Metehan@Semavi dinlerin 4000 senelik geçmişi var,İnsanlık tarihi ise 200 bin seneliktir, ilk medeniyetler 12.000 sene önce ortaya çıkmaya başladığında bu insanlara yol gösteren Semavi dinler piyasada yoktu, medeniyetin gelişmesi ile ve yazının bulunması ile ortaya çıkmış ve yayilmislardir, hoş ben inanmıyorum zaten,sana göre dediğin gibi olabilir
En son hund tarafından Prş 16 Mar 2017, 16:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
bizi misaki milli sınırları içerisine hapseden, osmanlı paşası olup osmanlı devletini yıkan biri, sayesinde dedelerimizin mezar taşlarını okuyamıyoruz..
Benim anlamadığım, ortada Osmanlı'yı temsil edecek biri mi vardı ki Mustafa Kemal'i atalarımıza ihanetle suçluyorsunuz..
Devletlu hünkarımız İngiliz gemisi ile ülkesini terk ederken
Anlayamaman çok normal, zira bu kadar yalan yanlış bir tarih bilgisi ile anlayabilmen imkansız..
Bizim eleştirilerimiz Cumhuriyet kurulduktan sonra yapılan uygulamalaradır. Atatürk'ün önderliğindeki milli mücadeleye değil. Önce bu ikisini birbirinden ayırın.
Sonra da biraz tarih okuyun bakalım Padişah neden terk etmiş ülkeyi, Atatürk yurtdışına giden padişahın yerine kimin padişah olmasını teklif etmiş, neden vazgeçilmiş??
Ama tekrar ediyorum burada kimsenin milli mücadele dönemindeki Atatürk'e bir laf ettiği yok, Milli mücadele sonrası birilerine verilen çeşitli sözler sonrası eylem ve söylemlerinde 180 derece dönüş yapan kurucu kadronun yaptığı nankörlük seviyesindeki uygulamalaradır bütün tepkiler..
Amerikalı basketbolcu Udoh bile anlamış Atatürk'ün değerini, insanlarımızdan bazıları da Atatürk'e sallayıp duruyor.
Bazen insan düşünüyor insan niye Atatürk'e düşmanlık duyabilir diye.
Siz aslında Atatürk'e düşman olmuyorsunuz atalarınıza da düşman oluyorsunuz bu mantıkla.
Bir ülke düşünün(Osmanlı) 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış, halk perişan, ümitsiz ama ümidini yitirmeyen birileri var ve bir mücadeleye girişiyorlar.
Kolay mıdır o kadar büyük devletlere kafa tutmak o durumda, zordu ama onlar yılmadılar ve Türk milletine inanıyorlardı. İçerde bir sürü yabancı asker, ajan, zararlı cemiyet var, iletişim araçlarına el konmuş, nasıl olacaktı ki.
Keşke herşey çok basit olsaydı.
Şimdi diyeceksiniz Atatürk olmasaydı başkası olurdu, ben de diyorum ki elbette olacaktı, çünkü Türk tarihinde Atatürk'ler hep vardı.
Atatürk'e düşman olmakla mı Avrupa'yı veya Amerika'yı yeneceksiniz, (o zaten yenmişti zamanında)
Tarihini bilmeyen bir milletin geleceği olmaz, hele hele tarihine düşman olan bir milletin hiç olmaz.
Atatürk, milletine Osmanlı padilşahlarının güvendiğinden çok daha fazla güvenmiştir, öyle olmasaydı Türk tarihinin en zor zamanında en büyük zaferlere imza atmazdı, bu milletine olan inancın sonucudur ve Atatürk Osmanlı'ya değil sisteme karşıydı.Bunu söyleyen varsa biraz gerçek tarih kitaplarını okusun, araştırsın.
Ve bu bir bayrak yarışıdır, zamanında Fatih'ler,Yavuz'lar,Kanuni'ler,Abdülhamit'ler vardı.
Şimdiyse Atatürk'ler, Menderes'ler, Demirel'ler, Ecevit'ler, Erbakan'lar, Erdoğan'lar oldu.
Hepsi bizim değerimiz, onların hiçbiri ister mi bu ülke kötü olsun, elbette istemez.
Hepsinin hatası olmamış mı, elbette olmuştur, hangimizin yok ki ama unutmayalım yönetilen bir bakkal değil kocaman Türkiye Cumhuriyeti'dir.
Biz tarihimize sahip çıkalım, okuyalım bakalım, gerçekte neler yaşanmış, bu ülke kurulurken göz yaşartan hangi mücadeleler verilmiş, öğrenelim ve atalarımızın bize mübarek kanlarıyla suladığı emanet ettiği bu toprakları biz de aynı şekilde evlatlarımıza, torunlarımıza bırakalım.
Biz bize yeteriz, bu topraklar için mücadele vermiş bütün insanların başımızın üstünde yeri vardır, biz yeter ki bir ve beraber olalım.
Bu ülkede yaşamış ve bu ülke için canını verecek insanın Alevi olmuş, Sünni olmuş, Ataist olmuş, Türk olmuş, Kürt olmuş, Laz olmuş, Çerkez olmuş, ne olursa olsun çok önemi var mı, bir arada yıllardır kardeşçe yaşamıyor muyuz, kurtuluş savaşında omuz omuza mücadele etmemiş miyiz?
Bizim hiçbir şeye ihtiyacımız yok, bu topraklarda kardeşçe yaşayacağız, hiç durmadan çalışacağız, okuyacağız ve bizim düşmanlarımızın şu an üzerimize oynadığı oyunları hep beraber bozacağız.
Görüyorsunuz işte, bizim savaş olsa sığınacak bir ülkemiz bile yok, zaten gerek de yok.
Atalarımızın bize emanet ettiği bu vatanı biz de gelecek nesillere gerekiyorsa aynı şekilde savaşarak emanet edeceğiz.
Bu vesileyle başta Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bize bu cennet vatanı emanet eden ve bu uğurda canlarını veren atalarımızı saygı ve rahmetle anıyorum, Allah onlardan razı olsun.
Ülkemiz üzerine kim ne düşmanlık besliyorsa Allah onların her türlü belasını versin.
Askerlerimiz ve polislerimizin Allah yar ve yardımcızı olsun.
Silah üretemiyorsun, uçak üretemiyorsun, çoğu savaşın süngü süngüye gidiyor ama sen cihanı dize getirip kendine bir yurt kuruyorsun.
Derdim Atatürk, ahmet Mehmet değil.
Ben işin farklı boyutunu düşünmek istiyorum.
Bir kurtarıcı çıkıyor, geldikleri gibi giderler diyor ve hakikaten de düşman geldiği gibi gidiyor.
Sizce de çok garip değil mi bu ?
Güya memleketi kurtarıyoruz fakat düşmanlarımızın bize kalmasını istemediği her toprağı dışarıda bırakıyoruz.
Benim aklım almıyor bu işi.
Bu işi başaran Atatürk'te olsa bu böyle olacaktı, Ahmet de olsa böyle olacaktı düşüncem.
Ben Türkiye'nin geçmişten bu yana bir proje olduğunu düşünüyorum.
İpleri oynatıcısının elinde olan bir kukla.
Yazdıklarım ağır gelebilir, amacım hakaret falan değil.
Sadece uçları düşünelim istiyorum. Kişileri değil, olayları, nedenlerini, nasıllarını...
Yoksa sadece bir kişinin çıkıp yukarıda Avni Aker kardeşimin yazdığı gibi bitmiş, umutları tükenmiş bir millete bu denli büyük, cihana kafa tuttuğu savaşı kazandırmasını beklemek, düşünmek süperman filminden öteye geçmez benim için...
Bir kurtarıcı çıkıyor, geldikleri gibi giderler diyor ve hakikaten de düşman geldiği gibi gidiyor.
Sizce de çok garip değil mi bu ?
Bu garipse dünyada önceden söyleyip sonra bunu başaran bütün insanlarda garip olur.
Bu garipse önceden söylenen ve sonrasinda gerçeğe dönüşen bütün başarılarda şaibeli, garip olur.
Mesela uefa kupası almadan once fatih terimin soyunma.odasinda bu kupayi alacagiz deyip arkasindan kupanin alınmasıda sana garip geliyor o zaman.
Yada bir siyasetçinin bu seçimi alacagiz dedikten sonra o seçimi aldiysa bununda altinda birşey yatıyor demek mi oluyor ?
Esasında o dönemki kamalist devlet ideolojisi ile hazırlanan uydurma tarih açısından bakarsak bile o kadar çok yalan, çelişkili ve tuhaf durum var ki..
Külüstür Bandırma vapuru yalanından başlayıp taaa 2000'li yıllara kadar süren yalan ve çelişkiler zinciri..
Neyse ki artık gerçek tarihimiz yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı..
Bu kadar güzel ve büyük bir milli mücadeleyi bu yalanlarla süsleyip daha mı önemli hale getirdiklerini düşündüler acaba..
Dünyanın en güçlü ordusunun hiçbir askeri tehdit yokken tek bir kurşun bile atmadan sessiz sedasız İstanbul'dan ayrılması ve bunun adının da "İngilizleri yendik" olması ve daha neler neler..
Paşanın "Geldikleri gibi giderler" sözünü duymuş olmalılar ki kendi istekleri ile gelip aynı şekilde sessiz sedasız kendi istekleri ile gittiler..
Ben Türkiye'nin geçmişten bu yana bir proje olduğunu düşünüyorum.
İpleri oynatıcısının elinde olan bir kukla.
Bu söylediklerinize göre herşey bir senaryodan ibaret..
Dört bir yandan saldırıp işgal eden ülkelere karşı verdiğimiz savaş, çanakkalede verdiğimiz 256.000 şehit Cumhuriyetin ilanı vs vs...
Bu kadar mücadeleden sonra tabiri caiz ise o kadar işgalci devlet elleri boş dönmeleri mi senaryo..
Belki bize anlatılan tarih abartılı olabilir. Ama bu konu sizin anlattığınız kadar basit de değil..
Saygılarımla...