Türkiye'nin 'İstanbul Sözleşme'sinden Çekilmesini doğru buluyor musunuz?
Yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum
62.0%
[176]
Yanlış bir karar olduğunu düşünüyorum
38.0%
[108]
Toplam Oy : 284
Mustafa Torun 0834
2 yıl önce - Çrş 24 Mar 2021, 18:45
Annesi dahil İslam düşmanı olan şevval isimli kadın - ki kendisi videonun kapak resminde - bu kadar isyan etti ve ağladıysa o zaman şunu anladım.. BU SAÇMA VE BERBAT SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLEN DEVLETİMLE GURUR DUYDUM.
Hey zengin müsveddesi şevval sam.
Bu dünya yasak dünya değil
Bu dünya gerçek dünya
Zengin otellerinde masalarda şarap içip
Sonra da otel odalarında bilmem ne adamın koynunda aş yaşayıp
Sonra da millete ahkam kestiğin dünya değil...
Yoksa bir insan cinsiyet tercihini ne için açıklamak durumunda ki? Gizli gizli yaşayana birşey diyen varmı?
Gizli yaşamaya çalışsa bile devlet kurumunda çalışan eşcinsel bir bireyin birlikte olduğu kişi eşcinsel olduğunu ifşalayabiliyor. O durumda da eşcinsel kişinin işine son veriliyor. Hatta Türkiye'de öyle bir durum var ki, bir kız öğrenciyi taciz eden erkek bir öğretmen sadece sürgün cezası alırken, eşcinsel olup cinsel yönelimini hiç bir şekilde okula yansıtmayan eşcinsel bir öğretmen eşcinsel olduğu ortaya çıktığında direk işine son veriliyor.
Cinsel kimliğini sürekli gizlemeye çalışmakta yorucu bir şey. Siz düşünün mesela. İnsanlar sizin cinsel kimliğinizi öğrenmesin diye sürekli kadınlardan hoşlandığınızı ya da bir kadın partnerinizin olduğunu gizlemeye çalışıyorsunuz, insanlar size özel hayatınızı sorunca da eşcinselmiş gibi yol yapmak durumunda kalıyorsunuz.
Aynı şekilde bir sürü eşcinsel ve transeksüel çocuk ya da ergen daha küçük yaşlardan itibaren cinsel kimliklerinden dolayı ailesinin ve arkadaşlarından taciz ya da şiddet görüyor. Bir erkek çocuk kız gibi davrandığı zaman ibne, top, yumuşak gibi hakaretlere maruz kalıyor. Okuldaki diğer çocukların aileleri "aman benim çocuğum etkilenmesin" diyerek o çocuğun okuldan atılmasını bile isteyebiliyor. Ya da kendi cinsine ilgi duyduğunu anlayan bir çocuk ya da ergen çevresinde başka rol model göremediği için dünyada bir tek kendisinin bu hislere sahip olduğunu düşünüyor ve depresyona giriyor. Eşcinsel ergenlerin intihar oranları o yüzden çok yüksek. Lgbt yürüyüşleri de zaten bu yüzden yapılıyor, ayrımcılık ve şiddete maruz kalmak istemedikleri, heteroseksüellerle eşit hakka sahip olmak istedikleri için.
Tıp ve psikoloji bilimi zaten eşcinselliği bir hastalık ya da sapkınlık olarak kabul etmiyor. Sizin dini inancınızda günahsa "Dini inancımda günah olduğu için ben onaylamıyorum ama onlara müdahele etme hakkım yok" diyebilirsiniz. Ama başkalarının duyacağı ya da okuyacağı bir platformda ya da ortamda 'sapkın' diyemezsiniz. Eğer sırf sizin dini inancınızda günah olduğu için sapkın deme hakkını kendinizde görüyorsanız o zaman başkası da sizin dini inancınızı sapkınlık olarak gördüğünü söylediği zaman o kişiye bir şey söyleme hakkınız olmuyor.
Ülkenin çoğu müslüman o yüzden eşcinsellik toplumda görünür olmamalı diyorsunuz. Peki size bir şey soracağım. Mesela çoğunluğun ateist olduğu bir ülke düşünelim (çek cumhuriyeti gibi). Bir gün Çek cumhuriyeti "Bu ülkenin çoğunluğu ateist, o yüzden sokakta dini inancı gösteren şeyler yasaklanacak, sokakta başörtüsünü yasaklıyoruz, takacaklarsa gitsinler evlerinde kapalı kapılar ardında taksınlar" dese ve sizin eşcinsellere ibne dediğiniz gibi onlarda müslüman ve diğer dini inancı olan insanlara böyle hakaretler etse tepkiniz ne olurdu? Ülkenin çoğunluğu ateistse bunu yapmaya hakları var mı derdiniz? Eminim öyle demezdiniz.
Ülkenin çoğunluğu müslüman o yüzden eşcinsel evlilikler olmamalı diyorsanız çoğunluğun ateist olduğu bir ülkede de başörtüsünün yasaklanmasına karşı çıkamazsınız. Eşcinsel evlilikler yasallaşırsa insanların çoğu buna özenip eşcinsel olur diyorsanız, hollanda, belçika, ispanyada eşcinsel evlilikler 15 yıldan fazladır yasal ama buna rağmen eşcinsel evlilikler toplam evliliklerin çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Yüzde 3'ten fazla değil. Yani kimse eşcinsel evlilikler yasal diye ben de eşcinsel olayım demiyor. Bir ailenin sadece kadın-erkek ve çocuklardan oluştuğuda sadece sizin yaptığınız bir önkabul. Başkaları sizin aile tanımına yaptığınız bu önkabulü kabul etmek zorunda değil. Ayrıca bu ülkedeki onlarca katil ve tecavüzcü bir kadın ve erkeğin yetiştirdiği ailelerden gelmiyor mu? Demekki ebeveynlerin cinsiyetinin bir önemi yok. Bir kadın ve erkeğin yetiştirdiği bir çocuk katil veya tecavüzcü de olabilir, iki kadın veya iki erkeğin sevgi aşılayarak yetiştirdiği bir çocuk çok iyi bir birey de olabilir.
Onur yürüyüşleri de eşcinselliğin bir propagandası değildir. Bu şuna benziyor. Demin verdiğim başörtüsü örneğinde, sokakta başörtüsü yasaklanınca başörtülerinin sokakta yürüyüş yaptığını ama ülkenin de onlara "siz başörtüsünün progandasını yapıp başörtüsünü ülkede yaymaya çalışıyorsunuz" dediğini düşünün. Ne kadar saçma geldi değil mi? İşte lgbt'lilere yaptığınız da bu.
En son Crusader tarafından Çrş 24 Mar 2021, 20:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Müslüman ve bu tarz sapkinliklara asla musama göstermeyen hatta bu sapikliktan nefret eden bir toplumdayız,kusura bakma muhrerem bu sapık hayatı gitsin normal görülen toplumun saygi duyduğu ülkede yaşasın.
Bune ya bu millete zul etmeye kimin hakkı var ?
Istenmiyorsunuz kardeşim bu kadar basit azınlık çoğunluğa saygı duymaya mecbur ondan dolayı i.neler ulkemden defolsun bakınız avrupada idarecileri i.ne olan yöneticiler var iğrenç şekilde hemcinsi ile evlenen yallah oraya...
Crusader. Lgbt ile başörtülüleri bu şekil kıyaslaman tamamen yanlış. Ayrıca ateistlikte başörtüsü yasaktır diye bir kural mı var? Çek cumhuriyetinde ateistlerin fazla olması o ülkenin ateist olduğu anlamına gelmez. Sence şu iki şey aynı mı? Ateist çoğunluğun olduğu bir yerde başörtüsü takanlar ve çoğunluğu müslüman olan bir yerde iki eşcinselin öpüşmesi? Kıyaslamak istediğin bu çünkü.
Eşcinsellik dinimizce kabul görmediği bir yana. Türk örf ve adetlerine de uymamaktadır. Bırak müslüman Türkleri, hiristiyan yahudi veya herhangi başka bir dine mensup çoğu Türkler içinde hoş karşılanmayan bir şeydir. Hatta ateist Türklerin dahi çoğunluğu bunu kabul etmez.
Eşcinselliği normalleştirmek isteyen 2 grup var Türkiye’de. 1. Eşcinsellerin kendileri 2. Hükümet karşıtları.
Türkiye Cumhuriyetinde, özgürlük, eşitlik kavramlarına dayanarak eşcinsellik normal bir hale getirilemez. Özgürlük demek bir ülkenin genel ahlak kurallarına uyduğu surece özgürlüktür. Genel ahlak kuralları ülkeden ülkeye değişebilir.
bu İstanbul sözleşmesini büyük millet meclisinde dört partinin günlerce süren komisyon çalışmaları sonucu Mecliste oy birliği ile onaylandı,, o zaman başbakan olan şimdiki Cumhurbaşkanı da bayağı bastırmıştı meclisten geçsin diye......
şimdi ne oldu da oldu şimdiki Cumhurbaşkanı meclise bile sormadan ben yaptım oldu bitti deyip bir kararname ile anlşmadan çıkarı verdi Türkiye'yi.....
hani ileri demokrasiye geçmiştik???
hani daha çok özgürlük olacaktı???
olan sadece karısını ,,,kızını,,,,sevgilisini öldürecek canilere daha fazla cesaret vermek oldu.....
Meclisten 600 vekilden bir tanesi çıkıp demez mi.......
sayın Cumhurbaşkanı yanlış yapıyorsunuz,,,Meclisin onayladığı bir anlaşmayı kafanıza göre bir kararname ile iptal edemezsiniz burası muz cumhuriyeti değil .....diyemez mi???? özellikle AKP.. li vekiller,,,,
CHP li ler söyleyeceklerini zaten söylüyorlar,,,yokmu AKP içimde bir babayiğit???
Eşcinsellik dinimizce kabul görmediği bir yana. Türk örf ve adetlerine de uymamaktadır.
Türkiye Cumhuriyetinde, özgürlük, eşitlik kavramlarına dayanarak eşcinsellik normal bir hale getirilemez. Özgürlük demek bir ülkenin genel ahlak kurallarına uyduğu surece özgürlüktür. Genel ahlak kuralları ülkeden ülkeye değişebilir.
Bu çağda Türkiye dahil modern ülkelerin hukuku evrensel değerler etrafında şekillenir. Hukukçuların antropolog gibi köy köy gezip örf ve adetlere göre bir yasa düzenlemezler. Belki bir derece dikkate alınır ama kalkıp anayasada kalkıp gelinin kuşağını babası bağlar diye bir madde göremezsiniz. Konuyla ilgili elde tutulur noktalara odaklanırsanız daha iyi olur. Yoksa ben köyümde bunu görmedim diye bir argümanla tez oluşturamazsınız.
En son Jezky tarafından Çrş 24 Mar 2021, 21:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
bu İstanbul sözleşmesini büyük millet meclisinde dört partinin günlerce süren komisyon çalışmaları sonucu Mecliste oy birliği ile onaylandı,, o zaman başbakan olan şimdiki Cumhurbaşkanı da bayağı bastırmıştı meclisten geçsin diye......
şimdi ne oldu da oldu şimdiki Cumhurbaşkanı meclise bile sormadan ben yaptım oldu bitti deyip bir kararname ile anlşmadan çıkarı verdi Türkiye'yi.....
hani ileri demokrasiye geçmiştik???
hani daha çok özgürlük olacaktı???
olan sadece karısını ,,,kızını,,,,sevgilisini öldürecek canilere daha fazla cesaret vermek oldu.....
Meclisten 600 vekilden bir tanesi çıkıp demez mi.......
sayın Cumhurbaşkanı yanlış yapıyorsunuz,,,Meclisin onayladığı bir anlaşmayı kafanıza göre bir kararname ile iptal edemezsiniz burası muz cumhuriyeti değil .....diyemez mi???? özellikle AKP.. li vekiller,,,,
CHP li ler söyleyeceklerini zaten söylüyorlar,,,yokmu AKP içimde bir babayiğit???
İstanbul sözleşmesi varken madem öyle 10 senedir hiç bir kadın cinayetini neden engelleyemedi? Özgecan'lar, Giresun'daki kalbinden bıçaklanarak öldürülen kızlar, boğazından bıçaklanarak cafe de kızının önünde öldürülen anneler hani hiç birisini neden engelleyemedi?
Siz bu sözleşmeyi ne zannediyorsunuz? Avrupa'da Polonya imzaladı ama yürürlüğe koymadı, Almanya' imzaladı ama çekimser şer koydu, daha bir çok avrupa ülkesi bu sözleşmenin gereğini yapmazken, SEFER BEY sizin bu sözleşmeyi bu kadar savunmanızın amacı ne?
Bu sözleşme hangi cinayeti önlemişte, bundan sonra iptal edilmesi katile, bilmem kime avantaj sağlayacak sizin dünyadan haberiniz yok galiba?
Bu sözleşme allahın kanunu değil, bir gün sabah kalkıp CART diye ortasından yırtılabilir insanların yazdığı basit bir mutabakat metni!...
Yenilenebilir, daha iyisi daha güzelini biz kendimiz AİLEYİ DAĞITMAK İÇİN kurallar koyan değil de AİLEYİ BİR ARAYA GETİRMEK ve kotarmak için kuralları olan bir mutabakat metni kendi aramızda yapılıp hayata geçirebilir...
Şu an da bu sözleşme de olupta bizim kanunumuzda olmayan ne var? Kadın-Erkek-Zengin-Fakir herkes kanun önünde eşit zaten!...
Bazılarının tek derdi bu sözleşmeyi hükûmetin kabul edip sonradan sözleşmeden çekilmesi.
Yoksa sözleşmenin içeriği umurlarında değil.
Bu sözleşmenin meclise gelmeden önceki bu konu üzerine Türkiye’de bir gündem vardı. Acaba hangi biriniz biliyor? Bu sözleşme neden çok hızlı bir şekilde meclisten geçti. (Maddeler Meclis’te tartışılmadı bile) bir arkadaş yazmış. Günlerce konuşuldu diye. Alakası yok. Açın meclis tutanaklarını bakın. Bu konu hakkında 30 dakika sürmedi görüşmeler.
Hayır bu kadar savunmanın mantığı ne?
Hayırdır? Sanki bu sözleşmeye bütün katiller imza attı bu sözleşme yürürlükte olduğu sürece karımı, sevgilimi kesinlikle öldürmeyeceğim ve kimseye tacavüz taciz etmeyeceğim diye de sözleşme yürürlükte kaldığı sürece ülkemiz de hiç kadın cinayeti tecavüzü işlenmedi, bütün kadınlar korundu!
Bu sözleşme hepsini engelledi ve bu sözleşme kaldırılınca birden katiller twitter'dan mesaj attılar Şimdi kadınlar için gelsin ölüm zamanı, gelsin cinayetler, gitsin tecavüzler diye mesaj yayınladı zanneder...
Şu sefer beyin ve karaman ahmetin yazdıklarını okuyanlar!...
Bu kadar savunmanızın amacı ne?
Neye yaramış bu güne kadar bu sözleşme?
Bir iki tane sebep gösterin biz de diyelim ki evet ya bu sözleşme bir açığımızı kapatmıştı diyelim!..
Ben Erdoğan'ın yerinde olsam sözleşme metnini canlı yayında eline alıp CART CIRT diye ortadan ikiye ayırarak yırtardım!...