Risale-i Nur Cemaati’nin Yazıcılar koluna bağlı Hayrat Vakfı, seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nı destekleyeceklerini ilan etmiş. AK Parti ve Yeniden Refah Partisi arasında illere göre tercih yaparlar.
"Millet ve ümmet olarak yine çok önemli bir seçimin arefesindeyiz. Sonuçları itibariyle ülkemiz kadar, tüm dünyayı, bilhassa islam alemini derinden etkileyecek özelliğe sahip olan bir seçime gidiyoruz. Bu şartlarda bir tane oy’un dahi çok değerli olduğunu unutmadan, milletimizin ve ümmetin selameti için, umudunu ülkemize bağlamış bu masum coğrafyada mağdur insanların nasıl etkileneceğini düşünerek oy kullanacağız.
Bu seçim, sadece siyasi bir tercih meselesi değildir! Bizler, bu kritik seçimde basit ve şahsi hesaplarla hareket etmenin veya çekimser kalmanın manevi sorumluluğu gerektireceği kanaatindeyiz.
Çok önemli bir husus da, şu anda uygulanan başkanlık sisteminde Cumhurbaşkanının, güçlü, hızlı, uyumlu çalışan bir meclis çoğunluğuyla desteklenmesi zaruretidir.
Keza böyle kavşaklarda tarafsız kalmanın muhalefet cephesini desteklemek anlamına geleceğini de unutmamalıyız.
Sonuç olarak 14 mayıs, parçalanacak, birbirimizle uğraşacak veya çekimser kalınacak bir gün değil; el ele, omuz omuza vererek cumhurun ittifakını temin etme zamanıdır.
Bizler Hayrat Vakfı camiası Nur Talebeleri olarak “milletin kabul edilmiş bir duası” olarak gördüğümüz “yerli ve milli” olan Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı’nın yanında durduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.
Allah’tan niyaz ediyoruz ki, önümüzdeki bu seçimleri vatanımız, milletimiz ve ümmetimiz hakkında hayırlı kılsın. Âmin."
"Gazi Mustafa Kemal’in “İstikbal göklerdedir” diyerek işaret ettiği çalışmalara Vecihi Hürkuşlar, Selahattin Reşit Alanlar, Nuri Demirağlar, Nuri Killigiller teşebbüs etmişti.
Ama bu vizyoner girişimler içeriden ve dışarıdan engellendi, ta ki bizim dönemimize kadar...
Rahmetli hocamız Necmettin Erbakan her “ağır sanayi hamlesi” dediğinde linç edildi.
Merhum Özal ile atılan adımların devamı, sonraki koalisyonlar döneminde getirilmedi.
Buna rağmen durmadık, yılmadık, pes etmedik, hedeflerimizden bir an olsun ayrılmadık.
Daha önce yapılmayan, başlasa da ilerlemeyen, hatta sabote edilen, Gazi’nin hayali “İSTİKBALİ” milletimize hamdolsun biz yaşattık.
Ama daha gidecek çok yolumuz var…
İşte dün “Parçası kalorifer peteğine benziyor” diyerek aşağıladıkları millî muharip uçağımız KAAN’ı hangardan çıkardık.
Ülkemizin ilk süpersonik jet uçağı HÜRJET’in, ağır sınıf taarruz helikopterimiz ATAK-2’nin, ANKA-3 insansız savaş uçağımızın çok kritik aşamalarına şahitlik ettik.
Biz sadece uçak, helikopter, uydu, tank, füze, silah üretmiyoruz.
Biz teknoloji üretiyoruz, hep birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz."
Reis'in İzmirdeki karşılama ve miting görüntüleri ile Sinan Akçıl'ın şarkısı eşliğinde güzel bir klip hazırlanmış. Ben çok beğendim. İzlemenizi öneririm
"Tek derdimiz, yaptığımız keşiflerin ve yatırımların ülkemizin enerji bağımsızlığına katkısını en üst düzeye çıkarmak. Keşfettiğimiz petrol, ülkemize hayırlı olsun! "
"Aynı eser ve hizmet aşkıyla, aynı hissiyatla, aynı azim ve kararlılıkla milletimizin huzuruna çıkıyoruz.”
"Bizi birleştiren hikayeleri, 5 farklı dilde ve 25 ülkede anlatacak olan yeni dijital platformumuz #tabii’nin yolu açık, izleyicisi bol olsun. #tabii Türkiye’de başlangıçta ücretsiz olarak milletimizle buluşacak. Hayırlı olsun."
Dün tarihimizin en büyük petrol rezervini Cudi Gabar’da keşfetmenin sevincini milletimizle paylaştık.
Bir dönem teröristlerin gezdiği dağlarımızdan artık yüreklerimizi yakan haberler değil, müjdeler geliyor.
Peki bugünlere nasıl ulaştık? Gelin birlikte bakalım
Türkiye, dünyanın en büyük petrol yataklarına sahip stratejik önemde bir bölgede yer alıyor.
Ancak hemen yanı başında petrol ve gaz fışkıran ülkemiz, bu coğrafyanın zenginliklerinden yıllarca istifade edemedi, ettirilmedi.
Yıllar önce Merhum Raif Karadağ’ın “Petrol Fırtınası” adlı eserinde, ülkemizin bu kaynaklardan niçin dışlandığı cesaretle anlatılmıştır.
Bugünkü başarılarımızı incelediğimizde, bölücü terörden darbeler ve sokak olaylarına kadar Türkiye’ye saplanan hançerlerin gerisindeki sebepleri çok net görebiliyoruz.
Meğer topraklarımızdan petrol çıkmaması için terör örgütüyle, siyasi istikrarsızlıklarla, küresel şirketlerle elimiz, ayağımız bağlanmış…
Emperyalist güçlerin bölücü örgüte ve Suriye’deki uzantılarına onca silahı niçin verdiğini; ülkemizi bir terör koridoruyla niçin kuşatmak istediklerini artık daha iyi kavrıyoruz.
Ortada hiçbir sebep yokken niçin birilerinin terörle mücadelede en önemli gücümüz olan İHA’ları, SİHA’ları ve bunları üreten firmalarımızı hedef aldığını artık çok daha iyi anlıyoruz.
Bunların hepsi Türkiye’yi enerji yarışının dışında tutmayı amaçlayanların birer oyunundan ibarettir.
Biz yaptığımız hamlelerle işte bu oyunu, işte bu kirli tezgâhı bozuyoruz.
Terör örgütlerinin başını sınırlarımız içinde ve ötesinde ezerek, milletimizin ayağına vurulan zincirleri de kırıyoruz.
Yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi kullanmamızın önüne geçecek herkesin hakkından gelecek, her engeli aşacağız.
Bunu da inşallah sizin için, sizlerle birlikte başaracağız."