Zeytin tarımı yaptığım için devletin de bana vereceği desteği kullanırm .Zeytinyağı kralı olurum.
Hem bir milyarın olacak, hem de devletten destek bekliyeceksin Bir milyar dolarının olduğu an da sen zeytinyağ kralı değil ülkenin kralısın zaten Ancak tabii ki zeytine yatırım yapma düşüncen takdire şaiyan bir durum
Kendimce bir milyar dolarım olmasını gerçekten de istemem , huzurum kaçar sorunlar katlanır. Çevremde oluşacak yapmacık dostluklar hayatı tamamen maskeli baloya çevirir. Ne demişler,, Üç kaşık aşım ağrısız başım"
Hiç de istemiyorum değil tabii, sakın yalnış anlaşılmasın Onun on da birine
Silahlı bir örgüt kurup ülkemizdeki tüm teroristleri temizlerdim, sonra da teslim olurdum. Vicdanımdaki rahatlığı düşünemiyorum bile, hayatta yapacağım en zevkli iş olurdu....
Kesinlikle katılıyorum Özgür arkadaşım. Onları finanse edenleri önce satın alıp kepaze gibi giydirip İmralı'da oynatırdım mesela ben olsam
Bir de farklı bir bakış açısından bakmalı, ne yapmazdık diye. Ben olsam kesin olarak:
-Bilgisayar, televizyon veya araba kullanmazdım.
-Çevremde fazla insan barındırmazdım.
-Sıkça tercih edildiği gibi yat, kat, otel gibi mülklere harcayıp başıma dert açmazdım.
-Hayır da yapmam, sonra başıma türlü iftira çıkar.
-Issız ada da satın almam, kim uğraşır oralarda sıkılırsın da zaten.
Bu liste uzar da gider. Hadi biraz da bu perspektiften devam edelim. Eninde sonunda eksik olsun parası pulu da ben yaşam kavgamda yeterince mutluyum diyeceğinizden eminim. Düşününce bile bu geliyo akla eninde sonunda
Ben olsam enerji sektörüne yatırım yapardım. Bor madeninden yapılmış hidrojen pilini kullanan araçlar(otomobil,gemi,uçak,tren,v.s.) üretimi yapardım. bu sayede de Türkiyenin enerji bağımlılığı ortadan kalkardı.
500 milyon dolarını kendime ayırırdım geri kalanını hastane,okul,cami vb hayır işlerinde kullanırdım.
En afillisinden birde hacı murat alırdım klima, merkezi kilit, otomatik cam,abs,eds ve güçlendirilmiş motor
Birde Lada niva Jeep alırdım
Köyde güzel bir ev yapardım ve işime devam eder hafta sonları Hacı muroyla köye gider evin kapısında hazır bekleyen nivayla yayla yolunu tutardım gecede gelir evimin terasında mangal yakar pazartesi günü normal kamu vazifeme geri dönerdim.
Yani benim için değişen fazla bir şey olmazdı ne işimden isitifa edip bodruma veya sahil kenarı bir yere yerleşir nede iş kurar ,nede hazırdan yerdim. Benim için tek farkı afilli bir hacı muro sahibi olmam olurdu.
öncelikle ailemi şöyle rahat ve lüks bi yere gönderiridim..kendi villamı inşa ederdim..otobüs firması kurardım,havayolu şirketi ve denizyolu firmasıda cabası...
sora eski aşklarıma inat bi gece başka hatunun kollarında,diğer gece bir başkasının...