Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
nerminkumbar

16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 17:28
İstanbul Boğaziçi Köprüsü: Trafik, Sorunlar ve Çözüm Önerileri



Bir zamanlar dillerde dolaşan güzel bir fikir vardı : Köprü geçişlerinde bir şerit kapatılıp emniyet şeridi haline getirilecek ve Toplu taşıma araçları buradan geçiş yapacaktı. Fakat bu projeye karayolları itiraz etmiş , darpanemiz kazanmaz diye , pardon gişelerimiz diyecektim

Yani halk rahat edecek ama,  karayolları halkı değil kendi kesesini düşünüyor. Herkes toplu taşıma araçlarına akın ederse, kim ister o trafiği çekmek. Ama İETT kazanacaktı ,tabi işin bu kısmı hiç düşünülmüyor. "Her horoz kendi çöplüğünde öter" desem yanlış olmaz heralde.

Ne projeler var aslında ama uygulama alanına bir türlü getirilemiyor. Bir aralarda plakaların sona rakamı tek ile biten ile çift ile bitenler dönüşümlü geçecekti köprüyü. Başka bir projede de bir kişi geçemeyecekti köprüyü yanında hatırladığım kadarı ile bir kişi veya daha fazla birileri olması gerekiyordu.

Kalın sağlıcakla.


Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 20:03

Alıntı:
Bir zamanlar dillerde dolaşan güzel bir fikir vardı : Köprü geçişlerinde bir şerit kapatılıp emniyet şeridi haline getirilecek ve Toplu taşıma araçları buradan geçiş yapacaktı. Fakat bu projeye karayolları itiraz etmiş , darpanemiz kazanmaz diye , pardon gişelerimiz diyecektim  


Evet, hakikaten de Ayşe'nin de dediği gibi, bir zamanlar Boğaziçi Köprüsü'nün (o yıllarda tek köprülüydük), en sağ şeritleri İETT'ye ayrılacaktı, ama bu kez de uzun süre bu şeritlerin boş kalması riski doğdu. Çünkü o yıllarda 10-11 İETT hattı köprüyü kullanır ve toplam olarak bu hatlara; 50-60 kadar araç tahsis edilirdi. Her bir otobüs ortalama 4-5 dakikada
bir geçecek diye 3 şeridin birinin iptal edilmesi pek mantıklı gelmedi herhalde...

Alıntı:
Ne projeler var aslında ama uygulama alanına bir türlü getirilemiyor. Bir aralarda plakaların sona rakamı tek ile biten ile çift ile bitenler dönüşümlü geçecekti köprüyü. Başka bir projede de bir kişi geçemeyecekti köprüyü yanında hatırladığım kadarı ile bir kişi veya daha fazla birileri olması gerekiyordu.


Plâka dönüşümlü geçiş uygulaması çok daha mantıklıydı gibi... Tabii, bu düşünce de pratiğe aktarılamadı maalesef... Aslında en uygun çözüm buydu ama, bazı sivri akıllılar çıkıp; "Seyahat özgürlüğümüz kısıtlanamaaaaaz!... Hobareeeey!..." şeklinde şapşalca naralar atınca, başlamadan bitti düşünce... Halbuki, bu tarzdan uygulamalar o düzenine, çağdaşlığına (!) ve doğruluğuna son raddesine kadar inandığımız, güvendiğimiz, gıpta ettiğimiz Avrupa'nın birçok büyük kentinde yıllardır öyle ya böyle, bir şekilde uygulanıyor ve kimse de karşı çıkmıyor, kızmıyor...

Akın KURTOĞLU


Kemal Çevik
16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 21:37
Çok emin değilim


Akın bey,

Alıntı:
Plâka dönüşümlü geçiş uygulaması çok daha mantıklıydı gibi... Tabii, bu düşünce de pratiğe aktarılamadı maalesef


Sadece özel araçlara için bu uygulamanın başarılı olacağı kesin değil. Neden derseniz özel araçlarda tek çift sayı dağılımının eşit olup olmadığını bilmiyoruz öncelikle. Kars'ta mukim bir seyahat şirketinin otobüsü Istanbul'dan aldığı için 34 plakalı olabiliyor mesela, ya da ticari araçlarda daha çok tek plaka olabilir. Eşit bile olsa tek plakalı arabalar köprüyü yoğun olarak kullanmayıp aynı yakada seyrediyor olabilirler. Tüm bu parametreleri bilmeden uygulamanın ne olacağın tahmin etmek zor.

Ne yapayım mühendisliğim tuttu gene....

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK


Burç

16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 21:46

Bir de şimdi unutulmuş olan (gençlerin bilmediği) saat uygulaması vardı.
Belli bir saatten sonra geçiş daha ucuz yapılmıştı.
Sonuç : kilometrelerce vaktinin gelmesini bekleyen araç konvoyu.


Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 22:17

Alıntı:
özel araçlarda tek çift sayı dağılımının eşit olup olmadığını bilmiyoruz öncelikle. Kars'ta mukim bir seyahat şirketinin otobüsü Istanbul'dan aldığı için 34 plakalı olabiliyor mesela, ya da ticari araçlarda daha çok tek plaka olabilir. Eşit bile olsa tek plakalı arabalar köprüyü yoğun olarak kullanmayıp aynı yakada seyrediyor olabilirler.


Kemal Bey... Bu tür bir sorunla karşılaşılma olasılığı bence oldukça düşük. Bu Matemetikte ("Olasılık ve Kombinasyon" dersinde hocamızın bize ilk öğrettiği temel prensipti) kabaca şu şekilde açıklanmakta, bilirsiniz:

Bir metal parayı havaya 10 defa atarsanız, "yazı" gelme olasılığı (meselâ); 6, "tura" gelme olasılığı; 4'tür. 100 defa atarsanız; bu oran (meselâ); 48+52 olur. 1000 defa atarsanız; 495+505, 10.000 defa atarsanız; 4997+5003 olur.....vs...

Yani, tekrar adedini artırdığınızda, gerçek sonuca ulaşma olasılığınız gittikçe artar. Belki bu oran hiç bir zaman 50/50'yi bulmaz ama, denene sayı değeri +sonsuza yükseldikçe, aradaki oran da bu ölçüde limit -> (0)'a doğru gider şeklinde...

Aynı mantığı Boğaziçi Köprüleri'nden geçecek olan araçlar üzerinde uygulayacak olursak; 1000 aracın belki; 450/550 tek/çift olma olasılığı varken, 1 milyon araçta; 499 bin/501 bine gitmekte...

Kısacası; bir gün içinde İstanbul köprülerinden geçen yüzbinlerce aracın plâka dağılımı da aşağı-yukarı bu standartlar içinde kalacaktır. Zaten, uygulama ilk olarak pilot olarak 1. Boğaziçi Köprüsü'nde denenecekti. Buradan sadece küçük araçların geçmesine izin var. Kamyon, tır ve otobüsler ise Fatih Köprüsü;'nü kullanmak zorundalar. Buradaki amaç da küçük araçları (1-2 kişi taşıyan otomobilleri) bir hizaya sokmak, insanlara bu etiği (biraz zorlayarak da olsa) kabul ettirmek olduğu için, hiç değilse 1 haftalığına deneselerdi ve sonucu görselerdi. Bence, trafikte %10-20 araında bir rahatlama sözkonusu olabilecekti (%50 demiyorum, çünkü birçok uyanık 2. köprüyü kullanmak için yükleneceklerdi   )

Selâmlar...

Akın KURTOĞLU



bulent222
16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 22:33

Bence bugün için en iyi çözüm, Beylerbeyi'ne kadar otobüslere tercihli yol yapmak. Köprünün öncesindeki duraktan sonra otobüsler trafiğe girer, böylece trafikte beklememiş olurlar. Özel araçlar için de çok bir kayıp olmaz, çünkü köprüde 3 şeridi de kullanabilirler. Karşı yönde de Mecidiyeköy'den köprüye kadar aynı şey yapılabilir.

Ayrıca, vapurlarda mavi kart geçerse otobüse talep azalır. Halâ bu konuda bir gelişme yok herhalde.

Marmaray açılınca da ben onu kullanacağım, o zaman köprü tıkansa da umurumda olmaz


Burç

16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 22:46

Maalesef Marmaray'ın "ufak" planlama hatası yüzünden, Eminönü, Yenikapı ve Taksim
üzerinden ancak Mecidiyeköy'e gidilecek. Hem de arada tren değiştirmen lazım.


Köprünün en kalabalık zamanında bile Mecidiyeköy-Kozyatağı arasını Marmaray ile
129K otobüsünden daha hızlı gidebileceğini sanmıyorum.
3 ayrı trene binmen gerekecek, Yanikapı'ya falan gidip geleceksin..  
Hatalar silsilesi.


Sina

16 yıl önce - Cum 07 Ekm 2005, 22:54

Daha az araç, daha kaliteli toplu taşıma = daha az trafik!

Ötesi yok bunun.

Her yol kendi trafiğini yaratır 10 şeritte yapsanız, 20 köprü de inşa etseniz ihtiyaç olduğunu düşünüp, yine kendi trafiğini yaratacaktır.


umit1
16 yıl önce - Cmt 08 Ekm 2005, 00:11

Sina Bey dogrusunu soylemis ,daha evvelde birkac kere yazdim,bunun adi "Kopruler Tuzagi" dir,bu kopruler tuzagi konusu 1.Bogaz koprusu yapilmadan once Turkiyede cok genis bir sekilde tartisilmistir bu konuda Turkiye adeta ikiye bolunmustu 60 li yillarin sonunda.
Zamanin hukumet ve karayollari yetkilileri diyorlardiki " Bu yapacagimiz kopru bogaz gecis sorununu kokunden cozecek,cevre yollari bolgesinde asiri yapilasma ve nufus yogunlugu artisina sebep olmayacak,ve Istanbula ikinci bir kopru yapilmasi 25-30 yildan evvel gundeme gelmeyecektir".

Bu karsi universiteler ve uzmanlarin gorusu ise su idi, " Hayir bu yapilmak istenen seyin adi Ostanbulu kopruler tuzagina sokmaktir,bu kopru bogazin iki tarafinda nufus ve yapi yogunlunu artiracak,tabii ortuyu tahrip edecek ve artan yogunluk nedeni ile 2.Bogaz koprusu cok kisa bir sure sonra gundeme gelecek ve bu bir kisir dongu halinde devam edecektir"


Geriye bakarsak kimin dogruyu soyledigini kimin yalan soykedigi cok kolay anlasilir bugun.

Saygilar


Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Cmt 08 Ekm 2005, 00:24

Eh, tabi bu siyasetin doğasında olan birşey değil midir? Siyasetçiler; "geçici çözümler" üretirler, akademisyenler ise mümkün mertebe; "kalıcı çözümler üretirler"... Beklentiler farklı oldukça, masaya konulan çözüm önerileri de elbette ki farklı olacaktır...

Ümit Bey, noktasına, virgülüne kadar haklı!...

Akın KURTOĞLU



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM