Ana Sayfa 930 bin Türkiye Fotoğrafı
Sina

9 yıl önce - Pts 17 Ekm 2005, 01:07
Diyarbakır - Sur - Hevsel (Efsel) Bahçeleri


İşte karşınızda eşsiz güzelliği ve manzaralarıyla Hevse(Efsel)bahçesi... Ufukta, Dicle Nehri'nin üzerinde bulunan tarihi on gözlü köprü gözükmektedir. Uçsuz bycaksız gibi görünen bu bahçelerin düzenli bir şekilde ayrılması ile fotoğrafçılar için eşsiz bir manzara oluşturmaktadır.

 

(+)


Sina


Müjdat

9 yıl önce - Sal 25 Ekm 2005, 22:27



(+)



 

(+)



 

(+)


Sevgiyle kalın  


Sina

9 yıl önce - Cmt 05 Ksm 2005, 03:41

Müjdat'ın harika footoğrafları ile yarışamasa da   Hevsel  Bahçesinden bir kesit daha...

 

(+)


Bu fotoğrafı yüklemdeki amaç, fotoğraftaki bahçelerin hemen üstünde bir düzlem halinde tepecik var bilmem farekttiniz mi? Bu epey bir düz alana yayılmış tepeciğin adı Kırklar Dağı'dır! Daha iyi anlayabilmek için nereyi kastettiğimi aşağıdaki linke tıklayın:

http://i18.photobucket.com/albums/b127/demiralm/S ...1kucuk.jpg

Hani dillere dolanan bir dönem çok meşhur olan bu türküyü de hatırlarsınız mutlaka!

Kırklar Dağının Düzü
Bedri Ayseli
Diyarbakır


Kırklar Dağı'nın düzü
Karanlık bastı bizi
Kör olasan zalım Suzan
Ziyaret çarptı bizi

Köprü altı kapkara
Ana gel beni ara
Saçlarıma kumlar doldu
Tarağ getir de tara

Gazi köşkü serindir
Dicle suyun derindir
Ağlama sen garip anam
Kadir mevlam karimdir


Diyarbakır yöresine ait güzel bir türküdür. Efsanesi vardır bir de bunun ki, o da şöyledir:

Diyarbakır yakınlarında bulunan kırklar dağı civarındaki bir köyde süryani bir aile yaşarmış. bu aile, aile olalı yıllar olmasına rağmen çocukları olmamış. Ne yola başvurmuşlarsa kolları, kanatları kırılmış, hayalleri suya düşmüş, ümitleri kırılmış. Müslüman bir ailenin tavsiyesi ile kırklar dağı'nın arkasındaki kırklar ziyaretine gitmeye karar vermişler. Varıp ziyarete adaklar adamışlar, dilek tutmuşlar... bir süre sonra nur topu gibi bir kız çocukları doğmuş, suzan adını vermişler. Bundan sonraki her yıl, kırklar ziyaretini ihmal etmemiş, kurban kesmeye devam etmişler.

Hanım kızımız büyümüş, serpilmiş, hurilere taş çıkartaraak bir güzelliğe ulaşmış. Bizim adil oğlan da yakışıklı mı yakışıklı, suyu sıktı mı taş edecek kuvvete sahip bir delikanlı imiş. Eee boyu boyuna, huyu huyuna derler ya, suzan kıza vurulmuş. O zamanlar platonik aşk icat edilmediğinden, kız da karşılık vermiş, iki gönül bir olmuş, samanlık seyran olmuş. Günler ayları, aylar yılları kovalamış. Suzan kızın doğum günü yaklaşmış. Olacak ya! suzan kızın annesi de hastalıktan yatağa düşmüş. Adağı yerine getirmek için hizmetçileri göndermiş suzan kızla beraber kırklar dağına. Adil beyim yerinde durur mu? O da peşlerinden gitmiş. hizmetçiler dua ile, adak ile uğraşırken, iki kor yürek sıyrılmış aradan. Bir tenhada can cananı bulmuş, iki can bir olmuş. Tenler tanışmış, dudaklar kaynaşmış, bedenler vuruşmuş...

Bu olaydan dolayı, ziyaret çarpmış derler ki; suzan kız, amansız bir hastalığa yakalanmış. ne hekimler çare bulmuş, ne alimler isim koymuş bu derde. Akıl başından uçmuş, Adil beyim de dahil, kimseyi tanıyamaz hale gelmiş. Dicle'nin kenarından kapılıvermiş sulara. Adil beyimizin de ne aklı, ne de yüreği kaldıramamış. Suzan'ına kavuşmak için o da bırakmış kendini Dicle'ye...

İşte bu efsanenin geçtiği söylenen Kırklar Dağı'nı görmekteyiz fotoğrafta. Bir de işin ilginç tarafı, bu dağı görmeye gelen yerli, yabancı turistlerin "Hani Dağ nerede? Ben dağ göremiyorum" soruları ve sitenleri vardır. "Paşam, ciğerim; şu anda Kırklar Dağı'nın tepesindeyiz" denildiğinde ise burun kıvırarak, "Yav ma böyle dağ mı olur? Çok alçak değil mi?" feryatlarına tepkisiz, dudakların yatay eksendeki uzunluğunu artırarak,  diş göstermeden sıcak bir güümsemeyle geçiştiririz.

Sevgilerle, Hoş muhabbetlerle,

Sina


Mehmet!

6 yıl önce - Cmt 24 May 2008, 16:49



(+)



Mehmet!

6 yıl önce - Pzr 25 May 2008, 23:07



(+)



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler