1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 539  |
| Libya'ya asker gönderelim mi |
| Evet |
 
|
73.0% |
[260] |
| Hayır |
 
|
27.0% |
[96] |
|
| Toplam Oy : 356 |
|
 |
AloTurkiye
2 yıl önce - Prş 12 Ağu 2021, 22:02
| Alıntı: |
Hafter’in altinda yasamak daha mi iyi olacakti peki?
Hepsi nankörler bu araplarin!!
|
| Alıntı: |
Bizde senin bu masalına inandık |
İster inan ister inanma nasıl olsa haftaya yazar geliyormusun diye. Gidersem soracam bu soruyu ona ama Hafter karşıtı birisi.
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Cmt 28 Ağu 2021, 15:42
Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Haddad, TCG Gediz'i ziyaret etti
| Alıntı: |
Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Haddad ve beraberindeki heyet, Libya açıklarında bulunan TCG Gediz'i ziyaret etti.
Milli Savunma Bakanlığının, Twitter adresinden yapılan paylaşımda, Haddad ve beraberindeki heyetin, 24 Ağustos 2021'de Türk Deniz Görev Grubu kapsamında Libya açıklarında bulunan TCG Gediz'i ziyaret ettiği belirtildi.AA
(+) |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 04 Ekm 2021, 03:20
Libya Dışişleri Bakanı, sınırlı sayıda paralı askerin ülkesini terk ettiğini açıkladı
Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş, sınırlı sayıda paralı askerin ülkesinden çıktığını belirtti.
| Alıntı: |
Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş, Kuveyt ziyareti kapsamında Kuveytli mevkidaşı Ahmed en-Nasır es-Sabah'la bir araya gelerek ortak basın açıklaması düzenledi.
Menguş, bazı paralı askerlerin ülkesinden çıktığına ilişkin haberlerin doğruluğunu teyit ederek, bunun küçük bir başlangıç olduğunu söyledi.
Paralı askerler konusunun problemli olduğuna dikkati çeken Menguş, "BM öncülüğündeki 5+5 Ortak Askeri Komitesinin planına ve bir takvime göre tüm paralı askerlerin Libya topraklarından çıkmasını umuyoruz." dedi.
Menguş, ayrıca ülkesindeki parlamento ve başkanlık seçimlerinin aynı zamanda yapılması için çalıştıklarını belirtti.
Libyalı Bakan, Kuveyt'in Ulusal Birlik Hükümetine (UBH) desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Kuveyt'ten Libya Başkanlık konseyi ve hükümetine destek
Kuveytli Bakan Sabah ise iki ülke arasında, bölgesel ve uluslararası arenadaki pek çok meselede vizyon uyumu olduğuna işaret etti.
Sabah, ülkesinin "Libya Başkanlık Konseyi'ne ve ulusal bir uzlaşıya göre oluşturulan UBH'ye desteğini" vurguladı.
Konuşmasında, Cezayir-Fas arasındaki diplomatik ilişkilerin kesilmesi krizine çözüm için Kuveyt öncülüğündeki girişime de değinen Sabah, "Arap halklarının çıkarları konusunda liderlerimizin bilgeliğine güveniyoruz, önümüzdeki günlerde bu bilgeliğin yansımasına tanık olacağız." dedi.
Ziyaretinin süresine ilişkin bilgi verilmeyen Menguş Kuveyt'te, Veliaht Prens Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Kuveyt Başbakanı Şeyh Sabah Halid el-Hamad es-Sabah ve Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim ile bir araya geldi.
Libya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamalara göre, görüşmeler kapsamında iki ülke arasındaki ortak iş birliğinin güçlendirilmesi, Kuveyt'in Libya'nın istikrarına yönelik desteği ve dış müdahalenin reddedilmesi konuları ele alındı. (AA) |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Prş 25 Ksm 2021, 17:20
| Alıntı: |
Libya'da 24 Aralık başkanlık seçimlerinin öne çıkan adayları
Libya’da 24 Aralık'ta gerçekleştirilmesi planlanan başkanlık seçimleri için toplam 98 kişi adaylık başvurusunda bulunurken, Yüksek Seçim Komisyonu 25 adayın başvurusunu "çifte vatandaşlık" ve haklarındaki "nihai yargı kararı" gibi nedenlerle reddetti.
Yüksek Seçim Komisyonunun adaylık başvurusunu reddettiği isimler arasında devrik lider Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam da yer aldı. Ret gerekçesi olarak Seyfülislam Kaddafi'nin hakkında "nihai yargı kararı olması ve söz konusu kararın kaldırıldığına dair bir belge ibraz edememesi" gösterildi.
Öte yandan “savaş suçu işlediği” için ABD’de hakkında dava açılan ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı milislerin lideri Halife Hafter’in adaylığı kabul edildi.
Adaylığı reddedilen diğer önemli isim Ali Zeydan. Kaddafi yönetiminin devrilmesinin ardından 2012-2014 yıllarında Başbakanlık görevinde bulunan Zeydan, halen Nida el-Kardabiye Partisinin başkanlığını yürütüyor.
Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler uzmanı olan Zeydan, 1980'de Kaddafi rejimine karşı ülke dışında oluşturulan "Libya'nın Kurtuluşu İçin Ulusal Cephe" saflarında yer almıştı. Zeydan, Libya'da 17 Şubat 2011 Devrimi'ni temsil eden önemli isimlerden biri olarak biliniyor.
Yüksek Seçim Komisyonu, Kaddafi ve Zeydan’ın adaylıklarını reddederek iki taraftan da birer önemli ismi yarış dışına itmiş oldu.
Libya'da 24 Aralık'ta düzenlenmesi planlanan başkanlık seçiminde ilk turda hiçbir aday yüzde 50'nin üzerinde oy alamazsa ikinci tur gerçekleştirilecek. Başkanlık seçiminin öne çıkan adayları şöyle:
Abdulhamid Dibeybe
Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, başkanlık seçiminde adaylığı kabul edilen isimler arasında yer alıyor.
Dibeybe, 1959'da Türk asıllı Libyalıların da yaşadığı, başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda yer alan Misrata’da doğdu.
Evli ve 6 çocuk babası olan Dibeybe, 2006'dan Şubat 2021'e kadar Libya'nın en büyük inşaat firması olarak bilinen Libya Yatırım ve Geliştirme Holdinginin (LIDCO) başkanlığını yürüttü.
Dibeybe ayrıca ülkenin iki önemli futbol kulübünden biri olan İttihad’ın da başkanlığını yaptı. Kanada’nın Toronto Üniversitesinden yüksek lisans derecesi bulunan Dibeybe, Muammer Kaddafi'yle de yakın ilişkilere sahipti.
Libya'da şubat ayından bu yana Başbakanlık görevini yürüten Dibeybe, özellikle Trablus’ta 2011'den sonra ortaya çıkan çarpık yapıları yıkarak, yerlerine çocuklar için oyun alanları ve parklar yaptı. Dibeybe, yeni evlenecek çiftlere de kişi başına 20’şer bin dinar (yaklaşık 4 bin dolar) karşılıksız evlilik yardımında bulundu.
Akile Salih tarafından yürütülen Tobruk kentindeki Libya Temsilciler Meclisinin, 21 Eylül’de UBH'den güvenoyunu geri çektiğini duyurmasının ardından Libyalılar hükümete sahip çıktı ve Dibeybe’nin halk desteği arttı. Şu anda en güçlü başkan adayı olarak değerlendiriliyor. İkinci tura kalmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Halife Hafter
Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter, 1943'te Bingazi’nin güneyindeki Ecdebiye kasabasında dünyaya geldi. Sovyetler Birliği’nde topçu ihtisas eğitimi aldı.
Hafter, 1969’da Kral İdris yönetiminin devrilmesi için Albay Muammer Kaddafi’nin darbesine destek verdi. Darbe başarılı olunca Kaddafi yönetiminde ordu içinde hızla yükselerek Genelkurmay Başkanı oldu. 1987’de yaklaşık 700 askeriyle Çad ordusu tarafından esir alındı. 1990’da ABD’ye iltica eden Hafter, 1999’da Kaddafi’ye karşı darbe girişiminde bulundu. Başarısız olmasının ardından tekrar ABD’ye döndü.
Hafter, 2011’de Kaddafi’nin ölümünden hemen sonra Libya’daki geçici yönetime girmek üzere Bingazi’ye geldi. Hükümet lideri Abdulfettah Yunus’un suikast sonucu ölmesinin ardından ülkeyi terk etti. Hafter, 2014’te yeniden sahneye çıktı ve bir kez daha darbe girişiminde bulundu.
Başarılı olamayınca Tobruk’ta sözde hükümetini ve meclisini kurarak Trablus’taki BM tarafından tanınmış Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne karşı savaşmaya başladı. Çevresindeki aşiretlerden topladığı 60 bin kadar askerle Fizan bölgesini ele geçirdi. Milislerine 4 Nisan 2019'da başkent Trablus’a saldırı emri verdi. Hafter milisleri aylarca Trablus'un güney bölgelerine roketli saldırı düzenledi. Saldırıda yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Halife Hafter, halen ülkenin doğusunu kontrolü altında tutuyor.
Hafter hakkında ABD’nin Virginia vilayetinde 30 Eylül 2020'de “işkence, insan kaçırma ve keyfi infaz gibi savaş suçlarından” dava açıldı. Ayrıca Libya Askeri Savcılığı, Hafter hakkında yakalama kararı çıkardı. Ayrıca Terhune kentinde bulunan toplu mezarlardan da Hafter'e bağlı milisler sorumlu tutuluyor. Kontrol altında tuttuğu bölgelerde diğer aday Akile Salih'i geçebileceği öngörülüyor.
Fethi Başağa
Fethi Başağa, 1962’de Misrata'da doğdu. 1984 yılında Misrata Havacılık Okulu'ndan mezun oldu. On yılını savaş uçağı konusunda uzmanlaşmış bir eğitmen pilot olarak geçirdi. 1993 yılında Libya Hava Kuvvetleri'nden ayrılarak siyasete atıldı.
Başağa, 2014'te Misrata'dan Temsilciler Meclisine seçildi. 2018-2021 yıllarında Fayiz es-Serrac’ın başbakanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’nde (UMH) İçişleri Bakanlığı görevini yürüttü. Türk asıllı olan Başağa, UMH'de Serrac'tan sonraki en güçlü isim olarak biliniyordu.
Akile Salih
Libya'nın doğusundaki Kubbe yerleşiminde 1944'te doğan Akile Salih, 1970 yılında Bingazi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Kaddafi döneminde savcılık ve İstinaf Mahkemesinde Hukuki Teftiş İdaresinin şefliğini yaptı.
Kaddafi'nin devrildiği 2011 yılından sonra aktif siyasete atılan Salih, Libya'da 2014'te düzenlenen seçimlerde milletvekili seçildi.
Hafter’in darbe girişiminin ardından yaşanan süreçte Tobruk'a giderek burada Temsilciler Meclisinin kurulmasına ön ayak oldu. Halen Temsilciler Meclisi Başkanlığını yapan Salih, Libya’nın batısındaki taraflarca “müzakere edilebilir bir aktör” olarak tanımlanıyor.
İbrahim ed-Debbaşi
İbrahim ed-Debbaşi, 1950'de Libya’nın batısındaki Sabrata şehrinde doğdu. Kaddafi döneminde Libya'nın Birleşmiş Milletler (BM) delegesi olan Debbaşi, Mart 2009'da BM Güvenlik Konseyine başkanlık etti.
Debbaşi, Libya’da Kaddafi rejiminin sona erdiği 17 Şubat Devrimi'nin destekçilerinden biridi. 2011 yılındaki olaylar esnasında sivillerin korunması ve uluslararası toplumun Kaddafi rejimini devirmeye yönelik müdahalesinde önemli roller oynadı.
Beşir Salih
Muammer Kaddafi'nin ofis müdürlüğünü yapan Beşir Salih, Cezayir ve Tanzanya büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Kendi ifadesine göre, 1998'de Kaddafi ile Afrika Birleşik Devletleri projesinde çalışmak üzere elçilik görevini bırakarak Libya'ya döndü.
Bir zamanlar “Kaddafi’nin sağ kolu” olarak nitelendirilen Salih, Libya'nın Afrika'daki yatırım portföyünün başkanlığı görevini de yürüttü.
Osman Abdulcelil
Osman Abdulcelil, 1967'de Batı Dağları olarak isimlendirilen bölgedeki Zintan şehrinde dünyaya geldi. Fayiz es-Serrac başbakanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'nde Eğitim Bakanlığı görevinde bulundu.
Genetik ve genetik mühendisliği alanında doktora yapan Abdulcelil, Libya’nın farklı üniversitelerinde dersler vermektedir.
İtiraz süresinin bitiminin ardından liste kesinleşecek
Libya'da başkanlık seçimleri için adaylığı prensipte kabul edilen 73 kişi hakkındaki olası itirazlar 48 saat içinde değerlendirilecek.
Adaylığa mani bir durum görülmediği takdirde söz konusu liste kesinleşecek. AA |
(B)
| Alıntı: |
Hafter'e idam cezası verildi
Libya’nın Misrata şehrindeki bir askeri mahkeme, ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Hafter hakkında gıyabi idam cezası verdi. Mahkeme, bu kararı Misrata Hava Kuvvetleri Koleji'ne 2019'da yapılan saldırıyla ilgili davada aldı.
YARDIMCILARINA DA İDAM
Ayrıca, Hafter'e bağlı olan askeri yetkililer Abdel Razek al-Nadori, Saqr Jrushi, Abdul Salam al-Hassi, Al-Mabrouk al-Ghazawi, Muhammed Mansour ve Saad al-Werfalli'ye de gıyaben idam cezası verildi.
İNFAZ TALEBİ
Kararda, hükümlülere verilen cezanın belirtilen kanun ve emirlere göre uygulanmasını talep edilirken cezanın Askeri Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca infaz edileceği aktarıldı.
DEVLET BAŞKANLIĞINA ADAY
Öte yandan Hafter, Libya’da 24 Aralık'ta yapılacak Devlet Başkanlığı seçimlerine adaylığını koyacağını açıklamış, Bingazi’deki Yüksek Seçim Kuruluna gelerek adaylığı için gerekli belgeleri teslim ederek işlemlerini tamamlamıştı. (İHA) |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pzr 30 Oca 2022, 22:30
Katar medyasından olay analiz! Türkiye'nin Libya'da olması Avrupalıları çıldırttı
Katar merkezli yayın kuruluşu Al Jazeera tarafından yayınlanan Libya analizi gündeme oturdu. Kuruluş tarafından hazırlanan analizde, Avrupa'nın Türkiye'nin Libya'da olmasından rahatsızlık duyduğu ifadelerine yer verildi. NATO Savunma Koleji Vakfı'ndan Maghreb analisti Umberto Profazio ise, "Rusya ya da Türkiye'nin Libya'da imzaladığı her anlaşma, Avrupalı ortaklar için azalan bir ekonomik anlaşma anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
| Alıntı: |
Katar merkezli olarak yayın yapan Al Jazeera'nın Libya analizindeki Türkiye ifadeleri gündeme oturdu. Kuruluş, Fransa ve İtalya'nın Türkiye'nin Libya'daki varlığından rahatsızlık duyduğunu belirtti. Analizde ayrıca ekonomi alanında da dikkat çeken demeçlere yer verildi. Buna göre NATO Savunma Koleji Vakfı'ndan Maghreb analisti Umberto Profazio, Rusya ya da Türkiye'nin Libya'da imzaladığı her anlaşmanın Avrupa'da ekonomik anlamda olumsuz bir etki yarattığını söyledi.
"TÜRKİYE'NİN AYRILACAĞINA DAİR İŞARET YOK"
Al Jazeera'da yayımlanan analizde, Fransa'nın Libya'nın doğusundan yabancı savaşçıların çekilmesinin ilk aşamasının tamamlandığı açıklaması hatırlatıldı. Diplomatlar, çekilen ilk grubun Çad'dan paralı askerler olduğunu dile getirdi. Libya'da 24 Aralık'ta planlanan seçimin ertelenmesinde ülkedeki yabancı savaşçıların ayrılmamasının da etkili bir faktör olduğu belirtilen analizde "Sahel bölgesinden bazı yabancı savaşçılar Libya'dan ayrılsa da Türkiye'nin askeri varlığı ya da Rusya'nın Wagner Grubu'nun öngörülen bir gelecekte ülkeden ayrılacağına dair bir işaret yok" denildi.
TÜRKİYE VE RUSYA'NIN VARLIĞINI SONLANDIRMASI İÇİN İKİ NEDEN SÖYLEDİLER
Analizde, Türkiye ve Rusya'nın Libya'daki varlığının sonlanmamasının "iki temel nedeni" olduğu belirtildi ve şöyle sıralandı:
"Birincisi, Türkiye'nin de Rusya'nın da Libya'da kalmakta çıkarları var.
İkincisi, şu an Libya'dan çekilmek için teşvik edecek çok az gerekçe var çünkü Türk ve Rus güçlerine Libya'dan ayrılmak için baskı yapacak tek güç, şu an ABD. ABD'nin bu kartı oynama olasılığı düşük görünüyor."
Analiz için değerlendirmede bulunan Brookings Enstitüsü'nden Dış Politikada Güvenlik, Strateji ve Teknoloji Merkezi'nden Federica Saini Fasanotti, "Washington, özellikle Donbass'tan Kuzey Kore'ye, Çin'e ve her şeyden öte ülke içinde daha ağır basan sorunların olduğu dönemde Libya'yla ilgilenmiyor. Bu nedenle şu ana kadar kimsenin beklediği bir bağlılık olmadı ve Brüksel için üzgünüm, yarın da olmayacak" dedi.
"ABD, TÜRKİYE'YE GÜVENİYOR"
Cenevre merkezli Ulusötesi Organize Suçlara Karşı Küresel Girişim'den Jalel Harchaoui de "Biden'ın Libya için bir stratejisi yok. Biden yönetimi, bu konuda bir strateji belirleyecek kadar ciddiye almıyor" dedi. Al Jazeera analizi, bu bağlamda Türkiye ve Rusya'nın Libya'daki askeri varlığının devam edeceği ifadeleriyle devam ederken Washington'ın perspektifinde bu durumun, "Wagner grubunun varlığı genişlemediği sürece" sorun teşkil etmediği belirtildi. Rus güçlerinin Libya'daki varlığına ilişkin endişeler karşısında ABD'nin Türkiye ordusunun bölgedeki varlığını "Washington'ın gerçekçi bir şekilde bekleyebileceği en iyi sonuç" olduğu belirtildi.
Harchaoui durumu şöyle açıkladı: "ABD'nin sahip olduğu tek mekanizma Türkiye'nin varlığı. ABD, Türkiye'ye baktığında bir NATO üyesi görüyor. Amerikan perspektifinde bu varlık, istenen bir durum. Aynı zamanda ABD'nin Rusya'nın varlığını genişletmesini önlemek için bir araca ihtiyacı var. Sonuç olarak, Washington, Türkiye'nin Libya'daki varlığına olumlu bakmış oluyor"
"AVRUPA İÇİN RAHATSIZ EDİCİ"
Al Jazeera, ABD Türkiye'nin Libya'daki varlığını desteklerken Avrupa için bu durumun "rahatsız edici" olduğunu aktardı. Haberde, özellikle Fransa'nın ABD'nin perspektifiyle ters düştüğü belirtildi.
NATO Savunma Koleji Vakfı'ndan Maghreb analisti Umberto Profazio, Türkiye'nin Libya'daki varlığının Fransa'nın çıkarlarına ters olduğunu belirtti ve İtalya'nın da bu durumdan rahatsız olmaya başladığını söyledi. Profazio "Özellikle İtalya'da Libya'yı arka bahçe olarak gören aşırı sağcı siyasi hareketler tarafından" dedi.
"LİBYA'DA İMZALANAN ANLAŞMALAR, AVRUPA'YA OLUMSUZ YANSIYOR"
Ekonomik anlaşmaların da rol oynadığını söyleyen Fasanotti, "Rusya ya da Türkiye'nin Libya'da imzaladığı her anlaşma, Avrupalı ortaklar için azalan bir ekonomik anlaşma anlamına geliyor." dedi.
AB üyelerinin Libya'daki Türk ve Rus gücünü Avrupalı güçlerin ulusal çıkarlarını tehdit edici olarak algılamalarına neden olan güvenlik sorunları da olduğu vurgulandı. Fasanotti, "Son olarak, Libya kıyılarını kim kontrol ediyorsa, göç akımlarını da kontrol ediyor ve bu, Brüksel'in hafife almaması gereken stratejik bir konu" dedi.
Kaynak: Haberler.com - Dünya |
|
 |
Muhammet Şerif
1 yıl önce - Pts 31 Oca 2022, 22:26
Libya'daki otoyol yapım işinde kaymağı Mısırlı şirketler kaptı. Biz kurtardık ama parayı onlar kaptı. Adamlar 1,5 milyar dolar kazanacak.
Buna çok üzüldüm. Bu para hiç azınsanmayacak kadar büyük bir para.
|
 |
Yakup
1 yıl önce - Pts 31 Oca 2022, 22:46
| Alıntı: |
Libya'daki otoyol yapım işinde kaymağı Mısırlı şirketler kaptı. Biz kurtardık ama parayı onlar kaptı. Adamlar 1,5 milyar dolar kazanacak.
Buna çok üzüldüm. Bu para hiç azınsanmayacak kadar büyük bir para.
|
Türk sirketlerde cok projeye üstlenmis durumda, merak etme..
|
 |
Rüştü BAKMAZ
1 yıl önce - Pts 31 Oca 2022, 23:00
| Alıntı: |
Libya'daki otoyol yapım işinde kaymağı Mısırlı şirketler kaptı. Biz kurtardık ama parayı onlar kaptı. Adamlar 1,5 milyar dolar kazanacak.
Buna çok üzüldüm. Bu para hiç azınsanmayacak kadar büyük bir para. |
Gereksiz hassasiyete lüzum yok.
Bizimkiler de ihale alıyor. Ayrıca komşu ülke ile siyaseten işbirliği yapmaları da normal. Ayrıca 1.5 milyarlık iş, projenin tümü olmalı. Hepsi kar değil.
Asıl hassasiyet göstereceksiniz, İBB nin yerli üretim yapan o kadar firmamız varken Macar otobüsü sevdasına gösterin.
Libya'da ne işimiz var diyenleri destekleyip, Libya'daki hem proje hem siyasi kazanımlarımızı göz ardı edip, gereksiz hassasiyet kime ne kazandırır..
Sadece Libya değil, tüm Afrika'da muazzam kazanımlarımız var.
Ekleme,
Şu cep telefonunun otomatik yazı düzeltme özelliği saçma saçma kelimeler üretiyor, kusura bakmayın.
En son Rüştü BAKMAZ tarafından Pts 31 Oca 2022, 23:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Muhammet Şerif
|
 |
Rüştü BAKMAZ
1 yıl önce - Pts 31 Oca 2022, 23:20
Muhammed kardeşim, okudum, daha önce de okumuştum. Ne dediğimi biliyorsun. Net ifade edebilmelisin, böyle örtülü değil.
Başka ülkedeki bir ihale ile, kendi ülkemizdeki üstelik kendi ğrettiğimiz bir ürünü ithal etmek kıyas bile edilemez.
|
 |
sayfa 539  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|