Katılıyorum Mehmet abi, 100 değil 1000 defa çıkarır hem de. En azından seviyeli bir insan yorumlarını beğeniriz beğenmeyiz.
o dönemin en iyi spor servisi *2 gazeteden biri olan
Tercüman gazetesinde yazdığı maç kritiklerinden beri uzun yıllardır takip ederim
alçak gönüllü birisidir
o dönemin Tercüman gazetesi spor servisinden aklımda kalan isimlerin bir kaçını yazayım
Necmi Tanyolaç(merhum)
Atilla Gökçe,
Orhan Ayhan,
Faik Çetiner,
Faik Gürses, Necip Kapanlı(aynı zamanda basketbol hakemidir),
Ali Gümüş(merhum)
Hayri Hiçler, Kemal Adar(merhum),
Cafer Zorlu(merhum),
Eyüp Karadayı(merhum)
*
(diğeri o dönemin Milliyet gazetesi)
En son mehmet güngör bağ tarafından Pzr 07 Şub 2021, 02:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Ofsayt tartisilacak konu bile degil
Ozanin pozisyonu 100000% ofsayt.
Farz edelim degil.
Topa mudahale etmeye calisan serdar aziz hamle etmeye calisdigi icin zaten 2. ofsayt...
Serdarin müdahalesi penalti.
Canerin dirsegi kirmizi.
Asil bunları tartışmak lazim...
Paylaşılan görüntü kınanabilir gırgıra alınabilir, ancak doğal da karşılanmalı.
Bunun hareketli olanını kural çekincesinden atamamışlardır.
Hareketli olanını diğer bazı hesaplar atmış.
Bu konuda yayıncı kuruluşa da yine bir eleştiri gerekir. Çizgi kamerası konusunda olduğu gibi.
Neden denilirse yine en uygun açıdan yani ofsayt kamerası tabir edilen çekimden durağan ıspat görüntüsünden hariç bir ileri bir geri de paylaşım yapsalar manipülasyon şüpheleri oradan kalkabilirdi.
Bunca güven kaybı ve algıya müsait ortamda bunları engelleme maksadıyla zor mu bu kadar şeyleri yapmak yani? VAR uygulamasının asli amaçlarından biri de bu değil mi zaten? Şüpheleri teknik imkanlar çerçevesinde olabildiğince ortadan kaldırmak yani.
Çizgili durağan halini ver, iki üç saniyelik de çizgisiz ve hareketli veriverin ne olur yani? Topa temas anını öyle de algılasın izleyici. Bunun istenildiğinde yapılabildiğini de biliyoruz.
Bu tavsiye sadece bu maça veya muadillerine özel de değil. Standart olsun, ne kaybedersiniz. Üç saniye uzayınca maliyet veya başka bir etkileşim mi olacak sanki.
Bu iş geçen haftalarda kısmen şaka karışık dediğim gibi gün gelir patlak verip birilerinin başını ağrıtabilir!
O da yine zaten bozuk futbol ortamını iyice olumsuz etkiler. Ceremesi de yine genel paydaşlara olur. Geçmiş meselelerdeki gibi tıpkı.
Lehine olan da yarın bana yapılır anlayışında olmalı.
Olaya ters manyel açıdan bakalım, şimdi sana veya bana menfaat sağlanır, iş finale gelir tak benzerleri aleyhine olur birşey diyemezsin. Anca o günkünden savunma yapmaya çalışabilirsin işte. Bütünlüklü anlamda zamanında sen de kazanç elde ettin der hem TFF, yayıncı vs. ilgililer, hem de taraf camialar. Bu duruma başkaca spor içi dışı illegalite mevzulardan örnekleme de yapılabilir de dağıtmaya gerek yoktur şimdi. Sadece ipucu olarak mafyatik düzen, rüşvet vs. işler desem kafi olur.
Neyse bunlar bu şekilde olmamalı, olmaması için de önden tedbirli olunup mümkünse ki çok çok zor maalesef, konsensüs içinde hareket edilmeli. Zararı sadece x y z tarafa değil zira. Dolaylı biçimde herkes kaybediyor.
Yoksa meşhur kurgusal yapım yakıştırmalarındaki aktör veya figüranları gibi devam edilir gidilir. Düşünce böyle olur en azından. Ne kadar zevki ve reytingi kalırsa artık.
Ben sadece bu konu özelinde yazdım.
Geçmişteki benzeri durumlarla da bağlantılı olarak.
Sonuç ve taraflardan da bağımsız olarak.
Maç genelindeki tartışmalı pozisyonlar için ayrıca yorumlama yapmak mümkündür. Örneğin GS'nin penaltı beklediği pozisyon gibi.
Serdar Aziz'in kolu blinçli veya bilinçsiz surata gelmiş, faul müdür, değildir diyemem. Ceza sahası dışında olsa faul çalınır mıydı, pekala çalınabilirdi. Dolayısıyla penaltı verseydi de olağan karşılardım şahsen.
"Mustafa Muhammed, yazın Emre Belözoğlu'nun listesinde 2. sıradaydı. Onu görünce, Fenerbahçe'nin ne kadar önemli bir oyuncuyu kaçırdığını gördük. Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan santrforu Galatasaray almış, Galatasaray'da iş yapar. Tam kuvvetli olunca başka olur, çok önemli transfer, tebrik etmek lazım."