turgutkuzan
1 yıl önce - Pts 08 Ksm 2021, 17:48
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Gönül Dağı dizisinin 39. bölümünde benim için çok anlamlı bir diyalog vardı.
Diyaloğu paylaşmadan önce diziyi izlemeyenler için bir açıklama yazmayı uygun görüyorum.
Dizide veli / deli bir karakter mevcuttur.
Bu karakter, içinde hanımının mezarı olan evine KALBURLA GÜNEŞ IŞIĞI taşır.
Önce kalburu güneşe tutar, "tuttum seni", kapıdan içeriye atarken "attım içeri" der.
Kalp gözü kapalı olanlar için bu hareket delilik belirtisidir.
39. bölümde bu hareket şu şekilde açıklanıyor:
Bu kalbur güneşi toplarken Dünya'yı eliyor.
Bu kalburun süzgeçlerinden Dünya süzülüp gidiyor.
Bana Dünya lazım değil Ciritçi Abdullah.
Bana SAF IŞIK lazım.
Ama bu ışık saf değil, insanların kirlettikleri var, havada her yerde...
İnsanların hırslarıyla kinleriyle, nefesleriyle doymak bilmeyen iştahlarıyla kirlettikleri hava var, Dünya var.
Bu ışık, Allah'dan gelen gelen ışık bile temiz değil.
Ancak bir veli, güneş ışığının bile kirli olduğunu görebilir.
Güneş ışığını bile kirleten insanoğlunun, havayı, suyu, siyaseti, forumu vs. kirletmiyor olması mümkün mü?
Bu kadar kir içinde yaşayan insanların temizlenmek / arınmak için hemen hemen hiç bir şey yapmamaları ne kadar acı...
Rabbim bizlere Dünya'yı eleyebilecek bir kalbur nasip etsin.
|