Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
Edirne - 2. Bayezid Külliyesi ve Şifahane
sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20  Sonraki
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Murat Yigit

8 yıl önce - Pzr 02 Ekm 2005, 00:05
Edirne - 2. Bayezid Külliyesi ve Şifahane


gecen pazar Edirne gezısı yaptım arkadaslarla İnanılmaz bır tarıh ve Fetıh Sonrası(Edirnenın Fethi) Muhteşem  Camıler ıle dolu ancak  yanlız ılgımı ceken ecdat camılerı bır sosyal alan olarak ınsaa etmesı yanı kullıyeler medreseler gıbı bunlardan bırıde Beyazıt camıı İstanbuldakı Beyazıt camiinın  aynısı  ve aynı donemde aynı isimle Edırne de yapılmıs su anda bakımısızlıktan kullanılmaz hale gelmıs yanındakı kullıye ıse Osmanlı donemınde Zihinsel ve Sinirsel hastalıkların tedavısının yapıldıgı Şifahane tarıhını asagıya yazacagım ve sıddetle zıyaret etmenızı önerırım su anda Trakya Unıversıtesı tarafından Saglık Muzesi olarak kullanılıyor ve içerde o doneme aıt tedavı metodları ve kullanılan aletler ve fotograflarını yukledıgım şifahane bolumu var

ŞİFAHANE TARİHİ:
Müze, Sultan II.Bayezid Külliyesi içindeki Darrüşşifa bölümünde yer almaktadır. Külliye ise Fatih Sultan Mehmet'in oğlu ve 8. Osmanlı Padişahı Sultan II.Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Sultan II. Bayezid'in Akkirman seferine çıkarken 1484 yılında temelini attığı, yapılar topluluğu 4 yıl kadar kısa bir süre içinde bitirilerek hizmete açılmıştır. Sitenin mimarının Hayrettin olduğuna dair yaygın bir görüş vardır. Ancak bu görüş bugün kesin tarihi belgelerle güçlendirilmemiştir. Bazı araştırmacılar, site mimarının Yakup Şah Bin Sultan Şah olduğunu ileri sürüyorlar.
Yüzyıllar boyunca bu Külliye'de tıp öğrencileri yetiştirilmiş, hastalara şifa dağıtılmış ve fakir fukara doyurulmuştur. Külliye'nin İslam Aleminin en saf ve yalın anlatımlı camiilerinden biri olarak kabul edilen camiisi önemli bir ibadet yeri olmuş, mumhanesinde Edirne'yi aydınlatıcı mumlar dökülmüş ve tabhanelerinde ise misafirler ağırlanmıştır.
Darrüşifa kısmı ise dönemin en önemli sağlık merkezlerinden biridir. Kuruluşunda her türlü hastalara hizmet vermiştir, öyleki kuruluş vakfiyesinde hastanenin personeli sayılırken 2 cerrah ve 2 göz doktorundan da söz edilir. Demekki 1500 lü yıllarda bu mekanlarda göz hastalıklarına dahi bakılmaktaydı.
Daha sonraki yıllarda şifahane, ruh hastalarına yönelik hizmet vermeye başlar. Hastalar dönemin tıb bilgi ve ilaçlarının yanı sıra, su sesi, musiki, güzel kokular ve çeşitli meyşguliyetlerle tedavi edilirler.
Uzun yıllar boyunca hastalara şifa dağıtan bu şifahane, 1850 li yıllarda, sadece ruh hastalarının tecrit edildiği bakımsız bir kurum haline gelmiştir. Bina bir yandan bakımsızlıktan, diğer yandan yatağı dolan tunca nehrinin taşkınları sonucu büyük zararlar görmüştür.
1875 yılında Edirne'yi ziyaret eden Saffet Paşa, Külliye'ye de uğramış ve buradaki içler acısı durumu görüp, sadrazama rapor etmiştir. Hemen ardından patlayan 1876-77 Osmanlı Rus savaşı esnasında Edirne işgal edilince, buradaki hastalar İstanbul'a gönderilmiştir. Bunun üzerine İstanbul'dan Edirne Valiliğine bir emir gönderilerek, İstanbul'da bu tür hastalar için yer kalmadığı belirtilmiş ve Şifahane'nin onarılarak tekrar kullanıma açılması istenmiştir. Bunun üzerine 1896 yılında onarım görmüş ve ruh hastalarının tecrit ve tedavilerinde bir süre daha kullanılmıştır. 1910 yılında Alman mimar Cornalius tarafından bir onarımı daha gerçekleştirilmiştir
Külliye'nin Trakya Üniversitesi'ne Devri
Külliye'nin, camii hariç diğer bölümleri Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1984 yılında Trakya Üniversitesi'ne devredilmiştir. Bir süre Trakya Üniversitesi Edirne Meslek Yüksekokulu'nun Restorasyon ve Duvar Süsleme Bölümleri burada eğitim öğretimini sürdürmüştür.
Darüşşifa'nın, Trakya Üniversitesi bünyesinde Sağlık müzesine dönüştürülmesi çalışmalarına ise 1993 yılında başlanmıştır. Rektör Prof.Dr. Osman İnci'nin büyük çabaları ve uzun süren çalışmalar sonucunda Kültür Bakanlığı'nın 11.04.1997 tarihli onayı ile müze olması resmileşmiştir. Ruh Hastalarını Readaptasyon Derneği'nin katkılarıyla 30 Haziran 2000 tarihinde de Şifahane kısmı, Psikiyatri Tarihi Bölümü olarak düzenlenmiştir. Tasarım Sanat Yönetmenliğini Türkan Kafadar'ın yaptığı çalışmalarla burası tarihine uygun bir şekilde mankenlerle canlandırılmıştır. Dönemin bütün özelliklerini yansıtan kostüm ve aksesuarla donatılan bu bölüm büyük ilgi çekmektedir.


(+)



 

(+)



 

(+)



caner akınocak

7 yıl önce - Cmt 28 Ekm 2006, 02:14

öncelikle 2. Beyazıd Külliyesinde ki Tıp medresesinde varolan 18 öğrenci odasında ki sergiden göze çarpan iki resim...
sanatçı bezin üstüne basmış kuş ayağı figürlerini daha iyi resmedezdi herhalde...



(+)


Başarılı bir çalışma daha...

 

(+)


Tıp medresesinde ki şadırvanın bulunduğu bölge...

 

(+)

melenkolik bir hasta (halk arasında kara sevdaya tutulmuşta denir)



(+)


Doktorun hastasına nabız muayenesini yaptığı bir an...

 

(+)


Kronik bir vak-a

 

(+)


inandırıcılıkta oldukça tatminkar...

 

(+)


İlaçları yapan kimse ve Şuruphane...

 

(+)


Günümüzde ki adıyla Eczane...

 

(+)

Ters ışık çalışması...

 

(+)


Hemen girişte bulunan çeşme...

 

(+)


caner akınocak

7 yıl önce - Pts 30 Ekm 2006, 02:47

Külliye ziyaretimde en çok ilgimi çeken yazı manası itibariyle; 1500'lü yılların ortalarında şu an bazı kesimin ağzı açık baktığı avrupanın akıl sağlığı bozuk olan hastalara "içine şeytan girmiş" teşhisi koyarak infaz ettiği dönemde aynı hastalığa yakalanmış insanların su sesi ile tedavi edildiği gerçeğidir.Bu yanılmıyorsam Süleyman Çelebi'nin günümüz tabiriyle hatıra defterinde mevcuttur.



(+)

İşte size müziğin gücü... Aynı dönemde çeşitli hastalıkların tedavilerinde uygulanan reçeteler;

RAST MAKAMI;havale ve felç iletine devadır.
IRAK MAKAMI;Har mizaçlılara,sersam ve hafakana faydalıdır.
İSFAHAN MAKAMI;Zihni açar,zekayı arttırır,anıları tazeler.
ZİREFGENT MAKAMI;Sırt ve eklem ağrılarına faydalıdır.
REHAVİ MAKAMI;Baş ağrısına devadır.
BÜZÜRK MAKAMI;Ateşli hastalıklara iyi gelir,zihni temizler.
NEVA MAKAMI;Gönül okşayıcıdır,kötü düşünceleri uzaklaştırır.
ZENGULE MAKAMI;Kalp hastalıklarının devasıdır.
HİCAZ MAKAMI;İdrar yollarına iyi gelir,cinsel yönden uyarıcı etkisi vardır.
BUSELİK MAKAMI;Kulunç ve bel ağrılarının ilacıdır.
UŞŞAK MAKAMI;Kalp,karaciğer,sıtma ve mide hastalıklarının ilacıdır.
HÜSEYNİ MAKAMI;Ferahlık verir,çocukların kalp ve ruhlarının iltihabını söndürür.

 

(+)


İşte 2. Beyazıd külliyesinin ilgi çekici yanlarından birisi...Hikayeyi şairin mısralarıyla takip ediyoruz...

AĞAÇLA SARMAŞIK

Burada,bu eski Darüşşifa'da
Birbirine aşık iki genç varmış
Kızın bulunduğu yer loş bir oda
Oğlanın kaldığı yer daha darmış

Her sabah avluda buluşurlarmış
Doluncaya kadar kum saati
Kızın etrafını periler sarmış
Oğlanın altında bir sihir atı

Nihayet bir zaman gelmiş, sıhhati
Düzelmiş bu iki sevdalı gencin
Bir anda kaybolmuş hayatın tadı
Meğer saadet bu onlar için

Son defa yanyana gelmiş ikisi
And içmiş bir daha ayrılmamaya
Kandırıp bu iki aşık herkesi
yeniden girmişler Darüşşifa'ya

En sonda acımış onlara hızır
Yaptığı bir iksir varmış kendinin
Uyuduğu zaman başhekim,nazır
İlacına katmış her ikisinin

İçince iksirden bu iki aşık
Dünyası değişmiş her iki canın
Kız bir ağaç olmu, oğlan sarmaşık
ıssız bahçesinde Darüşşifa'nın
 

(+)


ahmet gürsu

7 yıl önce - Cmt 04 Ksm 2006, 18:02

Edirne İmarette bulunan şifahane için yazılanlara tamamıyla katılıyorum.
Eski mimari kışın sıcak,yazları serin ortamında ve akustiğin özel günlerde çalınan
müziğin ortadaki fıskıye sesiyle birlikte her odadan zevkle duyabilmenin keyfi yaşayabilirsiniz.


Tamer PAKBEN
7 yıl önce - Sal 07 Ksm 2006, 02:24



(+)



 

(+)



 

(+)



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler