1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Esra
17 yıl önce - Çrş 28 Eyl 2005, 01:33
Fatsalı'nın ikinci vatanı Japonya
Fatsalı'nın ikinci vatanı Japonya
Japonya'da yaşayan yaklaşık 7 bin Türk'ün neredeyse yarısı Fatsalı. İş imkanları ve iyi yaşam şartları nedeniyle bu ülkeye gidiyor ve hemşerilerine de öncülük ediyorlar.
Fatsa'da yoldan birini çevirseniz ya bir süreliğine Japonya'ya gitmiş ya da bir akrabası halen Japonya'da çalışıyor. İlçe sakinleri bu ülkeye giden ilk hemşerilerinin Hayri Atılgan, nam-ı diğer Japonya fatihi olduğunu söylüyor. 2002'de vefat eden Atılgan bir efsane çünkü orada iş bulduğu Fatsalı sayısı 500. Fatsa'da, kimi Türkiye'ye kesin dönüş yapan kimi bir süreliğine gelenlerle inanılmaz öykülerini konuştuk...
Fatsa'dan Japonya'ya giden de gitmeyen de pişman
Japonya'da yaşayan yedi binden fazla Türk'ün neredeyse yarısı Ordu'nun Fatsa ilçesinden. İş imkanları ve yüksek gelir düzeyi bu Uzakdoğu ülkesini, Fatsa'da bir fenomen haline getirmiş.
Ordu'nun Fatsa ilçesinde sokakta yürürken yoldan birini çevirseniz ya Japonya'ya gitmiş ya da akrabası, eşi veya arkadaşı Japonya'da çalışıyor. Japonya'ya gidenlerle konuştuğunuzda "Japonya'ya bir gidenler pişman, bir de gitmeyenler" diyorlar. Japonya'daki iş imkanları, kazanılan para öylesine cezbediyor ki Fatsalıları... Japonya'nın sanayi şehri Nagoya'ya gidiyorlar. Araba fabrikalarının ve inşaat işlerinin yoğun olduğu bu şehirde "Kaitai" adı verilen işi yapıyorlar. Bu iş araba için parçalama, ev için yıkmak olarak kullanılıyor. Bu işin karşılığında ayda 350 bin Japon Yeni yani yaklaşık 5 bin YTL kazanıyorlar. Japonya Türkiye'den vize istemiyor. Havaalanında pasaporta üç aylık bir giriş pulu yapıştırılıyor. Ancak kalış süresi üç ayı geçerse sınırdışı ediliyorsunuz. Beş yıl boyunca aynı isimle giriş ise yasaklanıyor. O nedenle Fatsalılar Japonya'da kalmak için kimi adını, kimi soyadını değiştiriyor, kimi Japon bir kadınla evleniyor, kimi ise Japonya'da 12 yıla yakındır hiç Fatsa'ya gelmeksizin yaşıyor...
Peki nasıl yaşıyorlar? Kimi kesin dönüş yapan, kimi bir süreliğine kimi de tatile Türkiye'ye gelenlerle Fatsa'da konuştuk.
EFSANE İSİM
Japonya'ya giden ilk Fatsalı Hayri Atılgan. Nam-ı diğer Japonya fatihi. Onun gidişi ise bir Çorumlu'nun hikayesine dayanıyor. Çorumlu'nun adını bilen yok ama İstanbul'da hurdacı olduğunu, bir gün bir Japon ile tanıştığını ve Japon'un onu ülkesine davet ettiğini bilmeyen de yok. Demir ustası olan Japon, Çorumlu'yu yanına alarak Japonya'ya gitti ve birlikte çalışmaya başladılar. Tarih ise 1988. Hayri Atılgan ise o yıllarda bir gemide aşçı olarak çalışıyor. Gemide yalnız da değil. Bir Ordulu, bir Giresunlu bir de Trabzonlu var. Turist gemisi bir gün Japonya'ya gitmiş. Karaya ayak basınca Çorumlu ile karşılaşmışlar. Çorumlu Hayri'ye, ne iş yaptığını ve ne kadar kazandığını sormuş. Hayri ise işi ve maaşı olan 400 doları anlatmış. Çorumlu, "Burada çok yalnızım. Benimle çalışın size 1000
dolar vereyim" demiş. Hayri ile diğerleri Japonya'da çalışmaya başlamış. Yaptıkları iş ise kaza yapan ve eskiyen arabaları parçalamak... Aradan bir yıl geçmiş. Hayri bir Japon kadınla tanışmış. Daha sonra evleneceği kadın ona ne iş yaptığını ve ne kadar kazandığını sormuş. Hayri, Japon kadına anlatınca gerçekler de ortaya çıkmış. Çünkü Hayri ve arkadaşlarının çalıştığı işi yapanlar ayda en az 3 bin dolar kazanıyormuş. Çorumlu'nun kendi üzerinden para kazandığını anlayan Hayri işi bırakmış ve kendisine bir başka iş bulmuş. Daha sonra da dört kardeşini de Japonya'ya yanına almış. Yıllar içinde kardeşler arkadaşlarını, onlar yakınlarını çağırmış derken Fatsa'dan Japonya'ya akın başlamış. Sadece Hayri Atılgan'ın Japonya'da iş bulduğu Fatsalı sayısı yaklaşık 500. Efsane Hayri, 2002 yılında Japonya'da kalp krizinden yaşamını yitirdi. Ancak kardeşleri hala orada. Hayri'nin Japonya'ya giden kardeşlerinden biri de Sait Atılgan. 42 yaşındaki Sait Atılgan'ı Fatsa İskelesi'nde
balık tutarken bulduk. Japonya'dan üç ay önce döndüğünü söylüyor. "İlk olarak 1991 yılında gittim. Oradayken birkaç kez günlük işlerde çalıştım. Bir günde aldığım para burada bir memurun bir aylık maaşıydı. 85 gün kaldıktan sonra geri döndüm. Ama burada duramadım. Oranın parası, kültürü hoşuma gitmişti. Tekrar gittim." Atılgan, Japonya'ya gitti ama geride karısını ve çocuklarını bıraktı. Özleme ancak iki yıl dayandı. İki yılın sonunda Fatsa'ya geri dönmek istediğinde parmak izleri alındı, üç aydan uzun bir süre kaldığı için ise sınırdışı edilmiş sayıldı. Sait Atılgan, "Türkiye'ye geldim. Ancak üç ay durabildim. Mahkeme kararıyla soyadımı değiştirdim ve tekrar gittim. Kapıdan girerken gezmeye gittiğimi söyledim ama 12 yıl kaldım. Tesisatçı olarak çalıştım. Bir gün evden çıktım işe giderken polis beni yakaladı ve üç ay önce Türkiye'ye gönderdi. Ama yine gideceğim. Burada yapamıyorum" diyor. Sezgin Aydın ya da diğer bir
adıyla Cengiz Aydın... Fatsa'da Sezgin, Japonya'da Cengiz. İsim değişikliğinin nedeni ise Japonya'ya bir kere daha girebilmek. Fatsa'da yıllarca esnaflık yapan Aydın ilk gittiğinde 3.5 yıl kaldı. Nagoya şehrinde demir işçisi olarak çalıştı. Ama kaçaktı. Üstelik eşi ve iki çocuğu Fatsa'da kaldı. 3.5 yılın sonunda Türkiye'ye dönmek için çıkış yapmak istedi. Ancak yıllarca kaçak yaşadığı ve hatta çalıştığı için havaalanından geçmesi kolay olmadı. Aydın, "Polis, suça karışıp karışmadığımı anlamak için 10 parmağımın izin aldı. 10 dakika sonra suç işlemediğim ortaya çıktı. Bir kağıt imzaladım. Aynı isimle beş yıl boyunca Japonya'ya girmemek üzere..." diyor.
ÇEKİK GÖZLÜ TÜRK
Fatsa'nın bir Sezgin'i daha var. Sezgin İvgin. Çekik gözleri nedeniyle çocukluğundan beri herkes ona "Japon Sezgin" diyor. Japonya'dan Fatsa'ya geleli daha birkaç gün oluyor. Üç ay boyunca bazı geceleri sokakta geçirdiğini anlatan İvgin, "Dönmek istiyordum ama param da yoktu. Günlerce su
içerek yaşadığımı biliyorum" diyor.
Ardından Ali Atılgan'ın yardımıyla kaynakçılık işi bulduğunu ve tam 3.5 yıl hiç Fatsa'ya gelmediğini söylüyor. O da tıpkı diğerleri gibi geride iki çocuğunu ve eşini bıraktığını anlatıyor. Japonya'da sorun yaşamamak için Türk eşinden boşanarak anlaşmalı olarak 50 yaşında bir Japon kadınla evlendiğini belirtiyor. İvgin, hala Japon bir kadınla evli. Eşi Seyhan İvgin, olanları sessizce dinliyor. "Yaptığı evliliğin aşk evliliği olmadığını bildiğim için rahatım. Eşim beni seviyor" diyor. "Japonya'da olduğum yıllarda Fatsa'nın sahilinde bir bardak çay içmek için 1000 dolar verirdim. " Bu sözler 29 yaşındaki İsmail Aygüzel'e ait. Sekiz yıl Japonya'da kaldı. Bunun dört yılı kaçak, dört yılı ise yasal. Çünkü 2002 yılında aşık olduğu Fukuko Kawaguchi ile evlendi. Aygüzel, Japonya'da şu an işveren. Eşiyle kurduğu çevre düzenlemesi işinde yanında iki ağabeyi, bir Samsunlu ve bir de amcası çalışıyor. Birol Zorlu
ise Japonya'ya bir arkadaşının daveti üzerine gittiğini söylüyor. Bir Japon kadınla tanışan ve birlikte yaşamaya başlayan Zorlu'ya, 11 ayın sonunda bir gece tekilayı fazla kaçırdığı için Fatsa yolu göründü. Polis, Zorlu'yu direksiyonda uyurken yakaladı ve Japonya'da üç ayı aştığı için sınırdışı etti. Zorlu, bir yıl Fatsa'da kaldığı sürede adını ve soyadını değiştirdiğini ve FIFA kokartlı bir Türk hakeminin yanında rahatça Japonya'ya girdiğini söylüyor. Yine aynı Japon kadınla birlikte yaşamaya başladığını ama Brezilyalı bir kız arkadaş da edindiğini anlatıyor. Zorlu Brezilyalı arkadaşına tokat atınca yine polise şikayet edilmiş. Yine kaçak olduğu ve daha önce de alkollü yakalandığım tespit edilince cezaevine gitmiş. Zorlu, cezaevi günlerini hatırlamak istemiyor; "Sinirden sedef hastası oldum. Cezaevindeki Japonlara insan diyebilmek için taş olmak lazım. Ayda bir kez mektup yazmak serbest, onun dışında her şey yasaktı cezaevinde. Sigara içmek, yürümek, konuşmak ve daha birçok şey..."
Kaynak:Sabah
|
 |
Esra
17 yıl önce - Çrş 28 Eyl 2005, 01:37
| Alıntı: |
Çorumlu, "Burada çok yalnızım. Benimle çalışın size 1000
dolar vereyim" demiş. Hayri ile diğerleri Japonya'da çalışmaya başlamış. Yaptıkları iş ise kaza yapan ve eskiyen arabaları parçalamak... Aradan bir yıl geçmiş. Hayri bir Japon kadınla tanışmış. Daha sonra evleneceği kadın ona ne iş yaptığını ve ne kadar kazandığını sormuş. Hayri, Japon kadına anlatınca gerçekler de ortaya çıkmış. Çünkü Hayri ve arkadaşlarının çalıştığı işi yapanlar ayda en az 3 bin dolar kazanıyormuş. Çorumlu'nun kendi üzerinden para kazandığını anlayan Hayri işi bırakmış ve kendisine bir başka iş bulmuş. |
"Senin yaptigini Corumlu yapmaz" demeleri buradan mi geliyor acaba? )
Corumlular kizmayin,hep bunu soyleyen ben degilim ki !
Bu yazi,Bir varmis,bir yokmus diye baslamaliymis bence.. ))
|
 |
gonullu
16 yıl önce - Prş 11 Oca 2007, 09:29
bende burda yasiyorum ama ordulu degilim
nagoyada otomatik icecek makinalari var iste onlarda TURKCE `makinalari soymayin yakalanirsiniz` diye yaziyormus ve burda defalarca televizyonlara cikti icecek makinelerini soyan turkler diye dusun artik nasil utandigimizi televizyonlarda cikiyor sonra biz kendimizi parcaliyoruz tanitim yapicaz diye ama baskalari bizim yapamadigimizi yapiyor hemde televizyonda bu konu icinde reklamin iyisi kotusu olmaz diyebilirmiyiz sizce
|
 |
K.Oktar ARKIN
16 yıl önce - Cum 12 Oca 2007, 13:33
selam
Japonya nin ,nufus cuzdaninda yada pasaportunda Ordu yazan Turkleri cok buyuk oranla daha ulkeye girmeden,havaalanindan geri gonderdigi,yani vize vermedigini duymustum.
Ordulu vatandaslarimiz saolsunlar cok guzel bi intiba birakmislar burada. (Herkezi zan altinda birakmak istemem,adam gibi kurallara uyan kardeslerimize helal olsun bile derim hatta:))
Bu arada gonulcum,uzun zaman sonra seni burada yakalamak baya guzel bi surpriz oldu benim icin.
tokyo da gecirdigim zamanlari hatirladim bi anda yahu:)
Ha birde yaklasik bir yildir Nagoya City deyim,ama icecek makinalarinda turkce olarak"kirmayin yoksa ceza alirsiniz" gibi bi tabelaya rastlamadim cok sukur.Heralde artik zarar yapan Turk vatandaslarimiz uslanmaya karar verdiler,ne dersin? 
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|