1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 30  |
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Prş 27 Oca 2022, 22:11
Bilim insanları nükleer füzyonda 'yanan plazma' hedefine ulaştı
Bilim insanları, nükleer füzyon (kaynaşma) araştırmalarında, füzyon reaksiyonlarının enerjinin hakim kaynağı olduğu “yanan plazma” hedefine ulaştıklarını bildirdi.
| Alıntı: |
Dünyadaki nükleer reaktörler, nükleer fisyon denilen ve ağır bir elementin atomlarının parçalanarak hafif elementlere dönüştürülmesinde açığa çıkan enerjiyle çalışıyor. Bilim insanları 1950’den bu yana Güneş'te her an olan, iki hafif elementin kaynaşarak daha ağır bir elemente dönüşmesi olan nükleer füzyon üzerinde çalışıyor.
California'daki National Ignition Facility'de (NIF) (Ulusal Ateşleme Tesisi) yapılan deneylerde uzmanlar, kullandıkları dünyanın en güçlü lazerinden çıkan 192 ışını, karabiber tanesi büyüklüğündeki kapsülün içerisindeki hidrojenin farklı formları olan deuterium ve tritiuma (hidrojen yakıtı) yöneltti.
Bu ışınlar, kapsülün içindeki deuterium ve tritiumu kurşundan 100 kat daha yoğunluğa sıkıştırırken, sıcaklığını Güneş’in merkezinden daha sıcak olan 100 milyon santigrat dereceye çıkardı.
Bu şekilde, kapsülün içerisinde elektrikle yüklü plazma adı verilen gaz oluşturan bilim insanları, plazma formunda elektronların atomun çekirdeğinden ayrıldığını, tek kalan çekirdeklerin yeniden kaynaşması (füzyon) sırasında da enerji ortaya çıktığını anlattı.
Bu deneylerinde, süreci başlatmak için kullanılan lazer enerjisi yerine füzyon reaksiyonlarının, plazmadaki ısınmanın hakim enerji kaynağı olduğunu kaydeden bilim insanlarından fizikçi Annie Kritcher, "Bu deneylerde, bir füzyon araştırma tesisinde ilk defa, füzyon reaksiyonlarını başlatmak için gerekli enerjiden fazlasını, füzyon reaksiyonu gösteren yakıttan elde ettiğimiz yanan plazma evresine ulaştık." dedi.
Araştırmacılar, plazmanın şeklini kontrol etme konusundaki zorlukların getirdiği kısıtlamalar nedeniyle daha önce bu aşamaya ulaşamadıklarını ancak daha fazla hidrojen yakıtı alacak ve daha fazla enerji emebilecek şekilde tasarladıkları kapsülle ilk defa füzyonun daha fazla ısınma sağladığı bir sistem oluşturduklarını ifade etti.
Yanan plazma evresine ulaşılma sürecinde de enerji kaybı olduğuna dikkati çeken bilim insanları, bunun nükleer füzyondaki kilit hedef olan "ateşleme" ve kendini idame ettiren enerji üretiminden önceki son dönüm noktalarından olduğunu vurguladı.
Deneylerin sonuçları, Nature dergisinde iki ayrı makalede paylaşıldı.
Nükleer füzyon, nükleer fisyondan çok daha yüksek enerji açığa çıkardığı ve radyasyon üretmediği için sonsuz temiz enerji kaynağı olarak görülüyor. (AA) |
Nükleer füzyonun gerçekleştiği NIF'deki hedef odanın/bölmenin içi
Yanan plazma koşulları üreten deneyler için kullanılan kriyojenik bir hedef.
Fotoğraf Jason Laurea/Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı.
https://www.llnl.gov/news/nature-paper-chronicles ...laboratory
https://www.llnl.gov/news/nature-paper-describes- ...-livermore
https://www.nature.com/articles/s41586-021-04281-w
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Prş 27 Oca 2022, 23:29
Türk akademisyen, kansorejen radon gazının seviyesini ölçen cihaz geliştirdi
Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Serkan Ceylan, CR-39 katı hal nükleer iz dedektörü ile pasif yöntemle ortamın radon gazı seviyesini ölçebilen yeni bir cihaz geliştirdi.
| Alıntı: |
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun (TENMAK) yurt dışından aldığı radon ölçüm cihazından esinlenen Ceylan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının TÜBİTAK Teknogirişim Sermaye Desteği ile yerli imkanlarla 8 yılda kendi cihazını yaptı.
Ceylan'ın geliştirdiği cihaz, "Ar-Ge niteliği, yenilikçi yönleri, amacı ve sonuçları, ulusal ve uluslararası düzeye teknolojik katkısı" kriterlerine göre Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından başarı belgesi aldı. Radon gazı ve yaptığı ölçüm cihazı üzerine tez de yazan Ceylan, cihazı geliştirmek için TÜBİTAK'tan bir destek daha almaya hak kazandı.
Gözlüklerde kullanılan, radyoaktif parçacıklara da duyarlı CR-39 camından nükleer iz dedektörü üreten Ceylan, geliştirdiği nükleer iz kazıma ünitesi ve iz okuma ünitesiyle, camın maruz kaldığı radyoaktif izleri sayarak ortamın radon yoğunluğunu belirliyor.
