Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Vural Demir
2 yıl önce - Çrş 10 Şub 2021, 21:55
Dünya'da Yenilenebilir Enerji Haberler & Sohbet




BJK 5106
1 yıl önce - Cum 21 Oca 2022, 23:05

Alıntı:
Dünyanın en büyük petrol ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Sanayi Bakanı Sultan al-Jaber fosil yakıtlarındaki arz-talep dengesizliği ve emisyon sıkıntıları ortasında, dünyanın önümüzdeki 10 yıl içinde yenilenebilir enerjiye en az 3 trilyon dolar yatırım yapması gerektiğini belirtti.

Pandemi sonrası normalleşme çabalarıyla artan talep ve arzın yetersizliği, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıt piyasasında krize neden oldu.

Dünyanın en çok petrol rezervine sahip 7. ülkesi BAE'den de, Salı günü Dubai'de yaptığı açıklamada, yenilenebilir enerjiye büyük miktarda yatırım yapılması gerektiğini söyledi.

3 trilyon dolar lazım


BAE devlet haber ajansı WAM'ın aktardığına göre, Al-Jaber açıklamasında, dünyanın önümüzdeki 10 yıl içinde yenilenebilir enerjiye en az 3 trilyon dolar yatırım yapması gerektiğini belirtti.

Aynı zamanda Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) CEO'su olan Bakan, BAE'nin daha az karbon emisyonu ile güvenilir petrol ve gaz arzı sağlamaya kararlı olduğunu da sözlerine ekledi.
star.com.tr



AB'nin enerji dönüşümüne yıllık 360 milyar avro yatırım gerekiyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'nın, enerji sistemini dönüştürmek için her yıl 360 milyar avroluk ilave yatırım yapması gerektiğini söyledi.
Alıntı:
Von der Leyen, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) çevrim içi düzenlenen "2022 Davos Gündemi" toplantısında konuşma yaptı.

Von der Leyen, Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde 2050 yılına kadar kıtayı iklim dostu bir hale getirmeyi amaçladıklarını aktararak, "Avrupa'nın, enerji sistemini dönüştürmek için her yıl 360 milyar avroluk ek yatırım yapması gerekiyor." dedi.

Bu rakamın yüksek olduğunu vurgulayan von der Leyen, enerji alanındaki yeşil ve çevre dostu yatırımlara özel sektörün de katkıda bulunmasının önemine işaret etti.

"Doğal gaz krizi temiz enerjiye geçişi hızlandırmaya yardımcı olmalı"

Ursula Von der Leyen, günümüzde bir doğal gaz krizi yaşandığını hatırlatarak, enerji konusunda geçmişe kıyasla çok daha fazla seçenek bulunduğunu kaydetti.

1970'lerdeki petrol krizi sırasında küresel çapta elektrik üretiminin sadece yüzde 1'inin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını hatırlatan von der Leyen, bugün yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretim oranının üçte bir seviyesine kadar çıktığını söyledi.

Von der Leyen, "Bugün fosil yakıttan temiz enerji sistemine geçiş yapmak için ihtiyaç duyduğumuz teknolojilere sahibiz." dedi.

Kısa vadede doğal gaz krizinin hanelere ve işletmelere olan etkilerinin ele alınması gerektiğini belirten von der Leyen, "Temel olarak bugünün doğal gaz krizi temiz enerjiye geçişi hızlandırmaya yardımcı olmalı ve enerji piyasamızı daha entegre hale getirmek için ihtiyaç duyduğumuz ivmeyi sağlamalıdır." diye konuştu...Anadolu Ajansı


BJK 5106
1 yıl önce - Prş 31 Mar 2022, 14:35

Alıntı:
Rüzgar ve güneşten elektrik üretimi 2021'de bir önceki yıla göre yüzde 17 büyüme gösterdi. Paris Anlaşması'nın imzalandığı 2015'ten beri rüzgar ve güneşin küresel elektrik üretimindeki payı iki katına çıktı.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember'in yayınladığı ve küresel elektrik talebinin yüzde 93'ünü temsil eden 75 ülkenin geçen yılki elektrik üretim değerlerinin incelendiği Küresel Elektrik Görünümü raporuna göre, geçen yıl dünya elektrik üretiminde temiz kaynakların payı yüzde 38 olurken, kömürün payı yüzde 36 seviyesinde gerçekleşti.

Geçen yıl dünyanın en büyük 5 ekonomisi dahil olmak üzere 50 ülkenin elektrik üretiminde rüzgar ve güneşin payı yüzde 10'una ulaştı. Bu seviyeyi Çin, Japonya, Moğolistan, Vietnam, Arjantin, Macaristan ve El Salvador olmak üzere 7 ülke ilk kez geçen yıl geçti.

En hızlı dönüşüm, elektrik talebinin yüzde 10'unun sadece son iki yılda fosil yakıtlardan rüzgar ve güneşe kaydığı Hollanda, Avustralya ve Vietnam'da gerçekleşti. Geçen yıl yüzde 52 ile Danimarka'nın başını çektiği 10 ülke, elektriğinin dörtte birinden fazlasını rüzgar ve güneşten üretti.

Geçen yıl rüzgar ve güneşten elektrik üretimi bir önceki yıla göre yüzde 17 artış gösterdi.

Paris Anlaşması'nın imzalandığı 2015'ten beri rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı iki katına çıkarken, bu miktar 2020'de ise yüzde 9,3 seviyesindeydi.

Yeniden sıçrayan elektrik talebi CO2 ve kömürde rekor artışa yol açtı

Salgından sonra yeniden yükselişe geçen elektrik talebi, 2021'de 1414 teravatsaatle bugüne kadarki en büyük yıllık artışı gösterdi. Bu rakam, küresel elektrik talebine Hindistan'ın elektrik talebi kadar yeni bir talep eklemekle eşdeğer olarak hesaplandı.

Rüzgar ve güneş enerjisi üretimindeki rekor büyümeye rağmen, geçen yıl elektrik talebindeki küresel artışın sadece yüzde 29'u bu iki kaynaktan, geri kalanı ise fosil yakıtlardan karşılandı.

Geçen yıl, kömürden elektrik üretimi 1985'ten beri en hızlı büyümeyi kaydetti ve 10 bin 42 teravatsaatle tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Kömürden elektrik üretimindeki artış da enerji sektörü kaynaklı karbon emisyonlarının tarihi seviyeye çıkmasına yol açtı.


Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için rüzgar ve güneş enerjisinin 2030'a kadar her yıl son 10 yılın ortalaması olan yüzde 20'lik büyüme oranlarını yakalaması gerekiyor.

Ember Küresel Program Lideri Dave Jones, rapora ilişkin değerlendirmesinde, enerji sistemini yeniden şekillendirecek sürecin başladığını belirterek, "İçinde bulunduğumuz 10 yıllık dönemde, küresel emisyon artışlarını tersine çevirmek ve iklim değişikliğiyle mücadele etmek için bu kaynakların yıldırım hızında konuşlandırılması gerekiyor. Temiz elektriğin artık muazzam bir ölçekte inşa edilmesi gerekiyor. Liderler, yüzde 100 temiz elektrik üretimine ne kadar hızlı geçmeleri gerektiğini ancak fark ediyorlar." ifadelerini kullandı. (AA)




BJK 5106
1 yıl önce - Çrş 11 May 2022, 16:33

Alıntı:
Küresel güneş enerjisi kurulu gücü, geçen yıl ilave edilen 168 gigavatlık rekor kurulumla 2021 sonunda 940 gigavat olarak kayıtlara geçerken, mayıs itibarıyla "teravat" seviyesine yükseldi.

SolarPower Europe tarafından hazırlanan ve Intersolar Avrupa Güneş Enerjisi Konferans ve Fuarı'nda açıklanan "Güneş Enerjisi Küresel Piyasa Görünümü" raporuna göre, mayıs itibarıyla "teravat" seviyesine yükselen küresel güneş enerjisi kurulu gücüne bu yıl sonunda 200 gigavat kapasite eklenecek.

Kovid-19 salgını nedeniyle tedarik zincirindeki aksamalara rağmen, son 3 yılda güneş enerjisi alanında yatırımlar hız kesmeden devam etti.

Küresel güneş enerjisi piyasasında kritik eşiğin aşılmasıyla yeni bir döneme girilirken, 2025'e kadar söz konusu kapasitenin 2,3 teravata ulaşması bekleniyor. 2012 yılında güneş enerjisi kurulu gücünde 100 gigavatın aşılması kritik eşik olarak değerlendirilmişti.

Güneşte "teravat çağı" başladı


SolarPower Europe Başkanı Aristotelis Chantavas, rapora ilişkin değerlendirmesinde, güneşte "teravat çağı"na girildiğini belirterek, 2 teravatlık kapasite eşiğine 3 yıl içinde ulaşılacağını söyledi.

Güneş enerjisinin küresel anlamda en hızlı büyüyen ve gelişen kaynak olduğunu ifade eden Chantavas, şunları kaydetti:

"2021'de 302 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesi kurulumu gerçekleşti. Bunun 168 gigavatını güneş enerjisi oluşturuyor. Tüm dünya güneş enerjisinin iklim değişikliği ile mücadele başarılı olduğunu ve ülkelerin enerjide bağımsız olmasını sağlaması açısından önemli olduğunu gördü. Güneş enerjisi sıra dışı enerji fiyatlarının yaşandığı günümüzde bize biraz rahatlama sağlayacak."

SolarPower Europe Üst Yöneticisi (CEO) Walburga Hemetsberger de Avrupa güneş piyasasında bu yılki 39 gigavatlık ilave kapasitenin 4,57 milyar metreküp Rus doğal gazını ikame edeceği bilgisini verdi. AA





BJK 5106
1 yıl önce - Cum 13 May 2022, 01:28

Alıntı:
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Yenilenebilir Enerji Piyasası Güncelleme raporuna göre, dünyada geçen yıl devreye alınan yenilenebilir enerji kapasitesi bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla 295 gigavat oldu.

Bugüne kadar bir yılda devreye alınan en yüksek kapasite olan bu miktarın yaklaşık yarısını güneş enerjisi kurulumları oluşturdu.

Söz konusu kapasitenin yüzde 46'sı Çin'de devreye girdi. Avrupa Birliği (AB) ise 36 gigavatla ​​​​​​​en yüksek yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye girdiği ikinci bölge oldu.

Küresel yenilenebilir enerji kapasitesi kurulumlarının, tedarik zincirinde devam eden aksamalar ve yüksek ham madde maliyetlerine rağmen, bu yıl da 320 gigavata ulaşarak yeni bir rekora daha imza atması bekleniyor.

Çin, kara rüzgar gücünün lideri olma yolunda


Rapora göre, bu yıl devreye girmesi beklenen kapasite Almanya'nın tüm elektrik talebini veya AB'nin doğal gazdan ürettiği elektriği tek başına karşılayabilecek seviyede bulunuyor.

Bu yılki kapasitenin yüzde 60'ının güneş enerjisinden geleceği hesaplanırken, kalan yüzde 40'ını rüzgar, hidroelektrik ve diğer yenilenebilir kaynakların oluşturacağı öngörülüyor.

Çin'de bu yıl devreye alınması beklenen rüzgar enerjisi kapasitesiyle ülkenin Avrupa'yı geride bırakarak dünyadaki en yüksek kara rüzgar enerjisi kapasitesine ulaşacağı tahmin ediliyor.

Raporda, yenilenebilir enerjinin iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerine katkı sunmasının yanında Rus fosil yakıtlarına bağımlılığın azaltılmasında kritik rol oynadığına vurgu yapılıyor.

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, son dönemde enerji piyasasında ve özellikle Avrupa'daki gelişmelerin yenilenebilir enerjinin emisyonları azaltmanın yanı sıra enerji güvenliğini sağlamadaki rolünü bir kez daha kanıtladığını belirterek, "Bürokratik işlemleri azaltmak, yenilenebilir enerji kaynaklarının yayılması için izin süreçlerini hızlandırmak ve teşvikler sağlamak, hükümetlerin bugünkü enerji güvenliği ve piyasa zorluklarını aşması için atacağı adımlar. Bu adımlar bizim uluslararası iklim hedeflerimizi gerçekleştirmemizi de mümkün kılacak." ifadelerini kullandı.(AA)




BJK 5106
1 yıl önce - Sal 21 Hzr 2022, 12:12

Alıntı:
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansının (IRENA) iklim değişikliğinde küresel sıcaklıkların 1,5 derece ile sınırlandırılmasını hedefleyen senaryosuna göre, 2050'ye kadar dünya genelinde enerji verimliliği uygulamaları, yenilenebilir enerji ve ilgili teknolojileri enerji sektöründe itici güç olacak.

AA muhabirinin, 22 Haziran Dünya Yenilenebilir Enerji Günü dolayısıyla IRENA raporlarından derlediği bilgilere göre, toplumların elektrik üretim ve tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi, enerji sistemlerinde yenilenebilir enerji ve ilgili teknolojilere dönüştürülmesiyle 2050'ye kadar yıllık 37 gigaton karbon emisyonunun önüne geçilebilecek.

Giderek artan kentleşme, nüfus artışı ve iklim değişikliği, enerji başta olan tüm kaynakların sorumlu tüketilmesini gerekli kılıyor.

Karbon emisyonların azaltılmasında yenilenebilir enerjinin direkt kullanımı, önemi çoğunlukla göz ardı edilen enerji verimliliğinde etkili iyileştirmeler yapılması, elektrikli araçların ulaştırma sistemine daha fazla dahil edilmesi, konutlarda ısı pompalarının yaygınlaştırılması, temiz hidrojen ve türevlerinin enerji sistemine dahil edilmesi, biyoenerji, karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin kullanımı gibi başlıklar ön plana çıkıyor.

IRENA'nın "Yenilenebilir Kapasitesi 2022 İstatistikleri" raporuna göre, aralarında, güneş, rüzgar, jeotermal, hidroelektrik, biyoenerji ve okyanus enerjisi gibi diğer temiz enerji kaynaklarının kurulu kapasitesi geçen yıl ilave edilen 257 gigavatla toplam 3 bin 64 gigavata yükseldi.

Geçen yılın sonunda güneş enerjisi kurulu gücü önceki yıla göre yüzde 19 artışla 133 gigavat oldu. Rüzgar enerjisi aynı dönemde yüzde 13 büyüyerek 93 gigavata ulaştı. Hidroelektrik enerjisi kapasitesi ise yüzde 2 artışla 19 gigavat olarak hesaplandı.

Küresel hidroelektrik elektrik güç kapasitesi 1230 gigavatlık kapasiteyle tüm temiz kaynaklar içinde yüzde 40'lık paya ulaştı.

Güneş enerjisi toplamda 849 gigavatla yüzde 28, rüzgar enerjisi ise 825 gigavatla yüzde 27'lik pay alarak sırasıyla ikinci ve üçüncü oldu.

Türkiye'de temiz enerji yatırımları hız kesmedi

Türkiye'de geçen yıl devreye alınan elektrik üretim kapasitesinin yüzde 97'sini yenilenebilir enerji santralleri oluşturdu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de geçen yıl 3 bin 446 megavat lisanslı elektrik üretim kapasitesi devreye alındı.

Rüzgar santralleri 1772 megavatla bu kapasitenin yüzde 51,5'ini oluşturdu, güneş enerjisi ise 498 megavatla yüzde 14,5'ini oluşturdu.

Geçen yıl devreye alınan lisanslı elektrik üretim kapasitesinde biyokütle, atık ısı ve jeotermal santrallerin payı yüzde 16,6 olurken, hidroelektrik santrallerinin payı yüzde 14,5 olarak hesaplandı. Geçen yıl toplam kurulu gücün yüzde 53,7'sini yenilenebilir enerji oluşturdu.

Temiz enerjide küresel ve yerel artışa rağmen iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirmek ve fosil yakıtlardan daha ucuz hale gelen yenilenebilir enerjiden en üst düzeyde yararlanmak için daha fazla yatırıma ihtiyaç duyuluyor.

IRENA'nın iklim değişikliğinde küresel sıcaklıkların 1,5 derece ile sınırlandırılmasını hedefleyen senaryosuna göre, 2050'ye kadar dünya genelinde enerji verimliliği uygulamaları, yenilenebilir enerji ve ilgili teknolojileri tüm dünyada enerji sektöründe itici güç olacak. (AA)


BJK 5106
1 yıl önce - Pts 04 Tem 2022, 13:39

Alıntı:
Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) tarafından yayımlanan "Deniz Üstü Rüzgar Raporu 2022" başlıklı rapora göre, 2022 ile 2030 arasında elektrik şebekelerine 260 gigavat daha yeni offshore kapasitesinin ilave edilmesi bekleniyor.

2019'da başlayan ve etkisi halen devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen deniz üstü rüzgar enerjisi yatırımlarında yavaşlama olmadı.

Rapora göre, hükümetlerin yenilenebilir enerji kaynak çeşitliğinde önemli yeri olan deniz üstü rüzgar santrallerine daha fazla yatırım yapması bekleniyor.

Deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesine ilave edilen yeni yatırımlarla 2030'da toplam deniz üstü rüzgar enerjisi yatırımlarının toplamda 316 gigavat olacağı hesaplanıyor.

Geçen yıl sonunda ise salgının ekonomileri etkilemesine rağmen küresel deniz üstü kapasitesi 21,1 gigavat artışla, toplam 56 gigavata ulaştı.

Asya pazarı kurulu güçte öncü olurken, bunu Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika ülkeleri takip etti.

Raporda değerlendirmelerine yer verilen GWEC Üst Yöneticisi Ben Backwell, 2021 sonunda dünya genelindeki deniz üstü rüzgar kapasitesinin rekor düzeyde artmasının salgın şartlarına rağmen bir başarı olduğunu ifade etti.

Backwell, deniz üstü rüzgar enerjisi sektöründeki büyümenin yeni teknoloji ve yüzen rüzgar santralleri gibi uygulamalarla daha da artacağını kaydetti. (AA)





BJK 5106
10 ay önce - Prş 20 Ekm 2022, 21:23

Alıntı:
Yeşil hidrojen için 73 milyar dolarlık yeni yatırım taahhüdü verildi

Londra merkezli finansal düşünce kuruluşu Carbon Tracker'ın "Temiz Hidrojenin Enerji Dönüşümündeki Yeri" başlıklı raporuna göre, yükselen gaz fiyatları fosil kaynaklı hidrojenin seviyelendirilmiş enerji maliyetinde bir sıçramaya neden olurken, bu durum yeşil hidrojene yatırım planlarının hızlandırılmasını sağladı.

Rusya - Ukrayna savaşının başlangıcından itibaren doğal gaz fiyatları uluslararası piyasalarda yüzde 70 arttı ve bu artış fosil yakıtlardan üretilen hidrojen maliyetlerini de yükselttiği için yatırımcılar daha ucuz ve temiz kaynaklara yöneldi.

Doğal gaz fiyatlarındaki artış ve arz kısıtları nedeniyle 2030'a kadar 100 milyar dolarlık gazdan hidrojen üreten varlığın atıl kalabileceği öngörülürken, bu durumun en fazla Avrupa ve Asya'daki varlıkları etkilemesi bekleniyor.

Yeşil hidrojende kilogram üretim maliyeti 2 doların altına inecek


Avrupa'da fosil yakıtlardan hidrojen üretim maliyetlerinin kısa vadede yüzde 50 artışla kilogram başına 7,6 dolara, Asya'da 6,4 dolara ulaşabileceği hesaplanıyor.

Yeşil hidrojende ise üretim maliyetleri bölgelere bağlı olarak kilogram başına 3,8 ile 5,8 dolar arasında değişiklik gösteriyor.

Yeşil hidrojen üretiminde maliyetin kilogram başına 2 doların altına düşmesi bekleniyor.

Bu durum ve yatırımcıların alternatif arayışları Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlangıcından bu yana da yeşil hidrojende 73 milyar dolarlık yatırım kararı alınmasını sağladı.

Almanya, Fas ve ABD yeni yatırım kararlarının alındığı 25 ülke arasında bulunuyor. Öte yandan, Güney Afrika, Fas ve Şili'nin 2050'ye kadar yeşil hidrojen üretiminde hakim pazarlar olarak öne çıkması bekleniyor.

Yeşil hidrojen yüzde 100 çevre dostu değil


Raporda, yeşil hidrojen üretiminin aşırı temiz su tüketimine neden olması nedeniyle yüzde 100 çevre dostu olmadığına işaret edildi.

Carbon Tracker Kıdemli Temiz Teknoloji Analisti ve raporun baş yazarı Kofi Mbuk, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yeşil hidrojenin iklim değişikliğiyle mücadelede net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için bariz faydaları olduğunu belirterek, "Buna rağmen yeşil hidrojen üretimi sürecinde aşırı temiz su tüketimi ve enerji kaybı olması çözülmesi gereken oldukça kritik konular. Bu sorunlar çözülmeden yeşil hidrojenin sürdürülebilir olması pek mümkün değil çünkü temiz suya erişim zaten dünyanın birçok bölgesinde oldukça zor. Yeşil hidrojen ancak karbonsuzlaşmak için B planı olmayan bazı sektörlerde kullanılabilir." dedi.

Mbuk, şu anda yatırımcıların "bilgi eksikliği" nedeniyle yeşil hidrojene hücum ettiğini dile getirerek, yeşil hidrojenin batarya maliyetleri ekonomik hale gelene kadar geçiş teknolojisi olarak kullanılabileceğini ifade etti. (AA)


"Yeşil hidrojen" yenilenebilir enerjinin tam karşılığı olmasa da etkileşim vasfıyla başlık için uyumu vardır.


crypton
9 ay önce - Prş 27 Ekm 2022, 11:33



crypton
9 ay önce - Sal 01 Ksm 2022, 18:25



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET