Bir insan okuyunca her şey olur, doktor, avukat, mühendis, vali ama adam olmak insan olmak farklı bir şeydir, toplumda her zaman görüyoruz böyle manzaraları yaşlı insanlar, çocuklu anneler, hamileler ayakta duruyorlar gençler koltuklara oturup kitap okuyor, kulaklık takıp müzik dinliyor, uyuyor numarası yapıyorlar,
Anne ve babalarımız başta olmak üzere, yaşı bizden ileri olan bütün büyüklerimize hürmet ve hizmette kusur etmemek dinimizin kesin emridir.
İhtiyarlarımız hepimiz için büyük birer nimettir. Onlar bizim sevap kazanmamıza ilahi lütuflara ermemize sebep olurlar. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) buyururlar ki:
“Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa idi belâlar sel gibi üzerinize dökülecekti.”
İhtiyarlar belaların def sebebidir. Bir başka Hadis-i Şerifte:
“İhtiyarlar, çocuklar ve hayvanlar olmasaydı kıtlıktan kırılırdınız.” beyanı ihtiyarlarımıza göstermemiz gereken hassasiyetin önemine dikkatimizi çeker.
İhtiyar, aklı kemale ermiş, bilgisi ve tecrübesi tam şehveti ve kuvvetleri zayıflamış insanlarımızdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur.
“Kırk yaşına ulaşan Müslüman kulun, Allah hesabımı hafifletir. Altmış yaşına vardığında Allah ona tövbe etme nimetini lütfeder. Yetmişine vardığında gökyüzü ehli onu sever. Seksenine vardığında iyiliklerini sabit tutar, kötülüklerini siler. Doksanına vardığında Allah onun gelecek ve geçmiş günahlarını af eder, ailesine şefaatçi kılar ve gökyüzünde “Allah’ın yeryüzündeki esiri” diye yazılır.” (İbni Kesir Tefsiri Ahkaf : 4/ 157 )
Allah'ın yarattığı hayvanları acımasızca öldüren ve onlara eziyet işkence edenler, dilsiz konuşamayan o hayvanlar kıyamet gününde sizden haklarını alacaklardır bunu unutmayın!
HAYVANLARIN KEYFÎ ŞEKİLDE ÖLDÜRÜLMESİ YASAKLANDI
Aynı şekilde, hayvanların faydasız ve sebepsiz yere, keyfî bir şekilde öldürülmesini de yasakladılar. Bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurdular:
“Kim bir serçeyi boş yere, sırf eğlence olsun diye öldürürse, kıyâmet günü o serçe feryâd ederek Allâh’a şöyle seslenir:
«–Ey Rabb’im! Falan kişi beni gereksiz yere öldürdü, herhangi bir fayda için öldürmedi».” (Nesâî, Dahâyâ, 42)
“−Yâ Rasûlâllah, ben koyun keserken ona acıyor, merhamet ediyorum.” demişti. Allah Rasûlü -sallâllahu aleyhi ve sellem- iki defa:
“−Koyun bile olsa bir canlıya merhamet edersen Allah da sana merhamet eder.” buyurdular. (Ahmed, III, 436; Hâkim, IV, 257)
Yine Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:
“Bir kuşu (gıdâ ihtiyâcı sebebiyle) keserken bile olsa, kim merhamet ederse, Allah da ona kıyâmet günü merhamet eder.” (Taberânî, Kebîr, VIII, 234/7915; Beyhakî, Şuab, VII, 482)
PEYGAMBERİMİZİN DEVEYE KARŞI ŞEFKATİ
Bir gün Allah Rasûlü -sallâllahu aleyhi ve sellem- Ensâr’dan bir kimsenin bahçesine uğramış, orada bir deve görmüştü. Deve, Peygamber Efendimiz’i görünce inledi ve gözlerinden yaşlar aktı. Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem-, devenin yanına gitti, kulaklarının arkasını şefkatle okşadı. Deve sâkinleşti. Bunun üzerine Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-:
“–Bu deve kimindir?” diye sordu. Medîneli bir delikanlı yaklaştı ve:
“–Bu deve benimdir ey Allâh’ın Rasûlü!” dedi. Fahr-i Kâinât Efendimiz:
“–Sana lûtfettiği şu hayvan hakkında Allah’tan korkmuyor musun? O senin, kendisini aç bıraktığını ve çok yorduğunu bana şikâyet ediyor.” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Cihâd, 44/2549)
Bir yanda13 yaşında bir çocuk baklava çaldığı için ters kelepçe ile mahkemeye gidiyor, diğer yanda maganda BAKLAVACI'nın biri araçtaki hamile kadının tüm çırpınışına rağmen arabayı tekmeliyor, insanları tehdit ediyor. Sonuç sırtı sıvazlanarak ifadeye geliyor. Taktik bu mu? güçlüden yana olacaksın. Yani şu demek oluyor "koçum sıkıntı yok iyi yapmışsın tehdit eden ağzına, arabanın camını yumruklayan eline, kaputu tekmeleyen ayağına sağlık.!"
Türkiyede yaz tatilerinde okullar kapanınca camilerde yaz Kuran kurslarına veya yatılı Kuran kurslarına gönderenlere bazı ileri görüşlü aydınlar çocuklara küçük yaşda bunları öğretmeyin derler halbuki o çocuk o yaşda öğrenir 15 yaşına geldikten sonra daha zor öğrenir, atalarımız Ağaç yaşken eğilir diye başa dememişler dir.
Ama Avrupada çocukları üniforma gibi giydirerek kiliselerde okullarda eğitim veriyorlar bunlara kimse demiyor bu çocuklar küçük büyüyünce öğrensinler diye.