1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
hürdoğan
16 yıl önce - Pts 30 Tem 2007, 16:38
| Alıntı: |
----- degerli yorumcularimiz istiklal marsimizin ses tonu uygunsuzlugundan bahsetmekdeler ve bu yorumlarini 2005 yili standartlarina gore yapmaktalar fakat istiklal marsimiz oyle bir donemde oyle bir haliyet-i ruhiye icerisinde yazilmis ve yorumlanmistir ki
tum gercekligi ifade etmektedir.bu konuyu gundeme getiren degerli sahsiyetlere tavsiyem sudur ki istiklal marsi geregi gibidir ve insanlarimizin duygularina tam anlamiyla hitap edebilmektedir ve degisirilmesini gundeme gelmesi dahi bence buyuk bir yanlislik ve buyuk bir ayiptir..lutfen sehitlerimize ve degerli yazarimiz MEHMET AKIF ERSOY a saygida kusur |
Millet olarak sabırsız mıyız? ,yoksa okuduğumuz yazıdan sıkılıp tamamını mı okumuyoruz ? anlayamadım.
Ama anladığım şu ki ; Hemen itiraz, hemen isyan.
Lütfen mesaj göndereceğimiz yazıyı iyi okuyalım. Konu hakkında teknik bilgimiz yoksa fikir belirtmeyelim,sonra mahcup oluruz.
| Alıntı: |
Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstiklal Marşı'nı farklı bir tondan yeniden yorumlatıyor. Bakanlık, sanatçılardan, müzik öğretmenlerinden gelen şikayetleri değerlendirerek Türklerin ortalama ses tonuna uymadığı gerekçesi ile Milli Marş'ın tonunu değiştirme kararı aldı.
|
Burada kastedilen bestenin yani melodinin değişmesi değildir. Yani şu andaki marşımızın söylendiği sesden daha pes bir seste söylenmesidir. Çünkü bu günkü söylenen tonda porte üstü sol sesine kadar çıkılıyor,bu sol sesini işlenmemiş (ham) sesler ve çocuk sesleri ya çıkaramaz veya çok zorlanır sonuçta İstiklal marşımız yanlış okunmuş olur (müzik dilinde detone olur)
Marşın okunma tonunun değiştirilmesi melodik olarak bir fark yaratmaz ve profesyonel olmayanlar fark etmez bile.Daha basit olarak marş biraz daha kalın sesle okunmuş olur.
|
 |
çağdaş501_2
16 yıl önce - Pts 30 Tem 2007, 16:54
Ulusların birlik ve beraberlik duygularını yansıtan marşlardır, milli marşlar. Her ulus kendi milli marşını belirli tarihi olaylar sonucu elde etmiştir; etmiştir ama Türk Ulusu gibi her anını yaşayarak bir milli marşa sahip olamamıştır.
İstiklal Marşı´mız; simgelediği bağımsızlık mücadelesinin büyüklüğünün yanı sıra, bir çok mazlum ulusa örnek olması özelliğinden dolayı da değerlidir.
Esareti ve köleliği kabul etmeyen bir yapıya sahip olan
ulusumuzun, bağımsızlık ve hürriyet temel değerlerindendir.
Bugün, Kurtuluş Savaşı´mızın ve onun yarattığı çağdaş, demokratik ve laik cumhuriyet temellerine sahip çıkmalıyız ki, İstiklal Marşı´mızın verdiği mesajı daha iyi algılayabilelim.
1921 yılıdır. Sakarya meydan savaşı son hızla devam etmektedir. Düşman Ankara´ya çok yaklaşmıştır. Hatta öyle ki,Ankaranın boşaltılması bile söz konusu edilebilmektedir. Asker perişandır. İşte böyle buhranlı günlerde; o sırada genelkurmay başkanı olan İsmet Paşa´nın aklına orduyu ve milleti heyecana, şevke getirecek bir marş yazılması fikri gelir. Bu düşüncesini Milli Eğitim Bakanı olan Hamdullah Suphi Bey´e açıklar.
Bakanlık bu düşünceyi benimseyerek bir yarışma düzenler.Ödül beşyüz liradır. Yarışmaya tam 734 şiir gönderilir.Son derece titiz bir incelemeden sonra ancak altı şiir ayrılır. Ayrılır ayrılmasına ama bunların hiç birisi istenen heyecanı yaratacak tarzda değildir.
Bunun üzerine Hamdullah Suphi; o sırada Burdur milletvekili olan Mehmet Akif´den şiir yazmasını ister. Para ödülü konduğu için Mehmet Akif yarışmaya katılmak istemez. Sonunda ikna edilir ve kendisine kazandığı takdirde ödülün hayır cemiyetlerine verileceği sözü verilir.
Mehmet Akif´e göre ,bu öyle bir şiir olmalıdır ki; mehmetçik onda tüm benliğini, bağımsızlık aşkını bulmalı, vatanın bağrına bir hançer gibi saplanan düşmanla savaşırken, kutsal bir ayet gibi dudaklarından eksik olmamalıdır.
Böylesine büyük özelliklere sahip bir şiir yazmak hele bu şiir bir milli marş niteliğinde olacaksa, hiç mi hiç kolay değildir.
Mehmet Akif,ulusun içinde bulunduğu durumu çok iyi özümsediğinden muhteşem bir uslupla tam kırk sekiz saat içerisinde İstiklal Marşı´nı yazar. Daha önce değerlendirmeye alınıp beğenilmeyen altı şiirle birlikte ordu komutanlarına gönderilir, askerlere okunması sağlanır. Sonunda Mehmet Akif´in şiiri birinci sıraya oturur.
Askerler arasında birinci seçilen şiirin Türkiye Büyük Millet Meclisi´nde de kabul edilmesi gerekmektedir.
Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından meclis kürsüsünde defalarca okunan ve çılgınca alkışlanan İstiklal Marşı şiiri, 12 Mart 1921 günü öğleden sonra Ulusal marş olarak kabul edilir.
Sıra bestelenmesine gelmiştir. İlk beste 1924 yılında Ali Rıfat Çağatay´ın bestelediği şekliyle çalınır. Uzun olduğu için halk tarafından zor söylendiğini fark eden Mustafa Kemal, ´kısaltılması gerektiğini´ söyler. Bunun için bir komisyon kurulur. Mustafa Kemal komisyonun çalışmalarını yakından takip eder.Sonunda 1930 yılında Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör´ün daha önce 1922 yılında bestelediği bu günkü şekliyle çalınmaya ve okunmaya başlar.
Ulusumuza bağımsızlığını kazandırmak için canları pahasına mücadele eden, bu uğurda şehit olan Mehmetçiklerimizi ve bu büyük mücadelenin, büyük öncüsü kahraman Mustafa Kemal Atatürk ile bu destanı manzum hale getirerek ölümsüzleştiren büyük şair Mehmet Akif Ersoy´u saygı ve rahmetle anıyorum.
alıntıdır.
En son çağdaş501_2 tarafından Sal 31 Tem 2007, 11:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
bülent dizdar
16 yıl önce - Pts 30 Tem 2007, 17:14
Hiç bir şey indirmenize veya yüklemenize gerek yok. Sadece ileri tuşuna basın ve dinleyin.
İşte İstiklal Marşımız.
|
 |
Baki KARAKOÇ
|
 |
hayrettin_58
15 yıl önce - Pts 28 Oca 2008, 01:14
İstiklal marşı Vatan şairimiz Mehmet akif ersoy Para için değil tamamen o günlerin ruhunu yansıtmıştır o yüzdendirki Her okuduğumuzda aynı hazzı alıyoruz.
Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli
Ne güzel yazmış Vatan şairimiz Bakıyorumda Günümüzde bu değerlere Rahatsız olanlar var.
|
 |
Şadan Hızır
15 yıl önce - Pts 28 Oca 2008, 01:54
Sokakta evde nerde olursa olsun İstiklal marşımızı duyduğum an elimde değil ağlıyorum.
|
 |
Lejla Muradovic
15 yıl önce - Pts 28 Oca 2008, 16:32
Ama o zaman devleti yönetenler ise İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY'u ilk olarak sürgüne gönderdi ama buna ''gönüllü sürgün'' denildi,daha sonra ''irticacı'' denildi en sonunda da Mehmet Akif'in cenazesine gitmeyi yasakladı...Bunlarıda bir parantez içinde bilmemiz gerekir diye düşünüyorum.
|
 |
UgurKoker
15 yıl önce - Pts 28 Oca 2008, 16:35
Zorluklarin guz\el melodisi
Yurtdisinda yasiyorum
18 aylik kizim var ve ne zaman maclari izlesek beraber Istiklal marsi geldimi
Basliyor TURKIYE tURKIYE diye bagirmaya
ve sirf o bilsin diye kalkip hazir olda butun maclarda istiklal marsini okuyorum onun yaninda
|
 |
Er Kut
15 yıl önce - Pts 10 Mar 2008, 17:57
| Alıntı: |
| Ama o zaman devleti yönetenler ise İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY'u ilk olarak sürgüne gönderdi ama buna ''gönüllü sürgün'' denildi,daha sonra ''irticacı'' denildi en sonunda da Mehmet Akif'in cenazesine gitmeyi yasakladı...Bunlarıda bir parantez içinde bilmemiz gerekir diye düşünüyorum. |
Son cümlenize kesinlikle katılmakdayım. Özellikle bügünlerde boy gösteren (o zihniyeti temsil eden ) ve miting meydanlarını ne uğruna doldurduklarını bilmeyen nice "sözde" vatanseverlere duyurulur ...
Mehmet Akif Ersoy´u saygı ve rahmetle anıyoruz.
Saygılarımla.
|
 |
C. H. Engin Er
15 yıl önce - Pts 10 Mar 2008, 18:03
İstiklal marşını içine sindiremeyenler var ülkede onun yerine onuncu yıl marşını tercih ediyorlar çünkü İstiklal marşının içinde ezan kelimesi geçiyor şahadet geçiyor Allah geçiyor... Ellerinden gelse ilk kaldıracakları şey İstiklal marşı ama halkın buna müsade etmeyeceğinin farkındalar o yüzden yavaş yavaş başka marşları empoze ediyorlar. Allah Mehmed Akif in ruhunu şad etsin bir milletin yaşadıkları ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Sessiz sakin bir ortamda o günleri düşünerek okunduğunda ağlatan bir eser.
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|