Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Deniz, Denizcilik ve Tekneler
« önceki   123 ... 127128129   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 2
Tunc

14 yıl önce - Prş 29 Eyl 2005, 18:06

Eklediginiz Bu Bilgilendiri mesajlar icin Tesekkur ederiz.

Bir denizcinin Elinin Altinda Mutlaka olmasi gerekir... Gerci Yeni Teknoloji ve GPS ile Cok seyler yapilmakta, Kucuk Teknelerde dahil bilgisayar bulunmaktadir. Hatta Uydu vasitasi ile Tekne icinden internet e bile baglanilmaktadir... Denizde gerceklesen bazi onemli olaylar aninda bilgisayarlara veri olarak islenmektedir...

Buna ragmen Bir denizcinin, Bu bilgilere ve seyir haritalarina Elektronigin disindada sahip olmak gerekir...  Bu cihazlarin arizalanmasi durumunda. Bu bigilere gereksinim duyulur... Eskiden Oldugu gibi halen klasik yontemler ile Seyir yapan Oldukca Fazla denizci var.. Benim bahsettigim Konu asagi yukari 25 metre altindaki Uluslararsi sularda seyahat eden amator ve Profesyoneller icin. Bu bilgiler vazgecilmeadir... Diger denizcilerinde bilmesi ve sahip olmasi gerekiyor...

Nasil Bir Karayolu Trafik yolu var ise, Hava yolu var ise, Deniz yolu da vardir... derinlik bilgileri Iceren haritalar, Kiyi seritlerini gosteren haritalar fenerlerin yerlerini belirleyen haritalar vardir..., Iskele ve Sancak ile baslayan Temel Terimlerden ruzgar yonleri ve Diger tum terimler Aslinda iyi bir bilgi birikimi gerektirmektedir... Karayolu trafiginden daha fazla detay vardir... Biliyorsunuz deniz hata affetmez ...
Sevgilerimle...


Selen
14 yıl önce - Prş 29 Eyl 2005, 22:30

Temel denizcilik bilgileri deniz ve onun kurallarına uyumu öğretir. Bunları bilmeden amatör bir denizci olarak bile denize çıkamazsınız. Amatör denizcilikte de denizi tanımak, havayı ve rüzgarı tanımak gerekir herşeyden önce. Denizin şakası yoktur. Suyun, dalganın ve rüzgarın tekneye etkilerini, rüzgar yönlerini, seyir fenerlerinin görülme sektörleri ve anlamlarını, navigasyon için gerekli harita bilgisini, seyir aletleri ve gereçlerini ,mevki belirleme ve rota çizmeyi, meteoroloji ölçüm araçlarını, bulut çeşitlerini ve yorumunu , basınç, sıcaklık ve rüzgar oluşumunı ,Sinoptik harita ve yorumunu bilip aynı zamanda hava bültenleri ve yöresel bilgileri de takip etmelisiniz.

Ben Türkiye'de denizciliğe ve Türk Denizcilik Tarihi'ne hak ettiği önemin verildiğine inanmıyorum. Türk Denizcilik Tarihi bugün bile hala çok az incelenmiş durumda. Türkler, 2.yy'dan itibaren Anadolu'ya akmaya başlayıp, burada hakimiyet stratejilerini değiştirdiler. Üç tarafı denizlerle çevrili bu coğrafyada tutunmak denizlere hakim olmakla mümkündü ve biz zamanında bunu anlamakta gecikmedik. Yüzyıllarca önce Kuzey Denizi'nden Hint Okyanusu'na kadar büyük bir coğrafyada seferler düzenleyenler de Türk denizcileriydi, Akdenizi, Ege'yi ve Karadeniz'i ve Kızıldeniz'i Türk iç denizleri haline getirenler de.

Piri Reis'in Deve derisi üzerine çizilmiş bu haritası 1929 yılında Topkapı Sarayı'nda bulunmuştur. Dokuz renkte boyanmış ve resimlenmiştir. 86cm boyundadır. Genişliği üst kenarında 61cm ve alt kenarında 41cm'dir. Haritanın doğu bölümü kayıptır.

(+)


Akdeniz ve Karadeniz sahillerindeki kentleri ele geçiren hakanlar kendilerini iki denizin sultanı olarak adlandırırmış. Osmanlı Devleti'nin Rumeli'ne geçmesiyle denizlerde egemenlik kuvvetlendi. Yüzyıllar boyunca Karadeniz bir Türk gölü oldu, Akdeniz hakimiyet altına alındı. En son boğazlara saldıran düşman gemileri Çanakkale sularına gömüldü.
Bir çok büyük Türk denizcisi yetişti; Çaka Bey, Aydınoğlu Umur Bey, Oruç Reis, Barbaros, Hızır, Hayrettin Paşa, Piri Reis, Turgut Reis bütün dünyanın tanıdığı Türk denizcileridir.

Eski Türk Donanma Sancaklarından;



Bugün ise limandan çıktıktan az bir süre sonra teknelerine Yunan bayrağı çekmek zorunda kalmanın nasıl birşey olduğunu Ancak Ege kıyılarında yaşayan denizciler bilir...

Deniz kültürünün bir parçası denizi edepli yaşamaktır. Çevreyi kirletmemek, deniz araç ve gereçlerini doğru kullanmak, malzemeyi ve enerjiyi boşa harcamamak, denize ve doğaya saygılı olmaktır. Denizci derken tekneleri otel olarak kullananları kastetmiyorum tabi. Son zamanlarda özellikle Göcek civarı birsürü motoryatla dolu, aralarında bazı münasebetsiz adamlar sen yelkenle seyrederken yanından son sürat geçip seni bir güzel sallayabiliyorlar, halbuki denizde öncelik yelkenlilerindir, bir motoryat geçerken yelkenliye öncelik tanımak zorundadır.  Denizciliğin temel görgü ve nezaket kuralları vardır. Aklıma ilk gelen örnekler; açık denizde karşılaşan ve aynı ülkenin bayrağını taşıyan iki geminin düdük çalarak birbirini selamlaması adettendir,  tekneler seyir halinde yan yana geldiğinde karşılıklı selamlaşılır, el sallanır, tekneye ayakkabıyla çıkılmaz, eger bir teknede misafirseniz, ayağınızdaki ayakkabının altı lastik dahi olsa ayakkabınızı çıkarmayı teklif edersiniz, çıplak ayakla dolaşmayı sevmiyorsanız da sadece teknede giyilecek altı lastik ayakkabı getirirsiniz, teknede tuvaletlere kağıt dahil hiçbir şey atılmaz. Tekneyi ve denizi eviniz gibi düşünmelisiniz; nasıl evinizin içine çöp ya da artıkları boşaltmıyorsanız teknede de denize çöp vs. atmamalı, sintinayı açıkta boşaltmalısınız. Ya da evde yan komşunuz bangır bangır müzik dinlediğinde siz nasıl rahatsız oluyorsanız bunu düşünüp tekneyle bir koya demirlediğinizde müzik sesini fazla açıp yan  tekneleri rahatsız etmemelisiniz.

Benim için denizde olmak  sihirlidir. Karaya ayak basacağım zaman bu büyü bozulacak diye içimde bir tedirginlik başgösterir hep. Karaya ayak basınca tekneden kalan denge bozukluğu ve karaya adaptasyon zorluğu bile beni azıcık idare der. Denizde insanlar melekleşir çünki denizde karar her zaman denizindir...

Kusura bakmayın, biraz dağılmışım konudan... Özetle; Deniz, özünde pozitif enerji taşır. Bu denizler bizim. Bu güzellikleri yaşamalı, yaşatmalı ve gelecek nesillere aktarmalıyız. Türk denizciliğini, yaşayan deniz kültürü haline dönüştürmeliyiz.

Denizin kokusu, rüzgarı, tuzu, dalgası üzerinizden eksik olmasın...
Saygılar



Selen
14 yıl önce - Sal 18 Ekm 2005, 11:12
Türkiye'de Amatör Denizcilik Tarihi


Türkiye'de Amatör Denizcilik Tarihi

Günümüzde "Mavi Yolculuk" adıyla bilinen gezilerin yapıldığı; Akdeniz ve Ege'de yüzyıllar boyunca yük taşımakta kullanılmış guletlerle, süngerci teknesi tırhandillerin; yolcu taşıma amacıyla düzenlenmesiyle 1960'lardan sonra bize özgü yatlar doğmuştur.

Diğer taraftan, 1960'lardan çok daha önce, Türkiye'de ilk kürek, yelken ve yat yarışlarının, katılımcıların bir kısmı ülkemizde yerleşik yabancılar da olsa, İstanbul'da örneğin Moda'da, Kalamış Koyu'nda ve Adalar'da Birinci Dünya Savaşı öncesi yapıldığını ve halkın büyük ilgisini çektiğini bilmekteyiz. 1898'de Prinkpo (Büyükada) Yat Klubü'nde düzenlenen yarışlarda Faik Bey, Afacan isimli yelkenlisiyle birinci oldu. Yelken sporu 1923'te Su Sporları federasyonu'nun faaliyet programına alındı. Ülkemiz ilk kez 1936'da Berlin Olimpiyatlarında temsil edildi. "Star" sınıfında Behzat Baydar-Haluk Ülman ekibi 7. , "olimpik yole" sınıfında Demir Turgut 20. oldu.

Ülkemizde üretilmiş modern dizaynlı ilk yatlar hemen Cumhuriyet'in ilanından itibaren görülmeye başlanmış, çok uzun yıllar malzeme ve donanım temininde yaşanan büyük zorluklara rağmen, bu sıfatı taşımayı hak eden örnekler sergilenmiştir.

Son yıllarda yat inşa sanayimiz büyük gelişme göstererek , özellikle el yapımı özel sipariş tekneler ve büyük yatlarda uygun fiyat ve iyi işçilikle dünya piyasasında önemli yer edinmiştir. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu döneminde , her ne kadar kürekle yürütüldükleri için yat tarifi arasında yer alamasalar da, amatör kullanım, gezi ve balıkçılık için, önemli ve dönemlerine göre teknik olarak ileri sayılabilen, kullanan kişinin sosyal statüsüne göre ise de işçiliği sanatsal olabilen (Örneğin Saltanat Kayıkları ile Moda Kayığı) ahşap kayıkların varlığı unutulmamalıdır. Yine 19. yüzyılın sonlarından itibaren üst düzey devlet görevlilerine ve köklü ailelere ait özel motor yatların ve yelkenli yatların varlığı bilinmektedir.

Saltanat Kayıkları



Yatçılık, kraliyet aileleri, asiller ve büyük sanayi ve finans kurumlarının sahiplerinin ilgisi sonucu 20. yy'ın ilk çeyreğinde altın dönemini yaşamış, bu dönemde çok gçsterişli, pahalı ve büyük özel tekneler yaptırılmış ve yarıştırılmıştır. Araya giren iki büyük savaşın etkisiyle bu gelişim yavaşlamış, maddi sıkıntılar bir taraftan, büyük teknelerin gerektirdiği kalabalık ve tecrübeli ekipleri oluşturmanın yarattığı zorluklar diğer taraftan, teknelerin küçülmesine ve ucuzlamasına neden olmuş, bunların yufak ile ekiplerince bile kullanılmasına olanak doğmuş olmasıyla da özel gezi tekneciliği geniş kitlelerin de yapabileceği bir spor haline gelmiştir. Seri ve ucuz imalata olanak tanıyan üretim teknikleri ve malzemelerin gelişmesi, tekne ve donanımların kullanım kolaylığının sürekli artması, son 40-50 yılda dünyada güvenli tekne bağlayacak ve barındıracak marinaların hızla yayılması amatör denizciliği geliştirmektedir.

Ülkemizde Sadun - Oda Boro çifti ve yatları Kısmet, bir Türk Teknesinin 1965-1968 yılları arasındaki ilk dünya gezisiyle amatör denizciliğimizin kuşkusuz en unutulmayacak başarısına imza atmışlardır. Boro ailesini daha sonra başka değerli amatör denizcilerimiz de takip etmiş ve etmektedir.

Sadun Boro'nun teknesi Kısmet


Kaynak: Amatör Denizci El Kitabı- Amatör Denizcilik Federasyonu


Selen
14 yıl önce - Cmt 29 Ekm 2005, 14:46
4. Bodrum Race Week


Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü (BAYK) tarafından Milta Bodrum Marina ve Yıldız Yatching ana sponsorluğunda düzenlenen 23 Ekim'de başlayan 4.Bodrum Race Week 27 Ekim'de  bitti. 2002 yılından beri, her yıl artan yabancı tekne katılımcı sayısının 23 tekneye ulaştığı 4. Bodrum Race Week’de 31 tekne ve 200 yarışçı mücadele etti. Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika, Yeni Zelanda ve Yunanistan’dan gelen ekipler IRC A, IRC B, Destek A, Destek B ve Destek C olmak üzere 5 kategoride yarıştılar.

mücadelenin birincilik sonuçları:
IRC A Sınıfı -Cemre Metin, ‘Kum’
IRC B Sınıfı- Şükrü Yılmaz, ‘Yeşil’
Destek A Sınıfı-Valsamas Rhallis, ‘Katerina’
Destek B Sınıfı-Chirster Kligwall,‘Laddy Jessie’
Destek C Sınıfı- Centurion Jamie Anson, ‘Centurion’

IRC A sınıfı 1.si Cemre Metin, teknesi Kum ve ekibi. Sevgili kuzenime tebrikler  


Selen
13 yıl önce - Çrş 23 Ksm 2005, 12:08

Anadolu Ajansı'nın haberidir.

Alıntı:
İZMİR (A.A) - 23.11.2005
İstanbul ve Marmara, Ege,Akdeniz, Karadeniz (İMEAK) Bölgeleri Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Başkanı Geza Dologh, ''Deniz dendiği zaman; yazın yüzülen ve balık çıkan yer olarak görülüyor'' dedi.

Dologh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, denizcilik sektörünün bu yılı iyi geçirdiğini belirterek, Türkiye'nin 4 bin 500 deniz mili uzunluğunda kıyı şeridi potansiyelini, yeni yeni kullanmaya başladığını bildirdi.

Türkiye'nin tüm deniz faaliyetlerinden yılda 10 milyar dolar civarında kazanç elde ettiğini kaydeden Dologh, yapılacak düzenlemelerle bunun beş misli artırılabileceğini savundu.
Geza Dologh, Türkiye'nin daha fazla liman, marina ve tersaneye ihtiyacı olduğunu ifade ederek, şu bilgiyi verdi:

''Deniz dendiği zaman yazın yüzülen ve balık çıkan yer olarak görülüyor. Bu yanlış bir bakış açısıdır. Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 90'ı deniz yoluyla yapılıyor. 1987-2004 yılları arasında navlun fiyatları 5 kat artış gösterirken, 2003-2005 yılları arasında gemi kiralama fiyatları 2-2.5 misli artış oldu. Tersanelerimiz yüzde 100 kapasite ile çalışıyor. 2007 yılında dünyada yük gemilerindeki yenileme yüzünden, bizde belirli bir duraksama yaşanabilir. Onun için şimdiden önlem almalıyız.''

Dologh, ''denizci ülke'' olmanın yolunun ''denizci millet'' olmaktan geçtiğini dile getirerek, genç insanları ''denize alıştırarak ve sevdirerek'', denizcilik sektörünün gelişeceğini söyledi.
   
-''SIRTIMIZ DENİZE DÖNÜK''-
Amatör denizcilerin sayısının artırılması gerektiğini de dile getiren Dologh, ''Üç tarafımız denizlerle çevrili ama denizin ne cevher olduğunun farkında değiliz. Kelimenin tam anlamıyla yıllarca sırtımızı denize dönmüşüz'' diye konuştu.

Karada, ''güneş, deniz ve kültür turizmi'' için Türkiye'ye gelen bir turistin, ortalama 1000 dolar bıraktığını, deniz turizmine katılan turistlerin ise ortalama 3-5 bin dolar harcadığını öne süren Dologh, şöyle konuştu:

''Dünyanın en güzel koylarına, denizine sahibiz. Oluşturacağımız limanlar, marinalarla, yapacağımız tersanelerle dünyadaki bu pastadan büyük dilimlerden birine biz de sahip olabiliriz. Ege Bölgesi'nin şu anda en büyük sıkıntısı tersanedir. Bölgemize, zaman kaybedilmeden yeni, büyük bir tersane yapılmasını bekliyoruz. İzmir ve Aydın'ın
Kuşadası İlçesi'nde her geçen gün kruvaziyer turizmi gelişiyor. Kuşadası, İzmir ve İstanbul'daki limanlar, kruvaziyer turizmine yönelik giderek daha fazla hizmet vermeye başladı. Bu da sevindirici bir gelişmedir.''




Selen
13 yıl önce - Çrş 07 Arl 2005, 12:39
Fransa'nın Cannes kentiyle İstanbul arasında yaz aylarında yelkenli yat yarışı düzenlenecek


Fransa'nın Cannes kentiyle İstanbul arasında yaz aylarında yelkenli yat yarışı düzenlenecek
Yarışı tanıtmak amacıyla Paris'te süren 45. Yat Fuarı'nda kurulan Türk standında  bir basın toplantısı düzenlendi. Yarış, 25 Haziran'da Cannes'da başlayıp, 8 Temmuz'da İstanbul'da bitecek.
Yatlar, 2 ülke arasında ilk kez düzenlenen yarış boyunca 1500 deniz mili yol alacak.

Alıntı:
Odyseee d'Ulysse Yat Kulübü tarafından düzenlenen ve Ankara'daki Fransız Büyükelçiliği ile Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği'nin desteklediği yarışa, ''Figaro Beneteau'' sınıfı yaklaşık 40 teknenin  katılması bekleniyor.    

Türkiye'de giderek artan marina sayısıyla birlikte Türkiye'ye gelen yabancı yat sayısının da arttığını belirten yetkililer, bu yarışla birlikte Türkiye'deki yat turizminin de daha iyi
tanıtılmasının amaçlandığını belirtiyorlar.

Kaynak: A.A.


Emre_Uzan
13 yıl önce - Çrş 07 Arl 2005, 13:42




 



teknetr
13 yıl önce - Çrş 07 Arl 2005, 20:04
denizcilik sitesi hk


Merhaba sizler için yepyeni bir anlayışla site hazırladık. gelişmemize katkıda bulunabilirsiniz.
www.11. site kurali.com

Alıntı:
Site kuralları
Madde 11. Sitemiz, çıkar ve para kazanma amaçlı kullanılamaz; başka sitelerin reklamını yapmak
                yasaktır. Kendi sitenizin linkini vermek için üye olmayın!

[Site ismi silindi. Hakan]


Selen
13 yıl önce - Çrş 14 Arl 2005, 14:58

“25. Uluslararası Boat Show”, 17-25 Aralık tarihleri arasında İstanbul CNR Expo Center’da düzenlenecek.

Fuar Ziyaret Tarih ve Saatleri
16 Aralık 2005 Cuma GALA GÜNÜ (Basın ve özel davetliler) : 14:00 – 21:00
17 Aralık 2005 Cumartesi – 24 Aralık 2005 Cumartesi :  11:00 – 20:00  
25 Aralık 2005 Pazar : 11:00 – 19:00

Boat Show Fotoğrafları için


En son Selen tarafından Prş 05 Oca 2006, 10:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Orhan
13 yıl önce - Çrş 14 Arl 2005, 23:35




 

(+)



 


 

(+)



 



Hosuma giden yelkenlileri tekne sevenlerle paylasmak istedim



sayfa 2
« önceki   123 ... 127128129   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET