Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Deniz, Denizcilik ve Tekneler
« önceki   12345 ... 151152153   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 4
Ahmet TEZCAN

14 yıl önce - Sal 07 Ksm 2006, 15:22
Yat fotoları




(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)


mehmetkonyar
14 yıl önce - Sal 02 Oca 2007, 17:38

Alıntı:


Fırtınalar dursun yana, yol ver Türk’ün bayrağına 2 Ocak 2007




İktisatçı Özkan Gülkaynak, 1 Temmuz’da İzmir Pasaport İskelesi’nden tek başına başladığı dünya turunda Atlantik’i geride bıraktı. 7 metre 95 santim boyunda, tek direkli, ay-yıldız yelkenli ’Kayıtsız III’ adlı teknesiyle denizler aşan Gülkaynak, dünya turunu elektronik alet kullanmadan gerçekleştiriyor.

DÜNYA denizlerinde seyreden, şu anda belki de en küçük yelkenli Kayıtsız III. İktisatçı Özkan Gülkaynak, 1 Temmuz’da İzmir Pasaport İskelesi’nden tek başına başladığı serüvenini sürdürüyor. Kayıtsız III, ay yıldızlı yelkenlerini rüzgarla doldurup dünya denizlerini dolaşıyor. Üstelik dünya turunu elektronik hiçbir seyir aygıtı kullanmadan, yalnızca pusula, sekstant gibi geleneksel denizci aygıtlarını kullanarak gerçekleştiriyor. Yolculuğu Yeni Zelanda’ya uğrarsa 3 yıl, uğramazsa 2 yıl içerisinde tamamlamayı planlıyor. 7 metre 95 santim boyunda, tek direkli ’Kayıtsız III’ eski bir İngiliz kılavuz teknesinin modernize edilmiş versiyonu. Tekne Çoban Denizcilik tarafından inşa edildi. Planlaması 3, yapımı 2 yıl sürdü. Kayıtsız III, şu anda dünya turu yapan Türk bayraklı en küçük tekne.

ATLANTİK’İ AŞTI

Gülaynak, 21 Kasım’da İspanya’nın Karayip Adaları’ndaki Tenerife Limanı’ndan başladığı Atlantik geçişini, 14 Aralık gece yarısı Doğu Karayipler ülkesi Barbados’un Carlise Koyu’nda tamamladı. 23.5 gün süren 2 bin 800 millik Atlantik yolculuğunda Gülaynak’a İzmirli arkadaşı Ayberk Akdeniz eşlik etti. Gülaynak, teknesi Kayıtsız III’le şu günlerde, St. Vincent ve Grenedies adalar grubunun en güzellerinden biri olan Bequia Adası’nın Admiralty koyunda demirlemiş durumda.

Gülaynak, Atlantik geçişinde yaşadıkları en büyük tehlikeyi şöyle anlatıyor:

"Yolda Cabo Verde adalarının, 300 mil kuzey batı noktasına yaklaşırken 70-80 metrelik büyük bir balıkçı teknesi, gece yarısı, neredeyse bize çarpacaktı. Yarım saatte bir ufku gözlemlememize rağmen gemiyi son anda farkettik. Kanat kanada açılmış 2 yelkenle yol aldığımız için manevra imkanımız kısıtlıydı. Yine de iskele alabanda yapıp, belki 30-40 metre yaklaştığımız gemiden son anda kurtulduk. Dikkatli olmamıza rağmen yaşadığımız bu olay bir hayli canımızı sıktı. Telsizle çağrı yaptık, ışık tuttuk kimse farketmedi bile. Eminim, vardiyada kimse olmadan seyir yapan serseri bir gemiydi."

Dünya basınında

KÜÇÜK yelkenlisiyle çıktığı yolculuk, uğradığı tüm ülkelerde basına konu olurken, Gülkaynak şunları söylüyor: "Dünya denizlerinde yelkeninde ay ve yıldız olan böylesine ilgi çeken bir tekne ile hiç bir elektronik aygıt kullanmadan yapılacak seyirlerde Türkiye’de de iyi yetişmiş, kendi yöntemlerini geliştirmiş, yaratıcı, özgün denizcilerin olduğunu ve kuvvetli bir deniz kültürünün gelişmekte olduğunu göstermek benim için ülkem adına en büyük tanıtım ve gurur kaynağı." Gülkaynak dünya turunun sonunda kendisini Türkiye’nin kıyılarına adıyacağını söyledi.

Balık bol

Atlantik’te balık bol. Gülkaynak, çoğunlukla 3-4 kilogramlık balıklar yakaladıklarını söylüyor. Ancak 18 kilogramlık Vahoo’yu yakalamak ise oldukça zor olmuş. Balığı iyice yorduktan sonra ancak galsamalarından yakalayıp güverteye çekebilmiş. Kendisini en üzen tarafı ise saklama olanağı olmadığı için koca balığın ancak birkaç kiloluk bölümünü yiyebilmeleri olmuş. Gülkaynak, Atlantik geçişinde sık sık balina ve yunus gördüklerini belirtiyor. 2 gün boyunca ayrıca Katil balinalar tarafından yakın takibe alındıklarını söylüyor. Uçsuz bucaksız suda, tekneye eşlik eden bu yaratıkları seyretmeninse bambaşka bir zevk olduğunu ifade ediyor.

İzmir’den başlamıştı

İzmir Pasaport İskelesi’nden hareket, Akdeniz üzerinden Cebelitarık ve Kanarya Adaları, Atlantik geçişi, Panama Kanalı, Galapagos Adaları, Pasifik Geçişi, Yeni Kaledonya, Yeni Zelanda, Endonezya Denizi, Hint Okyanusu, Seylan, Yemen, Kızıldeniz ve Akdeniz üzerinden Türkiye’ye dönüş.



Kaynak: Hürriyet Gazetesi 2/01/07


Tunc

13 yıl önce - Prş 05 Nis 2007, 04:00
TÜRKLERİN FARKI..


Dünya turuna çıkan denizlerdeki en küçük yelkenli, 7.95’lik Kayıtsız III’den mesaj var.


Elinde Yakalamis Oldugu Balik a Ege Bolgesinde Keler diyorlar, Buyuk balik olmasina ragmen pek enli bir balik degildir. Ak deniz Bolgesinde bu baliklardan var..

Alıntı:
Çılgın denizci Özkan Gülkaynak, Büyük Okyanus’taki Galapagos Adaları’na ulaştığına ilişkin haberin Hürriyet’te yayımlanmasından sonra bir gün içinde 200’ü aşkın övgü dolu, teşvik dolu e-mail aldığını söyledi. Gülkaynak, Hürriyet’e geçtiği mesajında şöyle dedi: "Güzel insanların arkamda olmasını hissetmek benim için büyük mutluluk. Beni ve projemizi tanıtma yolunda bana inanarak verdiğiniz çabalar, benim için çok değerli. İleride ülkem adına yapmayı düşündüğüm şeylere mükemmel bir zemin hazırlıyor. Her şey için teşekkür ediyorum..." Gülkaynak, Hürriyet aracılığıyla, kendisine e-mail gönderelere de mesaj geçti. Gülkaynak’ın mesajı, uğradığı, tanıdığı ülkeler ve insanlarıyla Türkiye ve Türk insanının bir kıyaslaması niteliğinde de aynı zamanda: "Hürriyet Gazetesi’nde çıkan haberden sonra yüzlerce vatandaşımızdan sevgi ve övgü dolu bir çok mesaj aldım. Ne yazık ki buradaki kısıtlı zaman ve imkanlarımdan dolayı ilk defa WEB siteme gelen mesajlara cevap verememenin üzüntüsünü yaşıyorum. Her şeye rağmen dünyanın en güzel insanlarının bulunduğu Türk ülkesi vatandaşlarına bu vesile ile Galapagos Adaları’ndan sevgilerimi gönderiyorum. Ben onlara yazamasam da bana hep yazsınlar.



Sevgili Ozkan Gulkaynak in Bu guzel sozlerinide buraya ekleyelim..

TÜRKLERİN FARKI

Unutmayalım, zaman zaman eleştirsek de ülkemiz halen dünyanın en güzel ülkesidir.

İnsanlarımız yıllardır yaşadıkları sosyo ekonomik problemlere rağmen dünyanın en asil ve yardımsever insanlarıdır.

Biz Türkler, kasa önünde hesabı "ben ödeyeceğim" kavgası yapanlardanız.

Biz Türkler malla parayla pulla avunmayız, dostluk ve sevgiyle var olur, yaşam sevinci buluruz.

Biz Türkler önce sevdiklerimiz sonra kendimiz için yaşarız.

Biz Türkler gücün en büyüğüne sahip olup en sonunda gösterenlerdeniz.

Biz Türkler, Türk olduğumuz için övünür ama asla başka milletlerin insanlarına aşağılayarak bakmayız.

Biz Türkler her zaman dünyanın en misafirperver halkıyız.

Biz Türkler tarif edilmez büyüklükte bir potansiyele sahibiz.


busegül

13 yıl önce - Prş 05 Nis 2007, 04:39

3 Tarafımız sularla çevrili olduğu halde denizciliğe gereken değeri vermediğimizi düşünüyorum.Şöyle bir düşünün kaçımız tatil programı yaparken şöyle 3 günlük bir mavi tur planlıyoruz.Günübirlik gezi tekneleri ile bir gezi denk gelirse ne ala...Hatta o bile pek çoğumuza zor geliyor maalesef...

FİLİZ DENİZ
13 yıl önce - Sal 31 Tem 2007, 17:40

Deniz olmayan bir yerde asla yaşayamıyorum o maviyi muhakkak görmem gerek biz ailece böyleyiz iki oğlumda lisanslı yelkenci dir ,küçük oğlum Kayseri de bir okul kazandığı halde gitmedi deniz yok ben hasta olurum orada dedi, deniz sevgisi ayrı birşey ama ne yazıkki ne denizciliğe nede deniz sporlarına bu ülkede gereken önem verilmiyor ancak yeni yetişen genç denizciler belki ileride birşeyler yapabilirler.
Yelken federasyonu, deniz sporları konusunda artık imkanları kısıtlı yeteri kadar kuluplere destek olamıyor, Denizcilik kanunları ve mahkemeler de kanuni konularda yetersiz , üniversitelerde Deniz hukuku diye bir bölüm yok bildiğim kadarıyla sadece KKTC Doğu Akdeniz ünüversitesinde  var, oysa deniz hukuku çok önem verilmesi gereken ayrı bir dal olarak okutulmalı, uluslararası denizcilik kanunları ve kuralları çok farklı ancak itilafa düştüğünüzde mahkemelerimiz yetersiz kalmakta uluslararası mahkemeye iş intikal etmekte ve davalar çok uzun sürmektedir bu arada taraflar mağdur olmaktadır inşallah yeni yetişen genç nesil bu konulardada çalışmalar yaparak bu sorunlara çare bulabilirler.



Eren Kurus

13 yıl önce - Sal 31 Tem 2007, 18:34

Deniz ve denizcilil deyince, Sadun Boro yu unutmamak gerekir. Cocuklugumda, kedisinin adini verdigi, yaptigi seyahatleri anlattigi  Miço adli kitakitabini, her ay yenisi ciktiginda okumak icin zor beklerdim.
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sadun+boro


FİLİZ DENİZ
13 yıl önce - Çrş 01 Ağu 2007, 22:52

Ayrıca, yukarıdaki sözlerime ilave etmek istiyorum iki yıllık denizcilik meslek okullarının geliştirilmesi gerekiyor son derece yetersiz olduklarını düşünüyorum,hazırlık sınıfı var ancak burada okutulan ingilizce ancak lise düzeyinde oysa denizcilik mesleği uluslararası bir iştir ve tüm terimler ingilizce olduğundan teknik ingilizce verilmeli,okuldan mezun olan gençlerimizin konuşabilecek kadar ingilizceye sahip olması gerekiyor ister bir gemide çalışsın ister bir gemi acentesinde önce ingilizce bilmeli bu konu hep geri plana atılıyor ve 'işte hazırlık sınıfı var' demek için konulmuş sanki, deniz işletmeciliği konusunda da pek döküman yok Gemi acenteliği konusunda çalışan arkadaşlar varsa bilirler bu konuda pratik olarak yetişirler genellikle işi yaparak öğrenirler, acentelikte hangi evraklar kullanılır, gemi acenteliği ne demektir nasıl işler bilen yoktur, Denizcilik deyince sadece gemi inşaası ve kaptanlık anlaşılıyor ama birde işletmecilik konusu vardır bu konuda fikirlerinizi bekliyorum.

mehmetkonyar
13 yıl önce - Çrş 01 Ağu 2007, 23:36

Filiz Hanım sözlerinizde tamamen haklısınız ancak dediklerinizin yapılabilmesi için insanların denizi tanımaları gerekir. Bugün bile denizi sevip denizle uğraşan pek az kişi kalmıştır. Hali vakti yerinde olup da tekne sahibi olanlar dahil yüksek vergiler ve bürokrasiden şikayet etmekteler. Kaldı ki siz eğitiminden bahsediyorsunuz. Tabii ki de deniz sektöründe çalışan bir kişinin mutlaka ingilizce bilmesi hatta üstüne diğer dilleri de az çok anlıyor ve cevap verebiliyor olması gerekebilir. Ancak bana sorarsanız hepsinden önce insanlara denizi sevdirmeli, denizciliğin önünü açmalıyız ki bu sektörde çalışanlardan daha iyi kalite bekleyelim. Sektörde çeşitlilik ve rekabet oluşmalı ki çalışan şirketler de çalışanlarına naz yapma hakkına sahip olsun. Bu şekilde sektörün canlanmasının ardından okullarda da çeşitlilik olacağını sanıyorum. Yoksa bu şekilde sektör hiç canlanmadan devam ederse adamlar napalım mevcut öğrenci bu deyip alırlar. Ancak yelken sektörüne bakarsanız burda bile çoğu ülkenin yaptıkları yanında biz daha Amatör Denizcilik Federasyonunu yeni kurduk. Allah'tan Gezgin Korsan yetişti de sivil bir uyanış olup kulüplerin biraz uyanmasına neden oldu yoksa klüplerimiz deseniz doğru düzgün çalışanı pek az bulunur. Ha yurt dışında çalışıyor mu? Bilemem ancak hızla yol almamız gerek. Çünkü denize sırtımızı neredeyse tamamen döndük ve kıymetini de hiç mi hiç bilmiyoruz. Halbuki dünyada ender rastlanacak kadar güzel ve mavi bir denize sahibiz. Kıyılarımız deseniz gören bir daha vazgeçemiyor. Buyrun tekneleriyle dolaşan yabancılara sorun. Dünya seyahatine çıkan seyyahlar dahil yabancıların Türkler'e olan hayranlığından bahsederler. Yapabileceklerimiz çok ancak dediğim gibi sektörün canlanabilmesi için desteklerin bir an evvel çoğalması gerekiyor. Bu şekilde vasıflı elemana da sahip oluruz.

Mehmet,


Erol Gündüz
13 yıl önce - Cmt 25 Ağu 2007, 23:02



(+)


Esengül inalpulat

13 yıl önce - Cum 05 Ekm 2007, 19:12



(+)




sayfa 4
« önceki   12345 ... 151152153   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET