sayfa 6  |
| Devlet Adamı Tümamiral Cihat Yaycı'nın ismini.. |
| duymuştum / haberlerden tanıyorum |
 
|
68.8% |
[44] |
| duymamıştım / şimdi farkına vardım |
 
|
31.2% |
[20] |
|
| Toplam Oy : 64 |
|
 |
mahmut11
3 yıl önce - Pts 18 May 2020, 20:01
Gerek yok zırva mesajları ünlendirmeye.
|
 |
akin87
3 yıl önce - Pts 18 May 2020, 20:03
Askeriyenin sadece fetöcü sorunu yok ketöcüler de sorun... Acaba diyor insan...
|
 |
Ertan AKYILDIZ
3 yıl önce - Pts 18 May 2020, 20:14
| Alıntı: |
* 15 Mayıs 2020 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek tasdiki ile gururla icra ettiğim Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevinden Genelkurmay Başkanlığı emrine Kuvvet Komutanımın haberi olmaksızın atandığımı 16 Mayıs 2020 gece saat 03:00'da öğrendim.
* MSB'nin atama tebliğ mesajı ile de “ilk mesai günü olan (esasen idari tatil ve sokağa çıkma yasağının olduğu) 18 Mayıs 2020'de Deniz Kuvvetlerinden derhal ayrılışımın ve Genelkurmay Başkanlığına katılışımın yapılması” emredilmiştir.
* Bilâsebep ve mesnetten yoksun olduğunu düşündüğüm (Fetövari kumpasları çağrıştırırcasına) gerekçelerle emre alınmanın yanı sıra, apar topar ayrılışımın yapılmasının emredilmesi onurumu ziyadesi ile örselemiştir.
* Elbette bir asker olarak atama bir emirdir ve emre uymakla mükellefim. Ancak emre alınma ataması ile 32 yıldır büyük bir aşk ve heyecan ile icra ettiğim meslek hayatımda ilk defa asli görevi olmayan bir subay, bir amiral konumu ile karşı karşıya bırakılmış oldum. Esasen herhangi bir göreve atanmış olsaydım görevi bir an dahi tartışmaz ve ifa ederdim. Ama durum öyle değildir. Alenen boşa çıkarılmış, onuru örselenen bir amiral durumuna düşürülmek istenmekteyim. Bunu kabul etmem mümkün değildir. Benim karakterim ve Türklük gururum buna imkân vermez.
* 13 Yaşımda tertemiz olarak mensubu olmakla her zaman gurur duyduğum asil Türk Milletinin vermiş olduğu üniformamı, 40 yıl boyunca gururla lekesiz ve şaibesiz olarak taşıdım. Bugün geldiğim noktada görev verilmeyen, adeta kumpas kurularak yalan ve iftiralar neticesinde görevden uzaklaştırılmış bir Amiral olarak mesleğimi icra edemeyeceğim açıktır. Bu son derece onur kırıcıdır. Bırakın bir Türk Amiralini hiçbir Türk neferinin bunu sindirebileceğini düşünemiyorum.
* Üstelik görevdeki bir Amiral olarak şahsıma itham edilen iftira dolu suçlamalara ve bu hususu dile getiren müfterilere cevap verememek şahsımı, ailemi ve silah arkadaşlarımı da derinden üzmektedir.
* Bir deniz subayı olarak yıllarca Mavi Vatan'da en sert fırtınalara karşı mücadele ettim. Bugüne kadar Türk Milletinde Mavi Vatan bilinci ile deniz hak ve menfaatlerimizin farkındalığının oluşturulması, deniz yetki alanlarımızın belirlenmesi konularında gayret gösterdim. Türk Milletinin Türk Deniz Kuvvetlerini tanıması ve onunla gurur duymasını sağlamaya çalıştım.
* Görev yaptığım tüm kademelerde gerektiğinde Türk Milletinin hak ve menfaatlerini korumak üzere en üst seviyede verilecek görevlere en üst seviyede ve her an hazır olmaya özen gösterdim. Yetkim dahilinde Türk Milletinin her bir kuruşunun tasarrufunu prensip edindim.
* FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirmeye çalıştığı hain darbe girişiminden çok önce Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi çerçevesinde başlayan Fethullahçı Terör Örgütü mensuplarına karşı mücadelemi de bugüne dek sürdürdüm. Bu konuda başarılı olduğumu da Allaha çok şükür ki bugün hainlerin yaşadıkları sevinçten daha iyi anlıyorum.
* Aynı şekilde yazdığım kitaplar ve ortaya koyduğum hukuki mesnetlere dayalı fikirlerimle Türkiye'nin deniz hak ve menfaatlerini korumaya çalıştım. Bunda da başarılı olduğumu bugün Türkiye düşmanlarının yaşadıkları sevinçten daha iyi anlıyorum.
* Necip Türk Milletinin yetiştirdiği Türklük ve bayrak sevdalısı bir Amiral olarak bilgi birikimimin ve ihtisasımın bir mahsulü olarak Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 1919’da imzalan “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının” teorik alt yapısını hazırlamış olmak naçiz şahsım için bir “İstiklal Madalyası” olarak kalacaktır.
* Beni yetiştiren komutanlarıma, silah arkadaşlarıma, bahriyelilere ve Yüce Türk Milletine yazmış olduğum kitaplarımı mesleki fikir mirasım olarak bırakıyor ve şahsıma asil Türk Milleti tarafından taşıma onuru verilerek gurur ile giydiğim üniformamı çıkarıyorum.
* 19 Mayıs 2020 “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı”nın kutlandığı o mutlu gün ile sivil hayatıma adım atarak Yüce Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyetine sadakatle bağlı bir sivil olarak ihtiyaç duyulabilecek ve fırsat bulduğum her alanda hizmete devam edeceğimi belirterek istifamın kabulünü arz ederim.
|
Cihat YAYCI'nın istifa mektubu.
|
 |
orhan akıncı
3 yıl önce - Pts 18 May 2020, 20:54
fetöyü bu kadar ciddiye almamak bizleri ne duruma getirdiğini gördük.
Şimdi herkes fetö ak partinin içinde vs diye algı yapıyor ama fetö
sadece ak parti meselesi değil ki nasıl ki ak parti varsa chp de var, iyi partide var.
Halen var olduğunu hergün görmekteyiz.
Selçuk Bayaraktar'a da saldırıyorlar. Niye? Burada şahıslar önemli değil önemli olan TRnin askeri ve bölgesel güce gelmesidir.
İşte bunu istemeyen batı hegomanyası hain oğlu hain olan fetö artıklarını yine sahneye sürmüş. Ben burada fetö vs dediğimde bazıları hükümeti eleştirmekte mi fetöcülük diyerek konuyu saptırıyordu.
Fetönün kumpaslarını ve algılarını görecek kadar tecrübe ettik ama halen anlamayanlar var.
Ha işte anlamayanları fetö iyi kullanıyor.
Bakınız halen Bülent arınç konuşabiliyor. Şaka gibi.
Yani feftönün amacı ak parti, chp vs değil ki amacı ülkenin içine etmek. Suriye, ırak olması demek.
Bunu anlmayan kafalar mevcut.
Dolar operasyonu olur bu dış baskı dediğimizde hemen komplocu oluruz.
Ulaaannn daha fetöyü analiz edemeyen, dış siyaseti bilmeyen, algı, ajanlık vs gibi sosyo saldırı tekniklerinden bi haber olan ergenlere burada laf anlatıyoruz.
Hele Cihat Yaycı üzerinden algı kasan muhaliflere ne oluyor. Kesinlikle amacınız Cihat Yaycı değil
Ulaan bu adam ne dedi ise tersini çayır çayır haykırdınız.
Libyada ne işimiz var. Askerlerimiz ölür.
Akdenizde ne işimiz var
Mısır sisi ile antlaşma yapalım
Akla aykırı ne kadar ülke düşmanı düşünce varsa hepsini açıkladılar. Hepsi kayıtlı belgeli.
Sonrada utanmadan arlanmadan
Cihat Yaycı diyorlar. Şaka gibi.
|
 |
Korkuteli
3 yıl önce - Sal 19 May 2020, 12:46
Hiçbir şahıs milli iradenin üzerinde değildir. Bizim bilemediğimiz şeyler olabilir. Reisicumhur takdir yetkisini kullanmıştır. Nokta
|
 |
ERTUĞRUL
3 yıl önce - Sal 19 May 2020, 12:55
| Alıntı: |
| Hiçbir şahıs milli iradenin üzerinde değildir. Bizim bilemediğimiz şeyler olabilir. Reisicumhur takdir yetkisini kullanmıştır. Nokta |
Cihat Yaycı paşa milli iradenin üzerinde diyen mi var!
Devletine ve milletine bu kadar büyük emeği geçmiş bir insanın bu şekilde görevden ayrılmaya zorlanmasının gerekçelerini öğrenmek hepimizin hakkı.
|
 |
Kralsado
3 yıl önce - Sal 19 May 2020, 13:33
Paşanın istifasından derin üzüntü duyuyorum. Yukarida bazi yorumlarda birkac genc arkadasin cok heyecanli ve birazda bilgisiz yorumlar yaptığını gördüm.
Cumhurbaskani boyle bir atama icin kimseye aciklama yapmaz. Arada 4-5 tane makam var. Yayci Paşa Deniz Kuvvetleri Kurmay Baskani onun uzerinde Deniz Kuvvetleri Komutani, Genel Kurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakani var.
Aradaki uçurumun anlasilabilmesi icin söyle bir ornek vereyim. Süreci takip ettiyseniz eger Yayci Paşaya sahip cikmak isteyen emekli askerler, gazeteciler ve siyasiler son gunlerde hep şunu soyluyorlar; "Sn Cumhurbaskani bile Milgem projesi kapsaminda Gölcük Donanma Konutanliginda yaptığı konusmada Amiral Cihat Yaycinin ismini bizzat telaffuz etmiş ve kendisini takdir etmisti"..
Burada dikkat ettiyseniz Cumhurbaskaninin Yayci Paşa rutbesindeki ve makamindaki birini ismen telaffuz etmesi bile buyuk bir olay olarak görülmüştür. Çünkü onun üstünde 3-4 makam daha vardir. Sonuc olarak böyle bir makamdaki gorev degisikligi dogrudan Cunhurbaskanini ilgilendirmemeli. Devlet yonetimi bu sekilde işler.
Benim sahsi fikrime gelecek olursam: Fetoculerin sevinmis olmasi, Yunanlarin sevinmis olmasi Yayci Paşayi pasife cekenlerin yunan dostu yada fetocu olmasını gerektirmez. Yada onun yerine gelecek olanin Yunan dostu ve fetocu olacagi anlamina gelmez. Ordu içerisinde her zaman güç savasi, terfi ve makam mücadelesi vardir. Benim üzüldüğüm nokta Yayci Paşa gibi yetenekli, bilgili ve onemli bir degerin siradan bir Amiral muamelesi gormesi ve kendisine daha fazla kredi verilmemesi. Ayni sey Aksakalli ve Temel paşa icin de geçerli. Bu tarz yetenekli pasalar biraz medyatik olup ön plana ciktiklarinda Askeriyenin katı hiyerarşi duvarina toslayabiliyorlar.
Bunlar benim en iyimser dusuncelerimdir. Daha kötü senaryolar Milli Savunma Bakanina ve Genel Kurmay Baskanina guvenememeye kadar kider ki bu biraz agir olur. Oturdugumuz yerden neyin ne oldugunu bilmemiz munkun değil.
|
 |
Yakup
3 yıl önce - Sal 19 May 2020, 16:33
Cüneyt Özdemir ve Nedim Senerin güzel analizleri..
|
 |
Harun Buz
|
 |
Canerizm
3 yıl önce - Sal 19 May 2020, 18:40
Şimdi'den sevinmeye başladı alçaklar!!!
|
 |
sayfa 6  |