İnsanların iyonlaştırıcı radyasyonun zararına karşı korunması amacıyla kullanılacak cihaz, kapalı mekanların radon aktivite konsantrasyonunu ölçerek ortam havasının ne kadar sağlıklı olduğunu ortaya çıkarıyor.
Ceylan, AA muhabirine, doğal kaynaklardan yüzeye çıkarak kapalı mekanlarda birikebilen ve kanserojen etkisi olduğu bilinen radon gazının, akciğer kanserine neden olan etkenler arasında ikinci sırada yer aldığını söyledi.
"Maliyeti daha düşük bir cihaz geliştirmiş olduk"
Uranyum 238 elementinin parçalanmasıyla ortaya çıkan radon gazının, kokusuz olması nedeniyle algılanamadığını belirten Ceylan, ölçümlerin özel optik cihazlarla yapılabildiğini dile getirdi.
Devletin "radyasyon güvenliği politikası"nı önemsediğine dikkati çeken Ceylan, "Radon ölçümleri için TENMAK'ın 2013'te pasif radon ölçüm cihazını yurt dışından 55 bin avroya aldığını duymuştuk. 'Biz bunu daha uygun fiyata yapabilir miyiz, hem de yerli bir üretim olur mu' düşüncesiyle yola çıktık. Çalışmalarımız neticesinde TENMAK'taki cihazın sağladığı verilere kıyasla daha hassas ölçüm ve detaylı raporlama yapabilen ve maliyeti daha düşük bir cihaz geliştirmiş olduk." diye konuştu.
"Radon gazı, akciğer kanserine neden oluyor"
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Enerji Araştırma ve Uygulama Merkezi Öğretim Görevlisi Ahmet Gürol Kalaycı ile gerekli tasarımları yaptıklarını aktaran Ceylan, cihazı 100 bin liraya mal ettiklerini kaydetti.
Radon gazı ölçümünün tüm dünyada zorunlu olduğuna işaret eden Ceylan, şöyle konuştu:
"Dünya Sağlık Örgütü metreküpte 100 bekerel üzerindeki radon gazı seviyesini zararlı kabul ediyor. Ülkemizde üst sınır, evlerde 400 bekerel, iş yerinde ise 1000 bekerel olarak belirlendi. Bunun aşılması durumunda müdahale edilmesi 2000 yılında yayınlanan Resmi Gazete'de yer almıştır. Soluduğumuz havada, içtiğimiz sularda radon gazı bulunabilir. Suyla içtiğimiz zaman mide kanseri olabiliriz. Radon gazı, soluduğumuz zaman akciğerlerimizdeki DNA yapısını bozarak akciğer kanseri olmamıza neden oluyor. Bu yüzden evlerimizde kullandığımız suyun ve soluduğumuz havanın radon oranını bilmemiz gerekir. Bu cihazla CR-39 dedektörüyle ortamdaki radonun konsantrasyonunu belirleyebileceğiz."
"İnsanlığa büyük fayda sağlayacağını umuyoruz"
Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade de gerek akademisyenlerin gerekse öğrencilerin Ar-Ge çalışmalarını, proje ve inovasyonlarını sonuna kadar desteklediklerini söyledi. Sade, şöyle devam etti:
"Serkan hocamızın yaptığı radon gazı ölçüm cihazının tüm süreçlerini yakından takip ettik ve destekledik. Akademisyenlerimizin de öğrencilerimizin de tüm bilimsel çalışmalarının arkasındayız. Bu cihaz, hem akademisyenimiz hem üniversitemiz hem de toplum adına büyük bir başarıdır. İnsanlığa büyük fayda sağlayacağını umduğumuz bu cihazın daha da geliştirilmesi için elimizden gelen desteği vereceğiz." (AA) |
|
 |
Toğan
1 yıl önce - Cum 04 Şub 2022, 23:34
ÜNLÜ ROBOT TÜRK DEVİNDE STAJDA
🎯 Akıllı otonom robot Spot, Tüpraş'ta testlere başladı
🎯 Engelleri aşıyor, anlık veri/görüntü sağlıyor
🎯 Zemindeki sıvıyı, ortamdaki gazı tespit ediyor, yabancı maddeler için uyarıyor
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 14 Şub 2022, 14:30
Türk bilim insanları, "beyaz kıta"daki evi Horseshoe Adası'nda
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleşen 6. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ni gerçekleştiren bilim heyeti, geçici Türk Bilim Üssü'nün bulunduğu Horseshoe Adası'na ulaştı.
Türk bilim ekibi, Antarktika kıtasına vardıktan sonra Bulgaristan istasyonunun bulunduğu Livingston Adası'nın ardından Bransfield Boğazı'nı aşarak önce Gerlanche Boğazı, sonra Lemarie Kanalı ve Penola Boğazı'nı geçerek güneye doğru ilerledi.
| Alıntı: |
"Yapacağımız jeodinamik noktalardaki ölçümler bilimsel anlamda önemli"
Antarktika için olağan hava şartları ve sıcaklığın sıfır derecenin altında bulunması, sefer katılımcıları için kimi zaman zorlayıcı oldu. 100 km/s'i aşan rüzgar hızıyla seyre devam eden gemi, 10 Şubat'ta Harita Genel Müdürlüğünün işletmekte olduğu GNSS istasyonunun bulunduğu Dismal Adası'na vararak çalışmalarına başladı.
Horseshoe Adası'na 73 kilometre mesafede bulunan Dismal Adası'na 2020 yılında Türkiye'nin sınırları dışındaki ilk sabit Küresel Konumlama Uydu Sistemleri (GNSS) kurulmuştu.
GNSS bakım onarım çalışmaları ve kaydedilen bilgilerin alınması için 20 kişilik bilim ekibinde yer alan Harita Genel Müdürlüğü Jeodezi Dairesi'nden Mühendis Yüzbaşı İlyas Akpınar, 6. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında Dismal Adası'nda olduklarını belirterek, "Jeodezi bilimi, yerin şekli konumu ve gravite alanı ile ilgilenmektedir. GNSS Küresel Konumlama Uydu Sistemleri, bulunduğumuz konumu belirlemenin yanı sıra navigasyon probleminin çözülmesi, deniz seviyesindeki değişimlerin tespit edilebilmesi, aynı zamanda tektonik hareketliliğin de tespit edilebilmesi, izlenebilmesi amacıyla kullanılabilmektedir." ifadelerini kullandı.
Akpınar, Türkiye tarafından gerçekleştirilen 3. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nde, 2019 yılındaki seferde Antarktika kıtasında hem Dismal Adası hem de Horseshoe Adası'nda jeodinamik noktaların tesis edildiğini, bu noktalarda 4 ila 12 saatlik GNSS gözlemleri gerçekleştirildiğini aktararak, şunları kaydetti:
"4. seferde, 2020 yılında ise şu an üzerinde bulunduğumuz Dismal Adası'nda sabit GNSS istasyonumuz tesis edilmiştir. Türkiye'nin bu bölgede, Antarktika kıtasında 3 tane sabit GNSS istasyonu mevcut. Bunlardan bir tanesi bizim üzerinde bulunduğumuz Dismal Adası'nda, diğer ikisi ise Horseshoe Adası'nda bulunmaktadır. Şu an biz Antarktika kıtasındayız fakat ana karanın üzerinde değiliz. Dolayısıyla bizim yapmış olduğumuz ölçümler sadece ana karayı değil, aynı zamanda ana karanın etrafındaki okyanuslarla ilgili tektonik değişimleri de tespit edebilmemiz açısından önem arz etmektedir.
Antarktika levhası, sürekli hareket halinde olan ve çarpışmalardan dolayı ortaya çıkan depremler dolayısıyla sürekli değişim gösteren tektonik bir plaka. Sadece Antarktika ana karasını değil, aynı zamanda çevresindeki okyanusların bir kısmını da içermektedir. Dolayısıyla bizim istasyonumuzun üzerinde bulunduğumuz Dismal Adası'nda bulunması, Antarktika plakasının hareketinin tespiti için önem arz ediyor. Aynı zamanda Antarktika yer bilimleri literatürüne de katkı sağlamamızı sağlayacak. Hem bizim sabit GNSS istasyonumuzun yapmış olduğu gözlemler hem de bizim bu bölgede bugün, bundan sonraki dönemde yapacağımız jeodinamik noktalardaki ölçümler bilimsel anlamda önemli diye nitelendirebiliriz."
Sabit GNSS istasyonları vasıtasıyla bölgesel hız alanının belirlenebildiğini, bunun milimetre seviyesinde çok hassas şekilde olabildiğini belirten Akpınar, bu bölgede de uzun süreli gözlem yapan sabit GNSS istasyonları bulunduğunu bildirdi.
Akpınar, "Bizim de Antarktika kıtasında 3 adet GNSS istasyonumuz mevcut. Aynı zamanda biz bu bölgeye bilimsel seferler düzenlediğimizde de jeodinamik noktalarda GNSS gözlemleri gerçekleştiriyoruz. Bu ölçümlerin tamamını kullanarak bu bölge için öncelikli olarak hız alanı, sonrasında ise tektonik hareketliliğin gözlemlenmesi mümkün olacak." dedi.
"Seferimizin icrası içerisinde 14 tane bilimsel proje yapılacak"
Dismal Adası'nda bulunan GNSS istasyonunda bakım, onarım ve bilgi kaydedilmesinin ardından seferine devam eden Türk bilim heyeti, geçici Türk Bilim Kampı'nın bulunduğu Horseshoe Adası'na ulaştı.
21 gün süren yolculuk sonrası 20 kişilik sefer ekibi ve 2 tondan fazla lojistik malzeme, 11 Şubat'ta Türk Geçici Bilim Kampı'nın bulunduğu Horseshoe Adası'na varırken, saha çalışmaları da başladı.
Bilim insanlarının üsse ulaşmasının ardından İstiklal Marşı okunarak Türk bayrağı göndere çekildi. Bilim heyeti, daha sonra Bilimden Sorumlu Sefer Lider yardımcısı Hasan Hakan Yavaşoğlu liderliğinde bölgeyi tanıma turu gerçekleştirdi. Bilim heyeti, araştırma yapacağı bölgelerle ilgili fizibilite çalışması yaptı.
Hasan Hakan Yavaşoğlu, 21 günlük uzun bir yolcuğun ardından Horseshoe Adası'na vardıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Bu yıl 6. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ni icra ediyoruz. Sefer, Kovid-19 süreci içerisinde yapılmak durumundaydı. Bu durumdan dolayı Şili'nin Puerto Williams kentinde 7 günlük bir karantinamız oldu. Daha sonra King George Adası'ndan gemiye intikal ve sonrasında da önce Dismal Adası, sonra da Horseshoe Adası'na ulaşmış bulunuyoruz. Ekibimiz, şu anda arazide istikşaf çalışmalarını tamamlıyor. Bugünden itibaren bilimsel çalışmalarımıza başlayacağız. Bu yıl seferimizin icrası içerisinde 14 tane bilimsel proje yapılacak. Ağırlıklı olarak canlı bilimleri, fiziki bilimler ve yer bilimleri konularında çalışmalar yapacak hocalarımızla beraberiz. Horseshoe Adası'nda hava şu an oldukça müsait. Herkesin çalışmak için motivasyonu tam ve hazır şekilde bunuyoruz."
Bilim seferinin yabancı misafiri
King George Adası'ndan hareket ettikten sonra Betanzos gemisinde başlayan deniz yolculuğunun ilk durağı, yaklaşık 80 deniz mili (150 kilometre) mesafede bulunan Bulgaristan'a ait St. Kliment Ohridski istasyonu olurken, Kovid-19 tedbirleri kapsamında Türk bilim insanları bu üsse ziyaret gerçekleştiremedi.
Bulgaristan Antarktika Enstitüsü ile TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü arasında sürdürülen iş birliği kapsamında, St. Kliment Ohridski istasyon lideri olarak görev yapan Oleg Vassiliev, adalarından bir bot ile Türk bilim insanlarının bulunduğu gemiye gelerek 6. Ulusal Antarktika Bilim Seferi ekibine katıldı. AA |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 14 Şub 2022, 17:16
Türk astronomlar uzayda iki gezegen keşfetti
Prof. Dr. Selim Osman Selam, "Gezegenlerden biri Jüpiter'in kütlesinin yaklaşık olarak 1,5 katı diğeri iki katına yakın. Gaz devi gezegenler olduğu için bu gezegenlerde hayat olma ihtimali yok." dedi.
| Alıntı: |
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü araştırmacıları, Dünya'dan 1336 ışık yılı uzaklıktaki Kepler-451 çift yıldız sisteminde iki gezegen keşfetti.
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Osman Selam, aynı bölümden araştırma görevlisi Ekrem Murat Esmer, Doç. Dr. Özgür Baştürk ve Prof. Dr. Selim Osman Selam ile İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünden Doktor Öğretim Üyesi Sinan Aliş tarafından gerçekleştirilen ve saygın bir uluslararası dergide yayımlanan keşif, Türkiye kaynaklı ikinci gezegen keşfi olarak bilim tarihine geçti.
Prof. Dr. Selim Osman Selam, iki yeni gezegen keşfine ilişkin açıklamayı AA muhabirine yaptı.
Keşif için Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesi'nde bulunan 80 santimetre çaplı Prof. Dr. Berahitdin Albayrak teleskobu ve İstanbul Üniversitesi Gözlemevi'nin Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ulupınar Gözlemevi Yerleşkesi'nde bulunan 60 santimetre çaplı teleskobu ile çift yıldızın ışık ölçüm gözlemlerinin yapıldığını anlatan Selam, bunun yanı sıra Kepler ve TESS uzay teleskoplarının elde ettiği gözlemlerin de kullanıldığını ve çift yıldızın tutulma zamanlarının analiz edildiğini bildirdi.
"Bu gözlemlerimizle Kepler-451 sisteminde daha önce keşfedilmiş olan bir gezegene ilave olarak Jüpiter boyutlarında iki dev gezegenin daha varlığını keşfetmiş olduk." bilgisini paylaşan Selam, şöyle devam etti:
"Bu sistemde görülen tutulmaların zamanındaki değişimler kullanılarak gezegenlerin keşifleri gerçekleştirildi. Yapılan çalışmada toplam üç gezegen barındıran bu sistemin kararlı yörüngelerde dolandıkları da tespit edildi. Çift yıldızlar etrafında gezegen bulma işi biraz zorlu bir iştir. Dünya literatürüne bakılacak olursa çift yıldızlar etrafında gezegen keşfi Türkiye'den ilk kez yapılıyor. Ayrıca Türkiye'den ilk gezegen keşfi de Ankara Üniversitesine aitti, böylece ikinci gezegen keşfi de yine Ankara Üniversitesinde yapılmış oldu.
Çift yıldızlar etrafındaki 21. ve 22. gezegeni Türk araştırmacılar bulduğundan uzayda bu anlamda keşfi yapılan gezegen sayısı 22'ye çıktı. Gezegenlerden biri Jüpiter'in kütlesinin yaklaşık olarak 1,5 katı, diğeri de iki katına yakın. Gaz devi gezegenler olduğu için bu gezegenlerde hayat olma ihtimali yok. Yörünge sürelerini de hesapladık. Keşfedilen gezegenlerden bir tanesinin çift yıldız sistemi etrafındaki yörünge dönemi, yani bir yılı 43 günde, diğeri ise bir yılı 1800 günde tamamlıyor."
Bilim dünyasında yeni heyecan yarattı
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Osman Selam, Kepler-451 çift yıldız sisteminin yaklaşık 29 bin 300 santigrat yüzey sıcaklığına sahip altcüce türü bir yıldız ile 2580 santigrat yüzey sıcaklığındaki cüce türü başka bir yıldızdan oluştuğunu belirterek, "Ayrıca, Kepler-451, Kepler-47'den sonra etrafında ikiden fazla gezegen keşfedilen ikinci çift yıldız sistemi olmuştur." dedi.
Çift yıldız sisteminin bileşenlerinden birinin bir anlamda hayatının sonuna gelmiş bir yıldız olduğunu ve sadece sıcak çekirdeğinin bulunduğunu belirten Selam, "Bu tür yıldız sistemlerinin etrafında gezegen bulmuş olmak, bu işlerin teorisi ve evrim çalışmaları açısından da ilginç bir fırsat sunuyor. Çünkü genel olarak bu tür cisimlerin etrafında aslında pek de gezegen beklenmiyor. Bu anlamda da ilginç ve bilim dünyasında heyecan yaratan bir keşif olarak gerçekleşti." diye konuştu.
TÜBİTAK tarafından Doç. Dr. Özgür Baştürk yürütücülüğünde sürdürülen "Zamanlama Yöntemiyle Ötegezegen Keşfi" başlıklı 1001 AR-GE Projesi kapsamında desteklenen çalışmanın aynı zamanda doktora öğrencisi araştırma görevlisi Ekrem Murat Esmer'in doktora tez çalışması kapsamında yapıldığını aktaran Selam, "Kepler-451 sistemindeki gezegenlerin keşfinin açıklandığı bilimsel makale, Oxford Üniversitesi Yayınları tarafından basılan ve alanın en prestijli dergilerinden biri olan "Monthly Notices of the Royal Astronomical Society" dergisinde yayınlandı."
Yeni gezegenlerin adları kurallara göre verildi
Çalışma kapsamında aynı çift yıldız sisteminde önceden keşfi yapılmış diğer gezegenin yörünge döneminin ise 406 gün olarak güncellendiğini ifade eden Selam, Türk astronomlarca keşfedilen bu yeni gezegenlerin ise sistemde 2015 yılında keşfedilen gezegene benzer kütlede olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Selim Osman Selam, Kepler-451 çift sisteminde keşfedilen iki yeni gezegenle birlikte toplamda bu üç gezegen, uluslararası isimlendirme kurallarına göre "Kepler451b", "Kepler451c" ve "Kepler451d" isimleri ile astronomi camiasının ortak ötegezegen kataloğunda (exoplanet.eu) yerlerini aldığını bildirdi.
Türk astronomların gezegen keşfine ilişkin makaleye "DOI: https://doi.org/10.1093/mnras/stac357" ve "arXiv: https://arxiv.org/abs/2202.02118" internet adreslerinden ulaşılabiliyor. (AA) |
|
 |
crypton
1 yıl önce - Cum 18 Mar 2022, 11:22
| Alıntı: |
Oyuncak üreticisi, Ay yüzeyini keşfedecek mini robotu tanıttı
Japon oyuncak üreticisi Tomy, Ay yüzeyini keşfetmek üzere üretilen mini robotu tanıttı.
17.03.2022
Tokyo
8 santimetre çapında ve 250 gram ağırlığında eliptik şekilde dönüşebilen robotun ismi "Sora-Q" olarak açıklandı.
Robot, ön ve arkasına donatılan kameralar sayesinde çektiği fotoğrafları dünyaya aktarabilecek.
Tomy, Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ve Sony dahil diğer ortaklarla robotu 6 yılda imal etti.
Japon firma yetkilisi Haşiba Kenta, "Sora-Q"nun dizaynında, oyuncak imalatındaki boyut ve ağırlık azaltım teknolojisinden faydalanıldığını söyledi.
"Sora-Q"nun, keşif ve sonda kapasitelerini test etmek için gelecek bir yıl içerisinde iki kez Ay'a gönderilmesi planlanıyor. |
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/oyuncak- ...ti/2537755
|
 |
crypton
1 yıl önce - Cum 18 Mar 2022, 15:00
| Alıntı: |
Karadeniz'in ilk "otomatik vale sistemli" otoparkı, araçları el değmeden park ediyor
Trabzon'da hizmete açılan tam otomatik katlı otoparkta araçların park edilme işlemi, otomatik vale sistemi ile insansız bir şekilde gerçekleştiriliyor.
18.03.2022
Trabzon
Büyükşehir Belediyesince Ortahisar ilçesindeki Yavuz Selim Bulvarı'nda yapımı tamamlanan 310 araçlık tam otomatik katlı otopark yaklaşık 3 aydır hizmet veriyor.
Türkiye'nin 5'inci, Karadeniz Bölgesi'nin de ilk tam otomatik katlı otoparkı olduğu belirtilen işletme, araçların park etme işleminin insansız şekilde gerçekleştirildiği "otomatik vale sistemi" ile dikkati çekiyor.
Otoparka gelen sürücüler, girişte aldıkları elektronik kartın ardından park kabinine yönlendiriliyor. Sürücünün aracından inmesinin ve kabinden çıkmasının ardından devreye giren otomatik vale sistemi, aracı asansörle boş bir alana yerleştiriyor. Tüm bu aşamaların kontrol edildiği ve izlendiği sistem içerisinde 42 kamera ve sensör bulunuyor. Güvenlik önlemi nedeniyle, sürücü kabinden dışarı çıkmadan ve kapı kapatılmadan aracı kaldıracak asansör hareket etmiyor.
Aracını almaya gelen sürücüye girişte verilen elektronik kartı cihaza okutmasının ardından aynı sistemle aracı teslim ediliyor.
Sistem sayesinde hem araç sahipleri zaman kaybetmeden park yeri buluyor hem de boş alanlar en etkili şekilde kullanılıyor.
"Bize de çok enteresan gelen güzel bir otopark oluşturduk"
Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, AA muhabirine, Trabzon'un en önemli ihtiyaçlarından birinin otopark olduğunu, bu nedenle kentin çeşitli bölgelerinde birçok otopark yaptıklarını söyledi.
Bu işletmenin Türkiye'de 5'inci, Karadeniz Bölgesi'nde de ilk ve tek olduğuna dikkati çeken Zorluoğlu, "Aracınızı götürüp bırakıyorsunuz, herhangi bir şoförle değil, sistem alıyor, kendisi yerleştiriyor. Aynı usulle aracınıza ihtiyacınız olduğunda sistem getirip size teslim ediyor. İnsan faktörünün minimize edildiği daha çok otomasyon sistemlerinin, teknolojinin kullanıldığı, bize de çok enteresan gelen güzel bir otopark oluşturduk." diye konuştu.
Zorluoğlu, otoparkın faaliyete girmesiyle park sorununun bir nebze de olsa hafiflediğini kaydetti.
"Uzay mekiğinde ya da Japonya'da mıyız, film setinde miyiz diyenler var"
Otopark görevlisi Osman Kaya ise yaklaşık 3 ayda 3-4 bin araca hizmet verdiklerini aktardı.
Müşterilerin zaman zaman şaşkınlık yaşadığını ifade eden Kaya, "Vatandaşlarla ilginç diyaloglar oluyor. Hayranlıkla izleyenler var, 'Uzay mekiğinde ya da Japonya'da mıyız, film setinde miyiz?' diyenler var. İnsanlarımız şaşırıyor. Böyle bir şey Trabzon'a layıktı. Güzel oldu." dedi.
Sürücü indikten sonra araca başka kimsenin binmediğini dile getiren Kaya, Kovid-19 salgını döneminde bunun avantaj olduğunu, ayrıca araca kimse ulaşamadığı için içerisindeki özel eşyaların da korunduğunu söyledi.
Sürücüler de memnun
Müşterilerden Abdurrahman Eroğlu, kolay giriş ve çıkışı nedeniyle otoparkın çok kullanışlı ve güvenli olduğunu belirterek "Devamlı buraya geliyorum. Daha önce görmemiştim. Avrupa'da yaşamıştım ve orada genelde özel evlerde vardı. Böylesine rastlamamıştım. Burada da ilk defa gördüm. Çok da güzel olmuş, hoşuma gitti. Herkese de tavsiye edelim." ifadesini kullandı.
Selim Bülbülkaya da İstanbul'dan iş için Trabzon'a geldiğini aktararak "Otoparkı kullandık, müthiş. Çok kolay, çok basit, çok güvenli. Arabamızı bıraktık, çıktık. Sonra paramızı ödedik, arabamız geldi. Kim getirdiyse bu hizmeti eline koluna sağlık. İlk defa kullanıyorum. Bayağı da bir şok yaşadık, şaşırdım." diye konuştu. |
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/karadeni ...or/2539081
|
 |
crypton
1 yıl önce - Pzr 20 Mar 2022, 17:32
| Alıntı: |
Kara birliklerinin silahı havan dronla havalandı
VİDEO7GÜNCEL20.03.2022 15:46
Piyade birliklerinin kullandığı üst açı gurubuyla atış yapan, ateş destek silahı havan, yeni bir kapsama sahip oldu.
Ostim Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Kıvrak ve öğrencileri, yürüttükleri laboratuvar çalışmalarıyla Havan Bırakma Sistemi geliştirdi.
Laboratuvar ortamında yapılan testlerin ardından drona entegre edilen sistemle saha testlerine başlandı.
Testte, bırakma sistemine 60 ve 81 milimetre 3 havan yüklendi. Dron, uzaktan kumandayla verilen komutla, patlayıcısız test mühimmatlarıyla belirlenen noktaya atış gerçekleştirdi.
İSTENİLEN NOKTAYA MÜHİMMAT BIRAKACAK
Kıvrak, test sonrası sahada herhangi bir noktadan görüntü alındığında havan yüklü dronun istenen koordinata yönlendirilip bırakma sistemiyle 3 mühimmat bırakmasının sağlanabildiğini söyledi.
Kıvrak, "Bir tane 81, iki tane 60'lık havan bırakan bir sistem geliştirdik. Bu yönde bir ihtiyaç söz konusu oldu ama karşılayamadık. Üniversite, laboratuvar olarak bunu kendimiz yapalım dedik. Piyasadan bulduğumuz ekipmanlar ve kendi yaptığımız elektronik kontrol sistemiyle çok hesaplı bir Havan Bırakma Sistemi gerçekleştirdik ve patent başvurularını yaptık. Süreç içerisinde de denemelerini gerçekleştirdik. Sistemimiz gayet güzel çalışıyor." dedi.
25 KİLO YÜK İLE YARIM SAAT HAVADA KALABİLİYOR
Projede dron üreticisi Arı Savunma ile iş birliği yaptıklarını ifade eden Kıvrak, 25 kilogram yük taşıyabilen, yaklaşık yarım saat havada kalabilen, farklı faydalı yüklerin bağlanabildiği dronun yazılım ve donanımıyla yerli olduğunu kaydetti.
"TERÖRİST UNSURLARINI ORTADAN KALDIRMIŞ OLACAĞIZ"
Kıvrak, sistemin sahada sağlayacağı avantajlara ilişkin şu değerlendirmelerde bulunurken, "Bir karakol çevresinden görüntü alındığını düşünün. Sistemi 2 dron kullanılacak şekilde değerlendiriyoruz. Birisi görüntü alacak diğeri de havanları taşıyacak. Yaklaşık 2-3 kilometre mesafeden görüntü alındığında havanları taşıyan dron gönderilecek ve görüntülü şekilde unsurların üzerine 3 havan mermisini bırakacak. Normal şartlarda yapmaya kalkışırsanız bu koordinatları vurmanız, silahı ayarlamanız sıkıntılı ve zor. Böyle bir sistemde ise çok basit ve uygun yapıyla terörist unsurları ortadan kaldırmış olacağız.
"MAZLUM MİLLETLERİN DERDİNE DERMAN OLURUZ"
Maliyet olarak düşündüğünüz zaman da böyle bir sistemin yaklaşık 1500-2000 liralık bir maliyeti var. İnsansız hava araçları ve bırakma sistemleriyle alakalı ülke olarak çok güzel çalışmalarımız var, dünyada da şu anda duyuluyor. Dolayısıyla hesaplı ve sürdürülebilir ürünler gerçekleştirirsek bir an önce hem kendi silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacını karşılamış oluruz hem de şimdi olduğu gibi mazlum milletlerin derdine derman oluruz." |
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/kara-bir ...di/2540520
https://video.haber7.com/video-galeri/207105-kara ...-havalandi
|
 |
crypton
1 yıl önce - Prş 24 Mar 2022, 18:01
| Alıntı: |
İTÜ Robot Olimpiyatları başladı
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Robot Olimpiyatları (İTÜRO), öğrencilerin geliştirdikleri robotik çalışmaların yanında Boston Dynamics şirketine ait dünyaca ünlü robot köpek "Spot"a da ev sahipliği yapıyor.
Abdulkadir Günyol |24.03.2022
İstanbul
İTÜ Kontrol ve Otomasyon Kulübü tarafından bu yıl 14'üncüsü düzenlenen İTÜ Robot Olimpiyatları başladı.
26 Mart'a kadar İTÜ Ayazağa Kampüsü Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde devam edecek etkinlik kapsamında, robotik alanında çalışma yapan öğrenciler, akademisyenler ve endüstri temsilcileri bir araya gelme fırsatı bulacak.
Açılışta konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, üniversitenin en güçlü yönlerinden birinin, öğrenci çalışmaları ve öğrenci kulüplerine verdiği önem ve değer olduğunu söyledi.
Üniversitedeki çalışmalar hakkında bilgi veren Koyuncu, "Şu anda yaklaşık 250'ye yakın öğrenci kulübümüz var. 100'e yakın proje takımımız var. Bunların her biri ayrı ayrı değer üretiyor ve kendi alanlarında katkı sağlamaya çalışıyor." dedi.
Koyuncu, üniversitede bu tür faaliyetlere katılan öğrenciler için hazırladıkları projeye değinirken, şunları kaydetti:
"Bu aktiviteleri düzenleyen, bu aktivitelere katılan arkadaşlara İTÜ, somut karşılıklarını verecek. Şu anda mikro kredilendirme denilen bir proje üzerinde çalışıyoruz. Öğrenci projelerine ve yarışmalara katılan arkadaşların faaliyetlerini kredilendirmeyi planlıyoruz. Bu, dünyada yeni bir trend. Kuzey Amerika'da ve Avrupa'da birkaç ülkede başlamış bir çalışma olarak öne çıkıyor. Yoğun emeklerle hazırlanan bu tür faaliyetler için artık ileride ‘bakın biz bu faaliyeti yapmıştık, üniversite de bunu şu şekilde kredilendirmişti’ diyebileceksiniz."
"Etkinliğimiz, üniversiteler düzeyinde gerçekleşen en büyük robotik organizasyondur"
Öğrencilerin bu etkinliklerle deneyim kazanması ve kendi alanları dışında hem sosyal hem de akademik düzeyde bilgilerini zenginleştirmesinin önemine işaret eden Koyuncu, "Günümüzde teknolojik gelişime yön vermenin en iyi yolu, farklı alanların birbiriyle entegre bir biçimde çalışmasıdır. Farklı disiplinlerin birbirini desteklemesi ile birbirinin açığını kapatması bu yöntemin en iyi taraflarında birini oluşturmaktadır. 2007'de başlayan ve bu yıl 14'üncüsü düzenlediğimiz İTÜ Robot Olimpiyatları, robotik alanda çalışan öğrencilerimizi, akademisyenlerimizi ve sektör temsilcilerimizi bir araya getirerek bir sinerji oluşturmaktadır. Bu etkinliğimiz, üniversiteler düzeyinde gerçekleşen en büyük robotik organizasyondur." ifadelerini kullandı.
Etkinlik kapsamında değişik seviyelerde düzenlenen yarışmalarla her yaş grubu için robotik teknolojiler konusundaki çalışmaları özendirmeyi amaçladıklarını kaydeden Koyuncu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Böylece farklı bölümlerden öğrencilerin bir araya gelip birbirleriyle etkileşim ve paylaşım içerisinde bulunmalarını, yaratıcı projelere imza atmalarını, kendilerini geliştirip mesleğe faydalı bireyler haline gelmelerini sağlamak istiyoruz. Bunun yanında İTÜ Robot Olimpiyatları, Türkiye başta olmak üzere dünyadaki endüstriyel gelişim ışığında teknik kapasiteye, etik değerlere ve AR-GE bilincine sahip mühendisleri sisteme kazandırmayı hedeflemektedir."
Etkinlikte ayrıca, Boston Dynamics şirketine ait dünyaca ünlü robot köpek "Spot" da yer aldı.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/itu-robo ...di/2544496 |
|
 |
crypton
1 yıl önce - Pts 28 Mar 2022, 22:22
| Alıntı: |
Bilişim Vadisi İzmir'in temeli yarın atılacak
Türkiye'nin iki büyük sanayi şehri "Mega Teknoloji Koridoru" ile birbirine entegre oluyor. Kocaeli'de bulunan Bilişim Vadisi'nin yeni üssü, yarın İzmir'de atılacak temelle kurulmaya başlanacak.
Zeynep Çetinkaya |28.03.2022
Ankara
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin sivil teknolojiler, mobilite ve girişimcilik alanlarında küresel rekabet gücünü artıracak Bilişim Vadisi İzmir'e ilk harç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım tarafından konulacak.
Urla'da gerçekleştirilecek temel atma töreni, 29 Mart saat 11.00'de başlayacak. Tören, akademiden özel sektöre, kamudan siyasete kadar birçok önemli ismi bir araya getirecek.
Teknoloji tabanlı girişimlere odaklanacak Bilişim Vadisi İzmir, Ar-Ge, yazılım ve tasarım alanlarında 6 bin kişiye istihdam sağlayacak. Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubuna ev sahipliği yapan Bilişim Vadisi, İzmir'deki yeni üssüyle mobilite, bağlantılı teknolojiler ve dijital oyun alanlarında ülkeye güç katacak.
Yıldırım, daha sonra ismi Bilişim Vadisi İzmir'e dönüşen İzmir Teknoloji Üssü'ne ilişkin protokolü Başbakanlığı döneminde 2018 yılında imzalamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019'da Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim Vadisi'nin açılışında İzmir Teknoloji Üssü'nün Bilişim Vadisi çatısı altına alınacağını açıkladı. 2021'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 180 bin metrekarelik alan, teknoloji geliştirme bölgesi olarak ilan edildi.
Bilişim Vadisi İzmir uluslararası firmaları Türkiye'ye çekecek
Bilişim Vadisi İzmir, tamamlandığında 63 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. Yapılacak bu yatırımla İzmir'deki teknoloji geliştirme bölgelerinin kapalı alan kapasitesi 2 buçuk katına çıkacak.
Bilişim Vadisi İzmir, geliştireceği yüksek teknolojiyle uluslararası firmaları Türkiye'ye çekecek. Burası, kurulacak Ar-Ge ve kuluçka yapılarıyla da girişimcilere destek verecek.
Sivil teknolojileri odağına alan Bilişim Vadisi'nin, geliştirdiği ulusal ve uluslararası iş birliği ağını İzmir'de de sürdürmesi, istihdama ve üretime katkı sağlayacak, sanayinin dijitalleşmesinde ve yazılım endüstrisinin gelişmesinde önemli katkılar sunacak.
Bilişim Vadisi İzmir, ayrıca prototip geliştirme ve test atölyeleriyle yenilikçi çalışmalara da ev sahipliği yapacak.
- Sağlık ve tarım teknolojileri
Sağlık ve tarım teknolojileri başta olmak üzere mobilite, bağlantı teknolojileri, akıllı şehirler, siber güvenlik, tasarım ve dijital oyun alanlarında potansiyel artırıcı çalışmalara olanak sağlaması hedeflenen Bilişim Vadisi İzmir’de, şehrin sanayi ve teknolojideki güçlü altyapısı, üniversiteler ve teknoparklarla oluşturulacak güçlü bağlarla perçinlenecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bilişim Vadisi Genel Müdürü Serdar İbrahimcioğlu, İstanbul, Kocaeli ve İzmir'i birbirine bağlayacak "Mega Teknoloji Koridoru" kurmayı hedeflediklerini belirterek, "Tüm bu bölgelerin güçlerini birleştirdiği duvarsız teknoparklar kurmak hedefimiz. Bilişim Vadisi İzmir, bunun önemli ayaklarından biri olacak." ifadelerini kullandı.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/bilisim- ...ak/2547773 |
Hayırlı olsun 
|
 |
sayfa 30  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|