Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
Metehan

15 yıl önce - Cum 23 Eyl 2005, 19:34

Toplantıyı yasaklatan avukattan tartışılacak sözler
     Ermeni Konferansı’nı iptal ettiren grupta yer alarak gündeme gelen Avukat Kemal Kerinçsiz bir MHP yürüyüşünde yaptığı konuşmada "Yüzde 90 asil millet yüzde 10’luk bir tahakkümün altına verilmiştir", "Satılan toprakların yeniden Türk milletine, vatan evlatlarına dönmesi için Kurtuluş Savaşı’nda akıtılan kan gerekiyorsa bu dönemde de akıtılacaktır" biçiminde ifadeler kullanmıştı.
     Kerinçsiz bu sözlerinin demokratik mücadeleden sapma anlamında anlaşılmaması gerektiğini bildirdi.
     Kemal Kerinçsiz, "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" konulu konferansın durdurulmasına neden olan başvuruyu yapan Hukukçular Birliği Derneği Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer alarak gündeme geldi.
     MHP Küçükçekmece İlçe Başkan Yardımcısı, eski Belediye Başkan Adayı Avukat Kerinçsiz’in 27 Eylül 2004 tarihinde MHP Küçükçekmece İlçe Teşkilatı tarafından Telafer’deki Türkmen operasyonunu kınamak amacıyla düzenlenen, bir sokak yürüyüşü ve mitingde yaptığı konuşma bir gün sonraki yayımlanan "Önce Vatan" gazetesine göre şöyleydi:
     
    MİLLETİN YÜZDE 90’I ASİL

     ".Yurt topraklarının yüzde 10’u satıldı. Satım bu hızla gittiği taktirde önümüzdeki 10 yıl içinde topraklarımızın yarıdan fazla bölümü yeşil dolar karşılığı satılmış olacak. Bu topraklarda gettolar oluşacak." ".İstiklal Savaşı öncesinde Osmanlı Devleti’nin topraklarının yüzde 50’den fazlası yabancılara satılmıştı. O zaman da hükümet olarak hain ve satılmış Damat Ferit hükümeti işbaşındaydı. tarih bir kez daha tekerrür etmektedir. Damat Ferit’in yerine Amerika ve Yahudi menfaatlerinin Türkiye temsilcisi ve acentası konumundaki Tayyip ve Gül hükümeti işbaşındadır. Arada hiçbir fark yoktur."
     
    GEREKİRSE KAN AKITILIR

     ".Satılan toprakların yeniden türk milletine, vatan evlatlarına dönmesi için Kurtuluş Savaşı’nda akıtılan kan gerekiyorsa bu dönemde de akıtılacaktır. Ancak akacak olan bu kanda sadece küresel çetenin dış temsilcileri değil, içerideki işbirlikçi ve ihanet içinde bulunan iktidar sahipleri de boğulacaktır."
     
    UCUBE DİL

     .Bu hükümet döneminde ne yazık ki bölücülük faaliyetleri en üst seviyeye çıkmıştır. Öncelikle halkların kendi kaderini kayin hakkı veren ikiz yasalar çıkarılmıştır. Arkasından üç yüz uydurma kelimeden ibaret paçavra dil denilen ucube, devlet televizyonlarından azınlık dili olarak yayınlatılmaya başlanmıştır. Aynı paçavra ucube şimdi de resmi dil olarak kabulü için Avrupa Birliği tarafından dayatılmaktadır.
     
    YÜZDE 90’I ASİL MİLLET

     .Büyükşehirler katil PKK’nın ve onun siyasi kanadı olan DEHAP’ın işgaline sokulmuştur. Yüzde 90’ı asil bir millet, yüzde 10’luk bir tahakkümün altına verilmiştir. Türk milleti çakallara yem edilmek istenmektedir.
     .1980 öncesi kızıl emperyalizme karşı vatanını koruyan ülkücülere bir kez daha görev düşmektedir. Bu defa mücadelemiz sapık ve acımasız Amerikan emperyalizmi ile katil Yahudi devletine karşıdır. Nasıl ki ülkücülerin 80 öncesinde direniş gücünü kıramayan Sovyet Komünist İmparatorluğu çökmüş ise, dünyayı kan ve göz yaşına boğan Amerika’ınn sapık rejimi de yine ülkücüler ve Türk Milliyetçileri tarafından çökertilecektir."
     
    SÖZLERE AÇIKLIK

     Kemal Kerinçsiz, ANKA’nın bu sözleriyle ilgili sorularını yanıtlarken demokratik mücadele dışında herhangi bir niyet ve amaç taşımadığını bildirdi. "Yüzde 90’ı asil bir millet, yüzde 10’luk bir tahakkümün altına verilmiştir" gibi bir sözü anımsamadığını kaydeden Kerinçsiz, "Mezhepsel ve etnik ayrımcılığa, bölücülüğe karşıyım. Vatanı parçalamaya yönelik çabalara karşı görüşlerimi hep söylüyorum, ama bire bir öyle bir cümle sarfettiğimi sanmıyorum" dedi.
     "Gerekirse yeniden kan dökülür" biçimindeki söylemin ise sadece bir cümle olarak alınıp ortaya konmaması öncesi ve sonrasıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kerinçsiz, "Biz burada Atatürk’ün Bursa Nutku’nda, Gençliğe Hitabesi’nde verdiği görev çerçevesinde görüşlerimizi ortaya koyuyoruz. Atatürk bu hitaplarında mealen; ’vatanın zor durumda kalması durumunda gerektiğinde dil ile, gerektiğinde elinizle, taşla, sopayla mücedele edeceksiniz’ der, o anlamda söylenmiştir, yoksa kan dökmek anlamında değil" dedi.
     "Kürtçe ucube" sözleriyle ilgili olarak da Kerinçsiz, "Bilim adamları bu dilin 700-800 kelimeden ibaret olduğunu, Arapça, Kürtçe, Farsça’dan çok kelime aldığını, gramerinin olmadığını belirtiyorlar" şeklinde açıklama getirdi.
 http://www.milliyet.com.tr/2005/09/23/son/sonsiy15.html


Burç

15 yıl önce - Cum 23 Eyl 2005, 23:58

Konferansın yarın Bilgi üniversitesinde yapılacağı açıklandı...



Kazandibi
15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 00:19

Veritas Omnia Vincit (Gerçek Her Zaman Kazanır)

Türkiye, her türlü Ermeni tezine karşı kendisini savunabilecek bir arşive sahip (Osmanlı'nın muhteşem bir arşiv sistemi vardı.)

Hal böyleyken, sanki "saklamak istediğimiz birşey varmış" gibi konferansı iptal etmek, veya örtbas etme gayreti göstermek, ne yazık ki Ermenilerin ekmeğine yağ sürmüştür.

"Bakın, Türkler gerçekle yüzleşmekten nasıl da kaçıyorlar" diye bu konferansın iptalini her yerde bize karşı kullanıp, BBC, Euronews, Avrupa Parlamentosu, ABD Kongresi Dış İlişkiler Komitesi gibi yerlerde önemli bir koz olarak değerlendireceklerdir.

Oysa bugüne dek Türkiye daima "hodri meydan" demiş, Ermeniler ise tartışma ortamlarından kaçmışlardır.

Türk halkı o kadar büyük bir hızla cahilleşiyor ki, eskiden kendimizi çok kolay savunup üstünlük elde ettiğimiz platformlarda artık kendimizi savunamaz hale gelişimiz tesadüf değil. Güçlü diplomatlarımız yaşlandıkları için emekliye ayrılıyorlar, onların yerine geçenler ise son derece yetersiz kalıyor.

Cehalet de "milliyetçilik" kisvesiyle bu örnekte olduğu gibi destekleniyor.

Bence Türkiye her yerde Ermenilere "hodri meydan" demeli.

Çünkü gerçekler ortada. Arşivin "kralı" bizde.


Burç

15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 00:29

Peki madem gerçekler daima kazanıyor,  muhteşem arşivimiz var,
niye isviçre'de Türk Profesör "soykırım yoktur" dedi diye kırmızı bülten ile tutuklama kararı çıkarttılar?

örtbas etmeye gerek yoksa, niye orada tartışılamıyor? Niye kanunen yasak?


Kazandibi
15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 01:02

Çünkü İsviçre "toplumsal olgunluk" konusunda Türkiye'nin gerisinde kalmış bir ülke.

İsviçre'de kadınlar 1971 yılında seçme ve seçilme hakkını elde ettiler.

Türkiye'de ise 1929 (belediye seçimleri) ve 1933 (genel seçimler) yıllarında.



Metehan

15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 11:12

Ermeni konferansı başladı, İnönü yuhalandı

      -"İmparatorluğun çöküş döneminde Osmanlı Ermenileri Konferansı" İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde başladı. Toplantının başlangıcında dinleyici olarak Konferans’a gelen Erdal İnönü dışarıda gösteri yapanlar tarafından yuhalandı.
     Oturum başkanlığını Şerif Mardin’in yaptığı konferans saat 9.30’da başladı. Konferansın ilk oturumuna Halil Berktay "Resmi Söylem Ne Diyor", Selim Deringil "Ermeni Medeniyeti ve Arşiv: ’Belgenin Boğazına Sarılmak’" ve Murat Belge "Demokrasi Açısından Ermeni Sorunu" adlı konuşmalarıyla katılacak.
     Yoğun güvenlik önlemleri arasında başlayan konferans öncesi bir grup ülkücü ve İşçi Partisi İstanbul İl Temsilciliği üniversitenin dışında protesto eylemi düzenledi. Hazırlık komitesi üyelerinin söylemlerini protesto eden grup "Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır" pankartı açtı. İşçi Partisi İstanbul İl Başkanı Erkal Önsel söz konusu konferansın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün dayatmasıyla yapıldığını savundu.
      Toplantıya "tarihçilik" görüntüsü verildiğini söyleyen Önsel konferansın tarihle hiçbir alakası olmadığını belirtti. Önsel, "Konferansın temel amacı Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nı mahküm etmek ve milli devlet zeminini yıkmaktır" dedi. Rektörlerin derhal istifa etmesi gerektiğini belirten Önsel, söz konusu konferansın Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet’e edilen bir "küfür" olduğunu iddia etti.
     "Töre" dergisine mensup bir grup ise üniversitenin etrafındaki yol çitlerine bir dizi pankart astı.
     
    ERDAL İNÖNÜ’YÜ YUHALADILAR

     Konferans başlamadan önce saat 9.04 sularında Dolapdere’deki Bilgi Üniversitesi’ne dinleyici olarak gelen Erdal İnönü ülkücüler ve İşçi Partililer tarafından yuhalandı. İnönü koruma önlemleri altında Bilgi Üniversitesi’ne girdi.
Ermeni konferansı başladı, İnönü yuhalandı

    http://www.milliyet.com.tr/2005/09/24/index.html


Karakan
15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 11:37

İşçi Partisi İstanbul İl Başkanı Erkal Önsel gitsin "paranoia" dan dolayı kendini psikiyatride tedavi ettirsin!

Her tarafta, her konuda,  "ülkeyi parçalıyacaklar, devleti yıkacaklar" gibi yaygara koparmanın anlamı ne?

Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin sağlamlığından şüphesi olanlar var herhalde!
Bu ülke ermenistanın üzerine mi kuruldu böyle saçmalıkları ortaya atmak için?

Bu tip olayları yaratanlar, böyle vahim demeçler verenler bu ülkeye zarar vermekteler. Dünya'nın gözü bizim üzerimizde. Ermeni sorunu büyük bir sorun olmuştur ve bu sorunun üzerine gidilmedikçe problem bizi aşmaya devam edecektir.

Tekrar söylüyorum: Yarası olan gocunur!
Sayet gerçekler ortadaysa, elimizde her türlü belge var ise, bunları ermenilerin ve bize dalaşan ülkelerin başlarına çarpmak bizim vazifemizdir. Bunun Atatürk'le, Cumhuriyet le ilgisi ne?
Ermeni olayları 1915 de Osmanlı Imparatorluğu zamanında meydana gelmişse bunun Istiklal Savaşı sonrası 1923 de kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile hukuki ilgisi ne?

Bugün gerçek olan bütün dünya'nın bizi suçladığıdır.
Hesap vermeye mecburuz!


01Hakan01
15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 12:58

Alıntı:
Bu presipleri göz önüne alarak, bu konferansın iptalini şiddetle kınamaktayım


Siz yanlis anlamissiniz. Olayi tartisacak bir "karsi taraf" yok.

Hepsi bir tarafi temsil eden sahislar...

Alıntı:
Hesap vermeye mecburuz!


Verilecek bir hesap YOK! suclu olan hesap verir.


orhan289
15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 13:27

3 Ekime bir hafta kala  neden boyle allelacele bir konferans yapiyor bunlar ? Tesaduf oldugu tezine varmak cok zor,oldu bittiye getirmesinler sakin ?AB uyesi olmamiz icin boyle bir bedel odemek istemiyorum ,soykirim yapan ilk halk Osmanli Imparatorlugu dedirtmek istiyorlar,ben bunu gelecek nesillerimize nasil anlatacagim(o sahte soykirim resimlerimi nasil gosterecegim ilerde yetisecek olan genclige)

Karakan
15 yıl önce - Cmt 24 Eyl 2005, 13:53

Sayın Hakan,

Gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsi sözde ermeni kıyımını kabul etmiş durumda ve halen yayılmakta. Bunun önüne geçemeyeceğiz. Geçmek istiyorsak çaresi tabiiki hesap vermek veya hesap sormak. Kelimelerle oynamaya gerek yok çünkü bir ard niyet yok.



sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET