ümraniye bağcılar merter esenler yenibosna sarıgöl sultanbeyli g.o.p. neyse saymakla bitmez kısaca boğazici ve anadolu tarafında sahil kesimi ile pendik kadıköy minibüs hattı arasında kalan bölüm dışında hiçbir yerinden hazetmiyorum..hatta daralıyorum nefes alamıyorum..annemden,babamdan dinlediğim 3-4 milyon nüfuslu zamanların hikayeleriyle yaşıyorum hala ..
En çekici: Her şeyiyle sevdiğim Beykoz, arabalı vapuru ve sahil boyu için Üsküdar - Harem, sessizliğinden Tuzla, sadece "Akmar Pasajı ve Makarnacı"dan dolayı Kadıköy, olmasa gözümde İstanbul'un da olmayacağı Fatih ve elbette Sultanbeyli'm
En itici: Nedense her gitmemde ayaklarıma kara sular indiren -kendini gerçekleştiren kehanet gibi böyle saçma bir sebepten- Başiktaş
Esenler,küçükçekmece vb gibi semtler itici sebebi: çarpık kentleşme
Nişantaşı,Bostancı,Bağdat Caddesi vs gibi yerler de itici sebebi ise ego,kibir ve kasıntıdan kalp krizi geçirmek üzere olup bunun farkında olmayan insan güruhu.
Kartal,Fatih,Bahçelievler,Pendik,maltepe,üsküdar vb gibi ortadirek semtler çekici.
Bence İstanbul'un en itici yeri Medcidiyeköy meydanı. Meydan denirse tabi. Karanlık ve tozlu. Bana çaresizliği ve fakirliği hatırlatıyor. Oraya ne zaman işim düşse sıkılıyorum. Bunun dışında, kentin çekici ve itici yerleri, geceye, gündüze, mevsime göre değişiyor. Gündüzlari, hep birbirine benzeyen insanları ve ruhsuz kalabalığıyla Bağgat Caddesi, Bebek,ve Nişantaş bana çok itici geliyor. Aksaray ve Vatan caddesi, Kadiköy Hasanpaşa, Ümraniye da gündüz saatlerinde kalabalık, trafik ve toz yüzünden çok itici. Beri yandan, gündüzleri güzel olan, Boğazın Anadolu yakası, Ortaköy, Rumeli Hisarı, Emirgan'ıon içleri, Beyoğlu'nun arka sokakları, Kadiköy çarşısı, sur içi. Geceleri boğaz harika. Etiler ışıl ışıl. Beyoğlu'nun arka sokakları, Kadiköy Çarşısı, Sultanahmet cıvıl cıvıl. Ha tabi bir de Kapalı Çarşı çok güzel.İstanbul'un liman girişi de çok güzeldir. Yeni Galata köprüsü çok çirkin. Ama, özellikle de güneş batarken, köprüden Eminönüne doğru yürürseniz, hele hava lodossa, Yeni Cami'nin o andaki görünüşünü bir daha hiç unutamazsınız. Adalar hafta içi, kış mevsimine girerken çok güzeldir. Bana kalırsa, İstanbul, gerçekten dünyanın en güzel kenti.
mine hanım olaya bizden biraz farklı bakmış . dediklerinde haklılık payı da oldukça yüksek
bizde genelde yapılaşma il alakalı durumlardan dolayı yorumlar yaptık...
İstanbul'un eski hali özlemiyle bakılırsa tabii ki Boğaziçi'nin Anadolu yakasının, lüks ile bakılırsa Boğaziçi'nin Rumeli yakasının ve sırtlarının öne çıktığını söyleyebilirim. Kalabalık cümbüşü ise hem gece, hem gündüz Kadıköy ve Taksim'dir. Harika tabiat ise Yeniköy, A.Kavağı, Salacak, Sarayburnu, Yıldız, Çamlıca, Karlıtepe (Beykoz) gibi Boğaz kıyısı veya yakını yüksek semtler ile Adalar'dır. Gece manzarası ise Köprüleri ve plazaları birlikte net gören semtler. Modern ve bakımlılık ise Kadıköy, Bakırköy ile Beşiktaş ilçeleri ve civar semtleridir. Yarımada, Boğaziçi ve Kadıköy ile Bakırköy dışında kalan yani sonradan İStanbul olan yerler de gelişmede izledikleri şekil ve aşamalara göre güzel veya iticidirler. Sultanbeyli, Bağcılar herkesçe çok itici bilinir ama mahalle bazında Beykoz'un Yenimahalle, Tokatköy, Soğuksu'su, Sarıyer'in Küçük ve Büyük Armutlu'su, Üsküdar'ın Yavuztürk'ü inanın bunlardan daha İTİCİ'dir. Keşmekeş ve gürültü konusunda Mecidiyeköy-Zincirlikuyu öne çıkıyor. Huzurlu bir yaşantı ararsanız Kuzguncuk, Arnavutköy (boğazdaki), Kandilli, Kanlıca, Yeniköy gibi Boğaz semtleri her zaman zirvededir...
Esenler,küçükçekmece vb gibi semtler itici sebebi: çarpık kentleşme
Konu biraz eskimişte olsa üstteki alıntı ile fikrimi belirtmek isterim..
Semtler arasında oturmak istemediğim yerler mutlaka oldu ama o istemediğim yerlerde ne düzgün insanlar olduğunu düşündükçe sadece çağrışımdan ibaret bu semt ayrım fikri kafamdan silindi.
Benim bildiğim İstanbul-1870 yılına dayanan bir aile geçmişim var, çocukluğum doğma büyüme Bakırköy, Yenimahalle'dir ve orada bulunmak bence bir ayrıcalıktı velakin bir tarihte Beşiktaş'ta ikamet ettik. Bakırköy'den Beşiktaş'a gitmek zor olmadı, kolay alıştık nedense.
Hayat akışı Küçükçekmece'ye bizi taşıdı, önceleri biraz zor geldi fakat alışıyor insan işte.
Burada yaşarken daha önce düşündüğüm gibi bir gün oturacağım ve 27 yıldır bulunduğum bu semtte tanıdığım eski insanların kimlik yapıları çabuk ısınmamıza neden oldu, yani öyle kulaktan dolma söylemlerle semt ayrımına takılmamak gerek bence..
Küçükçekmece'de olduğu gibi daha bir çok ilçe veya semtte elbette çarpık yapılaşma var ama bu tüm ilçe ve semt geneli anlamına gelmez diye düşünüyorum..