sayfa 7  |
| Z Kuşağı Sizce Nasıl bir Nesil? |
| Çok iyi |
 
|
32.5% |
[142] |
| İyi |
 
|
10.5% |
[46] |
| Fena değil |
 
|
10.3% |
[45] |
| Kötü |
 
|
13.3% |
[58] |
| Çok Kötü |
 
|
25.6% |
[112] |
| Bu konu hakkında fikrim yok |
 
|
7.8% |
[34] |
|
| Toplam Oy : 437 |
|
 |
AnL_95
3 yıl önce - Cmt 13 Hzr 2020, 13:32
İktidarın "Milli" kelimesini ağzına dolayarak siyasi rant sağlamak için gündeme getirdiği meseleler ve gerçekten "Milli" olan meseleler benim gözümde farklı kulvarlardadır. Myanmarın yada Filistin'in benim gözümde milli bir tarafı yoktur. Öte yandan Libya ve Suriye'de korumamız gereken çıkarlar tamamen milli çıkarlarımızdır ve burdaki politikayı yürüten zümre hükümet değil devlet aklıdır. Bugün Akp gitse Bkp gelse devletimiz burdaki çıkarlarını yine savunacaktır ve savunmalıdır. Ben devlet aklını veya devletin kendisini referans alır ve milli meselelere bu gözle bakarım günlük siyasi-politik tartışmalar ekseninde değil. Aslolan siyaset-politika değil devletin devamlılığıdır.
Almanya'da derin devlet var dediniz? Türkiye'de yok mu zannediyorsunuz? Şuan hükümeti yönlendiren veya hükümetin Bahçeli veyahut Perinçek'le ittifak kurmasanı sağlayan veya en güçlü olduğu dönemde başta Büyükşehirler olmak üzere belediyeleri kaybettiren güç nedir sizce? Perinçek'i eleştirdi diye Şamil Tayyar gibi bir figür bile apartopar istifa ettirildi. İslam Federasyonu kuracağız Anayasamız Şeriat olacak diyen Adnan Tanrıverdi bir anda istifa ettirildi. Perinçek'in adamı Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına atandı. Burdan bakarsak başkanlık sistemine yol veren de hükümet miydi sizce? Bahçeli günün birinde ittifakı dağıtsa buna şaşırır mısınız mesela?
Bu Z kuşağı meselesini veya değişen toplumsal dinamikleri kimler şuan ısıtıp önümüze koyuyor? Türk Devlet Aklı yapısı itibariyle dinamiktir ve değişimlere kolay uyum sağlar. O yüzden yapılan anket çalışmalarını ve kuşak farkını dikkatlice takip etmenizi öneririm ve yine tekrar ediyorum buna bağlı olarak gerçekleşecek bir demokratik seçimde bir iktidar değişikliği yaşanırsa buna da halkın iradesi gözüyle bakılıp saygı duyulmasını rica ediyorum.
|
 |
talha58
3 yıl önce - Cmt 13 Hzr 2020, 13:53
Yani hoşumuza giden şeyler yapıldığı zaman devlet aklı deyip hoşumuza gitmeyen şeyler için bunu hükümet mi yaptı diyeceksiniz?
|
 |
AnL_95
3 yıl önce - Cmt 13 Hzr 2020, 13:55
| Alıntı: |
Yani hoşumuza giden şeyler yapıldığı zaman devlet aklı deyip hoşumuza gitmeyen şeyler için bunu hükümet mi yaptı diyeceğiz?
|
Yazdıklarımdan bunu mu çıkardınız gerçekten?
|
 |
talha58
3 yıl önce - Cmt 13 Hzr 2020, 14:08
| Alıntı: |
| Öte yandan Libya ve Suriye'de korumamız gereken çıkarlar tamamen milli çıkarlarımızdır ve burdaki politikayı yürüten zümre hükümet değil devlet aklıdır. |
Alıntı yaptığım kısım yukarıda kullandığınız ifadedir.
Filistin ve Myanmar meselesi de günümüzde atılmış adımlar Libya ve Suriye meselesi de. Birisi milli konu birisi milli değil mi? Mesela İsrail'in o bölgede güçlenmesi ile Doğu Akdeniz'de güç kazanamamış olmamız aynı kapıya çıkmıyor mu ? Dolayısıyla öyle anlaşılıyor söylediğiniz. Her neyse konuyla çok ilgisi yok sanırım bu meselelerin.
|
 |
AnL_95
3 yıl önce - Cmt 13 Hzr 2020, 14:21
Neyse konu çok dağılmasın. Tartışmaya isterseniz özelden devam ederiz.
En son AnL_95 tarafından Cmt 13 Hzr 2020, 14:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
mehmetlu
3 yıl önce - Cmt 13 Hzr 2020, 14:28
| Alıntı: |
| Baktığımız zaman bugün devlet çıkarlarımız gereği bölgede özellikle Akdeniz mücadelesinde müttefik olabileceğimiz tek devlet İsrail. Sırf Filistin ve Mavi Marmara yüzünden İsrail gibi bölgedeki en güçlü ve sağlam ülkeyi kendimize küstürdük. |
Bu laflar, İsrail'i yönetenlerin yüzüne söylense bu lafları söyleyenlere madalya takar, bir de içlerinden şu enayilere bak biz adamların altını oyuyoruz, onlar bize güzelleme yapıyor der. Türkiye'nin bölgedeki menfaatlerine en büyük düşman olan, attığı adımları engellemeye çalışan ülke İsrail'in ve savunucularının ta kendisidir. Mısır ve türevleri tam da sahibinin sesleri konumunda olup, perde gerisinden yönetilmektedir. Bunlar ne bağnaz insanlar ki bilmedikleri konulada tutup ideolojiden felan bahsediyorlar. İsrail'i küstürmüşüz, vah vah... Gariban, mazlum İsrail, biz size ne kötülükler yapıp da kendimizi küstürmüşüz!
|
 |
OkanY
3 yıl önce - Cmt 13 Hzr 2020, 14:37
En azından niye Suriye ve Libya'da olduğumuzu kavramış. Takoz olmaması da iyidir.
Ama bu ülkelerle nasıl ilişki kurduğumuzu, ideolojinin önemini, nasıl uluslararası olduğumuzu anlayamamış.
Bunu da anlarsa o zaman niye TR'nin kuruluşundan beri niye kimsenin başaramadığını Ak Parti'nin şimdi başardığınız anlayacak.
|
 |
Sezgin Cengiz
3 yıl önce - Pts 15 Hzr 2020, 12:31
| Alıntı: |
| Ben ideolojik yönelimden, halkın iradesinden, Putin veya Merkel'den bağımsız konuşuyorum. |
Bağımsız konuşmuyorsun, toplumlardan bihaber olduğun için konuştuğun şeylerin dünyadan bağımsız olduğunu zannediyorsun. Merkel ve putin sadece birer örnek onlar gibi her toplumda benzer örnekler mevcut. Seçime giriyorlar ve en çok oyu alıyorlar. Senin tamamen öznel yorumlamana dayalı söylemlerine bakarak halkın çoğunluğu nezdinde seçilmiş ve ülkelerini temsil eden liderlere diktatör yaftası yapıştıramayız.
| Alıntı: |
Söylediklerim tamamen toplumsal refah, güçler ayrılığı, denge-denetim, kitle psiklojisi ve sosyoloji ile alakalı bundan yola çıkarak diyorum ki gücün kim veya ne tarafından geldiğinin bir önemi yok Mutlak güç yozlaştırır ve tarih bunun örnekleriyle sabittir.
|
Yani bu saydığın maddelerin, akademik anlamda gecerliliği ne? Neye göre kime göre toplumsal refahı veya düzeni belirleyen maddeler ekleyip çıkartabiliyorsun? Bölümün nedir, siyasal bilim ve kamu yönetimi vb program mı? Söylediklerinin toplumsal açıdan hiçbir geçerliliği yok. Monarşik bir yönetimle yönetilen ülkeler adına oturtabilirsin sendeki mantığı ancak. Onun haricinde mantığın bizim ülkemizle örtüşmüyor.
| Alıntı: |
| Olayı saptırmak için sürekli kendi istediğiniz tarafa çekip halkın iradesi zırhına saklamaya çalışmayın söylediğim şey halkın iradesinden bağımsız bir şey. |
Güzel kardeşim kafanda bir tane paket var ve o paket içinde ne kalıp varsa o kalıbı karşındakinin söylediklerine karşılık uyumlu uyumsuz bakmadan yazdıklarından anlam çıkarılmasını bekliyorsun. Senin seçilmiş liderleri mutlak güç tehlikesi diye nitelendirip bunu "zırh" diye önüme koyman halkın iradesini görmezden gelmen demek oluyor zaten.
| Alıntı: |
Almanya örneğini de vermeniz yanlış çünkü Almanya gerek seçim gerek denge denetim gerek parlemento sistemiyle bizden çok ilerde Putin'in yönettiği ülke ise Sovyetlerden kalan son parça ve hala Sovyet etkisinde kalmış bir toplum. Yani bunların ikisi de Türkiye ile karşılaştırılabilecek sağlıklı örmekler değil. Demokrasi de olsa monarşi de olsa ne olursa olsun bir ülkeyi 20 sene aynı iktidarın yönetmesi sağlıklı bir durum değildir.
|
E o zaman anamuhalefet partisinin 18 yıllık yönetimine bakıp gücü elinde tutarak halka rağmen tutum sergilemişliklerini de yanlış bulacaksınız.
He yani Almanya çok ileride diye 15 yıllık tercihi görmezden gelelim, Rusya sovyet etkisinde diye Putin'i 20 yıldır seven ve onaylayan çoğunluğu görmezden gelelim o zaman. Oysaki bu ülkelere bakınca ne istikrarsızlık var ne de güç zehirlenmesi. Dolayısıyla ülkelerin kaybettiği birşey yok. Dediğin gibi olsaydı zaten halk bunu görür ve fişini çeker. Öyle ya demokrasiler ne için vardı?
| Alıntı: |
Halk sadece iktidarı seçmez muhalefeti de seçer ama iktidara herkes saygı beklerken muhalefete kimse saygı göstermez ülkemizde seçim kazanan kişi veya zümreler hemen "rakibimi ezeyim, psikolojik olarak çökerteyim." moduna giriyor. Bu davranış ne kadar sağlıklı yada ne kadar demokratik leyhte veya aleyhte muhalif olanların söylediği her şeye de kulak tıkanmaz çünkü seçimler iktidarı belirliyorsa muhalefeti de belirliyor ve iktidara gelemeyen tarafında senden istek ve beklentileri olacaktır sen bugün kulak tıkarsan yarın rüzgar tersine döndüğümde derdini anlatsan dinleyecek kimse bulamazsın. Demokratik olgunluk sana oy vermeyenlerin de taleplerinden bir kısmını ciddiye ve dikkate almaktır. Tam tersi şekilde muhalefet de iktidarın yaptığı her şeyi eleştiriyorsa o da yanlış bir tavır. Umarım anlatabilmişimdir. |
İşte senin düşüncendeki temel sorun burada. Ezilmişlik psikolojisi. Toplum bünyesinde verilen devam kararlarını mutlak güç deyip tehlikeli görmene sebep tam da bu. Demokrasi olmasa halkın tercihi diye birşey olmazdı. Demokrasi olduğu için mutlak güç deyip tehlikeli görmen demokratik yönetimlere zıt bir durum. Senin savunduğun şey, "doğru işler yapılsa da halk bile bile kendi bacağına sıkmalı ve istikrarlı gidenlerin önünü mutlak güç kazanacak endişesiyle kesmeli. Bunu yapmayan halk koyundur, aptaldır, kimi nerede seçmesi gerektiğini bilmiyor, halk kendisine rağmen statükocu güçlerin çarklarına dişli olmalı"dan başka birşey değil. Senin bu savunduğuna da vesayetçilik deniyor zaten.
|
 |
AnL_95
3 yıl önce - Pts 15 Hzr 2020, 12:34
Söylediklerimi ayrı ayrı cımbızlayıp hepsinden başka bir şey çıkatmanız ve hala dediklerimi tek bir yerden değerlendirmeniz bile benim haklılığımı ortaya koyuyor. Daha fazla cevap verip tartışmayı uzatmaya gerek görmüyorum.
"Hangi ülke olursa olsun bir ülkenin 20 yıl boyunca aynı iktidar tarafından yönetilmesi sağlıklı değildir. " Dedim. İşinize gelmedi tabi hemen vesayetçi, statükocu oldum. Çok seviyorsunuz yaftalamayı.
En son AnL_95 tarafından Pts 15 Hzr 2020, 12:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Sezgin Cengiz
3 yıl önce - Pts 15 Hzr 2020, 12:38
Söylediklerin bir bütünlük oluşturmayınca ne yapılmasını beklerdin? Bununla da kendi kendine haklı olduğun kararına varmak. Tebrik ederim. 
|
 |
sayfa 7  |