3 harfli marketler piyasayi kontrol edip fiyati belirliyor. Az karli cok karli fark etmiyor onlar belirliyorlar!
Kücük marketcide Dogal olarak “Aarh bu ürünümdem yüzde 140% kar etmekteyim ama 3 harfli marketler ayni ürünü bu fiyata satiyorsa bende ayni fiyata satarim” der..
Adam niye öyle yapiyor sorarsaniz cünkü fiyati kartel 3 harfli marketler belirliyor!
Lidl gerçekten ucuz marketçilik
Bim şok a 101 yanında halt etmiş
Onlar aç gözlü değil
Keşke Türkiye de açsalar
Dürüst avrupalı kazansın
Sahtekar bim kazanacağına
Çiftçiler komisyonculardan dert yandı: 50 kuruşa alıp 5 liradan satıyorlar!
Market ve üretici arasındaki fiyat farkı gün geçtikçe daha da artıyor. Ürettikleri soğanın kilosunun 50 kuruştan ellerinden çıkmasına rağmen halde 5 liradan satılmasına karşı çıkan çiftçiler, aradaki komisyonculara isyan etti.
Alıntı:
Başkentte hasatını aylar önce yaptıkları soğanların maliyetini karşılamayan çiftçiler, ürünleri depolara kaldırdı. Sofralarda yerini alması gereken soğanlar ise havaların ısınmasıyla birlikte depolarda çürümeye yüz tuttu.
Ürettikleri soğanın kilosunun 50 kuruştan ellerinden çıkmasına rağmen halde 5 liradan satılmasına karşı çıkan çiftçiler, tüm maliyetlerin kendilerine ait olmalarına rağmen karı elde edenin hal sahipleri olduklarını söyledi.
ÇİFTÇİLER KOMİSYONCULARDAN DERT YANDI
Komisyonculardan dert yanan Ankaralı soğan üreticisi Mehmet Kubat, sadece kendi canlarının değil, halden çıktıktan sonra markete gidene kadar zamlanan ürünleri fahiş fiyata alan tüketicilerin de canının yandığı belirtti. Tek çözümün Mecliste görüşmeleri devam eden Hal yasasının devreye girmesi olacağını söyleyen Kubat, yetkililerden yardım isteyerek sorunların ortadan kaldırılmasını talep etti.
“HALDEKİ SATICILAR MALİYETLERİ HEP BANA YÜKLÜYOR”
Haldeki satıcıların karı yüksek tutmak için kanuna aykırı şirketler kurduklarını ileri süren Çiftçi Mehmet Kubat, “ Ürünleri tarladan kaldıralım burada kalmasın dedik. İşçi maliyetleri de yüksek, işçi sıkıntısı da oldu. Maliyetlerimiz de baya yükseldi. Tarlada satışa sunduk alan olmadı. Bu ürünün maliyeti aşağı yukarı kilo başına 70 kuruş ile 1 lira 20 kuruş arasında. 120 kuruşu mal ettiğimiz ürüne 50 kuruş verdiler. Burada bizim elimizden 50 kuruşa alıyorlar. Halde 1 lira 20 kuruşa, 2 liraya veriyorlar. Halde çiftçinin malı satılıyormuş gibi yapılıyor. Çiftçinin eline geçen 50 kuruş. Burada ezilen üreticiyle tüketici oluyor. Ürün el değiştikçe karı yükseltiyorlar. Üreticinin eline bir şey geçmiyor. Tüketici de 10 katı fazlasını ödüyor” ifadelerini kullandı.
Bir diğer çiftçi Suat Eroğlu ise, maliyetin altında fiyat teklif eden alıcıların yüzünden durumun bu noktaya geldiğini belirterek şunları dedi: “Buradaki soğanın çürümesinin nedeni, ürünün tarladan hasat edilmeye başladığı zamanlarda maliyetlerden ve tüccarların malı ucuza almasından dolayı ürün para etmediği için çiftçi ürününü satamıyor.
Çitçinin borcu yoksa ürünün depolara getirip bekletmek zorunda. Çünkü malı alan tüccar maliyetin altında fiyat veriyor.”
KAYNAK; MILLIYET,,
Artik arabulucuklara izin verilmemeli!!
Hem sistem cok bozuk hemde yan yatip para kazanan cok gereksiz halka var!!
TZOB Başkanı Bayraktar: Üreticiye gelir garantisi verilmelidir
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, nisan ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının 5,5 kat olduğunu bildirdi. Byraktar, "Türkiye'de dağ taş ekilsin isteniyorsa üreticiye gelir garantisi verilmelidir. Bu sağlandığında ülkede bir karış arazi boş kalmaz. Üreticiyi de tüketiciyi de memnun eden bir yapıyı kurmuş oluruz" dedi
Alıntı:
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yazılı açıklamasında, nisan ayı üretici ve market fiyatları ile tarım sektöründe yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.
Nisan ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının 5,5 kat olduğunu, geçen ay bu fiyat farkının en fazla yüzde 448,8 ile elmada görüldüğünü belirten Bayraktar, şu bilgileri paylaştı:
"Elmadaki fiyat farkını yüzde 404,1 ile salatalık, yüzde 278,4 ile kabak, yüzde 272,9 ile karnabahar, yüzde 265,3 ile pırasa, yüzde 251,6 ile yeşil mercimek, yüzde 241 ile patlıcan ve yüzde 240,3 ile nohut takip etti. Nisan ayında elma ve salatalıkta üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 400'ün üzerindeyken, 11 üründe yüzde 200'ün, 10 üründe ise yüzde 100'ün üzerinde gerçekleşti."
Bayraktar, nisadan markette 40 ürünün 22'sinde fiyat artışı, 16'sında fiyat azalışı görüldüğünü ve sadece 2 üründe fiyat değişimi olmadığını bildirdi.
Söz konusu ayda markette fiyatı en fazla artan ürünün yüzde 59,3 ile beyaz lahana olduğuna işaret eden Bayraktar, şunları kaydetti.
"Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 34,9 ile pırasa, yüzde 23,6 ile toz şeker, yüzde 19,1 ile marul, yüzde 18,5 ile patates ve havuç, yüzde 17,1 ile nohut ve yüzde 16,3 ile beyaz peynir takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 38,3 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 30,4 ile patlıcan, yüzde 30,1 ile yeşil soğan, yüzde 23,7 ile kabak, yüzde 20,9 ile sivri biber, yüzde 20,3 ile domates izledi. Markette yumurta ve yeşil mercimekte fiyat değişimi olmadı."
Bayraktar, nisanda üreticide 32 ürünün 13'ünde fiyat artışı olurken, 9'unda fiyat düşüşü görüldüğünü ve 10 üründe ise fiyat değişimi olmadığını kaydetti.
Üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarının sebeplerini değerlendiren Bayraktar, şöyle devam etti:
"Nisanda fiyatı en fazla artan ürün, markette beyaz lahana olurken, üreticide limon oldu. Markette ve üreticide en fazla fiyat düşüşü ise karnabaharda yaşandı. Limonun dalında satışının bitmesi, piyasada depolardan yatak limon arzının başlaması ve depo masraflarının artması fiyatların yükselmesine neden oldu. Marul ve maydanozdaki fiyat artışı arzın azlığından kaynaklandı. Öte yandan havaların ısınmasıyla birlikte tarla ürünlerinin piyasaya arzının artması önümüzdeki dönem tüketici fiyatlarına olumlu yönde yansıyacaktır."
"ÜRETİCİYE GELİR GARANTİSİ VERİLMELİDİR"
Bayraktar, tarımsal üretim alanlarını "açık fabrika" olarak nitelendirerek, "Üreticilerimiz her türlü doğal afete maruz kalarak risk altında üretim yapıyor. Bu şartlarda üretim yapan çiftçilerimiz bütün girdilerini belirlenen fiyattan alıyor. Üretimin bütün maliyetini üstlendiği halde ürettiği ürüne fiyat belirleyemiyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de çiftçilerin giderini hesaplamalarına karşın ne kadar kazanacağını bilemediklerini kaydeden Bayraktar, bu durumun sürdürülemeyeceğine dikkati çekti.
Bayraktar, "Türkiye'de dağ taş ekilsin isteniyorsa üreticiye gelir garantisi verilmelidir. Bu sağlandığında ülkede bir karış arazi boş kalmaz. Üreticiyi de tüketiciyi de memnun eden bir yapıyı kurmuş oluruz." yorumunu yaptı.
"BİR KİLO SÜT SATARAK BİR KİLO YEM ALINAMIYOR"
Süt/yem paritesinin 1'in altında olduğuna işaret eden Bayraktar, üreticinin bir kilo süt satarak bir kilo yem alamadığını vurguladı.
Bayraktar, Ulusal Süt Konseyinin, süt fiyatlarını açıklamakta geç kaldığını belirterek, Konseyin, daha fazla hayvanın kesilmesine izin vermemesini ve süt fiyatlarını bir an önce açıklamasını talep etti.
Besi hayvancılığında da et yem paritesinin üreticinin aleyhine olduğunu belirten Bayraktar, "Parite 15,25'tir. Üretici bir kilo karkas et sattığında en az 20 kilo yem alabilmelidir. Bu pariteye göre 87 lira olan karkas et fiyatının 110 lira civarında olması gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken süt işletmeleri küçüldüğü için besi üreticisi hayvan bulmakta güçlük çekecektir. Üretimin sağlanması noktasında tedbir alınmadığı takdirde yaz aylarında et ve süt ürünlerinde ciddi fiyat artışları görebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.
Bayraktar, hayvan yetiştiricilerinin mutlu olmadığını, süt ve besi hayvancılığının zor bir süreçten geçtiğini kaydetti.
Acil olarak hayvancılığı kalkındırma paketinin açıklanmasını isteyen Bayraktar, şunları kaydetti:
"Ülkesel düzeyde üreticilerimize umut aşılayarak, önlerini görmelerine imkan sağlayacak milli bir atılım hamlesine ihtiyaç vardır. Bu ülke insanını dışarıdan hayvan ve ürünlerini ithal ederek beslememiz mümkün değildir. Hükümetin en kısa zamanda böyle bir atılımı gerçekleştirmesini bekliyoruz. Ulusal Süt Konseyi Başkanı sanayici temsilcisidir. Üretimin bütün yükünü sermayesi ve emeğiyle taşıyan üreticilerimiz Başkanlığa niçin layık görülmüyor, anlamakta zorluk çekiyoruz. Başkanlık dönüşümlü olmalı, Konsey üyesi üretici temsilcileri de bu Konseyde başkanlık yapmalıdır."
Bayraktar, gübre fiyatlarında nisanda mart ayına göre küçük bir düşüş olsa da üreticiler açısında fiyatın halen yüksek olduğunun da altını çizdi.
KAYNAK; HABERTURK,
Hey Masallah, ne kadar kar elde ediyorsa fiyat farki 5,5 kat olunca…
Hepsi çok acil veya gerekli bir ihtiyaç olmazsa yasaklı listemde. Neredeyse her şeyi online platformlardan alıyorum. Geri kalanı ise yerel marketlerden tedarik ediyorum.
Bu üç firma tekelleşmiş durumda ve eskisi gibi kaliteli ürünleri halka sunmuyorlar. Migros ve muadili marketlerden bile kötüler.
Şok biM'den özellikle bayramın ilk günü çalışma olarak ayrılıyor Bu onun daha aç gözlü olduğunu ve kendi aralarındaki anlaşmaya uymadığını gösteriyor Bu kart Eller Aslında birbirleriyle kıyasıya rekabet içinde olabilirler Yeter ki biri fiyatları düşürsün