz. Temel hedef de İzmir’i ziyaret eden yabancı delegasyon sayısını artırmak.

Sanıyorum büyük ölçüde bunu başardık. Yurt dışı fuarlara da büyük ağırlık vererek eksiğimizi hızla kapatacağız. Yeterli potansiyeli olan tüm firmalarımızı ihracata yönlendiriyoruz. Çünkü, çok iyi biliyoruz ki, gelişen rekabet ortamında üretim artık konu olmaktan çıktı. Başarıya ulaşmak için pazarlama ve satışta fark yaratılması gerekiyor.”

İZMİRLİ HALA RİSKTEN KAÇINIYOR

Türkiye’nin en büyük konteyner üreticilerinden Med Union Containers’in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Çolakoğlu’nu kamuoyu, daha çok Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın geçmiş dönem Meclis Başkanı ve TOBB’un geçen dönemki Sanayi Odaları Konsey Başkanı unvanlarıyla tanıdı. Ama Çolakoğlu, İzmir’in yıllardır çok yakından tanıdığı bir isim. O da İzmirli’yi, İzmirli sanayici ve işadamlarını çok iyi tanıyor. İşte size Kemal Çolakoğlu’nun gözüyle İzmir iş dünyası:

“Devletle ilişkimiz sınırlıdır. Ankara’ya sabah gider, akşam döneriz. Risk almayı sevmeyiz. Öyle ki, 10 kuştan 8’ini vuracağımızın garantisi olmadan kolay kolay atış yapmayız. Rantiye geleneğimiz var. Rahatımıza düşkünüz. Bölgemizi fanatikçe sever ve dobra konuşuruz. Bu ikisi belki kötü özellik sayılmaz ama zaman zaman başımızı ağrıtıyorlar. Bir de bizde çekememezlik sendromu var. Sanıyorum bu, İzmir’in çok lider yetiştirmesinden kaynaklanıyor. Bunların arasında tatlı rekabetler olacak elbet.”

http://www.capital.com.tr/haber.aspx?HBR_KOD=3082


En son Bülent tarafından Sal 23 Oca 2007, 20:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 7 kere değiştirildi


Bülent
11 yıl önce - Pzr 22 Oca 2006, 18:32

Alıntı:
 Izmir canlanıyor moral kazanıyor

Ülke genelinde ekonomik gelişmelere ilişkin iyimser bir hava yaşanırken, İzmir'de de hareketlilik yaşanmaya başladı. Gerek İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin startını verdiği ve ihalesini gerçekleştirdiği projeler, diğer taraftan da kooperatfler, özel sektör ve TOKİ'nin toplu konut yatırımları inşaat sektörünü canlandırırken istihdama da önemli katkılar sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 90 milyon YTL maliyetli Üçyol-Üçkuyular Metro hattının inşaat çalışmalarını sürdürürken, 200 milyon dolara malolacak Aliağa-Menderes demiryolunun metro standartlarına çıkarılması projesine önümüzdeki ay start veriyor. Gaziemir'de kurulacak 50-60 bin metrekarelik kongre ve sergi merkezini de içerecek yeni fuar alanı projesinde hazırlıklar da giderek hız kazandı.

Büyükşehir Belediyesi, ilçe ve beldelerde kuracağı arıtma tesisleri ile itfaiye merkezlerinin hazırlıklarını da son aşamaya getirdi ve ihalelere çıkmaya başladı. Balçova'da, Valilik-Büyükşehir Belediyesi ortaklığı İzmir Jeotermal A.Ş. 3997 konutun daha jeotermal enerji ile ısıtılmasını sağlayacak yatırıma başladı. Tüm bu projeler İzmir ekonomisine önemli katkılar sağlarken, yüzlerce kentliye de iş olanağı yaratılmış oluyor.

DİNAMİZMİ YAKALADIK

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kentte sağlanan birlik-beraberlik ile bir dinamizm yakalandığını belirterek, "İzmir artık geleceği konuşuyor. Yatırımlar başladı" dedi. Kocaoğlu, kentin kalkınması ve ortak vizyon hedefine ulaşması için her kesim ile uzlaşı içinde elbirliği ile çalıştıklarını söyleyerek, şöyle konuştu:

"EXPO 2015 adaylığı için güçbirliği içinde çalışıyoruz. Önemli alt yapı ve ulaşım sorunlarının çözümü için projelerimizi kararlılıkla yürütüyoruz. Belediye olarak biz alt yapı sorunlarını çözdükçe turizm-sanayi-ticaret her alanda yatırımlar da gelişecek ve bu sektörler canlanacaktır. Gaziemir'de kuracağımız yeni fuar alanı, İzmir'i, fuarlar-kongreler kenti olma hedefine bir adım daha yaklaştıracaktır. Adnan Saygun Sanat Merkezi ihalesinde yargı süreci nedeniyle yaşanan tıkanıklığı da aştık; önümüzdeki süreçte sanat merkezinin inşaatına da başlayarak kentimizin önemli bir eksikliğini daha gidereceğiz. İlçe ve ilk kademe belediyelerine yapacağımız arıtma tesisleri ile çoğu turistik bu bölgelerin önemli bir çevre sorununu gidermiş olacağız. Temiz bir çevre ile buralarda turizm de hareket kazanacaktır."

Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka ve Konak Belediyeleri ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) işbirliğinde Karşıyaka Örnekköy'de 808, Uzundere'de ise 3008 konut inşa ediliyor. ESBAŞ'ın Karşıyaka'daki Yüksek Vadi konutları da büyük bir hızla yükseliyor. Tahincioğlu'nun başını çektiği MV ortaklı grubun Büyük Efes Oteli'ndeki çalışmaları da hızla ilerlerken, otelin önümüzdeki süreçte açılmasıyla turizm sektörü de bir anlamda yeni bir tesis daha kazanmış olacak.

BMC YER ARIYOR

Türkiye'nin yüzde 100 yerli sermayeli ilk ve tek ticari araç üreticisi BMC, yatırımlarına yenisini eklemek için harekete geçte. Yüzde 100 yerli sermayeli BMC, 600 milyon dolarlık yeni bir yatırımı için yer arayışlarını sürdürüyor. BMC'nin gerçekleştireceği yatırım ile ülke ve bölgemiz ekonomisine önemli katkılar sağlanacak. BMC'nin yatırımı, ayrıca bölge için yeni bir motivasyon ve moral kaynağı olacak.

http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=25336,203& ...28.01.2006


Alıntı:
Ekonomi Düzeldi,Açılan Şirketler Arttı

İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, 2005 yılında makroekonomik düzelmelerin yaşanmasıyla birlikte açılan şirket sayısında artış olduğunu söyledi. Demirtaş,  “Geçtiğimiz yıl 5332 şirket açıldı. Bu firmaların hepsi faal, yani bu sayıya 2005 yılında açılıp kapanan şirketler dahil değil. En fazla yeni şirketin açıldığı iş kolu ise yüzde 20 ile inşaat oldu” dedi.

Geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik gelişmeleri değerlendiren İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, 2005 yılının, makroekonomik verilerde önemli başarıların elde edildiği bir yıl olduğunu söyledi. Demirtaş, “Büyüme, enflasyon, faizler, ihracat rakamları yüzümüzü güldürdü. Özelleştirmede tarihi bir rekor yakalandı. Yasal düzenlemelerle yapısal boşluklar giderilmeye çalışılırken, çok tatmin edici olmasa da sevindirici vergi indirimleri oldu. Yabancı sermaye girişinde büyük artış var” dedi.

Makroekonomik dengelerde yaşanan bu olumlu gelişmelerin iç piyasaya ve çarşılara henüz istenilen seviyede yansımamış olsa da güven ortamının etkilerinin görülmeye başladığını belirten Demirtaş, bunda en önemli göstergelerden birisinin de açılan şirket sayısındaki artış olduğunu söyledi. Demirtaş, “Odamıza 2005 yılında 5 bin 332 yeni firma üye olmak için başvururken, 1.652 firma ise kapandı. Bir önceki yıl açılan firma sayısı ise 5125’di. Burada en dikkat çekici gösterge açılan bu firmaların tamamının hala faaliyette olması, 5 bin 332 sayısına 2005 yılında açılan – kapanan şirketlerin dahil olmaması” dedi.

EN FAZLA YENİ ŞİRKET İNŞAAT ŞİRKETİNDE

2002 ve 2003 yılında açılan firma sayısı 3.882 – 3.997 aralığında seyrettiğini belirten Demirtaş, bu yıllarda işadamlarının hem tedbirli davranıp hem de krizin yaralarını sarmaya çalıştığını söyledi. Demirtaş, “2004 ve 2005 yılları ise siyasi istikrarın yakalandığı, hükümetin ekonomik istikrar programını taviz vermeden devam ettirdiği ve elde edilen başarılı makroekonomik rakamlarla birlikte geleceğe daha ümitle bakıldığı yıllar aldı.  2004 ve 2005 yıllarında açılan firma sayısının beş binleri aştığını görüyoruz. Son üç yılda açılan firma sayısının artması da sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir işaret” dedi.

Açılan firma sayısındaki artışta en önemli payın inşaat sektörüne ait olduğunu kaydeden Demirtaş,
İzmir’de 2005 yılında faaliyete geçen ve inşaat sektörünün değişik alanlarında faaliyet gösteren 1.057 firmanın, İTO’ya kayıt yaptıran yeni firmaların yüzde 20’sini oluşturduğunu söyledi. Demirtaş, “Milli gelir hesaplarında son birkaç çeyrek boyunca en önemli artış değerlerini yakalayan inşaat sektörüne kentimizin önemli katkı yaptığını buradan rahatlıkla görmek mümkün” diye konuştu. Demirtaş, inşaat sektörünü gıda, tekstil ve otomotiv sektörlerinin izlediğini belirterek, “Hükümetin arz yönlü politikalara geçmesi ve yakalanan istikrarın sürmesi ile birlikte bu artışın 2006 yılında süreceğini ve çarşılarımıza daha büyük hareket geleceğini umut ediyoruz” dedi.

Tablo 1: Açılan – Kapanan İşyeri Sayıları

Yıl      Açılan İşyerleri         Kapanan İşyerleri

2002       3.882                       1.176

2003       3.997                       1.180

2004       5.125                       1.297

2005       5.332                       1.652


Tablo 2: Açılan şirketlerin sektörel dağılımı

İnşaat                           yüzde 20    

Gıda                             yüzde 10.6    

Tekstil                           yüzde 10    

Otomotiv                       yüzde 7.7    

Dayanıklı tüketim             yüzde 7.6  

Turizm                           yüzde 6.7    

Bilişim                            yüzde 4          

Taşımacılık                     yüzde 3.8      

Kimya                            yüzde 3.5    

Sigortacılık                     yüzde 3.5    

Diğer                              yüzde 22.6  

kaynak: http://www.izto.org.tr/IZTO/TC/IZTO+Bilgi/E-Haber ...konomi.htm


Dis Ticaret Dengeyi gösteren bu grafikte bana göre cok enteresan, ancak 2003 senesinden kalma ve daha aktüel verilerle yapilmis bir grafik bulamadim.


kaynak:
http://www.izto.org.tr/IZTO/TC/IZTO+Bilgi/izmir/e ...i/eko2.htm

Ayrica localglobal tarafindan yayinlanan bu yaziyi eklemek istiyorum, maalesef bu yazi almanca ama vaktim olunca türkceye cevirecegim.

Alıntı:
„Ege“ – Drehscheibe für die Region

Text: Hans Gäng

Die türkische Bezeichnung für die gesamte Wirtschaftsregion ist viel einfacher zu schreiben und zu merken als die deutsche: „Ege“ steht für die dem ägäischen Meer zugewandte Küstenregion ganz im Westen der Türkei. Freihandelszonen, Technologiezentren, Universitäten und ein beträchtlicher Anteil an Industrieproduktion und Export der Türkei machen die Region rund um die Millionenstadt Izmir zu einem der attraktivsten Investitionsstandorte des Landes.

Die wichtigsten wirtschaftlichen Kennziffern zeigen, dass die ägäische Region genau wie die ganze Türkei falsch beschrieben wäre, wenn man nur an landwirtschaftliche Produktion und an Tourismus denken würde. Zwar sind die Namen der den griechischen Inseln gegenüberliegenden Hochburgen des internationalen und innertürkischen Fremdenverkehrs in der Ägäis wie Bodrum, Marmaris, Ceşme und Kuşadası mittlerweile auch in Deutschland geläufig.
Dass sich aber die rund um Izmir gruppierenden Städte Aydin, Denizli, Muğla, Kütahya und Afyon zu einem bedeutenden Zentrum der türkischen Industrieproduktion entwickelt haben, wird bei dem meist auf Istanbul und die Marmara-Region konzentrierten Blick aus Deutschland oft übersehen. Das Gebiet trägt mit rund 12 Milliarden USD rund 22 Prozent zum gesamten Export der Türkei bei. Die rund 312. 000 Firmen beschäftigen ca. 1,5 Millionen Mitarbeiter und schaffen etwa elf Prozent der Produktion der gesamten Türkei. Der Löwenanteil davon entfällt auf die Metropole Izmir, die mit ihren rund drei Millionen Einwohnern allein etwa neun Prozent der türkischen Wirtschaftsleistung erbringt. Die entwickelte Infrastruktur trägt dazu bei, dass die Ägäis-Region als einer der bedeutendsten Wachstumspole der türkischen Volkswirtschaft zu betrachten ist. Da sind zum einen die drei Häfen der Region, über die 55 Prozent des türkischen Exports umgeschlagen wird.


Der größte davon ist Alsancak, der Hafen von Izmir, mit einer Kapazität von derzeit 8,2 Millionen Tonnen. Die Container-Kapazität liegt bei 266.000 TEU pro Jahr. Es verwundert beim Boom in der Region nicht, dass auch die Infrastruktur für ausländische Investoren von großem Interesse ist. Bei der Privatisierung des Hafens von Izmir kam Dubai Ports zum Zug, ein Unternehmen, das sich über die Präsenz in der Türkei zum bedeutenden „Player“ auch im Mittelmeer weiterentwickeln will. Tamer Taşkin, Präsident der vereinigten Industriekammern der Ege-Region, zeigte sich bei bei seinem Deutschland-Besuch vom niedersächsischen Betreibermodell eines übergreifenden Hafenverbunds mehrerer kleinerer Städte angetan.


Auch in der Schiffsbauindustrie wirbt die Region um Investoren nicht nur aus Fernost. Izmir entwickelt zur Zeit ein Werftareal von fast 500.000 Quadratmetern. „Jeder Investor wird von der hohen Nachfrage, die die Kapazitäten in der benachbarten Schwarzmeerregion bereits auf Jahre vollständig auslastet, profitieren können“, wirbt Tamer Taşkin. Ein weiterer Faktor für die Attraktivität sind die Hochschulen der Region: elf der 75 türkischen Universitäten liegen in der Region. Im gesamtstaatlichen Plan der Technologie-Entwicklung spielt die Technologiezone Izmir eine bedeutende Rolle. 225 Hektar sind für Investoren aus den Bereichen Elektronik, ITC, Medizintechnik, Life Science, Automotive und Textilproduktion vorbereitet. Die Region kommt bei der Entwicklung von neuen Standorten für Zukunftstechnologien zugute, dass sie bereits über eine langjährige Erfahrung bei der Organisation und Vermarktung von Industriezonen verfügt.


So gibt es dort die so genannten organisierten Industriegebiete. Grundprinzip ist dabei, dass nicht unterschiedliche Behörden und Dienstleistungsunternehmen, sondern ein Betreiberunternehmen den ansiedelnden Industrieunternehmen die komplette Infrastruktur anbieten kann. Energie, Kommunikation, Zahlungsverkehr, Ausbildung, Fördermittel, Abwasser – bis auf die Gebäudefazilitäten erhalten Unternehmer alles aus einer Hand angeboten. In Izmir sind insgesamt schon rund 18 solcher Zonen eingerichtet und geplant.


Die bekannteste und dem Volumen nach größte ist sicherlich die schon 1990 gegründet Izmir Atatürk Organized Industry Zone (IAOIZ). 465 Firmen – davon rund 200 Exportunternehmen – sind dort auf einer Fläche von sieben Millionen Quadratmetern angesiedelt. Waren im Wert von 1,2 Milliarden USD wurden 2004 ausgeführt. Damit einher geht der Aufbau eines gemeinsamen und permanenten Ausstellungszentrums für die angesiedelten Unternehmen, das die Aktivitäten der internationalen Messe in Izmir ergänzt.


Das Rückgrat der industriellen Ansiedlung in Izmir bilden aber die Freihandelszonen. Mit zurzeit 271 lokalen und 76 internationalen Unternehmen ist die Ägäische Freinhandelszone (AFZ) in Izmir eine der bedeutendsten ihrer Art in der Türkei. Die Ägäische Freihandelszone im Bezirk Gaziemir wurde 1990 gegründet und wird vom Privatunternehmen Esbaş betrieben. Dessen Gründer, der türkischstämmige US-Geschäftsmann Kaya Tuncer, war schon Mitte der 80er Jahre, also noch in den Zeiten von Ministerpräsident Turgut Özal vom industriellen Potenzial der Türkei überzeugt.
Inzwischen entstanden auf den 1,3 Millionen Quadratmetern der AFZ rund 12.300 Arbeitsplätze. Der kumulierte Außenhandel der Zone erreicht 20 Milliarden USD. Die Zone zog in den vergangenen zehn Jahren allein rund sieben Prozent der ausländischen Direktinvestitionen in der Türkei auf sich. Namen wie Delphi Automotive und Delphi Diesel, Hugo Boss, FTB, Sikorsky, Enercon und Eldor Electronics machen auch die Bandbreite der Branchen deutlich, die sich in der AFZ angesiedelt haben, die nur vier Kilometer von Izmirs internationalem Flughafen und zwölf Kilometer von City und Hafen entfernt liegt. Zum Erfolg des Projekts tragen nicht nur die Steuerfreiheit für Produktionsunternehmen, die Zollfreiheit beim Import von Maschinen sowie die freie Gewinnübertragung bei. Im harten internationalen Wettbewerb der Industriezonen setzt der Betreiber Esbaş auf ein modernes Industriepark-Konzept mit hervorragend erschlossener Infrastruktur, fertig vorbereiteten Flächen und Gebäuden, bei gleichzeitig minimalisierter Bürokratie. Full-Service für die angesiedelten Unternehmen gehört zum Konzept dazu:

Kindergärten, Schulen, Sport- und Freizeiteinrichtungen sind Teil der Freihandelszone. Esbaş-Präsident Kaya Tuncer ist trotz des harten Wettbewerbs mit Standorten in Osteuropa zuversichtlich in die Zukunft: „Im Jahr 2012 rechnen wir mit 500 Unternehmen und 35.000 Jobs in der industriellen Fertigung der Zone.“

Izmir im Web

EBSO
Ege Bölgesi Sanayi Odası
Industriekammer der ägäischen Region (Izmir)
www.ebso.org.tr

ESBAS
Ege Serbest Bölge Kurucu ve Işleticisi a.s.
Aegean Free Zone Development & Operating Co.
www.esbas.com.tr, www.aegeanfreezone.com

IAOSB
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi
Izmir Atatürk Organized Industrial Zone
www.iaosb.org.tr
(europa plus Türkei)

http://www.localglobal.de/sixcms/detail.php?id=73 ...mp;_t=news


En son Bülent tarafından Prş 22 Şub 2007, 15:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Bülent
11 yıl önce - Sal 25 Nis 2006, 12:35

Izmir Ticaret Odasi acilan ve kapanan sirketlerle ilgili rakamlar acikladi, Izmir ekonomisinde hareketlilik devam ediyor.

Alıntı:
İzmir'de 1 Şirket Kapanıyor 4 Şirket Açılıyor

İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, yılın ilk 3 aylık döneminde İzmir'de geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 42,95 artışla 1827 şirket kurulduğunu belirterek, "Aynı dönemde kapanan şirket sayısı ise 458. Başka bir ifade ile İzmir'de kapanan her bir şirkete karşılık 4 yeni şirket açılıyor" dedi.

Yılın Ocak - Mart döneminde İzmir'de açılan - kapanan şirket istatistikleri, kent ekonomisinin Türkiye ortalamasının üzerinde hareketli olduğunu gösteriyor. İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İzmir Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarına göre yılın ilk üç aylık döneminde İzmir'de açılan şirket sayısının 1826 olduğunu söyledi. Demirtaş, "Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre açılan şirket sayısı yüzde 42,5 artmış. Diğer yandan açılan şirket sayısında Türkiye ortalaması yüzde 18. 5" dedi.

Açılan şirketlerin büyük kısmının limited şirket olduğunu, kurulan AŞ sayısının da 133'e ulaşmasının dikkat çekici olduğunu belirten Demirtaş, kapanan şirket sayısının artış oranında ise bir yavaşlama olduğunu söyledi. Demirtaş, "2006 yılının ilk üç ayında kapanan şirket sayısı 458. Geçen yılın aynı dönemine göre kapanan şirket sayısının artış oranı ise yüzde 11,5. Kapanan şirketlerin artış oranında bir yavaşlama var" diye konuştu.

İZMİR TÜRKİYE'NİN ÜZERİNDE

Kapanan şirketlerin 156'sının KOBİ olarak da nitelendirilebilecek şahıs işletmeleri olduğunu belirten Demirtaş, "Mart ayında kapanan şahıs işletmesi sayısı limited şirket sayısını geçti. Bu dikkat çekici bir oran. Ekonominin dinamiği olan KOBİ'lerin ekonomideki değişimlere ve zorluklara uymakta güçlük çektiğini gösteriyor. Ekonomiyi yönetenler bu göstergeye dikkat etmeli" dedi. İzmir'de açılan şirket ortalamasının Türkiye ortalamasının üzerinde olmasının yanı sıra, kapanan şirket sayısındaki artış oranın da Türkiye ortalamasının altında kaldığına dikkat çeken Demirtaş, "Yılın ilk üç ayında İzmir'de kapanan şirket sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.5 artarken, Türkiye genelinde kapanan şirket sayısı ise aynı dönemde yüzde 13 arttı. İki gösterge de kentimiz ekonomisinin Türkiye ortalamasının üzerinde geliştiğini gösteriyor. Kentimizde Türkiye ortalamasının üzerinde şirket açılıyor, Türkiye ortalamasının altında şirket kapanıyor" diye konuştu. Rakamların bir kez daha İzmir ekonomisinin geriye gittiği iddialarını yalanladığını belirten Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tabii ki kentimiz ekonomisinin daha alınması gereken yol, önümüzde aşılması gereken engeller var. Ama son, yıllarda üzerindeki ölü toprağını atan İzmir ekonomisinde ciddi bir hareket var. Dışarıdan gelerek İzmir'i incelemeden, görmeden ve şehir hakkında bilgilenmeden ahkam kesenlere ne yazık ki cevabı ancak bu rakamlarla verebiliyoruz...

http://www.izto.org.tr/IZTO/TC/IZTO+Bilgi/E-Haber ...sirket.htm




erhanthunder
11 yıl önce - Çrş 26 Nis 2006, 17:19

yazının ilk başındaki yabancı ilgisi bölümü gerçekten ilginç adamlar sadece SATIN almışlar.gelip bir yer açan yokmu acaba ???    

Bülent
11 yıl önce - Çrş 03 May 2006, 20:05

Ege Bölgesi'nde Nisan ayi ihracat rakamları bir önceki yilin ayni dönemine göre yüzde 7 artarak 408 milyon dolar olmus. 12 aylik bölge ihracati 5 milyar 203 milyon dolar olmus.

Alıntı:

NİSAN AYINDA EGE'DE YÜZDE 7, TÜRKİYE'DE YÜZDE 5.96 ARTIŞ VAR
İhracatçılar sevindi

Bölgede 480 milyon dolar olan dış satış rakamları ülke genelinde 6 milyar 428 milyon 328 bin dolar olarak gerçekleşti



İhracat rakamları hem Ege'de hem de Türkiye genelinde artış gösterdi. Ege Bölgesi'nde Nisan ayı ihracat rakamları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artarak 408 milyon dolar oldu. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, yaşanan yüzde 7'lik artışı sevindirici bulduklarını söyledi.
Geçen yılın ilk 4 ayında 380 milyon dolar olan ihracat, bu yıl yüzde 7 artışla 408 milyon dolar oldu. Yılın ilk dört ayında bölgenin toplam ihracatı ise 1 milyar 710 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Aylık veriler
Aylık bazda artış rekoru Taşıt Araçları ve Yan Sanayi Sektörü'nde oldu. Geçen yıl 396 bin dolar olan sektör ihracatı yüzde 376 artışla 3 milyon 800 bin dolar oldu. Bu sektörü tütün ve bitkisel yağ sanayi izledi. Tütün ve tütün mamullerinde toplam ihracat yüzde 99 artışla 48 milyon dolar, bitkisel ve sıvı yağ sektöründe ise yüzde 86'lık artışla 25 milyon dolar oldu.

Yeterli değil
12 aylık bölge ihracatı 5 milyar 203 milyon dolar oldu. EİB Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, bölge ihracatındaki artışı sevindirici bulduklarını ancak yeterli görmediklerini söyledi. Türkmenoğlu, "Maden ihracatı yüzde 25 artmış. Tekstil hammaddelerinde bir kıpırdanma var. Bu sevindirici ancak hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yaşanan düşüşün kısa süreli olmasını temenni ediyoruz" dedi. Egeli firmalarının komşu ülkelere yaptığı ihracatın hızla arttığı bilgisini veren Türkmenoğlu şunları söyledi: "Bitkisel sıvı yağ sektörü Irak pazarına olan ihracatını artırdı. Irak pazarı bölgemizde üretim yapan 3 firmanın ihracatıyla birlikte artış gösterdi. Bu firmaların Suriye pazarına da yöneldiklerini görüyoruz. İşlenmiş tarım ürünlerindeki bu ihracat artışını tarım sektörü açısından da olumlu buluyoruz. Ancak yeterli değil" diye konuştu.

Ülke genelinde yükseliş yıllık yüzde 9.86
Türkiye'nin Nisan sonu itibariyle son bir yıllık ihracatı yüzde 9,86'lık artışla 75 milyar 45 milyon 183 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Nisan ayı ihracatı yüzde 5.96 artışla 6 milyar 428 milyon 328 bin dolar oldu.
İhracat, 2004 ve 2005 Nisan aylarında sırasıyla yüzde 42.8 ve yüzde 14.6 artış göstermişti. Toplam ihracat içindeki payını artırmaya devam eden sanayi ürünleri ihracatı Nisan ayında yüzde 4.19 artarak 5 milyar 539 milyon 792 bin dolar olarak gerçekleşti.

Orkide rakamı ikiye katladı
Bir önceki yıla göre yüzde 86 ihracat artışı yaşanan bitkisel ve sıvı yağlar ihracatında sektörün lider firması Küçükbay Yağ ve deterjan Sanayi A.Ş.'nin büyük etkisi oldu. 2005 yılında toplam 25 bin ton ihracat yapan firma, bu yılın ilk 4 ayında 50 bin tonluk bağlantı yaparken, artan talepleri karşılamak için yeni bir paketleme tesisi yatırımını gündeme aldı. Küçükbay Yağ ve Deterjan sanayi A.Ş. Dış Ticaret Müdürü Ahmet Us, "Geçtiğimiz yıl 25 bin ton olan ihracatımızı bu yıl ilk 4 ayın sonunda 50 bin tona çıkardık. Irak ve Libya başta olmak üzere yeni Zelanda'dan ABD'ye dünyanın 66 değişik ülkesine ihracat yapıyoruz. Mal talepleri devam ediyor. Ancak, yüzde 15 iç pazar payına sahibiz. Bu oranı korumak istiyoruz. Bu nedenle yurtdışından gelen taleplerden geri çevirdiklerimizde oluyor. Artan yurtdışı taleplerini karşılamak için Haziran ayında yeni bir dolum hattı devreye almayı planlıyoruz" dedi.

http://www.yeniasir.com.tr/ya2006/05/02/index.php ...lum=gunluk


Bülent
11 yıl önce - Cmt 22 Tem 2006, 17:22

Bildiginiz gibi bu ayin basinda "İzmir Kalkınma Ajansı" kuruldu, konuyla ilgili bazi gelismeler asarida:

Alıntı:
İZMİR BÖLGESEL KALKINMA AJANSI KURULMASINA İLİŞKİN BAKANLAR KURULU KARARI RESMİ GAZETE YAYINLANDI.  7.7.2006

İzmir Valisi Köksal: "Bölgesel Kalkınma Ajansı, İzmir'i hedeflerinin ötesine taşıyacaktır." dedi.

Haberin tümü: http://www.izmir.gov.tr/haberler/haber_detay.aspx?hid=333


Alıntı:
 İzmir Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Toplandı   21.7.2006

Kalkınma ajansının yerel ile merkezi idare arasındaki işbirliğini oluşturarak kaynakları yerinde ve etkili kullanmayı sağlayacağını belirten Vali Köksal, "İzmir'de 2 modelden biri olan tek ilin kurduğu bir kalkınma ajansı oluştu. Bu modelin Türkiye'ye örnek olacağını düşünüyorum. İzmir modeli başarısız olursa Türkiye modelleri de başarısız olur. Demokrasiye katılımcılığa yönelik çok önemli bir proje. Başka alternatif yok. Her halükarda başarılı olmak zorundayız" diye konuştu.

Haberin tümü: http://www.izmir.gov.tr/haberler/haber_detay.aspx?hid=341


Alıntı:
Kalkınma ajansları İzmir ile gelişecek

İlk toplantısını yapan ajansın temel görevi, bölgenin yatırım imkanlarını tanıtmak olarak belirlendi. Projenin başarısız olması durumunda diğer örneklerin de işlevselliğinin yok olacağı vurgulandı

DPT Müsteşarı Ahmet Tıktık, "İzmir'in yakın gelecekte lojistik, turizm, tarım ve jeotermal merkezi olacağına inanıyorum. Bu konuda gerekli desteği vermeye hazırız" diye konuştu.

Ajansın görev ve yetkileri hakkında da bilgi veren Köksal, şöyle konuştu: "Ajansın yapacağı en önemli görev bölgenin iş ve yatırım imkanlarını, ilgili kuruluşlarla işbirliği halinde ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımını yapmak ve yaptırmak olacaktır. Ajansın görevleri arasındaki bu madde İzmir'e yabancı sermaye çekerek kenti uluslararası cazibe merkezi haline getirmekte etkili olacaktır. Bunu DPT'nin de gücünü arkamıza alarak başaracağız."

Haberin tümü: http://www.yeniasir.com.tr/ya2006/07/22/index.php ...lum=gunluk




Bülent
11 yıl önce - Cmt 29 Tem 2006, 17:23

Gecenlerde ISO tarafindandan aciklanan en büyük 500 sanayi kurulusu listesine 73 Egeli firma girdi (Izmir'den 63).

Alıntı:
Taşkın: İzmir liderliğini bir kez daha kanıtladı

EBSO Başkanı, "Bu kent geriye gidiyor diyenlere 500 büyük listesindeki şirketlerimizi artırarak cevap verdik" dedi

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Tamer Taşkın, İstanbul Sanayi Odası tarafıdan açıklanan Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesine bu yıl Kütahya ve Çanakkale de dahil tüm Ege'de 84 firmanın yer almasının önemli bir gelişme olduğunu söyledi.
500 büyüğün içindeki Egeli firmaların sayısının geçen yıla göre 7 adet arttığını belirten Taşkın, sözkonusu araştırmada yaratılan katma değerin yüzde 36'sının Egeli firmalar tarafından gerçekleştirildiğinin görüldüğünü belirtti.
2004 yılında listede İzmir'den 54 firma yer alırken 2005'de bu sayının 63'e çıktığına dikkat çeken Taşkın, "Son yıllarda 'geriye gidiyor' diye nitelendirilen İzmir böylece liderliğini bir kez daha kanıtlamış oldu" dedi. Taşkın, "Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesi anket çalışmasına gönüllü katılan firmalardan oluşan bir listedir. Bu çalışmaya katılmayan ancak 500 büyük sanayi kuruluşu içinde yeralması mümkün firmaların olduğu da gözardı edilmemelidir" diye konuştu.

Önemli bir kaynak
Taşkın, İSO'nun Türkiye genelindeki verileri baz alarak hazırladığı 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışmasının, ülke sanayisinin gelişiminin takip edildiği son derece önemli çalışmalardan biri olduğunu söyledi. Bu çalışmanın ekonomiyi ve sanayinin durumunu etkin bir şekilde değerlendirmeye yardımcı olacak önemli bulgular sunduğuna dikkat çeken Taşkın, "EBSO da bu çalışmaya paralel olarak 1982'den beri Ege'nin 100 büyük çalışmasını sürdürmekte ve bölgemiz sanayisinin içinde bulunduğu duruma ilişkin son derece önemli bir veri kaynağı oluşturmaktadır. Çalışmalarımızın, bölge firma potansiyellerini detaylı olarak ortaya koymak suretiyle bölge sanayi dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına büyük katkıda bulunduğuna inanıyorum" dedi.

Her yıl payımız artıyor
EBSO'dan konuyla ilgili yapılan açıklamada Egeli firmaların, geçen yıllara göre Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu içindeki paylarını da artırmaya başladığı vurgulandı. Açıklamada Türkiye'nin 500 büyük firması içinde yer alan Egeli firmalar üretimden satışların yüzde 21'ini gerçekleştirdiği kaydedildi. Bu rakam 2004'de yüzde 22 olduğu belirtilen açıklamada, "Cirodaki pay yüzde 19'dan 2005'te yüzde 17'ye gerilerken ihracatın payı yüzde 21'den yüzde 17'ye, kar, özsermaye ve net aktif tutarları yüzde 17'den yüzde 14'e geriledi. İstihdamdaki pay da yüzde 14'den 13'e düştü" denildi.

Firmaların iller bazında dağılım
Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu içindeki Egeli firmaların iller bazında dağılımına bakıldığında 2004 yılında İzmir'den 54 firma yer alırken 2005'de bu sayı 63'e çıktı. Denizli'den ise 2004'de 12 firma ilk 500'de yer alırken bu sayı 2005'de 10'a düştü.
Manisa 8, Kütahya 1 firmayla aynı kaldı. Aydın 2004'de 2 firmayla girerken 2005'de tek firmaya düştü. 2004'de listeye hiç firması girmeyen Muğla 2005'de tek firmayla yer aldı.

2004'te listede olup 2005'te olmayanlar
1. Gökhan Tekstil
2. Philsa
3. Osman Akça
4. Spierer Tütün
5. Günkol Güneş Enerjisi
6. Tansaş
7. DYO Matbaa
8. Özlem Tarım

Geçen sene yeni girenler
1. Vestel Komünikasyon
2. Mey Alkollü İçkiler
3. -
4. -
5. Küçükbay
6. Verde
7. Lay Tekstil
8. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği
9. Elba Basınçlı Döküm
10. Esan Eczacıbaşı
11. Graniser Granit
12. Hugo Boss
13. Ekoten Tekstil
14. Koza Altın İşl.
15. Kalemaden

http://www.yeniasir.com.tr/ya2006/07/29/index.php ...lum=gunluk


Alıntı:
İlk 500 devin 73'ü Ege'den

İstanbul Sanayi Odası'nın rakamlarına göre Vestel, 2005'te ülkenin 8. büyük kuruluşu


İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO), dün 2005 yılındaki üretimden satışlar kriterine göre açıkladığı Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasına 73 Egeli firma girdi. Geçen yıl bu sayı 71'de kalmıştı. Bu yıl ilk 500'e Ege'den 11 yeni firma katılırken, Manisa'da üretim yapan Vestel Elektronik, yine Türkiye'nin en büyük 8. sanayi kuruluşu oldu. Petkim, bu yılda listedeki 14'üncülüğünü korurken, Vestel Beyaz Eşya 35'incilikten 27'nciliğe, BMC de 29'unculuktan
28'inciliğe yükseldi.

Yeniler
Ege'den geçen yıl ilk 500'de yer almayan Vestel Komünikasyon 105., Rast Gıda 244., Küçükbay Yağ 268., Verde 297., Lay Tekstil 384., Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği 431., Elba Basınçlı Döküm 437., Graniser Granit 455., Hugo Boss Tekstil 485., Ekoten Tekstil 491, Koza Altın İşletmeleri de 495. sıradan bu yılki listede yerini aldı.

Evcil'in
İlk 500'de yer alan 2 Egeli firma ismini açıklamazken, geçtiğimiz günlerde çete kurma suçlamasıyla yakalanıp tutuklanan Erol Evcil'in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulan Erege Metal Şirketi de bu yıl listede 279. sırada yer aldı. Erege Metal, geçtiğimiz yılki listede 80. sıradaydı.

http://www.yeniasir.com.tr/ya2006/07/27/index.php ...lum=gunluk


Bülent
11 yıl önce - Sal 01 Ağu 2006, 16:19

Ege Ihracatci Birlikleri'n aciklamalarina göre ihracatta Temmuz ayinda gecen yila göre yüzde 21'lik artis oldu (Haziran 2006'da ise yüzde 34 , ithalat icin rakamlar yok maalesef).

Bu firsatta yilbasi buraya ekledigim grafigi tekrar göstermek istiyorum:

Dis Ticaret Denge (2003)

kaynak:
http://www.izto.org.tr/IZTO/TC/IZTO+Bilgi/izmir/e ...i/eko2.htm


Alıntı:
İhracatta yüzde 21'lik artış

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Genel Sekreterliği tarafından kayda alınan ihracat rakamlarının, 2006 yılı Temmuz ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21'lik artışla 474,8 milyon dolara ulaştığı bildirildi. Ocak – Temmuz dönemindeki ihracat kaydı ise, yüzde 9'luk artışla 3,1 milyar doları aştı. Ege İhracatçı Birlikleri ihracat kayıtlarındaki aylık artış Mayıs 2006'da yüzde 6, Haziran 2006'da ise yüzde 34 olarak gerçekleşmişti. Temmuz ayındaki yüzde 21'lik artışı değerlendiren EİB Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, Mayıs ayı ortalarında döviz kurlarında meydana gelen piyasa düzeltmesi sonrasında, bir ara 1.7 YTL seviyesine ulaşan ABD Doları'nın son günlerde 1.49 seviyesine kadar gerilemesinin ihracat artışında da yavaşlama getirdiğini belirterek, "Geçmiş dönemde yaşanan tecrübelerin ışığında, kurların 1.60-65 seviyelerinde tutunup tutunamayacağı konusunda tereddüt yaşayan ihracatçılarımızın kurda son haftalarda görülen gerileme ile birlikte fiyatlandırma hususunda zorlanmaya başladı" dedi.

http://www.kentyasam.com/haber_goster.php?id=6803


Bülent
11 yıl önce - Cmt 23 Eyl 2006, 12:45

Özgür arkadasimizin daha önce söz ettigi Capital derginin her sene yayinladigi "500 en büyük özel sirketler" listenin internet adresini buraya ekliyorum (1999'dan 2006'ya kadar listeler var).

http://www.capital500.net/capital/ana.asp

Yanlis saymadiysam eger 2006 senesinde ilk 500'de 36 tane Izmir merkezli sirket var.

not:
ISO'nun hazirladigi en büyük 500 sanayi sirketleri'yle ilgili haberi iki mesaj önce bu basliga eklemistim.


Bülent
10 yıl önce - Pts 22 Oca 2007, 21:05

Bu sene bazı tehlikeli göstergelere rağmen Izmirde ki işadamları yatırımlara devam edecek. Şimdiden 138 milyon dolarla 38 yeni fabrika kurulucağı ve böylece 3 bin 350 kişiye iş imkanı sağlanacak belirlendi.

Alıntı:
İZMİRLİ İŞADAMLARI SEÇİMLER NEDENİYLE RİSKLİ SAYILAN 2007'DE BİLE DURMUYOR
3 bin 350 kişiye yeni iş

Büyük bir bölümü organize sanayi bölgelerinde yapılacak olan toplam 138 milyon dolarlık yatırımla 34 yeni fabrikanın bacası tütecek

Zorlu koşullara rağmen İzmirli girişimciler 2007 yılında da yatırımdan vazgeçmiyor. İki önemli seçimin olduğu, uzmanların cari açıktan dolayı kriz tehlikesine işaret ettiği yeni yılda İzmirli işadamları, toplam 138 milyon dolar yatırım gerçekleştirecek.
34 yeni fabrika bacasının tütmeye başlayacağı 2007 yılında 3 bin 350 kişi de yeni işe kavuşacak. Girişimciler yaptıkları yatırımlarla Türkiye'nin en büyük sorunu işsizliğin çözümüne de önemli bir katkı sağlayacak.

Aliağa OSB birinci
Yatırımların büyük bir bölümü organize sanayi bölgelerinde gerçekleştirilirken, Ege Serbest Bölgesi de iki yeni yatırıma ev sahipliği yapacak. Organize sanayi bölgeleri arasında en büyük yatırım 63 milyon dolarla Aliağa Organize Sanayi Bölgesi'ne (ALOSBİ) olacak. ALOSBİ'de kurulan Çakmaktepe Enerji Santralı'nın ilk etabı 30 milyon dolarlık yatırımla Mayıs ayında hizmete girecek. Tire Organize Sanayi Bölgesi daha çok gıda yatırımları ile ön plana çıkarken, sanayi ürünleri üreten tesisler Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi'ne kuracak. İzmir'de yıllık 3 milyar dolar ciro gerçekleştiren Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'ndeki yeni parsellerde de 2007 yılında 7 fabrika daha üretime başlayacak.

Mobilya devleri
Türkiye'nin iki büyük mobilya devi ise Torbalı'da 30 milyon dolarlık yatırıma imza atacak. Torbalı'daki dev tesislerde halen üretimlerini sürdüren Alfemo Mobilya ile Merinos Mobilya, 2007 yılında da faaliyete başlayacak olan ek tesisleri için 30 milyon dolar yatırım yapacak. Bu yatırımlarından ardından biner kişiye daha iş imkanı sağlayacak olan Alfemo ve Merinos Mobilya, iç ve dış pazarlardaki paylarını daha da artırarak İzmir'in adını dünyaya duyurmayı hedefliyor.

Sanayici risk bilmiyor
Sanayicilerin her şeye rağmen yatırımdan vazgeçemeyeceğini belirten Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Tamer Taşkın, 2007 yılında yapılan yatırımların da bunun göstergesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimlerin yanı sıra cari açık nedeniyle sorunlu gözüken 2007 yılını Türkiye'nin geçmişten aldığı derslerle kazasız belasız atlatacağına inandığını vurgulayan Taşkın, "Türkiye'de milyonlarca insan işsiz. İşsizlere iş bulmanın yolu özel sektörün yatırım yapmasından geçiyor. Sanayicilerimiz bu bilinçle yatırımlarını yapıyor. Kriz söylentilerine kulak asmıyor. Yollarına devam ediyorlar. Ben sanayicilerimizi kutluyorum. Bu hamleleri ile İzmir'e 138 milyon dolar yatırım yaparak 3 bin 500'e yakın işsize iş sağlıyorlar. Bunun bütün sanayicilere örnek olmasını diliyorum" diye konuştu.

NE DEDİLER?
SANAYİCİLER ÜLKENİN GELECEĞİNE İNANIYOR
* Alfemo Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Şaban Davulcuoğlu
İşsizlik için başka çözüm yok
2007'de yılında 15 milyon dolar yatırımla bin kişiye daha istihdam sağlayacağız. Ek tesisimizi Temmuz ayında hizmete açmayı planlıyoruz. 2007 zor bir yıl olarak değerlendirilse de biz geleceğe inanarak yatırımlarımızı yapıyoruz. Türkiye'nin artık lokomotifi özel sektörde. Ülkede en büyük sorun olarak görülen işsizliğin çözülmesi için özel sektörün yatırım yapmasından başka şansımız yok. Biz de bu düşünce ile yatırıma devam ediyoruz. Yeni yılda yaptığımız yatırımlarla birlikte ihracattaki payımızı da artırmak istiyoruz.

ALOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Atıl Akkan
Zor yıl, ama korkmuyoruz
Sanayiciler 2007'de de yatırımdan vazgeçmiyor. İzmir'de de altyapısı ve konumu itibariyle de geleceğin yıldızı olacak Aliağa Organize Sanayi Bölgesi'ni tercih ediyorlar. Yeni yılda bölgemizde 12 yeni tesis üretime başlayacak. Yatırım için bazı firmalar son aşamaya geldi. 2 seçimin olduğu zor bir yıl olan 2007 sanayicileri korkutmuyor. Biz yatırımcılara her türlü kolaylığı sağlıyoruz. Herhangi bir sorun olmadığı takdirde yeni yılda yatırımların daha da artacağını düşünüyoruz.

ESİAD Başkanı Mehmet Ali Kasalı
Krizlere alışığız
İşadamları zorluklar altında çalışmaya alıştı. Biz her dönemde siyasetten, ekonomiden ve dış dünyadan kaynaklanan sorunlar yüzünden krizlere alıştık. 2007 yılında da kriz beklentisi olmasına rağmen müteşebbis işadamları yatırımdan vazgeçmiyor. Biz 100 metreyi hep yüklerle koşmaya alıştık. Üzerimizde onca yük olsada yatırımlara devam ediyor koşmaktan geri durmuyoruz. Bir de yüklerimiz olmasa bu ülke için daha çok şeyler yaparız. İzmir'de 2007 yılında da yatırımların sürmesi bölge ekonomimizin gelişmesi açısından çok önemli. Biz daha çok yatırımcının bölgemize gelmesi için çalışmalıyız

http://www.yeniasir.com.tr/ya2007/01/22/index.php ...lum=gunluk




sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet