1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Mehmet uygur
1 yıl önce - Prş 23 Arl 2021, 10:46
Avrupa'da enerji krizi
Avrupa'da birçok fabrika enerji krizi nedeniyle faaliyetlerini durdururken Türkiye için bu durum TL 'nin değer kaybetmesiyle ucuzlayan Türk malların Avrupa'ya daha çok ihracatına neden oldu.
Avrupa'da enerji fiyatları Rusya'dan gelen doğalgazın azalması ve Fransa'nın nükleer santrallerini beklenmedik biçimde kapatmasıyla rekor yüksek seviyelere çıktı.
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Cum 24 Arl 2021, 05:03
Mehmet Uygur arkadaşım, bu başlıkları açıyorsun da içerik detayı ve güncellemesini bırakıyorsun.
Öyle olunca da iş bize düşüyor yani!
Ben güncellemesem bu sefer de iki üç mesajla atıl kalma (site başlık furyası vb.) durumu oluyor.
Ya mevcut uygun sayılacak başlıklarda paylaşalım ya da demek istediğim biçimde/usülde ayrı başlıklar açalım.
Şimdi bu konuya dair biraz daha detaylı ve çeşitlilikli bir içeriği aktarmış olayım. Ama dediğim gibi hep böyle olmasın yani.
Selamlar.
| Alıntı: |
Doğal gaz fiyatlarında tarihi zirve paniği: Avrupa’nın enerjisi kalmadı
Doğal gaz fiyatlarındaki artış ve planlama hataları Avrupa ülkelerinde paniğe yol açtı. Bir yılda yüzde 800 artan fiyatlar hafta başı yine zirvedeydi. Fransa, elektrik için petrolle çalışan santralleri devreye soktu. Rusya’nın Almanya ile yaşadığı krizle Yamal boru hattından gaz miktarını yarıya düşürmesiyle enerji krizi derinleşiyor.
Avrupa’da enerji piyasası salı günü fiyatlarda yaşanan yüzde 25’lik artışla adeta felç oldu. Ekim ayında, enerji fiyatlarındaki yükselişin kontrol altında olduğuna ilişkin Avrupa başkentlerinden gelen açıklamalar, yerini paniğe bıraktı.
Önceki gün tarihte ilk kez bin metreküp doğal gazın fiyatı 2 bin 100 doları aşarak 2 bin 145 dolara çıktı. Avrupa’da havaların soğuması ve enerji tüketiminin artmasıyla doğal gaz talebindeki yükseliş, fiyatları rekor seviyeye çekti. Avrupa’nın önde gelen enerji ihracatçısı ülkelerinden Fransa, elektrik üretimi için petrolle çalışan santralleri devreye soktu.
Avrupa’da doğal gaz fiyatları sene başından bu yana yüzde 800’den fazla yükseliş kaydetti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin, tedarik zincirinde çöküşle sonuçlanmasından endişe duyuluyor.
RUSYA’DAN AKIŞ YARI YARIYA AZALDI
Rusya’nın pazar günü Almanya ile yaşadığı diplomatik krizi takiben Yamal üzerinden Almanya’nın Mallnow kompresörüne aktardığı doğal gaz miktarı pazar gününden beri yarıya indi. Yamal’daniletilen gaz 35 milyon metreküpten 17 milyon metreküpe düştü. Hollanda 1 ay vadeli TZT doğal gazın fiyatı salı günü megavat/saat başına 151,6 euroya tırmandıktan sonra çarşamba günü 180 euro ile rekor tazeledi.
FRANSA ÇARESİZ KALDI
Bloomberg’in haberine göre, Avrupa’nın enerji ihracatçısı ülkelerinden Fransa, Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde devre dışı bıraktığı nükleer santrallerin oluşturduğu elektrik üretim açığını kapatmak için salı günü petrolle çalışan altı elektrik santralini yeniden devreye almak zorunda kaldı. Fransız hükümeti, gelişmeler sonucu faaliyeti durdurulan bazı nükleer santrallerin yeniden devreye alınmasını talep etti.
REAKTÖRLER KAPANIYOR KRİZ DERİNLEŞİYOR
Fransa, ocak ayının başına kadar ülkenin elektirk üretiminin yüzde 80’ini karşılayan nükleer santrallerin yüzde 30’unu devre dışı bırakacağını açıklamıştı. Almanya da mevcut nükleer reaktörlerinin yüzde 50’sini yıl sonuna kadar kapatma taahhüdünde bulunmuştu. Eğer bu taahütler gerçekleşirse Avrupa çapında daha fazla doğal gaz talebi oluşacağı ve fiyatların tırmanmaya devam edeceği kaydedildi.
TEDARİK ZİNCİRİ ÇÖKEBİLİR
Enerji maliyetlerindeki artışın, Avrupa’da tedarik zincirini çökertmesinden ve gıda fiyatlarını tarihi seviyelere yükselterek enflasyonu körüklemesinden de endişe ediliyor. Kıta genelinde birçok elektrik tedarikçisi firmanın ve fabrikanın, enerji maliyetlerini karşılayamadıkları gerekçesiyle kapanma tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Birçok gübre fabrikasının da faaliyetlerini durdurduğu aktarıldı. yenisafak |
| Alıntı: |
Avrupa doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş hız kesmiyor
Avrupa'da doğalgaz vadeli kontratları son 10 günün 8'ini yükselişle kapatırken doğalgaz fiyatları da megavatsaat başına 180 euroya tırmanarak rekor tazeledi.
Avrupa’da doğalgaz fiyatları havaların soğumasından dolayı artan tüketim ve Rusya’dan gelen doğalgaz miktarının azalmasıyla yükselişini sürdürdü. Hollanda 1 ay vadeli TZT doğalgazın fiyatı salı günü megavatsaat başına 151,6 euroya tırmandıktan sonra çarşamba günü 180 euro ile rekor tazeledi.
Doğalgaz fiyatları son 10 günün 8’inde yükseliş kaydederken salı günü son bir buçuk yılın en hızlı günlük yükselişini gerçekleştirdi. Salı günü yüzde 22 artan doğalgaz fiyatları, en son 28 Ağustos 2020’de bu kadar hızlı yükselmişti.
Rusya’nın Yamal üzerinden Almanya’nın Mallnow kompresörüne aktardığı doğalgaz miktarı pazar gününden beri yarıya indi. Avrupa’da bu hafta havaların soğuması ve doğalgaz aktarımının azalmasıyla enerji piyasasındaki kriz giderek derinleşiyor.
Almanya’da yer alan ve Yamal-Avrupa boru hattının son bulduğu Mallnow kompresörünün yüzde 30 kapasitesi geçen hafta seri olarak yapılan ihalelerle Gazprom tarafından ayırtılmıştı. Fakat Gazprom pazar gününden beri Yamal üzerinden aktardığı gaz miktarını yarıya indirerek 35 milyon metreküpten 17 milyon metrekübe düşürdü.
Rusya’nın Yamal üzerinden aktardığı doğalgazın miktarı en son Ekim ayı sonu ve Kasım başında bu seviyelere gerilemişti. Bu süreçte doğalgaz fiyatları megavatsaat başına 64 eurodan 76 euroya çıkmıştı.
Avrupa’da doğalgaz fiyatları sene başından bu yana yüzde 800’den fazla yükseliş kaydederken ABD’de doğalgaz fiyatları yüzde 50 yükseliş kaydetti. Avrupa ve ABD arasındaki doğalgaz fiyat farkı da İngiliz termal birimi başına 55 dolara kadar tırmandı.bloomberg |
| Alıntı: |
Doğalgaz krizi petrole yaradı
Petrol fiyatları ABD'deki stoklarda yeni düşüşler yaşandığına dair veriler ve Avrupa'da yaşanan enerji krizi nedeniyle elektrik üretimi için daha fazla petrol kullanılmasının talebi artıracağına dair beklentilerle yükselişini sürdürdü.
New York vadelileri Salı günü rallisine devam ederek 72 doların üstüne çıkarken diğer finansal varlıklar haftanın ikinci gününde de düşmeye devam etti. Amerikan Petrol Enstitüsü yayımladığı raporda ABD’nin stoklarının geçtiğimiz hafta 3,67 milyon varil düştüğünü belirtti. Bu düşüş, Çarşamba günü açıklanacak resmi rakamlarla doğrulanması halinde haftalık bazda art arda dördüncü düşüş olacak.
Rusya’nın Avrupa’ya aktardığı doğalgazı azaltması ile doğalgaz fiyatları rekor üstüne rekor kırarken, artan doğalgaz fiyatları ve nükleer enerji santrallerinin devam eden bakım çalışmaları Fransa’nın kendi ihtiyacını karşılamak için elektrik ithalatını artırmasına ve petrol kullanmasına sebep oluyor.
Pandemi sonrası toparlanma emareleri gösteren petrolde yaşanan ralli Omikron varyantının kısıtlamalara sebep olarak talebi baltalayacağına dair endişelerle son birkaç ayda düşüşe geçmişti.
Asya’da tüketimde görülen yumuşama sinyalleri ve ham petrol piyasa yapısının önemli ölçüde zayıflaması yakın dönemde arz fazlası bir piyasaya işaret ediyor.
“Omikron endişelerinin gelgitli yapısı petrol piyasasını sarsmaya devam edecek ve yıl sonu nedeniyle düşen işlem hacmi oynaklığı artıracak” diyen Vanda Insights kurucusu Vandana Hari “Günlük fiyat değişimlerinde yüzde 2-4 arası oynamalar önümüzdeki 2 hafta için norm haline gelebilir” yorumunda bulundu.
Şubat vadeli Batı Teksas Petrolü, Nymex piyasasında yüzde 0,5 artarak 71,46 dolara yükseldi.
Şubat vadeli Brent Petrol Londra ICE Futures Europe piyasasında yüzde 0,3 artarak 74,22 dolara yükseldi. bloomberrg |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Sal 04 Oca 2022, 12:01
Nükleerin 'yeşil yatırım' kabul edilmesi Fransa ve Almanya'yı karşı karşıya getirdi
AB Komisyonunun, yeni nükleer enerji ve doğal gaz santrallerini yeşil yatırım olarak sınıflandırmaya hazırlanması AB'nin iki büyük ülkesi Almanya ve Fransa arasında fikir ayrılığına neden oldu.
| Alıntı: |
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Yeşil Mutabakat ile 2050 yılına kadar iklime zarar vermeyen bir kıtaya dönüşmeyi hedefliyor. Bu çerçevede, Brüksel yeni bir sınıflandırma sistemiyle yatırımları gelecek 30 yılda iklim hedeflerini yakalamak için gerekli ekonomik faaliyetlere yönlendirmeyi planlıyor.
Komisyon, üye ülkelerdeki enerji yatırımlarının sınıflandırılmasına ilişkin yeni kuralları içeren düzenleme taslağını 31 Aralık'ta açıkladı.
Söz konusu taslakta çevreye zarar vermeyen ve atıklarını güvenli biçimde tasfiye edebilecek nükleer enerji santral yatırımları "yeşil ve sürdürülebilir ekonomik aktivite" olarak tanımlandı.
Yeni sınıflandırmanın yürürlüğe girmesi halinde 2045 yılından önce ruhsat alan nükleer enerji santralleri yeşil yatırım olarak kabul edilecek.
Kömür yerine geçecek ve kilovatsaat başına 270 gramdan az karbon emisyonu salacak doğal gaz yatırımları da sürdürülebilir ve yeşil sınıflandırmada yer alacak. Bu kapsamda, 2030 sonuna kadar inşaat izni alan doğal gaz santralleri sürdürülebilir kabul edilecek.
AB üyesi 13 ülke elektrik üretiminde nükleer santralleri kullanıyor
Nükleer ve doğal gaz yatırımlarının AB tarafından iklim ve çevre dostu olarak tanımlanması ise üye ülkeler arasında derin çatlağa neden oluyor.
Başta çevreciler olmak üzere çeşitli sivil toplum örgütleri nükleer ve doğal gazın sürdürülebilir ve yeşil olarak tanımlanmasını AB iklim hedefleriyle çelişkili görüyor.
AB üyesi 27 ülkeden 13'ü elektrik üretiminde nükleer santralleri kullanıyor. AB ülkelerinde toplam 106 çalıştırılabilir durumda nükleer reaktör yer alıyor. Nükleer enerjinin AB ülkelerinin toplam elektrik üretimindeki payı da yaklaşık yüzde 25 seviyesinde bulunuyor.
Fransa'nın başını çektiği nükleer enerji santrallerine sahip AB üyesi ülkeler söz konusu santrallerin düşük karbon saldığını, iklim değişikliğiyle mücadelede etkili, güvenli ve rekabetçi olduğunu ve nükleer enerjinin dışa bağımlılığı azalttığını savunuyor.
Fransa ile birlikte Macaristan, Polonya, Finlandiya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Romanya, Slovakya ve Slovenya, nükleer santrallerin yeşil yatırım sınıflandırma çerçevesine dahil edilmesini talep ediyordu.
Elektrik üretiminin yüzde 70'ini ülkedeki 56 nükleer reaktörden karşılayan Fransa'nın Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da kasımda ülkesinin enerji alanındaki bağımsızlığını sağlamak için onlarca yıl aradan sonra yeni ve modern nükleer santraller inşa edeceklerini açıklamıştı.
Nükleerin AB tarafından yeşil yatırım kabul edilmesine Almanya ise buna tepki gösterdi.
Nükleer santrallerden ve kömürden elektrik üretimine son vermeyi planlayan Almanya, söz konusu sınıflandırmada sadece doğal gazın yer almasını istiyordu. Almanya'da hükümet ortağı olan Yeşiller Partisi nükleer santrallerin yüksek riske sahip olduğunu ve sürdürülebilir yatırım olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu açıkladı.
Avusturya, Danimarka, Portekiz ve İspanya da Almanya gibi nükleerin yeşil sınıflandırmada yer almasına tepki gösterdi.
İspanya hükümeti, tartışmaya açılan, yeni nükleer enerji ve doğal gaz santrallerinin "yeşil yatırım" olarak sınıflandırılması önerisine karşı çıktı.
Avusturya, duruma daha sert tepki göstererek nükleer ve doğal gazın sürdürülebilir yatırımı olarak kabul edilmesi halinde buna karşı hukuki süreç başlatacaklarını ve konuyu Avrupa Adalet Divanı'na taşıyacaklarını açıkladı.
Onay süreci
Bu aşamada, AB Komisyonu, üye ülkelerde nükleer ve doğal gaz alanlarındaki enerji yatırımlarının sınıflandırılmasına ilişkin uzman danışma sürecini başlatmış oldu.
Bu kapsamda, üye ülkeler 12 Ocak tarihine kadar Komisyona görüşlerini bildirecek.
Sınıflandırma mevzuatı ocak ayı içinde AB Komisyonu tarafından son haline getirilerek resmen kabul edilecek ve onay için AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu'na (AP) gönderilecek.
Mevzuatın reddedilmesi için AB Konseyi içinde Birlik nüfusunun en az yüzde 65'ini temsil eden 20 üye ülkenin karşı gelmesi veya AP milletvekillerinin çoğunluğunun buna onay vermemesi gerekiyor.
Son aylarda hızla yükselen enerji faturaları nedeniyle zaten sert tartışmalar yaşayan AB ülkelerinin, yatırım sınıflandırması konusunda da karşı karşıya gelmesi ve anlaşmazlıklarının artması bekleniyor.
AB'nin yeşil sınıflandırmasına dahil olan enerji yatırımları finansmana daha kolay erişim sağlıyor. (AA) |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pzr 09 Oca 2022, 21:20
AB, nükleer santrallere 500 milyar avroluk yatırım öngörüyor
AB Komisyonu İç Pazardan Sorumlu Üyesi Breton, nükleerin Avrupa'nın enerji üretiminde önemli rol oynayacağını belirterek, yeni nesil nükleer santrallere 2050'ye kadar 500 milyar avroluk yatırım yapılması gerektiğini açıkladı.
| Alıntı: |
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu İç Pazardan Sorumlu Üyesi Thierry Breton, bir Fransız gazetesine verdiği demeçte, nükleer enerjinin AB'nin 2050 yılına kadar iklime zarar vermeyen bir kıtaya dönüşme hedefini yakalamak için gerekli olduğunu ifade etti.
Avrupa'da elektik talebinin gelecek 30 yılda iki kat artacağına işaret eden Breton, karbonsuz elektrik üretimini yükseltmenin önemli olduğunu anlattı.
Breton, karbonsuz elektrik üretim kapasitesini artırmak için nükleer ve yenilenebilir enerji alanında önemli yatırımlar yapılması gerektiğine dikkati çekti.
Nükleerin, enerji dönüşümünde önemli rol oynadığını ve bunun AB'nin sürdürülebilir yatırım sınıflandırılmasından dışlanamayacağını ifade eden Breton, "AB'nin yeşil yatırım sınıflandırması uygun koşullu sermayeye erişimi sağlamak üzere tasarlandı." değerlendirmesinde bulundu.
Breton, AB'de üretilen elektriğin yüzde 26’sının nükleer kaynaklı olduğuna dikkati çekti.
Avrupa'da gelecek yıllarda bazı eskiyen nükleer santrallerin kapanacağını anımsatan Breton, "Sıfır emisyon hedefini yakalamak için devasa yatırımların seferber edilmesi gerekir. Sadece mevcut nükleer santraller için 2030'a kadar 50 milyar avro, yeni nesil nükleer santraller için ise 2050'ye kadar 500 milyar avroluk yatırım gerekecek. Bu, nükleere yılda yaklaşık 20 milyar avroluk yatırım anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.
AB üyesi 13 ülke elektrik üretiminde nükleer santralleri kullanıyor
AB Komisyonu, yeni nükleer enerji ve doğal gaz santrallerini yeşil yatırım olarak sınıflandırmaya hazırlanıyor.
Yeni sınıflandırmanın yürürlüğe girmesi halinde 2045 yılından önce ruhsat alan nükleer enerji santralleri yeşil yatırım olarak kabul edilecek.
Nükleer ve doğal gaz yatırımlarının AB tarafından iklim ve çevre dostu olarak tanımlanması ise üye ülkeler arasında derin çatlağa neden oluyor.
Bazı ülkeler, çevreciler ve çeşitli sivil toplum örgütleri nükleer ve doğal gazın sürdürülebilir ve yeşil olarak tanımlanmasını AB iklim hedefleriyle çelişkili görüyor.
Nükleerin AB tarafından yeşil yatırım olarak tanımlanmasına Almanya, Avusturya, Danimarka, Portekiz ve İspanya tepki gösteriyor.
Fransa ile birlikte Macaristan, Polonya, Finlandiya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Romanya, Slovakya ve Slovenya ise nükleer santrallerin yeşil yatırım sınıflandırma çerçevesine dahil edilmesini istiyor.
AB üyesi 27 ülkeden 13'ü elektrik üretiminde nükleer santralleri kullanıyor. AB ülkelerinde toplam 106 çalıştırılabilir durumda nükleer reaktör yer alıyor. AA |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 10 Oca 2022, 15:50
Enerji krizinin dünyayı derinden etkilemeye devam edeceği öngörülüyor
2021 yılı tüm dünyada petrol, kömür ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının fiyatlarında rekor artışların yaşandığı enerji krizine sahne oldu.
| Alıntı: |
Dünya ekonomisi, Kovid-19 salgınının yaralarını sarmaya çalışırken, küresel enerji krizi 2022'de de ekonomik toparlanmayı derinden etkilemeye devam edecek.
Enerji talebinde tarihi düşüşe neden olan Kovid-19 salgını, kapanmaların ardından tekrar açılan ekonomilerin hızla artan petrol, doğal gaz ve kömür talepleri karşısında fosil yakıt piyasalarında şiddetli dalgalanmalara yol açtı.
Enerji talebinin düşmesiyle yatırımlar durma noktasına geldi, çok sayıda işçi işini kaybetti ve tedarik zincirlerinde dalgalanmalar başladı.
Salgın döneminde düşen enerji üretimi henüz ivme kazanmadan talebin hızla artması, enerji fiyatlarını Avrupa ve ABD gibi bölgelerde rekor seviyelere çıkararak piyasalarda aksaklıklara neden oluyor.
Söz konusu enerji krizi, salgın döneminde istihdam kaybıyla mücadele eden ülkelerin yüksek fiyatlar nedeniyle daha da zarar görmesine yol açıyor.
Petrolde denge yılın ikinci yarısında gelebilir
Dünyanın en yaygın fosil kaynaklarından petrolde fiyatlar, 2020'de son zamanların en dalgalı seyrini göstererek küresel piyasaları olumsuz etkiledi.
Salgın nedeniyle uygulanan kısıtlamalar sonrası 20 Nisan 2020'de WTI tipi ham petrolün varil fiyatı yüzde 300'ün üzerinde değer kaybederek eksi 37,63 seviyesine kadar indi. 2020 sonu itibarıyla Brent tipi ham petrolün fiyatı ise varil başına 2015'ten bu yana en düşük seviye olan 42 dolara geriledi.
Normalleşme sürecinde petrol talebinin hızla artmasına rağmen Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve Rusya önderliğindeki OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu üretimlerini aynı hızda artırmak konusunda temkinli davranmayı tercih etti.
Brent türü ham petrolün varil fiyatı 2021'de ortalama yüzde 53, WTI türü ham petrolün varil fiyatı ise yüzde 57 ile 2009'dan bu yana en yüksek artışını gerçekleştirdi.
Fiyatların varil başına 85 dolar seviyesini aşmasının ardından ABD, Çin, Hindistan, Güney Kore ve Birleşik Krallık, stratejik petrol rezervlerinden bir kısmını piyasaya sürmeye karar verdiklerini duyurdu. Ancak söz konusu kararın etkisi sınırlı kaldı ve Brent petrol 2021'i 77 dolar bandında kapattı.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi tarafından Aralık 2021'de yayımlanan raporda, geçen yıl boyunca petrol talebinin, arzı günlük 1,7 milyon varil aştığı ifade edildi.
Bu durumun 2022'nin ilk yarısında da devam edeceğine işaret edilen raporda, arz-talep dengesinin ancak yılın ikinci yarısında sağlanabileceği ve bunun petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı yaratacağı kaydedildi.
JP Morgan'ın Aralık 2021'de yayımladığı raporda ise petrol fiyatlarının OPEC+'in üretim kısıntıları nedeniyle bu yıl varil başına 125 dolar seviyesine kadar çıkabileceği tahminine yer verildi.
Petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle, ABD'de benzin fiyatları geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 61 artışla 2014'ten bu yana en yüksek seviye olan galon başına 3 dolara ulaştı.
Aynı dönemde, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Rusya'da benzinin fiyatı yüzde 8,7, İngiltere'de yüzde 23, Japonya’da yüzde 20, İtalya'da da yüzde 15 artış gösterdi.
Avrupa'da doğal gaz fiyatları tarihi rekor kırdı
Avrupa'nın enerji üretiminde kömürden doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi, kıtada derin bir enerji krizinin başlangıcı oldu.
Yeşil enerji dönüşümü nedeniyle uygulanan politikalar, Avrupa'nın özellikle doğal gaza bağımlılığını son 10 yılda önemli oranda artırdı.
Doğal gaz tüketimindeki artış ise ağırlıklı olarak Rusya'dan ithalat, Norveç'in üretimi ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikiyle sağlandı.
Ekonomilerin açılmasıyla oluşan güçlü talep, LNG piyasalarında Asya ülkeleriyle yaşanan rekabet ve Rusya'nın sevkiyatları artırmaması nedeniyle doğal gaz fiyatlarında rekor artışlar yaşandı.
Avrupa'da ocak vadeli doğal gaz kontratları geçen ayın sonunda megavatsaat başına 180 avro seviyesini aşarak rekor kırdı.
Avrupa Birliği (AB) Enerji Regülatörleri İşbirliği Ajansı raporunda, kıtada doğal gaz fiyatlarının geçen yıl ekimde nisana göre yüzde 400 arttığı, buna bağlı olarak elektrik fiyatlarının da yüzde 200 arttığı kaydedildi.
Yetkililer, kış sezonunun soğuk geçmesi halinde kıtadaki enerji krizinin daha da derinleşebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Öte yandan, Çin ve Japonya'nın başını çektiği dünyanın en çok LNG tüketilen bölgesi Asya'da spot fiyatlar geçen yıl yüzde 230 artış gösterdi.
Kömür talebi rekor fiyatlara rağmen sürecek
Dünyanın en büyük enerji tüketicisi konumunda bulunan Çin'de de arz talep dengesizliğinden kaynaklanan enerji krizi nedeniyle sert tasarruf tedbirleri alınırken, Pekin ve Şangay gibi nüfusu yoğun şehirler dahil olmak üzere ülkede planlanmış elektrik kesintileri uygulandı.
Ülke çapında uygulanan kesintiler çok sayıda fabrikanın kapanmasına neden oldu. Bu durum, bazı şehirlerdeki internet erişimi ve trafik ışıklarını da etkileyerek hayatın her alanına yansıyan olumsuzlukları beraberinde getirdi.
Elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 60,8'ini kömürden sağlayan Çin'in enerji sektöründeki sorunlarda, özellikle kömür arzındaki yetersizlik ve rekor seviyeye ulaşan fiyatlar önemli rol oynadı.
Uluslararası Enerji Ajansı raporunda Çin'deki enerji krizine işaret edilerek, kömür talebinin 2021'in ilk yarısında hızla arttığı ve bu nedenle fiyatlarda sert yükselişler yaşandığı belirtildi.
Raporda, kömür fiyatlarının ton başına 298 dolarla Ekim 2021'de tarihin en yüksek seviyesine ulaştığının ancak küresel doğal gaz ve LNG talepleri nedeniyle talebin bu yıl da devam edeceğinin altı çizildi. AA |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Sal 11 Oca 2022, 15:21
Enerji krizi Avrupa'yı LNG'ye yönlendirdi
Avrupa'da devam eden enerji krizi ve artan doğal gaz fiyatlarının, kıtada LNG ithalatını artırması bekleniyor.
| Alıntı: |
Rusya'dan gelen doğal gaz arzının düşüklüğü, depolama tesislerindeki gaz miktarının normalden daha düşük seyretmesi, Avrupa'da kış sezonunun başlaması kıtada enerji kriziyle ilgili endişeleri tazelerken, son dönemde Asya için yola çıkan LNG gemileri de Avrupa'ya yönlendiriliyor.
Avrupa enerji piyasalarına ilişkin veri ve içerik sağlayan Montel'in VesselsValue verilerinden derlediği bilgilere göre, geçen hafta yaklaşık 5,2 milyar metreküp doğal gaz taşıyan 50'yi aşkın LNG gemisi Avrupa'ya yönlendirildi. Bu dönemde, Avrupa'ya yönlendirilen LNG gemilerinde önceki haftaya göre yüzde 77 artış olurken, düşük stoklar ve boru hatlarıyla ithalatın düşmesi nedeniyle bu sayının daha da artması bekleniyor.
Avrupa Politikaları Çalışmaları Merkezi (CEPS) Araştırma Görevlisi İrina Kustova, AA muhabirine, mevcut doğal gaz açığının azaltılmasında ek LNG kapasitesinin etkili olabileceğini belirterek, "Küçük miktarlardaki LNG, fiyatlar üzerinde çok ciddi bir değişiklik yaratmayacaktır. Ayrıca, piyasanın Gazprom tedarikine olan bağımlılığı, hub fiyatlama dinamiklerinin çok önemli bir parçası olmayı sürdürüyor." diye konuştu.
"Avrupa'ya yeterli gaz akışı sağlanmadıkça fiyatlar düşmeyecek"
Gaz fiyatlarında düşüşü tetikleyecek yeterli LNG veya boru gazının Avrupa'ya akışının önemine işaret eden Kustova, "Bu olmadığı sürece, fiyatlar yüksek seyretmeye devam edecek. Tüketiciler de pahalı spot piyasasından gaz satın almak yerine beklemeyi tercih edecekler. Yüksek gaz fiyatlarının, yeni uzun vadeli LNG sözleşmeleri de dahil olmak üzere LNG tedarikini bölgeye çekmesi mümkün. Örneğin, İtalya ve Polonya bu yönde bazı adımlar attılar. Bu durumda, LNG ithalatı da artacaktır." ifadelerini kullandı.
Kustova, bu gelişmelerin büyük ölçüde Avrupa Komisyonunun "Fit for 55" teklif paketinin bir parçası olan denizcilik sektörüne ilişkin AB mevzuatına bağlı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Teklif, denizcilik sektöründe LNG'nin bir dönüşüm yakıtı olarak kabul ediyor. Öneri üye ülkeler tarafından kabul edilirse, LNG ithalatını da olumlu etkileyebilir. Ancak, kabul edilip edilmeyeceğini ve nihai kararın LNG ithalatını ne kadar etkileyeceğini tahmin etmek zor. Pratikte, çok olumlu bir senaryoda bile, AB'nin toplam gaz ithalatında LNG'nin payının yakın gelecekte yüzde 35’i geçmesi pek mümkün değil."AA |
|
 |
Patron
1 yıl önce - Çrş 12 Oca 2022, 11:23
Elektrik fiyatları tüm dünyada artıyor
| Alıntı: |
- Dünya genelinde elektrik fiyatları, salgının ardından ülkelerin ekonomik toparlanma sürecine girmesi, arzın hızla artan talep karşısında yetersiz kalması ve fosil yakıt fiyatlarındaki artışın etkisiyle yükselişini sürdürüyor.
Salgın dönemindeki ekonomik daralma sonrası küresel toparlanma enerjide talebin hızla artmasına neden oldu. Bu süreçte doğal gaz, petrol, kömür gibi fosil yakıt fiyatlarındaki ani yükseliş elektrik fiyatlarını da tetikledi.
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2020'de ticaret ve sanayi üretimindeki aksaklıklar nedeniyle küresel elektrik talebi yaklaşık yüzde 1 geriledi. Gelişmiş ülkelerin bir kısmı 2020'nin ikinci yarısında kısmi olarak toparlanmaya başlasa da ekonomilerin salgın öncesindeki seviyelerine ulaşması 2021 yılı sonunu buldu.
Bununla birlikte, ekonomik toparlanmayla beraber küresel elektrik talebinin geçen yıl yüzde 4,5 arttığı hesaplanıyor.
- Spot piyasada elektrik fiyatları rekor seviyede arttı
Avrupa merkezli enerji borsaları verilerine göre, spot piyasalarda bir megavatsaat elektriğin fiyatı geçen yıl rekor seviyede arttı.
Almanya'da spot piyasada ocakta ortalama 53,6 avro olan bir megavatsaat elektriğin ortalama fiyatı, aralıkta 3 kattan fazla artarak 221 avroya ulaştı.
Söz konusu dönemde, Fransa'da fiyatlar 59,5 avrodan 274,7 avroya, İngiltere'de 90 avrodan 287,70 avroya, Hollanda'da 53,6 avrodan 221 avroya çıktı.
Belçika, Avusturya, İspanya, Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde de spot elektrik fiyatları son bir yılda yaklaşık 4 kat artış gösterdi.
- Elektriğin en pahalı olduğu ülke Almanya
Güncel enerji fiyatlarının yer aldığı ElectricRate platformu verilerine göre, geçen yıl haziranda 13,7 dolar sent olarak ölçülen konutlarda bir kilovatsaat elektriğin fiyatı mevcut durumda 14,2 dolar sente yükseldi.
Söz konusu dönemde, elektrik fiyatları Portekiz'de yüzde 23, Japonya'da yüzde 14, Almanya'da yüzde 9, Avustralya'da yüzde 7, Belçika'da yüzde 6 ve İngiltere'de yüzde 4 arttı.
Ülkelerin bir birim elektrik için ödediği fiyatlara bakıldığında, 39 sent ile Almanya ilk sırada yer alıyor. Almanya'yı 37 sentle Bermuda Adaları, 34 sentle Danimarka, 32 sentle Portekiz ve Belçika izliyor.
Elektrik fiyatları İrlanda ve Japonya'da 29 sent, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde 28 sent, İngiltere ve İtalya'da 27 sent, Avustralya ve Lüksemburg'da 26 sent seviyesinde seyrediyor.
ABD'de her eyalette farklılık göstermekle birlikte elektrik fiyatları kilovatsaat başına ortalama 14,11 sent seviyesinde seyrediyor.
Elektriğin kilovatsaati Sudan, Venezuela ve İran'da 1 sentin altında fiyatlandırılırken, bu tutar Etiyopya, Kırgızistan, Küba, Libya ve Zimbabve'de 1 sent, Irak, Kuveyt ve Katar'da 3 sent olarak hesaplanıyor.
- Elektrik üretiminde kömür ilk sırada
Küresel elektrik üretiminde kömürün payı yüzde 33,8, doğal gazın payı yüzde 22,8, hidroelektrik santrallerin (HES) payı yüzde 16,9 seviyesinde bulunuyor. Üretimin, yüzde 10,1'i nükleer enerji santrallerinden, yüzde 6,1'i rüzgar enerjisi santrallerinden (RES), yüzde 4,3'ü petrolden, yüzde 3,3'ü güneş enerjisi santrallerinden ve yüzde 2,7'si diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor.
Elektrik üretiminde yüzde 60'ı aşan fosil yakıtların fiyatlarındaki değişiklik maliyetlerde belirleyici rol oynuyor.
Öte yandan, Avrupa'daki doğal gaz arz sıkıntısı, yenilenebilir kaynaklardan üretimin azalması, Çin ile Avustralya arasındaki gerilim nedeniyle kömür ticaretinin son bulması gibi etkenler kömür fiyatlarının artmasında rol oynadı. Geçen yılın başında 85 dolar seviyelerinde seyreden kömürün tonu, ekimde 271 dolara kadar çıkarak zirve yaptı ve 2021 yılını 170 dolar seviyesinde kapattı.
Çin'in enerji talebindeki yükselişle birlikte kömürden elektrik üretimini azaltması ve bunun yerine sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) tercih etmesi fiyatları daha da yukarı taşıdı.
- Avrupa'da fiyatlar geçen yıl 6 kat arttı
Avrupa ülkelerinin elektrik üretiminde yüzde 20 paya sahip olan doğal gazda fiyatlar, salgının başladığı dönemde makul seviyelerde seyrederken, son dönemde artış trendine geçti.
Doğal gaz ihtiyacının yüzde 90'ını ithal eden Avrupa'da fiyatlar geçen yıl yaklaşık yüzde 600 artış kaydetti. Ocak vadeli doğal gaz kontratlarının fiyatı aralıkta megavatsaat başına 187,7 avro seviyelerine tırmanarak rekor kırdı.
Doğal gaz ihtiyacının yarısını Rusya'dan ve kalanını büyük ölçüde Norveç ve Cezayir'den temin eden Avrupa'da 2020-2021 dönemindeki kışın mevsim normallerinden daha soğuk geçmesi nedeniyle doğal gaz rezervleri normal seviyelerinin çok altına geriledi. Bu dönemde, Norveç gaz hattında bakım nedeniyle sevkiyat kısıtlanırken, Rusya Avrupa'ya gaz tedarikini artırmadı.
Geçen yıl, Avrupa'da özellikle yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrik üretimi de iklim koşulları nedeniyle düşüş gösterdi. RES'lerden enerji üretimi beklentileri karşılamadı, barajlardaki su miktarının azalması HES üretimini de düşürdü.
Bazı Avrupa ülkelerinde nükleer reaktörlerin tamire alınması, süreci daha karmaşık bir hale getirirken, AB emisyon ticaret sistemindeki karbon fiyatlarının artışı da enerji fiyatlarının yükselişinde etkili oldu. Geçen yılın başında 32 avro olan karbon emisyon ücreti, yıl sonunda 88 avroya kadar çıkarak rekor kırdı.
- Enerji fiyatları enflasyonu körüklüyor
Enerji fiyatlarının artışı Avrupa'da enflasyonu son 25 yılın en yüksek seviyeye taşıdı. Avro Bölgesi'nde, aralıkta yıllık enflasyon yüzde 5 ile kayıtlardaki en yüksek seviyesine ulaşırken, enerji sektöründeki fiyat artışının yüzde 26 olması dikkati çekti.
Almanya Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, Almanya'da yıllık enflasyon, enerji fiyatları ve salgının etkisiyle Aralık 2021'de yüzde 5,3'e çıkarak, yaklaşık son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Almanya'nın toplam enerji maliyeti bir yılda yüzde 18'den fazla arttı.
Avrupa ülkelerinde spot piyasalarda oluşan yüksek fiyatların gelecek aylarda kademeli biçimde tüketici faturalarına yansıması bekleniyor.
Kaynak : Anadolu Ajansı |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Cum 14 Oca 2022, 11:40
| Alıntı: |
Avrupa'da enerji krizi devam ediyor
Kovid-19 salgını döneminde ekonomik toparlanmanın başlamasıyla küresel doğal gaz talebinin artması ve arzın sabit kalmasıyla fiyatlar hızla yükselmişti.
Rusya'nın Ukrayna üzerinden Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatını azaltması ve Avrupa'nın kış aylarında kullanmak üzere ayırdığı doğal gaz rezervlerinin normal seviyelerin altına inmesi bölgede bir doğal gaz tedarik krizine sebep oldu.
Gazprom tarafından 12 Ocak'ta yapılan açıklamada, "Gas Infrastructure Europe verilerine göre, Avrupa'daki yer altı depolama tesislerindeki doğal gazın yüzde 55,6'sına karşılık gelen 26,6 milyar metreküp şimdiden kullanıldı. Söz konusu tesislerdeki doğal gaz miktarının, bu sezon için tarihin en düşük seviyesinde olduğunu belirtmek gerekmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Şirketin Başkanı Aleksey Miller de daha önce yaptığı açıklamada Avrupa'daki yer altı gaz depolama tesislerinden yaşanan açığın telafi edilemeyeceğini dile getirmişti.
Yıllık yaklaşık 400 milyar metreküp doğal gaz tüketen Avrupa'da doğal gaz fiyatlarının yükselmesiyle Gazprom tarafından yapılan bu açıklamalar da Rusya'nın bu durumu kendi avantajına kullandığına dair yorumlara sebep olmuştu.
Avrupa'nın doğal gaz ihtiyacının yüzde 50'sini Rusya karşılarken geriye kalan kısmı Norveç ve Cezayir'den geliyor. Rusya Avrupa'ya Kuzey Akım, Yamal ve Kardeşlik gibi ana boru hatlarıyla doğal gaz gönderiyor. Söz konusu gaz bölgesel depolardan Avrupa'daki ülkelere dağıtılıyor.
Rusya, Avrupa'ya iki ayrı şekilde doğal gaz gönderiyor. Genellikle ve yaygın olarak süresi 10 ile 25 yıl arasında değişen uzun vadeli kontratlar ile tek seferlik gaz alım anlaşmaları yapılıyor.
Moskova'nın Avrupa'ya yeteri kadar gaz göndermediği tezleri öne sürülse de taahhüt edilen miktarların gönderildiği de defalarca Rus otoriteler tarafından dile getirildi. Hatta, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, da Rusya'nın kış döneminde Avrupa'ya gaz ihracatını artıracak kapasiteye sahip olduğunu söylemiş, "Bizim yaptığımız değerlendirmeler Rusya'nın Avrupa'ya gaz ihracatını kışın pik döneminde yüzde 15 civarında artırabileceğini gösteriyor." ifadelerini kullanmıştı.
Bazı uzmanlar da Rusya'nın, doğrudan Almanya'ya bağlanacak Kuzey Akım 2 adlı yeni boru hattının devreye alınması için doğal gaz arzını kısıtladığını öne sürüyor.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson da 6 Ekim 2021'de, şunları kaydetmişti:
"Salgın nedeniyle geciken gaz boru hattı bakım çalışmaları doğal gaz teslimatlarını azalttı. LNG arzı da teknik sorunlar ve düşük yatırımlar nedeniyle geriledi. Avrupa'nın yerel gaz üretimi azaldı. Rusya uzun vadeli kontratlara uymakla birlikte artan fiyatlara rağmen ilave kapasite sağlamıyor. Batı Avrupa'da normalden daha az rüzgar ve hidroelektrik olması yenilenebilir enerji üretim miktarını azalttı."
Avrupa genelinde doğal gaz stoku son 10 yıllık ortalamanın çok altında bulunuyor. 13 Ocak 2022 itibarıyla Avrupa'daki depoların yüzde 49,3'ü dolu durumda.
Geçen yılın başında yaşanan soğuk havaların Avrupa'da stokları eritmesinin yanı sıra, bakım onarım çalışmaları nedeniyle Norveç'ten gelen doğal gazın azalması ve yenilenebilir enerji kaynaklarındaki azalış Avrupa'daki doğal gaz krizinin ana sebepleri olarak sayılıyor.AA |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 24 Oca 2022, 12:56
Ukrayna krizi, enerjide Rusya'ya bağımlı Almanya'yı endişelendiriyor
Almanya son dönemde enerji piyasalarındaki fiyat dalgalanmaları ve doğal gaz stoklarındaki düşüş nedeniyle kıtadaki jeopolitik gerilimlere karşı daha da savunmasız hale geliyor.
| Alıntı: |
Doğal gaz ihtiyacının yüzde 55'ini Moskova'dan karşılayan Berlin, Ukrayna krizinde Rusya'ya karşı daha ihtiyatlı bir siyaset izliyor. Rusya-Ukrayna krizinin derinleşmesinin AB ve özellikle Almanya için enerjide olumsuz sonuçları olabileceği öngörülüyor.
ABD sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG), şu an Rus doğal gazını ikamesinin mümkün olmadığı belirtilirken, Almanya'da gazın enerji tüketimindeki payı yüzde 32 seviyesine ulaştı.
Öte yandan ABD, LNG ihracatını artırmak, uluslararası piyasalardaki ticari anlaşmazlıklarda pazarlık payı elde etmek ve Avrupa ile Rusya'nın yakınlaşmasını önlemek için AB'nin enerji politikalarında daha etkili olmak istiyor.
Washington'un, Rus doğal gazını Baltık Denizi'nden Almanya'ya taşıması planlanan Kuzey Akım-2 doğal gaz projesini engelleme girişimleri, Berlin'de endişe yaratıyor. Alman hükümetinin doğal gazda kaynak çeşitliliğini sağlayamaması da Rusya'ya karşı hareket kabiliyetini kısıtlıyor.
Buna rağmen Ukrayna krizinde temkinli bir siyaset izleyen Berlin yönetimi, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesi halinde Kuzey Akım-2 boru hattına yaptırım uygulayacağını belirtti.
Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrecht, "Rusya tarafından Avrupa'nın ortasında bir savaş başlatılması olasılığı varken, aynı zamanda bu ülkeyle ekonomik iş birliğinin kurulabileceği düşüncesi tamamen saçma olur." ifadesini kullanmıştı.
Enerji fiyatlarının yükselmesi Rus ekonomisine yarıyor
Enerji fiyatlarının yükselmesi Avrupa'da enerji tedarikini kontrol altında tutan Rusya'nın ekonomisine yarıyor.
Alman basınına yansıyan haberlere göre, gaz tedariki için "acil durum planlamasına" başlayan Alman hükümeti, Ukrayna krizinin tırmanması durumunda Rusya'nın Avrupa'ya gaz tedarikini kesme riskini hesaplıyor.
Öte yandan ABD, Avrupa'nın acil durum tedariki için bir konsept üzerinde çalışıyor ve Almanya'nın endüstri temsilcileriyle görüşmeler yapıyor.
Küresel enerji piyasalarında fiyatların oynak ve yüksek olması da durumu daha hassas hale getiriyor.
Kovid-19 salgınının ardından küresel ekonominin hızla toparlanması, soğuk kış şartları ve gaz depolama tesislerinde doluluk seviyelerinin gerilemesi Avrupa için büyük bir sorun teşkil ediyor.
Kimyasal ürünleri analiz eden uluslararası analiz şirketi ICIS'e göre, geçen yıl aralıkta Avrupa, gaz ithalatının yüzde 22'sini LNG olarak temin etti. Bir başka deyişle LNG, Avrupa gaz tüketiminin dörtte birini bile karşılamıyor.
Öte yandan Rusya'nın Ukrayna üzerinden Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatını azaltması ve Avrupa'nın kış aylarında kullanmak üzere ayırdığı doğal gaz rezervlerinin normal seviyelerin altına inmesi, bölgede bir doğal gaz tedarik krizine sebep oldu.
Gas Infrastructure Europe verilerine göre, Avrupa'daki yer altı depolama tesislerindeki doğal gazın yüzde 50'sinden fazlası şimdiden kullanıldı.
Avrupa'nın doğal gaz ihtiyacının yüzde 50'sini Rusya karşılarken geriye kalan kısmı Norveç ve Cezayir'den geliyor.
Rusya Avrupa'ya Kuzey Akım, Yamal ve Kardeşlik gibi ana boru hatlarıyla doğal gaz gönderiyor. Söz konusu gaz bölgesel depolardan Avrupa'daki ülkelere dağıtılıyor.
Rusya, Avrupa'ya iki ayrı şekilde doğal gaz gönderiyor. Genellikle ve yaygın olarak süresi 10 ile 25 yıl arasında değişen uzun vadeli kontratlar ile tek seferlik gaz alım anlaşmaları yapılıyor.
Doğal gaz fiyatları tarihi rekor kırdı
Doğal gaz ihtiyacının yüzde 90'ını ithal eden Avrupa'da bu ürünün fiyatları geçen yıl yaklaşık 5 kattan fazla arttı.
Avrupa'nın enerji üretiminde doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi, kıtada derin bir enerji krizinin başlangıcı oldu.
Yeşil enerji dönüşümü nedeniyle uygulanan politikalar, Avrupa'nın özellikle doğal gaza bağımlılığını son 10 yılda önemli oranda artırdı.
Doğal gaz tüketimindeki artış ise ağırlıklı olarak Rusya'dan ithalat, Norveç'in üretimi ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikiyle sağlandı.
Ekonomilerin açılmasıyla oluşan güçlü talep, LNG piyasalarında Asya ülkeleriyle yaşanan rekabet ve Rusya'nın sevkiyatları artırmaması nedeniyle doğal gaz fiyatlarında rekor artışlar yaşandı.
Avrupa'da ocak vadeli doğal gaz kontratları geçen ayın sonunda megavatsaat başına 180 avro seviyesini aşarak rekor kırdı.
Avrupa Birliği (AB) Enerji Regülatörleri İşbirliği Ajansının raporuna göre, kıtada doğal gaz fiyatları geçen yıl ekimde nisana göre yüzde 400, buna bağlı olarak elektrik fiyatları da yüzde 200 arttı.(AA) |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 24 Oca 2022, 18:03
Avrupa'da doğal gaz fiyatları Rusya-Ukrayna gerilimiyle yeniden yükseldi
Rusya-Ukrayna hattındaki gerilim enerji kriziyle ilgili endişeleri yeniden artırırken, doğal gaz fiyatları Avrupa vadeli işlem piyasasında yaklaşık yüzde 20 artış gösterdi.
| Alıntı: |
Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören şubat vadeli kontratların fiyatı yüzde 19,36 arttı.
Şubat vadeli doğal gaz kontratlarının megavatsaat başına fiyatı gün içinde 94,50 avro seviyesine kadar çıktıktan sonra Türkiye saatiyle 16.35'te 94,27 avro seviyesinde seyretti. Böylece, söz konusu kontratlar 21 Ocak Cuma gününe göre yaklaşık yüzde 20 yükseldi.
Avrupa'da son günlerde ılımlı kış havasının tüketimi azalttığını belirten analistler, LNG ithalatının da yüksek kaldığını ifade ediyor.
Bunun yanında analistler, Doğu Avrupa'da yükselen yeni bir savaş endişesiyle birlikte gaz fiyatlarının da yükselebileceğine işaret etti.
Avrupa'da yer altı depolama tesislerindeki gaz tarihin en düşük seviyesinde
Rus enerji şirketi Gazpromdan yapılan yazılı açıklamada ise Avrupa'daki depolama tesislerindeki gazın hızla azaldığı belirtildi.
Açıklamada, "Gas Infrastructure Europe verilerine göre, Avrupa'daki yer altı depolama tesislerindeki doğal gazın yüzde 70’inden fazlasına karşılık gelen 34,3 milyar metreküp şimdiden kullanıldı. Söz konusu tesislerdeki doğal gaz miktarı, tarihin en düşük seviyesinde." ifadelerine yer verildi.
Salgına karşı alınan tedbirlerin gevşetilmesi ve hava koşullarına bağlı olarak artan doğal gaz talebine arzın yetişememesi, Avrupa'da fiyatların geçen yıldan itibaren rekor seviyelere ulaşmasına yol açmıştı.
AB ülkeleri, mevcut durumda doğal gaz ihtiyacının yüzde 90'ını ithal ediyor. Avrupa'nın doğal gaz ihtiyacının yüzde 50'sini Rusya karşılarken geriye kalan kısmı Norveç ve Cezayir'den geliyor.
Kovid-19 salgınının ardından küresel ekonominin hızla toparlanması ve gaz depolama tesislerinde doluluk seviyelerinin gerilemesi Avrupa için büyük bir sorun teşkil etmeye devam ediyor. AA |
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|