1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 19  |
 |
yalper
17 yıl önce - Cmt 10 Eyl 2005, 09:39
| Alıntı: |
| Kamu oyunda AB karşıtlığı oluşturalım. Birey olarak bunu kendimizde başlatalım. |
tamam bunun altina imza atalim da
| Alıntı: |
| Ama başka hiçbir politikaları olmadığı için onlarda gittiği yere kadar deyip, bizi kandırmaya çalışıyorlar. Günü kurtarmaya çalışıyorlar. |
bu kadar da degil artik, biraz insafi olan herkes AB hedefi konmus bu trene gelecek her hukumetin konjonkturel strateji geregi bu rotayi vermekten baska secenegi olmadigini kabul eder. Zira AB'nin ulasilmayacak bir hedef oldugu ve ic dengelerle bas edecek kararliliga ulasana kadar <<kopruyu gecene kadar dayı dememiz gereken birsey oldugunu>> hukumetlerce beslenecek bir hedef oldugu acik, bunu bu hukumetin goremeyecegini iddia edemeyiz kanimca..
Gunu kurtarma konusunda ise siyasetten kim ne ummus, ne bulmus kopyala yapistir zihniyeti bizde bu kadar yaygin olduktan sonra, daha ne gunler kurtarilir, birileri yapsin biz onu getirelim ne de olsa yabanci sermaye gerekli vatana
|
 |
Murat Ucer
17 yıl önce - Cmt 10 Eyl 2005, 10:22
| Alıntı: |
Bi bakalım güney doğuyu kürdistan devleti için ayırırsak elimize ne geçer..
Ortadoğunun ve bizim en önemli su kaynaklarımız elimizden çıkar.
Bor rezervlerinin olduğu topraklar elimizden çıkar.
Büyük bir rezerve sahip olduğuna inanılan(varmı yokmu bilmiyorum) petrol yatakları elimizden çıkar.
Dünyadaki rezervlerinin %50si gibi büyük bir oranda sahip olduğumuz Toryum rezervleri elimizden çıkar. |
Bu değerlendirmeye katılmıyorum, çünkü Türkler ayrılmaya karar verdiğinde Türkler o Türkiyeden ayrılacak Kürdistanın sınırlarını çızacak, aynen Ingilizlerin yaptıgı gibi cetvel pergel ile keyifimize göre.
|
 |
01Hakan01
17 yıl önce - Cmt 10 Eyl 2005, 10:53
| Alıntı: |
| çünkü Türkler ayrılmaya karar verdiğinde Türkler o Türkiyeden ayrılacak Kürdistanın sınırlarını çızacak |
Türklerin böyle bir bölünmeye razi olabilecegine inamak...hatta dillendirmek, safliktan öte Türk'ü yeterince tanimamaktir
Eger birileri bir yerlere gidecekse ceketlerini alip gidecekler.Isin garip tarafi, barzani'nin tv'de gördügüm en son röportajinda, o da istemiyordu kimsenin gelmesini.
|
 |
fatih kocaoglu
17 yıl önce - Cmt 10 Eyl 2005, 13:22
Türk Bayrağını elde taşımak suç imiş!
"Ne Mutlu Türküm diyene" demek suç imiş!
"Türkiye bir mozaik değildir" demek, suç imiş!
Bu ülkede doğdum Avrupa Ahlaki İslam ahlakımla uyuşmaz, "AB'ye hayır" demek suç imiş
Binlerce bebeğin katilinin posterini taşımak artık suç değil imiş!...
Amma;
Ülkenin bölünmez bütünlüğüne, dinine, milliyetine ve Ulu Önder Atatürk'e küfrediyorlar s,uç değil imiş?
Ellerinde ne idüğü belirsiz bez parçalarını sallayarak, slogan atmak suç değil imiş!
Başına bu bez parçalarını bağlayarak Bölücü başına özgürlük istemek asla suç değil imiş!.
Biz ayrı bir devlet istiyoruz, demek suç değilmiş!...
Yurdun dört bir yanında polis, asker , sivil halka saldırıp öldürmek i yaralamak suç değil imiş!
(Nedense hep arka sokaklara dağılıp kayboluyorlar!Yerin dibine giriyorlar görünmez oluyorlar imiş...)
Kadınların etekleri altına girerek küçük çocukları kap kaç, gasp ve kundaklama eylemlerine salmak, suç değil miş!. Ve saire ve saire....
Antakya'da bölücü başını kurtarma desteğinde bulunanlara, cevaben Türk Bayrağını dalgalandıran 33 yaşındaki ayakkabıcı C.Kemal Karakuş bakınız ne diyor:
" Dağdaki eşkıyalar şehre inerek, Türk askerini öldürüyorlar, Ardından insan hakları diyorlar? Ya şehidimin hakkı?
Biz insanız... Onlar gibi cani değiliz.Ülkemi kimse bölemez. Allah(cc) için soruyorum, "bunlara kim destek veriyor?" Şehitlerimizin üstüne basılıyor, buna izin vermeyeceğim. Kanımın son damlasına kadar savaşırım"
İşte Sokaktaki Türk evladının bu feryadına, ; Antakya polisinden ödül: "Gözaltı"
Sokakları kana bulayan ellerinde bez parçaları ile "BİJİ KURDİSTAN" diyenler serbest!...
Neymiş provokasyonmuş? Sağduyulu olma çağrıları tekrarlanıyor?
Ne yani Türk askeri ve polisi kendi kendini proveke mi ediyor, buna hangi aklı başında insan inanır!
Elbette bazı provokatörler iş başında, ama sokakta değil, koltuklarında!...
"Bir müddettir Kürt sorunu kavramıyla başlayan Osmanlı'ya ihanet etmiş ve onu parçalamış sözde aydınların bu defa Türkiye'de de aynı senaryoyu sahneye koyduğu bir dönemi yaşıyoruz. Milletimiz tarihi içerisinde ayağı bu toprağa basmayan bu kültür ve değerlerden esinlenmeyen sözde aydınların birçok kez ihanetine uğramıştır. Şu anda görüyoruz ki Sayın Başbakan'ın etrafındaki birkaç danışman ve bazı sözde aydınların başlattığı hareket terör örgütünü cesaretlendiren terör yandaşlarını ümitlendiren onların silahlı propaganda ile başlatıp ülkenin bölünmez bütünlüğünü tartışma masasına koyacak bir noktaya taşımak isteyen sürece ortak etmiştir." diyen BBP lideri kışkırtıcı olmakla suçlanıyor?
Türk Bayrağına kimsenin gözaltı hakkı verilmemiştir. Binlerce Vatan evladının kanından rengini alan Nazlı hilal'e kelepçe vurmaya kalkan her el bir, bir kırılır. Bundan hiç kimsenin asla şüphesi de olmasın.
Bu ülkede ihanet edenler prim göremeyecektir. Sular bulanmadan, Tufan esmeden durulanacağı da benzemiyor!
Biraz Dikkat!...
Irak'ı işgal eden güçler bu gün orayı terörün üssü yapıyor. Biraz daha gözler açılsın!
Bu filmi çok seyretmiş bir milletin evlatları bu oyunlara gelmemeli!
Devlet, devlet gibi devletliğini yapacaktır. "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" demişler. Eğer devlet yoksa o zaman kuzgunlar ortada dolaşırlar. Leş kargaları ortaya çıkarlar. İktidar sahipleri olaylara meydan vermeden evvel tedbir almakla mükelleftir.
Yazık!...Ne günlere kaldık!...
http://www.oncevatan.com.tr/haberoku.asp?hbno=12768
|
 |
Mahmut12
17 yıl önce - Pts 12 Eyl 2005, 09:01
Tipik Bir Provokasyon Ornegi...
Türk Solu hem Kürtleri hem de Alevileri hedef gösterdi.
Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden ve ressam Bedri Baykam gibi isimleri bünyesinde bulunduran Türk Solu dergisi Alevilere ağır eleştiriler yöneltti.
Dergiye göre; Türkiye’de Kürtçülük akımlarını Aleviler güçlendirdi. Web sitelerinde ‘Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü koru!’ başlıklı bir açıklama yayınlayan Türk Solu dergisi, Türklerin kendilerini ancak modern şehir hayatında ifade edebileceğine dikkat çekiyor. Yazıda şöyle deniliyor: “Türk medeniyeti, köyden gelen etkilere kapatılmalıdır. Köy, her halükârda Kürtçülüğün yaşam alanıdır. Yıllarca İstanbul’da Sivaslı, Erzincanlı, Malatyalı, Tokatlı Alevi kitlenin yarattığı köy ortamı, Kürtçülüğü güçlendirmiştir. Türk’ü saza mahkum eden köylü kafası, bugün şehirleri Kürt kültürüne teslim etmiştir.”
Her Türk’ün alışverişini mutlaka Türk’ten yapması istenilen yazıda, “Kürt’e aktarılan para PKK’ya maddi destek demektir. Türk, bu maddi desteği kesmezse hem Türklerin mali gücü olmayacaktır hem de Kürt’ün altında ezilecektir.” deniliyor. Yazının bir başka maddesinde ise her Türk’ün mutlaka Türkçe konuşması gerektiğine vurgu yapılıyor.
Yazıda, şu görüşler savunuluyor: “Bunu da İstanbul şivesi ile konuşmalıdır. Dil varsa millet vardır. Ancak şehri istila eden Kürtler kendi dillerini hakim kılmaktadır. Bunlarla temas içinde Türkler de şivelerini bozmakta, Türkçe konuşsa bile adeta Kürt şivesiyle Türkçe konuşmaktadır.”
Televizyonlardaki Kürt dizilerinin, Kürt müziğinin, her adım başı Kürtçe müzik çalan barların, kasetçilerin, minibüslerin ortasına düşen Türklerin ister istemez lisanını yitirmeye başladığını öne süren Türk Solu dergisinde şu ifadelere yer veriliyor: “Buna direnmek için; Türk, Kürt dizisi izlemez. Kürtçe müzik dinlemez. Kürtçe müzik çalan barlara gitmez. Kürtçe konuşulan minibüse binmez. Kürtçe kaset satan dükkandan alışveriş yapmaz.”
Yazıda Türk yemekleri de ele alınmış. Türk yemeklerine sahip çıkılmasını isteyen Türk Solu yöneticileri, Türk’ün damak tadının, Kürt yemekleri ile yer değiştirdiğini söylüyor. Türk’ü kebaba, lahmacuna mahkum eden anlayışla mücadele edilmesini isteyen Türk Solu dergisinin açıklamasında, “Yemek, kültür savaşının bir parçasıdır. McDonalds’lar ne kadar tehlikeli ise Kürt mutfağı da o kadar tehlikelidir. Başka kültürlerin yemeklerini yiyen kültürler asimile olur. O nedenle Türk, Türk mutfağına sahip çıkmalı, başka şeyler yememelidir. Her şeyden önce Türk üremelidir. Artan her bir Türk bebesi, bizi Ergenekon’dan çıkaracak bir kurtarıcıdır.” görüşlerine yer veriliyor.
http://www.zaman.com.tr/?bl=haberler&alt=& ...;hn=209651
12.09.2005
Erkan Acar
İstanbul
|
 |
TayfunCa
17 yıl önce - Pts 12 Eyl 2005, 14:59
Türk Solu dergisinin Alevileri Kürtçülük akımını güçlendirmek ile suçlaması çok saçma. Kürtleri Anadolu'da etkin hale getiren ve dahi Alevi Türkmen'lerin yurtlarına yerleştiren, sünni Kürtleri, Safevi Devleti ile Türkmenler arasında tampon olarak kullanan Osmanlıdır.
Ayrıca, Türk'ü saza mahkum etmek de ne demek yahu ? Saz öz be öz, bize ait, Orta Asya'dan getirdiğimiz çalgı aletimiz. Laf mı bu şimdi ?
Ha, Aleviler belki geçmişte, fark etmeden, onların da solcu olduğunu düşünerek, solcu geçinen milliyetçi Kürtler ile işbirliği yapmış olabilirler ama geçmişte solcuların hangisi bu hataya düşmedi ? Şimdi böyle bu durum geçerli değildir.
Öte yandan, yok Toryum'un yarısı orada, yok petrol yatakları varmış saçmalıkları da karın doyurmuyor, ölen insanları ve işgal edilen şehirlerimizi geri getirmiyor.
Kürt milliyetçileri utanmadan, sadece kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri topraklardan ne hikmetse ayrılıp, bize ait cennet köşesi yerlere yerleşiyorlar, üstelik geldikleri yerde Kürt milliyetçiliğini de bırakmıyorlar. Aşiret yapılarını terk etmiyorlar ve tehditle, zorbalıkla o toprakların asıl sahiplerini yıldırmaya çalışıyorlar. Kürtlerin nüfus artış hızı, 3,5 % gibi Ortadoğuda bile rekor sayılacak bir düzeyde. Yapılan hesaplar, 2040-50 arası Kürtlerin çoğunluğu yakalayacağı hesaplanıyor. Lakin sakın aldanmayın, bu yurt genelinde böyle. Yoğun göç sebebiyle; Adıyaman, Kars, Mersin'de çoğunluğu ele geçirdiler, Adana'da 1-2 yıl içinde, Antalya'da 2010'da, İstanbul'da en geç 2015'de, İmzir, Bursa, Kocaeli, Denizli, Muğla, Balıkesir, Sakarya'da ise 2020-30 arası çoğunluk olacaklar.
Ha, Kürtler'in çoğunluk olmasından mı korkuyorsun diyebilirsiniz. Eğer ki, Kürtler Türkiye'de yaşayan bizler gibi etnik milliyetçilik yapmıyor olsalardı, sorun olmazdı. Ama bu adamlar, bana düşman, beni sevmiyor ve sadece kendi ırkını savunuyor, milliyetçilik ve dahi ırkçılık yapıyor, göç ettikleri yerin asıl sahiplerinin kendi bayrağını açmasına bile izin vermiyorsa ben böyle kardeşliğin içine ederim afedersin.
Bu bakımdan, yok toryum muş, yok pertrolmüş gerçeklerden bihaber şekilde bir şeyler uydurmayın. Diyarbakır'ın, Mardin'in ot bitmez toprakları için kendi cennet memleketimin verecek kadar salak değilim. Şu an referandum yapsınlar, görsünler bakın bakalım kim ayrılmak istiyor, kim kalmak istiyor ?
Kürtlerin hepsi mi milliyetçi, zorba, aşiretçi. Hayır, ama olmayanları da, yaşanan olaylara bir o kadar sessiz, bir o kadar duyarsız. Ömrümde PKK'yı lanetleyen bir tane Kürt dahi görmedim. Hep Kürtler adına konuşan Türkler söylediler, "İşte Kürtlerin hepsi bir değil, onlar da PKK'yı sevmez" vs vs. Yahu, sana ne kardeşim, Kürtler adına konuşmak sana mı düştü ? Bırak PKK'yı sevmiyora kendisi söylesin.
|
 |
umit1
17 yıl önce - Pts 12 Eyl 2005, 18:13
Genel kurali hic unutmayiniz.
1)Eger ABD de yasiyorsaniz "United We Stand" yazan posterler sizin icin hazirlanmistir.(Bu posterler ABD de doludur zira ABD derin devletinin en buyuk korkusu ABD nin parcalanmasidir)
2)Ama eger ABD disinda yasiyorsaniz o zaman "Divided You Stand" posterleri sizler icindir.
Umarim anlatabilmisimdir.
Saygilar,
|
 |
01Hakan01
17 yıl önce - Sal 13 Eyl 2005, 20:21
Terorist analarindan terorist'e destek.
Anneler, 'canlı kalkan' olmak için PKK'nın Kuzey Irak'ta üslendiği Kandil Dağı'na gitti
13:00 - Canlı kalkan olarak bir ay önce Türkiye'den Irak'ta bulunan Kandil Dağı'na giden gençlere destek amacıyla Şırnak'ın Silopi İlçesi'ne gelen anneler, çok sayıda DEHAP'lı tarafından karşılandı. "Sınırda yapılan operasyonların durdurulması, barış ve kardeşliğin sağlanması için Kandil Dağı'na gidiyoruz" diyen destek grubu, Habur Sınır Kapısı'ndan Irak'a geçti. 13.09.2005 ŞIRNAK - İHA -
Ayrıntı: http://www.netgazete.com/?interturknet.com
|
 |
sipahi
17 yıl önce - Çrş 14 Eyl 2005, 01:20
| Alıntı: |
Diyarbakırlı şehit Yüksel Kutlu'nun annesi oğlunun ardından Kürtçe ağıtlar yaktı
Şırnak'ta PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu hayatını kaybeden askerlerin ailelerinin dilleri farklı, acıları ortaktı
(13 Eylül 2005 Salı)
Şehit düşen Piyade Onbaşı Yüksel Kutlu ile Jandarma Komando Er İbrahim Ceylan için Levent Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazı öncesi BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile İstanbul Valisi Muammer Güler, şehit ailelerinin yanlarına giderek taziyede bulundu. Şehit Ceylan'ın yakınları Güler'e tepki gösterdi. Acılı aileler "Hep bizim çocuklarımız ölüyor. İbrahim ailenin tek oğluydu. Neden sizin çocuklarınız doğuya gitmiyor?" diyerek tepkilerini dile getirdi. Şehit annesi Ayşe Ceylan ise "Ben oğlumu davul zurna ile gönderdim. Oğlum böyle tabutla mı gelecekti?" diye gözyaşı döktü. Baba Nihat Ceylan ise şehit olan oğlunun tabutuna kapanarak ağıtlar yaktı.
Diyarbakırlı şehit Yüksel Kutlu'nun annesi Zülfüye Kutlu da oğlunun ardından Kürtçe ağıtlar yaktı. Oğlunun tabutu askerlerin omzunda cami avlusunun dışına çıkarılırken acılı anne oğlunun tabutuna uzandı. Kutlu'nun feryatları cami avlusunda yankılandı. Şehitler cenaze törenin ardından Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi.
kaynak |
|
 |
Ufuk
17 yıl önce - Çrş 14 Eyl 2005, 08:32
| Alıntı: |
| Diyarbakırlı şehit Yüksel Kutlu'nun annesi oğlunun ardından Kürtçe ağıtlar yaktı |
pkk, kürt-Türk ayırımı yapmıyor. pkk, Türk düşmanı olduğu kadar, bölücülüğü tasvip etmeyen kürtlerinde düşmanı. Bu konu üzerinde strateji geliştirilmeli...
|
 |
sayfa 19  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|