Askeri konularda olan bilgin hakkinda hic suphem yok ve cok da saygi duyarim. Ama acikca soylemek gerekirse sorun bunlarin hicbiri degil. Enteresan bir milletiz. Herseyin hep karsisinda olmak istiyoruz. Mimarlar odasi olmazsa, Danistay, Danistay olmazsa, muhalafet politik partiler, ol olmazsa askeriye, yani hep bir engel cikiyor karsimiza. Bir turlu acamiyoruz ufkumuzu. Yani tamam sorunlar olabilir ama bu sorunu nasil cozebiliriz mantigi yerine, niye olmamasi gerektigi mantigini savunuyoruz. Bakin cok net bir ornek. Chicago'da ki Sears Tower'in tepesindeki observation deck'i her yil 1.5 milyon insan ziyaret ediyor. Sadece manzara seyretmek icin senede nerdeyse 15-20 milyon dollar para birakiliyor. Bu sadece 1 katinin 1 unsurundan elde edilen gelir. Bu binanin icinde daha neler neler yok ayriyeten para getiren anlatsam bitmez. Bakin Turkiye'nin onundeki en buyuk sorun ekonomik sikintilardir ve diger butun sorunlarin temelinde ekonomik nedenler yatmaktadir. Eger Istanbul'u tehdit eden bir askeri unsur varsa, ki 21.yuzyilda conventional saldirilar artik oyle kolay degil, o kulelere gelinceye kadar binbir turlu sorunu var Istanbul'un. Bu konunun ekonomik boyutunu daha da acarim ama muhalafet'in gorusunu degistirmez gibi geliyor bana.
Baran kardes bir ata sozu vardir gorunen koye klavuz istemez.Kendince bir seyler anlatmissin atis parametre,manametre.Kardes bunlari gec,Newyork,Hongok,Sangay vb, sehirlerde binlerce gokdelen var,yuksek yapi var,bunlarin hicbiri atis parametresini engellemiyor ama bizim ulkemizde iki tane gokdelen butun parametreleri mahvediyor.Begenmedigimiz Iran bile ne vuzeler deniyor
Haklısın ancak öncelikle coğrafi açıdan yapılacak kulelerin yerine dikkat etmek gerekiyor.Özellikle levent tarafından vadiye giren temiz hava sikülasyonunu engeller mi ki diğer kulelerde özellikle akmerkez hakkında çok yazılıp çizildi.Ayrıca yapılacak kulenin mevcut sorunlu trafiği ne hale getireceği ve buna önlem olarak yapılabilecek eldeki opisyonlar sayılmalı.Çevreye ilşkin şartlar ,trafik ve bu binaların maliyetleri iyice hesap edilmeli.
21.yy'da konvansiyonel saldırı demişken 11 eylül çok taze ve halen tehdittir.Stratejik ve taktiksel savunma planlarında ´´böyle şeyler artık olmaz`` lüksü yoktur.Sırf bu sebeble bile düşünün ki bandırmada,afyonda hava jet üstleri varken avrupa tarafımızda jet üssümüz neden yoktur hiç düşündük mü?
Velhasıl bu proje olmazsa olmaz değildir örneğin San Fransisco şehri kuleleri ile değil Golden Gate köprüsü,Alcatraz Hapisane adası,körfezi,tramvayları ve Gay'leri ile ünlüdür ki tıpkı İstanbul gibi riskli deprem kuşağındadır.O sebeble İstanbul'un öne çıkarılabilecek bir çok özelliğini düşünürsek bu kuleler yaklaşık 2000 yıllık bu şehrin simgesi olmayı asla hak edemezler.
AliAlaca;
Komiksin, New York 11 Eylül,Honk Kong Ada ki çevresi rahatlıkla gözlem altında bulundurulabilir,Şangay hali hazırda 2 askeri hava alanı ile koruma altında.
Komik olan ne anlamadim,saydigim o uc sehir dunyada yuzlerce yuksek binalara sahip sehirlerden ilk aklima gelenlerdi,Allahtan cogunu yazmamisim yoksa hepsine bir bahane bulurdun.Buldugun bahanede yanlis, 11 eylulu planlayan Amerikanin ta kendisidir,Hongoktaki daglar Istanbula gore hem dik hemde daha yuksektir,cografi yapisi berbattir.Dunyada hareket halinde vurulmasi cok zor olan nesleleri zorlanmadan vuran alilli fuzeler varken,bizde ise yerinde kipirdamadan duran binalara gidip vuran fuzelere geri zekali fuze denmezde ne denir iste komik olan bu.
Eger ki bu forumun gecmis 30 sayfasina goz atarsan bu belirtmis oldugun noktalarin cevaplarini bulabilirsin. 2000 yillik Istanbul, yapilasmadan korunmasi gereken bir resort kasabasi degil (mesela Kusadasi gibi), aksine dunyanin en kosmopolitan sehirlerinden biridir. Tarihi kadar bugunu ve ‘gelecegi’ ile de simge olmasi gereken bir sehirdir, her era’ya hitab etmesi gerekir. Bunun yaninda zaten yayilarak yapilasmanin, yukselerek yapilasmaya kiyasla ekonomik ve sosyal zararlarini da daha once yine bu forumda konusmustuk. New York, 11 Eylul oldu diye, mimari yapisininin gelecegini degistirecek hic bir yasal duzenlemeye gitmedi, aksine su anda yapim halinde olan eskisinden cok kule var. Bunun sebebi olan “Economies of Scale” kavramini da daha once yine bu forumda irdeledik. Bunun yaninda Istanbul’un ‘hava’ saldirilarina karsi korunmasi icin gerekli olan onlemlerin bogaza gelinmeden cok once alinmasi gerekir diye dusunuyorum. Tehlike bogaz’a kadar gelmisse zaten cok gec demektir.
Bir de cok ironik bi olaya parmak bastin bu ‘Golden Gate’ koprusu ve ‘Gay’ olayi ile. Bogaza ucuncu kopru isyani ya da Hollandali ciftin Antalya’da acmaya calsitigi gay bar’a karsi acilan savas (bunlar dogru ya da yanlis onun tartismasi ayri yapilir) bunun en guzel ornekleri degil mi? Yani dedigim gibi birinden kurtulsak oburu cikiyor karsimiza.
Neyse, zaten bu gibi teknik olmayan konulari Dubai Towers hakkinda acilan obur forumda belirtsek daha iyi olur galiba. Kusura bakmayin.
Bu konuda haklısın benim garipsediğim çok basit bir şekilde askeriyenin sanki Arap sermayesine karşı çıkmak amacıyla böyle bişr bahane uydurduğu düşüncesi.Her halükarda değişimin yaşanacağı kaçınılmazsa da konumuz olan kulelerin sermayedarının arap olması sanki askeriye tarafından önemseniyormuş gibi gösterilmesini yadırgadım.
Hali hazırda adı geçen sermaye grubunun şirketine gene Orduya ait milli firmalar roket sistemleri ve roket satışı ile ortaklığı olan firmalar zırhlı muharebe aracı satışı yaptı ki bugüne kadar bir kalemde dışarıya yaptığımız ciro bakımından en yüksek silah satışı idi (yaklaşık 300 milyon dolar).Bu yüzden BAE,katar veya diğer arap ülkelerinden gelen yatırıma ilk önce yeşil ışık yakacak olan askeriye iken bu konuya bu açıdan dahil edilmesi cahilce geliyor.
AliAlaca
sanırım Hollanda dan giriyorsun foruma bu yüden hollanda da yerleşik Thales Nederland B.V. (adres:Haaksbergerstraat 49
7554 PA Hengelo;e-posta: info@nl.thalesgroup.com) firmasına başvurursan o füzelerin ne kadar akıllı olduğuna dair bazı broşürleri sana göndereceklerdir.Ozaman sen karar verirsin füze salak mı akıllı mı?
valla bu binaların yapımına biri engel olmaya kalksın yakarım orayı ortalığı birbirine katarım. onları vatan haini ilan ederim . çırılçıplak çıkar hangi kuruluş engel olmaya kalkıyorsa oranın kapısının önünde protesto ederim . ister basın olsun ister sivil havacılık kurumu ister askeriye. Baktım hala inşaat başlamadı inşaatın yapılacağı alanda oturur açlık grevine başlarım vede hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.
cüneyt
Arkadaşlar 11 Eylul 2001 tarihine kadar zaten Arap sermayesinin ve yatırımlarının çoğu %60- %70i gibi bir oranı ABD de bulunuyordu ki halen de böyle. Zannetmeyinki NY deki gökdelenlerin finansal kaynakları Amerikalı. Oradaki gökdelenlerin bir çoğunda Arap sermayesi vardır ve Araplar petrolden elde ettiği gelirin hemen hemen tamamını ABD de yatırım yaparak değerlendiriyordu. En önemli yatırımlarıda emlak ve gayrimenkule oluyordu.
Malum 11 Eylül olaylarından sonra Amerikan kamuoyunda Araplara karşı oluşan olumsuz ve ön yargılı tutum Arapları bundan sonra yapacakları yatırımlar konusunda daha seçici hale getirdi. Artık Arap sermayesi Amerka yerine başta kendi ülkeleri olmak üzere Türkiye gibi ülkelere kaymaya başladı. Nitekim Dubai şehrine yapılan dünyanın en görkemli projeleri bunun en iyi kanıtıdır. Elbetteki Araplar alternatif yatırım ve gelir elde edebilecek güvenilir ve geleceği parlak ülkelerde de bazı ataklar yapacaktır. Bununda en önemli göstergesi DTİ dir. ABD elbetteki Arap sermayesinin ülkesinden kaçmasını istememektedir bunun içindirki liman işletmelerini Arap firmalara vermiştir ama kamuoyundan büyük tepki görmüştür. Bence Türkiye böyle bir ortamda fırsatı kaçırmamalıdır. Arapları daha önce biz vatandaş olarak onları hep kazıklayarak kaçırdık. Şimdide ülkemizin bazı demirbaşlar kaçırmak istiyorlar.
Bu gerçeği görelim ve onlara kızımızı istemeye gelmiş yakışıklı, zengin ve görgülü damat adayı gibi görelim.
Ayrıca askeriye yüksekliğe niye güvenlik sebebiyle karşı çıkar anlamam. ABD nin Hong Kong un v.b. ülkelerin veya şehirlerin güvenlik konusunda bizim kadar endişelenmeleri gereken bir şeyleri yok herhalde.... cüneyt
genel haber bölümünede yazmisdim ama burayada bildiriyim...
Arap sermayesinin gözü Türkiye’de
Dubai kulelerinin ardından İstanbul’a Suudi kuleleri ve alışveriş merkezleri yapılması gündemde. Suudi firmalar Galataport’un yeni ihalesiyle yakından ilgileniyor. Kuveyt’in finans şirketleri ise bankacılık sektörünü yakından izliyor.
Hükümetle Arap dünyası arasındaki yakınlaşma ekonomideki meyvelerini vermeye devam ediyor. Ekonomi yönetimi Suudi Arabistan ve Kuveyt’e yaptığı son tanıtım ziyaretinden eli dolu dönüyor.
Suudi Arabistan’ın en büyük kamu ve özel şirketlerinin katıldığı toplantılar sonrası somut girişimler de yaşandı. Önümüzdeki yaz aylarında yeniden ihaleye çıkarılacak olan Galataport’la Suudi Arabistanlı şirketler yakından ilgileniyor. İhaleye bu ülkeden en az bir firmanın katılacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Tıpkı Dubaililer gibi Suudiler de İstanbul’a kuleler ve alışveriş merkezleri yapmak istiyor. Bu konuda somut projelerle önümüzdeki günlerde Türkiye’ye ziyaretler bekleniyor.
Arap körfezinin finans merkezlerinden biri olan Kuveyt ise daha çok bu alandaki ihale ve yatırımlarla ilgilendi. Kuveyt Finans House ve Global Investment House gibi büyük firmalara verilen brifing sonrası Halkbank’in ihale süreci hakkında ayrıntılı bilgi istendi. Investment House ise Mayıs ayına ertelenen İzmir Limanı ihalesine teklif getirecek. Yine Kuveytli bir finans şirketi, Türkiye’den leasing ve yatırım bankası almak istediklerini bildirdi.