1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
hakan1514
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:02
hüloooooooooo
(+)
|
 |
boracetkin
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:05
Ne var heykelde?
|
 |
hakan1514
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:08
ilericilik var, muasır medeniyet seviyesi var
|
 |
mehmetlu
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:11
| Alıntı: |
| Onaylayan mebusan meclisiydi |
Suç sizin değil. Size yalan tarihi öğretenlerde. 11 Nisan 1920'de dağıtılan Mebusan Meclisi, 10 Ağustos 1920'de neyi, nasıl imzalıyor!
Mebusan Meclisi, Misak-ı Milli'yi ilan eden ve bunun için mücadele eden meclistir. TBMM de Misak-ı Milli'yi kabul etmiş, bunun için savaşmış ve sonunda birkaç kendini bilmez yüzünden Lozan ile Misak-ı Milli'den vazgeçilmiştir.
| Alıntı: |
| ATsızı sevmezsiniz |
Siz Nihal Atsızı bile tanımıyorsunuz.
| Nihal Atsız, tek parti dönemi için demiş ki: |
Türkiye Cumhuriyeti 1950 Mayısında kurulmuştur. Ondan önceki 1923-1950 çağı gayrimeşru ve müstebit bir diktatörlük zamanıdır. Diktatörlüğü yapan Halk Partisi, bilhassa onun ileri gelenleridir.
Nihal Atsız, “Kurucular Meclisi”, Orkun Dergisi, sayı 9. (1 Aralık 1950) |
| Nihal Atsız, Abdülhamid hakkında demiş ki: |
Sultan Hamid, kızıl değil, “Gök Sultan”dır. Herkeste bulunması mümkün ufak tefek kusurlarını şişirip erdemlerini inkâr etmekle ne Türk tarihi, ne de Türk milleti bir şey kazanır. İsmail Safa, İngiliz-Boer savaşında, İngilizlerin bu başarısını, onların elçiliklerine giderek tebrik ettiği için, Sultan Hamid tarafından haklı olarak, sürgün edilmiştir. Belki İsmail Safa, o zaman, İngilizlerin nasıl bir Türk ve Müslüman düşmanı olduğunu bilmiyordu. Fakat geniş haber alma imkânları ile her şeyi bilen Sultan Hamid, memleket aydınlarının düşman elçilikleriyle temasına müsaade edemezdi.
Şimdi insafla düşünülsün: Hiçbir sebep yokken, sırf yurtlarındaki elmas madenlerini zaptetmek için, bir avuç Boer’e büyük ordularla saldıran İngiltere’yi tebrik etmek hangi hürriyetçilik anlayışının sonucudur?
O günkü İngiltere’yi Boer’leri yendi diye tebrik etmekle, bugünkü Moskofları Finlere karşı başarılarından dolayı alkışlamak arasında ne fark vardır?
Merhum Gök Sultan Abdülhamid Han, bütün hayatında bir fikir, devleti ayakta tutmak ve hazırlamak için yaşadı. Siyasî dehası ile Avrupa’yı ve Moskof’u oyalıyor, bir yandan da demir yolu ve okul ile Türk milletini kuvvetlendirmeye çalışıyordu.
Sultan Hamid ile onun düşmanları olan hürriyetçileri ölçüştürmek için, yalnız şu noktaya bakmak yeter: Hürriyet kahramanları (!), hürriyeti yok edip yüzlerce masumu astıktan sonra, savaşa soktukları devlet yenilince, hırsızlar gibi kaçtılar. Gök Sultan, bir tek siyasî idam yapmadan, en korkunç siyasî güçlükleri atlatarak 33 yıllık saltanatında devleti ayakta tuttuktan sonra tahtından indirilirken, Moskof çarının Rusya’ya davetini; Selanik’ten Alman gemileriyle İstanbul’a gelirken de Alman İmparatorunun dâvetini reddederek vatanında sürgün ve mahpus gibi yaşamayı tercih etti.
Türkiye dört sınırında yangınlar olan bir ev, Sultan Hamid, o yangınların eve bulaşmaması için hızla koşarak ateşe su serpen, kum döken ve keçe kapatan bir savunucu idi. Bu koşuşmaları sırasında yoluna çıkan bir iki çocuğa çarpıp düşürdüyse, suç onun değildir. Çünkü, yurdun çevresindeki yangınlar göğe yükseliyor ve Gök Sultan, alevleri içeri sokmamak için didiniyordu.
Ve sokmadı da…
Ne diyelim? Durağı cennet olsun…
Nihal Atsız, “Abdülhamid Han (Gök Sultan)”, Ocak Dergisi, sayı 2. (11 Mayıs 1956) |
|
 |
süleymanKS
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:13
| Alıntı: |
| zamanında TÜRK tarih kurumunu TÜRK dil kurumunu açan kimdi? Türk kültürü Türk tarihini bilin diye açıldı buralar heey? Siz Türkeşi ATsızı da sevmezsiniz hani onlarda TÜrkçü ve Atatürkçü ya ? |
Türk tarih kurumu ve Türk dil kurumu gerçekten Türk kültürünü, Türk dilini ve tarihini korumak, öğretmek için mi açıldı?
