1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Cmt 21 Nis 2018, 18:36
İYİLİK VE KÖTÜLÜK ETMEK
By ibrahim cucuk. Genel, Haftalık Yazılar, İslam ve Yöneticilik.
İyilikle kötülük bir değildir. İyiliğin yaptığını kötülük yapamaz. İyilik, Allah için yapılmalı, insanlardan bir karşılık beklenmemeli, sadece ecri Allah’tan istenmelidir.
İyiler iyilik eder, kötüler kötülük eder. Yani herkes kendisine yakışanı yapar. İyilik eden, hem dünyada hem âhirette; hem Hak’tan hem halktan iyilik görür.
İyilik yapana, Allah Teâlâ, iyiliğin yerine, yenisini daha dünyada iken vermektedir. Âhirette vereceği de ayrıdır. İşte bundan dolayı iyilik yapmada mü’minler yardımlaşmalı ve hatta yarışmalıdırlar.
İyilik yapmayı Allah emretmektedir. İyilik yapanlar, kurtulanlardır. Kurtulmak isteyen, iyilik etmelidir. Önce kişi, hak yolun önde olan zatları izleyerek ve hak yolun gereğince davranmak suretiyle kendisine iyilik etmeli, sonra da önce layık olana sonra da herkese; özellikle sorumlu olduğu kimselere karşı iyilik etmelidir.
İyilik yapana, melekler dua ederler. Mü’min, iyiliğin temelini yok eden ve tamamen zayi eden, küfür ve şirkten sakınmak; iyiliklerin kemalini ve sevabını gideren, riya, başa kakmak ve hased gibi bu kötü anlayış ve davranışlardan son derece sakınması gerekir.
İnsanlara yapılan iyilik, genel olarak canı, aklı, dini, nesli ve malı korumak konusunda olmalı ve bu esasları korumada ciddi olmalı, gayret etmeli ve hatta savaş vermeli; insanlığın bu beş kıymetine kötülük edilmemelidir. Önce hayat hakkı korunmalı, akıl korunmalı da akla zarar verenlerden uzak durulmalıdır. Sonra hayatı garanti eden, aklı yanlış anlayıştan koruyan dini korumalıdır ki hem hayat devam edebilsin hem de akıl yanlış ve batıl yola yönelmesin. Batıl dinlerin de bulunmasına müsaade eder ki hak dinin hak olduğu kıyas edilince anlaşılsın. Can, akıl ve din korunarak insanlığa iyilik edilince nesil ve mal da korunmuş olur.
İslâm dini, canı, öldüreni öldürmekle korumuş ve böylece ölümü öldürmüş; aklı, zarar veren içecek ve yiyeceklerden yasaklayarak korumuş; dinin anlaşılmasını ve yaşanılmasını sağlayarak korumuş; zinayı yasaklayarak, zina edeni cezalandırarak nesli korumuş ve böylece zinayı öldürmüş; hırsızlık edenin elini keserek malı korumuştur.
|
 |
Misafir f0c
5 yıl önce - Cmt 21 Nis 2018, 18:48
osman yörükoülu çok güzel tarif etmişsin. ama bir yerde farklı düşünüyorum eğer yağtığım iyiliğe karşı kötülük yapıyorsa g.. tekidir yol veririm. yol vermemden anlamasını ümit ederim. ikinci kez kötülüğe yeltenirse o zaman karşılğım farklı olur. ama ben iyilik yapmamışım adam ilk kez kötülük yapıyorsa ona iyilikle karşılık vermek mantıklı. bence de öyle yapmak lazım
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Pts 23 Nis 2018, 19:40
Cismî ve Rûhî Kötülük Etmek!
Cisme kötülük, en kıymetli varlık olan insanı fıtratından uzaklaştıracak, fıtratına zarar verecek kullanım ve zararlı yiyecek ve içecekleri insan cismine vermektir. İnsan için haram olan bütün yiyecek ve içecekler, kullanılınca insana vermek kötülük etmektir.
İnsan, helal bile olsa insan fıtratına uygun olan sünnete göre yaşamayı terk edince zarar görür. Meselâ insan, midesini daima helalinden bile doldursa şişmanlık olur. Şişmanlık hastalıkların kaynağıdır. İşte bu hususta olduğu gibi diğer konularda da en üstün fıtrat olan sünnete göre yaşama terk edilince fıtrat bozulmaktadır. Kişi böylece kendisine kötülük etmektedir.
Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle demiştir:
“Bu ümmetin Peygamberinden sonra başına gelen belanın ilki doymaktır. Mide daima doyunca beden semizleşir, kalp za’fa uğrar, şehvet de kalbi za’fa uğrayan kişiyi alt eder.”
İslâm’a göre bütün mü’minler, birbirilerinden yana da sorumludurlar. Çünkü mü’minler, birbirlerinin dostudurlar. Dostluğun gereği, birbirlerine emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker yapmalarıdır.
Bu konuda Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Rasulüne itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Şüphesiz Allah Azîzdir, Hakîmdir.”[4]
İşte bu hayatî çok önemli olan görevi terk etmek, hem cisme hem ruha kötülük etmektir. Çünkü insanlar doğru yoldan çıkıp şeytanın yoluna girince, birbirlerinin dostu değil birbirlerinin kurdu olurlar, birbirlerine zarar verirler.
Mü’minler, birbirlerine dostluk etmez, dostluğun gereği İslâm Natosunu kurmazlarsa yeryüzünde fesat olur. İşte âyet-i kerîme, sanki bu gün nazil olmuştur:
“Kâfirler de aslında birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz de öyle yapmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar.”[5]
İyilik emredilmez, kötülük de yasaklanmaya çalışılmazsa başımıza azap iner; hem cisim hem ruh zarar görür demektir. İşte hadîs-i şerîf:
Huzeyfe (r.a.)’den rivayet edildiğine göre,
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülükleri yasaklarsınız, ya da Allah kendi katından yakın zamanda üzerinize bir azab gönderir. Sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz ama duanız kabul edilmez.”[6]
Fesada, ancak Müslümanlar karşı çıkarlar. Müslümanlar, güçlü olunca karşı çıkabilirler. Güçlü olmak, İslâmî ittifaklar kurarak ve Allah’ın da yardımına mazhar olarak gerçekleşebilir.
İyilik, ancak iyiler vasıtası ile hâkim olur; kötülüğün kötüler vasıtası ile hâkim olduğu gibi. İyiler, iyilik taraftarı olacak, kötülüğe de karşı çıkacaklar ki hem cisimler hem ruhlar huzur içinde yaşayabilsinler. İşte özellikle kalburüstü tabaka buna sahip çıkmaları gerekir. Bu konuda da Rabbimiz ne güzel buyurmuştur:
“Sizden önceki nesiller arasında yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışacak fazilet sahipleri olmalı değil miydi? Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. Zâlimler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular. Rabbin o ülkeleri, ehli içinden ıslaha çalışanlar varken zulümle onları helâk edecek değildi.”[7]
|
 |
Misafir 83e
5 yıl önce - Pts 23 Nis 2018, 19:45
Parağraf sonlarında 1,2,3 yok ama 4,5,6,7 şeklinde bazı rakamlar var. Bunlar nedir? Gizli bir şifre, kripto, bir yerlere gönderilen mesajlar olmasın sakın. Bu yazı size mi ait?
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Sal 24 Nis 2018, 19:43
| Alıntı: |
| Parağraf sonlarında 1,2,3 yok ama 4,5,6,7 şeklinde bazı rakamlar var. Bunlar nedir? Gizli bir şifre, kripto, bir yerlere gönderilen mesajlar olmasın sakın. Bu yazı size mi ait? |
Bu yazılar bana ait değil, Alıntı yaptığım yazı çok uzun olduğu için bir kısmını alıntı yapıyorum. Çok uzun olduğu zaman üyeler uzun olunca hepsini okuyamıyoruz dedikleri için kısa tutuyorum.Rakamlar o ayet, süre ve dua ların geçtiği kitap ve sayfaların açıklamasını yapıyor.
|
 |
Misafir 571
5 yıl önce - Sal 24 Nis 2018, 19:52
Uzun yazılar yerine kısa ve akılcı açıklamalrın daha çok yarrı olur bu konuda. Özellikle internetin başka yerinde zaten var olan alıntıları buraya koymak yararlı olmadığı gibi anlaşılır da olmuyor ve çoğu kez insanaların bu uzun ama içerik yönünden aslında az olan yazıları okuduğunu sanmıyorum. Çünkü uzun.
En beğendiğim yazılar şunlar oldu:
Sayfa 4 osman yörükoğlu Prş 19 Nis 2018, 18:43
Sayfa 1 Misafir ec7 Cmt 07 Nis 2018, 19:01
Çünkü kısa, anlaşılır, akılcı, akılda kalıcı ve yararı var. Özellikle uzun yazı koyan arkadaşlar diğer uzun yazıları okuyorlar mı merak ediyorum. Ben uzun yazıların hiçbirini okumuyorum çünkü "uzun".
Her katkıya teşekkürler. Selamlar.
|
 |
Misafir 571
5 yıl önce - Sal 24 Nis 2018, 19:57
Benim görüşüm
Sayfa 4 osman yörükoğlu Prş 19 Nis 2018, 18:43
Sayfa 1 Misafir ec7 Cmt 07 Nis 2018, 19:01
bunlara ek olarak çok da iyilik meleği olmayın. Kötülük ruhuna işlemiş insanlara iyilik meleği kesilirseniz karşınızdakinin şeytanını iyice kabartmış olursunuz. İnsanlar yaşamda herşeyin bir karşılığının olduğunu bilmeliler. Kötülükte ısrar eden kişiye sürekli iyilik o kişiyi yalnızca azdırır. Çevrenizden uzak tutabiliyorsanız uzak tutun. Uzak tutamıyorsanız kesinlikle mücadele edin derim.
|
 |
Misafir 32d
5 yıl önce - Sal 24 Nis 2018, 21:32
Bu imla hatası yapılmış başlığa göre: Kupa maçında kötülük yapan, kafa yaran Fenerbahçe'yi ödüllendirip Beşiktaş'ı hükmen mağlup ilan etmek lazım.
Henüz iyilik yapılmadığı halde dün gece Saracoğlu'ndaki Antalya maçında 30 Bin kişi Beşiktaş hocasının annesine, karısına dakikalarca en iğrenç, en aşağılık küfürleri kustu.
Bir de bunlara iyilik yapsan demek ki mevcut cumhuriyeti yıkıp kendi cumhuriyetlerini kuracaklar.
Fenerbahçe Cumhuriyeti. 👏
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Prş 26 Nis 2018, 10:39
İyilik ve Kötülük Üzerine
Kaynak:M. Ali Demirbaş
Genel olarak kötüler, kadirşinas değildir, nankördür. Kendisine iyilik yapıldığı zaman, bir kötülük yapabilir. Nitekim Kuran-ı kerimde, (Allah ve Resûlü kendi lütuflarından onları [kötüleri] zenginleştirdiği için öç almaya kalkıştılar) buyuruluyor. Demek ki kötü kimselerin, kendilerine iyilik edenlere zararları dokunabilir. Bunun için atalarımız şöyle demişlerdir: (İyilikten maraz doğar), (İyiliğe iyilik olsaydı, kara öküze bıçak çalmazlardı) Ancak bu atasözleri, iyiliğin mutlaka zararlı olduğunu göstermiyor, kötülere iyilik edince onlardan bazı zararların gelebileceğini gösteriyor. Hz. Ali, (Kerim kimse, iyilik görünce yumuşar, kötü kimse de, kendisine iyilik yapılınca katılaşır) buyuruyor. Hz. Ömer de, (Kötü insanlar mürüvvetsizdir) buyurmaktadır. Hikmet ehli buyuruyor ki: Kendisine iyilik edene kötülük eden, benim nimetime nankörlük etmiş olur, kendisine kötülük edene iyilik eden de, bana şükretmiş olur. Bir menfaat elde etmek için seninle arkadaşlık edenin şerrinden sakın! Çünkü beklediği şey kesilince; özür kabul etmez. Yine genel olarak bir kimse, hiçbir menfaat beklemeden Allah rızası için, kötü birine de iyilik ederse, ondan zarar gelmez. Eğer, bir menfaat karşılığı iyilik ediyorsa, iyilik ettiği kimseden zarar gelebilir. Allah adamları İyi olan da kötü olan da, iyilik yapabilir. Kötülük yapmamak ise, ancak Allah adamlarının özelliğidir. Herkese iyilik yapamayız; fakat, kâfir bile olsa, hiç kimseye kötülük yapmaya hakkımız yoktur. İyiye ihanet edince, kötüye iyilik edince, akıllıyı sıkıntıya sokunca, ahmağa acıyınca, facirle düşüp kalkınca şerrinden sakın! Suâl sormayana cevap verilmez, cevap vermeyene suâl sorulmaz ve dinlemeyene laf anlatılmaz. Hiçbir menfaat beklemeden, sırf Allah rızası için iyilik etmekten korkmamalıdır. Kötü kimse, buna zarar vermeye kalksa da, fazla başarılı olamaz. İyilik eden, kendine iyilik etmiş olur. Onun için atalarımız, (İyilikten kötülük gelmez), (İyilik eden iyilik bulur), (İyilik et, denize at, balık bilmezse Halık bilir) demişlerdir. Demek ki, iyilik balık için değil, Halık için, yani Allah rızası için yapılırsa zararı olmaz. İhsan eden, iyilik eden sevilir. Hadis-i şerifte, (İhsan sahibini sevmek, insanların yaratılışında vardır) buyuruldu. İnsan, ihsanın, iyiliğin kölesidir. Gönül, kendine iyilik edeni sever, kötülük edenden nefret eder. İster istemez iyilik edene karşı sevgi duyulur. Bunun için Peygamber efendimiz şöyle duâ ederdi: (Ya Rabbi, kötü birinin, bana iyilik etmesini nasip etme!) Allah sevgisi için İnsanlara iyilik etmek, onların işlerini güler yüzle ve tatlı dille ve kolaylıkla yapmak, insanı Allah sevgisine kavuşturur. Ahıret azaplarından kurtulmaya ve cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Her iyilik sadakadır.) (İnsanların iyisi, insanlara iyilik edendir.) (En iyiniz, kendisinden hep iyilik beklenilen ve şerrinden emin olunandır. En kötünüz, kendisinden iyilik beklenilmeyen ve şerrinden emin olunmayandır.) (Sıkıntıya düşene, çaresiz kalana yardım edeni Allahü teâlâ sever.) (İyilik zayi olmaz, kötülük unutulmaz, herkes ettiğini bulur.) (Sana darılana git, barış! Zulmedeni affet. Kötülük edene iyilik et!) İyilikten zarar gelmez. Kötülük edenlere dahi iyilikle karşılık vermeliyiz! İyi insan, sadece başkalarına kötülük etmeyen kimse değildir. Başkalarından gelecek sıkıntılara, eziyetlere katlanan kimsedir. Atalarımız, (Kötülük her kişinin kârıdır, iyilik er kişinin karıdır.) demişlerdir. İyi insan, herkese iyilik eder. Kendisine kötülük yapanlara iyilikle karşılık verir. İyilik yapamazsa, hiç olmazsa sabreder. Bölücü olmaz, yapıcı olur. Böylece, hem rahata, huzura kavuşur, hem de, ahiretin sonsuz azablarından kurtulur. İyi kimse, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) in güzel ahlâkını örnek alır.
|
 |
Mustafabey 01
5 yıl önce - Cum 27 Nis 2018, 19:01
Kötülük Yapmayı Düşünmek Mesuliyet Gerektirir mi?
Cenab-ı Hakk'ın insanlar üzerindeki rahmet tecellileri çeşitlidir. İster iyilik, ister kötülük olsun insanların yaptıklarına rahmeti ile karşılık verir. Kur’an-ı Kerim'de bir kimsenin iyilik yapmasına on kat sevap verileceği, kötülük yapmasına da misli kadar günah yazılacağının beyan buyurulması, bu sonsuz rahmetin bir tecellisidir.
Resul-i Ekrem (a.s.m.) bir hadis-i şerifte bu hususu açıklamaktadır. “Allah iyiliklerin ve fenalıkların yazılmasını emretti.” buyurduktan sonra şöyle devam etmektedir:
“Bir kimse bir iyilik yapmaya niyetlenir de yapamazsa, Allah kendi katında o kimse için tam bir iyilik sevabı yazar. Eğer hem niyetlenir hem de o iyiliği yaparsa on iyilik sevabı yazar ve bu sevabı yedi yüze ve daha fazlasına kadar çıkarır. Ve eğer fenalık yapmaya niyetlenir de sonra vazgeçerse, Allah onun için tam bir iyilik sevabı yazar. Eğer kötü işe hem niyetlenir hem de onu yaparsa, Allah o kimse için bir günah yazar.”(1)
Hadis-i şerifin izahında Allah’ın rahmetine, fazlına dikkati çeken Sahih-i Buhari Şarihi Aynî, “azm”le “niyet” etmek arasındaki farka da temas etmektedir. Bir kimse kötülük yapmayı niyet eder de yapmazsa mes’ul olmadığı gibi Cenab-ı Hakk'ın fazlından bir sevap kazanır. Fakat azmetmek ayrıdır. Azm, bir kötülüğü yapmak hususunda kendi iç aleminde kalben ve fikren karar vermektir. İnsanın kötülük yapmaya karar vermesi bazı alimlere göre mes’uliyet gerektirir.(2)
Aynı şekilde iyiliğe niyet etmek sevabı kazandırdığı gibi, azmetmek de daha fazla sevabı kazandırır. Demek burada ister azm, ister niyet olsun, hep iyiden ve güzelden yana olmak her zaman menfaatimizedir.
İnsan, hayaline gelen kötü şeylerden mesul değildir. İnsan kötü hayalleri âdet hâline getirmemeli, kendi arzu ve isteğiyle o hayallere girmemelidir. Birisini dövmeyi düşünmek, bir gayri meşru fiili yapmayı düşünmek de bu kısma girer. Sorumluluk gerektirmez. Ancak kardeşlik ve sevgi gibi güzel düşüncelerimize zarar verebilir.
İnsan manevi ve hayırlı şeylerde karar vermese de yine sevaba mazhar olur. Çünkü güzel ve hayırlı şeyler nurludur. Cenab-ı Hakk'ın lütfuyla, insanın onları kendi aleminden geçirmesi dahi sevaba ve hayra vesile olur. Bir hadis-i şerifte "mü’minin niyeti amelinden hayırlı olduğunu" işaret edilmesi bu hakikatı ifade etmektedir.(3) Çünkü Cenab-ı Hakk'ın insanın ibadetine ve iyiliklerine ihtiyacı yoktur. İnsanın halis niyetini ibadet etmiş gibi kabul eder.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|