Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
devrezcayi
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 11:29



Rüştü BAKMAZ
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 12:11

Alıntı:
Anlatamazsın bunlara kardeşim bunlar 2 3 çok bilen sözde tarihçinin dediklerine kafayı takmışlar


Ha, bazilari ilkokul ezberleri olan hayali bir masal dunyasini universite bitirene kadar 10 dikis tekrar edince gercek tarih bildigini saniyorken;

kanitiyla, sonucuyla ortaya konan ustu ortulemez kepazelikleri bile inkar edebilir degil mi.

Konu, savunma sanayiinden nerelere geldi degil mi?

Aslinda tum olan, masal dunyasi kurgusuyla 100 yil uyutulan ulkemizin attigi her gercek milli adiminda, masal dunyasinin sahte bir tuglasinin kirilip dokulmesi..

Birileri de ya kafa konforlari bozulmasin diye, ya da kasten, kirik tuglalari bir arada tutmaya calisiyor.

Abdulhamid donanmayi curutmusmus. Devleti 10 kati buyuk Rusya ile 1. Mesrutiyet ortaminda savasa sokup ulkeyi perperisan eden Jonturkcu, İttihatci, sozde cumhuriyetci kafa her donemde benzer martavallarla kendi ihanetlerini ortmeye calisti.

93 harbinin agir yikimi ve borclari hakkinda tek kelime etmeyenler, tum yedek parcasi ithal, tum carkcibaslari İngiliz olan donanmanin 93 harbi sonrasi finanse edilemek yerine, borc odemesi ve topyekun ulke kalkinmasi icin kit kaynaklarin kullanilmasini bile "hata" olarak yaziyorlar.

Oysa bu sayede ulkede okullar yayginlasti, 93 harbi ve oncesindeki borclar odendi, tren yollari yapildi. Rize de cay, İspartada gul tarimi yapilmaya baslandi, teknik okullar acildi. Hatta iddialarin aksine donanma makul olculerde korunup gelistirildi bile.

Buyurun:

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=7821666#7821666

Ancak butun bu adimlar atilirken, yatirimlar yapilirken donanmaya gerek duyulacak hic bir savasa da girilmedi.. 33 yillik Abdulhamid Han doneminde, darbeci Mithatin kontrolundeki 1. Mesrutiyet kazigi 93 Harbi haric, bir tek Yunanistan ile savasilmistir (elbette zafer) o kadar.

Oncelikler ve imkanlar olabildigince yerli yerinde kullanildi.

Yakin tarihimiz toptan ibret vesikasidir.

Milli ve mesru kim varsa "diktator" diyenlere bakiniz, diktatorun, zorbanin daniskasidir.

Bugun, Abdulhamid adini hemen hic bir ilimizde, sokagimizda, caddemizde, tesisimizde goremeyiz ama, Mithatindan Talatina ne kadar darbeci hain varsa bu sayilan yerleri pis adlariyla kirlettiklerini gorebiliyoruz. Hatta oyle ki, cok yakin donemdeki stajyer teroristlerin bile adlarini hem de resimli olarak İzmir gibi sehirlerimizde goruyoruz.

Meselenin savunma sanayii ile alakasi da sudur, kendi devri saadetlerinde askerimizi donuna kadar emperyalistlere mahkum ederken, bu kapasitesizlikten degil de, Anadoluda Hz. Peygamber efendimizi (s.a.v.) anan cocuklarimizdan tehdit algilayan hainlerin vesayeti yine bu ihanet sebekelerinin gunumuzdeki varislerinin her turlu engellemelerine ragmen bitirilip, yerine milli kadrolar siyaseten muktedir olunca;

Adalari verenler, "adalarimizi verdiler" diye,
Donanmayi emperyalistlere mahkum edenler, "donanmayi curuttu" diye,
Gercek diktatorler "diktator" diye,
Psikopatlar, "psikopat" diye,

Abdulhamid Han'a, Menderes'e, Ozal'a, Erdogan'a iftira atip kin kusuyor.

Tarihi kendi iddialarina gore 'cok acidan' ve 'objektif' inceledigini ifade edenler bunca kepazelikten bunca celiski ve ihanetten birini bile goremiyor ilginctir...


En son Rüştü BAKMAZ tarafından Çrş 22 Tem 2020, 20:24 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Çaykenarı
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 12:34
meis




mehmetlu
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 12:48

Alıntı:
Ancak butun bu adimlar atilirken, yatirimlar yapilirken donanmaya gerek duyulacak hic bir savasa da girilmedi.. 33 yillik Abdulhamid Han doneminde, darbeci Mithatin kontrolundeki 1. Mesrutiyet kazigi 93 Harbi haric, bir tek Yunanistan ile savasilmistir (elbette zafer) o kadar.


Abdülhamit zaten savaş yanlısı bir isim değildi. Gerçi kahir ekseriyeti ile hiçbir asker ve yönetici savaş istemez çünkü kazanılacak bir zafer bile kan ve bedel sonucu elde edilir.

Abdülhamit zamanında güçlü bir donanma vardı ama 93 harbinde bu güçlü donanma bir işe yaramadı. Rusların torpil ve mayın tehditi donanmaya sinek avlattı. Buradan ders çıkaran Abdülhamit, Çanakkale'ye tahkimat yaparak Çanakkale geçilmez dedirtti.

Bunun haricinde donanmanın kullanılabileceği tek yer kutsal topraklardı ki burada da İngiliz'in elindeki Süveyş kanalını geçmen gerekiyordu; İngilizden, Almandan satın alarak kurduğun, çarkçıbaşılarını İngiliz subayların oluşturduğu donanma ile İngilizin kontrolündeki Süveyş'ten geçerek Hicaz'a çıkacakmışız. Bunlar tarih bilmiyor; coğrafyayı hiç bilmiyor.

Aynı olay şimdi de mevcut. Biz diyoruz ki MMU, MIUS, Hürjet bizim için olmazsa olmazdır, tüm imkanlarımızı buraya sarfediyoruz. Adamlar çıkıp bize acil uçak lazım o kadar bekleyemeyiz, ABD'den, Rusya'dan uçak satın alalım... Uçak fabrikalarını kapatmasaydınız da şimdi MMU göklerde uçuyor olsaydı. Düşmandan aldığı kıymık kadar uçakla, düşmanı yenecekler. Tarih döner, bunlar "F-16'ları hangarlarda çürüttüler" derler.


Metehan209
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 13:45

Alıntı:
Tarihi incelerken tek taraflı değil objektif olarak incelemeliyiz.


Sanki tüm milletler tarihine objektif bakıyor da bir biz
Subjektif bakıyoruz. Tarih olmayanlar bile hayali
tarih yaratıp destan gibi çocuklarının dimagini kodluyoken. Tarihin baş kahramanı bizler mi objektif olalım.
Şahsen ben de çocuğumu bu doğrultuda tarih bilinci ve millikle yetiştirmeye çalışıyorum.

(Şahsi bir cümle ama örnek olabilmesi için paylaşmak istedim, özür)

Öyle ki, akıncı belgeselini izlerken ağlamıştı bile


Kaldı ki keşke objektif bari olabilsek yine razıyız.

Mesala aklıma gelmisken, Kutul amare, hicaz Yemen ve Filistin ceplerinde hiçbir objektif tarih yakalisim göremidigimi de belirtmek isterim.

Evet biraz başlık dışına çıkıldı ama savunma tarihle başlar



mustafa1981
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 15:12

Alıntı:
Abdülhamit devrilip ittihat ve terraki başa geçince enkaz halinde bir donanma devraldılar. Yunanlılar da o sırada ağır zırhlı Averoff gemisini alınca bizim Midilli adasını koruyacak doğru dürüst donanmamız kalmamış oldu. Tek kurşun sıkamadan Balkan savaşlarında Midilli adasını bırakıp gitmek zorunda kaldık. Daha sonra Çanakkale savaşlarında düşmanı belkide daha boğaza girmeden açıkta deniz savaşı ile engellerdik.

Fransa orijinli İttihat ve Terakki nin gerçekten derdinin Türkiye yi (yada Osmanlı fark etmez) kurtarmak olduğunu mu düşünüyorsunuz. Atatürk ün bunlardan ayrı olduğunu düşünüyorum. O yüzden sonrasında kendini İttihat ve Tarakki den soyutlamaya çalışmıştır. Çünkü bu oluşumun avrupa memrkezli masonik bir oluşum olduğunun farkında idi.


En son mustafa1981 tarafından Çrş 22 Tem 2020, 15:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Versa
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 15:13
Bir seyi korkutuk savunmak




hakan1514
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 15:23

Alıntı:
Fransa orijinli İttihat ve Terakki nin gerçekten derdinin Türkiye yi (yada Osmanlı fark etmez) kurtarmak olduğunu mu düşünüyorsunuz. Atatürk ün bunlardan ayrı olduğunu düşünüyorum. O yüzden sonrasında kendini İttihat ve Tarakki den soyutlamaya çalışmıştır. Çünkü bu oluşumun avrupa memrkezli masonik bir oluşum olduğunun farkında idi.

o yüzdenmi 2.5 milyon eski şapkayı italyadan 5 milyon tl getirip milleitn başına takmaya kalkdılar ? o yüzdenmi meclise kadın vekil getirdi dedkleri adamların getirdikleri 18 kadın vekilin 15 yahudi kökenli 3'ü ermeni kökenli ? sen bari yapma mustafa


hakan1514
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 15:25



mustafa1981
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 15:38

Alıntı:
evet ada çok yakın ama adaya ulaşım için gemi o dönemde yok. hatta nüfus mübadelesinde yunanistandan getirilen Türkler için avrupadan acil gemi almışız, o gemi sonra boğaz vapuru olarak kullanılmış. Evet bir zamanlar barbaroslar, piri reisler varmış ama imparatorluğun son 200 yılı tam bir faciadır.

Meis in yunan a verilmesini de gidip 1500 lerden sonraki başarısız padişahlara kadar bağlamışsınız ya daha ne diyeyim bilemedim. Yani Meis gibi adaların elden gitmesinde İsmet İnönü ve tayfasının hiç bir sorumluluğu yoktu yani? 300 yıl önceki Padişahlar mesul ama İsmet İnönü değil. Gerçekten ilginçmiş.


Alıntı:
o yüzdenmi 2.5 milyon eski şapkayı italyadan 5 milyon tl getirip milleitn başına takmaya kalkdılar ? o yüzdenmi meclise kadın vekil getirdi dedkleri adamların getirdikleri 18 kadın vekilin 15 yahudi kökenli 3'ü ermeni kökenli ? sen bari yapma mustafa

Hakan kardeşim, Mustafa KEMAL i bunlardan ayrı tutuyorum. İttihat ve Terakki Osmanlıyı (dediğim gibi Türkiye fark etmez) Avrupa adına bitirmek için başa gelmiş bir oluşumdur. Bunların temeli de
Theodor Herzl Avrupa daki siyonist kongrede atmıştır. Osmanlı nın elinden orta doğu yu almanın yolu Osmanlı yı yıkmaktan geçiyordu. Theodor Herzl osmanlı dan verdikleri paraları isteyince Abdulhamit bunları kovmuştur. O yüzden Osmanlı nın yıkılması kararı alındı Avrupa da. İttihat ve Terakki de bu şekilde oluşmuş ve desteklenmiştir.
Mustafa KEMAL, İttihat ve Terakki amaçları için uğraşsa idi emin ol şu andaki Türkiye değilde çok daha küçük ve güçsüz bir Türkiye elimizde vardı. Mustafa KEMAL, Yunanistan doğumlu olduğu için Avrupa kültürünü benimsemiş bir insandı. Gelişmeyi Avrupa bilim teknoloji ve kültüründe görüyordu. Ancak bu demek değil ki Türkiye nin yıkılmasını parçalanmasını istiyor. Yaptıklarına baktığın zaman Türkiye nin tek parça olması için uğraşmıştır.
Hatta Hatay ı da Türkiye ye katmak için uğraşmış ancak ömrü yetmemiştir.
Ne yazık ki İsmet İNÖNÜ ve diğerleri için aynısını düşünmüyorum.



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET