Kafanda sorunmu var ABD hurdaları ile ne slogan atacaksın ? hey allahım ya slogan atacağına gidip karabağı kurtaracaksın Japon ya bilmiyordu japonum doğruyum çalışkanım demeyi, Çin bilmiyordu Çinliyim doğruyum çalışkanım yürüyelim arkadaşlar demeyi. adamki bakış acısına bak yediği propaganda öyle bir zihnine yerleşmişti artık beyin kısa devre yapıyor. Hani bunlar Türk değil ona yanıyorum yahudi ve ermeni dönmeleri.
Umarım yahudi ve ermeni dönmesi kelimesini bana dememişsindir...Yoksa büyük bir karışıklık çıkacak.
Yazdıklarımı iyice oku.Burada kimse Amerikan seviciliği ya da başka bir şeyin şakşakçılığını yapmıyor.
Alıntı:
Rejim ile de kafayı bozmuş hangi rejim ? bayrak direği ipi üreten rejim mi İngiltere kraliyet ile yönetiliyor bunlar hala başka masal okuyor bunları iyi kandırdılar ilercilik çağdaşlık diye diye. Çin sosyalsit bir ülke ama lgbt yasak Rusya sosyalist ekolden geliyor lgbt yasak ikiside süper güç. Bunların ne olduğu belli değil. ABD zaten ABD şeriatı ile yönetiliyor polis önüne çıkana basıyor kursunu.. Bu arkadaş ta özgürlük istiyormuş önce rejimi koruyalım sonra bakarız diyor kafa güzel sanırım Adam uçmuş 1900 lü yılların zihniyetinin artık içinin boş olduğunu ülkelerin rejim saplantıları ile yönetilmediğini kavrayamıyor.
Ülkeler şirketler gibi yönetilir ve ilk öncelik bilimde ilerlemektir. Adam bunu kavrayamıyor. tipik Matrix'e hapsolmuş kafa yapısı kafa 1920 de vücut 2021 de bir hayal dünyasında yaşıyor.
Arkadaş sen en iyisi dalaylama gibi bir ağaç kovuğunda metitasyona çık tam sana göre bak göreceksin kırmızı hapı alıp gerçek dünyaya döneceksin
Rejim ile kafayı bozdum çünkü;
Dini istismar eden sapık tarikatların bu ülkeyi ele geçirmesini istemiyorum.
Her şeyi tek bir adamın yönetmesini istemiyorum.
Ülkenin,birilerinin ailesinin malı olmasını istemiyorum.
Sırf bir kişi söyledi diye,herkesin terörist ilan edilmesini istemiyorum.
Daha yazacağım bir sürü şey var.Ama sayfalar yetmez.Zaten yazsam anlamayacaksın da.
Bu fotoğrafı buraya bırakıyorum.Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman çizgisinden şaşmayacaktır.
Bugün yeteri kadar bu başlığa yazdım.İçimi de döktüm...Bu benim için yeterli.Karantina üyesi olmamak için daha fazla konuşmayacağım bu konu hakkında.Yoksa konu uzadıkça uzayacak...
Ama tavsiyemdir;
Karşınızdakini ikna etmek istiyorsanız terbiyeli bir şekilde yaklaşın.Sürekli saldırır tarzda yazı yazarsanız,insanları kendinizden uzaklaştırırsınız.Bunu hiçbir zaman unutmayın.
En son Veli_55 tarafından Cum 23 Tem 2021, 14:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Eğer türkiyenin Afganistandaki varlığı somali deki gibi liman üs okul ekseninde kalırsa, tıpkı somali deki gibi Afganistanda da yerinde sayma olur hiçbir ilerleme olmaz, o yüzden silah satışı eğitim ve havalanı koruma ekseni dışına da çıkmalı.
Türkiye kaç yıldır somali de eğitim veriyor ve silah satıyor mogadişu hükümetine ama hala eş şebabı bitiremediler. Halbuki sihaları satmak yerine onlar adına kullanıp teröristleri ezmek lazım, bu sayede Türkiyeye göç olmaz
Türkiye de 3 milyon göçmen var kaçakların hepsi yakalanıyor geri gönderiliyor diyen arkadaşlar siz nerede yaşıyorsunuz?
Ülkenin sınır şehirlerimizde nüfusları Türk halkını geçmiş İstanbul gibi 20 milyonluk dünyanın her yerinden adam çeken kozmopolitik bir şehirde bile dışarı çıktığında suriyede hissediyorsun kendini. İstiklal caddesi suriyeli Afgan vs dolmuş. Büyük şehirlerde bile bazı ilçeler Arabistan'a dönmüş durumda.
Bir Rus turistin istiklal caddesinde çektiği video
Yakalanan yakalanıyor ama ülkede kaçak göçmen sayısı bir hayli fazla. 80 milyonda 3 3.5 milyon göçmen göze batacak bir sayı değil ama her şehirde göçmen popülasyonu kendini gösteriyor
Sizi bilmem, Bizde adet böyledir. Sende eski köye yeni adet getirme
Oo tabi, tabi dünyadeki en mert milletsiniz. Mertlikta hiç bir millet elinize su dökemez. Ğürurunuza dökundum ğaliba. Sizda korkak yok, hain yok. Bin kerre özür korkmaz, İslam dünyasinin sancaktarlari, İslamin son kalesi himayecileri..
Burada yayğara kopartmayinda atin ülkenizdan o Süriyelini da, Afgani da, kim varsa. Elinizi kim tutuyor. Yada Avrupaya salin. Ülke siz'in, sahibi sizsiniz.
(Şahsen ben ülkeme sokmam bunlari)
Ama, sonra her saat'da TV da "Mazlümlerin koruyucusu Türkiye" demeyin. Sade, siradan, "medeniyetsiz", "saviyesiz" dindaşleriniz ta ki, bu sloganlara kanmasin.
Türkiye de 3 milyon göçmen var kaçakların hepsi yakalanıyor geri gönderiliyor diyen arkadaşlar siz nerede yaşıyorsunuz?
Ülkenin sınır şehirlerimizde nüfusları Türk halkını geçmiş İstanbul gibi 20 milyonluk dünyanın her yerinden adam çeken kozmopolitik bir şehirde bile dışarı çıktığında suriyede hissediyorsun kendini. İstiklal caddesi suriyeli Afgan vs dolmuş. Büyük şehirlerde bile bazı ilçeler Arabistan'a dönmüş durumda.
Bir Rus turistin istiklal caddesinde çektiği video
Yakalanan yakalanıyor ama ülkede kaçak göçmen sayısı bir hayli fazla. 80 milyonda 3 3.5 milyon göçmen göze batacak bir sayı değil ama her şehirde göçmen popülasyonu kendini gösteriyor
Suriyeliler kaçak değil, geçici koruma altındaki göçmenler sınıfındadırlar. 2011'deki iç savaştan geldiler buraya. 2011 ne demek? Kaç senelik bir süreç bu. O zamanlar gerekli hamle yapılamadı çünkü hem şartlar uygun değildi, hem de FETÖ mevcuttu.
2011'den beri ülkemizde geçici koruma altında yaşayan ve hayata adapte olan Suriyeliler ile ülkeye kaçak bir şekilde, özellikle insan kaçakçıları yüzünden giriş yapan Afganlar bir değildir. O gelen Suriyelilerin bir kısmı yani imkânı olanlar burada düzenlerini kurdular, yaşamaya başladılar. Bir kısmı da yine sınıra yakın illerde, şehirlerde ve sınır ötesindeki güvenli bölgelerde ikamet etmekteler.
İstiklâl caddesine yakın bir konumda yaşayan bir İstanbullu olarak bana çoğunluğu Afgan olanları göster. Bak Suriyeli demiyorum. Başka milletten insanları demiyorum. Bana şöyle yüzlerce Afgan nerede var göster.
Vatandaşın rahatsızlığını devlet de biliyor. O sebeple insan kaçakçıları ile ve kaçak göçmenler ile mücadele veriliyor. Şimdi bir örnek:
Alıntı:
Van-İran sınırı beton duvar, hendek ve kulelerle 'geçilmez' olacak
Türkiye-İran sınırına, yurda yasa dışı geçişler ile kaçakçılık faaliyetlerini önlemek ve teröristlerin sızmasını engellemek amacıyla yapılan modüler duvar çalışmalarında 3 kilometrelik bölümün montajı tamamlandı.
Van'ın Çaldıran ilçesinin İran sınırında başlatılan ve Ağrı'nın Doğubayazıt ile Hakkari'nin Yüksekova hattına kadar uzanan modüler duvar ve akıllı kule çalışmaları sürüyor.
Yüklenici firmalarca kurulan beton santrallerinde üretilen 3 metre yüksekliğinde, 2 metre 80 santimetre genişliğinde ve 7 ton ağılığındaki beton bloklar, iş makineleriyle önceden zemini hazırlanan sınır hattına döşeniyor.
İlçe sınırlarında 63 kilometrelik hatta yapılacak modüler duvar çalışmalarının 3 kilometrelik kısmı tamamlanırken, güvenlik duvarına paralel olarak hendek kazma çalışmaları da devam ediyor.
Sınır hattının daha güvenli hale getirilmesi için 110 kilometre hendek kazıldı, 76 monoblok ve lego kule inşa edildi, 103 elektro optik kulenin yapım çalışmaları da sürüyor.
Güvenlik güçlerinin mayın temizleme faaliyeti de yürüttüğü sınır hattının gözetleme ve haberleşme kuleleri ile komuta kontrol merkezleri sayesinde kesintisiz ve etkin gözetleme imkanına kavuşturulması hedefleniyor.
"Çalışmalar 3 etap şeklinde sürdürülüyor"
Çaldıran Kaymakamı Yusuf Durani Dinç, AA muhabirine, sınır güvenliğinin sağlanması için güvenlik güçlerinin fedakarca görev yaptığını söyledi.
Güvenlik duvarının tamamlanmasıyla Türkiye-İran sınırının daha güvenli hale geleceğini belirten Dinç, "Van ilimizin İran ile olan sınırının kuzeydoğu hattında 63,1 kilometrelik kısmında bu yıl Acil Sınır Güvenlik Sistemleri Projesi kapsamında başlattığımız modüller beton duvar üretim faaliyetlerimiz devam ediyor. Çalışmalar 3 etap şeklinde sürdürülüyor. Bir taraftan da güvenlik yolu yapılıyor. Başta terör olmak üzere her türlü kaçakçılık, yasa dışı göçmen geçişinin engellenmesi, sınırın güvenliğinin sağlanması ve vatandaşın huzurunun tesisi için hendek açma faaliyetleri ve ASELSAN tarafından üretimi yapılan optik kulelerin yapımı noktasında idari işlemlerimiz kararlılıkla sürüyor." diye konuştu.
"3 kilometrelik bölümünün montajı da tamamlandı"
Sınır hattında firmaları sürekli denetleyerek çalışmaların en kısa sürede tamamlanmasını sağlamaya çalıştıklarını anlatan Dinç, şunları kaydetti:
"Hududumuzda konuşlu kara kuvvetleri unsurlarımız bulunuyor. Yine duvar çalışmalarımızın başladığı tarihten itibaren bölgemizde özel harekat polislerimiz konuşlandırıldı. Bir taraftan da jandarma teşkilatımıza bağlı kolluk kuvvetlerimizle el ele vererek sınır güvenliğinin sağlanması noktasında insan kaynağını maksimum seviyeye çıkararak faaliyetimizi icra etmekteyiz.Firmalarımızın ürettiği duvarların yüksekliği 3, genişliği 2 metre 80 santimetre ve kalınlığı 30 santimetredir. Devriye yolu ve mayın temizleme çalışmaları da devam ediyor. Yaklaşık 12 kilometrelik kısımda çalışma yapılıyor. 3 kilometrelik bölümünün montajı da tamamlandı."
"Türk Silahlı Kuvvetleri yoğun gayret gösteriyor"
Ülkelerindeki iç savaş ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle zaman zaman İran üzerinden Türkiye sınırına gelenlerin Türkiye'ye geçişlerine müsaade etmediklerini vurgulayan Dinç, "Hem Afganistan'da yaşanan iç karışıklık hem de bazı ülkelerin istikrarsızlığı nedeniyle yaşanan yasa dışı göç zaman zaman ülkemize de yansıyor. Bu noktada sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması için özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri çok yoğun bir gayret göstermekte. Bu konudaki kararlılığımız da tamdır. Sınırlarımıza sızmaya çalışan göçmenler hakkında hem adli hem de idari prosedürümüz kapsamında gerekli işlemleri yapıyoruz. Ülkelerine dönmeleri için geri gönderme merkezlerine sevklerini sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Arkadaşlar, hem Afganistan başlığında, hem de burada size bunları paylaşıyorum. Gereken hassasiyet ortada, çabalar ortada, bazılarımız alınmasın. Niyetim kimseyi bir tutmak değil ancak bazılarınız da özellikle inat ediyor anlamamakta. Ben bundan sonra art niyet ararım. Kimse kusura bakmasın.
Yine Afganistan başlığında onlarca kez ne kadar çok kaçak Afganın yakalandığını ve aynı şekilde yukarıda yetkilinin bahsettiği gibi geri gönderildiğini paylaşım kaynaklarıyla. Afganistan'daki havalimanı işte bu yüzden önemli.
Havalimanı kontrolümüzde olmadan kaçakları kendi yurtlarına nasıl göndermeyi planlıyorsunuz? Afgan devleti ve Taliban arasındaki anlaşmaları çözmeden buu gelen göç akınını nasıl halletmeyi düşünüyorsunuz? Hepinizin bir endişesi var değil mi? Ancak insanlığınızı da yitirmeden bu sorunları halletmek zorundasınız. Sınıra mayın dizerseniz, dikenli tel çekerseniz, yüksek frekanslı hoparlörler koyarsanız özellikle Batı ve diğer emperyalist devletler çıkar, onların medyası ayağa kalkar "Türkiye insanlık suçu işliyor", "Türkiye insan haklarını çiğniyor", vb. yaftalamalarda bulunurlar.
Azıcık mantıklı olun. Ama önce insan olun. Sanki hiçbir şey yapılmıyormuş gibi bir algı oluşuyor. Kimisinin de amacı bu ya.
Düzenleme: Bu mücadele aynı şekilde insan kaçakçılığı yapanlara karşı da sürdürülüyor. Zaten bu geçişlerin çoğu onların yüzünden meydana gelmekte. Yukarıda da yetkilinin belirttiği gibi, askerler, polisler, kolluk kuvvetleri, özel harekât ekipleri hepsi teyakkuz hâlinde.
Oo tabi, tabi dünyadeki en mert milletsiniz. Mertlikta hiç bir millet elinize su dökemez. Ğürurunuza dökundum ğaliba. Sizda korkak yok, hain yok. Bin kerre özür korkmaz, İslam dünyasinin sancaktarlari, İslamin son kalesi himayecileri..
Burada yayğara kopartmayinda atin ülkenizdan o Süriyelini da, Afgani da, kim varsa. Elinizi kim tutuyor. Yada Avrupaya salin. Ülke siz'in, sahibi sizsiniz.
(Şahsen ben ülkeme sokmam bunlari)
Ama, sonra her saat'da TV da "Mazlümlerin koruyucusu Türkiye" demeyin. Sade, siradan, "medeniyetsiz", "saviyesiz" dindaşleriniz ta ki, bu sloganlara kanmasin.
senin bu dediklerin tarihte bugün programı hemşerim iki yılda üç savaş kazandık karabağı kurtardık Libyada hükümet düşmek üzreyken müdahale ettik. Suriyede askeimize saldıranları perişan ettik. birda ağzını acamadı esad o günden sonra savunma sanayimiz her geçen gün güçleniyor buralarda kusup duruyorsun ortalığa bir karın ağrın var seninde söylede içinde kalmasın
Eğer suriyelileri almasaydık diyeceklerdiki bakın gördünüzmü bunlar böyle onca insan öldü sınırları açmadı diyip hümanist ayağı yapacaklardı bu ülkede suriyeliden önce gidecek olan pkk yandaşları var önce pkk yandaşları bir gitsin suriyeliye geliriz. varmı gocunun bundan ? suriyeli diye zırlayanların ağzından pkk yandaşları gitsin duymadık hiç ne iş ? hatta pkk vuruldukca içleri kan ağlıyor sanırım
SURİYELİ'DEN ÖNCE PKK YANDAŞLARI GİDECEK yok öyle yağma
“Ankara’nın savunma sanayiindeki gerçek başarıları, AB’nin askeri-sanayi kompleksini ve Moskova’ya karşı duruşunu yeniden yapılandırabilir.”
Amerikan National Interest’de yayımlanan analiz
“Bir NATO üyesi ve geleneksel Batılı müttefiki olarak Ankara’nın NATO 2030 Vizyonu çerçevesindeki yeri, Moskova’nın tarafını tutmaya ikna edilmediği takdirde, Avrupa’nın Rusya ile ilişkilerini yeniden dengelemesine büyük katkı sağlayabilir.
Helmut Kohl’dan sonra en uzun süredir Almanya’da başbakan olan ve Avrupa Birliği’nin fiili lideri olan Angela Merkel, Eylül 2021’de görevinden ayrılıyor. Bu siyasi değişim, mülteci krizlerinden iklim değişikliğine kadar pek çok küresel konuda etkisini gösterecek. Avrupa kıtası ve siyasetinin yirmi birinci yüzyılın kilit isimlerinden biri olan Merkel’in uluslararası sahnede yokluğu, tıpkı varlığı gibi yeni ittifaklar ve düşmanlıklar oluşturacaktır.
Merkel, Avrupa’nın komşuluğundaki iki güçlü adamla birlikte son yirmi yılın zorluklarını üstlendi: Rusya’dan Vladimir Putin ve Türkiye’den Recep Tayyip Erdoğan.
AB, Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkiler 2000’li yıllardan itibaren kıtanın siyasi ve sosyal atmosferini şekillendirmiştir. Rusya ve Türkiye 21. yüzyılın ilk on yılında rakip olarak kalırken, Orta Doğu ve Güney Kafkasya’da kırılgan bir askeri ve ekonomik ortaklık geliştirdiler. Yüzyıllardır Rus saldırganlığına karşı Batı’nın geleneksel bir müttefiki olan Türkiye’nin jeopolitik değişimi, AB’nin son krizlere karşı direncini etkilemiştir.
Birçok Avrupa başkenti, Rus savunma sistemlerini satın aldıktan veya NATO’dan uzaklaştıktan sonra Türkiye’nin siyasi emelleri konusunda tereddüt etti. Ancak Ankara’nın savunma sanayiindeki gerçek başarıları, AB’nin askeri-sanayi kompleksini ve Moskova’ya karşı duruşunu yeniden yapılandırabilir.
Türkiye’nin Libya, Dağlık Karabağ ve Suriye’deki askeri varlığı ve Ukrayna’ya devam eden askeri desteği, Merkel’den sonraki on yılda Avrupa savunmasını güçlendirebilir. Bir NATO üyesi ve geleneksel Batı müttefiki olarak Ankara’nın NATO 2030 Vizyonu çerçevesindeki yeri, Avrupa’nın Rusya ile ilişkilerini yeniden dengelemesine büyük katkı sağlayabilir. Ayrıca Ankara’nın Çekya, Macaristan, Letonya ve Polonya’ya yaptığı sözleşmeli satışlarla Avrupa askeri-sanayi kompleksinin gidişatını değiştireceği görülüyor.
Baltık ülkelerinin yükselen bir ortağı olarak Türkiye, Doğu Avrupa’da kalan tek Rus müşteri devleti olan Belarus üzerindeki etkisini genişletmeyi planlıyor. Böylece Ankara, Moskova’nın rakibi ve Merkel’den sonra AB’nin önemli bir müttefiki olabilir.
Öte yandan Kremlin, Türkiye’nin komşu ülkelerdeki ve bağımlı ülkelerdeki hareketlerini izliyor. Artan Türk askeri etkisine meydan okuyan Rus askeri-sanayi kompleksinin bir parçası olan ZALA Aero Group, demolarında doğrudan Türk İnsansız Muharebe Hava Aracı (UCAV) TB2’yi hedef alıyor.
Moskova, önemi Avrupa ile Türkiye arasındaki zayıflayan bağlara bağlıyor. Doğu Akdeniz’e yoğun yatırım yapan Rusya, AB için birçok güvenlik riski oluşturuyor. Ankara ve Moskova, Macaristan ve Polonya gibi AB’nin Avrupa’ya kuşkuyla bakan hükümetleri üzerindeki etkilerini artırmaya çalışıyor. Eylül 2021’den önce bile Avrupa ve çevresi, Rusya ile Türkiye arasındaki büyük oyunun hedefi haline geldi.
Bununla birlikte, AB’nin ABD ve NATO liderliği ile insan hakları ve demokrasi konusundaki ortak kaygısı, Türkiye ile yakın bir ortaklığı önleyebilir. Mülteci krizinden karşılıklı içişlerine müdahale iddialarına kadar Avrupa-Türkiye ilişkilerinin aşılması gereken birçok sorunu var.
Ankara ve Brüksel karşılıklı bir anlayış geliştirirse, ortaklıkları Avrupa-Rusya ilişkilerinin doğasını da yeniden şekillendirebilir. Aksi takdirde, Avrupa’nın doğu komşuluğunda Rus-Türk işbirliği, Merkel’in ayrılmasından sonra Birliğin birliğini ve gücünü tehdit edebilir…”
Suriyeliler kaçak değil, geçici koruma altındaki göçmenler sınıfındadırlar. 2011'deki iç savaştan geldiler buraya. 2011 ne demek? Kaç senelik bir süreç bu. O zamanlar gerekli hamle yapılamadı çünkü hem şartlar uygun değildi, hem de FETÖ mevcuttu.
2011'den beri ülkemizde geçici koruma altında yaşayan ve hayata adapte olan Suriyeliler ile ülkeye kaçak bir şekilde, özellikle insan kaçakçıları yüzünden giriş yapan Afganlar bir değildir. O gelen Suriyelilerin bir kısmı yani imkânı olanlar burada düzenlerini kurdular, yaşamaya başladılar. Bir kısmı da yine sınıra yakın illerde, şehirlerde ve sınır ötesindeki güvenli bölgelerde ikamet etmekteler.
İstiklâl caddesine yakın bir konumda yaşayan bir İstanbullu olarak bana çoğunluğu Afgan olanları göster. Bak Suriyeli demiyorum. Başka milletten insanları demiyorum. Bana şöyle yüzlerce Afgan nerede var göster.
Vatandaşın rahatsızlığını devlet de biliyor. O sebeple insan kaçakçıları ile ve kaçak göçmenler ile mücadele veriliyor.
benim amacım seninle inatlaşmak değil baştan söyleyeyim bunu yazmamın sebebi geçen mesajlarda türkiyede 10 milyona yakın göçmen vardır tahminime kaynak göster demenden kaynaklı yazdım sadece. türkiyede açıklanan resmi göçmen sayıları 3.5 milyon suriyeli ve eser miktarda diğer milletler.
ama üstte dediğim son senelerde aşırı bir arap göçmen popülasyonu arttı bu sadece suriyeli ve afganlar değil. pakistanlısı ıraklısı vs. ben de ülkede 3.5 4 milyon sayıda göçmen açıklanmasına rağmen büyük şehirlerde bile bu kadar fazla popülasyonları belli oluyorken bazı yerlerin demografik yapısı bozuluyorsa sayının o kadar az olmadığını söylüyorum sadece bu. ben gördüklerimin nereli olduğunu bilmiyorum ama türk olmadıklarını ve turistte olmadıkları anlaşılıyor.
doğuda sınıra yakın yerlerde de iç anadoluda da batıda tatil beldelerine kadar 81 ile ulaşmış göçmen durumu var. elbette dediğin gibi yakalalanan kaçak göçmenler ile mücadele ediliyor ama gözle görülen gerçeklerde yeteri kadar olmadığını gösteriyor.
1980'de kenan evren afganistan'dan bazı özbek türkmen ve kırgızlara vatandaşlık vermişti. gene o şekilde bişey yapmamız gerekiyordu. hatta bir kısım hazaraya bile verilebilir