1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
izmirli genc
5 yıl önce - Prş 21 Hzr 2018, 00:05
Misafir 2bf kardeşim,palmiye gibi tropik türlerin çoğu soğuğa dayanıksızdır.Ama bu konuda -20 Cye kadar kısa süreli dayanıklı bazı palmiyelerde var
https://www.hgtv.com/outdoors/flowers-and-plants/ ...s-pictures
Linki tavsiye ederim. Eskiden iklime uymayan ağaçlandırılmalar da yapılmış(orman işleri değil, özellikle belediyelerce)
Ama şu an bilmiyorum ,belediyeler ne ekiyor.İş biraz da ,o belediyenin yaptıklarını denetleyecek sosyal ortama da bakar.
Türkiyede ağaçlandırma(en kritiği baraj havzası ve ağaçsızlaştırılmış yerler)şu an için gayet bilinçli yapılıyor. Bazen dayanıklı egzotik türler ekiliyor,ama o tercih öyle akıllıca ve bilgilice uygulanıyor ki işin disiplinini anlıyorsunuz.Hatta Türkiye ağaçlandırma projesi artık dünyaya örnek oluyor.
http://news.trust.org/item/20151018075229-vswea/
En son izmirli genc tarafından Prş 21 Hzr 2018, 00:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
izmirli genc
|
 |
Misafir 27f
5 yıl önce - Prş 21 Hzr 2018, 12:54
Bu agaclandirma isleri yapilirken kiraz, Elma, Armut, Tut, Ceviz vb agaclarda degerlendirilmeli. Bu konulara dalip enerji konularini atlamayalim. Ikiside guzel konular.
|
 |
izmirli genc
5 yıl önce - Prş 21 Hzr 2018, 13:16
Rize,Trabzon,Artvin bölgelerinin çok yağışlı olmasının getirdiği bir problem toprak asitleşmesi. Bilinçsiz sulama yapılan başka bölgelerde de gözleniyor. Aşırı yıkanan toprak ,humustutamıyor ,bütün besleyici mineraller suda çözülüp uzaklaşıyor.Geriye demir oksit ve alimünyum oksit gibi suda çözülmeyen tuzlar kalıyor. Toprak oldukça bereketsiz kalıyor. Bu da bölgede verimli bir ziraat önündeki engellerden biri. Elbette bazı çareler bulunmuş.Yıllarca bu yüzden ekim yapılamayan bölgelere çay,kiwi,trabzon hurması gibi bol su isteyen subtropik bitkiler ekilerek bir başarı elde edildi. Ama meselenin derin çözümünün gerektiği açıktır.
Bu sorunu çok şiddetli biçimde tropik ülkeler yaşıyor. Mesela Amazon havzasında bu asidik topraklardan fazla miktarda var. Bölgede verimli bir ziraat yapılamıyor.Çünkü ekilen araziler birkaç yıl sonra hiçbir şey yetişmesine izin vermeyecek kadar çoraklaşıyor.Bundan dolayı yeni orman bölgeleri kesilerek devam ediliyor. Daha çok orman tahrip ediliyor ve geride oldukça verimsiz ,çorak alanlar kalıyor. Bu tropik Afrikada da büyük bir sorun.
Ancak amazon yerlilerinin binlerce yıldır yaptıkları bir uygulama dikkati çekti. Yerliler odun kömürü parçaları,yemek artıkları(bol balık kemiği) ,çömlek kırıkları içeren çöplerini hep tarlalarına dökmüşler. O topraklar kırmızı renkli amazon toprağının aksine siyah renkli ve aşırı verimli,500 yıldır ekilmeyen bölgelerde bile hala yüksek verim alınıyor ,üstüne üstlük toprak kendini her yıl 1 cm yeniliyor. Bu devrim niteliğinde bir buluştu.
Üzerine çok araştırma yapılan bir konu.Yalnız bulgular bu işlemin aşırı yağış ve aşırı sulama yapılan laterit ya da oksisol gibi fakir,asitli hal almış topraklarda faydalı olduğunu,normal yağışa ya da sulama şartlarına sahip normal topraklarda işe yaramadığını gösterdi
Bizde özellikle doğu karadeniz gibi yerlerde bu tip topraklar çok fazla.Bu konuda bir kamuoyu ilgisizliği var. Unutmayın yanlış sulama(delta bölgelerinde çok) yada aşırı yağışlı iklim sebebiyle ,pek çok kırsal bölgemizde ,çiftçilik kar marjı çok düşük bir iş. Bölgenin kalkındırılması, hem sınai hem de ekolojik açıdan düşünülecektir
Nitekim bizde de bu konuda makale çıkması, beni oldukça umutlandırdı.
BİYOKÖMÜR: ÜRETİMİ ve KULLANIM ALANLARI
http://sujest.selcuk.edu.tr/sumbtd/article/download/468/573
En son izmirli genc tarafından Prş 21 Hzr 2018, 13:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
izmirli genc
5 yıl önce - Prş 21 Hzr 2018, 13:30
Bu arada gelişmiş ülkelerde bu konuların oldukça ciddiye alındığını söylemeliyim.Springer gibi bir yayınevinin bir konuda kitap çıkarması ,o konunun devasa potansiyeline bir işarettir.
(+)
|
 |
izmirli genc
5 yıl önce - Prş 21 Hzr 2018, 13:42
"Bu agaclandirma isleri yapilirken kiraz, Elma, Armut, Tut, Ceviz vb agaclarda degerlendirilmeli.
"
Kesinlikle zekice bir yorum. Meyve ağacı ile dolu ekonomik yeşil kuşaklar . Özellikle ormanlarla kaplı dağların yamaçlarında ,yüksek kaliteli ürün veren bahçeler.
Yazacağım size garip gelebilir ama dünya da bunun örnekleri var. En meşhuru Jared Diamondun "Çöküş" isimli eserinde belirttiği ve bu sayede uluslararası bir ilgi odağı olan Tikopya adası gibi. Modern şartlar olmadan kilometrekareye 1000 gibi bir nüfus yoğunluğuna kavuşmaları ilgi çekti. Kullandıkları yöntemlerin arasında ormana müdahale etmeleri ve meyve ağaçlarını baskın hale getirmeleri de belirtiliyordu.
Hatta batıda Agroforestry isimli bilimsel bir kavram var.
En son izmirli genc tarafından Prş 21 Hzr 2018, 22:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
izmirli genc
5 yıl önce - Prş 21 Hzr 2018, 14:27
Bu arada türkiyenin popüler çevrecilik kültürünün fark etmediği bazı hakikatler var. Orman alanının yüzölçümündeki payı o çevrenin korunduğu anlamına gelmez.İçinde kaçak avcılık yapılan,kontrolsüz ağaç kesilen,şehir çöpünün rastgele döküldüğü ormanlık arazilerin ne kadar sağlıklı olacakları tartışmalıdır.
Bu sorunların ancak ekolojik prensiplere uygun bir kalkınma ile olacağı ve bunun büyük enerji ihtiyacı oluşturacağı açıktır.
Doğu Karadeniz bölgesinde üç enerji bölgesi görüyorum
1-Sinop Nükleer santrali.
2-Giresun-Trabzon-Rize için H2S metan enerji santralleri
3- Çoruh vadisi HES leri
Dikkat ederseniz bir ve üç numaralı projeler etrafında aşırı gürültü koparılıyor.
Bir numaralının daha çok Türkiye de nükleer santral yapılmasını istemeyen bir gruptan kaynaklandığı belli oluyor. Odaklar incelendiği zaman, iş ya Türkiyenin gelişmesine tepki duyan bazı güçlere ya da Cihangir barlarına gidiyor. Yani karşınızda objektif bilimsel ölçülerden ziyade politika,ideoloji,popülerleşme gayretinin girdiği belli oluyor. Bu ekiple argümana girmek bile(ilmi veriden mahrum oldukları ya da çarpıttıkları için) gereksizdir.
Çoruh vadisi işinde de böyle bir yön olduğunu, ayrıca bölge halkının bir kısmına bazı odaklarca korku propagandaları yapılması, yöredeki bazı kripto unsurlar işi biraz daha riskli hale getiriyor. Bu işleri tartışmak benim alanım değil zaten.
Ama eski durumunda sürdürülebilir bir model olmadığı açıktır. Kuraklıktan ve ağaç kesiminden dolayı yukarı havza bir dağ çölüne dönüşmüş. Aşağı havza ise çok yağışlı olduğu için sel,toprak asiditesi gibi durumlardan etkilenmiştir. Sanıldığı gibi tabiat hayatı korunamamakta kaçak avcılık,ağaç kesimi gibi faktörlerle bölge tahrip olmakta. Bölge gelişemediği için kalifiye personel sıkıntısı çekilmektedir.
Barajların çevreyi değiştirdiği doğrudur, ancak barajların uzun vadede karada su tutulumuna bağlı olarak
yağış arttırdıkları da bir gerçektir. Daha sağlıklı yerleşimler planlanması,tabiat çeşitliliğinin arttırılması sürdürülebilir koruma sahaları kurulabilmesi ancak gelişmiş sanayi,istikrarlı ziraat ile olur. Bu da enerji gerektirir. metan ve H2S rezervleri kullanıma girerse bu barajların enerjiden ziyade su havzası olarak değerlendirileceğini düşünüyorum.( Bu sayede kıyı bölgelerin ayrı bir enerji kaynağına kavuşması mümkün olur)
|
 |
izmirli genc
5 yıl önce - Cum 22 Hzr 2018, 01:16
Bölgede kalkınma planının şu anki ayakları realize olmaya başladı.enerji santralleri kurulacak ve bu santrallerin enerji ağına entegrasyonu gerekecek. Enerji ağlarının efektif idaresi için yarıiletken devreler kullanılıyor.(HEMT) Dogrudan akımda çalışan bu devrelerin ısıya dayanıklı olması gerek. Silisyum bazlı HEMT'lerden sonra Galyum Nitrit HEMT ler cazip gelmeye başladı(Galium nitrat HEMT ler 400 C sıcaklığa kadar çalışabiliyorlar,silisyum için yaklaşık sınır 150 C,daha komplike devre yapılarına imkan sağlıyorlar)
Biliyorsunuz AESA radar işiyle de ,önceden gayet tecrübe kazandığı SMART-S Mk2 radarıyla da Galyum nitrit üzerinde tecrübe kazandı. Bu işe de sivil bir ortak yoluyla birileri girmeli.
|
 |
Misafir 2b2
5 yıl önce - Cum 22 Hzr 2018, 17:28
Erik ağacında 10 çeşit meyve yetişti.
Iğdır'da yaşayan bir çiftçi, uyguladığı aşılama tekniği sayesinde tek ağaçta 10 meyve yetiştirmeyi başardı.
Merkeze bağlı Kasımcan köyünde yaşayan çiftçi Seyfettin Kamacı, yurt dışından gelen bir misafirinden öğrendiği aşılama tekniğini bahçesinde bulunan ağaçlara uyguladı. Bahçesindeki erik, üzüm ve dut ağaçlarını aşılayan Kamacı, bu sayede erik ağacından 10, üzüm ve dut ağaçlarından da üçer çeşit meyve elde etti.
ERİKTEN KAYISIYA KADAR BİRÇOK MEYVE VAR
Kamacı, bahçesindeki erik ağacına 2 yıl önce can erik, kara erik, alça, nektarin, Bursa şeftalisi, sarı erik, Japon eriği, ordubad kayısısı, şalak kayısısı ve ak kayısı dalları aşıladı. Ağaçtaki tüm türler bir süre sonra yetişerek meyve verdi.
"GELECEK YIL 20 ÇEŞİT KATARIM"
Aşılamayı apartman şeklinde, üst üste yaptığını anlatan Kamacı, şunları kaydetti: "Şimdiye kadar ilk denediğimde 10 tür yetiştirdim. İstersem 100 çeşit yetiştiririm. Büyük bir ağacı budayıp ne kadar aşı yaparsam hepsi tutuyor. Şimdi adam apartmanda yaşıyor veya bahçesi küçük, bu adam çeşitli meyveler istiyor. Her meyveden bir ağaç dikmek zorunda değil. Kayısı ağacını farz edelim, güzelce budarsın, her birine bir meyve aşısı yaparsın. Şimdi benim ağacımda 10 çeşit meyve var, gelecek yıl buna 20-30 çeşit katarım."
Aslinda yeri bura degil ama park ve yeni yapilanan ormanlik alanlara bu agaclardan bol bol dikmek gerek. Hem hayvanlar icinde cok guzel bir kaynak olur. Aricilik icinde muthis olur. Ekolojik dengeye yardim babinda.
|
 |
Misafir 27f
5 yıl önce - Cmt 23 Hzr 2018, 00:31
Hocam.
Bu orman yapilanmasi, hayvancili aricilik da isin icinde ciftcilik orman koyleri uzerine calismalar yapilmali ne durumdayiz calismalarda bilmiyorum ama. Mesela bolgelere yonelik agaclandirma hatta bolgenin kuraksa iklimi degistirebilecek agaclandirmaya gidilmeli. Ayrica ormanlik alanlara uygun hayvanlar birakilmali ve bolgeler milli parklar ilanda edilebilir. Mesela geyikler orman tabanini temizliyor ve yangin riskini dusuruyor. Mesela bizim insan sevmez ama domuzlar birakilabilirki sanirim devlet bunu yapiyor gibi suan. Cunku orman tabanini boynuzumsu disleriyle kaziyor bitki ve agac tohumlarinin toprakla bulusturuyor hatta topraktaki bortu bocegi temizliyor yani topragi havalandiriyor. Ayni gerekceyle tavsanda birakilabilir. Hatta belcika gibi aricilik uzerinede calismalar yurutulebilir. Adamlar bal arilarinin labor ortamlarinda yetistiriyor. Ormanlarin ve seralarin polenlenmesi icin bizdeki sari siyah halkali arilar yerine daha dayanikli beyaz siyah halka sahibi arilardan uretip dunyaya ihrac ediyor cokta dayanikli arilar ve cabuk cogaliyor.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|