1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
Mustafa Çetinkaya
16 yıl önce - Cum 26 Oca 2007, 19:29
Küre Dağları Milli Parkı
KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI:
ALANIN YASAL STATÜSÜ
T.C. Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve FAO tarafından TUR/96/003 numaralı 'Milli Parklar ve Korunan Alanların Yönetimi, Biyoloji Çeşitliliğin Korunması ve Kırsal Kalkınma' konulu dış kaynaklı proje kapsamında 1996-1999 yılları arası Kastamonu ve Bartın illerini kaplayan alan içerisinde yapılan çalışmalar sonucunda; alanın koruma statüsü; " Kastamonu-Bartın Küre Dağları Milli Parkı " olarak 07.07.2000 tarihli T.C. Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle ilan edilmiştir.
COĞRAFİ KONUMU
Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz bölgesinde ve tarihsel geçmişde Küre-i Nûhas Dağları olarak bilinen ve günümüzdeki Küre Dağları üzerinde yer almaktadır. Tamamen bir plato karakterindeki milli park doğudan batıya doğru uzanır. Bölgede yer alan bu dağ silsilesi yakın çevresi için fiziksel ve sosyal anlamda bir eşik niteliğindedir. Milli parkın mutlak koruma bölgesi olarak sınırlandırılmış alanı içinde hemen hemen hiçbir yerleşim bulunmamakla birikte iç kesimlerine gidilebilecek, kara yolu dahi yoktur. Küre Dağlarının iç kesimlerine ancak patika yol olarak tariflenen, geçmiş dönemlerin antik yolları vasıtasiyle ulaşılabilmektedir. Bu nedenledir ki sosyal hayat milli parkın yakın çevresinde devam etmektedir. Coğrafi özelliğinin böyle oluşundan dolayı milli parkın yakın çevresi tampon zon olarak tanımlanmış ve tampon zonu da içeren bölge planlama alanı olarak kabul edilmiştir. Planlama alanı 114787,5 hektardır. Bu alanın 37.000 hektarı ise milli park olarak ayrılmıştır. Milli Park olarak ilan edilen 37.000 hektarlık alanın yaklaşık % 45' e yakın bir kısmı Bartın ili mülki hudutları içerisinde diğer kalan kısmı da Kastamonu ili mülki hudutları içerisinde kalmaktadır. Küre Dağları Milli Parkı çevresinde Azdavay, Pınarbaşı, Ulus, Kurucaşile, Amasra ve Cide ilçeleri ile iç kesimde ise Arıt beldesi yer almaktadır.
Küre Dağları Milli Parkının Bartın - Ulus ilçesi sınırları içinde olan koruma bölgesi eteklerinde ve koruna bölgesi içinde kalan, idari yönetimi muhtarlık olan köyler.
Yaban Hayatı Koruma Alanları Peyzaj Koruma Alanları
1 Çerde 1 Aşağıdere
2 Karahasan 2 Aşağıçerçi
3 Alpı 3 Aşağıköy
4 Ulukaya 4 İğneciler
5 Alıçlı 5 Abdurrahman
6 Köklü 6 Kirazcık
7 Kozanlı 7 Arpacık
8 Aşağı Çamlı 8 Yukarıdere
Yukarıdaki Tabloda Görüldüğü üzere Drahna'nın tamamı Miili park içerisindedir.
BASIN BİLGİ NOTU
(16 Haziran 2005) GEF Küçük Destek Programı’nın bu yıl 20-24 Haziran 2005 tarihleri arasında, İstanbul’da düzenlenen Küresel Çalıştayı sonrasında, 25-27 Haziran tarihlerinde, Sakarya ve Bartın’da SGP destekli 5 proje alanına ziyaret planlanıyor. Bu projeler şunlar:
(TÜRÇEK) Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu
Acarlar’da Çevre Eğitim ve Ziyaretçi Merkezi Projesi
GEF Küçük Destek Programı’nın (SGP) desteği ile çevre eğitimi için işleyen ve örnek teşkil edecek bir Çevre Eğitim ve Ziyaretçi Merkezi kurulmasını hedefliyor. Türkiye’de, doğa korumada eğitime önem veren ülkelerde var olan, doğa alanlarında çevre eğitimi ve ziyaretçi bilgilendirme amaçlı kullanılabilir merkezlerin sayısı oldukça az. Ulusal Çevre Eylem Planı’nda da belirtildiği gibi Türkiye’de çevre koruma ve geliştirme amaçlı eğitim, kendiliğinden bir süreç içinde yürütülüyor ve bu süreçte doğru bilgiden, doğru tekniklerle yararlanılması tümüyle rastlantısal biçimde gerçekleşiyor. Bu sorunun farkında olarak, Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu (TÜRÇEK), Sakarya Acarlar Gölü’nde bir Çevre Eğitim ve Ziyaretçi Merkezi kurmanın temellerini atıyor. Merkez, çevre koruma konusunda başta yerel halk olmak üzere bölge halkına, yerinde çevre eğitimi ve bilgilenme olanakları sunacak, doğa ile uyumlu gelir kaynakları konusunda eğitim ve uygulama imkânı tanıyacak. Merkez ve çervesindeki düzenlemeler, hazırlanacak bilgi panoları, eğitim malzemeleri, illustrasyonlar ile, özelde Acarlar’ın önemi ve değeri hakkında duyarlılık oluşturulması planlanırken, genel olarak doğa ve ekolojik döngüler üzerine farkındalığın sağlanması amaçlanıyor. Sakarya Acarlar Gölü, Marmara Bölgesi’nin nemli ormanlardan biri; İğneada Longozu’ndan sonra Türkiye’nin ikinci büyük subasar ormanını barındırıyor. Ancak koruma statülerine rağmen ekosistemin varlığı tehdit altında. Acarlar Gölü çevresinde yaşanan sorunlar, diğer ekosistemlerde de sıklıkla yaşananlarla aynı: Ekosistem işlev ve hizmetlerinin bilinmeyişi ve alanların değersiz addedilmesidir.
Bartın Kozcağız Gençlik Kültür ve Dayanışma Derneği ve Bartın Çevre Kültür Doğal Varlıkları Koruma Derneği Keten Üretiminin Tekrar Canlandırılması Projesi
Yarım yüzyıl öncesine kadar Bartın’da yaygın olan keten bitkisinin ekimi günümüzde kalmadı. Terk edilen keten üretimi ile, yörede sürdürülebilir bir geçim kaynağı yok olmuş, el sanatları kaybolmaya yüz tutmuş, ve doğal bir kaynak Bartın’da yok olmak üzeredir. Bartın Kozcağız Gençlik Kültür ve Dayanışma Derneği ve Bartın Çevre Kültür Doğal Varlıkları Koruma Derneği, başlattıkları “Keten Üretiminin Tekrar Canlandırılması” Projesi ile, Bartın-Kastamonu Küre Dağları Milli Parkı çevresindeki köylerde, yok olmaya yüz tutmuş doğal bir tarımsal ürün olan keteni tekrar üretime geçirmeyi, bundan yerelde köylere fayda sağlamayı ve ileride Milli Park çevresinde talanı engellemeyi hedefliyor. Orman köylüsüne ek bir geçim kaynağı sağlayacak.
Küre Dağları Harmangeriş Kesiminde Geleneksel Ağaç İşçiliği’nin Sürdürülebilirliğinin Sağlanması ve Çeşitlendirilmesi Projesi
Geleneksel ahşap el işçiliğinin geliştirilmesine dayanıyor ve Kastamonu Kooperatifler Birliği tarafından eşgüdümü sağlanacak. Proje, Kastamonu ili Şenpazar İlçesine bağlı Harmangeriş, Celalli, Gürpelit, Aşıklı, Dağlı köylerini kapsıyor. Bu köylerdeki yetişkinlerin yaklaşık %70’i, kesimi Türkiye’de yasal olmayan şimşir ağacından kaşık oymacılığı işi ile uğraşmakta. Şu anda bu geleneksel el işçiliğinin en önemli sorunu, şimşir (Buxus sempervirens) hammaddesinin Küre Dağları Milli Parkı içerisindeki ormanlardan düzensiz ve kaçak olarak temin edilmesi. Projenin amacı, geleneksel ahşap oymacılığını, şimşir ağacı dışındaki diğer hammaddelere ve kaşık dışındaki diğer ürünlere kaydırmak, bu ürünlerin yerel geçim kaynaklarını destekleyecek şekilde gerçek değerinden satışının yapılabileceği Milli Park ve çevresinde yeni pazarlar oluşturmak.
(AÇGD) Aşağıçerçi Köyü Güzelleştirme Derneği
Küre Dağları Milli Parkı Ulus Bölgesinde Alternatif Sürdürülebilir Geçim Kaynaklarının Saptanması ve Eğitimi Projesi
Küre Dağları Milli Parkı sınırında, orman köylüsünün geçim sıkıntısı çektiği bir bölgede yürütülecek. Proje ile, Milli Park çevresindeki köylülerin, genel olarak doğal çevreden özel olarak da orman altı bitki örtüsünden elde edebilecekleri gelir getirici faaliyet “olasılıkları” ve bu olasılıkların hayata geçirilmesindeki “kısıtlar”, yerel toplulukların da “katılımı” ile ortaya çıkartılacak ve yayılacak.
Küre Dağları Milli Parkı ve Çevresinde Ekoturizmin Geliştirilmesi için
Zümrüt Köyü Uygulama Projesi
Küre Dağları Milli Parkı Ekoturizm Derneği (KED) tarafından yönetiliyor. Proje, Küre Dağları Milli Parkı’nın doğusunda Pınarbaşı İlçesi’ne bağlı Zümrüt Köyü’nde yürütülecek. 48 haneli Zümrüt Köyü, Milli Park sınırına en yakın ve en ücra köylerden bir tanesi. Proje, köyde ekoturizm aracılığı ile, halkın Milli Park ile ilişkisinin geliştirilmesini ve fayda sağlamasını öneriyor. Yoksulluğu azaltıcı ve koruma çalışmalarını destekleyici bir faaliyet olarak doğaya duyarlı turizm, sahip olduğu doğal ve folklorik güzellikler nedeniyle Zümrüt Köyü için oldukça uygun.
KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI ve DOĞAL ÇEVRESİ
Kastamonu-Bartın Küre Dağları, diğer korunan alanlara örnek teşkil edecek katılımcı bir sürecin sonunda, yerel halkın da desteğini alarak 2000 yılında Milli Park ilan edildi. Türkiye’nin en önemli doğal alanlarından bir tanesi olan Kastamonu-Bartın Küre Dağları Milli Parkı aynı zamanda sınırları ilgi grupların katkısı ve katılımı ile belirlenmiş ilk doğa koruma alanıdır. Milli Park, Önemli Bitki Alanı olarak da belgelenmiştir. Milli park alanı dünyada ender görülen, el değmemiş nemli, karstik doğal yaşlı ormanlara, bakir orman kalıntılarına, kanyonlara, zengin otsu ve odunsu vejetasyona sahiptir. Bölge zoolojik (Türkiye’de bilinen 132 memeli türden 40’ı bölgede yaşamaktadır) ve avifauna (40 kuş familyasından 147 tür bölgede yaşamakta olup, 46’sının soyu tükenme tehlikesi altındadır) yönünden çok zengindir. Günümüzde, daralan ormancılık faaliyetleri sebebi ile halkın, yaşadıkları doğal çevreleri olan ormandan “sürdürülebilir” fayda sağlaması ve Milli Park ile barışık kalması gereği artmaktadır.
|
 |
Mustafa Çetinkaya
16 yıl önce - Cum 26 Oca 2007, 19:39
Ulus ilçesinin kısaca tanıtımı:
ULUS:
TARİHİ:
İ.Ö Ulus ve çevresinde kurulmuş olan Paflagonya Devletinin başkenti Ulus olarak gösterilmektedir.
Türklerin bölgeye ilk kez yerleşmeleri Bozulus Türkmenlerinin bölgeye gelmesiyle başlar. 1392– 93 yıllarında Yıldırım Beyazıt bölgeyi Osmanlı sınırları içerisine dahil etmiştir.
1944 yılında nahiye olarak Safranbolu ilçesine bağlıyken, ayrılarak Zonguldak ilinin ilçesi olmuş, 1991 yılında da Bartın’ ın il olmasıyla Bartın’ a bağlanmıştır.
COĞRAFİ YAPISI:
Bartın'ın güneydoğu yönünde, Ulus ve Eldeş çaylarının birleştiği bir vadide kurulmuştur.
Doğusunda İğneciler, batısında Ulukaya ve Karakaya dağları bulunmaktadır. Ulukaya Köyü yakınında şelale ve kanyon oluşmuştur. Batıda Uluyayla eteklerindeki Eldeş Vadisinin uzunluğu 30 km. civarındadır.
İlçe Bartın – Karabük karayolunun 12 km içerisinde kalan doğusunda Kastamonu İli, Batısında Bartın İli, Güneyinde Safranbolu İlçesi, Kuzeyinde Kurucaşile İlçesi ile sınırlandırılmıştır. Yüzölçümü 715 Km2, denizden yüksekliği 200 m.dir.
İlçe çok geniş orman örtüsüne sahiptir. Ulus'lu İbrahim Hamdi Efendi ( 18.yy bayları ) kaleme aldığı “ Atlas “ adlı eserinde “ Ulu yaylak ve Gökbeli ormanları değil Osmanlı’ ya, bütün cihana yeter “ diyerek bölgenin bitki örtüsü hakkında bize bilgi vermektedir.
EKONOMİ:
İlçe ekonomisinin bel kemiği orman ürünlerine bağlı olarak kerestecilik ve maden ocaklarında istihdam edilen işçilerin gelirlerinden kaynaklanmaktadır.
Son yıllarda plansız ve bilinçsiz olarak kesilen ağaçlar, orman alanlarının giderek azalmasına ve bu sektöre bağlı ekonomisinde çökmesine sebep olmuş, bununla beraber büyük metropollere hızla göç başlamıştır.
Özellikle 1990 yıllardan bugüne İlçede küçük ve orta ölçekli işletmelerin sağlamış olduğu istihdam sevindiricidir. İlçe ekonomisinin geleceği açısından büyük önem taşıyan et ve süt kombinesi ( Öz – Süt ) süt ve besi hayvancılığının lokomotifi durumundadır.
Ulus Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birligi kapsamında desteklenerek yöresel bir ürün özelliği ve özel emek gücüne dayanarak yapılan el işi tel kırma işlemeleri öğretilmekte ve spariş üzerine satılmaktadır.
TURİZM:
Ulus ilçesinde turizm tam anlamıyla tanıtım yetersizliği nedeniyle istenilen düzeyde değildir. İmkanlar ölçüsünde tanıtılmaya ve geliştirilmeye çalışılmaktadır.Turizm açısından beğenilen ve gezilmeye değer yerler arasında birçok yer bulunmaktadır. Bunlardan birkaçı olan Uluyayla ve Ulukaya yöresidir.
Karayolu: Ulus'a ulaşım Pınarbaşı ve Bartın-Safranbolu Karayolundan sapılarak sağlanır.[img][/img]
|
 |
Mustafa Çetinkaya
16 yıl önce - Çrş 07 Şub 2007, 23:42
Bartın Tel Kırma Sanatı:
Ulusal Kültürümüzü yansıtan el sanatlarımızın en güzel örneklerinden olan Bartın yöresine ait gümüş tel kırma işlemesi araştırmalara göre 1890-1900 yılları arası ilk defa görülmüştür. İlk tel kırma işlemesini Bartın’ın Asma mahallesinde oturan katip kızı lakaplı Hatice Ağaçkıran tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Bu nedenle tel kırma Bartın işi olarak anılmaktadır.
Tel kırma işleme tekniği ile diğer nakış tekniklerinden çok farklı ve görünüşü itibari ile de göz alıcı bir işleme çeşididir.Kumaş veya tül kasnağa gerilerek özel iğnesi ile işlenir. İplik olarak kullanılan tel işleme sonunda el ile bükülerek kırılır. Bu nedenle tel kırma adını almıştır.
İlk zamanlarda tel kırma çeyiz amacıyla yatak yorgan takımlarına yastık ve kırlentlere gelin bohçasına sünnet çarşaflarına yapılmakta idi.Günümüzde ise fantezi kıyafetlerde küçük ve büyük çantalarda kına örtüleri Mevlit örtüleri, şal, fular, küçük keseler, aksesuarlarda hatta ayakkabı ve terlikte uygulanmakta. Sayılabilir özellikteki her tür nakış deseni başarı ile uygulanabilir her ne kadar siyah tül tercih ediliyor olsa da değişik renkte kumaş ve tül üzerine gümüş, altın ve bakır tel makaralarla işleme yapılabiliyor. Desenlerin işleyene göre isimlendirilmesi günümüzde de devam etmekte: Kaymak tabağı , bağda gül, asma yaprağı, sarhoş sokağı, mihrap, değirmentaşı, lalezar, çarkıfelek, süpürgeli ve kemerköprü gibi.
Bartın’a özellik katan bu el sanatı hem kamu kurum ve kuruluşlarınca hem de Bartın ’ da yaşayanlar tarafından yaşatılmakta.
|
 |
Mustafa Çetinkaya
16 yıl önce - Çrş 07 Şub 2007, 23:53
Bartın - Ulus - Drahna'dan bir görünüm...!
|
 |
Mustafa Çetinkaya
16 yıl önce - Çrş 07 Şub 2007, 23:56
Ulukaya Şelalesi:

|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|