Turgut bey dediğiniz ülkeler evet bu Afgan, Suriyeli ya da Afrikalıların varış noktası, bu dediğiniz doğru. Fakat söylemediğiniz şöyle bir durum var. İsveç gibi birkaç liberal manyak dışında batılı ülkeler bu Afganların, Suriyelilerin falan en kalifiye, okumuş ve eğitimli taraflarını alıyorlar. Sistemlerine entegre edip bu kişilerden bile yarar sağlıyorlar.
Bizeyse amiyane tabirle bu grupların posası kalıyor. Her türlü şaibeli kişiyi bize kakalıyorlar. Üste de az bir para verip sen bunlarla bizim aramıza tampon ol diyorlar.
Afganların, Suriyelilerin falan en kalifiye, okumuş ve eğitimli taraflarını alıyorlar. Sistemlerine entegre edip bu kişilerden bile yarar sağlıyorlar.
Türkiye bunların en kalifiyeli eğitimlilerini alsa (ki belki de biz de az da olsa alıyoruzdur) bu sefer yabancılara daha çok iş imkanı sağlanıyor imtiyaz sağlanıyor diye kara propaganda yapılırdı.
"Katarlı gençlere Türkiye'de sınavsız eğitim hakkı verildi" diye yalan propaganda yapılmıştı. Hatırlayın.
Kesinlikle katılıyorum Mustafa bey. Dediğiniz gibi bu sefer de köle mi alıyoruz diyecek de çıkardı. Bizim için aslında en mantıklısı belirli bölgelerde bu kişileri tutup güvenli ortam oluştuğunda ülkelerine gerş göndermek olabilirdi.
Türkiyemizin maşallah dıştaki kadar düşmanı içte de var. Uyanık olmamız lazım.
Bizim için aslında en mantıklısı belirli bölgelerde bu kişileri tutup güvenli ortam oluştuğunda ülkelerine gerş göndermek olabilirdi.
Ne işimiz var denilen Suriye de Türkiye bunu yapmaya çalışıyor. Burada güvenli bir bölge kurularak Suriye liler için geri dönebilecekleri güvenli bir vatan oluşturulmaya çalışılıyor.
Afganistan da da Abd den sonra çıkacak olası bir göçün önlenmesi için olaya bir şekilde dahil olmamız lazım.
Türkiye nin güvenliği Türkiye sınırlarının dışından başlar. Yapmaya çalışılan da bu işte.
Kenardan hiç bir iş bilmeden akıl vermek kolaydır. Devlet yönetmeyi çocuk oyuncağı sananlar var ne yazık ki. Üstelik bin tane eleştirisi olan adamların ne gariptir ki bir tane bile çözüm önerisi yok.
Bunu size söylemedim. O sözünü ettiğiniz içteki düşmanlardan söz ediyorum.
Turgut bey dediğiniz ülkeler evet bu Afgan, Suriyeli ya da Afrikalıların varış noktası, bu dediğiniz doğru. Fakat söylemediğiniz şöyle bir durum var. İsveç gibi birkaç liberal manyak dışında batılı ülkeler bu Afganların, Suriyelilerin falan en kalifiye, okumuş ve eğitimli taraflarını alıyorlar. Sistemlerine entegre edip bu kişilerden bile yarar sağlıyorlar.
Bizeyse amiyane tabirle bu grupların posası kalıyor. Her türlü şaibeli kişiyi bize kakalıyorlar. Üste de az bir para verip sen bunlarla bizim aramıza tampon ol diyorlar.
Mithat Bey yeniden merhaba. Ha evet dediklerinizin içine bir de şunu ekleyebilirim:
Onların çocuklarını gizli gizli kaçırıp farklı niyetlerde kullanıyorlar, yetiştiriyorlar. Bilmem anlatabildim mi siz forumdaşlara.
Bahsettiğiniz kalifiye ve yararlı olanlarını bizler de alıyoruz. Fakat bizim onlardan farkımız "insani" yönümüz. Diğerlerini "bu benim işime yaramaz" diye atmıyoruz, onları da ihya edebilmek için önce yaşam alanı sağlıyoruz, sonra yetişmeleri ve adapte olabilmeleri için imkânlar sağlıyoruz. Birçoğu kendi işyerini açtı, kimisi restoran/lokanta/büfe, kimisi ayakkabıcılık, kimisi ticaretle, kimisi de tercüman olarak veya sınır bölgelerinde öğretmen gibi işlerle, mesleklerle hayatlarını sürdürüyorlar.
Hani yollarda görürüz bazı dilencileri. Onları aslında Suriyeli zannederiz. Meğerse onların tamamı Suriyeli değillermiş. Aslında onlar Türkiye'de, Irak'ta, Suriye'de sürekli kaçak geçişler yapan, konar-göçer bir toplulukmuş. İçlerinde Kürdü de var, Arabı da, hatta Türkü de. Ben de bu yanılgıya kapılanlardandım. Açıkçası da rahatsızlık da veriyordu, lâkin gördüm ki bu bir önyargıdan ibaretmiş. Çalıştığımız büroya gayet de dil becerisi yüksek bir Suriyeli arkadaş geldi 2017 dolaylarında. Tüm önyargılarımı o yıktı.
Dil bariyerini aşınca, kendisini ve olup bitenleri düzgün izah edince aslında çoğumuzun ne kadar yanılgıda olduğunu daha net anlamıştım. Anlattıklarından kendisi de ağlıyordu, beni de ağlatıyordu. Fakat detaylara giremeyeceğim, malum hem konu dışı olur hem de pek acıklıdır.
Bir önceki mesajımda da belirttiğim gibi, zamanla adapte olacaklar. Onların evlatları, sonraki nesilleri daha da uyum sağlayacaklar, dil bariyeri kalkmış olacak, anlaşabileceğiz. Kendi öz yurtlarına da dönenler veya başka bir yere gitmek isteyenleri de sayarsak rakamlar rahatlatıcı olacaktır. Ancak önce terör belasını ve bölgeyi şartlar uygun olduğu vakit temizledikçe bu mümkündür.
Onlar da insan unutmayın. İçlerinde iyi de var, kötü de. Kendi vatanımızda, kendi insanımızın içinde de kötüler, çürük elmalar var, değil mi? Her yerde var. Nerede olursa olsun önce insan olabilmeyi öğrenmeliyiz. Kalın sağlıcakla.
Turgut bey bazı konularda insaniyet maalesef ki ilk sırada olmamalı. Örneğin askerden hatırladığım bir söz vardı, askerlerimize de söyletirdik. “Eğitimde merhamet vatana ihanettir. “
Dünya’nın her yerinden gelecek mültecilere kucak açmak sürdürülebilir bir durum değildir. Hele de bizim gibi kendi vatandaşı için bile fazlasıyla mücadele gerektiren ülkeler için hiç hiç sürdürülebilir değildir. Toplumda geri dönüşü olmayacak noktalarda tepkilere neden olabilir. Hali hazırda siz A Haber ya da Trt’de görmeseniz bile oluyor da.
Bakın aşağıya Merkel’in Filistinli bir kızla olan konuşmasını ekleyeceğim. Bazıları için bu kötü kalplilik olarak görülebilir fakat fazlasıyla net biçimde ülkesini ve vatandaşını düşünen devlet insanı tepkisidir.
Bakın aşağıya Merkel’in Filistinli bir kızla olan konuşmasını ekleyeceğim. Bazıları için bu kötü kalplilik olarak görülebilir fakat fazlasıyla net biçimde ülkesini ve vatandaşını düşünen devlet insanı tepkisidir.
Mithat bey Almanlar Türkiye den ve Asyalılardan, Müslümanlardan nefret ediyorlar. Bunlardan örnek vermeyin Allah aşkına. Bunlar bizi bir kaşık suda boğsalar yine hırslarını dizginleyemezler.
2 dünya savaşını da çıkaran bunlar değil miydi zaten!
Adamlar sırf Asyalılar ile aynı kıtada yaşamaya bile katlanamamışlar. Kendilerini Asya kıtasından ayırıp Avrupa diye bir kıta yapmışlar.
Diğer kıtaları denizler ve okyanuslar ayırır. Asya ve Avrupa karadan birbirine gayet de uzun bir sınır ile bağlı.
Yani dediğim gibi bunlar Asya lılar ile aynı kıtada anılmaya bile katlanamamış adamlar.
Yani bu kadar kendilerini beğenmiş, burunları havada, başka dinlere inançlara tahammül edemeyen, ırkçı adamlar!
Mustafa bey, bizi sevdiklerini ben de düşünmüyorum ama bakmayın yine kalifiye insanları ya da işlerine yarayacak kişileri de seni sevmiyoruz diye geri çevirmiyorlar. Sistemlerine entegre edip kullanıyorlar.
Ben bunlar gibi emperyalist olalım demiyorum. Benim tek istediğim vatandaşlık haklarımızı bunlar kadar koruyalım. Bir Suriyeli, bir Arap gelip ülkemizde 200bin$’a ev alınca o insanlara vatandaşlık vermeyelim.
Geçenlerde İzmir’den İstanbul’a giderken havaalanında vardı böyle bir grup. Türkçe konuşmayı bilmiyorlar, ellerinde Türk pasaportu. İçim acıdı ne yalan söyleyeyim. Keşke vatandaşlığımızın değerini bilsek. Almanya örneğin Almanla evli bir Türk’e oturma izni verirken bile dil sınavı sonucu istiyor. Keşke bizim de böyle bazı isteklerimiz olsaydı.
Kusura bakmayın gece gece konuyu uzattım. Aşırı milliyetçi bir insan olmasam bile bu konu beni üzüyor.
Bir Suriyeli, bir Arap gelip ülkemizde 200bin$’a ev alınca o insanlara vatandaşlık vermeyelim.
Geçenlerde İzmir’den İstanbul’a giderken havaalanında vardı böyle bir grup. Türkçe konuşmayı bilmiyorlar, ellerinde Türk pasaportu. İçim acıdı ne yalan söyleyeyim. Keşke vatandaşlığımızın değerini bilsek. Almanya örneğin Almanla evli bir Türk’e oturma izni verirken bile dil sınavı sonucu istiyor. Keşke bizim de böyle bazı isteklerimiz olsaydı.
Mithat bey ben olaya sadece Araplar gelip de 200 bin dolarla ev alınca vatandaşlık verilsin olarak bakmıyorum.
İngilize, almana yada başka bir millete de bu kadar kolay vatandaşlık verilmemeli. Para ev vs ile Türk vatandaşlığının verilmesi başlı başına hata.
Ama ne yazık ki bu ev alımı para vs ile Vatandaşlık verilmesi olayı Arap a verilince birileri rahatsız oluyor.
İngiliz yada Avrupalı alınca sıkıntı yapmayanlar var. İşte insan da ister istemez bu neden yapılıyor diye düşünüyor.
BMC nin Katarlı ortağı sıkıntı yapılıyor biliyorsunuz. Ama nedense Temsa nın Çek ortağı, Fnss nin İngiliz ortağı yada Tei nin ABD ortaklığı hiç bir şekilde mevzu bahis bile kabul edilmiyor ve sıkıntı yapılmıyor.
Bunu size demiyorum ama bana kalırsa bu Arap düşmanlığının ardında İslam karşıtlığı var.
İşin ilginç tarafı mesela Lübnan da Arap olup da Hristiyan olanlar da. Yada Arap olup da alevi şii olanlar da var. Bu tepkiler cahillikten gelen bir refleks bence .
Türkiye de mültecilerden eğitimli olanları alıyordur.
Zaten Suriye yi tekrar güvenli hale getirmek için de çalışıyor devletimiz.
Türkiye, Afgan ve Suriyeli mültecileri sadece insaniyet namına değil askeri ve siyasi hedeflerine ulaşabilmek için sahip çıkıyor. O Afgan ve Suriyelilerin ailesinden en az birisi Türkiye namına kendi devletleriyle daha doğrusu Taliban ve Esed rejimleriyle savaşıyor.
Maalesef tüm NATO üyeleri gibi Afganistan savaşını kaybettigimiz için Afgan mültecilerin geri dönmesi artık çok zor. Onların çoğu Özbek ve Türkmen olduğu için Taliban rejimine teslim edilmezler. Artık onlar Türkiye'de kalıcı.
Suriyeli mültecilerin Suriye'ye gönderilmesinin tek yolu ESET rejiminin yıkılmasıdır. Türkiye kendi için kendi devletiyle savaşan insanları ve ailelerini düşmanına teslim etmez-edemez.
En son Fatih314 tarafından Cum 09 Tem 2021, 01:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi