1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Kemal Çevik
17 yıl önce - Pts 12 Arl 2005, 15:09
Neden denizotobüsü değil...
Arkadaşlar,
Yıllardır bu güzergahı kullanmış biri olarak izninizle biraz düşüncelerimi belirteyim.
Öncelikle deniz otobüsü dediğimiz bu katamaranlar zaten böyle 10-15 dakikalık hatlar, hele liman içi planlanmamış, son koltuğuna kadar dolu bile gitse böyle bir hatta karlı olmaktan uzak.
Sonra Kadıköy'den geçiş yapan yolcunun davranışına ve profiline bakalım. Ekonomik olarak bütçesini zar zor denkleştiren (ya da denkleştiremeyen) ücretli, memur ve öğrenci zaten deniz otobüsünün hedef kitlesi değil bu fiyat farkı ile.
Kadıköy'e Ankara yolu ve minibüs yolundan taşınan yolcu Rıhtım'a iner ve vapura biner, Bağdat caddesi, yönünden gelenler ise ya Yeni İskele'de iner ya da İskele'ye kadar gelir. ( Kadıköy'lüler oraya ESKİ İskele demez). Deniz otobüsüne binmek için katamaranın yolda kazanacağı zamanı İnciburnu'na yürüyerek kaybedeceği için, özel araçla (eşi, şöförü vs..) ya da taksi ile gelen yolcu dışında bu yolu tepmek pek anlamlı değildir. Moda, Mühürdar tarafından yürüyerek İnciburnu'na ulaşabilen yolcu için cazip olabilir bir de. Akşam dönüşü de hemen hemen aynı nedenlerle yolcuyu çekmemektedir.
Şimdi tersini düşünelim, tüm yolcu deniz otobüsüne gitti. 450 kişilik kapasiteleri ile bu talebe cevap veremeyecekleri, ertesi gün de yolcunun bir daha gelmeyeceği kesin gibi bence. Akın beyin işaret ettiği gibi de zaten böyle olmakta. Bu seferi Kadıköy' yerine Bostancı'dan, ya da sahilin başka bir noktasından yapsalar, ve yolcusunu Kadıköy trafiğine girmeden katamarana ulaştırabilseler belki sabah akşam saatlerinde biraz daha talep olabilir, ama öğle üzeri keyfi için seyahat eden yolcuyu buraya çekebilmek gene de zor.
Bir önemli nokta da katamaranın iç dizaynı. Kusura bakmayın ama en azından ben hala yadırgıyorum. İlk gelen koridora yakın oturduğu için, sıraların arasına girmek çıkmak bir dert, hani alelacele vapura koşarken sandviçimi , gazetemi alacağım büfe? Yanlış anlaşılmasın bunlar nostalji filan değil, yılların alışkanlığı. Bence en kötüsü ne biliyor musunuz? Sabah sabah kafamı şişiren su jetinin sesi, uçak kabinini aratmayan titreşim. Hele akşam yorgun argın dönüyorsam bir saatlik yolu 20 dakikaya indirmiyor ki ne diye zaten şişmiş kafamı daha da şişireceğim, uzatım mı ayağımı evde ne ağrısı kalır sızısı ayakta kaldıysam vapurda, ama kafa öyle mi ya bir şişti mi zor iniyor.
Şimdi diyeceksiniz ki "...arkadaş sen de biraz mübalağa ediyorsun..", hayır yolcu, dolayısıyla insan davranışı hep aynı. İşte size Paris'ten iki örnek. Yerleşim düzeni metro vagonlarında bizim Tünel'de ki gibidir, sadece 1 ve 14 numaralı hatta katar bir ucundan diğerine tamamıyla açıktır, yan da oturulur (bilenlerden özür dilerim).Tuttular klasik vagonlara yan oturma yerleri yaptılar, halk ayaklandı "istemezük", resmen kimse oturmuyor biliyor musunuz? Son derece gelişmiş bilet/kart otomatları koyup gişe memurlarını da başına yardımcı olarak diktiler, amaç işten adam atmak değil haftalık 35 saate adamları uydurabilmek, fazla mesai ve vardiyanın önüne geçmek. 7 den 70'e yolcu isyan halinde "..gişemizi isterük....". Herkesin de haklı bir nedeni var, her iki olay için de savaş devam ediyor, idarenin kozu otomatlarda sağlam, gişeyi açarım ama bilete zam yaparım dedi, sesler azaldı. Buna karşılık vagonlarda geri adım atmak üzere.
Sevgili Mustafa diğer hatları bilemiyorum ama Kadıköy Eminönü için düşündüklerimi bazılarına uygulamak mümkün. Örneğin bir vakitler var olan Bostancı-Kadıköy-İstinye-....,. Caddebostan'da oturup, Maslak'ta çalışan benim gibiler için harika bir çözümdü, ama gel gör ki Bostancı'dan 06:45 te kakıyordu, yetişmek için ise 06:30'da çıkmam gerekiyordu, ama o saatte otomobilimle de çok rahat 20-25 dakikada işe gidiyordum. Dönüş daha da saçma İstinye'den 18:00 idi. Ben zaten o saatten önce bürodan çıkamıyorum ki, ya da biri kaçarsa diğerini yakalarım diyemiyorum ki. Potensiyel yolcu 25-30 kişi aynı maili yolladık, yanıt daha da ilginçti ".. bu sefer öğrenciler için konmuştur....".
Sevgili Aytaç, yolculuk ve çalışma detaylarını bilemiyorum ama Mühürdar'da oturup, hergün Sirkeci'ye gidip geliyorsan, şikayet etmekte haklısın lakin bu durumda kaç katamaran dolduracak yolcu var?
Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Pts 12 Arl 2005, 19:36
| Alıntı: |
| Öncelikle deniz otobüsü dediğimiz bu katamaranlar zaten böyle 10-15 dakikalık hatlar, hele liman içi planlanmamış, son koltuğuna kadar dolu bile gitse böyle bir hatta karlı olmaktan uzak. |
Ne kadar da doğru!... Bunlar orta ve uzakyol araçları... Ekonomik olmaları için belli bir hıza erişmeleri gerekli. Hızlarının maksimum noktaları, Eminönü-Kadıköy yolunun tam da ortası. Yani, çan eğrisi yükseliyor, Sarayburnu-Kızkulesi açıklarında maksimumu görüyor ama, bu noktadan sonra lineer bir seyir takip edemiyor. Hızını kesmesi icap ediyor ve bu kez çan eğrisinin azalan formasyonu başlıyor, Haydarpaşa açıklarında iyice düşüyor. Oysa, ekonomik olabilmeleri için, yatay lineer seyirlerinin olabildiğince uzaması gerekli... Yani, tabanı; zaman (t) eksenine oturmuş ve köşeleri hafiften yumuşatılmış bir yamuk şekli çizmeleri gerekli. Oysa; "Atılan taş, ürkütülen kurbağaya değmiyor..."
Hele Boğaziçi'ndeki deniz trafiğine biçilen standartlar bir başka alem... Burada maksimum deniz aracı hızı; 10 deniz mili'dir. Bu değerin üzerine çıkılması yasaktır (Boğaz'ın iki yakası arasında fink atan hız motorları hariç! Bunlar, karadaki motosikletlilerin, evrim geçirerek deniz yüzeyine inmiş versiyonlarıdır) İDO'nun bu hızın artırılması için başlattığı birtakım girişimler ise, Boğaz'da seyreden diğer deniz araçlarına emsal teşkil edeceği gerekçesiyle geri çevrilmiştir. Normal şehirhatları vapurlarının bile maksimum hızlarının 11-14 deniz mili olduğu düşünülürse, bu hatta denibüs işletilmesi hiç de mantıklı olmayacaktır. Saatte; 24-32 deniz mili hız yapabilen bir aracın, kapasitesinin %31-42'si arasında bir hızda seyretmesi, maraton koşan bir atleti yürüyüş yapmaya zorlamak gibi birşeydir.
Buradan da anlaşılıyor ki, denibüsler "İç Liman"daki hatlarda rantabl olamamaktalar... "İç Liman-Liman Dışı" seferlerde ise idealdirler ("Bostancı-Eminönü", "Bostancı-Beşiktaş", "Bakırköy-Kadıköy", "Bakırköy-Üsküdar", "Bostancı-Bakırköy"... vs.)
İç Liman hatlarından olan; "Eminönü-Kadıköy", "Eminönü-Üsküdar", "Beşiktaş-Kadıköy", "Beşiktaş-Üsküdar", "Karaköy-Üsküdar", "Kabataş-Üsküdar" gibi güzergâhlar tamamıyla vapurlara terkedilmelidir...
Akın KURTOĞLU
|
 |
alit
17 yıl önce - Pts 12 Arl 2005, 20:03
peki niçin paralel hatlarda seferler sıklaştırlıp da deniz otobüslerinde metro gibi yaralanılmaz ben de bunu anlamıyorum.Tıpkı metro ve diğer raylı taşıma sistemlerinde olduğu gibi sık paralel deniz otobüsü seferleri yapılıp bunlarla entegre denizden makul uzaklıktaki mesafelere de otobüsler yardımıyla yolcu taşınabilinir.Örneğin bakırköy beşiktaş ya da yeni tünel açıldıktan sonra bakırköy kabataş gibi seferler sıklıkla yapılabilinir.Mutlaka sık defereler avrupa anadolu yakaları arasında mı olmalı.
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 17:57
| Alıntı: |
| peki niçin paralel hatlarda seferler sıklaştırlıp da deniz otobüslerinde metro gibi yaralanılmaz ben de bunu anlamıyorum. |
İDO tarihinde sadece bir defa bu uygulama denendi: "Bostancı-Kadıköy" arasında... Hem de İETT otobüs bileti fiyatına!... Ancak tutmadığı için iptal edildi. Aslında, ara duraklarda inenler için pratik bir çözüm olmasa da, baş-son duraklar arasında seyahat edecekler için idealdi. Tanıtımı yeterince yapılamadı. Saatler uygun konulmadı ve uygulamadan müsbet bir netice alınamadı. Buna benzer bir uygulamayı da yıllar önce TDİ şehirhatları işletmesinde denemişti. Motorbotlarla, günboyu; "Eminönü-Beşiktaş-Ortaköy" arasında. Bu da tutmadı. Kimse binmedi. Halbuki bu yol, karayolundan; "30" dakika sürerken, motorbotlarla sadece; "20" dakika sürüyordu. Ferah ferah, dışarıda oturabilme şansı, trafikten bunalmama garantisi, temiz hava soluma avantajı, hiçbiri fayda etmedi ve İstanbullu bu hattı kullanmadı.
Günümüzde de; "Bakırköy-Yenikapı", "Kabataş-Karaköy-Eminönü" arasında, asıl ana seferin içindeki ara uğramalar şeklinde İDO Deniz Otobüsleri'nin paralel seferleri var ama, hem saatleri uygun olmayabiliyor, hem fiyatları yüksek, hem de asıl hat yolcusunun koltuğu bu şekilde kullanımlarla pasifize ediliyor.
Bence İDO'nun yeniden, merkez iskeleler arasında (duyurusunu ve de reklâmını çok iyi yapmak kaydıyla) bir-iki hatta bu tür pilot uygulamalar denemesi gerekli...
"Eminönü-Kabataş-Beşiktaş", "Üsküdar-Kadıköy-Bostancı", "Bakırköy-Yenikapı-Eminönü-Karaköy", "Pendik-Kartal-Bostancı-Kadıköy" gibi, sahile paralel güzergâhlarda, işe yarar saatlerde birkaç sefer koyup, sonuçlarını takip etmesi gerekir.
Akın KURTOĞLU
|
 |
Mustafa Noyan
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 19:48
Motorbotlarla Boğaz Seferleri
| Alıntı: |
| Motorbotlarla, günboyu; "Eminönü-Beşiktaş-Ortaköy" arasında. Bu da tutmadı. Kimse binmedi |
Evet kimse binmedi çünkü sefer aralıkları neredeyse iki saat idi, iki motorbotla denense ve Arnavutköy, Bebek belki Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy gibi iskeleler de seferlere ilave edilseydi mutlaka daha verimli olurdu.
Bir dönem de Ortaköy, Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy arasında motorbot seferleri konuldu; bu seferlere de kimse binmedi, çünkü ne Beşiktaş'a ne Eminönü'ne varıyordu.
Şehir Hatları İdaresi bu iki seferi ayrı ayrı deneyip, başarısız sonuçlar aldı; fakat hernedense bu iki seferi birleştirmeyi hiç denemedi.
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 21:19
Yine 90'ların sonunda; "Kadıköy-Beykoz" vapur hattı konuldu. Bu hat, Boğaz'ın Anadolu yakasındaki iskelelerine uğruyor, Boğaz yolunu paralel takip ediyordu. Müşteri azlığından dolayı (hatırladığım kadarıyla, günlük ortalama yolcu adedi; 15 idi) iptal edilmesi gündeme geldi. O zamanın Beykoz Belediye Başkanı, halkı bilinçlendirerek bu vapuru kullanmalarını, böylelikle ilçelerine sürekli vapur seferi olacağını anlatmaya çalıştıysa da, yine kimse binmedi. Ve sonunda Şehir Hatları İşletmesi, bu hattı (haklı olarak) iptal etti.
Akın KURTOĞLU
|
 |
Ertug
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 21:37
Baştan yanaşma sacmalıgı
Sevgili arkadaşlar bir arkadaşımızın yazısını okudum. Arkadasımız İDO teknelerının baştan yanasması konusunda bır takım seyler yazmıs. Bır denızcı olarak once belırtmelıyım kı, gemı su uzerınde kaldırma kuvvetı vasıtasıyla duran bır cısımdır ve gemının batmadan dengede durabılmesı ıcın bazı dengeler vardır. Gemı ınsaa cılar buna stabılıte der. MG kuvvetı denılen gemının dogrultucu momentlerı vardır. Gemı sancak veya ıskele alabandaya yattıgı zaman bu dengeler sayesınde ayakta durur ve bu kuvvetlerın en zayıf oldugu nokta gemının pruvası, yanı bas tarafıdır. Ayrıca pruvanın draftı yuksektır. pruva dan ınmek ımkansızdır. Dıyelım kı bı yerden estı, bastan ındırmeye kalktılar:
1-buna uygun ıskeleler yapılmalı ve ıskeleler yukseltılmelı
2-butun gemıler baş aborda ıcın yolcuların ınıs ıcın acıklıklar
3-Baştan kara yapıcak kadar tecrubelı kaptanlar yok
4-bastan halat vercek ve halatın bosunu alcak kadar tecrubelı gemıcıler yok
Ayrıca dızayn yapısı olarak basa gecıs ıcın sadece bır kısının sıgabılecegı bır yer var. Bu da gemıyı tahlıye ıslemının daha da uzaması demek yanı bu ıs ımkansız. Bı arkadaşımız da tdı nın eskı sehırhatları gemılerını kaldırılacagından bahsetmıs. Bu da ımkansız. Hatta soyle bır ornek vereyım: tdı ye baglıyken Fenerbahce gemısı postaya cıkmazdı. Gecen gun yanımdan gectı, kadıkoy-besıktas postasına verılmıs Ayrıca eskıden lodos ta gemıler calısmazdı, sımdı fırtına kopsa postadayız. İdo bunları kaldıramaz, parası yetmez..
|
 |
Bora
17 yıl önce - Cum 30 Arl 2005, 09:31
13 Yeni gemimiz olacak.
İDO tarafından ihale edilecek gemiler ve özellikleri ise şöyle:
Sirkeci-Harem hattında kullanılmak üzere 70 araç, 600 yolcu kapasiteli, 14 deniz mili süratli, yüksek manevra kabiliyetli 4 feribot.
Şehir hatlarında kullanılmak üzere 1500 yolcu kapasiteli, 16 deniz mili süratli, yüksek manevra kabiliyetli 3 yolcu gemisi.
Çift taraflı gidebilen 600 yolcu kapasiteli, 14 deniz mili süratli Boğaz için özel tasarlanmış 4 yolcu gemisi.
Topçular-Eskihisar hattında kullanılmak üzere 130 araç, 600 yolcu kapasiteli, 13.5 deniz mili süratli 2 feribot.
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Cum 30 Arl 2005, 13:45
| Alıntı: |
| Sirkeci-Harem hattında kullanılmak üzere 70 araç, 600 yolcu kapasiteli, 14 deniz mili süratli, yüksek manevra kabiliyetli 4 feribot. |
Herhalde; 3 kullanıp, +1 de yedek bekletmek için düşünüldü...
| Alıntı: |
| Şehir hatlarında kullanılmak üzere 1500 yolcu kapasiteli, 16 deniz mili süratli, yüksek manevra kabiliyetli 3 yolcu gemisi. |
Bunlar da, elimizdeki Bahçe sınıfı vapurlarımızın adetlerinin azalmasından dolayı programa alındılar herhade... İç Liman hatlarında kullanılmaları muhtemel...
| Alıntı: |
| Çift taraflı gidebilen 600 yolcu kapasiteli, 14 deniz mili süratli Boğaz için özel tasarlanmış 4 yolcu gemisi. |
Sabah/akşam; "Köprü-Boğaziçi" seferlerinde kullanılmak üzere olmalı... Ancak, çift taraflı dediklerine göre, iki yaka arasında mekik seferlerinde de çalıştırılacak olabilirler...
| Alıntı: |
| Topçular-Eskihisar hattında kullanılmak üzere 130 araç, 600 yolcu kapasiteli, 13.5 deniz mili süratli 2 feribot. |
Bu hatta, 2 araç çok az. Günümüzde 6+2 mantığıyla çalışıyorlar... Adedinin artırılması lâzım... Gerçi, 13.5 deniz mili sürat dendiğine göre, belki de klâsik araba vapurlarından 2 adet daha inşa edilecek olabilir. Çünkü Pendik, Yalova ve Bandırma hatlarında araç taşıyan denizjetlerinin ortalama hızları; 24-32 deniz milidir...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Sal 03 Oca 2006, 17:59
Yaklaşık 1 ay önce İDO bünyesinde, ulaşım araçlarında; 10:00-16:00 saatleri arasında %50 indirimli seyahat imkânı, sadece vapurlarda mı geçerli oldu? Deniz otobüslerinde de bu uygulama geçerli miydi? Denibüs kullanan arkadaşlar mutlaka bilirler...
Akın KURTOĞLU
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|