1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Prş 19 Nis 2018, 19:14
İslam Dininde Hasta Ziyareti ve Önemi
Kaza geçirince veya hasta olunca ve birde hastanede yatmanız gerekirse belli bir süre yatarsanız o süre zarfın da sizi arayanlar ve ziyaretinizi gelenler olursa mutlu olursunuz size moral kazandırır, hele çok yakınlarınız dostlarınız da arayıp sormazsa da ziyaretinize de gelmezse üzüntü duyarsınız ve o zaman hasta ziyaretinin ne kadar önemli olduğunu anlarsınız ve keşke zamanın da bende hasta olanların ziyaretlerine gidseydim dersiniz,
Hasta ziyaretinin Dini yönü var ve dinimiz hasta ziyaretine çok önem verir yapılmasını ister ve çok büyük sevapı olduğunu bildirir ve hasta nın hasta yatağında yaptığı dua nın kabul edileceğini bildirir bu konuda bir Hadis,
Peygamberimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor:
مامن مسلم يعودمسلماغدوة إلاصلىعليه سبعون ألف ملك حتىيمسي وإن عاده عشية إلاصلي عليه سبعون ألف ملك حتىيصبح وكان له خريف فىالجنة.
“Bir Müslüman, sabahleyin bir hasta Müslüman’ı ziyaret ederse, akşam olasıya kadar yetmiş bin melek ona rahmet ve mağfiretle dua eder. Akşamüstü ziyaret ederse, sabah olasıya kadar yetmiş bin melek ona dua eder. Ona mahsus olarak cennette derilmiş meyveler vardır.”
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Cum 20 Nis 2018, 19:33
Hasta Ziyaretinin Önemi
Hasta ziyaretüminlerin birbiri üzerinde hakları vardır. Bu haklardan biri de hasta kardeşini ziyarettir. Güzel dinimiz hasta ziyaretine çok önem vermiştir. Önemine göre de sevabı pek çoktur. Hasta ziyaretine giden kişi, buna niyet ettiği anda, ilk adımını atması ile rahmet yağmuruna tutulur. Hastanın yanına vardığında, ilahi rahmet zirveye ulaşır.
Kainatın Efendisi Efendimiz (s.a.v.) hasta ziyaretinin fazileti hakkında şöyle buyurdular, “Kim güzel bir şekilde abdest alır, sevap düşüncesiyle hasta olan mümin kardeşini ziyarette bulunursa, cehennemden yetmiş yıllık yürüme mesafesi uzaklaştırılır.”
Hastaları ziyaret etmek Peygamberimizin sünnetidir. Peygamberimiz (s.a.v.) kendisi hastaları ziyaret eder (Buhârî, Cenâiz, 2, 80, Merdâ, 11), ashabına da hastaları ziyaret etmelerini emrederdi. (Buhârî, Cenaiz, 2) inde mümin, gayr-i müslim ayırt etmezdi. (Ahmed, III, 175) “Kim bir hastanın hâl ve hatırını sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyaret ederse, ona bir melek şöyle seslenir: Sana ne mutlu! Güzel bir yolculuk yaptın. Kendine cennette barınak hazırladın!” (Tirmizî, Birr, 64) sözleriye hasta ziyaretini teşvik ederdi. Çünkü hastayı ziyaret etmek Müslümanın Müslümana karşı bir hakkıdır. (Müslim, Selâm, 5)
İnsanî görevlerden biri olan hasta ziyaretinin hem hasta hem de ziyaret eden açısından büyük yararları vardır. Hasta ziyareti ile Müslümana karşı bir görev yerine getirilmiş, hastaya moral verlmiş, hastanın gönlü alınmış, acıları paylaşılmış ve hafifletilmiş, hasta yalnızlık ve kimsesizlik duygusundan kurtarılmış, ona yaşama sevinci verilmiş, sosyal ilişkiler ve dostluklar geliştirilmiş ve sevap kazanılmış olur. (Tirmizî, Edep, 45; Nesâî, Cenâiz, 53) Bu tür kazanımlarla ilgili olarak Peygamberimizin çok güzel sözleri ve müjdeleri vardır. Konunun önemini dile getirme bakımından şu hadisleri zikredebiliriz.
Peygamberimiz (s.a.v.) şu hadisinde hasta ziyareti yapan kimsenin cennet meyvesi yemiş gibi olacağını bildirmiştir: “Kim bir hastayı ziyaret ederse ziyaret süresince “cennet hurfesi” içindedir. “Ey Allah’ın Elçisi! “Cennet hurfesi” nedir, denildi. Hz. Peygamber; “Cennet hurfesi, cennet yemişleridir” cevabını verdi. (Müslim, Birr, 42)
Hasta ziyareti yapanlara melekler dua ederler. Hz. Ali (r.a.), Rasûlüllah (s.a.v.)’ı şöyle buyururken işittim demiştir: “Bir Müslüman, hasta olan bir Müslüman kardeşini sabahleyin ziyarete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar ona rahmet diler. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek onun için sabaha kadar istiğfar eder ve o kişi için cennette toplanmış meyveler vardır.” (Tirmizî, Cenâiz, 2)
Hasta ziyaret eden Müslüman, mümin kardeşinin derdi ile dertlenmiş ve onun acısını paylaşmış olur. Acılar, dertler ve sıkıntılar paylaşıldıkça azalır. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuda müminleri şöyle nitelemiştir: “Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat etmede müminlerin bir vücut gibi olduklarını görürsün. Vücudun herhangi bir organı rahatsız olursa, diğer azalar da ona uykusuzluk ve ateş ile iştirak ederler. (Buhârî, Edeb, 27)
Hasta ziyareti, Müslümanı Allah rızasına ulaştıracak ahlâkî davranışlardan biridir. Bu sebeple hasta ziyareti, vazgeçilmez bir görevdir.
Kaynak: İnternetten Alıntıdır.
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Cmt 21 Nis 2018, 22:08
Hasta Ziyaretine Gitmenin Fazileti.
Sual: Hastayı Ziyaret Farz mıdır?
CEVAP
Hasta ziyareti sünnettir. Hastanın bakacak kimsesi yoksa vacib-i kifaye olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Müslümanın, Müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selamını almak, hastalanınca ziyaret etmek, cenazesine gitmek, davetine icabet etmek, aksırıp da elhamdülillah dediği zaman, yerhamükallah demektir.) [Müslim]
(Biriyle arkadaş olunca, kimliğini öğren! Hasta olursa ziyaretine, ölürse cenazesine gidersin.) [Beyheki]
(Hasta ziyareti için bir mil, iki kişinin arasını düzeltmek için iki mil, Allah için dost edindiğin birini ziyaret için üç mil uzakta da olsa git!) [İbni Ebi-d-dünya]
(Allahü teâlâ birine, (Ben hastalandım, beni ziyarete gelmedin) buyurur. O kimse, (Ya Rabbi, seni nasıl ziyaret edeceğimi bilmiyorum) deyince de, (Falanca Müslüman hastalandığında, ziyaret etseydin, beni bulurdun) buyurur.) [Müslim]
(Bir hastayı ziyaret edenin kefili Allah olur.) [Hâkim]
(Şunlar komşu haklarındandır: Hastalanırsa ziyaret etmek, ölünce cenazesine gitmek, borç isterse vermen, fakir düşerse her yerde söylememek, güzel bir şeye kavuşursa tebrik etmek, başına bir musibet gelirse teselli etmek, evini onun evinden yüksek yapmamak, komşuya da verilmezse yapılan yemeğin kokusunu ona duyurmamak.) [Cami-üs-sagir]
(Hasta ziyaretinin mükemmel olması, elini hastanın yüzünün veya elinin üzerine koyması ve halini sormasıyladır. Aranızdaki selamlaşmanın mükemmel olması da müsafeha etmekledir.) [İ. Mace, İ. Ahmed]
(Hastaları ziyaret ediniz. Dua etmelerini isteyiniz. Şüphesiz hastaların duası makbul, günahları da affedilmiştir.) [Deylemi]
(Hastaları ziyaret etmenin, cenazeleri uğurlamaktan daha büyük sevabı vardır.) [Deylemi]
(Kim bir hastayı ziyaret ederse, dönünceye kadar Cennet bahçesi içerisindedir.) [Müslim, Tirmizi, İ. Ahmed]
(Sünnet uygun abdest alıp, hasta olan Müslüman kardeşini, Allah rızası için ziyaret eden yetmiş yıllık yol mesafesi olan Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Davud]
(Hastaları da ziyaret edin.) [Buhari]
(Hasta ziyareti güzel iştir.) [Taberani]
(Hasta bir Müslümanı sabah ziyaret edene, akşama kadar; akşam ziyaret edene ise sabaha kadar yetmiş bin melek dua ve istigfar eder. Cennette de kendisine bir bahçe verilir.) [Tirmizi]
(Hastayı ziyaret edene, 70 bin melek, ertesi gün aynı vakte kadar istigfar eder.) [Şirazî]
(Hasta ziyaretine giden kimse, Allahü teâlânın rahmetine girer, onun yanında oturunca da bu rahmete gömülmüş olur.) [Beyheki, İ Ahmed]
(Sırf Allah rızası için, arkadaşını veya bir hastayı ziyaret eden için, Allahü teâlâ buyurur ki: Ne güzel ettin. Cennette kendine bir köşk hazırlamış oldun.) [Buhari]
(Bir hastayı ziyaret edip, yanında bir miktar oturan Müslümana, bir an günah işlenmemiş bir yıllık amel sevabı verilir.) [Ebu Nuaym]
(Hastayı ziyaret üç günden sonradır. Ziyareti de seyrek yapın! Dalgınsa ziyaret gerekmez.) [Deylemi]
(Hastayı ziyaret eden kimse, müsafeha etsin ve elini hastanın alnına koyup, halini sorsun ve onun için şifa ve uzun ömür dilesin, ondan dua da istesin. Çünkü hastanın duası meleklerin duası gibidir.) [Beyheki]
(Bir günde şu beş şeyi yapan Cennet ehli olur: Hastayı ziyaret eden, cenazeye giden, Cuma günü oruçlu olan, Cumaya giden ve sadaka veren [Ebu Ya’la] [Cuma günü oruç tutmak isteyen, perşembe ile veya cumartesi ile beraber tutmalıdır!]
Peygamber efendimiz, ziyaretçiye çok sevap verildiğini bildirince, oradakiler, hastaya da sevap olup olmadığını sordular. (Hastaya kat kat daha çok sevap verilir) buyurdu. (Taberani)
Biri hastalanınca hemen ziyarete gidilmez. Sık sık gitmek de doğru değildir. En fazla iki günde bir gidilebilir.
Ziyarete yeni elbise ile değil, her gün giyindiği elbise ile gitmelidir! Hastanın başucunda değil, ayakucunda oturmayı tercih etmelidir!
Hastanın yüzüne bakmayıp, sağa sola bakmak veya önüne bakmak uygun olmadığı gibi, devamlı olarak hastanın yüzüne bakmak da uygun değildir.
Hastanın yanında asık suratla durmamalıdır! Güzel şeylerden bahsetmeli, iyileşmesi için dua etmelidir!
Peygamber efendimiz, bir hastayı ziyaret edince, (Bir şeyin yok, inşaallah bu rahatsızlığın, günahlarını temizler) buyururdu. (Buhari)
Ziyarette hastanın yanında çok oturmak, uygun değildir. Peygamber efendimiz, (Hasta ziyaretini kısa tutmak sevabdır) buyurdu. (Bezzar)
Hasta da, halinden şikâyet etmemeli! Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sadakayı gizli veren, musibetini gizleyen, halini Allah’a arz eden için, Allahü teâlâ buyurur ki: Kulum verdiğim belaya sabretti. Ziyaretçilere beni şikâyet etmedi. Ben de onun vücudunu daha sıhhatli kılarım. Günahsız olarak iyileşir. Ölürse rahmetime kavuşur.) [Taberani]
Hasta hâlinden şikâyet etmediği gibi, “Beni ziyarete gelmiyorlar” diye de şikâyet etmemeli! Kendisini ziyarete gelmeyenin bir mazeretinin olabileceğini düşünmeli, ona suizan etmemeli, küsmemeli!
Kaynak:Dinimiz islam.
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Pzr 22 Nis 2018, 22:25
DİNİMİZDE HASTA ZİYARETİ
İslam, hayatın her yönüyle ilgilenmiş insanlara, en doğru ve mükemmel yolu göstermiştir. Hayatı güzelleştirip, yaşanacak hale getirmek için, sosyal ilişkilere büyük bir önem vermiştir. Zira islam: Birlik ve dirlik içinde yaşamayı, karşılıklı sevgi ve saygı ile yardımlaşmayı, bedeni ve ilmi çalışmayı, özde, sözde ve işde, en güzele ulaşmayı, iyiye ve doğruya çağırmayı, kendimiz için istediklerimizi, başkaları için de arzulamayı ve toplum hizmetinde iyi ve güzel şeyler yapmak için yarışmayı, daima ön plana çıkarmıştır. Çünkü onun hedefi insanlar için sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir hayattır.
Bunun içindir ki islam, toplumu oluşturan bireylere birtakım görevler yüklemiştir. Bunların bir kısmını şöylece sıralayabiliriz: Müslümanların dertleriyle ilgilenmek, muhtaçlara ve düşkünlere yardım etmek, davet edenlerin davetine icabet etmek, cenazelere katılıp dini görevleri yerine getirmek ve hastaları ziyaret etmek.
Hastaları ziyaret etmek, insanların birbirlerine karşı görevlerinden biridir. Yüce Peygamberimiz (s.a.v.) mü'minlerin; hastaları ziyaret etmelerini teşvik etmiş, ziyareti kesenleri uyarmış ve bunu hoş görmemiştir. Ziyaretlerle ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
"Hastaları ziyaret ediniz, cenazeleri kabirlere kadar ugurlayınız (bu) size Ahireti hatırlatır." "Kim bir hastayı ziyaret ederse, Allah'ın rahmetine dalmış olur."
Görülüyor ki sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hasta ziyaretlerine büyük önem vermiştir. O, ashabını ev ev ziyaret etmiş, hal-hatırlarını sorarak, kendilerini memnun etmiştir. Hastalar arasında bir ayrım yapmamış, Müslüman olup olmadıklarına bakmadan herkesi ziyaret etmiştir.
Hastalık da sağlık da bizim içindir, insanın, her günü bir değildir. Bazen sağlıklı bazen de hasta olur. Ağrılar sızılar içinde kalır. Gezip gören koşup eğlenen insanlar, yatağa bağlanınca, bu hal onlara çok ağır gelir. Bu nedenle, her gün görüp konuştuğu insanları özler, gelmelerini, kendisini ziyaret etmelerini bekler. Ziyaret, hastalara moral verir, gönüllerini ferah eder. İyileşme gücünü artırır. Bu sebeple, hasta ziyareti mutlaka yapılmalıdır. Hasta ziyaretleri ister evlerde olsun, ister hastanelerde olsun kısa tutulmalı, hastalar sıkıntıya sokulmamalıdır. Onlara üzüntü verecek ulu orta konuşmalar yapılmamalıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.), hasta ziyaretinin kısa olmasını tavsiye etmiştir. Hastanın yanına varınca; "Allah şifa versin", "Sizi iyi gördüm", "İyiye gidiyorsunuz" şeklinde güzel sözler söylenmelidir. Unutulmamalıdır ki, ayeti kerime de buyurulduğu gibi: "Şifayı veren Allah'tır."
Hastaya dua edilmeli, onun da duası istenmelidir. Peygamberimiz (s a.v,):
"Bir hastayı ziyaret ettiğin zaman onun duasını iste. Çünkü onun duası meleklerin duası gibidir." buyurmuştur.
Ziyaretler güzeldir, iyidir, hasta ziyaretleri daha da güzeldir. Çünkü ziyaretler, hastalara moral verir, sevgi ve dostluğu pekiştirir. Allah'ın rızasına vesile olur. İnsana sevap kazandırır. Bu sebeple hastaları unutmayalım, onları garip bırakmayalım. Mutlaka ziyaret edelim. İhtiyaçları varsa yardım edelim. Bu, insani ve İslami bir görevdir.
Kaynak:İnternetten Alıntıdır.
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Sal 24 Nis 2018, 09:58
PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) VE HASTA ZİYARETİ
Hasta bir mü'mini ziyaret etmek, Peygamberimizin (s.a.s) sünnetidir. O, hastaları ziyaret eder, mü'minlere de hasta ziyaretini tavsiye ederdi (Buhârî, Cenâiz, 2; Müslim, Libâs,114). Hasta bir mü'mini ziyaret eden kişi hem hastaya moral vermiş olur, hem de kendisi sevap kazanır (Tirmizî, Edep, 45; Nesâî, Cenâiz, 53).
İnsan, hasta olmadıkça sağlığının kıymetini bilemez. Hastalıklar imtihandır. Kaza ve kadere inanan bir mü'min için hastalıklara karşı tevekkül göstermek ve istircâ etmek (Allah'a teslimiyet) gerekir. Allah'ın her hastalığın şifasını yarattığı unutulmamalıdır (Buhârî, VII,158). "Rasûlullah, karın ağrısından şikayet eden bir hastaya "bal içmesini" tavsiye etmişti" (Buhâri, VII, 159). Bu, bir "tedavi" öğütüydü.
Peygamberimiz (s.a.s) hastaların ziyaret edilmesini, cenazelerin takip edilmesini, zira bunların "ahireti" hatırlatacağını söylemiştir (Buhârî, Cihâd 171; Atime, I). Hastaları ziyaret ettiğinde elini hastanın alnına kor, hastanın elini kendi eli içine alır, şefkatle hatırını sorar: "Geçmiş olsun, inşallah hastalığın günahlarını temizler. "buyurur (Buhârî, Tevhid 31) ve hasta için dua ederdi. Kıyamet günü Allah Teâlâ'nın, " Falan kulum hastalandı da sen onu ziyaret etmedin, etseydin beni onun yanında bulacaktın" diyeceğini bir kudsî hadisinde bize bildiren Rasûlullah (Müslim, Birr, 43), Hz. Âişe'nin nakline göre ailesinden hasta olan birine şöyle dua ederdi: "Ey insanların Rabbi olan Allah'ım! Bu ızdırabı gider. Şifayı veren sensin, senden başka kimse şifa veremez" (Tirmizî, Cenâiz, 4; Ebû Dâvud, Tıb, 17). Yine o şöyle buyurmuştur: "Vücudunun ağrıyan yerine elini koy ve üç defa Bismillah dedikten sonra yedi kere şöyle de; " Hissettiğim hastalığın zararından ve tehlikesinden Allah'ın yüceliğine ve kudretine sığınırım" (Tirmizî Tıb, 32; Hanbel, I, 239).
Eğer hasta, ölüm hastası ümitsizse, ona kelime-i tevhîd telkin edilir (Buhârî, İsti'zân, 29). Hasta yanında daima hayır konuşulur. Ban rivayetlere göre Yasin ve Ra'd suresi okunur.
Rasûlullah (s.a.s), mü'min, gayr-i müslim ayırdetmeden hasta olan bütün insanları ziyaret etmiştir (Ahmed b. Hanbel, III, 175). Hasta ziyareti gerçek müslüman için bir görevdir. Çünkü Rasûlullah, mü'mileri bir vücudun organları gibi birbirine bağlı görmüş, "Sevilmede, merhamet ve şefkatte mü'minleri bir vücut gibi görürsün. O vücudun herhangi bir azası rahatsız olursa diğer azalar da onunla beraber ızdırap duyarlar" (Buhârî, VIII, 12) buyurmuştur.
Rasûlullah, müslümanın müslüman üzerindeki beş hakkından söz ederek şöyle buyurmuştur: "Onunla karşılaştığında selâm ver, seni davet ederse icabet et, senden nasihat isterse nasihat et, aksırır da Allah'a hamdederse ona yerhamükallah' de, hastalandığında ziyaret et, öldüğünde cenazesini takip et"(Tirmizî, Edeb,1; Nesâî, Cenâiz, 52; İbn Mace, Cenâiz, I).
En güzel ahlâkı yaygınlaştıran Allah'ın Rasûlü Hz. Muhammed (s.a.s) en insanî duygularla donatılmış bir yardımlaşma ve kardeşlik ortamı oluşturmuştur. Hasta ziyareti, insanî duygulardan biridir. Çünkü hasta, kendini yalnız hissetmez, ölüm karşısında kendini biçare görerek bedbaht ve ümitsizliğe düşmez, acıları hafifler. Yahudi bile olsa, Rasûlullah'ın yaptığı gibi hasta ise ziyaretine gidilir. Enes b. Malik'ten rivayet edilen hadiste şöyle denilmektedir:
Rasûlullah (s.a.s)'e hizmet eden bir köle vardı. Bir gün bu köle hastalandı. Hz. Peygamber (s.a.s) onu ziyaret için geldi ve başucuna oturdu. Ona: " Müslüman ol" dedi. Köle yanında, olan babasına baktı. Babası: "Ebu'l Kasım'a itaat et" dedi. Köle de müslüman oldu. Nebi (s.a.s) dışarı çıkarken şöyle buyurdu: "Onu ateşten kurtaran Allah'a hamdolsun" (Buhârî).
Mü'min kullar hastalıklarından dolayı ziyaretçilerine şikayet etmezlerse, Allah onu azad eder, hastalıktan önceki etine karşılık daha iyi et, kanına karşılık daha iyi kan verir, sonra sıhhat bulur ve yeniden işe başlar. Hastalık halinde ne hasta, ne de ziyaretçiler sabırsızlık göstermemelidirler. Kahırlanmak, feryat ve figan ederek ağlanıp sızlanmak hatta ölümü istemek iyi değildir. Rasûlullah şöyle buyurmuştur: "Kendisine isabet eden bir zarardan dolayı sizden biriniz ölümü istemesin. Eğer mutlaka istiyorsa şöyle desin: Allah'ım. Benim için hayat hayırlı ise bana hayat ver, ölüm hayırlı ise beni öldür" (Buhârî, VII, 157). Hasta olan birine sen hastasın yani şu hastalığın var denildiğinde hastanın "ben hastayım" demesi gerekir. Çünkü bu durumda sadaka ve hastalıkların gizlenmesi (sünneti)ne aykırı gelinmiş olmaz. İbn Mesud, bir gün Hz. Peygamber'in yanına gitmiş ve onu sıtmadan titrerken bulmuştu. Elini dokundurmuş ve ateşini yükseldiğini görmüştü. Rasûlullah da " Evet sizden iki kişinin ateşi kadar" demişti. Yani doğru davranış, ne hastalığı gizlemek, ne de onu abartmaktır (Hâkim, I, 339; Buhârî-Müslim). Erkeğin, kadın hastayı usulüne uyarak ziyaret etmesinde sakınca yoktur (Ebû Dâvûd, II, 85). Hatta mü'min, fasık müslümanı da ziyaret etmelidir. Çünkü fasık da olsa müslümandır. Ziyaretçinin bütün amacı hastayı yalnız olmadığına inandırmak, onu ümitlendirmek, moral ve yaşama sevinci vermektir. Hastaların psikolojik hali ölüm düşüncesine meyillidir. Bu durumda hastaya Allah'ın buyruklarından hiçbir nefsin zamanı gelmeden ölmeyeceği, her ömür için kararlaştırılmış bir zamanın bulunduğunu ve bu zaman gelince hiçbir gücün onu öne alamayacağı gibi geciktiremeyeceği de söylenmelidir (Sebe, 34/30; el-A'râf, 7/34; Hud, 11/3). Hastaya, canı çeken şeylerden hediye götürmek adaptandır. Zaten hastalıkta insanın canı çekip alamadığı, yiyemediği şeyler vardır (İbn Mâce, Cenâiz, 1).
' Yine, hasta zaman zaman yakınlarından sorulmalıdır. Bir ziyaretten sonra hastayla ilgiyi kesmek, sünnetten kaçınmak gibidir (Buhâr"ı, İstizan, 29).
Rasûlullah bir müslüman hastayı ziyaret etmiş, ona şöyle dua etmeyi öğretmiştir. "Allahümme atina fıddünya haseneten ve fıl ahireti haseneten ve kına azabennar. Allah'ım. Bize dünyada türlü türlü iyilik ver, ahirette de sayıya hesaba gelmez iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru" (el-Bakara, 2/201; Tirmizî, Daavât, 112).
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Prş 26 Nis 2018, 10:44
Sual: Hasta ziyaretine giderken çiçek götürmek hristiyan âdeti midir?
CEVAP
Mubah işlerde gayrı müslimlerin âdetine uymak günah olmaz. (Hadika) Ziyarete giderken çiçek götürmek günah değildir. Hadis-i şeriflerde, (Kime güzel kokulu çiçek ikram edilirse reddetmesin, onu alıp koklasın) ve (Kırmızı gülü koklayıp da bana salevat getirmeyen, bana eziyet etmiş olur) buyuruldu. (Şir'a)
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Cum 27 Nis 2018, 16:31
Hastaları Ziyareti Hakkında Bazı Hadisler
1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Herhangi bir kişi, akşamüstü bir hastayı ziyaret ederse kendisiyle beraber yetmiş bin melek çıkar ve sabahlayıncaya kadar onun için istiğfar ederler. Her kim, sabahleyin hasta ziyaretine giderse kendisiyle beraber yetmiş bin melek çıkar ve akşam oluncaya kadar onun için istiğfar ederler.”[1244]
2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Hastaları ziyaret ediniz ve onlardan size dua etmelerini isteyiniz. Çünkü hastanın duası mücenaze,taziye,stecaptir ve günahı affedilmiştir.”[1245]
3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Hastayı ziyaret ediniz ve cenazenin ardından gidin size ahireti hatırlatır.”[1246]
4- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Hastayı ziyaret ve cenazeleri teşyi ediniz. Hasta ziyareti gü aşırı veya dört günde birdir. Ancak komada ise ziyaret edilmez. Taziye (baş sağlığı dileme) bir defadır.”[1247]
5- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Hastayı ziyaretin sevabı, cenazeyi teşyi etmekten daha büyüktür.”[1248]
Hasta ziyareti yaparsak hem karşı tarafı sevindirmiş oluruz, hem sevap kazanırız, hem de sağlığımızın kıymetini anlarız ve Rabbimize şükrederiz.
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Cmt 28 Nis 2018, 18:37
Hasta Ziyaretinin Önemi Büyüktür!
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hastaların ziyaret edilmesini ve cenazelerin ardından gidilmesini tavsiye etmiş ve bunların ahireti hatırlatacağını beyan etmiştir
Hastalık, insana acizliğini hatırlatan ve kendini Allah’a yakın hissettiren durumlardan biridir. İnsan hastalandığı zaman sağlıklı olmanın Allah’ın bir lütfu ve nimeti olduğu farkeder, dünyanın geçiciliğini, ölümü ve ahireti daha çok düşünür. Hastalık döneminde sabır göstermenin önemine Kur’an-ı Kerim’de dikkat çekilmiştir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Müslüman’ın başına gelen sıkıntı, hastalık, keder ve eziyet hatta ayağına batan bir diken bile olsa mutlaka Allah, bunları onun günahlarına keffaret kılar.” (Buhârî, “Merdâ”, 1); “Mü’min hastalandığı veya yolculuk yaptığı sırada tıpkı sağlıklı ve mukim iken yaptığı ibadetlerin sevabını alır.” (Buhârî, “Cihad”, 134)
İnsanın sağlığını koruması gerekli olduğu gibi hastalandığı takdirde şifayı Allah’tan umarak tedavi yollarına başvurması da önemli görevleri arasındadır. Allah Resulü hastalıklardan tedavi olmayı emretmesinin yanında kendisi de dönemin şart ve imkânları dahilinde tedavi olmuştur.
Müminler için örnek
Hastalık halinde sabır ve şükürle donatılarak yapılan duaların önemi büyüktür. Bu konuda Hz. Eyyûb’un “Ey Rabbim, dert beni buldu; ama Sen merhametlilerin en merhametlisisin” şeklindeki yakarışı (el-Enbiyâ, 83) ile Hz. İbrahim’in “ Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur. Beni vefat ettirecek, daha sonra diriltecek olan da O’dur” (eş-Şuarâ 80-81) şeklindeki duaları müminler için güzel birer örnektir. Hasta kimselerin bakımlarıyla ilgilenenlerin yerine getirdikleri zor ve zahmetli hizmet de çok değerlidir. Özellikle bakımıyla ilgilenilen hasta anne ya da baba ise bu hizmet ahireti kazanma konusunda önemli bir fırsattır.
Hastanın hatırını sormak, gönlünü almak, ona moral vermek ve imkan ölçüsünde ihtiyacını karşılamak açısından hasta ziyaretinin önemi büyüktür. Ziyaret sırasında hasta, kendini yalnız hissetmez, ölüm karşısında kendini çaresiz görerek ümitsizliğe düşmez, acıları hafifler. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hastaların ziyaret edilmesini ve cenazelerin ardından gidilmesini tavsiye etmiş ve bunların ahireti hatırlatacağını beyan etmiştir (Buhârî, “Cihâd”, 171).
Sağ eliyle sıvazlar
Hasta ziyareti Allah Resûlü’nün hayatı boyunca özenle yerine getirdiği davranışlardan birisidir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ister müslüman ister se gayr-i müslim olsun sık sık hasta ziyaretlerinde bulunmuştur. Resul-i Ekrem hastaları ziyaret ettiğinde sağ eliyle hastanın alnını sıvazlar, hastanın elini kendi elinin içine alır, şefkatle hatırını sorar: “Geçmiş olsun, inşallah hastalığın günahlarını temizler” buyurur ve “Ey insanların Rabbi! Bu hastalığı gider, şifa ver; Sen şifa verensin. Senin şifandan başka bir şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın.” şeklinde dua ederdi (Buhârî, “Merdâ”, 20).
Hasta ziyareti hastayı rahatsız edecek ölçüde çok sık yapılmamalı, hastanın yanında çok uzun oturulmamalı, onun moralini bozacak sözler yerine hastayı ferahlatacak, yaşama ümidi verecek sözler söylenmelidir.
“Onları rahatlatın”
Nitekim Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Bir hastanın yanına girince, sağlık ve uzun ömür temennisiyle onu rahatlatın. Zira böyle yapmak onun gönlünü hoş eder.” (Tirmizî, “Tıb”, 35).
Ölüm döşeğindeki ağır hasta bir güçlük yoksa kıbleye doğru ve sağ yanı üzerine çevrilir. Kendisine kelime-i tevhit telkin edilir. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.), “Kimin son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ olursa, o kişi cennete girer” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, “Cenâiz”, 16) Hasta için dua edilir, af ve mağfiret dilenir.
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Pts 30 Nis 2018, 19:21
Ayet ve Hadislerle Hastaya Bakmanın Sevabı
"... Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur."(Mâide Sûresi, 5/32) mealindeki ayet, bir insanı yaşatmaya vesile olmanın, bütün insanları yaşatmak gibi kıymetli ve değerli bir görev olduğunu bildirmektedir. Elbette bu hayata hizmet edenlerin de ona göre sevabı olacaktır.
Evet, hastalara bakmanın müminler için büyük sevabı vardır. Hatta hastaların keyfini sormak, fakat hastayı sıkmamak şartıyla ziyaret etmek, sünnet olduğu gibi, günahlara da kefaret olur, onları siler. (bk. Riyazü's salihin, s.368-370, no: 895-902)
Ayrıca hastaların duasını almak da son derece önemlidir. Çünkü “Hastaların duasını alınız; onların duası makbuldür.” anlamında hadisler vardır. (İbni Mace, Cenâiz 1;Müsnedü'l-Firdevs, 1/1280; Feyzü'l Kadir, 1/341)
Hasta, akrabadan olursa, özellikle de soruda geçtiği gibi eşiyse veya annesi babasıysa, onlara hizmet önemli bir ibadet olur. Hatta sadece ahiret açısından değil, dünya nimetleri açısından da büyük faydaları vardır.
Nitekim Hz. Osman, eşi ve Rasûlullah´ın (asm) kızı Rukiyye´nin hasta bakıcılığını yaptığı için Bedir savaşına katılamadığında Peygamberimiz (s.a.v.)ona: “Senin için, Bedir’e katılan bir kişinin aldığı ecir ve pay vardır.” demiştir. (bk. Buhârî, Fezâilu’s-sahâbe 7; Müsned, 2/101; Tirmizî, Menâkıb 19)
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Cmt 05 May 2018, 19:29
Kulağı Duymayanın Hasta Ziyareti!
Kulağı duymayan, fakat hasta arkadaşını yorarım korkusu ile ziyaretine gidemeyen yaşlı adam sonunda şöyle düşünür; arkadaşımı ziyarete gitmesem çok ayıp olur. varınca fazla oturmam çok da konuşmazsam sanırım arkadaşımı da rahatsız etmiş olmam.hemde ne konuşacağızkii, ben ona nasılsın derim-oda bana mutlaka iyiyim diyecektir.ben ona,ne yiyip ,ne içiyorsun derim oda yediklerini sayar, bende aman oh oh o yiyecekler çok iyi der moral veririm.sonra hangi doktor geliyor derim oda bir isim verir o zaman da o doktor mutlaka iyi edecektir çok hastayı kurtardı derim. İlaçların nelerdir derim, oda mutlaka ilaç isimleri söyleyecektir onu yormamak, duymam için arkadaşımın bağırmasına lüzum kalmadan ziyaret etmiş olurum.der ve gönül huzuruyla arkadaşına gider.kapıdan girer girmez düşündüğünü uygulamaya başlar
-Selemınaleyküm arakadaşım
hasta adamsa-Allah canın ı alsada gelemez olsaydın şimdi ben sana halimi nasıl anlatırım, sana duyura bilmek için ne kadar bağırırım Allah bilir diye aklından geçer.
Ziyaretci adam konuşmasına kafasındaki gibi devam eder
–Nasılsın dostum der
-Nasolacak sürünüyom
-Aman iyi bâri, buna çok sevidim diyince hastanın asâbı bozularak her soruya ters cevaplar verir.
-Doktorlardan kim geliyor
-Azrail geliyor
-O çok güzel, onun için tecrubeli derler, çok insanı kurtarmış inşallah senide kurtarır.
-Eee ilaçlardan neler içiyorsun
-Nolacak zehir içiyorum
-Oh oh, o ilaçların da çok iyi olduğunu söylerler, inşallah yakında şifayı bulursun. Artık gelemem seninle câmide görüşürüz der ve izin ister. Hasta adam çılgına döner gelmez olda ölün gelsin.senin gibi dost olmaz olsun birde utanamdan câmide görüşürüz diye aklınca cenazemi kasdediyor diyerek adamın arkasından demediğini koymaz,hatta küser.günler sonra iyileşen adam arkadaşının yaptıklarını başka bir arkadışına anlatarak ona darıldığını söyler o arakadaşıda gidip duymayan adama olayı anlatır adam çok üzülür ve gelir arkadaşından özür dilerken ben ne bileyim senin öyle cevaplar vereceğini der ve kırgınlığa son verirler.
alıntı.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|