Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ittifakın tek adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olamayacağına ilişkin çıkan iddialar ile ilgili değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bizim cumhurbaşkanı adayımız nettir, o da sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Cumhurbaşkanımızın tekrar aday olamayacağı iddiasının hiçbir temeli yoktur. Erdoğan'ın tekrar aday olmasının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bu iddia genişletilirse üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekten kaçınmayız" dedi.
YENİDEN ADAYLIK YOLUNDA ENGEL BULUNMAMAKTADIR
Bahçeli, "İnanıyorum ki, 2023 yılının Haziran ayında yapılacak seçimde Sayın Erdoğan açık ara farkla seçimi kazanacak ve Cumhur İttifakı da yeni bir zafere imza atacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı ile ilgili çıkarılmaya çalışılan tartışmalarla ilgili değerlendirmede bulunan MHP lideri, “Bazı çevreler Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar aday olamayacağı yönünde husumetle pekişmiş karanlık propagandalarına şimdiden başlamıştır” diyerek şunları söyledi:
“Bir defa bu iddianın yasal ve anayasal hiçbir temeli, hiçbir nesnel gerçekliği yoktur. Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı’dır. Ve tekrar aday olmasının önünde de herhangi bir engel bulunmamaktadır”
"GERİ DURMAYIZ"
Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığı yolunda çıkartılmaya çalışılacak hukuki zorluklara karşı da çalışmalar yapmaya hazır olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Şayet bu maksatlı ve mesnetsiz tartışma genişletilip, Sabih Kanatoğlu ve buna benzer kuşkulu isimler ortamı germeye kalkışırlarsa üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekten kaçınmayız, çekinmeyiz, geri durmayız.
Nitekim Cumhurbaşkanı’nın en az üç dönem seçilebilmesi amacıyla gerekli yasal düzenlemenin yapılmasına var gücümüzle çalışır, bunu da başarırız.
Hiç kimse bulanık suda balık avlamasın, kutuplaşmadan rant devşirmenin hevesine kapılmasın, Sayın Erdoğan’ın önünü keseceğini zannetmesin, ham hayal peşinde de koşmasın.”
Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ittifakın tek adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade etti.
2 yıl sonraki seçimin adayını başka partinin lideri olarak açıklamak vizyonsuzluğun bu kadarı olabilir. 15 sene cumhurbaşkanın arkasından demediğin lafı bırakma beklediğin sözlerin tümünü ye yut sonra da çık şimdi adayımız erdoğan de.
Mehape neden var merak ediyorum kapıya kilidi vurun gidin Ak partiye. Vizyonsuzluğun zirve noktası mehape
Yarın da Akşener adayımız Kemal bey diyecek merak etme. Seçim seçim diyen muhalefet.
İyi Parti neden var ki ? İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya gibi büyükşehirlerde aday çıkarmayıp solcu Chp'ye oy topladı. Bir de ülkücüyüz derler. Solculara oy topladılar. Seçimde de Chp adayını destekleyecekler. Akşener aday değilim dedi zaten. Niye varlar ki ? Kapıya vur kilidi. Git Chp ve Hdp'ye eşit oranda dağıl. Vizyonsuzlukta zirve yapan İP
15 sene cumhurbaşkanın arkasından demediğin lafı bırakma
O tamamen danışıklı dövüş durumuydu
24 EKİM 1999 gecesi,cenazesine ERDOĞAN ailesinin komple katıldığı Av. Münci İNCİ nin evinde 3 tane Mimar Sinan Üniversitesinden Profösör, ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz in görevlendirdiği Amerika’nın İstanbul Başkonsolosu Kate Schertz ve Konsolosluk arabasıyla kolunda yürüyen Devlet BAHÇELİ’nin görevlendirip gönderdiği Tuğrul TÜRKEŞ ve tercümanları...ve İstanbul Belediye Başkanı R.Tayyip ERDOĞAN’ın danışmanı katıldı
Toplantıya, Amerikan Konsolosu bayan Kate Schertz ile elele-kolkola gelen Tuğrul TÜRKEŞ, 1999 yılında, ANASOL-M Hükümetinin ve MHP Genel merkezinin önemli ismiydi ve onu gönderen Devlet Bahçeli’de, Başbakan yardımcısıydı. Yani MHP hükümetteydi. Ve, Devlet BAHÇELİ nin görevlendirmesi ile gittiğini de, Tuğrul TÜRKEŞ söylüyordu. Kaldı ki ; yardımcısının Amerikan Konsolosu ile bir toplantıya katılacağını bilmeyen bir genel başkan, olamaz !
Münci İnci, Tayyip Bey'in zaten cezaevi sürecinde üniversitelerden taşınan hocalardan eğitim aldığını ve İngiltere'de bir kolej ayarlandığını söyledi.
3 yıl sonra, Amerikanın Kemal DERVİŞ i DSP ye ve hükümete sokması, arkasından DSP yi bölmesi ve Devlet BAHÇELİ nin Uluyayla da ERKEN seçim istemesi ile, 3 Kasım 2002 SEÇİMLERİ OLDU MU ? Oldu.
Bahçeli'nin 1999'daki hamlesi 2002'de erken seçim isteyip Erdoğan'ın önünü açmasıyla ve meclis dışında olan Yazıcıoğlu, Perinçek,Erbakan,Uzan gibi 1 Mart tezkeresine karşı çıkan biri olmayıp 1 Mart tezkeresinin geçmesi noktasında Erdoğan'la hemfikir olarak ete kemiğe bürünmüştü
7 Haziran'da Bahçeli'nin Koalisyon görüşmelerine kapalı olması tamamen Erdoğan'la aralarında 1999'dan beri olan gizli hukukun ürünüdür
Meydanlarda birbirlerini göstermelik eleştiren Erdoğan'la Bahçeli'nin bu taktikleri sadece danışıklı dövüş olup Bahçeli Erdoğan'a muhalefet ediyor gibi yaparak Atatürkçü,laik ve ulusalcı kesimlerden destek alırken Erdoğan da liberalleri ve Kürtleri bu şekilde yanına çekebildi
Aslında Bahçeli bu danışıklı dövüş ile muhalefeti bloke ederek kontrol altında tuttu
Erdoğan'ın yasağını kaldıran,genel başkanlığı döneminde bikez Ankara dışına çıkmayan,seçimden seçime anca gezen Baykal da buna eklenince Erdoğan 2002 ve 2007 seçimlerini çok kolay kazandı
2010'daki kaset olayıyla genel başkan olduğunda bir ekibi bile olmayan Kılıçdaroğlu'nun taze bir kan gibi olması da CHP'ye umut olamadı ve Erdoğan 2011 seçimlerinde de ipi en önde göğüsledi
Mesele budur,zaten Erdoğan-Bahçeli danışıklı dövüşünü hala anlayamayanlara ise Erdoğan'ın Bahçeli'ye açtığı davalarla diğer liderlere açtığı davaları kıyaslamalarını söylüyorum
O zaman Bahçeli'ye açılan davaların diğer siyasetçilere Erdoğan tarafından açılan davaların yanında çay-simit parası bile olmadığını görürsün
Erdoğan'ın açtığı davalardan Erkan Mumcu'nun emekli maaşının ve kredi kartının haczedildiğini ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun evini sattığını hatırlamakta yarar var
Bahçeli'ye böyle büyük tazminat davaları açılmadı Erdoğan tarafından
Erdoğan sayesinde Soylu Ak Parti Genel başkan yardımcısı oldu, Trabzon ve İstanbul milletvekili oldu,Çalışma bakanı oldu, İçişleri bakanı oldu ama asla Erdoğan'dan sonra Soylu Ak Parti lideri de olamaz, cumhurbaşkanı da olamaz
Selçuk Bayraktar gibi Numan Kurtulmuş gibi isimlerin şansı daha fazla olur
Erdoğan sayesinde Soylu Ak Parti Genel başkan yardımcısı oldu, Trabzon ve İstanbul milletvekili oldu,Çalışma bakanı oldu, İçişleri bakanı oldu ama asla Erdoğan'dan sonra Soylu Ak Parti lideri de olamaz, cumhurbaşkanı da olamaz
Soylu MHP,BBP,Avrasyacılar ve derin devletin istediği bir isim olmasına rağmen Erdoğan kendisi gibi MSP-RP-FP(Millî Görüş)kökenli olan veya ailesinden birisinin Ak Parti'ye genel başkan olmasını ister
Soylu Peker engelini geçse de başka engelleri atlatsa da Erdoğan Soylu'nun kendisinden sonra genel başkan olmasını engellemek için her şeyi yapacaktır
Erdoğan Soylu'yu Ak Parti'ye genel başkan yardımcısı yapmıştır,kabinesine bakan yapmıştır ama varisliği verecek kadar değil
Yıpranmış Berat Albayrak bile şapkadan tavşan gibi çıkarılıp Soylu Albayrak'a yendirilebilir
Tıpkı civanmert Şehzade Mustafa olsun, cengaver Şehzade Bayezid olsun Kanuni engelini aşamadılarsa ve ordusunun başında sefere gitmeyen,devlet işleriyle ilgilenmeyen ve şehzadelik yıllarında da sancakbeyliğiyle uğraşmayıp av partileri yapan II.Selim ancak Kanuni sonrasında padişah olduysa
Numan Kurtulmuş ve Berat Albayrak daha şanslıdır Soylu'ya göre
Bir manada Soylu'nun akıbeti de Şehzade Mustafa gibi Şehzade Bayezid gibi olur
Belki Soylu gibi güçlü karakter olunca o da sadece Selçuk Bayraktar olabilir
Onun dışında Erdoğan sonrası Soylu ihtimali düşüktür
Soylu güçlü olabilir ama Erdoğan'dan sonra Beştepe'de ikamet edecek adam olması zor
Zaten Erdoğan'dan sonra Beştepe'nin kullanılmaya devam edilip edilemeyeceği de meçhul