Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Erkek Milli Basketbol Takımı (12 Dev Adam)
« önceki   123 ... 123124125   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 2
Metehan

14 yıl önce - Pzr 11 Eyl 2005, 23:20

Devler şaşırttı 75-56  

12 Dev Adam, Limoges Turnuvası’nın final maçında evsahibi Fransa’ya farklı yenilirken, özellikle hücumda çok kötü bir performans sergiledi  

Potayı göremedik

Türkiye, Avrupa Şampiyonası öncesi oynadığı son hazırlık maçında Fransa’ya 75-56 mağlup oldu. İlk iki maçta farklı galibiyetler alan A Milli Basketbol Takımımız, evsahibi ekibe karşı oyuna tutuk başladı. Efes Pilsen World Cup’da devirdiği rakibi önünde tanımayacak kadar kötü bir oyun sergileyen 12 Dev Adam, ilk çeyreği 25-12 geride bitirdi. İyi savunma yapmasına rağmen, hücumda hiçbir varlık gösteremeyen Türkiye, üst üste hücumlardan boş dönünce, sadece 18 sayı üretebildi ve devre 39-18 Fransa’nın lehine sonuçlandı.

Fark kapanmadıÜçüncü çeyrekte aynı görüntüsünü sürdüren 12 Dev Adam, Fransa’nın üst üste hızlı hücumlarına engel olamadı. 27.05’te Tony Parker’ın üçlüğü ile fark 28 sayıya kadar (55-27) çıktı. Bu dakikadan sonra yıldızlarını kenara oturtan, Fatih ve Cenk’i maça süren Milli Takımımız, oyunu dengelediyse de açılan farkı az da olsa kapamaktan öteye gidemedi, turnuvayı ikincilikle kapadı: 75-56. Ukrayna’yı 89-73 yenen Bulgaristan turnuvada üçüncülüğü elde etti.

SALON: Limoges
HAKEMLER: Bichon, Mateus, Mestre (Fransa)
FRANSA: Gelabale *** 9, Parker **** 20, F.Pietrus ** 5, Schmitt ** 2, Diaw *** 16, Marquis ** 4, Diffa * 3, Fauthoux *, Rigadeau ** 8, M.Pietrus *** 7, Diarra ** 2
TÜRKİYE: Ender ** 7, İbrahim *, Mehmet * 9, Kaya ** 9, Hidayet * 6, K.Tunçeri * 6, Ermal ** 6, Mirsad * 5, Cenk *** 8, Serkan *, Fatih *
1. periyot: 25-12,
Devre: 39-18,
3. periyot: 61-48
BEŞ FAUL: Schmitt (34.11)

Bu bize ders olduA Milli Basketbol Takımı Coach’u Bogdan Tanjeviç, Fransa yenilgisinden sonra, aldıkları bu sonucun kendileri için bir ders olduğunu söyledi. Arka arkaya aldıkları farklı galibiyetlerden sonra Fransa karşısında istedikleri gibi oynayamadıklarını dile getiren Sırbistan Karadağ’lı çalıştırıcı, “Bu yenilgi bize erken uyarı oldu. Avrupa Şampiyonası öncesi, rakibi ciddiye almaz ve kendimize aşırı güvenirsek, başımıza neler gelebileceğini oyuncularımız anladı. Normal oyunumuzu sergileyemedik ve kaybettik. Ancak Avrupa Şampiyonası’na hazır olduğumuzu düşünüyorum” ifadesini kullandı.


Metehan

14 yıl önce - Pzr 18 Eyl 2005, 19:36

Gerilim filmi!
94-89  

Basketbol Milli takımımız, Avrupa Basketbol Şampiyonası´nda, B Grubu´ndaki ikinci maçında, normal süresi 79-79 berabere tamamlanan maçta, Bulgaristan´ı uzatmada 94-89 yenerek ilk galibiyetini aldı.  
Salon: Moraca
Hakemler: Zoran Sutuloviç x (Sırbistan Karadağ), Saso Pukl x (Slovenya), Shuel Bachar x (İsrail)
Bulgaristan: Radionov x, Videnov xxx 23, Stoykov xxx 21, Georgiev x 6, Banev x 4, Dimitrov xx 10, Davidov x 4, Mladenov xxx 15, Angelovxx 6
Türkiye: Ender xx 2, İbrahim xx 9, Hidayet xx 17, Kaya xx 3, Ermalx 2, Kerem Tunçeri xx 9, Mehmet Okur x 13, Mirsad xxx 19, Kerem Gönlümx 4, Serkan Erdoğan xxx 16
1. periyot: 23-19 Devre: 47-40 (Bulgaristan lehine)
3. periyot: 67-57 Beş faulle çıkanlar: 35.58 Banev (Bulgaristan), 39.34 İbrahim (Türkiye)
Normal süre: 79-79

1. periyot
İlk periyota kontrollü başlayan ve hücumda Hidayet ile skor üreten Türkiye 5. dakikayı 11-9 önde geçti. Bu bölümün sonlarında, Hidayet´in Bulgarların etkili ismi Stoykov´u iyi savunmasına karşın, rakibin dış şutlardan kazandığı basketleri engelleyemeyen Türkiye, Bulgaristan karşısında bu periyodu 23-19 geride tamamladı.

2. periyot
Karşılıklı basketlere sahne olan 2. periyotun ilk bölümünde Bulgaristan, Videnov´un skorer oyunuyla etkili oldu ve 15. dakikayı 36-35 önde geçti. Basit hatalarla rakip yarı alanda kaptırılan toplarıhızlı hücumlarla iyi değerlendiren Bulgaristan, Stoykov´un başarılı hücum organizasyonları ve sayılarıyla farkı açtı ve (A) Milli Takım, soyunma odasına 47-40´lık skorla geride girdi. Milliler, ilk yarıda 2 sayılık atışlarda 19´da 12 isabet bulurken, 3 sayı denemelerinde Litvanya maçındaki sıkıntı devam etti ve 6 atıştan sadece birinde başarılı olabildiler. Bulgaristan´ın 3 sayılık atışlarda 10 denemeden 5´inde başarılı olması ilk yarıdaki skor üstünlüğünde önemli rol oynadı.

3. periyot
İlk yarı boyunca içerden oynamak yerine dış şutlarla sonuca gitmeye çalışan Türkiye, ikinci yarıda hücumda Kerem Gönlüm ve Kaya ile pota altını kullanmaya başladı ve zorlanan Bulgar savunması karşısında aradaki sayı farkını da eritmeye başladı. Ancak Millilerin en büyük eksiklerinden biri olan serbest atışlar yine kaçmaya başlayınca ve dönen toplar hızlı hücumlarda sayıya dönünce fark tekraraçılmaya başladı ve 28. dakikaya gelindiğinde, Bulgaristan farkı 11 sayıya kadar çıkardı: 63-52. Savunma ribauntlarında etkisiz kalan, rakip pota altında ise çok basit hatalarla top kaybedip sayı üretemeyen Milliler karşısında periyodun sonuna kadar farkı koruyan Bulgaristan, bu bölümü de 67-57 önde geçti.

4. periyot
Son periyotta Serkan ve İbrahim´in dış şutlarıyla sayılar bulan Türkiye, sert ve hareketli savunmaya geçip Bulgar hücumlarında sayıya izin vermeyince fark da azaldı ve son 5 dakikaya girildiğinde fark birsayıya kadar indi: 71-70.
Son 3 dakikası karşılıklı basketlerle geçen maçta, Türkiye bitime 1 dakika 45 saniye kala beraberliği yakaladı: 75-75. Son dakikaya girilirken İbrahim´in 3 sayılık basketiyle öne geçen ay-yıldızlılar, son 10 saniyesine 79-79´luk beraberlikle girilen maçta, son hücumdan Serkan ve Mirsad ile yararlanamayınca, normal sürebu skorla bitti.

Uzatma
Uzatmada dış şutlardan art arda gelen Bulgar basketlerine, Kerem Tunçeri ve Mirsad ile cevap vermeye çalışan Türkiye, son dakikasına 89-89 beraberlikle girilen maçta Hidayet´in 3 sayılık basketiyle öne geçti ve Kerem Tunçeri´nin faul atışlarıyla rahatlayarak son Bulgar hücumunu da engelleyerek, sahadan 94-89´luk galibiyetle ayrıldı.

Toplu sonuçlar ve puan durumları

Tanjevic: Çok güçlü bir takımı yendik
Basketbol Milli Takım Antrenörü Bogdan Tanjeviç, Bulgaristan galibiyeti sonrasında, ´´Bu gece çok güçlü bir takımı yendik´´ dedi. Oyuncularının ortaya koyduğu mücadelenin kendisini fazlasıyla tatmin ettiğini ifade eden Tanjeviç, ´´Hepsi teker teker büyük oyuncu olduklarını ispatladı. Tecrübelerini sahaya yansıttılar´´ diye konuştu.

Kutluay: Tecrübemizle kazandık
Milli Takım Kaptanı İbrahim Kutluay, karşılaşma sonrası yaptığıaçıklamada, çok güçlü bir ekiple oynadıkları belirterek, ´´Kalitemiz ve tecrübemizle kazandık´´ dedi. Kazanmak için çok mücadele ettiklerini, son çeyrekteki mücadelelerinin galibiyeti getirdiğini vurgulayan Kutluay, ´´Yarınki Hırvatistan maçını alarak grubu ikinci sırada bitirmek istiyoruz. Bunubaşaracak güçteyiz´´ diye konuştu.

Litvanya işi bitirdi: 85-67
Avrupa Basketbol Şampiyonası, B Grubu’nda oynanan karşılaşmada, önceki gün A Milli Takımımız’ı yenen Litvanya, Hırvatistan engelini de aşmasını bildi. İlk periyotta üstün olan Hırvatlar karşısında Siskaus’la dengeyi kuran Baltık ekibi, rakibini yakaladı ve devre 34-34 berabere sonuçlandı. Üçüncü periyotta iyi savunma yapıp, rakibe kolay sayı imkanı tanımayan Litvanya, son çeyrekte de attığı yüksek yüzdeli üçlüklerle farkı giderek açtı, salondan da 85-67 galip ayrıldı. Litvanya bugün Bulgaristan’ı yendiği taktirde grubu lider tamamlayaca

Diğer Sonuçlar
A Grubu: İtalya-Rusya: 67-81, Ukrayna-Almanya: 58-84,
C Grubu: Bosna Hersek-Fransa: 62-79, Yunanistan-Slovenya: 56-68,
D Grubu: İspanya-Letonya: 114-109, İsrail-Sırbistan Karadağ: 77-93.



Selcuk Aral

14 yıl önce - Pzr 25 Eyl 2005, 11:03

Selcuk Arak' in kaleminden :

BASKETBOL’ un ILGINC HIKAYESI

Bu sabah erkenden kalktim, sizlere iki ayri sebepten *bambaska bir konuda* yazmak istiyorum. Önce hepimizin artik dikkatini son günlerin aksine tekrar baska bir istikamete yöneltmemiz gerektiginden, biraz da su an cereyan etmekte olan Avrupa Sampiyonasinin günün aktuel konusu olusu.



Sevgili WOW’cular !

Basketbol diger topla oynanan sporlara nazaran oldukca gec kesfedilmis ve ayni zamanda ihtiyactan dogmus bir spordur.  1891 senesinde Amerikanin Masachusetts Eyaletinde bir kolej' de (Springfield) spor ögretmenligi yapan Kanadali Dr. Naismith kendinde, cok populer ve yaygin olan Amerikan futboluna karsit alternatif bir spor arama ihtiyaci hisseder. Bu sporun cok sert olmasindan dolayi talebeler arasindaki kötü sakatlanmalar ve ayrica kis aylarinda acik havada oynamanin zorlugu veya imkansizligi alternatif bulmaya sevkeden en önemli sebeblerin basinda gelir.

Dr. Naismith'in aradigi *ideal spor* itmesiz-tutmasiz-vurmasiz-kirmazis, dürüstlügün hakim ve ön planda oldugu, daha dogrusu faulsuz olmasina ragmen *diger top oyunlari gibi* mücadelenin eksik olmadigi bir oyundur. Günlerden bir gün okulda gözüne ilisen bir seftali sepetini spor salanonun duvarina civileyerek asmak gelir. Hedef ve oyunun gayesi eldeki topu bu 3,05 metre (kendi ölcüleriyle kafadan kolayca atma 10 ayak) yükseklikte asili bulunan sepete sokmaktir.

Aslinda Naismith sepeti yani potayi (daha dogrusu hedefi) yüksege asmakla farkinda olmadan önemli bir bulus yapmistir. Oyun diger topla oynanan futbol, hendbol, hokey vs. yani hedefin (kalenin) oyuncularin boylari yüksekliginde olmalarindan dolayi sadece 2 boyutlu (yani sahanin eni ve boyunda) kalirken: Basketbolde potanin oyuncularin boylarindan cok daha yüksekte asili bulunmasi oyunu 3 boyutlu yapmistir. Bunun en büyük faydalarindan biriside oyundaki sertligin azalmasidir.

Sertligi ortadan kaldiran unsurlardan bir baskasida oyuncularin top ellerindeyken: Topla birlikte kosamamalaridir. Yani oyuncunun herhangi istedigi bir yere (tabiki hedef hep rakibin potasina mümkün oldugu kadar yaklasabilmek) gidebilmesi icin topu mutlaka yere vurarak ziplatmasi gerekirki buda top kaybina sebep olur. Yani topu kapip kosmak yasaktir.

Oyun bulunusundan (1891) kisa bir zaman sonra * Birazda Springfield College' nin CVJM (Hristian Erkekler Kulübü) ile olan beraberliklerinden dolayi misyonerler tarafindan* büyük bir süratle dünyanin her tarafina yayilmaya baslar. Fakat baslangicta basketbol oynayabilmek icin top ve pota yaninda merdivenede ihtiyac vardir. Taraflardan birisi sayi yaptigi zaman potaya merdivenle cikarak seftali sepetinden topun alinmasi gerekir. Daha sonralari önce sepetin alt tarafi kesilmis (yani top asagiya düsebilir durum saglanmis) sonra sepetin altina ag takilarak topun asagiya düsüs hizi yavaslatilmistir.

O tarihlerde spor salonlari genel olarak galeri seklinde (Bilmem hala varmidir lar ? Cagaloglundaki Eminönü Halkevi veya Bahariyedeki Kadiköy HE gibi) yapildigindan (yani ayni bir havuz gibi *türbinler zemin seviyesinde oyun sahasi cukurda*) takimlarin bazi taraftarlari  *türbünden* rakip oyuncularin attiklari *potaya giden* sutlara ya tutarak veya celerek mani olduklari gibi bir taraftan el kol veya ceketleriyle yaptiklari hareketlerle kendilerini yaniltmaya calisirlar. Dr. Naismith bunada bir care olarak potanin arkasina seyircilerin kollarinin (yetmeyecegi büyüklükte) potaya uzanmalarini önleyecek tahtalari koydurur. Bu sekilde seyircilerin oyunu engellemeleri veya bozmalari önlenir.

Bu carpma tahtasiyla Dr. Naismith'in oyuna yaptigi ilave belkide en büyük bulusudur. Bu sekilde oyun sürat ve devamlilik kazanir. Sanirim bunu burada bilhassa izah etmem gerekecek, cünkü futbola alisik olan bizlerin bu farkliligi gözlerimizin önünde olmasina ragmen görebilmesi cok zordur. Futbol, hendbol vs. gibi oyunlarda top hedefe atildiginda yani sut cekildiginde genel olarak oyun durur. Yani sayet ya attiginiz sut gol olmustur, ya avuta/disariya cikar, ya da kaleci topu yakalar. Bu üc durumdada oyun durur ve oyunun devami icin topun tekrar oyuna sokulmasi yani bir atis yapilmasi gerekir. Basketbolde ise atilan sutlar sayet hedefini bulmazlarsa top ölmez yani oyun durmaz, sutu atan oyuncu veya onun takim arkadasi topu yakalayarak *rebound* sepete sokuncaya kadar tekrar tekrar atma hakki vardir. Hatta sayet atilan sut sayi bile olsa: Burada hakem' in topa degme hakki yoktur ve oyun bu sekilde devamlilik kazandigi gibi süratide artar.

Basketbol buz hokeyinden sonra topla oynanan en hizli oyundur. Bir futbol ne kadar hizli oynanirsa oynansin basketbolun yaninda cok daha yavas kalir. Saniyelerin, saliselerin önemi vardir. Hücumda olan takimin 8 saniye icinde orta cizgiyi gecmis, 24 saniye icinde hücumu tamamlamis olmasi gerekir. Oyunda ofsayt yoktur. En iyi ve etkili hücum taktigi fastbreak yani kontratakdir. Burada hedef rakibin daha geriye dönüp savunmasini organize etmeden sayi yapmaktir. Bu oyunu hem cok hizli yapar hem de seyircilerin daha hoslarina gitmesini saglar. Yavas oynanan oyun iyi basketbol degildir.

Basketbolun ögretici ve egitici taraflari cok fazladir. Bence topla oynanan bir satranc oyunudur. Dünya üzerindeki bütün Ülkelerde basketbolcular elite tabakayi teskil eder. Hem kültür hemde sosyal bakimindan hep basi cekerler. Oyuncularin hemen hemen hepsi ya yüksek tahsil yapmistir ya da en az lise egitimi görmüslerdir. Bu gercegin bilinip, her kez tarafindan kabul edilmesine ragmen, neden böyle oldugu henüz ilmen ispat edilmemistir. Cünkü basketbol oynayacak kisiler, ise alinan elemanlar gibi diplomalarina bakilarak alinmadiklari gibi, basarili olabilmek icin cok erken henüz ilk okul caglarinda baslamak gerekir. Yani oyunculardan hic biri henüz herhangi bir yöne dogru yola cikmamislardir.

Basketbol' da her hücumun bir müdafaasi, her müdafaanin bir hücumu vardir. Sans cok azdir, yani bir gol atip üzerine yatabilmek mümkün degildir. Galip gelebilmek icin defalarca basarili olmak yani gol atmak gerekir. Oyuncular hücum veya savunma oyuncusu diye ayrilmazlar. Ayni oyuncu iki vazifeyide üstelenmek ögrenmek zorundadir. Oyuncular yaptiklari faul sonrasinda ellerini yukariya kaldirmak zorundadirlar. Bu hakemin kararini kabul etmek ve ayni zamanda rakip' den özür dinlemek anlamina gelir ki: Elini kaldirmayan oyuncu teknik faul ile cezalandirilir ve iki teknik faul alan oyuncu otomatikman sahayi terketmek zorundadir.

Ayrica her oyuncu oyun boyunca toplam 4 faul yapabilir. 5. faulü yapan oyuncu maci terketmek zorundadir. Yani bu hakem tarafindan verilen bir kirmizi karttir. Aradaki fark oyun harici kalan oyuncu yerine bir baskasinin gelmesidir. Iste buna benzer daha bir sürü faydali yönlerinden dolayi dünya üzerinde en cok yapilan spordur. Bizim memleketimizin bir numarali sporu futbol ise dördüncü sirada bulunur. Ayrica basketbol ögretici unsurlarindan dolayi dünyanin her tarafinda egitim araci olarak okullarda uygulanir.

Hosca ve dostca kalin Sevgili WOW' cular !


Deniz1993
14 yıl önce - Çrş 21 Arl 2005, 19:38

şimdi ise batık bankaya döndü
o kadar iyi kadro olmasına rağmen bazı yanlışlıklar takımı yine çökertti


Direnç
14 yıl önce - Prş 22 Arl 2005, 03:10

Milliyetçilikte aşırıya kaçmak, görmemiz gerekenleri görememize sebep olabiliyor. 12 Dev Adam.. Vay beee. Pek bir azametli.. İddialı isimleri hep sevmişizdir zaten.. Takımın durumu ortada.. Indianapolis'teki Dünya Kupa'sı dahil olmak üzere, bugüne kadar aldığımız bir başarıyı gösterebilir misiniz? Sadece kendi evinde aslan kesilen, dışarıda ise kediye dönen bir takımız. "Çok duygusallar ama" diye bir bahane olamaz, hele ki konu spor ise.. Bunun ismi olsa olsa amatörlük olur.. Takım dediğin önce gerçekten takım olmayı bilmeli.. Gördük Mehmet Okur'u.. Bahanesi ilginç.. Çok antrenman yapmış efendim.. O yüzden aşırı doz olmuş..Bak seeen.. NBA'de haftada ortalama 4 maç oynayan, günde bilmemkaç antrenman yapan Dev Adamımız!?, aşırı anrenmandan şikayet edip koçunu suçluyor. O da yetmiyor, takım arkadaşlarını suçluyor, o da yetmiyor hayatını basketbola vermiş ve Milli Takım menajeri olan bir büyüğünü istifaya davet ediyor.. Sonra da bir TV kanalımız bizim oğlanı pışpışlayıp, sırtına iki pat pat, yolluyorlar.. Milli formayı giymek kolay değildir ama onu taşımak hiç kolay değildir.. Bir Bursa'lı olarak onu Tofaş'ta oynarken hatırlıyorum. Ne çok severdik. NBA'e gittiğinde çok sevindik; ama yakışmadı.. Çok şanslıyız ki Japonya'daki Dünya Kupa'sına kontenjandan davet edildik.. Bakalım orada neler olacak?...



savassenturk
11 yıl önce - Pts 22 Hzr 2009, 13:57

Alıntı:
İşte 12 Dev Adam
Polonya'da düzenlenecek Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda mücadele edecek olan A Milli Takım aday kadrosu düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

Utah Jazz'lı Mehmet Okur kadroda yer almazken, Orlando Magic ile başarılı bir sezonu geride bırakan Hidayet Türkoğlu aday kadroya alındı.

12 Dev Adam Avrupa Şampiyonası için 17 Temmuz'da kampa girecek.

İşte Aday Kadro

Kerem Tunçeri, Ender Arslan, Engin Atsür, Kerem Gönlüm, Sinan Güler (Efes Pilsen)
Ömer Onan, Oğuz Savaş, Ömer Aşık, Semih Erden (Fenerbahçe Ülker)
Cemal Nalga, Evren Büker (Galatasaray Cafe Crown)
Bekir Yarangüme (Türk Telekom)
Cevher Özer (Beşiktaş Cola Turka)
Barış Hersek (Darüşşaka Cooper Tires)
Fatih Solak (Aliağa Petkim)
Ersan İlyasova (Regal Barcelona)
Hidayet Türkoğlu (Orlando Magic


BaRıS57
11 yıl önce - Pts 22 Hzr 2009, 13:59

mehmet okur neden yok sakat mı

Musa Çetin
11 yıl önce - Pts 22 Hzr 2009, 14:15
Mehmet Okur


Alıntı:
mehmet okur neden yok sakat mı

[/quote]
Tanyeviç sakat saymıştır. Oyun sistemine uymuyor!!! ya


engygl
11 yıl önce - Pts 22 Hzr 2009, 15:04

Alıntı:
mehmet okur neden yok sakat mı

Mehmet Okur, NBA'in gerektirdiği fiziksel özelliklere sahip olabilmek için yaz aylarını ağırlık çalışarak geçirmekte ve bu da onun saha içindeki oyun performansını düşürmektedir. Son katıldığı turnuvada bunun getirdiği dezavantajları da fazlasıyla yaşamıştık. Bence isabetli bir karar, hem Mehmet Okur, hem de takım için.

Mehmet Okur ağırlık çalışmalarını yapmasa ve takım için saha içinde diri kalmaya gayret etse, kışın bunun zararını görecek; milli takım da onun takıma katabileceği tecrübeye karşılık düşük performansına razı olarak her maçta yaklaşık 20 dakikayı heba etmesine göz yumsa, takım içinde huzursuzluk olacak. İsabetli bir karar bence..

Mehmet Okur ağırlık çalışması yapmayı bırakırsa (ki bence bu da 33-34 yaşlarında olur), o zaman milli takıma da katkı yapabilir. Tabii Oğuz Savaş, Semih Erden ve Ömer Aşık gibi uzunlarımız da o zamana kadar yeterince tecrübelenirler. Ama yine de bir NBA pivotuyla yanyana oynamak, onların oyununa da çok katkı yapar.


İbrahim20
11 yıl önce - Pts 22 Hzr 2009, 15:14

memonun olmaması bence bir dezavantaj. Kondisyon çalışmalarını yazın yapamaz ve utah doktorları kontrolünde yapması gerek diye biliyorum. Tatilinide türkiye de geçirdiği için böyle bir çalışma içinde olduğunu sanmıyorum.

Memo nbade oynadağı için ve all star seçildiği için türkiye de kaç genç ona özerek bu spora başladı.Bir çok kişi için idol olmuş bir insanın kendi ülke takımının da olmaması sanırım bir hayal kırıklığıdır.Geceleri 3 veya 4 te kalkarak bu insanın maçlarını gurula seyrediyoruz ama kendi milli takımımız da seyredemiyoruz. Bide kadroda olmadığı için doğru kara diye alkışlıyoruz...



sayfa 2
« önceki   123 ... 123124125   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET