Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
sevil ege
12 yıl önce - Cmt 22 Ekm 2005, 03:55

Arkadaşlar ben eve giremiyorum... Burda yine çok hasarlı bina var... Neti sadece haber geçmek için kullanıyorum.. hepinize geçmiş olsun.. Ama Seferihisar ve Urla'da hayat felç sallantı sürekli...

Alp
12 yıl önce - Cmt 22 Ekm 2005, 04:43

Alıntı:
ALP Bey Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Benim bir iki sorum olacak size.
Aslında özelden yazacaktım ama.Belki benim gibi bilgilenmek isteyen arkadaşlar olabilir.
Buradan cevap verirseniz sevinirim .
Ben ve ailem 73 inşa yılı , 4 katlı bir binanın son katında oturuyorum.Bina sahibimiz maalesef çok ilgisiz.Ve ben huzurlu olmak adına binanın sağlamlığını ölçtürmek istiyorum.
Üst katımda teras var .Betonun pek sağlam olduğunu sanmıyorum.zaten çok yağmur yağdığında nem de alıyoruz.Duvarlarda herhangi bir çatlak yok .Ama dün akşamdan sonra
tavandaki çatlakların çoğaldığını farkettim.
Binanın sağlamlığını ölçtürmek için hangi birime gitmemiz gerekir.Ve yaklaşık maliyeti
ne olur. Şimdiden Teşekkür ederim.




Sevgili Hüseyin,
1999 yılından önce özellikle Marmara civarında yapılan tüm binalarda sorumsuzluk katsayısı çok yüksek olduğundan özellikle 70 civarı yıllarda yapılan yapıların depremlerde en ufak sarsıntılarda yıkılma,devrilme ve sarkığı dediğimiz binanın olduğu yere çökmesi olağandır.İzmir'de numune inceleme fırsatım olmadı ama 73 yılında yapılmış bir binanın projesi olmadığını yapanın da tamamen işçiliği deneme yanılma yolu ile öğrenmiş birisi tarafından yapıldığını umuyorum.Şimdi öncelikle çok eski bina yıkılır mantığını kafamızdan sileceğiz.Çünkü çok eski olupta gerçekten bugünkü teknikler ile incelendiğinde şaheser yapı tasarımları görüyoruz.Bugün ne olursa olsun 9.0 şiddetindeki depremde çatlak dışında yara vermeyecek su sarnıçları biliyorum Mimarların şahı Sinan paşanın tasarımı.
Ben derim ki,İzmirde sallantılardan sonra belediyenin teknik ekibine ulaşabilirseniz eğer onlar size ne yapacağınızı çok iyi anlatırlar ben Türkiye'de bulunduğum süreç içerisinde değişmiş olabilir bazı evrak-ı muhaşeretler o yüzden ben yanlış bilgilendirmek istemem sizi.
Bahçe toprağınızından üç binlik bir sondaj ile toprak numunesi alınması,evinizin belli noktalarıdan(kiriş,kolon...) noktalarından sıva ve dış kalıplama örnekleri alacaklar..Bunları bir güzel laborautarlarda katsayılarını inceleyecekler ne ne kadar kullanılmış ve ne kadar süredir baskıya maruz kalmış diye...Sonra da size rapor ile geri dönecekler...
"BU BİNA DA OTURULMAZ" diye... Ne yazık ki biz İstanbul'da çok sağlam olduğunu tespit ettiğimiz ve Japonyadan hocaların nezdinde ölçümlerini yaptığımız binaya İTÜ tarafından bu binada oturulamaz kaşesi vuruldu araştırdık ve gördük ki personel işini yapmak yerine tüm gününü kendi işlerini yapmaya ayırdığı için yokmuş ve akşamları 1 saat gelip raporları copy+paste yolu ile çoğaltıyor ve bu sonucu da rapor isteyene veriyor hani olur da bina depremde yıkılırsa ileride sorun olmasın diye...! Çok yazık ki bunda da birazcık vazgeçmişliğimiz varmış...Üzücü...  

Neyse dediğim gibi depremler hep olacak,hep olacaklar lakin deprem ile yaşamayı ondan korkmamak ayrıca ilk yardım eğitimi mutlaka almak gerekir,bazen çok hassas noktalarda yapacağınız çok önemli bir kurtarma hareketi ile ileride bir hayatı devam ettirebilirsiniz.


sipahi
12 yıl önce - Cmt 22 Ekm 2005, 05:47

tüm bölge halkina yeniden gecmis olsun dileklerimi sunuyorum, aman tedbirlerinizi almayi ihmal etmeyin.

Alıntı:
''DEPREMLER BİR MÜDDET DAHA DEVAM EDECEK''

İSTANBUL - Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, Ege Denizi'ndeki deprem dizisinin aylarca devam edebileceğini belirterek, bu deprem dizisi süresince 4'ün üzerinde hissedilebilir 5.0-6.0 büyüklüğünde depremlerin olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, düzenlediği basın toplantısında Ege Denizi'ndeki depremleri değerlendirdi. 17 Ekim tarihindeki 5.9'luk depremin ardından deprem dizininin devam ettiğini kaydeden Barbarosoğlu, bölgede şu ana kadar bin 834 faaliyet olduğunu bildirdi. Barbarosoğlu, ''Yöreye özgü olan deprem dizini meydana gelmiştir. Bu bir müddet daha devam edecektir'' dedi.
Barbarosoğlu, İzmir Valiliği ile sürekli irtibat halinde olduklarını ve aralarında bir diyalog kopukluğu bulunmadığını ifade ederek, İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık'la da sürekli iletişim halinde olduklarını söyledi.


http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2005 ..._izmir.jpg

AA





Ayhan
12 yıl önce - Cmt 22 Ekm 2005, 14:57

Dün öğle saatlerinde İzmir'de deprem söylentisi ortaya çıktı. 1 saat içinde büyük bir depremin olacağı korkusuyla vatandaşlarımız sokağa döküldüler. Tamam hepimiz panik içindeyiz, 4 büyük deprem yaşadık, herkes yeni bir deprem olma endişesiyle evlerine girmek istemiyor ama İzmirliler böyle bir söylentiye nasıl inanırlar anlayamıyorum. Sonuçta depremin hangi saatte ne zaman nerde olacağını kimse bilemez. Herkesin korkusunu anlıyabiliyorum ama panik yapıp diğer insanları da paniğe sürüklememek gerek.

Emir Kula
12 yıl önce - Cmt 22 Ekm 2005, 15:52

Alıntı:
Dün öğle saatlerinde İzmir'de deprem söylentisi ortaya çıktı. 1 saat içinde büyük bir depremin olacağı korkusuyla vatandaşlarımız sokağa döküldüler. Tamam hepimiz panik içindeyiz, 4 büyük deprem yaşadık, herkes yeni bir deprem olma endişesiyle evlerine girmek istemiyor ama İzmirliler böyle bir söylentiye nasıl inanırlar anlayamıyorum. Sonuçta depremin hangi saatte ne zaman nerde olacağını kimse bilemez. Herkesin korkusunu anlıyabiliyorum ama panik yapıp diğer insanları da paniğe sürüklememek gerek.

Ayhan35'in yazdıklarını ben de gece haberlerinde izledim.İzmir'de kamuya ait binaların ve hastanelerin boşaltıldığı ve çok şiddetli bir deprem beklendiği söylentisi çıkmış.Halk tabii ki sokaklara dökülmüş.Ama İzmir'li arkadaşlarıma üzülerek söylemeliyim ki Prof.Dr.Ahmet Ercan ve Şener Üşümezsoy'un açıklamalarına göre olası büyük İstanbul Depremi gibi tarihi belli değilmiş ama İzmir'de 7.0 vaya 7.2 şiddetinde bir deprem bekliyorlarmış.Depremi yaşayan tüm ardadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.Saygılarımla
Emirhan Karaköse


sevil ege
12 yıl önce - Cmt 22 Ekm 2005, 18:23

Ben o söylentilere inanmadım arkadaşlar... Daha depremi önceden bilen teknoloji yok ve her depremden birkaç gün sonra aynı söylentiler çıkar... Ben gazetecilerden bile şüphelendim dün açıkcası bir gazeteci olarak mahsus mu yaptılar haber olsun diye dedim.
Bu gün Valilikten bilgi aldım. Olay Valilik binasında çalışan bir şube müdüründen çıkmış. Vali de müdüre çok kızgınmış. "vali emir verdi boşaltılacak binalar" demiş.  valla doğru mu yalan mı bilmem ama bu gün vali yine Seferihisar'daydı... Bana da yanındaki görevlilerden biri böyle söyledi. Ve "Haberleri, anonsları dikkatli dinleyin.. Anons yok öyle birşey derken insanlar 'dışarı çıkın dedi' diyor dedi.
Bu arada depremin merkezi Seferihisar'da bu söylentiler karşısında pek panik olmadı. Halk gayet sakindi. Artık "olursa olsun mu" diye bakarlar olaya yoksa inanmazlar mı bende bilemiyorum... Bıktık sallantıdan artık... İnsan bir süre sonra korkmaktan bile bıkıyor sanırım...



Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cmt 22 Ekm 2005, 20:12

Arkadaşlar... Hep yazıyorum, yine de yazayım. Depremin ne zaman geleceği kesinlikle belli olamamakta... İstanbul 1999 depreminin olduğu günün sabahı, ilk şoku atlatan halk, yine de sokaklarda oturmaya devam ettikten sonra, akşama doğru, insanlar arasında bir geyik yayıldı: "Gece 7'yi 20 geçe (evet, aynen bu saatti, Hâlâ çok net olarak hatırlıyorum!) İstanbul'da 13 şiddetinde bir deprem olacakmış. Herkes 7'den (19:00) itibaren sokağa çıksın. Kimse evlerinde beklemesin!..." diye...

Bu geyiği üreten hangi vatan hâiniydi bilinmez ama, insanlar bu felâket haberine adapte olmakta zorlanmadılar ve ilk günün verdiği tedirginlik ve korku ile sokaklara fırladılar saat tam 7'de...

Oysa, burada gözden kaçan çok önemli iki mantık hatası vardı ve insanlar bunu maalesef atlamışlardı: Birincisi; depremler önceden bilinemez, şayet bilinseydi, bundan 16 saat evvel olan 7.4'lük deprem de bilinir ve belki de 35 bin kişi ölmezdi!... Şimdi mi herkes deprem tahmincisi olmuştu?

İkinci ve daha da önemlisi ise; Bu geyiğin halk arasında üretilip yayıldığının kesin kanıtıydı: 13 şiddetinde deprem olmaz!!! Dünyada kabul gören standartlara göre, deprem şiddet aralığı; I - XII arasındadır. Yani en üst sınır 12'dir ve bu değer de; dünya üzerindeki tüm yerkabuğunun tamamıyla yer değiştirmesi, göller ve nehirler oluşması, denizlerin tamamıyla çekilmesi, yeni dağların meydana gelmesi, oluşan dağların yokolması mertebesindeki en üst değerdir. Dünya üzerinde hiç bir canlı kalmaması ve bilinen dünya haritasının tamamıyla şekil değiştirmesi, bambaşka bir görünüm almasıyla açıklanır. Felâketin son noktasıdır. Açıkçası; kıyametin bir eksiğidir.

Şimdi diyeceksiniz ki, kimbilir hangi gerizekâlı aptal bu 13 şiddetini sadece İstanbul için lokal olarak öngörmüş!... Kim mi dersiniz?... Tabii ki hırsızlar... O gece İstanbul dahilinde gerçekleşen ev hırsızlığı olayları, diğer günlere nazaran çok çok büyük bir değerde seyretmiş!... E, tabi evler boş. Herkes evinden uzakta, parklarda, apartmanlar tamamen boşalmış... Hırsızlara gün doğmayacak da kime doğacak!

Siz siz olun, resmî olmayan hiçbir uyarıya itibar etmeyin. Depremin saatini, magnitüdünü bilmek; ortalık karıştırmaktan başka birşey bilmeyen cahillerin öngörüleriyle ya da artniyetli hırsızların yem amaçlı söylentileriyle örtüşemez. Belli ki artniyet var... Birileri ortaya yem atıyor!... İşte bu; psikolojik savaşın ilk adımlarıdır. İnsanlarda bezginliğe sebebiyet vermek, moral çökertmek, güvensizlik ve belirsizlik ortamı doğurmak!...

İstanbul'da depremin 3. günü, Kandilli'den açıklanan ve gece olması muhtemel bir deprem fırtınasına karşı (-ki, bu resmî idi ve de dedikleri de çıkmıştı), halka uyanık olmaları çağrısı yapılmıştı. Deprem fırtınası; ardarda çok sayıda fakat düşük şiddette gerçekleşen depremler dizisidir... O gece kimi evinde kaldı, kimi dışarı çıktı. Ama açıklanandan ne bir fazlası, ne de bir eksiği oldu. Sabah 6 sularında fırtınanın bittiği açıklandı ve hakikaten de sallantılar da bıçak gibi kesildi...

Bir sonraki günün geyiği şuydu: "CNN az evvel Türkçe altyazı geçmiş. 1 saat içinde İstanbul yıkılıyormuş!..." Haydiii, yine herkes sokaklara... CNN, tarihinde ne zaman Türkçe altyazı vermiş de, şimdi versin?! Muammanın önde gideni!... CNN, bölgesel uyarılar yapan bir iyilik âbidesi kanal da sanki, dünyayı bu türden tüyolarla uyarmayı kendine misyon edinsin... Atina depremini de herhalde Rumca olarak verdiydi altyazıyla!...

Ammmmman dikkat!... Asılsız, mesnetsiz, resmî olmayan söylentilere kulaklarınızı tıkayın. Unutmayın, mallarınıza göz diken hâinler her devirde olmuştur ve elbette ki bu devirde de olacaktır, emin olun, uyanık olun!... Tedbiri elden bırakmayın, sakat binalara tabi ki girmeyin ama her yayılan söze de kanmayın!...

Akın KURTOĞLU


husmen
12 yıl önce - Sal 25 Ekm 2005, 01:34
İzmir in artçıları hızla sürüyor...


5.9 luk son büyük depremin ardından ilk defa 25.10.2005 saat 00:15 te ML 4.0 şiddetinde çok kısa süreli bir deprem oldu ve İzmir de çoğunlukla hissedildi. 3.0 - 3.7 M. arası deprem fırtınası saat te 2-4 adet ile devam ediyor. Kısa sürede sakinleşeceğe de benzemiyor ve lokasyonları sürekli değişiyor...

Ayhan
12 yıl önce - Sal 25 Ekm 2005, 01:59

Dostum arada olur böyle ufak sarsıntılar. 4 şiddetli deprem yaşadık artçıların olması normal. Panik yapmaya gerek yok. Allah daha büyüklerini göstermesin...

Selen
12 yıl önce - Cum 28 Ekm 2005, 23:01

Tarih      Saat      Enlem(N)          Boylam(E) Derinlik(km)  MD   ML   MS    Yer
---------- --------  --------  -------   ----------    ------------    -----------
2005.10.28 22:50:00  38.1270   26.7977        4.2             -.-    3.9  -.-   SEFERİHİSAR (İZMİR)

Geçmiş olsun herkese



sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet