Ben isterim ki, Türkiye'nin en yüksek kulesi bir Türk şirketinin olsun
Kazlıçeşme ye 650 metrelik üç imparatorluk kulesi projesi vardı, Türk oğlu Türk yapacaktı,Bizim meşhur dericilerimiz, Tarihi surlar varmış etkilenirmiş, Yıl 1993 Cem UZAN Esentepe de 450 metrelik kule yapmak istiyor yine başka bir bahane. Dubai TOWERS ların yapılacağı alan satıldığında Belediye Başkanı hadi gelin sizede verelim diyor bizimkilere tek kişi yok, Sinan AYGÜN KULE TURKA diyor aynı Sinan AYGÜN bu günlerde başka ithamlarla ortalıkta görünmez olmuş.
Likör fabrikası arazisi iki kez ihaleye çıkıyor tek katılımcı oluyor, kazanan yine en büyük gökdelenlerden birini yapacak neden tek katıldı olmaz deniyor ve dahası.
Son olarak DUBAİ TOWERS bir marka başka ülkelerde bu isimle bir çok yapı var,Hilton Otel'inin adı niye HİLTON sa veya RİTZ CARLTON un adı, DUBAİ TOWERS in adı da o yüzden Dubai TOWERS.
Hilton birde bizim çalışan emekçilerimizin EMEKLİ SANDIĞININ malı iken bu adın olmasından hiç rahatsız olmadınız. Dubai TOWERS rahatsızlığınız neden.
1) Bu kule Dubai'nin ve Birleşik Arap Emirlikleri ekonomisinin reklamını yapacak, İstanbul'un veya Türkiye ekonomisinin değil. Bahreyn'deki Dubai Towers'a bakınca sizin aklınıza "Bahreyn ekonomisi ne kadar da büyümüş" demek mi geliyor yoksa "BAE ekonomisi ne kadar da büyümüş" demek mi geliyor?
2) Panama City'deki gökdelenleri kıskanıp nasıl "zaten hepsi ya uyuşturucu baronları ya da yabancı armatörler tarafından yapılıyor, halk ise gecekondularda yaşıyor" diyorlarsa, DTI'a bakan "çok bilmiş" yabancılar da "zaten İstanbul'daki bütün kuleler Arapların, Türkler ise gecekondularda yaşıyorlar" diyecekler.
Not: "İstanbul'un en yüksek ikinci kulesini" yaparlarsa sorun değil, ama hem İstanbul'un hem de Türkiye'nin "en yükseğini" yaparlarsa, şimdiye kadarki şanımıza çamur sürüldüğünün resmidir. Böyle bir durumda "kıskanç ve önyargılı yabancıların pislik atmalarına hazırlanın" derim, ki sonra gururunuz incindiğinde şaşırmayın, veya "ama diğer bütün kuleler Türklerin, aslında Türkiye ekonomisi sayesinde İstanbul'un modern silüeti gelişti" deme zorunluluğunu hissettiğiniz zaman.
1)istanbul, çok değişik bir tarzda, ülkenin en yüksek binasını kazanmış olacak.
atıl bir arsa değerlendirilmiş olacak.
birçok yabancı sermaye, arap yatırımcısı türkiye'ye gelecek.
2)ayrıca takıntılı bir kısım milliyetçi kişiler sayesinde, en yüksek bizim olmalıydı gazıyla, 300+ yeni bir binanın yapılmasının önü açılmış olacak.
belki three empires building'i yaparlar, 600 metre
türkiye'de birçok yabancı markanın binası ve oteli var.
kimse oralarda kaldıktan sonra, hilton'da kaldık, ritz carlton boğaza bakıyor. bunların anavatanlarına gidelim demiyor.
dubai artık bir marka.
istanbul'un dubai markasını kendine çektiği anlamını taşımaktan öte bir anlamı olmayacaktır.
hatta bu şuna benziyor.
aya sofia istanbul'daymış, öyleyse yunanistan'a gidelim.
aya sofya'yı yapanlar yunanistan'da.
bu mantaliteyle düşünen bir turist kitlesine hitap ediyor olsaydık bile, aya sofya'nın istanbul'da olmasını isterdim.
zira yunanistan'a iki turist gidecek diye, istanbul'a aya sofya'nın varlığından dolayı gelen turistleri kaybetmenin ne lüzumu var?
iki tane turist, dubai'ye gidecekse uğurlar olsun.
istanbul'un yeni kartpostallarındaki ve tanıtımlarındaki burgu kulelerin cezbedeceği turisti ağırlamakla ilgilenelim biz.
Bence "burgulu kule" konseptinin de artık hiçbir cazibesi kalmadı, çünkü her yere onlardan yapmaya başladılar. Özellikle de Ortadoğu'da.
Bu konuda daima Malmö'deki Turning Torso (Santiago Calatrava'nın tasarladığı orijinal burgulu kule) hafızalarda baki kalacak, diğerleri ise "Turning Torso taklidi" olarak adlandırılacak ve unutulacak.
Üstelik DTI bence güzel bir tasarım da değil. Ne İstanbul Boğazı'nın topografik karakteri ile, ne de Levent'in skyline'ı ile uyumlu olur. Gerçi bu tanıma uyan pek çok başka kule de var (Süzer Plaza, Polat Residence, Şişli'deki TAT kuleleri, Fulya'daki BJK İkizleri, vs...)
Halihazırda Levent'teki gökdelenler uzaktan bakınca yüksekmiş gibi görünüyorlar, ama DTI yapılırsa hepsinin ne kadar da "bücür" oldukları ortaya çıkacak. Yani bir çift devasa ve yamuk yumuk Frankenstein ikizleri, yanlarında ise ufak tefek kulecikler olacak. Skyline'ın "bütünlüğünü" ve "dengesini" mahvedecek bana sorarsanız.
Alıntı:
belki three empires building'i yaparlar, 600 metre
Bak işte o tam bir "felaket" olur...
Zeytinburnu'na 600 metrelik bir kule dikmek, İstanbul'un tarihi silüetini ilelebet yok etmek anlamına geliyor. Kadıköy'den Eminönü veya Karaköy'e vapurla giderken, Sultanahmet Camii'nin arkasından yükselen mavi camlı devasa bir Issey Miyake parfüm şişesi göreceksiniz. Veya Salacak'tan tarihi yarımadaya bakarken aynı 600 metrelik parfüm şişesini Sultanahmet ve Ayasofya arasında bir yerde göreceksiniz.
Bilirkişi raporu yapılması yönünde karar vermişti, ne oldu mahkeme henüz karara bağlamadı mı, Zorlu nun Karayolları arazisine yapacağı projeyi danıştayın onaylamasının ardından artık DUBAİ TOWERS'ında yapılmasının önünde engel kalmamıştır sanırım.Kiler Saphire nin bitişiğinde 400 ve 300 metrelik 2 kule hiçte fena durmayacak.
turning torso küçük, biblo gibi kalıyor dubai towers'ın yanında.
ayrıca dubai kuleleri iki adet, biri kısa biri uzun olunca etkisi daha güçlü.
turning torso simetrik, düzenli. dubai towers'ın dönüş açısı bile acayip. düzensiz.
levent'in silüeti konusunda ısrarcısınız.
bence levent'te silüet denilecek kadar bir bina yok.
sabancı ile iş kulelerini çıkarınca geriye ne kalıyor?
eskilerin varlığı bizi küçük binalara mahkum bırakmamalı.
bu kuleler, istanbul'un sıradışılığını pekiştirecek.
uyumsuzluğunda bile bir uyum var istanbul'un..
ve o caddede arsa birleştirmelerine gidilerek yeni gökdelenlere yer açılabilir.
skyline, estetik kaygıları... vs. hay hay. haklısınız.
fakat iş kulesi yapılırken kim derdi ki bir gün dti'nin gölgesinde kalacak diye?
ve o yapıldığında yırtık don deyimindeki gibi durmuyor muydu?
şu anda bile arkasında tek katlı villalar var. hala öyle aslında. yani dti de zamanla dengelenir.
ve skyline dediğimiz şeyi, bir günde veya bir yılda, topluca binaları dikerek oluşturabilir miyiz?.
levent o şekilde mi oluştu?
zaman tanımamız gerekiyor.
ve dti'ye verilecek bir izin, bu zamanı hızlandıracaktır, buna emin olun.
Alıntı:
Kiler Saphire nin bitişiğinde 400 ve 300 metrelik 2 kule hiçte fena durmayacak
sanırım en yüksek kule 300 olacak.
bu arada three empires'ı ben, kartal için düşünmüştüm.
tarihi yarımada'ya fazla yaklaşmamak gerekir.
96 kat ve 76 kat olarak açıklanmıştı DUBAİ TOWERS bodrum katları ve alışveriş merkezi emsalin dışında tutuluyor.
Kiler Saphire de 4 metre her kat
96x4=384 metre buna spire de eklersen 400 metreyi geçer, DTİ nin konseptlerine bakın 400 metrenin altında bina pek yapmıyorlar.
Yaklaşık 140 bin metrekare inşaat hakkı var, her kat 800 metrekare olsa 100 kat 80.000 yapıyor yani geriye 60.000 metrekare inşaat hakkı kalıyor.
Yüksek olan DUBAİ TOWERS 400 metre olacak
Benim aklıma şöyle bi soru takıldı. Acaba bizim Türk mütahitlik firmalarından biri (veya birkaç ortak konsorsium)Dubaiye gitse ve orada İstanbul towers diye oraya çok yüksek bi residans bina yapsa Birleşik arap emirlikleri buna izin verir mi? (veya dubai şeyhi maktum )