Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 113
safsata00
8 ay önce - Cmt 15 Hzr 2019, 02:39

Yunanistan Başbakanı Çipras; Malta’da düzenlenen ve Yunanistan, Güney Kıbrıs, Malta, Fransa, İtalya, Portekiz ve İspanya liderlerinin katıldığı 6. Güney Avrupa Ülkeleri Zirvesi’nde konuştu.

Çipras: “Türkiye’nin Kıbrıs ve Yunanistan’a karşı provokasyonları ikili ilişkilerdeki sorunlar değildir, bunlar aynı zamanda AB’yi de endişelendirmeli. Bunlar Avrupa-Türkiye problemleridir, bu yüzden bunları böyle değerlendirmeliyiz."

https://twitter.com/kamerknc


safsata00
8 ay önce - Cmt 15 Hzr 2019, 02:46
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu:


[S-400] "Sonuçları ne olursa olsun vazgeçmeyeceğiz. Biz konuda kararlıyız. Bizim artık ülke olarak da, millet olarak da bir karar vermemiz lazım. Ya başkalarına bağımlı olacağız ya da bağımsız olacağız."

https://twitter.com/plsozlhrktsk



En son safsata00 tarafından Cmt 15 Hzr 2019, 02:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ccahit
8 ay önce - Cmt 15 Hzr 2019, 02:48

Çiprasın Türkiye ile mücadeleye maçası yemez... Hemen Avrupalı abilerine pası atmış ama onlarında maçası yemez buyursunlar... Bu yunan tam bir bela ne işe yararlar yahu hep yük bir ülke birde boyundan büyük işlere karışır bir güzel kullanıyorlar bunları.

Abdullah çiftçi hoca yakın zamanda abd türkiyeye Akdeniz için İsrail mısır gibi bir ortaklık teklif edebilir dedi nasıl olur nedir bilinmez ama herhalde tek başımıza gaz çıkarmamıza kolay kolay razı gelmeyecekler gibi...


ccahit
8 ay önce - Cmt 15 Hzr 2019, 02:52

Safsata kardeş sence bize F35 kesin verilmeyecekse ve ihtiyaç duyar isek rus uçağı alırmıyız alırsak hangi model kaç tane olur? Aviyonik gibi sistemleri biz kurar isek bence çok mantıklı olur

Yakup

8 ay önce - Cmt 15 Hzr 2019, 09:11

Alıntı:


Safsata kardeş sence bize F35 kesin verilmeyecekse ve ihtiyaç duyar isek rus uçağı alırmıyız alırsak hangi model kaç tane olur? Aviyonik gibi sistemleri biz kurar isek bence çok mantıklı olur



Niye rus ucagi olamaz diye güzel aciklamis..






mustafa1981
8 ay önce - Cmt 15 Hzr 2019, 17:32

Alıntı:
ABD'nin mayın görüntüleri sahte mi?
15.6.2019 14:09

ABD, Umman Denizi'nde saldırıya uğrayan iki tankerin İran tarafından vurulduğunu iddia etmiş, kanıt olarak da gemiden mayın toplayan bir botun görüntülerini yayınlamıştı. Tankerin sahibi ise bu iddiayı yalanladı. Almanya da görüntülerin İran'ı suçlamak için yeterli olmadığını açıkladı.


Umman Körfezi'nde saldırıya uğrayan tankerlerin nasıl yara aldığına ilişkin yeni bir iddia ortaya atıldı.

Kokuka Sangyo denizcilik şirketinin başkanı Yutaka Katada, olay esnasında vurulan Kokuka Cesur tankerinde bulunan mürettebatın, gemilerinin mayınla değil uçan cisimler tarafından vurulduğunu söylediklerini aktardı.

Katada, şunları söyledi: “Uçan bir cisim gemiye doğru yaklaşmış, sonrasında bir patlama olmuş. Patlama sonucunda gemide bir delik açılmış. Bazı mürettebat ise havadan gemiye ikinci bir atış olduğunu da görmüşler.”

Ayrıca geminin su yüzeyinden oldukça üstünden hasar aldığını bildiren Katada, bundan dolayı geminin, hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, torpidoyla vurulmadığını açıkladı.

Şirket yetkilileri perşembe günü, Suudi Arabistan’dan Singapur’a methanol taşıyan gemilerinin ilk önce kıç tarafına doğru bir topçu mermisinin isabet ettiğini, merminin makina dairesinde yangına neden olduğunu ve yangının mürettebat tarafından söndürüldüğünü, üç saat sonra da geminin vasatından tekrar saldırıldığını, kaptanın artık güvende olmadıklarını düşündüğü için gemi mürettebatının tahliyesini emrettiğini açıklamıştı.

ABD’NİN YAYINLADIĞI FOTOĞRAFLAR DOĞRU DEĞİL


ABD, tankerlere mayınlarla saldırıldığını iddia etmiş, İran'a ait bir botun da gemiden patlamamış bir mayını çıkardığını gösteren video yayınlamıştı.


Katada’ya göre ise olay böyle gerçekleşmedi. "Olaya neden olan şey mayın olsaydı, patlama farklı yerlerde de hasara neden olurdu" diyen Katada, olayın delici bir mermi ile gerçekleştiğini düşündüğünü sözlerine ekledi.

Şirket yetkilileri perşembe günü yaptığı açıklamada, geminin liman tarafından vurulduğunu, ancak ABD tarafından yayınlanan fotoğraflarda sancak tarafta hasar görüldüğünü belirtmişti.

ALMAN BAKAN'DAN ELEŞTİRİ

Norveç'in başkenti Oslo'yu ziyaret eden Almanya Dışişleri Bakanı Maas da burada basına yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın saldırıdan sorumlu olduğunun kanıtı olarak gösterdiği videoyu eleştirdi. Maas açıklamasında, "Bu video yeterli değil. Gösterilenin ne olduğunu anlayabiliriz ama son karar için bu video bana yetmez" ifadelerini kullandı.

İran zaten ekonomik olarak zor durumda iken ilişkilerinin iyi olduğu Japonya nın gemilerini vurması çok saçma olurdu.
ABD nin , İran a saldıracak olmasını haklı çıkarmak için Japonya nın gemilerini vurma olasılığı bana daha yüksek geliyor. Artık Avrupa birliğinin lokomotif ülkesi Almanya bile ABD yi koşulsuz şartsız onaylamıyor. İran ile petrol satışını yasaklayan ABD ye karşı Almanya petrol ü swift sistemi ile değil de Instex sistemi'(yani amerikan swift in rakibi) ile almanın yollarını arıyor. Yani bir bakıma ABD nin petrol yasağını delme peşindeler.

Alıntı:
Swift sistemi nedir? Almanya'dan dolara karşı yeni ödeme sistemi önerisi
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, AB şirketlerini, ABD'nin İran'a yaptığı yaptırımlara karşı koruyabilmesi için ABD'den bağımsız yeni bir SWIFT sistemi kurması gerektiğini belirtti. Peki Swift sistemi nedir? İşte detaylar...
Giriş Tarihi: 22.08.2018 12:26Güncelleme Tarihi: 22.08.2018 12:27
A+A-Haberi DinleDurdur
Swift sistemi nedir? Almanya'dan dolara karşı yeni ödeme sistemi önerisi
Almanya Dışişleri Bakanı Haiko Maas, Avrupa Birliği'nin şirketlerini ABD'nin İran'a karşı yaptırımlara karşı koruyabilmesi için ABD'den bağımsız yeni bağımsız bir SWIFT sistemi kurması gerektiğini belirtti.

"BİZE ZARAR VERİLMESİNE MÜSADE ETMEYİZ"
Maas, Alman Handelsblatt gazetesi için kaleme aldığı yazıda, "Bu durumda, Washington'a net şekilde 'işbirliği istiyoruz' dememiz stratejik öneme sahip. Ama bize zarar verilmesine müsaade etmeyiz. Bu yüzden Avrupa şirketlerini yaptırımlardan yasal açıdan korumak doğru olur" ifadelerini kullandı.

DOLARA KARŞI SAVAŞ
Alman bakan, "Amerika'dan bağımsız ödeme kanalları olarak bir Avrupa Para Fonu ve bağımsız bir SWIFT sistemi kurarak Avrupa'nın özerkliğini güçlendirmemiz işte bu nedenle önem taşıyor" diye yazdı.

"PATLAMAYA HAZIR BİR KRİZDEN..."
Anlaşmanın hayatta kaldığı her gün, kurtarılamadığı takdirde Ortadoğu'yu tehdit edecek patlamaya hazır bir krizden daha iyi olduğunu kaydeden Maas, "Avrupa, başarıyı tasarruf edilen para miktarıyla ölçen düşüncenin sonuçlarını hafifletmeye çalışacak" diye ekledi.

SWIFT SİSTEMİ NEDİR?
Swift uluslararası bankacılık işlemlerinde döviz cinsinden elektronik fon transferi standardını sağlayan bir kod sistemidir. Bu sistem sayesinde tüm dünyadaki bankalar arasında elektronik fon transferi standardı sağlanmaktadır. Swift, bankalar arasındaki ödeme transferlerinin oldukça kısa bir sürede gerçekleşmesini sağlar.

Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication'ın kısa adı olan Swift; BIC (Bank Identifier Codes) kodu yani banka tanımlama kodu sayesinde her bankayı tanımlamaktadır. Swift sistemi 1973 yılında kuruldu ve 1977 yılında fiilen çalışmaya başladı.

Swift, bankayı belirten 8 veya 11 haneli bir koddan ibarettir. Kod açılımında ilk 4 hane bankanın kodunu , devam eden iki hane ülke kodunu ,sonraki 2 ya da 4 hane ya da bazı ülkelerde 3 hane yerel kodu , sonraki 3 hane ise şube kodunu tanımlamaktadır

Tüm dünya bankacılık sisteminde Swift kodları standarttır.



Abd, Dünyadaki siyasetini artık terör örgütleriyle, sabotajlarla, Darbelerle, Ekonomik operasyonlar ile,Ambargolarla, tehdit ile dayatmalarla yapıyor.
Bunun ismi basitçe GÜÇ SİYASETİ . Safsata nın dediği gibi Trump bir iş adamı. İş adamı kafasıyla ABD yi yönetiyor. İş dünyasında karşındaki küçük şirketi satın almak istiyorsan çok ağır şartlarla o küçük şirketin karşısına çıkarsın. Böylece küçük şirket aslında senin istediğin şartlara (belki de daha da çok taviz vererek) sana teslim olur. Bunun bizdeki karşılığı isteyenin bir yüzü kara vermeyenin iki yüzü. Trump bu güç zehirlenmesi ile başarılı oldukça daha daha da agresif olarak saldırıya geçiyor. Bir bakıma kendi yaptıklarından kendisi gaza geliyor. Artık ABD nin altına imza attığı hiç bir şey geçerli değil. Kendi koydukları hukuk kuralları bile artık bir şey ifade etmiyor ve işlemiyor. ABD artık dünyada hukukun, anlaşmaların, ülkeler arası ilişkilerin geçerliliği olmadığı bir süreci başlattı.
Bakalım bu güç siyaseti ABD yi amacına ulaştıracak mı yoksa bumerang gibi dönüp dolaşıp kafasında mı patlayacak


mustafa1981
8 ay önce - Cmt 15 Hzr 2019, 18:39

Alıntı:
Yunanlı isimden deprem oluşturacak Türkiye çıkışı!
Yunanlı gazeteci Vasilis Kapoulas, önümüzdeki hafta Kudüs'te yapılacak olan üçlü zirvede Türkiye aleyhine adımlar atılacağını öne sürdü.
15 Haziran 2019 Cumartesi 17:49
Yunanlı isimden deprem oluşturacak Türkiye çıkışı!
Yunanlı gazeteci Vasilis Kapoulas, ABD, Rusya ve İsrail’in katılımıyla 24 Haziran’da Kudüs’te düzenlenecek üçlü zirvede, Türkiye’nin masaya yatırılacağı ve Kürt devletinin kurulmasıyla Orta Doğu’da Türkiye’ye karşı yeni Sykes-Picot Anlaşması’nın devreye sokulacağını öne sürdü.

“Türkiye artık NATO'nun üyesi değil"

Vasilis Kapoulas'un, https://www.pronews.gr haber sitesi için kaleme aldığı ve İsrail basınına kaynak gösterdiği yazıda, “İsrail Güvenlik Konseyi: Ankara, Batı ve AB İçin bitiyor" başlıklı haberinde, Ankara'nın artık NATO'nun bir üyesi olmadığını öne sürdü.
Vasilis Kapoulas'ın kaleme aldığı yazısından bazı bölümler:

İsrail üst düzey yetkilileri ilk defa birkaç saat önce Türkiye ve F-35'in geleceği hakkında 'bomba' açıklamalarda bulundu. Orta Doğu'da Türkiye aleyhine yeni bir Sykes-Picot Anlaşması'nın varsayılmasıydı. İsrailli yetkililerin söylediği şey, bölgede neler olacağını yanlış yorumlamaya yer bırakmıyor.

Özellikle İsrail güvenlik konseyi üyesi Zeev Elkin, Ankara'nın en son F-35'leri satın almaması gerektiği için ABD'nin Türkiye'yle ilişkisinin sona ermesi gerektiğini vurguladı.

Bununla da kalmadı. İsrail radyosunda Türkiye'nin geleceğine dair görüşlerini ortaya koyan bir cümle söyledi.
Özellikle şu cümle dikkat çekiyor:

“Türkiye'nin stratejik yönü artık Avrupa değil. Ankara, halen İttifak üyesi olmasına rağmen artık NATO üyesi değil. Türkiye'nin stratejik yönü, İslam dünyasında lider konumunu arayan İslam ülkesi olarak bağımsız bir politikadır.”

Bu noktadan itibaren, ülkenin tüm medyasında İsrail yayınlarının Türkiye aleyhine olağandışı bir bombardımanı var.

"Erdoğan Batı'yı reddederek..."

The Jarusalem Post'un yazarı Amotz Asa-El, “Türkiye'de Batı'ya kayma, geçen yüzyılda ülkenin bağımsızlık savaşından sonra başladı ve şimdi de son noktasına ulaştı..
Erdoğan, bir kez daha Türkiye'yi doğuya çevirdi. Bu politika, Osmanlı Devleti'nin daha önce de izlediği, modern Türkiye'nin kurucusu ve ilk başkanı Kemal Atatürk'ün iradesini ihlal eden bir politika.
Atatürk, Türkiye'yi Avrupa teknolojisi, eğitimi ve yönetişimi ile modern bir devlet haline getirmeye çalışırken Ortadoğu'dan uzak durmayı seçmişti.
Ancak Erdoğan, ülkenin Osmanlı geçmişini kucaklayarak ve Batı'yı reddederek İslami bir devrim başlattı.
Erdoğan, Türkiye'nin 'baba' mirasına en kayıtsız, en kötü düşmanıdır. Şartlar izin verdiği ölçüde İslami talepler büyüdükçe, bu mirası yok etmeye devam edecek.
Erdoğan'ın Batı'yı terk etmesinin kanıtı çoktur. Atatürk'ün mirasını yalnızca Kemalist militanları çıkarmak ve alkolü yasaklamakla yok etmekle kalmaz.
Türkiye'nin doğuya dönüşü S-400 pazarından görülüyor.
Ancak Erdoğan'ın anlamadığı şey, ABD ve Rusya'nın ortak bir stratejik düşmanı olduğu: Doğu, Batı, Kuzey ve Güney'i tehdit eden İslamcılar."

Amotz Asa-El, "Atatürk'ün bu savaşa karşı tutumu, eğer bizimle olsaydı, açık olurdu: aramızdaki aralığın yanında bizimle olacaktı - ve diğer tarafta ise Erdoğan" dedi.

"Kürt Devletinin kurulmasıyla Sykes-Picot Anlaşması devreye sokulacak"
İlk defa, bir İsrailli üst düzey yetkili, Kürt devletinin kurulmasıyla yeni bir Sykes-Picot Anlaşması'ndan bahsetti.
Başbakan Netanyahu, Putin ve Trump'ın güvenlik danışmanlarının üçlü toplantısı ayın sonunda yapılacak.
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patrushev ve İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı Meir Ben-Shabbat, 24 Haziran'da Suriye ve bölgenin geleceğini tartışmak için Kudüs'te bir araya gelecek.

İsrailli yetkili, ”Bu olası bir olay değil, açıklamak için uygun kelimelerim yok.

Bu aşamada, üçümüzün görüş alışverişi konusundaki iradesinin önemli olduğu doğrudur, ancak şunu düşünün: Kudüs'ün kurtuluşundan 52 yıl sonra, ABD ve Rus güvenlik danışmanlarını Suriye'nin geleceği hakkında birlikte konuşmaları için getirdik” dedi.

İsrail üst düzey savunma bakanlığı yetkilisi ise, "Bunu yeni bir Sykes-Picot Anlaşmas olarak görebilirsiniz" dedi.

İsrailli yetkililerin aktardığı bilgiye göre, "Yüzyılın Anlaşması", Arap bölgesini doğu ve batıya bölen ve bir Kürt devleti oluşturacak yeni bir "Sykes-Picot Anlaşmas" oluşturacak. Bu, bir süre önce, "Yüzyılın Anlaşması" müzakerelerinin farkında olan Faslı kaynaklar tarafından da doğrulandı.

İsrail Askeri İstihbarat Teşkilatı Başkanı General Tamir Heyman da, sırasıyla:

“Herkese konuşan bir dünya lideri arıyorsanız, Rus oyuncuya bakın.

Rusya'nın bölgedeki egemenliği tartışılmaz. Rusya neredeyse kasten dengesizliğe neden oluyor ve daha sonra onları varlığında ustaca çözmek istiyor "

Haaretz: Türk firmalarının yerini alacağız
İsrailli gazetesi Haaretz bir ön sayfa makalesinde ise , "F-35'ler söz konusu olduğunda, Türk firmalarının yerini alacağız" dedi.

İsrail Savunma Bakan Yardımcısı El Ben-Dahan, Türkiye ile ABD arasındaki tartışmanın İsrail ile ilişkilerini daha da güçlendirmesine ve ülkesinin F-35 inşaat programına katılımını güçlendirmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

Ben-Dahan, " İsrail Devleti'nin, F-35'in başka bir bölümünü alması ve kısmen de Türkiye'deki fabrikalara devredilmesi gereken ek şeyleri alması mümkün olacak" dedi.

*İçerik özetlenerek verilmiştir. Bu haberde yer alan görüşler yazarına aittir ve Time Türk'ün editöryal politikasını yansıtmayabilir.


İsrail Büyük İsrail planı için canla başla çalışıyor. Artık saklama gereği dahi duymuyorlar.
Türkiye ne yaparsa yapsın İsrail bu büyük israil planını gerçekleştirmek için çalışacak. Onun planları 100 yıl önce yapılmıştı.
Baskı ve zulüm politikaları İsrail ve ABD ye başarı mı getirecek? Bekleyip göreceğiz.


mustafa1981
8 ay önce - Pzr 16 Hzr 2019, 02:36

Alıntı:
Pentagon: Türkiye bizim 70 yıllık dostumuz
Türkiye ile ABD arasında krize neden olan S-400'ler hakkında Pentagon, "İki ülkenin arasını Rusya bozamayacak" dedi.


Pentagon: Türkiye bizim 70 yıllık dostumuz
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) sözcülerinden Eric Pahon, Rusya’nın S-400 satışı ile Türkiye-ABD ilişkileri hakkında açıklamalarda bulundu.

ABD’nin, Rusya’dan hava savunma füzesi almasına misilleme olarak başta F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye verilmemesi olmak üzere biz dizi yaptırıma hazırlandığını Ankara’ya bir mektupla iletmesi, diplomatik krizi yeni bir boyuta taşıdı.

"TÜRKİYE'YE DEĞER VERİYORUZ"
Pentagon sözcüsü Pahon, El Hurra kanalına sıkıntının aşılması için neler yapıldığını şöyle anlattı:

“S-400 anlaşması ve bunun F-35 savaş uçakları programına etkileri konusunda, Türkiye-ABD-NATO ilişkisinin geneline ve bu ilişkinin ne kadar büyük ve katmanlı olduğuna bakmak lazım. ABD Türkiye’ye kilit bir stratejik müttefik olarak çok değer veriyor. Tatbikatlara, onların kuvvetleriyle birlikte çalışma kapasitemizi arttırmak için çalışmaya devam ediyoruz. Bu ilişkinin derinliğine bakmak lazım. Moskova ise (Türkiye-ABD arasında S-400 konusunda yaşanan) bölünmeyi kullanarak bu çok derin ilişkiye zarar vermeye çalışıyor.”

Pentagon: Türkiye bizim 70 yıllık dostumuz

"TÜRKİYE İLE ARAMIZI AÇAMAYACAKLAR"
Türkiye ile 70 yıllık müttefik olduklarını hatırlatan Pahon “Zor zamanlardan geçtik, bu olacak. Tabii ki Türkiye’nin S-400 alımından vazgeçmesini, S-400’ü satın almamasını ve Patriotlar gibi NATO’yla uyumlu bir sistemi almasını isteriz” dedi.ABD Savunma Bakanvekili Patrick Shanahan ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın temaslarında iki ülke ilişkilerinin devam etmesi yönündeki isteklerini tekrar vurguladığını belirterek Pahon, S-400 meselesiyle ilgili olarak, “Moskova bu ilişkilerde çatlak yaratmaya çalışıyor ama biz bunun olmasına izin vermeyeceğiz.” diye konuştu.

Rusya nın ABD ile Türkiye nin arasını açmasını istemiyorlarsa Türkiye ye gerçek anlamda Müttefik gibi davransınlar bi zahmet. Çok zor bir şey istemiyor Türkiye.
S-400 konusunda da ABD istese çok da rahat bir çözüm bulabilir.
Zorbalık ve güç siyasetinin ABD yi bir yere götüremeyeceğini anlamaları gerekiyor.
ABD, Türkiye ye yaklaşırken İsrail in güvenliği penceresinden olaya baktığı için bu şekilde zorbalık siyaseti güdüyor!
Eee bi zahmet Türkiye, Büyük İsrail kurulsun diye kullanılacak ABD nin piyonu bir ülke değil.
ABD nin o kafayı değiştirmesi gerekiyor.
ABD, 70 yıllık dostumuz dediği Türkiye ye sırf Büyük İsrail'in kurulması uğruna darbeler yaptılar, İç ayaklanma tertiplediler, mezhep kavgalarını kaşıdılar, terör örgütleri ile bölmeye çalıştılar, Ekonomik operasyonlar çektiler! Bu siyasetin kendilerine bir şey kazandırmayacağını çok geç olmadan anlamaları gerekiyor.
Türkiye ABD den japonya ya, Güney Koreye ve diğer avrupa ülkelerine davrandıkları gibi gerçek anlamda bize müttefik gibi davranmasını istiyor.
Müttefikim dediğin ülkede darbe, iç ayaklanma yapmazsın, müttefik dediğin ülkeye karşı terör örgütleri kurup silahlandırmazsın, Müttefik dediğin ülkenin güneyinde terör devleti kurmaya çalışmazsın!, Müttefik dediğin ülkeye ekonomik operasyon çekmezsin! Müttefikinim dediğin ülkenin denizindeki kaynakları çıkarmasını engellemeye çalışmazsın! Müttefikinim dediğin ülkenin Askerlerinin başına çuval geçirmezsin, Tatbikatta gemisinin kaptan köşkünü bilerek ve isteyerek iki defa vurarak askerlerini öldürmezsin! Müttefikinim dediğin ülkenin soydaşlarını kurtarmasına engel olmaya çalışmazsın, Soydaşları kurtardığında da ceza olarak Ambargo uygulamazsın! Bu liste sürer de sürer. Bu yapılanların hiç bir şekilde bahanesi olamaz. Bu yapılan şeylerin savunulacak haklı görülecek hiç bir şeyi yok. Bir ülke ile ya müttefiksindir yada değilsindir. ABD müttefikinim dediği bir ülkeye yukarıdakilerden hangisini yapmıştır? Bunları sadece Türkiye ye yaptı. Türkiye bunları hak edecek hiç bir şey yapmamıştır.
Ha ABD ben güçlüyüm Türkiye ben ne dersem yapmak zorunda Büyük İsrail için de uğraşırım, Türkiye nin yüzüne gülüp arkasından kuyusunu da kazarım kafasını değiştirmiyorsa bi zahmet kendi göbeğimizi kesmeye çalıştığımızda da liseli ibiş bebeler gibi dert yanmasınlar!
Türkiye nin kendi çıkarını düşünmesi ABD yi şaşırtmamalı. Sonuçta ABD nin İsrail in refahı için kurulmadı Türkiye Cumhuriyeti!
ABD ile aramız bozuldu ise bunun sebebi rusya değil, ABD'nin bizi kukla olarak görmesidir!


Adil Karadeniz
8 ay önce - Pzr 16 Hzr 2019, 03:47

Alıntı:

Geri adım yok
TÜRKİYE'NİN içinde yaşananları iyi etüt etmediğiniz zaman ne olup bittiği konusunda doğru bir analiz yapma şansınız olmaz. Çok önemli adımlar atılmakta. Bugün de değil üstelik.
Son yıllara geniş bir pencereden bakıldığında ANKARA'NIN MİLLİ HAMLELERİNİ GÖRMEK ÇOK MÜMKÜN. Tabii bu sokağa ne kadar anlatılıyor, ne kadar yansıtılıyor bilemem.
Ancak ÇUVAL GEÇİRME olayından sonra hızlandığını gördüğümüz bir çark dönmekte.
Etrafa bakın!
Fransa SARI YELEKLİLERLE ve DEAŞ'lı teröristlerle sindirildi. Rusya düşürülen uçaklarla ve terörle sınır içinde de dışında da operasyon yedi. İngiltere hiç tanık olmadığı terör ve teröristlerle tanıştı. Almanya aynı şekilde. Kaşıkçı kaçırıldı, yok edildi! Arap Baharı ile AKDENİZ çalkalandı. Afrika içeriden ateşe verildi. Silahlar konuştu, baskınlar oldu, darbeler yaşandı... Körfez'de de gemiler vurulmaya başlandı!
Sayamayacağımız daha pek çok şey neden yaşandı?
Düşünün bakalım... Kim neden bunları yapma gereği duydu! Amaç neydi?
Gidilecek yer neresiydi?
Siz düşünürken araya notlar atmaya çalışalım...
Son günlerde doların rezerv para olarak gücünü yitireceği iddiaları konuşulmaya başlandı.
Washington ve New York'taki ünlü ekonomistler de bu ihtimalin güçlendiğini kabul ediyor. Çünkü ABD; tarihindeki belki de en büyük çöküş riskiyle karşı karşıya.
Dış politika gündemlerini empoze etmek, yönünü belirlemek ve dolar kullanan ülkeler üzerinde etkinliğini göstermek, doları finansal bir silah haline getirdi. FED'in kurulduğu günlerdeki değerinden yüzde 50 düşüş yaşasa da hala doların gücü dünyada rakipsiz.
Bu da SIR değil.
2008-2018 arasında ABD ekonomisinin saygınlığı zedelendi, büyük ölçüde itibarsızlaştırıldı. Çünkü Amerikan ekonomisinin en büyük sorunu olan 21 trilyon doları aşan borç yüküyle mücadele şansı kalmadı. Amerikan devleti omuzlarında emekli aylıkları, hak kazanma programları, sosyal güvenlik ve sigortalar ile ilgili ödemeleri taşıdığı için yük trilyonlarca doları buldu.
Bu durum, yönetilmez bir ABD'nin önünü açmakta.
21 trilyonu aşan borç, ardından iç ödemelerin 200 trilyon dolarlık bir hacme ulaşması, ABD'nin daha da sertleşmesine neden oldu.
Şimdi ABD eğer doları rezerv para olarak tutmak istiyorsa, öncelikli olarak hedef seçtiği iki ülkeyle açıktan mücadele edecektir!
ASLINDA OLAN BİTEN KABACA BU! PARA YANİ!
Peki hedef iki ülke hangileri?
Bu ülkelerden biri ÇİN, diğeri ise TÜRKİYE... Çin, doların rezerv para olarak sonunu hazırlamak için Yeni İpek Yolu projesinin startını verdi.
ABD'yi bitirmek için 65 ülke ile yapılan bu ittifak, gerçekten büyük bir buluşmaydı. Amerika Birleşik Devletleri de bu saldırıya karşı sessiz kalmadı.
Çin'e karşı başlattığı ticaret savaşında önemli yol kat etti. Çin'in büyümesini sağlayan petrol yolunu iki bölgede kesmeyi başardı. Şimdi Çin, ağır yara aldığı ABD ile savaşmak için Rusya'nın DOLAR'sız dönem teklifini kabul etti.
Bu da ABD'ye yeni bir başkaldırıydı.
Şimdi İpek Yolu için çok önemli olan "Akdeniz, Basra Körfezi ve Umman Körfezi, Amerika Birleşik Devletleri'nin kontrolünde olmalı" doktriniyle adımlar atılıyor.
Türkiye de burada hedef oluyor.
Akdeniz'in önemli bir gücü olan Türkiye, Washington ile karşı karşıya geliyor.
Bu durum, bölgenin gerilimini de arttırıyor. Türkiye, Suriye'de YPG ile karşı karşıya gelebilir. Her an bu çatışma hali yaşanabilir. YPG'nin arkasındaki güç Pentagon da bugünler için hazırlık yaptı. Binlerce TIR silahın YPG'ye gönderilmesinin nedeni elbette DEAŞ ile mücadele değildi.
Bunu bilmeyen yok sanırım...
Türkiye, Akdeniz'de ilk kez bu kadar sert adımlar atıyor önlemler alıyor!
Aldığı riskler de var! ABD'nin ekonomik silahlarına karşı durmuyor! İlerliyor.
Donanmasıyla BAYRAK gösteriyor!
Ankara "İsterlerse aralıksız yıllarca ekonomik saldırı yapsınlar. Yine de geri adım yok" diyor.
Bu yaşanılmış bir şey değil.
Türkiye'nin tercihi bu!
Burada Pentagon'u rahatsız eden, Türkiye'nin böyle adım atacak kadar cesaretli olması.
Evet, Türkiye'nin yeni yol haritasında Akdeniz çok önemli.
O nedenle asla taviz vermek istemeyen Türkiye, Yeni İpek Yolu'nu değil, kendi çıkarını düşünüyor.
Türkiye'nin çıkarları ABD'nin çıkarları ile örtüşmüyor yani!
Akdeniz, tarihte ilk kez bu kadar gerilimi yaşıyor. Akdeniz'e sınırı olan ülkeler ilk kez her an bir çatışma haliyle güne uyanıyor. ABD de, Akdeniz'e sınırı olan ülkelere, "Ya Washington'la ortaksınız ya da karşısında" diyor.
Bu ABD'nin en gerilimli anlarda söylediği bir tekliftir.
Bu teklif tehdittir aslında.
Türkiye de Çin de ABD tehdidiyle karşı karşıya. ABD'nin bu konuda geri adım atması zor.
Çünkü Amerika Birleşik Devletleri çöküş ihtimaliyle baş başa! Türkiye de Çin de geri adım atmayacak gibi.
O nedenle Akdeniz'in daha da ısınacağı ortada.
Bu gizli bilgi de değil. Savaş gemilerinin yan yana durduğu Akdeniz'de gerilimi daha da arttırmak isteyen başka küçük çapta ülkeler de var.
İşte asıl risk burada başlıyor.
Hiç birbiriyle karşı karşıya gelmeyecek iki ülkenin Akdeniz'de çatışma halini görebiliriz. Bu mümkün!
Sonrası ise bilinmez!
Akdeniz'deki gerilimin bir tarafı da DOLAR'sız dünya.
Bunu anlamak da zor değil.
Kimse ne olacağını bilmiyor. Ama TÜRKİYE "MİLLİ ÇİZGİDE KENDİM İÇİN YAŞARIM" diyor.
MOTTO BU!
Bu da birileri için çatışma, gerilim ve tansiyon demek...
AKDENİZ yani dünyanın merkezi yeni dünyanın kurulacağı yer olacak...
Sancı mı?
Elbette olacak!
Ama herkes için!
.

https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/201 ...i-adim-yok


Adil Karadeniz
8 ay önce - Pzr 16 Hzr 2019, 03:56

Alıntı:
Dolara karşı Rusya ve Avrupa'dan önlem
Rusya AB ile karşılıklı ticarette, ruble ve euroya geçişle ilgilenecek bir çalışma grubu oluşturma konusunda anlaştı.
AA | 15.06.2019 - 18:54..

Dolara karşı Rusya ve Avrupa'dan önlem
AB, euroyu küresel rezerv para birimi olarak güçlendirmek için, Rusya ise dolardan kurtulmak için bir takım çalışmalar başlattı.

Avrupa Enerji Birliği, Rusya ve AB ülkeleri arasındaki ikili ödemelerde ruble ve avro kullanmaya geçişi ele alacak bir çalışma grubu kurulma kararı alındığını duyurdu.

Dolara karşı Rusya ve Avrupa'dan önlem

RUBLE İLE DOLAR ARASINDAKİ FARK YÜZÜNDEN TİCARET DOLARLA YAPILIYORDU
Rusya ve Avrupa Birliği arasında ruble üzerinden yapılan ticaretin payı yüzde 8.3 oranında. Doların payı yüzde 54 iken, euro’nun payı yüzde 34.4. Bu dengesizliğin temel sebebi, Rusya’nın AB’ye ihracatının baş kaleminin petrol ve doğalgaz olması, bu ürünlerin ticareti geleneksel olarak dolar üzerinden yapılması zorunlu hale gelmişti.



Alıntı:
Dolara karşı büyük hamle! Türkiye de dahil olabilir
Dünya üzerinde artan dolar baskısına karşı harekete geçen Malezya, altına endeksli para birimini tartışıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Malezya Parasal Adalet Hareketi Başkanı Prof. Ahmed Kamil Mydin Meera, “Dünya, mevcut itibari para sisteminin sürdürülebilir olmadığını anladı. Yeni plana Türkiye de dahil olabilir” dedi.
15 Haziran 2019 Cumartesi 13:16
Dolara karşı büyük hamle! Türkiye de dahil olabilir
Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed'in Japonya'nın başkenti Tokyo'da düzenlenen "25. Uluslararası Asya'nın Geleceği Konferansı"nda yaptığı konuşmada gündeme getirdiği "Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ticaret için altına endeksli ortak para birimi kullanılması" teklifi dünya genelinde ekonomistler tarafından tartışılıyor.

Büyük kaçış planı
Doların uluslararası ticarette tekelleşmesine yönelik eleştirileriyle bilinen ABD'li ekonomist Steve Hanke, geçen hafta Forbes dergisinde kaleme aldığı yazıda Mahathir'in "altın endeksi" teklifinin son derece önemli olduğunu belirtti. Hanke, altına endeksli para biriminin Malezya için ABD doları tuzağından "büyük kaçış planı" olacağının altını çizerek, "İran, Türkiye, Rusya gibi ülkeler de altını tercih ederek Malezya'nın yolundan gidebilir. Böylece önemli bir altın bloku kurulmuş olur" fikrini savundu.

Altın manipüle edilemiyor
Ekonomist Adam Garrie, "Bu söylemler her ne kadar sözlü bir teklif olsa da Asya'nın genç liderleri Mahathir'in çağrısına kulak vermeli ve bu planın gerçekleşmesi için çalışmalıdır" açıklamasında bulundu. Garrie, altının dövizden farklı olarak hiçbir ülke tarafından kontrol edilmediğini ve kolayca manipüle edilemeyeceğini savunarak, "Altın endeksiyle ticaret yapılan bir dünyanın dengesi, iki ülke veya bir grup ülkeler arasında vuku bulan ticaret savaşlarından ötürü sarsılmayacaktır" görüşünü paylaştı.

Spekülatörlerine karşı savaş
Malezya Parasal Adalet Hareketi Başkanı Prof. Ahmed Kamil Mydin Meera, Mahathir'in döviz ticareti manipülasyonlarına karşı buna benzer bir teklifi Asya finansal krizi zamanında da yaptığını hatırlattı. Ahmed, "Asya krizi, spekülatörlerin Tayland'ın para birimine saldırmasıyla başlamıştı. Kısa süre sonra yatırımcılar ellerindeki Malezya ringgitlerini satarak ülkenin para değerinin dolar karşısında düşmesine sebep oldu. Birçok Asya ülkesi bu kriz karşısında Uluslararası Para Fonundan (IMF) yardım alarak borçlarını öderken o dönemde başbakan olan Mahathir, IMF'ye gitmeyi reddetti. Malezya ringgitinin değerini korumak için ringgitin kur değerini dolar karşısında 3,8'e sabitleme kararı alarak döviz spekülatörlerine karşı hamlede bulundu. Mahathir, döviz ticaretinin kötü yüzünü o dönemde anlamıştı" diye konuştu.

Türkiye dahil olabilir
Ahmed, küresel çıkarları savunanların Mahathir'in altına endeksli para birimi planını durdurmak isteyeceğini vurgulayarak "Devir artık değişti. Dünya, mevcut itibari para sisteminin sürdürülebilir olmadığını anladı. Belki ABD Başkanı Donald Trump bile ülkesini altına yönlendirebilir. Rusya Merkez Bankası halihazırda altına endeksli kripto para çıkarmayı hedefliyor. Çin de geçen sene, petrol ticaretinde doların tekelini kırmak için altına endeksli petrol sözleşmesini başlattı" şeklinde konuştu. Türkiye'nin de yakın zamanda döviz krizi yaşamış bir ülke olarak "Bu alanda Malezya ile birlikte hareket edip edemeyeceği" sorusuna Ahmed, "İki ülkenin de yerel para birimi son zamanlarda dolar karşısında değer kaybına uğradı. Her iki ülkeden mevcut dünya düzenine eleştiriler geliyor. Dolayısıyla altına endeksli ortak para birimi planına Türkiye de dahil olabilir" cevabını verdi.




sayfa 113
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET