1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Haldun34
18 yıl önce - Çrş 24 Ağu 2005, 11:25
Türkiye'de bisiklet yolları ve bisiklet kullanımı
bisiklet ve Türkiye,imkansiz birsey,Türkiyede bisiklet yolu bile yok
|
Bu bisiklet konusu F1 başlığına nasıl geldi ama ufak bir yorumum var.
Bisiklet yolu olan yerler var. Mesela İzmir'de Karşıyaka iskele-Karşıyaka nikah dairesi ve Bostanlı Barınak Cafe-Bostanlı Tansaş arası. Yaklaşık toplam 4+4= 8 km. Fakat yerde bisiklet sembolleri ve levhalarla yolun bisikletlere ait olması medeni bir şekilde anlatılıyor olmasına rağmen maalesef yol insanların işgali altında....
Bisikletle ne hız yapabilirsiniz ne de doğru dürüst ilerleyebilirsiniz....
|
 |
Moh@met
18 yıl önce - Çrş 24 Ağu 2005, 19:42
Antalya'da gayet güzel bisiklet yolları var. Özellikle dedeman otelinden sonraki kısımda deniz kenarında. Ancak fazla rağbet görmüyor. Elbette fazla bisikletli olmayınca insanlar o yolları işgal edecekler. Ne var yani biz bisikletlilerde tramvay yolunu işgal ediyoruz Özellikle Atatürk caddesinin bulunduğu kısımda bisikletle dolaşan arkadaşlar dikkatli olun. Her an karşınıza tramvay çıkabilir.
|
 |
hasan42
|
 |
Akın Kurtoğlu
18 yıl önce - Çrş 24 Ağu 2005, 23:23
Yalova'da da bilhassa vapur iskelesinin batısında kalan sahil şeridinde ortalama 1 metre genişliğinde bir kısım, olduğu gibi "bisiklet yolu" olarak ayrılmış durumda. Ayrıca şehrin diğer ana caddelerinde de kenarlar sarı bantlarla ayrılarak bisikletlere ayrılmış halde ve bu yollar hiç de azımsanmayacak bir verimlilikte kullanılıyor. Hatta, Yalova Belediyesi muhtelif aralıklarla bisiklet park demirleri yerleştirdi ve belli noktalardan ücretsiz sarı renkli belediye bisikletlerini isteyenlere zimmetlemekte. İstediğiniz yere bunları kullanarak gidip-gelebiliyorsunuz ücretsiz olarak...
Akın KURTOĞLU
|
 |
deryadogan
18 yıl önce - Prş 25 Ağu 2005, 09:45
Teşekkürler Akın bey,siz söyleyince bende hatırladım.
Yalova'da deniz otobüsunden indikten sonra hemen iskelenin önünde (benzin istasyonu kenarında) bisiklet park yerleri var.Gördüğümde çok hoşuma gitti.Arkadaşlarıma sormuştum,onlarda sizle aynı şeyi söylediler.Çok iyi düşünülmüş... 
|
 |
Fahriye
18 yıl önce - Prş 25 Ağu 2005, 10:46
Bisiklet konusunda Çinlilere hayranım. Bir de Hollanda'da sanıyorum, bisiklet çok kullanılıyor.
Biraz özeleştiri yapmamak şu aşamada mümkün değil; rahatımıza düşkün bir milletiz. İlk fırsatta araba alıyor, üzerine biraz daha birikim yapıp bir süre sonra yeni bir modelle değiştiriyoruz. Lüksü seviyoruz.
Antalya'da bisiklete binmek her açıdan risk. Genellikle motosikletler revaçta. Her an bir motosikset kazasına maruz kalınabilir. Tramvay yolu, motosiklet ve bisiklet binenlerle dolu, tek yön ve kaza riski yüksek. Havadaki nem oranı o kadar yüksek ki, bisiklete binmeyi canım istemiyor. Hep yapış yapışsınız, durduğunuz yerde su içinde kalıyorsunuz.
Sanırım bu, birazda büyükşehirde yaşam ile ilgili bir durum. Bisiklet yoluna gitmek için, kavşaklardan geçmek ve yürümek lazım. Sahil kasabalarında buna daha çok önem verilmiş; tatilciler bisiklet ile rahatça alışverişlerine gidebiliyor, dolaşabiliyor.
Umarım, havalar soğuyunca Kasım, Aralık gibi bisiklete binebileceğiz Antalya'da.
|
 |
Selcuk Aral
18 yıl önce - Prş 25 Ağu 2005, 11:03
Sevgili WOW'cular !
Herhalde, orta bir veya ikiye gidiyor olmaliyim. Benim cocuklugumda ne bisiklet sahibi olabilmek, ne de bisiklet kullanmasini (binmeyi) ögrenmek simdiki gibi kolay bir sey degildi. Bir bisiklet almak icin pederin iki maasi bile yetmezdi. Hele Peugeot veya Filorelli marka olursa alti aylik birden gerekirdi.
Bizim Mahalleye yakin olan bir yerde (Carsamba) bir bisikletci vardi gider orada yarim veya bir saatligine bisiklet kiralardik. Sanirim o devirlerde Istanbulda iki'den cok üc tekerlikli bisiklet vardi. Artik öyle bisikletler hem daha kücüldü (yani cok daha kücük cocuklar icin yapilir oldu) hem de ortadan kalkti. Herhalde simdiki zamane cocuklari pratikleri daha fazla olmalari acisindan, bizi en azindan bisikletle solladilar.
Benim bisiklet'e binmesini ögrenmemde (inanin palavrasiz anlatiyorum) son derece macerali ve tehlikeli olmustur. Bir defasinda, bir taraftan *hop teyze, kac teyze* diyerekten, koskoca ap-acik yolun ortasinda duran zavalli yaslicana bir kadinin üstüne cikmistim. Bana *Allahin'dan bul !* diye inkisar ettigini bugün gibi hatirliyorum. Ve bu hanimin duasi kabul edilmis olmaliki: Bu defa baska cocuklar, Kinaliada' da benim yasi 80'i asmis annemi ayni sekilde yere düsürdüler. Allahtan orasi burasi kirilmadi ama sanki *bir araba sopa yemis gibi* haftalarca mosmor dolasti.
Ikinci kazada da, Fatih Camisi bitisigindeki Malta Carsisinda *Manavdan iceri girmis* kendimi mevsimin meyvalarinin bulundugu kasalarin kucaginda bulmustum. Gerci manavin sasirip (daha dogrusu apisip kalmasindan) istifade ederek bisikleti orada birakarak kactigim icin dayak yememistim ama bu olaydan sonra bütün kredimi kaybetmis bir daha *bisiklet kiralayamaz* olmustum.
Hoscakalin, sevgili WOW'cular !
|
 |
Selcuk Aral
17 yıl önce - Cum 26 Ağu 2005, 13:01
Abdest Almadan eve gitmek yok !
Sevgili WOW'cular !
Bilmem icinizde bizim Fatih'in Akdeniz veya Halicilar Caddelerini kaciniz tanir. Bu Iki Caddede oldukca uzun, dik (en azindan Sishane kadar meyilli) yokuslardir ve Bizim evin üzerinde bulundugu Fevzi Pasa Caddesiyle Vatan Caddesi arasinda bulunurlar. Simdi Istanbullu olmayanlara, daha dogrusu tanimayanlara nasil tarif edeyim bilmiyorum: Yani yokusun basi ile sonu arasindaki yükseklik farki (dikligi) bir gökdelen kadar degilsede en azindan bes-alti katli apartman kadar vardir!
Üc arkadas biz (Ben, bisiklerin sahibi Metin ve Saim) tek bisiklette Fatih'ten Yenikapi veya Kumkapi' ya (evdekilerden habersiz) kacak yüzmeye gidiyoruz. Bisikleti Metin kullaniyor, Saim gidonun üzerinde bende arka selede oturuyorum. O devirde nedense böyle cambazliklar hic olaganüstü görünmez ayni seyi daha baska cocuklarda yaparlardi. Fakat isin kötü tarafi, bisikletin fren lastikleri (balatalari) asinmis nerdeyse tamamen bitmis bir durumdaki, birakin fren yapmayi, bizi o yokusta, o yükle birak durdurmayi yavaslatmiyor bile.
Tabi bizde intahar edecek kadar *Enayi* degiliz. Metin ayagini ön tekerlekleri tutan catalin arasindan ön lastige bastirarak, ayakkabisinin alti, yani köselesiyle ayni isi *Allah kabul etsin* yapmaya calisiyor. Biz tabi ücümüz birden, Barboros Bulvarinda freni patlamis cimento kamyonu gibi, yokusu basindan asagiya dogru, bir boydan öbür boya, büyük bir süratla iniyoruz.
Herneyse yüzme fasli bitipte, biz güneste istakoz gibi yanmis olarak geriye döndügümüzde, eve gitmeden önce hep beraber bizim meshur Fatih Camisinin Avlusuna ugrayarak, caminin musluklarinda bir güzel abdest aliyoruz. Siz simdi bana *Ne o Selcuk, sucunuzu itiraf edip, tövbekar mi olurdunuz, yoksa niyet tövbe namazimi kilmaktir* diye soracaksiniz. Hayirrrrrrr, aklimizdan bile gecmezdi. Ama bir keresinde icimizden birisinin annesi, kolunu yalamis, derisinin tuzlu oldugunu farkedince, denize gittigini fark etmis, ver-yansin etmisdi sopayi. Eeeee, Fatihli gencler ayni hatayi ikinci defa yaparlar mi hic?
Hic unutmam, bir gün ben *Kahramanlik* olsun diye Rahmetli dayima bizim bu olayi yani *Akdeniz Caddesini fren'siz bisikletle biz 3 ahbap-cavuslarin kat edisini* anlatmistim ve oda beni ayaginin altina almis, *essek sudan gelinceye kadar* bir güzel dövmüstü. Ama genede sanki bugünlere nazaran, biraz daha tatli günlerdi o seneler? Neden mi ? Cünkü ben *salak* dayilarin vurdugu yerde *gül biter* sanir *Gülhane Parki* olmaktan korkardim !
KAHKAHKAH... (Aman Allahim, hic gülecegim yoktu, Ilahi Selcuk !)
Hoscakalin, Sevgili WOW'cular !
|
 |
hasanemir
17 yıl önce - Cum 09 Eyl 2005, 22:28
Konya çoktan sollamış bir çok ili ,buaçıdan bakacak olursak;
| Alıntı: |
Türkiye’nin en çok bisiklet kullanılan ve bisiklet kazalarında da ilk sıralarda yer alan şehirlerinden birisi olan Konya, Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmalarla bisiklet yollarına kavuşuyor. İlki Kampüs’ten Tıp Fakültesi’ne kadar planlanan bisiklet yolu, Türkiye’de en uzun bisiklet yolu olma özelliğini de taşıyor.
Bu yıl içerisinde sadece Kampüs - Tıp Fakültesi arasını kapsayan kesintisiz bisiklet yolunun gidiş – geliş çift yönlü olarak tamamlanıp hizmete sunulacağını açıklayan Başkan Akyürek, Büyükşehir Belediyesi’nin Karaman Yolu’ndan Kampüs’e, Sadık Ahmet Caddesi’nden Otogar’a, Adana Çevre Yolu’ndan Ankara Çevre Yolu’na yine gidiş – geliş çift yönlü bisiklet yollarının yapılacağını belirtti. |
evet gerçekten de Konya yı bu yönüyle takdir ediyorum..keşke bütün belediyelerimiz bu açıdan duyarlı davranabilseler.Konya ya ilk gittiğimde Uluslararası bir yarış felan var zannetmiştim ama daha sonra Türkiye'de en çok bisikletin kullanıldığı il olduğunu duyunca buna alışmaya başladım..
Ben Eskişehirliyim ve Kütahya da da yaşadım..Bu iki ildede bisikletlere saygı gösteren sürücü görmedim!
|
 |
Patron
17 yıl önce - Cum 09 Eyl 2005, 22:56
| Alıntı: |
| Kampüs’ten Tıp Fakültesi’ne kadar planlanan bisiklet yolu, Türkiye’de en uzun bisiklet yolu olma özelliğini de taşıyor. |
Bunun doğru olduğunu sanmıyorum.
Kadıköy'den başlıyan sahildeki bisiklet yolu, Maltepe, Pendik, Tuzla'ya kadar gidiyor.
"Kampüs'den Tıp fakültesi" ne kadar bir mesafedir bilemiyorum,
ama Kadıköy'den Tuzla kadar değildir herhalde.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|