Yoksa tarihimizi, kültürümüzü ve dilimizi dezenformasyona uğratmak için mi?
|
 |
selimengin
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:41
| Alıntı: |
| Esas suçlu, ''donanmamızı haliçte çürüten Abulhamid'' miş (!) güya.son dönemde ki yeni argümanları |
Tarihi incelerken tek taraflı değil objektif olarak incelemeliyiz. Abdülhamit hem iyi şeylerde yapmıştır, kötü şeylerde yapmıştır. Anadolu ve İstanbul' bir çok okullar açmıştır. Ama aynı zamanda kendisine yapılacak bir darbe korkusundan donanmayı Haliçe çekerek bakımlar ve tatbikat yaptırmayarak donanmayı zayıflatmıştır. Bunda da en büyük pay kendinden iki önce padişah olan Sultan Abdülaziz' in bir ordu darbesi sonucu devrilmesidir. Sultan Abdülhamit bu korkudan dolayı deniz tarafında güvensiz olan Dolmabahçe Sarayı yerine daha güvenli olan Yıldız sarayını kullanmıştır. Ha korkusunda haklıdır veya değildir bilemem ama sonuçta donanmaya hem yeni gemi alınmamıştır hem de eskileri yıllar boyu tersaneye çekilmiştir. Abdülhamit devrilip ittihat ve terraki başa geçince enkaz halinde bir donanma devraldılar. Yunanlılar da o sırada ağır zırhlı Averoff gemisini alınca bizim Midilli adasını koruyacak doğru dürüst donanmamız kalmamış oldu. Tek kurşun sıkamadan Balkan savaşlarında Midilli adasını bırakıp gitmek zorunda kaldık. Daha sonra Çanakkale savaşlarında düşmanı belkide daha boğaza girmeden açıkta deniz savaşı ile engellerdik.
|
 |
hakan1514
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:49
| Alıntı: |
| Tarihi incelerken tek taraflı değil objektif olarak incelemeliyiz. Abdülhamit hem iyi şeylerde yapmıştır, kötü şeylerde yapmıştır. Anadolu ve İstanbul' bir çok okullar açmıştır. Ama aynı zamanda kendisine yapılacak bir darbe korkusundan donanmayı Haliçe çekerek bakımlar ve tatbikat yaptırmayarak donanmayı zayıflatmıştır. Bunda da en büyük pay kendinden iki önce padişah olan Sultan Abdülaziz' in bir ordu darbesi sonucu devrilmesidir. Sultan Abdülhamit bu korkudan dolayı deniz tarafında güvensiz olan Dolmabahçe Sarayı yerine daha güvenli olan Yıldız sarayını kullanmıştır. Ha korkusunda haklıdır veya değildir bilemem ama sonuçta donanmaya hem yeni gemi alınmamıştır hem de eskileri yıllar boyu tersaneye çekilmiştir. Abdülhamit devrilip ittihat ve terraki başa geçince enkaz halinde bir donanma devraldılar. Yunanlılar da o sırada ağır zırhlı Averoff gemisini alınca bizim Midilli adasını koruyacak doğru dürüst donanmamız kalmamış oldu. Tek kurşun sıkamadan Balkan savaşlarında Midilli adasını bırakıp gitmek zorunda kaldık. Daha sonra Çanakkale savaşlarında düşmanı belkide daha boğaza girmeden açıkta deniz savaşı ile engellerdik. |
yapma ya sonra ne oldu ? idiat ve terakkinin ülkeyi nasıl peşkeş çekdiğini biz iyi biliriz. Abdulhamite nasıl süikast yaptıklarını iyi biliriz sonra ne oldu ulu önder geldi 7 düveli denize döktü izmirde sonra marmaraya doğru yönelince ha bak ingiliz geliyorum ha denize dökerim diyince ingiliz korkdu kaçtı öylemi ?
geç kardeşim bu masalları geç perapalas otelde kimleirn ingilzlere bana valilik verin diye yalvardığını biz iyi biliriz
|
 |
hakan1514
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:53
gemi olsaydı varya
buyrun antalayanın karşısı hangi liğder bunu kabul eder ? böyle bir stratejik hatayı hangi devlet adamı yapar ? hiç boşuna ama şu böyle yaptı bu böyle yaptı demeyin arkadaş madem 7 düveli denize döktün madem marmaray doğru yöneldiğinde ingilzler korkup korkup kaçtı bu nedir ?
|
 |
boracetkin
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 10:55
hatayı zor aldık farkında mısın ? Sen 7 ülkeyle anlaşma yapıyorsun tabi taviz vereceksin
|
 |
mehmetlu
3 yıl önce - Çrş 22 Tem 2020, 11:15
| Alıntı: |
| donanmaya hem yeni gemi alınmamıştır hem de eskileri yıllar boyu tersaneye çekilmiştir |
Bu da yanlış bilgidir. Sizi nasıl bir sahik ile yalanlara savunucu yapıyorlar anlamak zor. Zihinlerinizi başkalarının yalanlarına sözcü yapmayın, okuyun, araştırın.
Abdülhamit zamanında, Hamidiye, Mecidiye, Lutf-i Hümayun, Hüdavendigar gibi kruvazörler satın alınmış; Mesudiye, Asar-ı Tevfik, Osmaniye, Feth-i Bülend, Muin-i Zafer ve Aziziye modernize edilmiştir. Gambotlar, torpidobotlar, Ertuğrul yatı, deniz altı projelerinden bahsetmiyorum bile.
Ø Burç 2020-07-22 17:50:17
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|