Metin Arslan
17 yıl önce - Prş 22 Eyl 2005, 03:13
TARIHTE TÜRK AVRUPA ILISKILERI
Türkiye de Sapka Devrimi ile FES in yasaklanmasinin etkisi Türkiye sinirlari disinda nasil bir etki yapti. Iste kücük bir örnek.
Avusturya Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasetçilerinden, 1970-1983 yılarında Başbakan olan Bruno Kreisky, otobiografik mahiyetteki anılarını anlattığı kitabında şunları yazıyor:
Babam da bu trajediden payını almıştı. Kendisi, büyük bir tekstil konserninde yöneticiydi. Bu konsernin imparatorluk zamanında Bohemya ve Macaristan’da Strakonitz ya da Güns-Köszeg gibi yerlerde fabrikaları vardı. Konsernin -talihin bir cilvesi herhalde- bir de Fes fabrikası vardı: Bunlardan Avrupa’da sadece iki tane bulunmaktaydı. Kırmızı fes üretileni Avusturya-Macaristan’da, küçük olan diğeri ise Fransada'ydı. Savaşın ardından Kemal Atatürk fesi yasakladı ve böylece büyük bir pazar kaybolmuş oldu
Viyana kusatmasi sirasinda sehrin merkezine girmek icin geceleri tüneller kaziyordu.
Bu tüneller kazilirken yeraltindan gelen sesleri duyan firincilar disinda duyan olmuyordu. Haliyle firincilar yüzünden tünel kazma iside sonuc vermiyordu. Viyanali firincilar basarilarini ölümsüzlestirmek icin hilal seklinde kipferl isminde pasta yapti. Bu gün bütün Avusturya pastanelerinde bulmak mümkün.
BILIYOR MUSUNUZ ?
Avrupa'da Akıncı Korkusu
1534 yılında Viyana'daki St. Stephen Katedrali'nde. Osmanlı akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak haber vermekle vazifeli bir memuriyetin ihdas edildiğini ve bu memuriyetin ancak 1956 yılında, Viyana Belediye Meclisince. Artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığından, bu vazifenin lüzumu yoktur" diye bir karar alınarak iptal edildiğini...(6)
Fransa Kralı III Napolyon'un, Paris'te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa ile konuşması esnasında bir ara alaylı bir şekilde "Sen kendini Yavuz Sultan Selim'in elçisi mi zannediyorsun?" demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa'nın da büyük bir hazır cevaplıkla: "Öyle olsaydım, siz Fransa'da imparator olarak bulunamazdınız" cevabını verdiğini . .
1754'de bile, Sultan III. Osman Han'ın bir namesi Leh kralına ulaştırıldığında, kralın nameyi üç kere öperek başının üstüne koyduğunu ve kralın yanında bulunan devlet erkanının da derhal başlarını açarak saygı duruşuna geçtiklerin
Kendilerine tarih boyunca sempati beslediğimiz ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde donanma gönderip yardım elini uzatarak yok olmaktan kurtardığımız Fransızların bitkilere büyük zarar veren bir kurt nevine "Türk adını verdiklerini...
Kazancı kuyumcu düğmeci gibi sanatkarların perçin yaparken altlık olarak kullandıkları perçin kıskacına da şamar oğlanı manasına "Türk kafası adını verdiklerini
|